Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

ÖN YARGI- yine hoş bir hikaye

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında abdullahabdullah tarafından paylaşıldı.

  1. abdullahabdullah

    abdullahabdullah Forum Bağımlısı

    Yaş:
    34
    Kayıt:
    28 Mart 2007
    Mesajlar:
    645
    Beğeniler:
    699
    Şehir:
    GÖKÇEADA
    Adı:
    Abdullah YEŞİLTAŞ
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Sultan Murad Han o gün bir hoştur. Telaşeli görünür. Sanki bir şeyler
    söylemek ister, sonra vazgeçer. Neşeli deseniz değil, üzüntülü deseniz hiç
    değil. Veziriazam Siyavuş Paşa sorar:
    -Hayrola efendim, canınızı sıkan bir şey mi var?
    -Akşam garip bir rüya gördüm.
    -Hayırdır inşallah?..
    -Hayır mı şer mi öğreneceğiz.
    -Nasıl yani?
    -Hazırlan, dışarı çıkıyoruz.
    Ve iki molla kılığında çıkarlar yola. Görünen o ki padişah hala gördüğü
    rüyanın tesirindedir ve gideceği yeri iyi bilir. Seri, kararlı adımlarla
    Beyazıt'a çıkar, döner Vefa'ya, Zeyrek'ten aşağılara sallanır. Unkapanı
    civarında soluklanır. Etrafına daha bir dikkatle bakınır. İşte tam o
    sırada yerde yatan bir ceset gözlerine batar. Sorarlar:
    -Kimdir bu?
    Ahali
    -Aman hocam hiç bulaşma, derler. Ayyaşın meyhusun biri işte!..
    -Nerden biliyorsunuz?
    -Müsaade et de bilelim yani. Kırk yıllık komşumuz.
    Bir başkası tafsilata girer:
    -Biliyor musunuz, der. Aslında iyi sanatkardır. Azaplar Çarşısı'nda çalışır.
    Nalının hasını yapar... Ancak kazandıklarını içkiye, fuhuşa harcar. Hem şişe
    şişe şarap taşır evine, hem de nerde namlı mimli kadın varsa takar peşine..
    Hele yaşlının biri çok öfkelidir:
    -İsterseniz komşulara sorun, der. Sorun bakalım onu bir cemaatte gören olmuş
    mu?..
    Hasılı, mahalleli döner ardını gider. Bizim tedbil-i kıyafet mollalar
    kalırlar mı ortada!.. Tam vezir de toparlanıyordur ki padişah yolunu keser:
    -Nereye?
    -Bilmem, bu adamdan uzak durmayı yeğlersiniz sanırım.
    -Millet bu, çeker gider. Kimseye bir şey diyemem... Ama biz gidemeyiz, şöyle
    veya böyle tebaamızdır. Defini tamamlamak gerek.
    -İyi ya, saraydan birkaç hoca yollar kurtuluruz vebalden.
    -Olmaz, rüyadaki hikmeti çözemedik daha.
    -Peki ne yapmamı emir buyurursunuz?
    -Mollalığa devam... Naaşı kaldırmalıyız en azından.
    -Aman efendim, nasıl kaldırırız?
    -Basbayağı kaldırırız işte.
    -Yapmayın etmeyin sultanım, bunun yıkanması paklanması var. Tekfini,
    telkini...
    -Merak etme ben beceririm. Ama önce bir gasılhane bulmalıyız.
    -Şurada bir mahalle mescidi var ama..
    -Olmaz, vefat eden sen olsaydın nereden kalkmak isterdin?
    -Ne bileyim, Ayasofya'dan, Süleymaniye'den, en azından Fatih Camii'nden...


    -Ayasofya ile Süleymaniye'de devlet erkanı çoktur. Tanınmak istemem. Ama
    Fatih Camii'ni iyi dedin. Hadi yüklenelim...
    Ve gelirler camiye. Vezir sağa sola koşturur, kefen tabut bulur.
    Padişah bakır kazanları vurur ocağa... Usulü erkanınca bir güzel yıkarlar
    ki, naaş ayan beyan güzelleşir sanki. Bir nurdur aydınlanır alnında. Yüzü
    sakilere benzemez. Hem manalı bir tebessüm okunur dudaklarında. Padişahın
    kanı ısınmıştır bu adama, vezirin de keza... Meçhul nalıncıyı kefenler,
    tabutlar, musalla taşına yatırırlar. Ama namaz vaktine hayli vardır daha...
    Bir ara vezir sıkıntılı sıkıntılı yaklaşır.
    -Sultanım, der. Yanlış yapıyoruz galiba...
    -Nasıl yani?..
    -Heyecana kapıldık, sorup soruşturmadan buraya getirdik cenazeyi. Kim bilir
    belki hanımı vardır, belki yetimleri?..<br>
    -Doğru, öyle ya, neyse... Sen başını bekle, ben mahalleyi dolanıp geleyim.
    Vezir cüzüne, tesbihine döner, padişah garip maceranın başladığı noktaya
    koşar. Nitekim sorar soruşturur. Nalıncının evini bulur. Kapıyı yaşlı bir
    kadın açar. Hadiseyi metanetle dinler. Sanki bu vefatı bekler gibidir.
    -Hakkını helal et evladım, der. Belli ki çok yorulmuşsun.
    Sonra eşiğe çöker, ellerini yumruk yapar, şakaklarına dayar... Ağlar mı?
    Hayır. Ama gözleri kısılır, hatıralara dalar belki. Neden sonra silkinip
    çıkar hayal dünyasından...
    -Biliyor musun oğlum? Bizim efendi bir alemdi, vesselam... Akşamlara kadar
    nalın yapar... Ama birinin elinde şarap şişesi görmesin; elindekini
    avucundakini verir satın alırdı. Sonra getirip dökerdi helaya!..
    -Niye?
    -Ümmet-i Muhammed içmesin diye...
    -Hayret...
    -Sonra, malum kadınların ücretlerini öder eve getirirdi.
    -Ben sizin zamanınızı satın aldım mı? Aldım, derdi. Öyleyse şimdi dinlemeniz
    gerek... O
    çeker gider, ben menkıbeler anlatırdım onlara... Mızraklı ilmihal. Huccet-i
    İslam okurdum...
    -Bak sen! Millet ne sanıyor halbuki...
    -Milletin ne sandığı umrunda değildi. Hoş, o hep uzak mescidlere giderdi.
    Öyle bir imamın arkasında durmalı ki, derdi. Tekbir alırken Kabe'yi
    görmeli...
    -Öyle imam kaç tane kaldı şimdi?
    -İşte bu yüzden Nişancı'ya, Sofular'a uzanırdı ya... Hatta bir gün:
    -Bakasın efendi, dedim. Sen böyle böyle yapıyorsun ama komşular kötü
    belleyecek, inan cenazen kalacak ortada...
    -Doğru, öyle ya?..
    -Kimseye zahmetim olmasın, deyip mezarını kendi kazdı bahçeye. Ama ben
    üsteledim, iş mezarla bitiyor mu, dedim. Seni kim yıkasın, kim kaldırsın?
    -Peki o ne dedi?
    -Önce uzun uzun güldü, sonra:
    -Allah büyüktür hatun, dedi. Hem padişahın işi ne


    Ellerimle tutuyorum artık hayatı...
    Yakalamaya çalışıyorum, zindan ettiğim zamanı..
    Artık herşey farklı olacak.. Eski ben'le karşı karşıyasın.. İster ağla,
    ister sevin;
    Sana inat yaşayacağım bu hayatı.......
     
    ergin bunu beğendi.
  2. hulyaars

    hulyaars Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    20 Şubat 2007
    Mesajlar:
    464
    Beğeniler:
    233
    Şehir:
    ankara
    Seviye:
    Teşekkürler paylaşım için çok güzel bi hikaye.Tanımadan başkalarının gözünden bakarak yargılamak pekçoğumuzun yaptığı şey.Herkesin bir hikayesi vardır ve sadece siyah yada beyaz iyi yada kötü değildir insanlar ve olaylar....
     
  3. ergin

    ergin Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    19 Nisan 2007
    Mesajlar:
    489
    Beğeniler:
    66
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    paylaşım için teşekkürler bu aralar forumcafede pek yeni konu açılmıyor hayırdır nerde herkes gerçi bne geç geliyom foruma ama bugün pazar herkes uyudumu erkenden yaw ben pazar günüde çalışıyom ama burdayım

    hadi arkadaşlar foruma herkes
    gecesi gündüzü farketmez
    forumcular uyanın
    katılsın sohbete herkes:D
     
  4. kata

    kata Kıdemli Üye

    Kayıt:
    3 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    255
    Beğeniler:
    65
    Şehir:
    Maltepe / İstanbul
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Çok güzel va faydalı bi hikaye...Abdullah teşekkürler...
    Bahsedilen zat gerçekten örnek bi hayat yaşamış.....Önyargılı olmamayı çok güzel anlatıyor hikaye ama zat'ta yanlış anlaşılmak için yapmadığını bırakmamaış yaaa.......:) :) :) :) .....Önyargılı olmamak elde değil