Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Öğütler Bitmez

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında Derya AKYILDIZ tarafından paylaşıldı.

  1. Derya AKYILDIZ

    Derya AKYILDIZ Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2006
    Mesajlar:
    1.551
    Beğeniler:
    1.807
    Şehir:
    Ataşehir
    Seviye:
    • Yeterli zamanım yok deme. Pasteur, Leonardo da Vinci ve Albert Einstein'ın
      da günleri 24 saatti.
    • Hiçbir zaman okumasan da iyi kitapların olsun.
    • Sadece kaybetmeyi göze aldığın kitapları ödünç ver.
    • Hiç görmediğin birine randevu verirken, uzun bir gece planlama. En iyisi, bir
      öğle yemeğidir. Eğer işler yolunda gitmezse, ikinizin de kaybı yalnızca birer
      saattir.
    • Alçak gönüllü ol sen gelirken onlar gidiyordu.
    • Büyük sözler vermekten korkma, ama yerine de getir.
    • Gerektiğinden fazla verici olma. Zaman zaman, hayır demesini de öğren.
    • Evinin bahçesine bile parketsen, otomobilini kilitle.
    • Zarif ol. Kimseyi bile bile kendinden soğutma.
    • Şoförü alkollü olan bir otomobile asla bime.
    • Hayatının her alanında sorumluluğu üstlen, suçu başkalarına yıkma.
    • Hakettiğini düşündüğünde maaşına zam iste.
    • İlk önce sen "merhaba" de.
    • Bir kavgada ilk sen vur ve sert olsun.
    • Mükemmelini talep et, ama bedelini ödemeye de hazır ol.
    • Cesur ol. Değilsen bile, öyle davran. Hiç kimse aradaki farkı anlayamaz.
    • Biri seni işe almak istediğinde, o işle ilgilenmesen bile onunla konuş.
    • Teklifin ne olduğunu öğrenmeden asla bir kapıyı kapama.
    • Uyuşturuculara bulaşma, bulaşmış insanlarla da düşüp kalkma.
    • Bol bol gülümse. Hem maliyeti sıfırdır, hem de bedeli paha biçilmez.
    • Saatin daima 5 dakika ileriye ayarlı olsun.
    • Kimin haklı olduğuyla zaman yitireceğine, neyin doğru olduğuyla ilgilen.
    • Çevrende seçeceğin bir hayır kurumunu, cömertce katkıda bulunacağın para
      ve zamanla destekle.
    • Pilav günlerine git.
    • Adliyeye giderek bir duruşma izle.
    • Yılda en az bir kez güneşin doğuşunu seyret.
    • Çok iyi kuru fasulye pişirmeyi öğren.
    • Sıkı tokalaş.
    • Sana nasıl davranılmasını istiyorsan, sen de öyle davran.
    • Maddi isteklerin için değil, akıl ve cesaret için dua et.
    • Merhametli, ama kararlı ol.
    • Olumsuz insanlardan uzak dur.
     
    Murat EVGİN bunu beğendi.
  2. dawson_46

    dawson_46 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    16 Ekim 2006
    Mesajlar:
    787
    Beğeniler:
    377
    Şehir:
    Kahramanmaraş
    Seviye:
    Bunlar çok güzel
     
  3. titus

    titus Aktif Üye

    Kayıt:
    21 Kasım 2006
    Mesajlar:
    169
    Beğeniler:
    7
    Şehir:
    gaziantep
    Seviye:
    paylasım ıçın cok sagol abı bazı seyler dank ettı guzel fıkırler
     
  4. t-genc

    t-genc Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    21 Haziran 2006
    Mesajlar:
    715
    Beğeniler:
    440
    Şehir:
    etiler/istanbul
    Seviye:
    çok teşekkürler
     
  5. Derya AKYILDIZ

    Derya AKYILDIZ Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2006
    Mesajlar:
    1.551
    Beğeniler:
    1.807
    Şehir:
    Ataşehir
    Seviye:
    LITLLE_PRINCE, titus ve t-genc teşekkürler, sağolun.
     
  6. Admin

    Admin Yönetim Kurulu

    Kayıt:
    5 Eylül 2004
    Mesajlar:
    2.035
    Beğeniler:
    3.680
    Seviye:
    Derya abi çok teşekkürler.insanın aslında sık sık bir dönüp bakması gereken şeyler.öğüt dinlemeyi hiç sevmem.ama okumayı sevdiğimi farkettim..

    ellerine sağlık teşekkürler.
     
  7. cobike

    cobike Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    3 Şubat 2007
    Mesajlar:
    658
    Beğeniler:
    318
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    slmlar... sözler cidden çok güzel.<paylaşımınız için teşekkürler ama;

    Hiçbir zaman okumasan da iyi kitapların olsun. lafını anlamadım. ya da anladığım hali ile bana , kullanılmayacak birşeyin var olmasının ne ifade ettiği ? ne ifade eder sahiden?
     
  8. Derya AKYILDIZ

    Derya AKYILDIZ Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2006
    Mesajlar:
    1.551
    Beğeniler:
    1.807
    Şehir:
    Ataşehir
    Seviye:
    Sevgili banu, okuma alışkanlığın yoksa eğer; o zaman okumasan bile, kütüphanen de en azından ansiklopedik bilgi içeren iyi kitapların olmalı. (ben böyle yorumluyorum)
     
  9. Önder Özdoğan

    Önder Özdoğan Onursal Üye

    Kayıt:
    25 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    2.329
    Beğeniler:
    1.290
    Seviye:
    Paylaşım teşekkürler Derya abi,gerçekten öğüt alınacak kişileri dinlemeyi severim..
     
  10. Ozge Deniz

    Ozge Deniz Bisikletkolik

    Kayıt:
    11 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.002
    Beğeniler:
    342
    Şehir:
    Izmir
    Seviye:
    bende ögüt dinlemeyi sevmem sıkılırım ama Derya Abi senin yazdıkların bi başka oluyo.kendime geliom.teşekkürler...
     
  11. Derya AKYILDIZ

    Derya AKYILDIZ Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2006
    Mesajlar:
    1.551
    Beğeniler:
    1.807
    Şehir:
    Ataşehir
    Seviye:
    kılıçreis Sevgili Murat, inanmayacaksın ama bende öğüt vermeyi hiç sevmem; gerçekten inan buna. Çünkü iki erkek babasıyım (26-27) ve bunu hiç başardığımı sanmıyorum, bizi takan kim? O nedenle bunun pek yararı olduğunu düşünmüyorum. Hanım sağolsun, hep der ki; onların öyle söylediğine bakma onlar seni dinliyorlar merak etme der. Ee.. bazen bunu ben de farkediyorum ama henüz "peki babacım" dediklerini pek duymuş değilim. Lütfen burada ki paylaştıklarımı; nasihat, öğüt yada vb. gibi algılamayın. Hiç ama hiç öyle bir niyetim yok bundan emin olun. Muratcım sanıyorum bizim çocukların yaptığı da bu, yani öğütü dinlemeyi sevmemek. Ama eminim onlar da okumasını seviyorlardır. Farketmez benim için. Ben nasıl olsa foruma yazıyorum, yazdıklarımı print edip evde duvarlara asarım. Ne bileyim belki daha etkili olur kimbilir, sen ne dersin? Söylediklerin için sana teşekkür ediyor ve sevgilerimi yolluyorum. Kendine iyi bak değerli kardeşim.

    Önder Sevgili Önder, sana da çok teşekkür ediyorum kardeşim bu teveccüh dolu sözlerinin karşısında ne diyebilirim ki? yalnız şunu söyleyebilirim; beni mahcup ettin çok çok teşekkürler. Sana da sevgilerimi yolluyorum. Kendine iyi bak

    derya.k Sevgili Derya, yukarıda Murat ile paylaştığım gibi; Nedense çocuklar hep böyle oluyor, annelerinin babalarının söyledikleri, onlar için iyi olan şeylere karşı tepkililer. Ben bunu bizim çocuklarda da görüyorum. Nedense başka birinin söyledikleri daha etkili oluyor, çok duymuşumdur oğullarımdan daha önce benim ya da annesinin söylediği bir şeyi başka birisiniden duyup ya da bir yerden okuyup valla çok doğru söylüyor ya da yazıyor dediklerini. Halbuki bunu ben yada annesi daha önceleri söylemiştir. İşte mesele orada ya zaten; O anda sizi dinlemiyorlar, tek söyledikleri biliyorum, biz çocukmuyuz. Yalnış anlamayın sakın bizler de böyleydik, bundan emin olabilirsiniz. Fakat sonra yaşam size hep bu doğru sözleri teyit ettiriyor emin olun. Bizlerin belli bir yaşa gelmiş birileri olarak, sizlerden de bu olgunluğu göstermenizi beklememiz haksızlık olur. Bu şekilde davranmanız da çok doğal. O zaman gençlik kavramı nedir? bunun bir anlamı kalmaz ki. Genç insanın aklı bir karış havadadır, içi kıpır kıpırdır o sadece duyguları ile hareket eder ve etmelidir de. Hatayı yapa yapa doğruyu elbet bulacaktır. İşte bizlere düşen de deneyimlerimizi paylaşmaktır. Mümkün olduğunca az zarar görmelerini sağlamaktır. Hiç bir zaman emir ve komutla değil. Bunu böyle yap! şunu şöyle yap! değildir hiç bir zaman çözüm. Sadece bir pencere açabilmektir mesele, çok zorlu bir yolda bir ışık olabilmektir sadece.. Deryacım sana da çok teşekkür ediyorum sağol canım kardeşim. Sanada sonsuz sevgilerimi yolluyorum. Kendine iyi bak.

    Okuyup okumayan tüm gençlere de buradan bu vesileyle sevgilerimi yolluyorum. Hepinize muvaffakiyetler dilerim.
     
    Önder Özdoğan ve bora_jb bunu beğendi.
  12. bora_jb

    bora_jb Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    6 Ocak 2007
    Mesajlar:
    469
    Beğeniler:
    105
    Şehir:
    izmir
    Seviye:
    ben kıtap okumayan demıyelım de kıtap okumasını sevmeyen bırıyım bana fazla monoton ya da nasıl belırtıyım bır faalıyetmıs gıbı gelmıyor ama bır ay gıbı bır sure kıtap okumassam hayatım da muthıs eksıklık hıssedıyorum ve o gece bır kıtabı cekıp kac sayfa olursa olsun alıp bıtırıyorum bence bu kastedılıyor elınce sonunda bır tane okursun....

    ek:
    soylemeyı unuttum gercekten her yerde yarıyacak ogutler ben ogut dınlemesını sewerım ama ole bos degıl yanı bılen bırı benım ıcınde bulundugum dunyayla ılgılı weya yapmak ıstedıgım sey hakkında ogut wermesı gerekır... paylasım ıcın cok tesekkurler
     
  13. Lütfü Çolak

    Lütfü Çolak Bisikletkolik

    Kayıt:
    15 Eylül 2004
    Mesajlar:
    1.256
    Beğeniler:
    1.904
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Sevgili Derya abi,
    paylaşımın için teşekkürler.
     
  14. cobike

    cobike Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    3 Şubat 2007
    Mesajlar:
    658
    Beğeniler:
    318
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    ok. ben de öyle yorumladım ama dediğim gibi insanın binmediği 30 bisikletinin bir odada durması ile eşdeğer sanırım:):):)
    teşekkürler tüm öğütler için...
     
  15. cobike

    cobike Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    3 Şubat 2007
    Mesajlar:
    658
    Beğeniler:
    318
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    zaten kitabı ayda bir okuyan sevmez, her gün okuyan sever diye birşey yok ki. ben de okumam bir ay, 2. ay gelince 3 kitap bitirirm. bu sevmemek değildir kanımca.

    sözde bahsedilen bu faaliyete ters bakanlar diye bunu belirttim.:):):)
     
  16. Cemowski

    Cemowski Kıdemli Üye

    Kayıt:
    28 Ocak 2007
    Mesajlar:
    290
    Beğeniler:
    122
    Şehir:
    İzmir
    Seviye:
    teşekkürler derya abi
     
  17. Ender Alıcıoğlu

    Ender Alıcıoğlu Onursal Üye

    Kayıt:
    5 Haziran 2006
    Mesajlar:
    2.430
    Beğeniler:
    4.153
    Şehir:
    Antalya
    Seviye:

    Derya bey merhaba

    Çok güzel sözler ve öğütler. Bende affınıza sığınarak iki örnek vermek istiyorum. Bu örnekleri benimde sizin yaşlarda olan 2 çoğumun olduğunu da söyleyerek vereyim.
    Benim senelerdir yanında çalıştığım patronumun iki sözü vardır.
    ''mutlaka çocuklarınızı, senede hiç olmazsa bir defa hastaneye, ziyarete götürün. Çocuklarınız, ordaki yaşlı, hasta, bakıma muhtaç ve hatta, yoğun bakımdaki hastaları bile, uzaktanda olsa gösterin'' derdi.
    Bir İkincisi ise, '' mutlaka senede en az bir kere mezarlığa giderek, insanların, mutlaka bir gün yaşayıp, buraya geleceklerini, gösterin,'' derdi.
    Aslında üçüncü örneği siz vermişsiniz, Adliyeye gidip bir duruşma izleyin diyerek.
    Bu örnekler hızla çoğalır tabiki.
    Ama şu hastahaneler ve mezarlık olayı hakikaten yetişkin çocuklar üstünde bile süper etkiler yapmakta ve kendi anne babasınında bir gün buralara düşebileceğini düşünerek, çocuklarda aşırı bir sevgi göstergeleri oluşmasına fayda sağlıyor.

    Sevgi ve selamlarımla.
    Hoşçakalın.
     
  18. Derya AKYILDIZ

    Derya AKYILDIZ Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2006
    Mesajlar:
    1.551
    Beğeniler:
    1.807
    Şehir:
    Ataşehir
    Seviye:
    Merhaba Ender bey,

    Size hak vermemek mümkün mü? Bizler çok genç yaşta kaybetik yakınlarımızı; Ben 26'da babamı (50), eşim 20'de Annesini (46) hani derler ya zamanla daha çok hissedilir acısı, gerçekten öyleymiş.

    Erkek çocuk için baba çok önemli. Kız çocuk için de anne. Bu değerlerin kıymeti maalesef yokluğunda anlaşılıyor. Biz eşimle bu nedenden dolayı olsa gerek; olayları doğal gelişimine bırakmaktan yanayız.

    O an ne yapılması gerekiyorsa öyle yapılmasının daha doğru olacağına, zaten çok zorlu geçecek olan hayatlarına bu tür üzüntüleri de ekleyerek davranış belirlemelerinin sun'i olacağını aksine onları gereksiz üzebileceğini yaşam da zaten bunların doğal anlamda olacağını yeri ve zamanı geldiğinde de yaşayacaklarını düşünmekteyiz.

    Sanıyorum biraz da, kaderci olmak lazım. Allah korusun, kimin ne zaman öleceğini kimin ne kadar yaşayacağını kimse bilemez.

    Söylediğim gibi herşey zamanı geldiğinde yaşanıyor bizim ailemizde; Bayramsa kabirler gezilir, hastaysa hasta ziyaretine ya da aile büyüklerimizden birisi hastanedeyse oraya gidilir gerekirse eğer refakatcı bile kalınır kendileri isterse tabi.

    Ender bey, bazı şeyleri zorlamanın kötü sonuçları olabileceğini, bunun zorlamayla olamayacağını, her şeyin zamanı geldiğinde öğrenilebileceğini, yaşamadan hiçbir şeyin hissedilemeyeceğini ancak içine girince anlaşılabileceğini düşünüyorum. Sizin söylediklerinize (patron) tamamen katılıyor ve saygı duyuyoruz o da doğrudur belki? ama işte herkesin yaşadıklarından ders çıkartıp öğrenmiş olduğu kendine göre, yaşama bir bakışı bir hayat görüşü oluşmaktadır.

    Sevgi dolu, mutlu, güzel, kaliteli, sağlıklı ve uzun yaşamlarınız olsun.

    Sevgi ve selamlarımızla,