Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Nereye gidiyoruz?.

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında dawson_46 tarafından paylaşıldı.

  1. dawson_46

    dawson_46 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    16 Ekim 2006
    Mesajlar:
    787
    Beğeniler:
    377
    Şehir:
    Kahramanmaraş
    Seviye:
    Bu konuya bakıp geçmeyin olumlu olumsuz sizde fikrinizi söyleyin.Unutmayın!sizde bu dünyada yaşıyorsunuz.Bu dünyayı miras bırakacağınız çocuklarınız sizlere sormaz mı bu hale nasıl getirdiniz dünyayı? diye.

    Çogu web sitesinde Gezegenimizin baş belası "Sera etkisi ve Küresel ısınma" ve " Günümüzde büyük savaşlar yok"Diye başlıklar var aslında ben böyle şeylerle karşılaşınca bu konudaki ciddiyetimi kaybediyorum ve gülüyorum.Bunların hepsinin isimlerinide vermek isterdim ama şüphesiz burası yeri değil.

    GEN MÜHENDİSLİĞİ

    Gen mühendisliği, biliminsanlarının doğadaki varlıkların genleriyle oynayarak doğada olmayan bitkiler, hayvanlar ve mikro-organizmalar üretmesine izin veriyor.

    Genetiği değiştirilmiş bu organizmalar (GDO), doğal organizmalarla temasa geçerek üreyebiliyor ve çoğalabiliyor, ve bu suretle, yeni ortamlara ve gelecek kuşaklara, önceden tahmin edilemeyecek ve kontrol edilmesi olanaksız bir biçimde hızla yayılıyorlar.

    Genleriyle oynanmış organizmaların üretim ve dolaşımının serbest bırakılması, 'genetik kirlilik' anlamına gelir ve bu çok büyük bir tehdit oluşturur. Bu organizmalar bir kez çevreye bırakıldığında, bırakıldıkları çevrelerden tekrar geri toplanmaları olanaksızdır.

    Sırf ticari çıkarlar yüzünden, kamuoyu, besin zincirinin içindeki genleriyle oynanmış maddeler hakkında bilgilendirilme hakkından mahrum bırakılıyor ve de dolayısıyla, sözkonusu yiyeceklere karşı önlem alıp, bunlardan sakınma hakkını yitiriyor.


    TOKSİK MADDELER

    Yaşamımızı kolaylaştırmak için üretildiği iddia edilen birçok kimyasal, aslında üretimden tüketime kadar, insan sağlığı ve çevre açısından küresel bir tehdit oluşturuyor.

    Dünyadaki kimyasal sanayi ise çoğunlukla çok az deney yapıp, insan sağlığı ve çevreye etkilerini araştırmadan her yıl binlerce kimyasal bileşiği üretip piyasaya sürüyor.

    Özellikle Kalıcı Organik Kirleticiler (KOK) olarak bilinen insan yapımı en kötü kimyasallar başta olmak üzere, zararlı yapay maddelerin üretimi ve kullanım sürecini sona erdirmek için kampanyalar yürütülmektedir.

    Örneğin, bu maddelerden birkaçının doğaya salınmasına neden olan Polivinil Klorür (PVC), birçok seçeneğinin olması, üretim ve kullanım sürecinin toksik kirlilik yaratmasına rağmen, en yaygın kullanılan plastiktir. Ancak büyük firmalar, ürünlerinde PVC kullanımı konusunda sınırlı da olsa olumlu adımlar atmaya başladılar.

    Fakat sorun burada bitmiyor. Dünya endüstrileştikçe, insanlar tarafından üretilen atık miktarı da hızla artıyor. Bu atıkların yönetimi de miktar arttıkça güçleşiyor. Buna karşılık bulunan 'atık yakma' gibi çözümler ise, aslında çözüm olmaktan çok, sorunun bir parçası.

    GEMİ SÖKÜMÜ

    300 ton asbestli malzeme. Her yıl hurda gemilerle İzmir'in Aliağa sahiline boşaltılan atık miktarı.

    Asbestin mikroskobik liflerinin tedavisi mümkün olmayan ölümcül akciğer hastalıklarına yol açtığı biliniyor ve bu lifler rüzgarla kilometrelerce uzağa taşınabiliyor. Bu lifleri soluması olası insan sayısı ise: 40 bin.


    AKDENİZ

    Üç kıtayı birleştiren ve hayret verici derecede zengin bir deniz yaşamına sahip olan Akdeniz, dünya için bir ekolojik satranç gibidir. Akdeniz'in zenginliği ve güzelliği, aşırı avlanma, yasadışı avlanma, kirlilik ve iklim değişikliği gibi tehditlerle karşı karşıyadır. Bir deniz rezervleri (parkları) ağının oluşturulması, Akdeniz'in barındırdığı ve yaşamları ona bağlı olan insan ve hayvanların sağlığı ve yaşamlarının korunmasını sağlayabilir.


    KÜRESEL ISINMA


    Kocaeli ve ardından Ankara'da susuzluluğun baş göstermesi, geçen aralık ayının nispeten sıcak geçmesi, meteoroloji uzmanlarının tahminlerinin yanlış çıkması medyanın "iklim değişikliği ve küresel ısınma" konusunu gündeme getirmesine neden oldu.

    Halbuki iklim değişikliği, çağın en önemli sorunlarından birisi olarak, özellikle 1990'lı yıllardan itibaren hemen hemen bütün çevre koruma ve sürdürülebilir kalkınma girişimlerinin odağında yer alıyor.

    Geçen yüzyılda dünyanın sıcaklığı 0.6 derece arttı. Deniz seviyelerinde yükselmeler olurken, buzulların bir kısmı eridi, hâlâ da erimeye devam ediyor. Dünyanın çeşitli yerlerinde yağış miktarları değişti, kimi bölgelerde fırtına ve sel olayları arttı.

    1860 yılından beri görülen en sıcak 20 yılın 19'u, 1980'den sonra yaşandı. 1998, aletsel kayıtlara, ağaç halkası ve buz örneklerine göre son bin yılın en sıcak yılı; 2002 ise ikinci en sıcak yıl oldu. Son 50 yıl, buzul kayıtlarına göre son 6 bin yılda gözlenen en sıcak yarım yüzyıl. Okyanus sıcaklık kayıtlarına göre 1950'li yılların ortalarından 1990'ların ortalarına kadar önemli bir ısınma yaşandı.

    Ancak "iklim değişikliği, küresel ısınma tam anlamıyla biliniyor mu?" ya da "sokaktaki insanın ne kadar gündeminde?".

    SAVAŞ

    Günümüzde büyük savaş yok demek sizce ne kadar mantıklı çevremizde olan savaşlarda kaç bin insan öldü?Eski zamanlardaki savaşlarda ne kadar insan ölüyordu? Şimdiki savaşlar ile geçmişteki savaşlar arasındaki en büyük fark geçmişte savaşlarda askerler ölüyordu şimdi siviller.Şu anda savaşın devam ettiği o kadar fazla yer var ki inanamassınız.
     
  2. cazz

    cazz Kıdemli Üye

    Kayıt:
    13 Nisan 2006
    Mesajlar:
    357
    Beğeniler:
    120
    Seviye:
    amerikan filmlerinde gördüğümüz gerçeklere doğru yol alıyoruz. dünyanın sonu yaklaşıyor sanırım.
     
  3. dawson_46

    dawson_46 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    16 Ekim 2006
    Mesajlar:
    787
    Beğeniler:
    377
    Şehir:
    Kahramanmaraş
    Seviye:
    Abicim öncelikle merhaba:
    Amerikan filmlerinde gördügümüz gerçekler derken bizim çabalarımızı çöpemi atıyorsunuz yoksa bunları sadece filmler değil bizlerde tüm dünyaya yıllardır haykırıyoruz.
     
  4. dawson_46

    dawson_46 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    16 Ekim 2006
    Mesajlar:
    787
    Beğeniler:
    377
    Şehir:
    Kahramanmaraş
    Seviye:
    Sanırım bu türdeki konular ilgi görmüyor en iyisi havadan sudan konuşmak :D
     
  5. cazz

    cazz Kıdemli Üye

    Kayıt:
    13 Nisan 2006
    Mesajlar:
    357
    Beğeniler:
    120
    Seviye:
    bizim çabalarımızı yabana atmıyorum elbette ama gerçekler acıdır biliyorsun. ha aklımdayken konu başlığına "toksit maddeler" yazmışsın. toksik olmasın. havadan sudan yerine bilimsel olsun ki herkes birşeyler öğrensin. forum amacına ulaşsın. her zaman ki muhabbet zaten günlük yaşantımızda yeterince yer tutuyor.
     
  6. dawson_46

    dawson_46 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    16 Ekim 2006
    Mesajlar:
    787
    Beğeniler:
    377
    Şehir:
    Kahramanmaraş
    Seviye:
    Hata için üzgünüm mod arkadaştan düzeltmesini istiyecegim.
     
  7. bedo

    bedo Bisikletkolik

    Kayıt:
    11 Ekim 2006
    Mesajlar:
    1.248
    Beğeniler:
    368
    Şehir:
    istanbul-yeşilköy alan: trial ve street
    Seviye:
    LITLLE_PRINCE çok güzel bir konuya değinmişin teşekkürler yazdığın bilgiler için de teşekkürler sanırım geçenlerde haberlerde bir şey duydum ve inanamdım 2045 de kuzey kutbunda hiç buzul kalmaicakmış ve artık kışları sıcak ve kar yağışı pek görülmücekmiş eskisi gibi.,,,,, ve yazları ortalama sıcaklık 42derece ve üstü olacakmış
     
  8. dawson_46

    dawson_46 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    16 Ekim 2006
    Mesajlar:
    787
    Beğeniler:
    377
    Şehir:
    Kahramanmaraş
    Seviye:
    Evet bu konularda pek çok senaryo var ve bizde iklimin değiştiğini savunuyoruz ancak sana şunu dost olarak söyleyeyim bazen kanallar,gazeteler abartabiliyor :D Evet söylediklerin şu halde devam ederse olacak şeyler ancak bunlar için 38 yıllık bir ömür biçmek imkansız.Gerçekçi olmalıyız her zaman.Bende söylerim arkadaşlar 2020 yılında dünya yok olacak diye.Ama gerçekmi :D Bu tür konular bazen hiç araştırılmadan ayyınlanıyor veya bir çevre örgütünden küresel ısınmaya ilişkin bilgi isteniyor örgüt 150 yıl sonra kıtlık olma ihtimali %90 diyosa TV ler bunu hemen 30-20 yıl gibi geriye çekebiliyor.
     
  9. emsey229

    emsey229 Kıdemli Üye

    Kayıt:
    30 Ekim 2006
    Mesajlar:
    211
    Beğeniler:
    71
    Şehir:
    İdealtepe
    Seviye:
    Greenpeace örgütü bu tür kötülükleri önlemek amaçlı yardım topluyor kendileri hakkında araştırma yapmadım acaba gerçekten bir şeyler yapıyorlar mı?
     
  10. dawson_46

    dawson_46 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    16 Ekim 2006
    Mesajlar:
    787
    Beğeniler:
    377
    Şehir:
    Kahramanmaraş
    Seviye:
    Bu konuda burada açıklama yapmam yanlış olur bu şekildeki isteklerinizi lütfen Özel mesaj yolu ile iletin.Teşekkür ederim.
     
  11. Selim Çam

    Selim Çam Onursal Üye

    Kayıt:
    1 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.905
    Beğeniler:
    543
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Greenpeace maalesef ki siyasallaşmış bir yer... Katılmayı düşünüyordum, siyasallaştığı için antipatik geldi bana...
     
  12. dawson_46

    dawson_46 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    16 Ekim 2006
    Mesajlar:
    787
    Beğeniler:
    377
    Şehir:
    Kahramanmaraş
    Seviye:
    Tabiki düşüncelerinizde özgürsünüz,ancak bu konunun GREENPEACE ile bir ilgisi yok ben sadece bazı konularda bilginiz olsun istedim.Şunuda belirtmek isterim söz konusu örgütün Türkiye'deki toplam geliri yıllık 1 milyon dolar buna karşılık söz konusu örgütten çok daha genç örgütlerin yıllık gelirleri 15 milyon ile 20 milyon dolar arasında,karar sizin.
     
  13. dawson_46

    dawson_46 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    16 Ekim 2006
    Mesajlar:
    787
    Beğeniler:
    377
    Şehir:
    Kahramanmaraş
    Seviye:
    Çevre raporu

    Sivrisinekler Avrupa'yı korkutuyor.

    ÇANAKKALE'DE 100 BİN ÜCRETSİZ FİDAN: Çanakkale Çevre ve Orman Müdürlüğü 'Yeni Yıla Fidan Dikerek Yeni Umutlarla Girelim' kampanyası düzenledi. 100 bin fıstık çamı fidanının il, ilçe ve köylerde ücretsiz dağıtılmasına başlandı. İl Çevre ve Orman Müdürü Mahmut Ustabaş, "Doğal dengenin yeniden kurulması ve çölleşmeye karşı en etkin yöntem fidan dikmek" dedi.
    TÜRKİYE'NİN YENİ BELALILARI: 24 ülkenin katılmıyla yürütülen EDEN (Değişen Avrupa Çevresinde Yeniden Ortaya Çıkan Hastalıklar) Projesi'nin yıllık toplantısı Antalya'da başladı. Toplantıda sivrisinek, kene ve tatarcıkla bulaşan hastalıkların Avrupa'yı tehdit etmeye başladığı vurgulandı. Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nurden Özer uyardı: "Küresel ısınma taşıyıcıların ömrünü uzatıyor. Türkiye'de 2006'da Suriye ve Irak'tan gelen 34 ölümcül sıtma vakasına rastlandı. Kenelerin taşıdığı kırım-kongo kanamalı ateşi de Türkiye'de ilk kez altı yıl önce Kelkit Vadisi'nde görüldü. Son altı yılda 22 ile sıçradı. 43 kişi öldü."
    RADYASYON ŞİFALI ÇIKTI: Geyikli sahilinde saptanan radyasyonun şifalı olduğu belirlendi! Çanakkale'nin Geyikli Beldesi Belediye Başkanı Hüseyin Çiçek "Vali Orhan Kırlı'nın isteğiyle Sağlık Bakanlığı'nın yaptığı incelemede Hantepe mevkisinde geçen yıl saptanan radyasyonun 'talaso terapi' niteliği olduğu ortaya çıktı. Artık ükemizde yeni bir sağlık turizmi merkezi var" dedi.

    İşte ülkemizden bir çevre raporu
    :D :D :D :D :D :D :D :D :D :D :D :D :D :D :D :) :) :p :p :( :( :mad: :mad: :boese157: :boese157:
     
  14. Ercan Bayram

    Ercan Bayram Onursal Üye

    Kayıt:
    27 Ocak 2006
    Mesajlar:
    2.092
    Beğeniler:
    1.655
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Gen mühendisliği konusunda
    lütfen bilgiye haiz olmadan kulaktan dolma düşüncelerle kötü zararlı demeyin...

    yediğiniz nerdeyse herşeyde genetik çalışma vardır...

    Tarım ürünlerinin Islah edilmesi
    Kaliteli, hastalıklara dayanıklı, yüksek verimli ürün yetiştiriciliği için
    birçok metod kullanılmaktadır ki bu genetik değişim zaten doğada kendiliğinden de oluşmaktadır...

    örnek mi size güzel bir örnek
    Washington Novel Portakalını bilmeyen yoktur sanırım
    Tatlı bol sulu olsa da yesek suyunu içsek diyenleri duyabiliyorum... :)

    yanlış hatırlamıyorsam Brezilyada bir ağacın Sadece "1" Bir dalında kendiliğinden mutasyon sonucu oluşan bir değişimdir ve rastgele bulunmuştur...
    Aşı ile çoğaltılmış ve tüm dünyaya tatlı portakal yayılmıştır...

    genetik yapı ortam koşullarına göre (çevre etkisi ile) kendisi adaptasyona uğrarken de değişebiliyor...

    peki genetik sürekli değişiyorsa biz ilerde bir hata sonucu bütün özellikleri kaybedersek?
    ne olacak diyenler varsanırım gelecekten şüphe duyanlar var:)

    Gen bankalarında binlerce tarım ürününün genetik kaynağı kodlanmıştır ve saklanmaktadır...

    Gen bankaları türkiyede de bulunmaktadır ve bize has özel Türkiyeye has bitkilerin genetik bilgisi elimizde mevcuttur...


    Şuan yediğimiz ekmeklik buğday ın genetiği doğal mı?
    resme bakın anlayacağınızı düşünüyorum...
    Islah edilme şeklini harflerle genetik bilginin akışını dikkatlice inceleyin
    (AA)(BB)(DD)
    [​IMG]

    (not bu arada resimde Aegilops squarrosa nın genetik ifadesi DD dir dikkat etmemiş yabancı bilim adamı amcalarım :) resimi yaparken :) )

    bu resim sınav sorumuz du :D

    diyeceğim o ki genetik ile iç içe yaşayacağız...

    zamanında Ağır metal içerikli ilaçları tarım ürünleri zararlılarını engellemek için kullandıkk.....
    ne mi oldu hastalıklar böceklerin büyük bir çoğunluğu öldü...

    ama ölmeyenler ne oldu dersiniz?

    daha da dayanıklı hale geldiler :( kendi genetik yapılarını değiştirdiler...
    şimdi ilaç dayanmıyor her gün bir ilaç çıkıyor ucu bucağı yok bitmiyor...

    peki biz ne yapmak için uğraşıyoruz genetik yapı olarak bitkiyi kötü şartlara uyum sağlayabilecek bitkiler üretmek için herşeyi yapıyoruz...

    diyeceksiniz ki bahsettiğimiz bu değil
    biz gıda ürünlerine eklenen genlerden bahsediyoruz diyeceksiniz

    doğru ama ilerde bir gün çocuklarımız yada torunlarımız
    Aşı olmayacak genetik bilgi gıda ile bize bağışıklık olarak geri dönecek...

    geleceğe bu kadar kötü gözle bakmayın...
    Elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz


    sizlerden yapabileceğiniz tek ricam şudur ki Ozon tabakasını delici özelliğe sahip parfüm vb ürünlerden uzak durun...
    Ozon azaldıkça doğal mutasyonlar artacak
    (deri kanseri, bitkilerdeki değişimler, küresel ısınma)


    Saygılar
    Ercan BAYRAM
     
    Hasan Çağri bunu beğendi.
  15. Ergün Gündoğar

    Ergün Gündoğar Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    13 Eylül 2004
    Mesajlar:
    679
    Beğeniler:
    216
    Şehir:
    Tuzla - İstanbul
    Seviye:
    Bakın herkes felaket senaryosu yazmakta ustadır, konunun ilk cümlesini okudum gerisini okumadım.
     
    Ercan Bayram bunu beğendi.
  16. dawson_46

    dawson_46 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    16 Ekim 2006
    Mesajlar:
    787
    Beğeniler:
    377
    Şehir:
    Kahramanmaraş
    Seviye:
    Saygı duyuyorum Ercan abi
     
    Ercan Bayram bunu beğendi.