Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Nedir bu?

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında dawson_46 tarafından paylaşıldı.

  1. dawson_46

    dawson_46 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    16 Ekim 2006
    Mesajlar:
    787
    Beğeniler:
    377
    Şehir:
    Kahramanmaraş
    Seviye:
    Arkadaşlar Televizyonlarda son günlerde haberlerin başında yer alan bir konu var KÜRESEL ISINMA bu haberi çok duyar oldum son günlerde,nedir bu KÜRESEL ISINMA neden bu kadar üstüne düşülüyor,mevsimler değişti diyorlar falan filan yahu mevsimler değiştiyse ne olmuş yani düzelir geri.

    KÜRESEL ISINMA olunca felaket mi oluyo yani,

    Yoksa bir otuz yıl sonra tv kanalları biz size söylemiştik demek için mi yapıyorlar.

    Benim pek bir fikrim yok aslında nerden çıktı bu KÜRESEL ISINMA sevdası.

    Bu güne kadar yoktuda son bir hafta içinde mi çıktı bu bir haftada dünyanın iklimimi değişti.

    Bir fikriniz var mı?
     
  2. Ergün Gündoğar

    Ergün Gündoğar Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    13 Eylül 2004
    Mesajlar:
    679
    Beğeniler:
    216
    Şehir:
    Tuzla - İstanbul
    Seviye:
  3. Karakartal Platton

    Karakartal Platton Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    31 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    763
    Beğeniler:
    180
    Seviye:
    LITLLE_PRINCE tabikii de küresel ısınma 1 haftada olmadı Küresel ısınma, dünya atmosferi ve okyanuslarının ortalama sıcaklıklarında belirlenen artış için kullanılan bir terimdir. Bu olay son 50 yıldır iyice saptanabilir duruma gelmiş ve önem kazanmıştır.
     
  4. HaliliOzturk

    HaliliOzturk Onursal Üye

    Kayıt:
    3 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    7.283
    Beğeniler:
    9.860
    Seviye:
    Küresel ısınma bir taraftan doğal bir süreç. Ancak ozon tabakasındaki delik, sera etkisi yaratan gazların yoğun bir şekilde kullanılması gibi etkenler bu süreci hızlandırıyor. Bu da haliyle tehlikeli bir hal alıyor çünkü durum doğal sürecinden çıkmış durumda.
    Küresel ısınmayla beraber başta buzulların erimesi ve dolayısıyla da deniz/okyanus seviyelerinin yükselmesi, bununla beraber daha fazla kara parçasının sular altında kalması söz konusu. Aynı zamanda sulak alanların, değişen mevsimler ile beraber kurak alanlara dönüşmesi, bunun tarıma yapacağı kötü etki de var.
    Ergün "Daha dün kar yağıyordu" demiş ancak şu bir gerçek ki eskilerden hep İstanbul'un karlı günlerini dinlerdik... Şimdi ise Şubat ayına gelmişiz, henüz kar 2. kez "atıştırmış".
    Alplerin eteklerinde Ocak ayında bahar çiçekleri açmış...
    Bu işin sonu biliniyor ki çölleşmeye gidecek. Üzülüyorum ki bizim çocuklarımız JetGiller çizgifilmindeki gibi fanus şeklinde şehirlerde yaşayacaklar :(.
    Ve ne yazık ki basın ilk kez üzerine düşeni hakkıyla yerine getiriyor fakat bu sefer de yalancı çoban misali kimse ona inanmıyor... :(
     
    bedo ve Tugfox bunu beğendi.
  5. Ergün Gündoğar

    Ergün Gündoğar Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    13 Eylül 2004
    Mesajlar:
    679
    Beğeniler:
    216
    Şehir:
    Tuzla - İstanbul
    Seviye:
    Buzulların erimesi su seviyesini yükseltmez, suyun tuzluluk oranını azaltır, bu da sıcak su akıntıları ile soğuk su akıntılarının birbirlerine karıştıklarındaki oluşturduğu etkinin hızlanmasına neden olur, sonucu buzul çağıdır çölleşme değil.

    Ayrıca daha şubat ve mart var, dünya kendi ekosistemini milyonlarca yıldır koruyor, ha evet biz bundan 100 yıl önce verilen zararı binlerce kat hızlandırmış olabiliriz ama bu demek değilki mevsimler birkaç ay geciktiği için sonumuz gelecek.

    Bir bilgi daha, marmara bölgesi ılıman iklim kuşağındadır, genelde avrupa üzerinden gelen nemli hava ile sibirya üzerinden gelen soğuk kuru havanın çarpışması sonucu belli oranda yağış ve iç kesimlerde kar bırakabilir, yane istanbul sürekli kar yağan, aylarca karın altında kalan bir şehir değil, eskiden yaşanmış uzun süreli kar yağışları olabilir ama son 10 yıla bakıldığında gayet ılıman bir kış iklimi geçirmiştir.

    Meteoroloji genel müdürlüğünün sitesinden alıntı:
    "Marmara İklimi:
    Marmara Bölgesi'nin kuzey Ege'yi de içine alacak şekilde güney kesiminde görülür. Kışları Akdeniz iklimi kadar ılık, yazları Karadeniz iklimi kadar yağışlı değildir. Karasal iklim kadar kışı soğuk, yazı da kurak geçmemektedir. Bu özelliklerden dolayı Marmara iklimi, karasal Karadeniz ve Akdeniz iklimleri arasında bir geçiş özelliği göstermektedir. Buna bağlı olarak doğal bitki örtüsünü alçak kesimlerde Akdeniz kökenli bitkiler, yüksek kesimlerde kuzeye bakan yamaçlarda Karadeniz bitki topluluğu özelliğindeki nemli ormanlar oluşturmaktadır. Soğuk ay olan Ocak ayı ortalama sıcaklığı 4.9°C, sıcak ay olan Temmuz ayı ortalama sıcaklığı 23.7°C, yıllık ortalama sıcaklık 14.0°C dir. Ortalama yıllık toplam yağış 595.2mm dir ve yağışların çoğu kış mevsimindedir. Yaz yağışlarının yıllık toplam içindeki payı %11.7 dir. Yıllık ortalama nispi nem %73'tür."
     
  6. dawson_46

    dawson_46 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    16 Ekim 2006
    Mesajlar:
    787
    Beğeniler:
    377
    Şehir:
    Kahramanmaraş
    Seviye:
    Yani kısaca kar yağmamasının diğer adı KÜRESEL ISINMA mı yani KÜRESEL ISINMA = Kar yağmaması mı? :confused::confused::confused:
     
  7. Ergün Gündoğar

    Ergün Gündoğar Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    13 Eylül 2004
    Mesajlar:
    679
    Beğeniler:
    216
    Şehir:
    Tuzla - İstanbul
    Seviye:
    Kar yağmaması diyorsunuz da kar yağıyor :) ama istanbulda tutmuyor olması ve yağışın sürekliliğini korumuyor olması korkulacak birşey olduğunu göstermez, aksine gayet normal bir durum, bunu küresel ısınmaya bağlamak yanlış.
     
  8. dawson_46

    dawson_46 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    16 Ekim 2006
    Mesajlar:
    787
    Beğeniler:
    377
    Şehir:
    Kahramanmaraş
    Seviye:
    Şimdi aklım iyice karıştı :eek: :eek: :D :D
     
  9. BF Okuru

    BF Okuru Yeni Üye

    Kayıt:
    2 Şubat 2005
    Mesajlar:
    17
    Beğeniler:
    74
    Seviye:
    2007 kışı genel anlamda avrupa'da ılık geçiyor. dolayısıyla türkiye de bundan nasibini alıyor. bu aslında küresel ısınmaya bağlı olmayan akıntısal bir iklim yumuşaklığı. öte yandan kuzey amerikanın doğusunda labrador akıntıları gayet normal sertlikte bir kış sağlamakta. ancak küresel ısınmanın hızla ilerlemesi durumunda bu tip akıntı zayıflıkları ve ani sıcaklık değişimleri ile sık sık karşılaşacağız. ani değişiklikler genele direkman yansımasa da uzun vadede dengeyi alt-üst edecektir...
     
  10. Serkan Taşdelen

    Serkan Taşdelen Onursal Üye

    Kayıt:
    27 Şubat 2006
    Mesajlar:
    2.692
    Beğeniler:
    5.216
    Şehir:
    Türkiye
    Seviye:
    Merhaba Selçuk,
    Sana bir arkdaşımın yazdığı yazıyı okutayım. Küresel Isınma Hakkında;
    Zaman ayırıp okursan sevinirim.

    KAR YAĞDI! …..YAĞACAK?

    Eskiden kar yağardı memleketime, eskiden karın hası tutardı yerlerde.
    Kar; beyaz, saf, apak hali ile kuşatırdı yüce dağları, yaylaları, yolları. Yerlere seyran eder, biz de seyreylerdik o ihtişamını. Soğuğundan donan ellerimize alır topaklardık, şenlik katardık oyunlarımıza. Ocak ayının, ocakları en harlı yaktıracak sebebiyetiydi kar. Sobalara atılan kütüklerin, kömürlerin sebebiyetiydi. Hanelerin çatılarına hükümranlık kurduran, saçaklardan sarkan buzların sebebiyetiydi.
    Odalarda yanan sobadan ya da ocaktan gelen ateşin çıtırtısı dahi içimizi ısıtır, kara nispet yapardık. Soba üzerinde, güğümün içindeki su kaynama halinde fokurdar, bu soğuk kış gününe yeni demlenmiş bir çay yaraşır. İnce belli bardaklara dökülen çaylar, akide şekerleri ile kursağınızdan yol alır. Kuzinede pişmiş dumanı üstünde keteler, golotlar ya da ocaktaki sac üstünde harelenmiş bazlamalar eşlik eder çayınızın yanında. Yine kuzineye kabuklarıyla atılmış patatesler ya da bal kabağından çıkarılıp kurutulmuş kabak çekirdekleri tuzlanıp kavrulur. Kestaneler çevrilir harlanmış soba üzerinde.
    Tek eğlenceniz radyodan odaya yayılan türkü nağmeleridir. Her bir nota, her bir nida sizi anlatır. Mevsimin meyveleri portakal ve mandalina kokusu siner tüm eve ve kabukları soba üzerinde tütsü buhur endamı gözetirler. Hanımların ellerinde örgüleri, erkeklerin dillerinde eski kışların tatlı sert hikâyeleri vardır.
    Bu hikâyelerde yollar kapamıştır kar, hastaları doktora, yolcuları hasretliklerine vardırmamıştır. “Çığ” inmiştir toprağına rahmet “âdemlerin” üstüne. Masum beyazlığının altında acı öyküler barındırır. Kırsal kesim hayatının avcıları için beklenen misafirdir. Avcıdan sonra, avcı hikâyelerinin başkahramanıdır kar.
    Karın esaret altına aldığı güzergâhlarda arazi araçlarınız dahi işlemez. Beyaz bir tablo içinde, ayaklara geçirilen ”leken”lerle (kar ayakkabısı) ilerlenir, elde de baton görevi gören sopalarla yol alınır. Bu hava koşullarında katırlar tek taşıma araçlarıdır. Böylesi manzaralar daha çok yurdumuzun doğu kesimlerinde sürekli yaşanan hâllerdir.
    1929 yılının İstanbul’una ayrı bir uğramıştır bu beyaz cazibe. Karadeniz’in coşkun dalgalarının akıntısı ile buzul kütleleri İstanbul boğazını esir almış, Haliç’i yaya geçecek kadar karasallaştırmıştır. Yağan kar, metreleri bulmuş şehrin göbeğinde. Rivayete göre kurtlar inmiş Levent ve Mecidiyeköy’e.
    Ben, mevsimi mevsiminde yaşamak gerektiği kanısındayım. Küresel ısınmaya mahkûm dünyanın yolcularıyız biz de. Bugün kış mevsiminin karından, yarın yağmurun rahmetinden mahrum kalırız. Bırakın torunlarımızı, çocuklarımızın dahi iklimsel olgular olan yağmur ve kar’ı görüp-göremeyecekleri konusunda kaygılıyım.15 yıl içinde, Dünyanın yüksek pek çok dağında buzullar eriyecek. Dün verimli, bugün ekilebilir topraklarımız yarın çöl olacak. Dünyanın eski atmosferine kavuşması için şuanda yeryüzünde bulunan ağaç miktarının 110 katı kadar ağaç dikilmesi gerektiğini biliyor muydunuz? Kıyamet senaryosu gibi saydığım ve hatta daha da pek çok sayılabilir durumlar maalesef ki gerçekliğin ta kendisi!
    Bugün bu satırlarda bahsi geçen olgular “yakın geçmiş”, gelecekte ise “kaybolmuş bir geçmiş” olacak. Vaktiyle böyle yaşanırmış, geçmişte iklimler böyle “imiş” denilecek! Yaşanabilirlik halimizi düşünürken sadece kendi topraklarımızı değil, Dünya’nın gidişatını da göz önüne almalıyız.
    Yurdumuzun coğrafik konumu dolayısıyla kışın kar, sonbaharda yağmur, baharda nisan yağmurları, yazın da güneşin sakin sıcaklığı ile buluşmalıyız. Ama dengeler altüst olmakta. Takvimler de olmasa, hangi ay, hangi mevsimde olduğumuz meçhullere karışmakta!

    Pınar YAVUZ

    Sana birazcık açıklık getirdiyse sevinirim..

    Sevgiler...
     
  11. dawson_46

    dawson_46 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    16 Ekim 2006
    Mesajlar:
    787
    Beğeniler:
    377
    Şehir:
    Kahramanmaraş
    Seviye:
    Bu güzel paylaşımıN için çok teşekkür ederim Serkan abi.
     
  12. ayazma

    ayazma Yeni Üye

    Kayıt:
    7 Şubat 2007
    Mesajlar:
    3
    Beğeniler:
    12
    Şehir:
    kocaeli
    selamlar serkan,
    bu konunun aslında "siz hiç ağaç diktiniz mi?"yazım tam cevabı olurdu.paylaşımın için teşekkürler.
     
  13. deutz

    deutz Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    4 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    495
    Beğeniler:
    310
    Seviye:

    Soguk su ile sicak suyun birbirine karistigindaki etki hizi artinca neden buzul cagina gidiliyor burasini anlayamadim?:eek:

    Benim bildigim kadariyla ise,sevgili ozonumuz delik oldugundan dolayi,gunesten gelen zararli isinlarin bir bolumu suzulmeden yeryuzune ulasiyor yani yeryuzeyine olmasi gerekenden daha yogun ve daha etkili,bunun yanisira daha zararli isinlar giriyor ve haliyle atmosferin isinmasina neden oluyor.Isinan atmosferde daha cok subuharini icinde tuttugundan dolayi dunya uzerindeki su miktarinin azalmasina neden oluyor.Bu subaharlari nede olsa yagmurla geri iner mi?havalar isindigi surece inmez,buzullarin erimesi de bu sicak etkinin artmasi yuzunden oluyor diye duymustum. % 100 bir kaynak degil ancak mantikli.

    Ben bu sekilde bildigimden dolayi buzul cagina gidilmesini pek anlayamadim?
     
  14. Karakartal Platton

    Karakartal Platton Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    31 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    763
    Beğeniler:
    180
    Seviye:
    İŞTE KÜRESEL ISINMA İLE İLGİLİ HABER:
    "Çarşı küresel ısınmaya da karşı!"

    Fenerbahçe’nin Çaykur Rize’ye 2-1 yenildiğinin haberi Siyah-Beyazlılar’ı coşturdu. Çarşı’daki taraftarlar, maç sonucunu öğrendikten sonra stada kadar, yolu trafiğe kapatarak, tezahüratlar yapıp yürüdü.

    Karşılaşmayı 20 bine yakın sporsever izlerken, Denizlisporlu taraftarlar için ayrılan eski açık tribündeki bölümde ise taraftarlar parmakla sayılacak kadar azdı. Beşiktaşlı taraftarlar küresel ısınma ile ilgili olarak “KÜRESEL, yaz 1903’e gönder, ISINMAYIN” ve “Hepimiz ozon tabakasıyız” yazılı pankartlar açtı.

    Vedran Runje, dün 31 yaşına girdi. 10 Şubat 1976 doğumlu Hırvat kaleciye Siyah-Beyazlı taraftarlar “Happy birthday” diye tempo tutarken, az daha gol yiyordu.


    Kaynak: Akşam
     
  15. Ergün Gündoğar

    Ergün Gündoğar Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    13 Eylül 2004
    Mesajlar:
    679
    Beğeniler:
    216
    Şehir:
    Tuzla - İstanbul
    Seviye:
    lol. (10 karakter sınırı için parantez içine yazılmış extra cümle)
     
  16. dawson_46

    dawson_46 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    16 Ekim 2006
    Mesajlar:
    787
    Beğeniler:
    377
    Şehir:
    Kahramanmaraş
    Seviye:
    Saygıdeğer arkadaşlarım;

    Aslında bu sorunun cevabını yazarken çok iyi biliyordum bu konuda bilmeyen birine nasıl yarımcı olunacak ögrenmek için sordum bu soruyu ve herkesi en içten dileklerimle kutlarım böyle can alıcı bir konuya böyle samimi yaklaştığınız için.