Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

neden çalarlar?

Konu, 'Genel Bisiklet Konuları' kısmında zwank tarafından paylaşıldı.

  1. zwank

    zwank Yeni Üye

    Kayıt:
    17 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    7
    Beğeniler:
    4
    Şehir:
    Istanbul
    beşiktaşta demirlediğim bisikletimin arka göbeğindeki ("quick release" deniyor sanırım) parçayı çalmışlar. Çift kilit kullandığımdan tekerleri kadroya kadroyu da demire bağlamıştım. Neden ve niye çalınır bu parça? Pek bir değeri de yok bildiğim kadarıyla.Karbon değilse tabi:D
     
  2. nuhcan

    nuhcan Onursal Üye

    Kayıt:
    2 Nisan 2007
    Mesajlar:
    2.185
    Beğeniler:
    814
    Şehir:
    istanbul / kadıköy
    Adı:
    nuh can
    Seviye:
    Zenginlerin bile çaldığını biliyor muydun?

    Bu bir hastalık, çalma hastalığı, latince bir ismi de var ama şu an aklımda değil...

    Çalmadan duramayanlar var bir de... Kişi hasta, çalmadan duramıyor...

    Senin durumuna gelince:
    ** Bisikleti çalmak isteyen birisi, aldığın tedbirleri görünce ÇALMA fiilini yerine getirmek için bu parçayı çalmış olabilir...
    ** Sırf bisikletini kıskandığı için, sadece zarar vermek amacıyla böyle birşey yapmış olabilir.
    ** Zevk olsun diye çalmış olabilir.
    ** İhtiyacı olduğu için çalmış olabilir.

    Dünyanın en eski ahlaksızlıklarından (veya günahlarından diye tabir edeyim) biri olan HIRSIZLIĞIN nedeni hakkında çok şeyler söyleyecek uzmanlar vardır sanırım... Belki bu konuda özel bir bilim dalı bile vardır...

    Ne diyeyim; Geçmiş olsun...
     
  3. HaliliOzturk

    HaliliOzturk Onursal Üye

    Kayıt:
    3 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    7.283
    Beğeniler:
    9.860
    Seviye:
    Kleptomani olsa gerek...
     
  4. Ali Menemen

    Ali Menemen Onursal Üye

    Kayıt:
    20 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    2.959
    Beğeniler:
    2.997
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Hastalı hakkında bilgi:
    Alıntıdır!http://www.psikiyatrist.net/kleptomani.htm
    Kleptomani ( zorlantılı çalma hastalığı):

    İhtiyacı olmadığı, hemen kullanmayacağı halde ve maddi değeri nedeniyle satma düşüncesi olmadan bir takım nesneleri izinsiz olarak alarak, onlara sahip olma şeklinde bir dürtü kontrol bozukluğudur. Kişinin aslında o malı satın alabilecek yeterli maddi birikime sahip olduğu, ancak buna rağmen bu davranışı gerçekleştirdiği gözlenmiştir. Bu davranış daha önceden düşünülmemiş ve planlanmamış olup, aniden gerçekleştirilir. Bu davranış birinden intikam alma amacıyla yapılmamıştır. Birey bu davranışın yanlış ve uygunsuz olduğunun bilincindedir. Kişiler bu davranışı gerçekleştirmek için başkalarından yardım istemezler. Tarihte Fransa kralı 4. Henry ve Sardunya kralı Victor un bu özelliklere sahip olduğu bilinmektedir.

    Rahatsızlığın çocukluk yaşlarında başladığı belirlenmiştir. Kişi bu davranışı gerçekleştirmeden önce, yoğun bir gerilim hisseder. Bu davranış akabinde, mutluluk, rahatlama ve büyüklük hissi içine girmektedir.

    Rahatsızlık hakkında yapılan çalışmaların azlığı ve bu durumların kişiler tarafından gizlenmesi ve bu durumu gerçekleştiren kişilerin sağlık hizmetlerinden çok, adli makamlara sevk edilmeleri nedeniyle gerçek sıklığı tam olarak bilinemese de bin kişide altı kişide rastlandığı saptanmıştır. Yakalanan dükkan hırsızlarının % 5-25 inde saptanmıştır.

    Hastaların genel özellikleri:

    Kadınlarda erkeklere göre yaklaşık dört kat daha sık görülmektedir. Cinsiyetler arasındaki oranın bu kadar yüksek olmasının bir nedeni de, erkeklerin böyle bir durumda çoğunlukla hastaneler yerine cezaevlerine gönderilmeleri olabilir. Kadınlarda ortalama olarak 30-35 yaşta; erkeklerde 50-55 yaşta daha sık görülmektedir. Hem erkek hem de kadınlarda diğer dürtü kontrol bozuklukları rahatsızlığa eşlik edebilir. Erkeklerde daha çok piromani (dürtüsel olarak ateş yakıp, yangın çıkarma) ve hastalık derecesinde kumar oynama ve tekrarlayıcı patlayıcı davranım bozukluğu ile bir arada iken; kadınlarda trikotilomani ( dürtüsel olarak saç ve vücut tüylerini yolma hastalığı) ile beraber bulunabilmektedir. Rahatsızlık sosyoekonomik düzey ile doğrudan ilişkili olmayıp, bu durumdaki kişinin sosyokültürel düzeyi yüksek de olabilmektedir.Kişiler bu davranışlarına engel olabilmek için sosyal hayatlarını kısıtlayabilir ve çevrelerinden uzaklaşabilir, alışveriş yapmamaya çalışabilirler.

    Hastalığa neden olabilecek etmenler:

    Çocukluk döneminde yaşanan olumsuz koşulların sonucu gelişen kayıp yaşantıları önemli etkenler arasındadır. Kleptomanik davranışlar da bunların etkisini gidermeye yöneliktir. Bilinçaltındaki bu anıların kişiyi zorlaması ile oluştuğu düşünülmektedir. Bu kişilerin çocukluklarındaki aile hayatlarının oldukça travmatik ve sorunlu olduğu saptanmıştır. Bu bireylerde narsisistik (kendine olan sevgi,ilgi ve destekler) kırılmaların, özgüven yaralanmalarının sonucu olarak ortaya çıktığı da düşünülmektedir. Kişinin özsaygısı ve değerliliğine yönelik yapılan saldırılar, ilerleyen dönemlerde kişinin olgun bir benlik yapısı geliştirmesine engel olur ve bu tür davranışlara zemin hazırlar.

    Kleptomani eylemleri bir kayıp yaşantısını izleyerek de gelişebilmektedir. Bu duruma kadınlarda çocukların evden uzaklaşması; erkeklerde andropoz döneminde rastlanabilir. Kadınlarda gerilimin arttığı adet dönemleri ve hamilelik dönemlerinde bu tür eylemler artmaktadır. Özellikle bizim toplumumuzda hamile kadınlarda başkasının evinde misafir iken, yiyecek maddelerine karşı olan bu davranış ilgi çekicidir.

    Bu tür davranışlarda odaklanılan maddeler kişi için cinsel bir anlam da taşımaktadır. Çok etkileyici bir parfüm ya da kişi için cinsel anlam ifade eden bir kitap kolayca çanta ya da elbise içine girebilmektedir.Bu kişilerde sıklıkla cinsellikle ilgili sorunlara da rastlanabilmektedir. Çeşitli psikiyatrlara göre çocukta 3-5 yaş arasında gözlenen ve Freud tarafından “fallik dönem” olarak adlandırılan, çocuğun cinsel organlara yönelik ilgi ve hareketlerinde artışın olduğu dönemlerde karşılaşılan sorunlarla ilişkili olduğu düşünülmektedir.

    Freudun ruhsal yapı modeline göre, kişide doğuştan geldiği düşünülen ve her an istediği herşeyi fütursuzca yaparak haz almayı hedefleyen altbenlik (id) ile; anne-baba ,öğretmen vb gibi otorite konumundaki kişilerin ahlak anlayışlarının etkisi ile oluşturulup,bunun tam tersi bir şekilde “hiçbir yerde ve asla” şeklinde hareket eden kişinin topluma uyumu için kişinin istek ve eylemlerine sınır koyan üstbenlik (superego) ve bunların ikisi arasındaki dengeyi sağlayan asıl uygulayıcı güç olan benlik (ego) arasında düzenli bir danışma ve uzlaşma olmalıdır. Kleptomani davranışları gösteren kişilerde bu düzenli işleyişin bozulduğu ve üstbenliğin etkisini çok arttırarak , acımasızlaştığı ve kişinin kendisini suçlamak, cezalandırmak, küçük durumlara düşürmek için bu tür hırsızlık eylemlerine giriştiği düşünülmektedir.

    Kleptomani kişide varolan obsesif kompulsif bozukluk (saplantı-zorlantı bozukluğu) ve depresif bozuklukların farklı bir görünümü olabilir. Kleptomanik davranışlar ile kişi kendisini geçici olarak iyi hissederek, kaygısını ve ruhsal çökkünlüğünü azaltmayı hedefler. Bununla birlikte bu dürtüsel eylemlerin artarak devam etmesi ve oluşturduğu sorunlar bu rahatlamanın , buzdağının üstünü yoketmekle aynı anlama gelmektedir.

    Kleptomanin eşlik ettiği psikiyatrik bozukluklar arasında dissosiyatif bozukluklar, duygudurum bozuklukları ve yeme bozuklukları da sayılabilir. Bu rahatsızlık başka vücutsal hastalıkların sonucu da görülebilmektedir. Bunlar arasında epilepsi (sara), beyin atrofisinin görüldüğü durumlar ve demans (bunama), bazı ilaç tedavilerinin yan etkileri ve bazı tümörler sayılabilir.

    Tedavi:

    Kişinin geçmişi ve şu anı ile ilgili zedeleyici olayların saptanarak, bunlara yönelik uygun düşünce şemaları geliştirilmesi ve toplumsal ilişkilerdeki uygunsuz savunma mekanizmalarının değiştirilmelerini hedefleyen terapiler, dürtüsel hareketleri ve kaygı durumunu azaltmaya yönelik ilaç tedavileri ve gerekirse hipnoz ile başarılı sonuçlar alınmaktadır.
     
    Fırat Ayanyan, Experiment 67 ve nuhcan bunu beğendi.
  5. Faik BİLGİN

    Faik BİLGİN Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    15 Şubat 2008
    Mesajlar:
    410
    Beğeniler:
    175
    Şehir:
    Amasya/Merzifon
    Seviye:
    Arkadaşım bazen zenginler çalar,bazande ihtiyacı olanlar.Yani ihtiyaç derken durumu yoktur yeni parça alamaz çalar.Yada para için alıp satarlar:)
     
  6. heisenberg3910

    heisenberg3910 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    28 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    710
    Beğeniler:
    449
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    bir de çocuğuna oyuncak olsun diye çalanlar var :D şaka değil ciddi söylüyorum.
    bu tür bu olay yakın zamanda başıma geldi.bisikletle arkadaşımın evine gittim ve apartman boşluğuna bisikleti bağladım.km saatini üzerinde unutmuşum.geldim baktım ki ne göreyim.adam km saatinin hemen altından kablosunu kesmiş ve götürmüş.hay mübarek, eğil de kablonun ucuna bi bak.km saatini tümden sökse (ki çok basit bir olay) götürür evine bir işe yarar hiç olmazsa.ama adam sırf hoşuna gittiği için kesmiş kabloyu götürmüş.assize nin bir modeliydi, tuşları renkliydi hoşuna gitti herhalde
    almış , çocuğuna götürmüştür diye tahmin ettim.başka birşey gelmiyor ki aklıma...
     
  7. snoopist

    snoopist Aktif Üye

    Kayıt:
    12 Nisan 2008
    Mesajlar:
    124
    Beğeniler:
    38
    Şehir:
    İSTANBUL / G.O.P.
    Seviye:
    şerefsizlik olsun diye çalarlar
     
    Onur Kahraman bunu beğendi.