Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Nazi'lerin Utanç Kampları

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında Derya AKYILDIZ tarafından paylaşıldı.

  1. Derya AKYILDIZ

    Derya AKYILDIZ Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2006
    Mesajlar:
    1.551
    Beğeniler:
    1.807
    Şehir:
    Ataşehir
    Seviye:
    Soykırımın 61 yıllık tanığı Auschwitz

    Tam 61 yıl önce 27 Ocak 1945 günü Kızıl Ordu Polonya'daki "Auschwitz"
    kampına girdiğinde dünya tarihinin en büyük soykırımlarından biri de gün ışığına
    çıkıyordu.

    Bu insanlık adına, utanç verici olayın 61. yılına Birbuçuk aydan az bir zamanın
    kaldığı şu günlerde hafızalarımızı çek edelimmi ne dersiniz. her ne kadar insanın
    içini acıtsada, maalesef insanlık adına çok ama çok acı gerçekler bunlar. hangi
    ülkeye ait olursa olsun fark etmez. insanız sonuçta.. soykırım hiçbir şekilde
    kabul edilemez. bunun bahaneside olmaz. hiçbir dine yada ayete dayandırılıp
    çarpıtmamalı. dost edinmek yada edinmemek başka bir şey, insan katletmek
    başka birşeydir.. sevgiler..


    ***

    Auschwitz-Birkenau

    KZ Auschwitz-Birkenau kampının ana girişinin içeriden görünümüAuschwitz-
    Birkenau, Nasyonal Sosyalizm döneminde kurulmuş en büyük alman toplama
    kampı. İlk kurulan ana kamp Auschwitz I 'in 3 km. ilerisinde inşa edilmiştir.
    Polonya'nın Krakow şehrinin 60 km. batısında, küçük bir şehir olan Oświęcim'in
    yakınlarında bulunur.

    Auschwitz-Birkenau'ya tüm Avrupa'dan 1,3 milyon insan yerleştirilmiştir.
    Bunların, 1 milyonu Yahudi olmak üzere 1,1 milyonunun öldürüldüğü tahmin
    edilmektedir. Yaklaşık 900.000 kişi kampa geldikleri anda doğrudan gaz
    odalarına gönderilmiş ya da vurularak öldürülmüştür. Kalan 200.000 kişi,
    hastalık, eksik beslenme, kötü muamele, tıbbi deneyler nedeniyle ve daha
    sonra gönderildikleri gaz odalarında ölmüştür.

    Auschwitz ismi, Holokost sürecinde kurban olanların ve dolayısıyla II. Dünya
    Savaşı'ndaki Nazi dehşetinin sembolü olmuştur. Bu kamplarda, Yahudi, Roman,
    homoseksüeller gibi Nazilerin düşman ilan ettikleri gruplar başta olmak üzere 6
    milyon kişi ölmüştür.

    1979 yılında İnsanlığın Kültür Mirası listesine eklenen bu iki kampın kalıntıları ve
    Yahudi mezarlığı, Auschwitz-Birkenau Devlet Müzesi ve Holokost anma mekânı
    olarak kamuya açılmıştır.

    Konu başlıkları

    1 Bölümler
    2 Kampın yapımı
    3 Ayırma ve gaz verme
    4 Zorunlu çalışma
    5 Kampın özel alanları
    6 Müttefiklerin bilgileri
    7 Ölüm yürüyüşü ve kurtuluş
    8 Dış bağlantılar
    9 Kaynak


    Bölümler

    1940 yılında kurulan ilk kamp Auschwitz I'de tüm kampların yönetim merkezi de
    bulunuyordu. Burada yaklaşık 70.000 Polonyalı entelektüel ve Sovyet savaş
    esiri hayatını kaybetmiştir.

    Auschwitz-Birkenau çalışma ve imha kampı olarak düzenlenmiştir ve 6 gaz
    odası ile 4 ölü yakma tesisini barındırır. Hemen gaz odasına gönderilmeyen
    yüzbinlerce tutuklu, tasavvur edilemeyecek kadar zor koşullar altında
    çalışmaya zorlanmış, işkence görmüş, soğukta bırakılmış, açlığa terkedilmiş,
    hastalıkları tedavi edilmemiş, tıbbi deneylerde kullanılmış ve sonunda da gaz
    odasında öldürülmüştür.

    Bunlara ek olarak 40 km²'ye dağılmış 39 yan kampı ile beraber KZ Auschwitz III
    Monowitz diye bir toplama kampı daha vardır.


    Kampın yapımı

    Auschwitz-Birkenau'da koğuş26 Eylül 1941'de Rudolf Höß, 100.000 Rus savaş
    esiri için bir çalışma kampı kurulması yönünde emir alır. Bu kamp Brzezinka 'da
    (Birkenau) KZ Auschwitz I 'in yaklaşık 3 km. uzağında kurulur. Naziler yöre
    halkını evlerini terk etmeye zorlar, inşaat malzemesi elde etmek üzere evleri
    yıkarlar.

    Kamp yaklaşık 5 km² alana kurulmuştur. Bu geniş alan içinde farklı bölümleri
    olan kampın tamamı kuvvetli elektrik akımı verilmiş dikenli tellerle çevrilmiştir.

    Başlangıçta bu kampın, savaş esirlerinin ve tutukluların zorunlu olarak SS için
    çalışması amacıyla kurulduğu sanılıyordu. Kampın asıl işlevi birkaç ay sonra
    ortaya çıktı. 1941 sonlarında KZ Auschwitz I 'de denemeleri yapılan Zyklon B
    adı verilen zehirli gazla 1942 yazında gaz odasında ölümler başlatıldı. Önce Rus
    komiserler ve çalışamayan tutuklular öldürüldüler. Kısa süre sonra da anne ve
    çocuklar ve diğer çalışamayacak kişiler kampa getirildiklerinde hemen
    ayıklanarak gaz odalarına gönderilmeye başlandı.

    1942 Haziran'ından (ya da bazı belgelere göre Nisan'dan) itibaren toplu olarak
    kampa getirilen yüzlerce yahudi anında öldürülmüştür. Böylece Auschwitz-
    Birkenau, bir imha kampı işlevi kazanmış, aynı zamanda, kötü koşullardaki bir
    çalışma ve toplama kampı olarak kullanılmaya da devam etmiştir.


    Ayırma ve gaz verme

    Harabe haldeki gaz odalarıKurbanlar kampa genellikle, hayvan taşımakta
    kullanılan vagonlardan oluşan trenlerle getiriliyor, Auschwitz Garı'na gelince
    doğrudan kampa götürülüyorlardı. 1944 yılında peronlar kampın içine kadar
    uzatılır (ilk fotoğrafa bakınız). Bazen tamamı doğrudan gaz odalarına
    gönderiliyor, bazen de hasta, zayıf, yaşlı ve çalışamayacak durumda olanların
    ayıklanması süreci yaşanıyordu. Bu ayıklama işlemini genellikle, caniliği ile
    tanınan kamp doktoru Josef Mengele yönetmiştir.

    Auschwitz-Birkenau'da altı binada gaz odası vardır. Ancak bunların hepsini aynı
    anda kullanmak mümkün olmamıştır. 1943 yılının ilk yarısında, gaz odalarının alt
    kısmı olan 100 m²'lik dört yakma kısmı devreye sokulur. İnşaatta dört ayrı
    firma çalışmış, yakma fırınları J. A. Topf und Söhne firması tarafından imal
    edilmiş, montajı yapılmış, tamir ve bakımı üstlenilmiştir.


    Zorunlu çalışma

    Ayırma işlemi sonucunda hayatta kalanlar, kampın yakınındaki endüstri
    işletmelerinde çalışmak zorundaydılar. Bunlardan biri IG Farben firması için
    sentetik benzin ve sentetik kauçuk üreten bir tesisti. Diğer bir büyük Alman
    firması Krupp'un da Auschwitz'in hemen yakınında fabrikaları vardı. Bu firmalar
    Nazi yöneticilere her işçi için kira ödüyor, dolayısıyla SS'ler esirler üzerinden
    para kazanıyorlardı.

    İşçiler sadece SS personelinin değil, Alman firmaların sivil memurlarının da
    haksız davranışlarına maruz kalıyorlardı, onların kişisel yargılarına terk
    edilmişlerdi. Ufak bir suçta, ya da sadece zevk için, ani kararlarla vurularak
    öldürülmeleri sıradan olaylardı.


    Kampın özel alanları

    Kampın özel bir alanı kadınlar bölümüydü. Kanada isminde bir başka alanda,
    Alman hükümetine iletilmek üzere, öldürülen tutukluların eşyaları toplanırdı;
    kıyafetler, ayakkabılar, bavullar ve insan saçlarından oluşan dağlarda gözlük,
    oyuncak, yüzlerce kilo takma altın diş, mücevher, para, hisse senedi, banka
    defterleri vs. bulunuyordu.


    Müttefiklerin bilgileri

    RAF Casus fotoğrafı 1944Almanya ile savaşan müttefikler, 31 Mayıs 1944'den
    itibaren detaylı olarak tüm kampların havadan görüntülerini elde ederler. 2003
    yılında Royal Air Force, Auschwitz üzerindeki casus uçuşlarından elde edilen,
    yanan ceset yığınlarının da görüldüğü ilk fotoğrafları yayımlamıştır. Kaçmayı
    başaran iki tutuklu Rudolf Vrba ve Alfred Wetzler, 1944 yazında kampın tam
    tarifini ve planlarını hazırlayarak müttefiklere ulaştırırlar. Witold Pilecki gönüllü
    olarak esir konumunda kampa girerek, batılı müttefiklere birçok rapor gönderir.
    13 Eylül 1944 tarihinde ABD bombardıman uçakları Auschwitz yakınlarındaki
    Buna-Werke isimli fabrikaya bir saldırı düzenler ve kayda değer bir zarar verir.
    Müttefik hava güçlerinin kampı ve esirleri oraya ulaştıran demiryollarını
    bombalaması gerekmez miydi sorusu hâlâ tartışılmaktadır.


    Ölüm yürüyüşü ve kurtuluş

    17 Ocak ve 23 Ocak 1945 arasında 60.000 kişi kamptan çıkartılarak batıya
    doğru bir nevi tehcire zorlanır. Bu yürüyüşe katılamayan güçsüz ya da hasta
    7.500 tutuklu kamplarda ya da çevresinde kalır. 300'den fazlası vurularak
    öldürülür. Kızıl Ordu'nun hızlı ilerlemesinin planlanmış bir imha hareketini önlediği
    yönünde tahminler yürütülmüştür.

    27 Ocak 1945'de General Pawel Kurotschkin komutasındaki 60. Ordu Ukrayna
    cephesi birlikleri öğleden önce Ausschwitz III Monowitz kampına gelirler. Orada
    bırakılmış yaklaşık 600 ila 850 tutukludan 200'ü tıbbi yardıma rağmen takip
    eden günlerde güçsüzlükten ölür.

    Birlikler, 27 Ocak öğleden sonra ana kamp Auschwitz I ve Auschwitz-Birkenau
    kamplarına girerler. Birkenau'da 4.000'i kadın olmak üzere 5.800 güçsüz ve
    hasta tutuklu geride bırakılmıştır. Dezenfekte edilen barakalarda, enfeksiyonlu,
    eksik beslenmiş ve travmalı tutuklulara bakım yapılır.

    Bir kaç gün sonra dünya kamuoyu bu hunharca eylem konusunda bilgilendirilir.
    Kamplarda, SS'in geride bıraktığı bir milyondan fazla giysi, yaklaşık 45.000 çift
    ayakkabı ve 7 ton insan saçı bulunur.


    KAYNAK
    11 Haziran 2006 tarihli Almanca Vikipedi
    KZ Auschwitz-Birkenau maddesi

    ***

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    ***

    Polonyaca ismi "Oswiecim" Sadece bu kampta naziler yirmisekiz farklı milletten, yaklaşık dörtmilyon insanı yok etmişler.


    Siz bilenler
    açlığın gözleri parlattığını bilirmiydiniz
    susuzluğun kararttığını
    Siz bilenler
    insanın annesinin ölüsüne bakabileceğini bilirmiydiniz
    ağlamadan
    Siz bilenler
    sabahleyin ölümün özlendiğini bilirmiydiniz
    ve akşam ondan korkulduğunu
    Siz bilenler
    bir günün bir yıldan daha uzun olduğunu bilirmiydiniz
    bir dakikanın bir ömürden daha uzun olduğunu
    Siz bilenler
    kemiğin gözden daha hassas olduğunu bilirmiydiniz
    sinirlerin kemikten daha güçlü
    yüreğin çelikten daha sert olduğunu
    (...)
    acının sonsuz olduğunu bilirmiydiniz
    korkuncun sınırsız olduğunu
    bilirmiydiniz
    Siz bilenler




    CHARLOTTE DELBO
    (YORUM: EVA AKERBERG)
     
  2. HaliliOzturk

    HaliliOzturk Onursal Üye

    Kayıt:
    3 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    7.283
    Beğeniler:
    9.860
    Seviye:
    İbret olmasını dilerim tüm insanlığa şu ana kadar yaşanmış tüm bu ve buna benzer berbat olayların. Ancak olmayacak duaya da amin denmiyor sanırım... Akıllanmıyoruz, böyle giderse de akıllanmayacağız :(. Bitmiyor ne yazık ki savaşlar... Bitiremiyoruz...
     
    Derya AKYILDIZ bunu beğendi.
  3. t-genc

    t-genc Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    21 Haziran 2006
    Mesajlar:
    715
    Beğeniler:
    440
    Şehir:
    etiler/istanbul
    Seviye:
    binlerce musevi katledildi o dönemlerde:(
     
    sare bunu beğendi.
  4. tayfur

    tayfur Onursal Üye

    Kayıt:
    22 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    1.635
    Beğeniler:
    1.028
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Şu anda tekrar forumda yer almasının özel bir sebebi var mı?
     
    sare ve sönmez bunu beğendi.
  5. Derya AKYILDIZ

    Derya AKYILDIZ Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2006
    Mesajlar:
    1.551
    Beğeniler:
    1.807
    Şehir:
    Ataşehir
    Seviye:
    Bence musevi yada başka bir dine mensup olması hiçbirşey farkettirmemeli. İnsan olması yeterli. Hatta herhangi bir canlı olması bile yeter.

    Forumda yer alması için özel bir sebebi mi olmalıydı? İnsan olmamız yeterli sebep değil mi? ayrıca konunun başında koyu siyah bölümde yeterli açıklamayı yaptığımı sanıyordum. (sorunun konu içinde, üstelik ortaya doğru sorulmasının yanlış bulduğumu söylemek isterim. bunun için pm'i kullanmanız daha uygun olacaktır)
     
  6. Uğur Taşdemir

    Uğur Taşdemir Bisikletkolik

    Kayıt:
    8 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    1.030
    Beğeniler:
    658
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    24 milyon insan... 20 milyon diye biliyordum. 4 milyon daha fazlaymış. İnanması güç. Acı verici bir his... 24 milyon...
     
    Derya AKYILDIZ bunu beğendi.