Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Nabız takibine dayalı antrenman

Konu, 'Sağlık - Antrenman - Beslenme' kısmında Bahadır Gürel tarafından paylaşıldı.

Etiketler:
  1. Bahadır Gürel

    Bahadır Gürel Onursal Üye

    Yaş:
    48
    Kayıt:
    7 Haziran 2011
    Mesajlar:
    1.864
    Beğeniler:
    6.452
    Şehir:
    Maltepe/İstanbul
    Adı:
    Bahadır Gürel
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    Merhaba,

    Fletcher Spor Bilimleri’nden Eddie Fletcher nabız takibine dayalı antrenman konusunda çok güzel bir makale yazmış. Zamanında bu makaleyi incelemiş ve faydalarını da görmüştüm. Bu hafta gribal bir enfeksiyon nedeniyle bisikletin başına geçemiyorum; sıkıntıdan bisikletle ilgili konuları karıştırırken bu makale aklıma geldi. Internet adresini bulup bu foruma koysam veya kopyala-yapıştır yapsam iyi olur diye düşünüyordum ama bu yüzeysel ve anlaşılmaz bir şey olur diyerek makaleyi özetlemeye ve az buçuk kendi tecrübelerimi de eklemeye karar verdim. Bu sayede konu tartışılacaksa da güzel bir şey ortaya çıkar. Önce belirteyim; bu forumda bu konuda çok deneyimli arkadaşlar var. Yani yazacaklarımın özü sadece makaleden alıntılar olacak, ben kendimden örnek verdim; doğrudur, yanlıştır… elçiye zeval olmaz :) Tartışmaya da çok açık bir konu. En azından nabız ölçer aletlerimiz bir işe yarar belki.

    Dinlenik Nabız (Resting HR)

    Performans bisikletçiliğinin nabza göre şerbet olayında sanırım ilk iş dinlenik nabzı bulmak. Dinlenik nabız, uyanıkken ulaştığımız en düşük nabızdır diyebilirim. Bunu bulmak için şu yolu izleyebiliriz: Sabah uyandıktan sonra ilk iş tuvalet ihtiyacını gideririz; banyo filan yapmadan ve hatta hiçbir şey yapmadan önce nabzımızı ölçeriz. Bu ölçüm öncesinde herhangi bir hastalığımız filan olmamalı, stresli bir durumda da olmamalıyız (nedenini tahmin etmek güç değil). Nabız ölçer kayışı göğsümüze taktıktan ve ilgili cihazı açtıktan sonra yatağa uzanıp birkaç dakika dinlenmeliyiz. Arada nabzımızın kaç gösterdiğini kontrol edip en düşük değere ulaştığını gördüğümüzde bu değeri not alırız. Ben bu yönden şanssız biriyim. Kalp ameliyatı olduğum için göğüs kafesimde teller var. Nabız ölçer bu tellerden dolayı düşük nabızları görmüyor. Mecburen ölçüm için ben elektronik tansiyon aletini kullanıyorum. Bir hafta boyunca bu ölçümleri yapıp, bulduğumuz en düşük değerleri not alıyoruz. Bir hafta sonunda güvenilir bir ortalama değeri elde edebiliriz. İşte bu değer dinlenik nabız değerimiz oluyor. Ben yaptığım ölçümlerde 55 olarak ölçmüştüm. Ancak bir noktayı özellikle belirteyim: Evet, düşük nabız sporcu bir yapımız olduğuna işaret edebilir ama genetik yapımız da düşük bir dinlenik nabız çıkartıp bizi aldatabilir. Ayrıca bu yaşla da orantılı. Örneğin 12 yaşındaki kızımın dinlenik nabzı havalarda uçuyor. Açıkçası bunu kıyas olarak kullanmak pek bir işe yaramıyor. Sadece bizim için bir baz oluşturuyor.

    Maksimum Nabız

    Çoğumuzun bildiği yöntem, 220’den yaşımızı çıkarmak olacaktır. Ancak bu çok oynak ve güvenilir olmayan bir değer veriyor. Örneğin benim yaşım 45; buna göre maksimum nabzım 175 olmalı. Ancak ben bu değerlerdeyken hiç de rahatsız bir durumda olmuyorum. Nabzım 185’e çıktığında ancak zorlandığımı hissediyorum. Daha keskin bir ölçüm için çok çeşitli hesaplar var ancak Eddie ustamızın önerisine göre önce 210’dan yaşımızın yarısını çıkarmak, ardından ağırlığımızın pound karşılığının %5’ini bu değerden çıkarmak ve son olarak erkekler için bu değere 4 eklemek olacak (kadınlarda ekleme yok). Buna göre benim max değerim: 184… Hiç fena değil, ben de yollarda bu şekilde olduğunu hissediyorum.

    Bu işin en iyi ölçümü bilimsel ölçüm yapan bir spor merkezine gitmek ama çoğumuzun bunu, para harcamaya değer bir şey olarak gördüğünü sanmıyorum.

    Maksimum nabzı daha sağlıklı ölçmenin bizim için uygun bir yolu da, bisikleti alıp dışarıda bunu ölçmek olabilir. Şöyle: Düz bir yolda 15 dakika bisiklet sürerek ısınırız. Sonra uzun bir yokuşun başına gelip bizim için düşük bir tempoda yokuşu tırmanmaya başlarız. Ancak bir farkla: dakikada bir tempomuzu biraz daha arttırırız. En az beş dakika ya da artık daha fazla hızlanamayacağımız bir noktaya kadar devam ederiz. İşte o noktaya geldiğimizde ayağa kalkıp yokuş yukarı 15 saniye sprint atmaya çalışırız ve bu sürenin sonunda durup nabzımızı kontrol ederiz. Çıkan değer max nabzımız olacak.

    Nabız Bölgeleri

    Artık dinlenik ve maksimum nabzımızı bildiğimize göre nabız bölgelerine bakabiliriz.

    Zone 1 (max nabzın %60-65’i): Uzun hafif sürüşler; yağ depolarını yakma bölgesi.
    Zone 2 (max nabzın %65-75’i): Temel antrenman bölgesi; orta seviye bir streste uzun sürüşler
    Zone 3 (max nabzın %75-82’si): Aerobik kapasiteyi ve dayanıklılığı geliştirmek için orta seviyede ancak biraz daha güce dayalı sürüşler
    Zone 4 (max nabzın %82-89’u): Yarış için hazırlanırken pace simülasyonu
    Zone 5 (max nabzın %89-94’ü): Anaerobik sınırı yükseltmek için 20 ve 40 km’ye dayalı zamana karşı sürüşler
    Zone 6 (max nabzın %94-100’ü): Maksimum gücü ve hızı arttırmak için yüksek şiddette interval antrenmanı

    Ortalama Nabız

    Yaklaşık 2 saatlik bir tura çıkıp, dönüşte nabız ortalamamıza baktığımızda 130 gibi bir değer görünce ortalama nabzın bu olduğunu biliriz. Ancak nabza dayalı antrenmanlarda bu gerçek bir ortalama değil. Çünkü tur boyunca ağırlıkta olarak Zone 2’de kalmış olsanız da diğer Zone’lara da uğramış olursunuz genellikle. Ancak gerçek bir Zone 2 antrenmanı sonunda ölçeceğiniz 130 değeri antrenman boyunca %90-100 aralığında olmak zorunda. Bu şekilde efektif bir nabız kıyaslaması yapılabilir ve istenilen gelişmeler bu tür antrenmanlar tekrarlanarak elde edilebilir.

    Yavaş Git, Hızın Artsın

    İlginç bir konu var sırada: Önce birkaç ay Zone 1 ve Zone 2 antrenmanları yapın (ortalama nabız kısmında anlatıldığı şekilde). Evet, gerçekten çok sıkıcı; size kimse eşlik etmek istemez ve yavaş gittiğiniz için zaman da geçmez. Ancak işin kuralı bu. Kendinizi motive etmek için şu yolu izleyebilirsiniz: Aynı Zone’da kalarak önceki sürüşlerinize göre daha hızlı gidebiliyor musunuz? Bu gelişmeyi gördüğünüzde aklınıza şu da gelebilir: Madem bu nabızda şu hıza ulaşıyorum, nabzı biraz daha yükseltsem neler olur? (ancak bu sadece düşüncede kalmalı). Çalışma şekli: 3 saat Zone 2 çalışması. Zone 2’nin üstüne çıkmana neden olacak yokuşları çıkma sakın.

    Bu çalışma prensibi çok ilginçtir yapabileceğiniz hız kapasitenizi arttırıyor.

    Yağ Yak, Zamandan Tasarruf Et

    Yağlarımızı yakmayı çok isteriz de, okulumuz-işimiz nedeniyle, günde 5-6 saat Zone 2’de bisiklet sürmeyi göze alamayız. Bunun alternatif bir yolu ise yüksek şiddette interval antrenmanı yapmaktır. Daha fazla yağ yakarız ve bir saatin altında antrenmanı bitiririz.

    Önce bisikletle 15 dakika ısınalım. 4-6 kez 30 saniyelik sprint atalım ve sprint aralarında 4-5 dakika hafif pedallayalım. Bu sırada nabzımızın %85-90’ı gösterdiğini görmeliyiz. Bunu 6-8 hafta tekrarlarsak ve gıda tüketimimiz değiştirmezsek yağ yaktığımızı görebiliriz.

    Dayanıklılık Canavarı Olalım

    Kaçımız uzun bir turun son 20 km’sinde kendimizi pedal çeviremeyecek halde buluyoruz? Bunun nedenleri arasında çok hızlı gitmek, yakıtımızı veya vücuttaki sıvıyı tüketmek, ya da çok fazla yokuş çıkmak olabilir. Ancak ana nokta dayanıklılığımızın eksik olmasıdır. Bu da nabız antrenmanıyla çözülür.

    Hafta içinde bir kez 3-4 saat Zone 2’de, bir kez 2 saat Zone 3’te sürmek dayanıklılığımızı önemli ölçüde arttırmaya başlar. Çalışma planı: Her saat 10 dakika Zone 3-4 patlaması yaparak, 3-4 saat Zone 2’de sürüş.

    Herşey Basit Olmalı

    Antrenmanlarınızda zor günlerinizde sürüşleriniz gerçekten zor olmalı, kolay günlerinizde sürüşleriniz de kolay olmalı. Bir sürüşte bu ikisi birbirine karışmamalı. Vücut ancak bu sayede akıllanıp gelişebiliyor. Ayrıca recovery konusuna da zaman ayırmak gerekiyor ki bu Zone 1’e denk geliyor. Haftada bir gün Zone 1’de sürmek gerekiyor.
     
    3rsin, barkamon, Furkan TK ve 40 kişi daha bunu beğendi.
  2. Emirhan Bey

    Emirhan Bey Yeni Üye

    Kayıt:
    20 Ekim 2013
    Mesajlar:
    29
    Beğeniler:
    12
    Şehir:
    İSTANBUL
    Seviye:
    bunu paylaştığınız için teşekkür ederim faydalı oldu
     
    Bahadır Gürel bunu beğendi.
  3. Bahadır Gürel

    Bahadır Gürel Onursal Üye

    Yaş:
    48
    Kayıt:
    7 Haziran 2011
    Mesajlar:
    1.864
    Beğeniler:
    6.452
    Şehir:
    Maltepe/İstanbul
    Adı:
    Bahadır Gürel
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    Arkadaşlar biliyorsunuz Kasım ayında Eddie Fletcher'ın nabız takibine dayalı antrenman sisteminden bahsetmiştim.

    Yine aynı yöntemi baz alan bir konuyu daha özetlemek istiyorum. Joe Friel, 70 yaşını devirmiş, triatlon alanında danışmanlık ve koçluk yapan bir deneyim abidesi. Kendi sitesinde başarıyı getiren antrenman programından söz ediyor. Okuduğum son yazısı altın değerinde olduğundan burada paylaşmak istedim.

    Friel, başarıyı yükselten tekniğin polarize antrenmandan geçtiğini söylüyor. Polarize antrenman nedir kısaca açıklayayım: Düşük ve yüksek şiddette antrenman yaparken orta şiddeti minimumda tutmak olarak özetlenebilir.

    Konu tamamen nabız ölçümüne dayandığı için düşük, orta ve yüksek şiddet antrenmanları Zone 1, Zone 2 ve Zone 3 ile tarif edeceğim.

    Düşük şiddet antrenmanı, kısaca Zone 1: Aerobik sınır olup genellikle anaerobik sınırın 30 bpm altında kalır. Aerobik ve anaerobik enerji üretimi bu forumda çok kez açıklandığından es geçiyorum. Bisiklet dilinde Recovery sürüşü diyebiliriz.

    Yüksek şiddet antrenmanı, kısaca Zone 3: Anaerobik sınır.

    Orta şiddet antrenmanı, kısaca Zone 2: Aerobik sınırla Anaerobik sınır arasında kalan bölge.

    Gelelim esas konuya:

    International Journal of Sports Physiology and Performance'ın Mayıs 2013 raporuna göre: Madrid Üniversitesi'nden bir grup araştırmacı, 10 hafta boyunca, 10 km koşucularından bir gruba polarize antrenman (düşük-yüksek şiddet) diğer gruba da aerobik-anaerobik sınırlar arası antrenman (orta-yüksek şiddet) uygulatıyor. 10 haftalık antrenman sonunda her iki grup 10 km'lik bir yarışa katılıyor. Sonuç: Polarize çalışan grup (Zone 1-Zone 3) diğer gruba (Zone 2-Zone 3) 41 saniye fark atıyor. Her iki gruba uygulanan antrenmanda Zone 3 süresi aynı. Fark bir grupta Zone 1 varken diğerinde Zone 2 var.

    İlginç bir bulgu Zone 1'de ne kadar çok zaman geçiriliyorsa performansın o kadar artıyor olmasıdır.

    Kaynak: Hard-Easy Training
     
  4. yucel gulesenoglu

    yucel gulesenoglu Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    15 Ağustos 2011
    Mesajlar:
    520
    Beğeniler:
    370
    Şehir:
    karşıyaka
    Bisiklet:
    Pinarello
    Seviye:
    nabıza dayalı antrenman her ne kadar sıkıcı olsada başarının temeli sanırım bunda gizli ve spora geç yaşta başladığımdan dolayı bende nabız olayında sıkıntılıyım :( ama sanırım buna bir yerden başlamam gerek...
     
    ihtiyar bunu beğendi.
  5. Ozzgurr

    Ozzgurr Bisikletkolik

    Kayıt:
    19 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.186
    Beğeniler:
    1.746
    Şehir:
    Miami Beach & 35 1/2
    Seviye:
    Ozellikle triathlon ve ironman yariscilari icin cok onemli Zone 1 ( Temel) olusturmak. Cok SIKICI olsada yapmak gerekiyor ama yaparken isinma, soguma, esneme asamalarinida unutmamak gerekiyor.
     
  6. yucel gulesenoglu

    yucel gulesenoglu Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    15 Ağustos 2011
    Mesajlar:
    520
    Beğeniler:
    370
    Şehir:
    karşıyaka
    Bisiklet:
    Pinarello
    Seviye:
    Sanıyorum her sezon başı yapılıyor bu zone1i çünkü şimdilerde bisikletçilerdede görüyorum, adam 5-7 saat zone1de kullanıyor.
     
  7. Artık Yok

    Artık Yok Bisikletkolik

    Kayıt:
    13 Haziran 2012
    Mesajlar:
    1.357
    Beğeniler:
    1.602
    Şehir:
    Türkiye
    Seviye:
    Sporda başarının en temel prensibi devamlılıktır sonrası bedenin terbiye edilmesine bağlıdır düzenli ve kişiye uygun hazırlanan her antrenman programı ama kısa ama uzun vadede mutlaka gelişim kazandırır sezon başına hazırlananlar için kış mevsimlerinde fazla yüklemelerden kaçınılan ancak tam olarak da yatılmayan paketler önerilir buradaki asıl amaç bedeni mümkün mertebe geriye gitmeden zinde ve formda tutmaktır
     
    yucel gulesenoglu bunu beğendi.
  8. ToffieBoi

    ToffieBoi Onursal Üye

    Kayıt:
    29 Haziran 2010
    Mesajlar:
    4.484
    Beğeniler:
    7.054
    Şehir:
    İstanbul
    Adı:
    Gökhan
    Bisiklet:
    Orbea
    Seviye:
    Ben bile böyle başladım sezona şu an.
    Düşük nabızda, uzun süre sürmek, sezon başında vücudu çok iyi hazırlıyor. (öyle diyorlar yani, ben de ilk defa bu sezon deniyorum / denemeye çalışıyorum)
     
  9. yucel gulesenoglu

    yucel gulesenoglu Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    15 Ağustos 2011
    Mesajlar:
    520
    Beğeniler:
    370
    Şehir:
    karşıyaka
    Bisiklet:
    Pinarello
    Seviye:
    Gökhan, tek başına sürüşlerde oluyorda grup sürüşlerinde kantarın topuzunu kaçırıyoruz :)
     
    Cyclist999, ToffieBoi ve Ozzgurr bunu beğendi.
  10. Ozzgurr

    Ozzgurr Bisikletkolik

    Kayıt:
    19 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.186
    Beğeniler:
    1.746
    Şehir:
    Miami Beach & 35 1/2
    Seviye:
    Ayni sey benim grubumdada oluyor, sprint zonelar var arasira kopmalar felan oluyor ve nabiz saati ne kadar kendini yirtsada takmiyorsun. Zaten grupla gittigin zaman kendi temponla gitmiyorsun ( pace line oldugu icin) gruptaki performansin aslinda kisisel performans olmuyor.
     
    yucel gulesenoglu ve ToffieBoi bunu beğendi.
  11. ToffieBoi

    ToffieBoi Onursal Üye

    Kayıt:
    29 Haziran 2010
    Mesajlar:
    4.484
    Beğeniler:
    7.054
    Şehir:
    İstanbul
    Adı:
    Gökhan
    Bisiklet:
    Orbea
    Seviye:
    Yapmaya çalışıyorum demek istediğim de oydu.
    Hem grup sürüşü, hem de eve dönmek için çıkmam gereken yokuşlar.

    Bir süre ara vermek zorunda kalmıştım bisiklete. Onun üstüne başladım bir de.
    Mesela eve çıkan son 2 yokuşta, her ne kadar olabildiğince yavaş çıkmış olsam da ortalama nabzım 176 ve 178 çıktı.
    Biraz daha yavaşlasam, durup düşecektim :D
     
    ihtiyar bunu beğendi.
  12. Tuncay Üner

    Tuncay Üner Bisikletkolik

    Kayıt:
    16 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    1.031
    Beğeniler:
    657
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Ne güzel şeyler.

    Benim için pek geçerli değil malesef. Pedala bastığım gibi yokuşa başlıyorum desem yeridir. Anaerobik eşiğim olan 165bpm'yi geçmemeye çalışarak yokuşları çıkıyorum.
     
  13. Bahadır Gürel

    Bahadır Gürel Onursal Üye

    Yaş:
    48
    Kayıt:
    7 Haziran 2011
    Mesajlar:
    1.864
    Beğeniler:
    6.452
    Şehir:
    Maltepe/İstanbul
    Adı:
    Bahadır Gürel
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    Betül hn. bir düzeltme yapmış, özel mesajla bana iletmiş ancak burada paylaşmak istedim, umarım anlayış gösterir.

    Ben yazdığım yöntemi kalp ameliyatı sonrası doktorumun tavsiyesiyle tansiyon ve kilo ölçümünde uyguluyordum. Yani sabah kalkıp en uygun tansiyonu ve kiloyu bu şekilde buluyordum. Bir genelleme yaparak dinlenik nabzın da böyle olacağını varsaydığımı fark ettim. Betül Hn.'ın yazdığı daha uygun görünüyor.
     
  14. MehmetAliB.

    MehmetAliB. VivaVelo

    Kayıt:
    20 Ekim 2013
    Mesajlar:
    1.802
    Beğeniler:
    3.785
    Şehir:
    Antalya
    Seviye:
    bütün spor dalları için hatta gündelik hayat için bile nabız sayısını düşürmenin büyük faydası var.
    ben de bisiklet hakkında böyle bir araştırma arıyordum.
    teşekkür ederim. :in:
     
  15. ismail eren

    ismail eren Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    17 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    506
    Beğeniler:
    924
    Şehir:
    Yalova - Manisa
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    ben bu sabah uyanınca bir ölçüm yapayım dedim 44-45 gibi birşey çıktı. bu iyi mi kötü mü bir fikrim yok.
    nabız saati ile yaptığım ölçümlerde antremanlarımda en fazla 170 değerini gördüm.
    sizce benim nabız bölgelerim hangi aralıklar oluyor bu durumda ?
     
  16. Bahadır Gürel

    Bahadır Gürel Onursal Üye

    Yaş:
    48
    Kayıt:
    7 Haziran 2011
    Mesajlar:
    1.864
    Beğeniler:
    6.452
    Şehir:
    Maltepe/İstanbul
    Adı:
    Bahadır Gürel
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    İsmail bey, max nabız değeriniz 170'in üzerinde olmalı. Aşağıdaki sitede max nabız değeri için kullanılabilen çeşitli formüller var.

    http://en.wikipedia.org/wiki/Heart_rate

    Genellikle yaşı baz alan hesaplar bunlar. Yani çok doğru değil, böyle olması gerekir varsayımına dayalı. Benim önerim Eddie Fletcher'in yöntemini kullanarak max nabız hesabı yapmak olur. Önceki mesajımdan alıntı yapıyorum:

    "Maksimum nabzı daha sağlıklı ölçmenin bizim için uygun bir yolu da, bisikleti alıp dışarıda bunu ölçmek olabilir. Şöyle: Düz bir yolda 15 dakika bisiklet sürerek ısınırız. Sonra uzun bir yokuşun başına gelip bizim için düşük bir tempoda yokuşu tırmanmaya başlarız. Ancak bir farkla: dakikada bir tempomuzu biraz daha arttırırız. En az beş dakika ya da artık daha fazla hızlanamayacağımız bir noktaya kadar devam ederiz. İşte o noktaya geldiğimizde ayağa kalkıp yokuş yukarı 15 saniye sprint atmaya çalışırız ve bu sürenin sonunda durup nabzımızı kontrol ederiz. Çıkan değer max nabzımız olacak."


    Max nabız değerini bulunca, nabız bölgelerini hesaplayan bir çok site var. Benim dikkate aldığım site: http://www.digifit.com/heartratezones/training-zones.asp

    Bu site, zone hesaplamada yaşı, max nabız değerini ve dinlenik nabız değerini referans alıyor. Sayfanın sonunda bisikletçi için referans olan bölgeler de var. Burada Joe Friel'in dağılımı da yer alıyor.

    44-45 olan dinlenik nabzınızla ilgili olarak: Bir defa değil de bir hafta boyunca ölçüp ortalamasını almanız doğru fikir verir. Eğer bu ortalama da 45 gibi bir şey çıkıyorsa; ister genetik olsun isterse yıllarca düzenli spor yaptığınız için olsun, bu spor aktiviteleri için iyi bir gösterge. Elit spocularda bu değer 33-50 arasında (http://en.wikipedia.org/wiki/Heart_rate). Aslında olayı şöyle tarif edebilirim. Dinlenik nabız, hiç bir hareket yapmıyorken kandaki oksijenin tüm vücuda ulaştırılması için kalbin çalışma temposunu gösteriyor. Dinlenik nabzımız düşükse bir spor aktivitesi sırasında kalbimiz daha az çalışarak daha fazla oksijen taşıyacaktır. Bu da performansa etki ediyor haliyle. Örneğin ben bu yönden dopingliyim. Ana damarlarıma ek damarlar takıldığından kan iletim yolu genişledi; her gün damar genişletici ve kan sulandırıcı ilaç aldığımdan benim nabzım sürekli düşük seviyelerde dolaşıyor. Ama benim dezavantajım da ameliyattan sonra bugüne kadar hiç bir şekilde sınırlarımı zorlamamış olmam. Gücüm çok yerinde olsa da kalbimi zorladığımı hissettiğimde pedal kesiyorum.
     
    ihtiyar ve ismail eren bunu beğendi.
  17. FelixTheCat

    FelixTheCat Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    3 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    625
    Beğeniler:
    533
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Arkadaşlar dip not olarak şunu söyleye bilirim. Aktif sporcu olanların kalp kasları sedanter insanlara oranla daha çok gelişir ve kalp daha büyüktür. Bu nedenle sporcuların dinlenik nabızları oldukça düşük olabiliyor. Örneğin Maraton koşucularının nabızları dinlenik olarak oldukça düşük çıkabiliyor.
     
    ismail eren ve Bahadır Gürel bunu beğendi.
  18. yucel gulesenoglu

    yucel gulesenoglu Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    15 Ağustos 2011
    Mesajlar:
    520
    Beğeniler:
    370
    Şehir:
    karşıyaka
    Bisiklet:
    Pinarello
    Seviye:
    Peki düşürmek için benim yaşımda bir kişi ne kadar süreye ihtiyaç duymalı? Ve hangi tarz antrenman yapmalı?
     
  19. ihtiyar

    ihtiyar Onursal Üye

    Kayıt:
    10 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    1.600
    Beğeniler:
    3.684
    Şehir:
    Federal Almanya
    Adı:
    Bülent B.
    Bisiklet:
    Diğer
    Seviye:
    Ne kadar düsürmek istediginiz yazmadiginiz kaba bir sey yazayim. Azami nabzinin %70 i % 95 i arasinda 2 ay haftada 10- 16 saat arasi antrenman ile cok miktarda düsecektir. Tabii bir yandan antrenman diger yandan icki, gece hayati ... yoksa! :)
     
    yucel gulesenoglu bunu beğendi.
  20. Fırat Dizman

    Fırat Dizman Onursal Üye

    Kayıt:
    13 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    2.019
    Beğeniler:
    1.036
    Şehir:
    BABAESKİ
    Bisiklet:
    Cube
    Seviye:
    dinlenik nabız:en dinlenik hal uyanıp yataktan kalkmadan almak gerek yoksa dinlenik olmuyor...nabız bölgelerinde de aslında bazı problemler var,ama şu anki tıp bilimi bunu sunduğuna göre kabul etmek zorundayız,örnek yağ yakım aralığının çok yüksek verildiğini düşünüyorum,bu verilen aralıklarda yağ yakımından çok aerobik eşik sınırına çıkılmış gibi oluyor,iş çok basit gibi görünsede biraz karışık ve karmaşık.
     
    emrah9700, Bahadır Gürel ve ihtiyar bunu beğendi.