Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Migren

Konu, 'Sağlık - Antrenman - Beslenme' kısmında heisenberg3910 tarafından paylaşıldı.

  1. heisenberg3910

    heisenberg3910 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    28 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    710
    Beğeniler:
    449
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Migrenle ilgili biraz araştırma yaptım internetten fakat çoğu siteye güvenemiyorum.Bazıları çok genel olarak ele almış, bazılarınınki ise birbiriyle çelişiyor.Bildiğiniz güvenli siteleri, kitapları, kaynakları burada paylaşırsanız sevinirim.Tamamen araştırdıktan sonra ben de bulduklarımı sizlerle paylaşacağım.
    Vücudunuzdan sağlık, ayağınızdan pedal eksik olmasın.İyi günler.
     
    sadana bunu beğendi.
  2. sadana

    sadana Onursal Üye

    Kayıt:
    19 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    2.268
    Beğeniler:
    2.592
    Şehir:
    Adana
    Seviye:
    Halk arasında yarım baş ağrısı diye bilinen ve soğuk bir terleme ile birlikte gelip, başın ve yüzün yarısını kaplayan özel bir baş ağrısıdır. Ağrılar bazen dayanılmayacak kadar şiddetli olur. Birkaç dakika sürebileceği gibi saatlerce hatta günlerce devam eder. migren, herhangi bir hastalığın belirtisi olabildiği gibi, belirli bir neden olmadan da görülebilir. İrsi olanlar da vardır. Başın yarısında zonklamalar, bulantı ve bazen kusma görülür. Gözünün önünde siyah benekler, bulanık lekeler, uçuşur. Bazı kimseler, konuşmakta da zorluk çekerler. Ağrı geldiği zaman, karanlık bir odada sırt üstü yatmak oldukça etkilidir. Ayrıca, hazımsızlığı önlemek, haftada iki kere ılık banyo yapmak, sebze yemek ve kahve, çay, sigara, içki, gibi zararlı şeyleri terk etmek gerekir.

    Böyle bir yazı buldum.sanırım genel olarak zaten bundan ibarettir diye düşünüyorum.İyi forumlar.
     
    delqn.izkrenov ve heisenberg3910 bunu beğendi.
  3. heisenberg3910

    heisenberg3910 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    28 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    710
    Beğeniler:
    449
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Teşekkürler.Bunların benzerlerini bende okudum ama bu tamamen yüzeysel.Migren kişiden kişiye büyük farklılıklar gösteriyor ve birkaç çeşidi var.Hepsinin belirtileri ve tedavisi farklı.Bir de sebze ve meyve zararlı demiş.Doğada binlerce sebze ve meyve var.Hepsinin de farklı faydaları zararları var.En çok hangileri zararlı onu bulmaya çalışyıroum :) tekrar teşekkürler.
     
    sadana bunu beğendi.
  4. sadana

    sadana Onursal Üye

    Kayıt:
    19 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    2.268
    Beğeniler:
    2.592
    Şehir:
    Adana
    Seviye:
    Uzmanlar bazı yiyeceklerin bazı kişiler üzerinde baş ağrısı yapabildiğini belirterek, migreni olan hastalara “öğün atlamayın, sebze ve meyve ağırlıklı beslenin" önerisinde bulundu.

    -Ortak baş ağrısı yapan gıdalar arasında tunçgiller familyası var. Tabi ki bu turunçgillerin yenmeyeceği anlamına gelmiyor. Herkes belli miktarda almalı.
    -Bira

    -Kafein
    -Süt ve süt ürünleri
    -Mayalı yiyecekler
    -Eskimiş kaşar
    -Balık
    -Kurutulmuş et
    -Sosis, salam gibi yiyecekler
    -Hazır gıdaların içindeki tatlandırıcılar
    -Konserve yiyecekler
    -Fındık, fıstık, yer fıstığı
    -Kırmızı şarap

    BAŞAĞRISI NASIL GEÇER?
    -Başağrısını geçirmek için hayat tarzının değiştirilmesi gerekiyor.

    -Daha olumlu düşünülmeli
    -Yağdan daha fakir gıdalar tercih edilmeli
    -Stresi azaltmalı ve kilo vermek için spor yapılmalı
    -İçilen su miktarının artırılması (günde en az 1-1.5 litre) gerektiğine vurgu yaptı.

    -Bazı ağrılar var ki bu ağrılara mutlaka ilaç gerekir. Bu nedenle özellikle migreni olan hastalar doktora giderek kendilerine en uygun ilacı almalı ve ağrının başlayacağını hissettikleri an ilacı içmeliler. Aksi halde fazla ilaç kullanmak da zaman zaman baş ağrısı yapabiliyor. Ayrıca migreni olan hastalar öğün atlamamaya dikkat etmeli, sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeye özen göstermeliler
    ALINTI...

    Yine bir forum da buldum..Hormonlu yiyecekler migren ve genel bütün Vücuda zararı var.Baş ağrısı vs.yerleride hormonlu yiyecekler Tetikliyor.
    Tşk ler..İyi forumlar.
     
    delqn.izkrenov ve heisenberg3910 bunu beğendi.
  5. heisenberg3910

    heisenberg3910 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    28 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    710
    Beğeniler:
    449
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Alıntı yaptığınız kaynakları da belirtirseniz çok sevinirim :)
     
    sadana bunu beğendi.
  6. sadana

    sadana Onursal Üye

    Kayıt:
    19 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    2.268
    Beğeniler:
    2.592
    Şehir:
    Adana
    Seviye:
    heisenberg3910 bunu beğendi.
  7. heisenberg3910

    heisenberg3910 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    28 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    710
    Beğeniler:
    449
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    BAŞ AĞRISI
    Baş ağrısı başta, yüzde, ağızda ve boyunda bulunan bazı özel sinirler arasındaki iletişim sonucunda ortaya çıkar. Beyin, etrafında kan damarlarının yer aldığı bir zar olan kaslar tarafından çevrilidir ve beynin alt kısmında ağrıya duyarlı sinir ağları bulunur. Beyinden gelen pek çok sinir direkt yüze ve başa ulaşır. Bu sinirlerde beyine ağrı sinyallerini taşıyan reseptörler bulunur. Stres, kaslarda oluşan gerginlik ve genişleyen kan damarları ağrı hissini oluşturur. Ağrı mesajı beyne ulaştığı anda, beyin başta, yüzde ve boyunda ağrı olduğunu kaydeder.
    Gerilim tipi baş ağrısı ve migren tipi baş ağrıları, baş ağrısına yol açan iki yaygın nedenle birbirinden ayırt edilir ve açıklanabilir. Gerilim tipi baş ağrılarında ağrı hassasiyetine bağlı olarak oluşan gerilim yüzdeki, boğazdaki ve baştaki kasları zorlayabilir. Başta bulunan damarlarda oluşan şişlik ve gerginlik vasküler baş ağrısına neden olabilir. Migren, vasküler baş ağrılarının başlıca çeşididir.

    Baş Ağrısı Çeşitleri
    1)Primer Baş Ağrıları
    Primer baş ağrılarında baş ağrısı tek başına bir hastalıktır. Primer baş ağrısı tipleri:
    • Gerilim tipi baş ağrısı
    • Migren tipi baş ağrısı
    • Küme baş ağrıları
    • Günlük süregelen baş ağrısı
    • Kronik paroksismal hemikrania tipi baş ağrısı

    2)Sekonder Baş Ağrıları
    Sekonder baş ağrıları ikincil olarak ve aşağıda yer alan bazı hastalıkların bir belirtisi olarak ortaya çıkar:
    • Soğuk algınlığı, grip veya sinüzit
    • Menenjit gibi sistemik enfeksiyonlar
    • Felç veya anevrizma gibi hastalıklar sonucunda beyinde oluşan kanama
    • Diş ağrısı veya alt çeneyle kafatasının birleştiği noktada ağrı (temporomandibular eklem ağrısı).
    • Göz yorgunluğu veya glokom
    • Hipertansiyon
    • Beyin tümörü
    • Başta yaralanma
    • Alkol veya uyuşturucu kullanımını bırakmak
    • Devamlı alınan ağrı kesicilerin veya diğer ilaçların neden oldukları baş ağrıları

    Yukarıdaki sınıflama “Uluslararası Baş ağrısı Derneği” tarafından 1998’de yayınlanmıştır. Bu sınıflama hastayı değerlendirirken hekime yardımcı olmaktadır ancak her hastanın ağrısı farklı özellikler gösterdiğinden çoğu zaman kesin olarak belli bir sınıfa sokmak mümkün olmamaktadır.

    İnsanların yaklaşık %90’ı nadiren baş ağrısıyla karşılaşıyor.
    • %74’ünde gerilim tipi baş ağrısı görülüyor
    • %11’inde migren tipi baş ağrıları görülüyor
    • %0,4’ünde küme baş ağrıları görülüyor
    Pek çok kişi birden fazla baş ağrısı çeşidiyle karşılaşır. Örneğin, gerilim tipi baş ağrısı, migreni olan ve olmayan kişilerde benzer düzeyde yaygınlık gösterir. Gerilim tipi baş ağrısıyla ilgili yapılan bir araştırmada bildirildiğine göre:
    • Migreni olmayan insanların %76’sında
    • Auranın olmadığı migren ağrılarına sahip insanların %83’ünde
    • Auranın eşlik ettiği migren ağrıları olan insanların %75’inde gerilim tipi baş ağrısı görülüyor.
    Her yıl, yaklaşık 8 milyon kişi baş ağrısı şikâyetiyle doktora başvuruyor.
    • Açıklanan pek çok raporda, migren ağrılarının yaygınlığının arttığı belirtiliyor.
    • Migren tipi baş ağrıları, yaklaşık 157 milyon gün, iş yapılamamasına neden oluyor.
    • Migreni olan kişilerin %80’ninden fazlası, baş ağrısı nedeniyle günlük yaşamlarına normal bir şekilde devam edemiyor.
    • Migreni olan kişilerin sadece %8’i, ağrıların performanslarını, günlük yaşamlarını ve sosyal aktivitelerini etkilemediğini bildiriyor.
    Migren atakları, yaşları 25 ile 55 arasında olan kişilerde daha yaygın görülüyor.
    • Migreni olan kişilerde ağrılar çocukluktan itibaren artmaya başlıyor ve 40 yaşında en üst sınıra ulaşıyor.
    • 40 yaşından sonra migren ağrıları hafiflemeye başlıyor.
    • 60 ile 70 yaşları arasında migren belirtileri genellikle azalıyor ve hatta yok oluyor.

    Migrende genetik yapının da önemli bir rolü olduğu gözlemlenmiştir; migreni olan kişilerin yaklaşık %80’ninin aile bireylerinde de migren tipi baş ağrılarının olduğu belirtiliyor.

    MİGREN
    Halk arasında yarım baş ağrısı diye bilinen, başın ve yüzün yarısını kaplayan özel bir baş ağrısıdır. Ağrı bazen enseden, bazen de belirli yeri olmayan şiddetli bir ağrıdır. Ağrılar bazen dayanılmayacak kadar şiddetli olur. Birkaç dakika sürebileceği gibi saatlerce hatta günlerce devam edebilir. Migren, herhangi bir hastalığın belirtisi olabildiği gibi, belirli bir neden olmadan da görülebilir.
    Migren atakları, pek çok faktörün neden olabildiği, yineleyen, orta düzeyde veya şiddetli baş ağrısı nöbetleridir.
    Migren tipi baş ağrıları, beyindeki kan damarlarının önce daralıp ardından genişlemesine neden olan elektrokimyasal dengesizlik sonucunda ortaya çıkmaktadır. Kan damarlarının etrafındaki sinirler, salgıladıkları kimyasallarla inflamasyon oluşmasına neden olur. Migren ataklarında hissedilen ağrının sorumlusu, bu inflamasyondur. Kan damarlarının daralması, beyine daha az kan gitmesine neden olur; migren bağlantılı, görmede bozukluk, uyuşukluk, karıncalanma, halsizlik ve geçici felç durumlarının bu nedenden ortaya çıktığı düşünülmektedir.
    Migren tipi baş ağrıları, primer baş ağrılarındandır ve sekonder baş ağrısı olduğuna dair bir kanıt yoktur.

    Migren Çeşitleri
    Aurasız Migren: Doğrudan doğruya baş ağrısı şeklinde görülüyor. En yaygın tür olmakla birlikte risksiz.

    Auralı Migren: Yaygınlıkta ikinci sırada. Baş ağrısına ilaveten aura görülüyor.

    Hemiplejik Migren: 10 bin kişide bir görülüyor. Ağrıdan önce bütün gün sürebilen güçsüzlüğün yanı sıra uyuşma, görme bozukluğu veya konuşma bozukluğu oluyor.

    Baziler Migren: Nadir görülür. Çift görme, baş dönmesi, uyuşmalar veya bulantı gibi belirtiler yaşanıyor.

    Migren Auraları
    Migren tipi baş ağrıları olan kişilerin %10'unda veya %20’sinde baş ağrısı başlamadan önce 10 ile 20 dakika arasında bir süre aura görülmektedir. Aura, beyindeki kan damarlarının daralmasının bir sonucudur. Kan akışının azaldığı bölge, aura belirtilerinin en önemli belirleyicisi olmaktadır.
    Bir aura, her zaman olmamakla beraber genelde görseldir. Görsel aura belirtileri şunlardır:
    • Gümüş çizgiler
    • Parlak ışıklar
    • Aşırı parlak ışıklı objeler
    • Bütün objelerin gri veya sarı görünmesi
    • Düz objelerin eğri büğrü görünmesi
    • Dans eden ve hareket eden örümcek ağları
    • Hareket eden siyah maskeler
    • Işıldayan parmaklıklar
    • Gümüş yıldızlar
    • Isı dalgaları
    • Altın ışıkların çakması
    • Zigzag ışık çubukları
    • İkili görme
    • Kör noktalar
    Auralar ayrıca yüzde, kollarda ve bacaklarda karıncalanma ve uyuşukluk şeklinde ortaya çıkabilir. Bazı migren hastalarında halsizlik, konuşma güçlüğü veya geçici felç görülebilir.

    Migreni Tetikleyen Unsurlar
    Vücudumuzun düzenli bir şekilde çalışabilmesi için psikolojik durumumuzun da sağlıklı olması gerekmektedir. Bu durumu en olumsuz etkileyen faktörlerin başında şüphesiz stres gelir. Stres altında kaldığımız durumlar, bu ister iş yaşamımızdaki zorluklar yüzünden olsun, ister bir arkadaşımızla aramızdaki tartışma ve anlaşmazlıktan olsun, genel sağlığımızı olumsuz etkilediği gibi, migreni de tetiklediği düşünülmektedir. Bilinmektedir ki stres dolaşım sistemimizi negatif etkilemeden tutun, hormonal dengemizin bozulmasına kadar pek çok süreçte kendini göstermektedir.
    Sigara kullanımı veya sigara içilen ortamlarda bulunmak migren ataklarına sebep olabilir. Bunların yanında uyku düzenindeki değişiklikler veya uykusuzluk da migreni olan kişiler için tetikleyici görevi üstlenebilmektedir.
    Pek çok sağlıklı insanı da rahatsız eden göze direk gelen ışık kaynakları, aşırı ses çıkartan müzik sistemleri, havasız mekânlar, ağır kokular da diğer unsurlar arasında sayılabilir.
    Migrenli kadınların yaklaşık %70'inde ataklar adet döneminde sıklaşır ve şiddetleri artar. Bazı kadınlarda ise migren krizleri sadece adet dönemlerinde olur. Bir kısım kadın hasta özellikle menstrüasyon sırasında olan ağrılarının daha şiddetli olduğunu ifade ederler.
    Şüphesiz olumsuz hava koşulları (aşırı sıcak, soğuk) bütün insanları etkilese de, migren üzerinde tetikleyici olabildikleri sanılmaktadır. Bu yüzden migrene sahip kişilerin ani hava değişimleri ile hava akımları için daha dikkatli olmaları gerekmektedir. Bazı migren hastaları yoğun fiziksel aktivite (aerobik, jimnastik gibi sporlar veya diğer spor etkinlikleri, ev temizliği vb.) sonrasında migren ağrılarının başladığını söylemektedirler.
    Fazla uyku ve uykusuzluk migren krizini başlatabilir. Ayrıca bazı ağır kokular migreni provoke edebilir, bu durumlardan kaçınılmalıdır.
    Son olarak migreni olan kişilerin beslenmesine özen göstermesi, öğün atlamaması ve mümkün olduğu kadar düzenli yemek yemeleri, aşırı yemekten kaçınmaları önerilebilir.

    Tüketilen Gıdalar Çok Önemli
    Migrenin gıdalarla tetiklenmesi de üzerinde çok durulan konulardan biri. Prof. Dr. Mustafa Ertaş ve bir grup araştırmacının yeni tamamladığı araştırmayla hangi gıdaların ağrıyı tetiklediği ortaya kondu. Buna göre, migreni olan ve büyük çoğunluğu kadın 30 kişinin kanlarında 266 farklı gıdaya karşı duyarlılık testleri yapıldı. Test sonuçları bildirilmeden hastalara duyarlılık saptanan gıdalardan bir dönem zengin, bir başka dönem de fakir diyet verildi. Ardından ağrı sıklıklarına bakıldı. Diyetten duyarlılık saptanan gıdalar çıkarılınca, başka hiçbir şey yapmaksızın migrenli günlerin sayısı düştü. Duyarlı olunan gıdalar içinde önde gelenleri baharatlar, balık, nişasta, sebzeler, meyveler, katkı maddeleri ve süt ürünleri...

    EKLEME: Duyarlı olunan gıdalar kişiden kişiye büyük farklılıklar gösterebiliyor. Örneğin bir kişi süt ve süt ürünlerine aşırı duyarlılık gösterirken, diğer kişi hiç etkilenmiyor hatta fayda sağlayabiliyor. Duyarlılık gösterdiğimiz gıdaları tespit edebilmemiz çok güç. Çünkü aldığımız gıdaların içerisinde onlarca çeşit madde var ve vücudumuzun hangisine duyarlılık gösterdiğini tahmin edemiyoruz.
    Duyarlı olunan gıdaları öğrenebilmek için imupro300 (tip3 alerji) adında bir kan testi yaptırmamız gerekiyor. Bu test ile duyarlı olduğumuz maddeler saptanıyor. Saptanan maddeler bakımından yüksek olan gıdalar diyet listemizden çıkarılıyor ve böylece migren ağrılarının azalması sağlanabiliyor.

    Imupro300 (tip3 alerji)
    İntolerans kesinlikle tipik alerjilerle karıştırılmamalıdır. Alerji, vücuda giren ama aslında zararsız olan bir maddeye karşı vücudun başlattığı bir savunma reaksiyonudur. Bir alerjinin karakteristik özelliği, belirtilerinin (dudakta ve boğazda şişmeler, nefes darlığı, arka arkaya hapşırmalar ve ciltte döküntüler, vb.) aniden ve sert bir şekilde ortaya çıkmasıdır. Reaksiyon, gıdanın tüketilmesinden kısa bir süre sonra başlar. Gıda alerjileri böylelikle kolayca ayırt edilebilir. Halkın çok düşük bir yüzdesini etkilemekte olan bu tür alerjileri ImuPro300 tanımlayamaz. Birçok insan farkında olmasalar dahi bazı gıdalara karşı duyarlıdırlar Gıda alerjilerinin seyrek olmasına karşı gıda intoleransına sıkça rastlanır. Anne sütü ile bebeğe geçebildiği gibi zaman içerisinde de oluşabilir ve asıl karmaşık olan, bu duyarlılığa bağlı gelişen rahatsızlıkların bazen alerjik tepkilere benzeyebilmelerinin yanında, bazen saatler hatta günler sonra ortaya çıkabilmesidir. Şöyle ki, salata, domates, patates, yoğurt, süt v.b. ürünler size dokunuyor olabilir. Sonuç olarak bağışıklık sisteminiz yüklenir ve metabolizmanız etkilenir, farklı bir tat veya koku almamanıza rağmen sağlığınız bozulabilir. Ve genellikle beslenme alışkanlıklarımızın sağlığımızı etkileyebileceği hep göz ardı edilir. İşte burada ImuPro300 testi devreye giriyor. Eğer bir gıdaya karşı vücudumuzun bağışıklık konusunda problemi varsa, antikor dediğimiz G tipi globülinleri oluşturmaya başlar. Bu antikorları ImuPro300 testi, yaklaşık 300 farklı gıda için güvenli bir şekilde ortaya çıkarabilir.
    Çoğunlukla farkında olunmasa da Gıda Duyarlılığına bağlı alerjik reaksiyonlar günümüzde en çok rahatsızlıklara neden olan faktörlerdendir. İngiliz Alerji Vakfı’nın (British Allergy Foundation) tahminine göre Avrupa ve ABD toplumun % 45’i gıda duyarlılığına bağlı sağlık sorunları yaşamaktadır. Bağışıklık sistemin kişiye göre değişen gıdalara tepki vermesinden oluşan enflamasyon, farklı hastalıklara neden olabilir. Bu hastalıkların ve daha fazlasının ortak nedeni kronik enflamasyondur. Bahsettiğimiz Gıda Duyarlılığı gecikmeli reaksiyon gösteren IgG’ye bağlı Tip 3 Alerjisidir ve kesinlikle tipik alerji olarak bilinen IgE’ye bağlı olan Tip 1 Alerji ile karıştırılmamalıdır. IgE’nin varlığı iyi belirlenmiştir ve histamin salınımı nedeniyle semptomların hemen başladığı bir atopik reaksiyonu temsil eder. Tip 1 alerjilerinin seyrek olmasına karşın Tip 3 Gıda Duyarlılığına sıkça rastlanır. Anne sütü ile bebeğe geçebildiği gibi zaman içerisinde de oluşabilir. Eğer vücudumuzun bir gıdaya karşı bağışıklık konusunda problemi varsa, G tipi Globülinler (IgG) oluşturmaya başlar. Bu antikorlar, kan örneğinde bakılan ImuPro300 testi ile yaklaşık 300 farklı gıda için güvenli bir şekilde ortaya çıkarılabilir. Belirli gıdalara karşı duyarlı olmamızın birden fazla nedeni olabilir. Bu nedenler arasında gıdaların üretilme / saklanma şekilleri, tek yönlü yeme alışkanlıklarımız, stres, çevresel etkiler, antibiyotik kullanımı, bir şekilde aldığımız toksik maddelerden söz edebiliriz. Bu da barsak fonksiyonlarımızı, yani sindirim sistemimizi etkiler ve yediklerimiz bağışıklık sistemimiz tarafından yabancı madde olarak algılanabilir. IgG tespitinin değeri uzun süre anlaşılmamıştır. Yeni yayınlar IgG’nin belirlenmesine dair kanıtları belgelemektedir ve ardından etken gıdadan uzak durularak uygulanan tedavi, ilgili hastalıklar için önemli bir gelişme yaratmıştır. İngiliz Alerji Vakfı tarafından yürütülen bir çalışma hastalara yararlarını olduğu kadar sağlık sigortası sistemi ve toplum için de sağlanan ekonomik avantajları ortaya koymuştur. Gıdalar potansiyel antijenleri temsil ettiği için ve gıdalar her gün hatta günde pek çok kez tüketildiği için, eğer organizma belli bir gıdaya immün reaksiyon geliştirirse, bu gıdanın kronik inflamatuar hastalık etkeni olacağı açıktır. Gıdaya spesifik IgG’nin belirlenmesi, enflamasyondan sorumlu gıdanın belirlenmesini mümkün kılar ve yalnızca bu gıdadan uzak durmak bile etkene yönelik bir tedavi oluşturur. Gıdaya spesifik IgG’nin belirlenmesi etiyolojisi bilinmeyen tüm kronik enflamatuar hastalıklarda önerilmelidir.

    Imupro300 Gıda Listesi

    Migren Kalıtsal Mıdır?
    Migren hastalarının ailesinde genelde migrenli kişiler vardır. Ancak migren hastalığı kalıtsal olarak geçmemektedir. Aileden migrene yatkınlık alınır. Vücudu etkileyen dış etkenler yatkın kişilerde öncelikle migrenin ortaya çıkmasına neden olur.

    TEDAVİ
    Etkin migren tedavisi öncelikle doğru tanı konması, bunun hastaya açıklanması ve hastanın herhangi bir rastlantısal başka bir hastalığı olması durumunda buna ilişkili bir tedavi planı oluşturulması ile başlar. En rahatsız edici belirtilere en uygun müdahale şeklinin bulunması amaçlanır. Belirtiler de göz önünde bulunmalıdır çünkü tedaviden önce tanıdan mutlaka emin olunmalıdır. Belirli bir migren ilacı, migren taklidi olan bir hastada yararsız olacaktır, hatta tehlikeli de olabilir.

    1)Akut Tedavi: Tedavi, atağa göre ve atağı yaşayan kişiye göre biçimlendirilmelidir. Önceki tedavi geçmişi öğrenilmeli ve başarılı/başarısız durumlar sorgulanmalıdır. Akut tedavi, baş ağrısı başladıktan sonra bunu geri çevirmeyi veya baş ağrısının ilerlemesini durdurmayı amaçlar. Seçilecek ilaç, baş ağrısı ataklarının şiddeti ve sıklığına, ilişkili belirtilerin durumuna, diğer hastalıklarının varlığına ve daha önceki tedavilere cevap şekline göre belirlenir. Aşırı ilaç kullanımı ve yan etkiler göz önünde bulundurulmalıdır.

    2) Önleyici (Profilaktik) Tedavi: Baş ağrısı var olsun veya olmasın atak sıklığını, şiddetini ve süresini azaltmak için önleyici (profilaktik) tedaviler uygulanır. Atağın öncesinde verilebileceği gibi kısa veya uzun vadeli de verilebilir. Varlığı bilinen bir tetikleyici olduğunda veya baş ağrısının öncü bir belirtisinin varlığı durumlarında da verilebilir.
    Tedavi Önceliklerinin Belirlenmesi: Tedavinin hedefi, baş ağrısının ve buna ilişkin diğer belirtilerin giderilmesi ya da önlenmesi ve hastanın mümkün olduğunca normal işlevlerine geri döndürülmesidir.

    Migren Ağrılarının Tedavisi İçin Öneriler
    Amerikan Tıp Birliği’nin (AMA) önerdiği “Baş Ağrısı Tedavisinde Yedi Adım”:

    1. Baş ağrılarınız için bir not defteriniz olsun. Her baş ağrısının ortaya çıktığı günü, başlama saatini ve ne kadar sürdüğünü not alın. Ayrıca, semptomlara eşlik eden mide bulantısı ve kusma; ışığa, sese veya kokuya karşı hassasiyet; muhtemel migren tetikleyicileri ve aura durumlarını da defterinize kaydedin.

    2. Migren atağının gelmek üzere olduğunu haber veren prodromal semptomları tanımlamak için ailenizden yardım isteyin. Baş ağrısından önce ortaya çıkan bu semptomlar açlık, susuzluk, esneme, yorgunluk, depresyon, kendini aşırı derecede zinde hissetme, sinirlilik, halsizlik, uykulu olma, ışığa veya sese karşı hassasiyet, titreme, fazla idrar yapma, ishal, kabızlık, veya idrar tutulması olabilir.

    3. Yanınızda her zaman en az bir doz ilaç bulundurun.

    4. İlaçlarınızı doktorunuzun önerdiği şekilde alın. İlaçları tavsiye edilenden daha sık kullanmayın. Doktorunuzla görüşmeden, ilaç kullanımını bırakmamalısınız.

    5. İlacınızı almayı unuttuğunuzu fark ettiğiniz an ilacı hemen alın. Ancak tek seferde iki doz birden almayın.

    6. İlacınızı aldıktan sonra ağrı bitene kadar karanlık ve sakin bir odada uzanın.

    7. Doktorunuzun tavsiyelerini dikkate alın ve baş ağrılarınızın kontrolünü sağlamak için yaşam tarzınızda yapabileceğiniz değişikleri doktorunuzla görüşün.

    Farmakolojik Tedavi

    Hafif Dereceli Migren Ağrıları
    Hafif dereceli migren ağrıları ve semptomları, genellikle anti-inflamatuvar özelliği olan ilaçlarla tedavi edilebilir.

    • Nonsteroid anti-inflamatuvar ilaçların hafif düzeyde migren ataklarının ağrılarında başarılı oldukları klinik olarak kanıtlanmıştır.

    • Asetaminofen etken maddesinin tek başına hafif düzeyde migren ağrılarının azalmasına yardımcı olduğuna dair bir kanıt bulunamamıştır.

    • Asetominofen etken maddesine sahip ilaçlar diğer analjezik ilaçlarla beraber alındığında hafif dereceli migren ağrılarında etkili olmaktadır.

    Orta Dereceli Migren Ağrıları
    Nonsteroid anti-inflamatuvar ilaçlar (NSAID), orta dereceli migren ağrılarının azalmasına yardımcı olabilir. Ancak, bu ilaçların muhtemel gastrointestinal yan etkileri göz ardı edilmemelidir.

    Eğer nonsteroid anti-inflamatuvar ilaçlar etkili olmazsa, sumatriptan içeren ilaçlar oral yolla veya enjeksiyonla alınabilir.

    • Sumatriptan ve plaseboyla yapılan çalışmalarda, sumatriptan maddesini oral yolla alan hastaların %70’inde orta dereceli migren ağrılarının azaldığı tespit edilmiştir. Sumatriptan maddesini enjeksiyonla alan hastaların ise %77’sinde ağrıların bir saat içinde azaldığı belirlenmiştir.

    • Sumatriptan içeren ilaçlar her zaman alınabilir, ancak yapılan bazı çalışmalarda, ilacın migren atağının aura aşamasında alınması halinde, ilacın etkisinin ortaya çıkmadığı belirlenmiştir.

    • Sumatriptan, vücutta çok kısa bir süre aktif olduğu için, baş ağrısının tekrarlama riski yüksektir.

    İnhalan, enjeksiyon veya damar yoluyla alınabilen dihidroergotamin maddesi de, orta dereceli migren ağrılarında etkilidir. Dihidroergotaminin etkisi, sumatriptana göre daha uzun süre devam eder, bu nedenle baş ağrısının tekrarlama olasılığı düşüktür.

    Orta dereceli migren ağrılarında görülen mide bulantısını hafifletmek için, baş ağrısı için kullanılan ilaçlara ek olarak ergotamin içeren ilaçlar da kullanılabilir.

    • Ergotamin içeren ilaçların aşırı tüketimi, baş ağrısının tekrarlamasına neden olabilir.

    • Ergotamin bağımlılık yapabileceğinden, kullanımı kesildiği zaman semptomlar tekrar ortaya çıkabilir.

    • Dihidroergotamin ve ergotamin içeren ilaçlar, muhtemel yan etkileri nedeniyle aynı gün içinde kullanılmamalıdır.

    Uygulanan ilaç tedavisi işe yaramazsa veya hastaların belirli ilaçları sınırlı düzeyde kullanmaları gerektiğinde, tedavi için ilaç kombinasyonları kullanılabilir.

    • İlaç kombinasyonunun aşırı tüketilmesi, baş ağrılarının tekrarlama riskini artırır.

    Şiddetli Migren Ağrıları
    Sumatriptan veya dihidroergotamin içeren ilaçlar, şiddetli migren ağrılarının tedavilerinde öncelikli olarak kullanılan tedavi yöntemleridir.

    • Sumatriptan oral yolla veya enjeksiyonla alınabilir ve kullanımı, oral yolla alınıyorsa 24 saatte bir, enjeksiyonla alınıyorsa 12 saatte bir tekrarlanır.

    • Dihidroergotamin içeren ilaçlar, günde üç defa olmak üzere inhalan, enjeksiyon, veya damar yollarıyla alınabilir.

    Eğer sumatriptan veya dihidroergotamin içeren ilaçlar işe yaramazsa, doktorunuz klorpromazin, proklorperazin, ketorolak, deksametazon veya son olarak meperidin içeren ilaçlar önerebilir.

    KAYNAKLAR
    http://www.realage.com.tr
    http://migrentedavi.net
    http://www.tumgazeteler.com
    http://www.migrensizyasam.com
    http://www.immuno.com.tr
    http://doktorsitesi.com

    NOT:Yukarıdaki yazı tamamen bilgilendirme amaçlıdır.Herhangi bir şekilde ortaya çıkabilecek problemlerde sorumluluk kabul etmiyorum.

    Yazının neredeyse tamamını güvenilebileceğini düşündüm sitelerden alıntılar yaparak topladım, imlasını düzelttim ve derledim.Sadece 'EKLEME:' başlıklı bölüm ve aralarda birkaç cümle bana ait.Moderatörlemiz bu mesajı konu başına taşırlarsa çok sevinirim.Umarım bir faydam dokunmuştur.İyi forumlar.
     
  8. sadana

    sadana Onursal Üye

    Kayıt:
    19 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    2.268
    Beğeniler:
    2.592
    Şehir:
    Adana
    Seviye:
    Ooo süper bilgi..Tşk ler eline sağlık...İYi forumlar..
     
    heisenberg3910 bunu beğendi.
  9. serhad

    serhad Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    3 Nisan 2008
    Mesajlar:
    484
    Beğeniler:
    1.299
    Şehir:
    Eskihisar
    Seviye:
    "Farmakolojik Tedavi" başlığı altındaki ilaçlar güncel değil, eski ilaçlar.
     
    heisenberg3910 bunu beğendi.
  10. heisenberg3910

    heisenberg3910 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    28 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    710
    Beğeniler:
    449
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Daha güncel bilgi bulursam eklerim ama bir şey soracağım.Orada ilaç ismi yazmıyor ki.
    ..... içeren ilaçlar kullanılır şeklinde.Etken maddeleri yazıyor.Sizin kasteddiğiniz onlar mı?
     
  11. serhad

    serhad Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    3 Nisan 2008
    Mesajlar:
    484
    Beğeniler:
    1.299
    Şehir:
    Eskihisar
    Seviye:
    Etken maddelerden söz ediyorum.
     
  12. heisenberg3910

    heisenberg3910 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    28 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    710
    Beğeniler:
    449
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Peki teşükkürler.Araştıracağım güncel bilgileri.
     
  13. heisenberg3910

    heisenberg3910 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    28 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    710
    Beğeniler:
    449
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Bir damla kanla gıda duyarlılık testi yaptırarak hangi besinlerin sizin için yararlı, hangi besinlerin zararlı olduğunu anlayabilirsiniz
    Alman bilimadamlarının geliştirdiği ve yaklaşık 2 yıldır Türkiye'de olan ImuPro300 adı verilen kan testiyle hangi besin maddelerinin bünyemize uyumlu, hangilerinin uyumsuz olduğu ortaya çıkıyor. Türkiye Distribütörlerinin Ürküp'de yaptıkları toplantıda konuşan testin yaratıcısı Dr. Camille Lieners, "Brokoli kesin olarak herkese faydalı olarak bilinen bir besin maddesi. Herkesin sık sık sağlıklı olduğuna inanılan enginarda öyle. Ancak birisinin bünyesinde olumlu etki yapan bir besin bir başkasında kronik hastalıklara yol açabilir" dedi.

    5cc'lik kan yeterli
    Sağlıklı beslenmekte sağlıksız beslenme şeklini alabilir. Bir damla kanla 269 gıdanın yararlı mı, zararlı mı ? ortaya çıkıyor. Yapılan araştırmalar sonucunda şimdiye kadar herkes için sağlıklı olduğu söylenen bazı besinlerin bazen faydadan çok zararlı olduğu ortaya çıktı. Lüksemburg'daki Reunis Kutter laboratuvarı araştırmacılarının bulgularına göre, 'her gıda maddesi her bünyede aynı etkiyi yaratmıyor', kimi için iyi ve sağlıklı olan bir başkası için kadar tehlikeli olabiliyor.

    Yararlı besinler zararlı olabilir
    Yaklaşık 5 yıl önce Almanya'da bilim adamları tarafından uzun araştırmalar sonucunda ortaya çıkartılan 'ImuPro300' adlı kan testi hangi besin maddelerinin hangi bünyelerle uyumlu olduğunu, hangilerinin zararlı olduğunu ortaya çıkarıyor. Biyokimyager Dr. Camille Lieners, "Bugüne kadar brokoli kesin olarak herkese faydalı olarak bilinirdi. Herkesin sık sık sağlıklı olduğuna inanılan enginar yemesi önerilirdi. Ancak birisinin bünyesinde olumlu etki yapan bir besin bir başkasında kronik hastalıklara yol açabilir. Ben kendim 18 kilo fazlalığım vardı. Kronik göğüs ağrısı çektim yıllarca. Uyku sorunlarım, yorgun ve depresif hissediyordum kendimi. Sonra mayalı yiyeceklerin ve bütün süt ürünlerinin zararlı olduğunu öğrendim" dedi.

    Sigara içen brokoli yemesin
    'Gıda intolerans (duyarlılık) testi' (ImuPro300) size faydadan çok zarar veren besinleri basit bir kan testi ile belirliyor. Test aynı zamanda kilo vermek isteyenler, kronik bağırsak, yorgunluk gibi herşeyin yiyeceklerden olabileceğini de ortaya çıkartıyor. Almanya'da doğup büyüyen ve daha sonra Türkiye'ye gelerek ImuPro300 testini getiren Vahit Ünal ve Bora Eren, testin Türkiye'de ki temsilcileri. 2,5 yıl önce geldikleri ana vatanlarında Vivitro Sağlık Kozmetik ve Bakım Ürünleri şirketini kuran iki kafadar, "Test neticesinde hiç ummadığınız gıda maddelerinden uzaklaşmanız gerekebilir. Bu süt bile olabilir. Buna alternatif yoğurt ve brokoli var. Ancak o da birisine iyi gelirken bir başkasına zarar verebilir. 30 kişi üzerinde yeni bir klinik çalışma yapıyoruz. İlaçsız tedavi gibi bu testi düşünmek gerekir. Koldan alınan 5 cc'lik kanla herşey ortaya çıkıyor. Bu test hayatın kalitesini artırıyor" diye konuştular.
     
  14. heisenberg3910

    heisenberg3910 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    28 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    710
    Beğeniler:
    449
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Akut Migren Atağı Tedavisi

    Dosya çok uzun olduğu için forumda yer işgal etmesini istemedim.Bu nedenle sadece linkini ekledim.

    Farmakolojik tedavi ile ilgili bilgiler de bu dosyanın içinde mevcut.
     
    tanerhosgor bunu beğendi.
  15. Mustafa Kaygısız

    Mustafa Kaygısız Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    26 Nisan 2009
    Mesajlar:
    781
    Beğeniler:
    131
    Şehir:
    Antalya-Muratpaşa
    Seviye:
    teşekkürler
     
  16. bisikletseven

    bisikletseven Bisikletkolik

    Kayıt:
    6 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.040
    Beğeniler:
    1.817
    Şehir:
    Ordu----Artvin
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    16-17 yaşlarındaydım ve sık sık başım ağırırdı. Doktor bana migren hastalığı olduğunu söylemişti.

    Şiddetli ağrılarda Rinolar buğu(sıvı): Kaynatılmış 1 lt suya 2-3 çay kaşığı buğu damlatılır. Kap yere konur bir sandalyede oturup belden üstü çıplak vaziyette ve üzeriniz battaniye ile örtülü vaziyette sudan gelen buhar derin derin teneffüs edilir. Ben de bunu uyguladım. Biraz rahatlatıyordu.

    10 yılı aşkındır başka illerde başka coğrafi bölgelerde ve iklimlerde yaşadım böyle bir ağrım yok. Rahatsızlığım migren miydi, durum iklimle alakalı mı, yaşla alakalı mı veya neye bağlı olarak değişti bilmiyorum.

    Şimdi iyiyim Allah şifa versin
     
    heisenberg3910 bunu beğendi.
  17. murty

    murty Bisikletkolik

    Kayıt:
    10 Haziran 2008
    Mesajlar:
    1.373
    Beğeniler:
    1.227
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Tüm dünyada 240 milyon insan, migrenle boğuşuyor. Bunun büyük çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor.

    Bu da genellikle kadınların menstrüel döngüsünden kaynaklanıyor. Fakat migreni tetikleyen diğer nedenler arasında ise alkol, hava değişimleri, stres, yemek ve uyku yoksunluğu bulunuyor.

    Foxnews'te yer alan habere göre, migren ağrınızı evde tedavi etmenin 11 yolu:

    1. Su için: Dehidrasyon baş ağrısının nedenlerinden biri olabilir.

    2. Kafein alın: Kafein iki tarafı keskin bir kılıçtır. Başağrısına çare olabilir ve engelleyebilir. Kafein kan damarlarını daraltabilir, ağrıyı azaltabilir. Ancak bazı insanlarda kafein başağrısını tetikleyebilir. Eğer birisi aşırı derecede kafein kullanıyorsa, mevcut başağrısını kötüleştirerek geri tepen başağrısına neden olabilir.

    3. Başınızı saç bantıyla sarın: Bu yöntem çok eskilerden beri denenmiştir. Bazı insanlar, bunun işe yaradığını iddia ediyor.

    4. Balık yağı: Balık yağı taraftarları yağın iltihabı azalttığını ve şakaklarınızdaki kan damarlarını daraltarak işe yaradığını iddia ediyorlar.

    5. Nane yağı: Başınızın ağrıyan kısımları üzerine ovalayarak sürün. Nane yağının migrene iyi geldiğine dair literatür olmamasına rağmen, insanlar migrene iyi geldiğini söylüyor.

    6. Zencefil yiyin ya da zencefil kapsülleri için: Hiç kimse bunun nasıl işe yaradığını bilmiyor. Ancak zencefil açıkca mide bulantısını azaltıyor.

    7. Magnezyum: Günde 400-600 mg alındığında, magnezyum menstrüelle ilişkili ve aurayla ilişkili migrenlerde etkilidir. Ancak, çok fazla magnezyum içmek ishale neden olabilir.

    8. B2 vitamini: Günlük 400 mg alınan B2 vitamini, migren için önleyici rol oynar. Ancak B2 vitamini bazı kişilerde sık idrara çıkma ya da koyu renkli idrara neden olabilir. Bu nedenle dozu iyi düzenlenmeli.

    9. Koenzim Q10: Günde 300 mg alınması halinde, başağrısını azaltmada etkilidir. Ancak çok pahalı olabilir.

    10. Lapaza çiçeği: En etkili doğal ilaç olan lapaza çiçeği, alt üst olmuş mideyi yatıştırmasının yanında migren ağrısının ve astımın tedavisinde çok etkilidir.

    11. Soğuk ya da sıcak kompres: Bu kimsenin niçin iyi geldiğini bilmediği diğer bir çaredir. Fakat, plasebo etkisi yapabilir, hastalarda oyalacı bir etki oluşturur.

    Zaman Online
     
    heisenberg3910 bunu beğendi.