Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Metal yorgunluğu

Konu, 'Single Speed ve Fixed Gear Bisikletler' kısmında Cmpgnl tarafından paylaşıldı.

  1. Cmpgnl

    Cmpgnl Kıdemli Üye

    Kayıt:
    23 Eylül 2012
    Mesajlar:
    282
    Beğeniler:
    45
    Şehir:
    a
    Seviye:
    İyi günler arkadaslar bugun kafama bi soru işareti takıldı. metal yorgunluğu hakkında
    Fixed bölümünde acmamın sebebi klasik parcalaar genelde fixed lerde kulanılıyo

    Arkadaşımın belirttiği soru: mesela 50 yaşında bi kadro metal yorgunluğu olur. çabuk eyilir-çatlar- vs gibi şeyler söyledi kafamı karıştırdı.
    acaba bu konu hakkında bilgi sahibi olan arkadaşlar yardımcı olabilirmi?
    Bide mesela bi parçada metal yorgunlugu var . nasıl düzeltilir.
    yapıldıktan sonra ilk günkü kadar saglam olurmu?

    YAZIM HATALARI BAYA OLABİLİR. COK ACELEYLE YAZDIM.
    BİDE KONUDA ACEMİ OLDUGUM İÇİN FAZLA ANLATAMADIM.

    YARDIMCI OLURSANIZ SEVİNİRİM...
     
  2. mfurkanates

    mfurkanates Aktif Üye

    Kayıt:
    14 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    128
    Beğeniler:
    16
    Şehir:
    nevşehir-konya
    Bisiklet:
    Felt
    Seviye:
    metal yorgunluğu metalın maruz kaldığı strese bağlıdır kullanımdan dolayı metalın atomık bağlarının bazılarında kopmalar olur atomik boyutta olduğu için gözle görülemez ve düzeltilemez (kadroyu eritip tekrar yapmazsanız tabii :D ) kadro ne kadar eski ise bu kopmalar atomların titreşimi ve çevresel etmenlere bağlı olarak artar,bir vakit tamamen kırılarak gözle görünür hale gelir,kullanım şeklide önemli tabi ki,kopmalar artınca eski dayanıklılığı olumaz,tabi bu dayanım konusu ucu açık bir konu kadro eğer cok sert kullanılmış aşırı bir şekilde zorlanmış ve emekli edilip uzun yıllar bekletilmişse çok bir dayanımı olmaz bir kaza anında bu yüke dayanamayabilir .Tabi birde fazla zorlanmamış şehir içinde kullanılmış evden işe işden eve gidilmiş arasıra yarış koşulmuş bir kadro çok çok eski değilse düzgün koşullarda saklanmışsa bir nebze de olsa güvenebilirsiniz.Parçalara gelince klasik parcalar zaten zor bulunur günümüze kadar gelenler ya az kullanılmışdır yada kişinin elinde kalıp daha sonra ki vakitlerde gün yüzüne çıkan parcalardır,ama parçalar konusunda deneyimi olan birinin görüşlerinide alırsak hepiniz için yardımcı olur yaşımdan dolayı daha klasik parça denecek parçalarla hiç deneyimim olmadı deneyimli bir uzman görüşüne ihtiyacımız var :) bir hatam,yanlışlığım varsa affedin herkeze iyi forumlar
     
  3. Cmpgnl

    Cmpgnl Kıdemli Üye

    Kayıt:
    23 Eylül 2012
    Mesajlar:
    282
    Beğeniler:
    45
    Şehir:
    a
    Seviye:
    Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ediyorum aynen katılıyorum klasik parcalar hakkında deneyimi olan birisinin yardımına ihtiyacımız var.
     
  4. Sercan Can

    Sercan Can Kıdemli Üye

    Kayıt:
    22 Eylül 2012
    Mesajlar:
    291
    Beğeniler:
    36
    Şehir:
    Ankara
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    Metal yorgunluğu arabalarda daha çok kullanılan bir tabirdir. Ama genelde 10 yaşını aşmış ve km olarak 300.000'ini devirmiş araçlara söylenir.

    Bisiklet için de en az 10 yıl veya 10.000km diyebiliriz.

    Ama bunlar sadece örnek.

    Hava şartları, kullanım ve bakımlara bağlı olarak ömürler daha uzun veya daha kısa olabilir.
     
  5. Aytaç Biber

    Aytaç Biber Onursal Üye

    Kayıt:
    4 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    2.164
    Beğeniler:
    2.262
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Bu konuyu bisiklet kadroları için ele alacaksak Hi-ten (demir) hariç diğer hiç bir cromoly, niobium, nivachrome veya benzeri çelik türleri için bu kesinlikle endişelenmemeniz gereken bir detay. Yüksek kalitede çelik veya titanyum borular, nitelikli bir ustanın elinde iyi bir kaynak işçiliği ile özenle işlenip kadro imal edildiğinde (iyi işçilikten kasıt, bilinçli, ustaca kaynak veya lehim, yerinde ve dozunda ısıl işlem) herhangi bir aluminyum veya karbon kadro ile kıyas kabul etmeyecek derecede uzun ömürlü olur. Özellikle titanyum kadrolarda metal yorgunluğundan doğan kayıp çok uzun senelere yayılacak ve muhtemelen sahibinin farkedemeyeceği seviyelerde olacaktır. Ben çocukluğumdan beri sayısız türde bisiklet kullandım. Aluminyum, karbon, çelik aklınıza ne gelirse. 13-14 yıl boyunca ilk günki heves ve mennuniyetle kullandığım cromoly kadrom da oldu, 1-2 yıl bile kullanmaya tahammül edemediğim aluminyum veya karbon kadrolarımda.

    Uzun lafın kısası, altınızda en kötü 4130 cromoly bir boruya sahip iyi elden çıkmış bir kadro var ise bu bile kaza bela olmadıkça sizin torunlarınıza miras kalmasına ve yeterli performansı vermeye yetecektir. :)
     
  6. Burçak Erbil

    Burçak Erbil Engineer | Framebuilder

    Kayıt:
    30 Eylül 2006
    Mesajlar:
    873
    Beğeniler:
    2.178
    Şehir:
    Istanbul
    Seviye:
    Merhabalar,
    Bir Metalurji/Makina Mühendisi olarak konuya biraz daha derinlemesine katkıda bulunabilirim sanıyorum:
    Öncelikle “metal yorgunluğu” Türkçe’de oldukça yanlış kullanılan bir terim. İngilizce’de de “metal fatigue” olarak yanlış kullanımı mevcut ise de yaygın olarak sadece “fatigue”olarak geçer. Zira bu sadece metallerde değil tüm malzemelerde görülebilen bir olgudur (Hatta genel anlamda metaller, fatigue açısından diğer malzemelere kıyasla oldukça dayanıklıdır)

    Fatigue, bir malzemenin normalde onu kırmaya yetmeyen bir yüke defalarca maruz kaldığında kırılması durumudur. Bu durumda iki parametre önemlidir: birincisi yükün büyüklüğü, ikincisi de çevrim (yükleme) sayısı. Tahmin edeceğiniz üzere yük arttıkça parçanın dayanabileceği çevrim sayısı azalmaktadır. Fatigue, yüksek (high cycle) ve düşük çevrim (low cycle) şekilde iyi ayrılır. Low cycle fatigue, malzemenin plastik deformasyona uğradığı durumdur (ki vasatın üzerinde tasarlanmış parçalarda bu bölgeye hiç girilmemesi gerekir)

    Bir malzeme fatigue’e maruz kaldığında önce kılcal çatlaklar oluşmaya başlar, daha sonra bu çatlaklar yavaş yavaş büyür ve kritik bir çatlak boyutundan sonra parça ani bir şekilde kırılır. Malzeme seçiminin yanısıra parçanın tasarımı da fatigue açısından çok önemlidir. Çevrimsel yüklere maruz kalan parçalarda stres konsantrasyonu yaratacak keskin kenarlar ve küçük deliklerden kaçınmak gerekir.

    Fatigue ile ilgili diğer bir terim de fatigue limit’tir. Bu limit tüm malzemelerde bulunmamakla birlikte oldukça önemlidir; zira malzeme bu limitin altındaki bir yüke kaç kere maruz kalırsa kalsın kırılmaz. Bizi ilgilendiren tarafından bakarsak; çelik ve titanyumun iyi bir fatigue limiti varken, aluminyum için böyle bir limit yoktur: Yani aluminyum bir parçayı ne kadar düşük olsa da çevrimsel bir yüke maruz bıraktığınız zaman parça eninde sonunda kırılacaktır.

    Kompozit malzemeler de (karbon-fiber gibi) genel olarak fatigue açısından sorunludur: matriks (epoksi) ile güçlendirici (fiberler) arasındaki sınır yüzeyleri de mikro ölçekte stres konsantrasyonuna sebep olur,dolayısıyla birçok ufak çatlak başlangıcına yol açar. Bir kompozit malzemenin başarısı daha çok bu fenomenle baş edebilme yeteneğine bağlıdır. Ayrıca kompozitlerde matris olarak genelde kullanılan epoksi gibi malzemelerin yaşlanma özelliği de olduğundan zaman malzeme özelliklerini daha da kötüye götürür.

    Sonuç olarak sorunuzun cevabına gelirsek:
    Parçaların eskiliğinin şüphe yaratması tabii ki normal ancak size parçalar konusunda gerekli bilgi de yine parçaların yaşı itibariyle gelecek ;) Klasik bisiklet parçaları oldukça yüksek adetlerde üretilmiş, çok yaygın kullanılmış parçalar ve biraz araştırınca her parçanın iyi-kötü yanlarını ve dayanımını öğrenmek mümkün. Mesela klasik Campagnolo krankların kol ile spider’ın birleştiği noktadan çatlaması, veya benim Alan gibi eski aluminyum kadroların özellikle sele kelepçesi bölgesinin ikiye ayrılması gibi.

    Öte yandan ortada aktif olarak kullanılan sayısız 40+ yaşında çelik kadro olduğuna göre bunların dayanıklılığı şüphe götürmez. Lug uçlarının stres konsantrasyonuna yol açmayacak şekilde güzelce inceltilmiş olduğu, kaliteli çelik kadrolarda fatigue’den korkmak için sebep yok. Genelde çelik kadrolarda fatigue sebebiyle kırılma, yanlış tasarımdan veya yanlış yere açılan deliklerden vs kaynaklanır. Titanyum da aynı şekilde.. Ancak belirttiğim sebeplerden dolayı, iyi tasarlandığında ne kadar uzun ömürlü olsalar da, aluminyum ve karbon kadroları “evladiyelik” olarak nitelemek zor.
     
    cngz, Yetkin, İbrahim A. ve 17 kişi daha bunu beğendi.
  7. Cmpgnl

    Cmpgnl Kıdemli Üye

    Kayıt:
    23 Eylül 2012
    Mesajlar:
    282
    Beğeniler:
    45
    Şehir:
    a
    Seviye:
    Çok teşekkür ediyorum Burçak Bey.

    Özel Mesajınız var.
     
  8. Burçak Erbil

    Burçak Erbil Engineer | Framebuilder

    Kayıt:
    30 Eylül 2006
    Mesajlar:
    873
    Beğeniler:
    2.178
    Şehir:
    Istanbul
    Seviye:
    Rica ederim ;)
     
  9. savasuysal

    savasuysal Yeni Üye

    Kayıt:
    18 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    39
    Beğeniler:
    47
    Şehir:
    Eskişehir
    Seviye:
    Kısa, anlaşılır ve çok işe yarayan bir bilgilendirme. Ellerinize sağlık.
     
  10. alper 76

    alper 76 Bisikletkolik

    Yaş:
    40
    Kayıt:
    5 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    1.323
    Beğeniler:
    1.147
    Şehir:
    mersin
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    Açıklama budur... :)
    @Burçak Erbil bilgilendirme için teşekkürler
     
  11. İbrahim A.

    İbrahim A. Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    12 Haziran 2014
    Mesajlar:
    770
    Beğeniler:
    1.025
    Şehir:
    İSTANBUL
    Bisiklet:
    Canyon
    Seviye:
    HORT, teşekkürler@Burçak Erbil
     
  12. mehmetsunu

    mehmetsunu İKONOKLAST

    Kayıt:
    28 Eylül 2011
    Mesajlar:
    3.388
    Beğeniler:
    6.430
    Şehir:
    kayseri
    Bisiklet:
    Cube
    Seviye:
    Suyum, bir litrelik karton süt kutusu içinde.
    Yetmis iki gündür sakindigim ve her gün ancak bir kere dudaklarimi degdirdigim...
    Dilimi bir köpek gibi degdirdigim.
    (Dilin suya dokunusu... Bir süngerin denizi yutusu yani. Bir çölün seraba kesilmesi bir an için.)
    Her gün ancak bir kere degdiriyorum dudaklarimi suya. Dilimi kaçiriyorum artik.
    Sünger, bütün vantuzlarini birden uzatmasin diye... Batakliktaki suyun da bir su yani vardir.
    Çürüyen bir bedenin bile dayanilabilir kokusuna.
    Kutuda kalan son bir yudum su, bu bile degildi artik.
    Küstü, öldürdü kendini su...
    Su çürüdü...
    Adimdan gayrisini bilmiyorum...

    Uleyn şairin suda çürüdü dediği yerde senin bisikletinmi ayakta kalacak. Çürüyecek tabikide. Ama yorumlara bakıyorumda sağlam sallamasyon yapılan bir başlık olmuş.
     
  13. ilkin

    ilkin Üye

    Kayıt:
    30 Haziran 2013
    Mesajlar:
    73
    Beğeniler:
    108
    Şehir:
    Baku
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Malesef gunumuzde Chromoly çelik kadroların kiymeti bilinmiyor. Bende İtalyan usta Mondonico tarafında üretilen kadro var. 1 yıl kullandım ve hiçbir şikayetim olmadı lakin forumda ve ya diğer yerlerdeki karbon ve alyu sohbetlerinden sonra ben de bir karbon deneyeyim dedim. Canondale Six 13 kadroyu topladım ve kullandım. Gerçi Cannondale de iyi bir kadro lakin Mondonico gibi akıcı deyil. Mondonicoyla berbat bir yolda giderken sanki düz yolda gidiyorsun, asfaltın eğrilerini hiss ettirmiyor. 1 ay önce şehir kenarına çıktık ve iyi olmayan asfalt üzerinde bir tut yaptık , 2 gün günde yaklaşık olarak 6 7 saat bisiklet üzerinde olduk. Nevar ki akşam vakti arkadaşların kemikleri sızlarken bende hiç öyle belirtiler olmadı. Birde Mondonicoya Bakarken sanki daha 20 30 sene ben bu bisikleti binebilirm hissini veriyor . Lakin Cannondale öyle deyil(( IMG_2142[1].JPG
     
    Burcuu, JustASimpleNub ve suat akman bunu beğendi.