Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Mask-Kara tiyatrosu - "Velev ki Tartüf"

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında gatila tarafından paylaşıldı.

  1. gatila

    gatila Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    9 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    667
    Beğeniler:
    960
    Şehir:
    çerkezköy
    Seviye:
    Dramaturji: Yılmaz ONAY

    Rejisör: Orhan KURTULDU


    1664 yılında Moliere' in yazdığı Tartüf adlı oyunu Nazım hikmet, 1959 yılında Tartüf 59 adıyla yeniden kaleme aldı. Günün koşullarına uygun ustaca yazılan oyun , Tartüflerin değişen koşullara nasıl ayak uydurduğunu ve teknolojiyi nasıl kullandıklarını anlatan yazar, aynı zaman da bunun karşısında durması gereken sınıfsal gücün kimler olması gerektiğini de ifade eder.

    Nazım Hikmet 'in Tartüf 59 oyununun darmaturjisini Yılmaz Onay yaptı ve oyunu bugüne taşıdı.

    Devlet Tiyatroları Sanatçısı Orhan Kurtuldu'nun rejisiyle oyun; "Velev ki Tartüf" adını aldı.

    Tiyatro nun üç usta yazarının elinden gecen oyun; Tartüf'lerin tüm insanlık tarihi boyunca halkı nasıl etkileri altına aldıklarını ve insanların dinsel inançlarını kullanarak kendi iktidarlarını kurup pekiştirmek için neler yaptıklarını anlatır.

    Velev ki Tartüf adıyla oyunu sahneye taşıyan Mask-Kara Tiyatrosu aynı zamanda bu yıl kuruluşunun 15 yılını da kutluyor..

    OyununYapımcılığı: Nurhan USLU: Su Gösteri Sanatları Yay. Org. Hizm. Limited şti.ne ait

    Oyunun; Sahne Tasarımı :Cengiz Çakıcı, Kostüm Tasarımı :Zeynep Aydemir, Müzik&Remixler:Renan Bilek, Işık Tasarım:Yüksel Aymaz imzasını taşıyor.
    Genel sanat yönetmen Nazif Uslu.

    Velev ki Tartüf adlı oyunda ; Renan Bilek,Toygun Ateş,Nazif Uslu,Özlem Toptaş Menligil, Uygur Erol, Tuna Öztunç ,Seda Kement, Zeynep Aydemir, Volkan Çolpan, Mehmet Bilen rol almaktadır

    Oyun; dinin bir baskı ve iktidar unsuru olarak kullanılmasından, yönetenlerin de nasıl yönetildiğini göstermesine kadar bir yönüyle güncelliğini koruyan bir oyun. 17.Yüzyıldan 21.yüzyıla uzanan bir oyun Ne kadar dünya? Ne kadar Türkiye ? Siz karar verin.


    MASK-KARA TİYATROSU

    -Su Gösteri Sanatları Sahnesi-

    Gureba Hüseyin Ağa Mahallesi Vezir Çeşmesi Sokak No:3 (Pertevniyal Lisesi arkası)Aksaray/İSTANBUL

    İLETİŞİM: 0212-621 45 53
     
  2. gatila

    gatila Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    9 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    667
    Beğeniler:
    960
    Şehir:
    çerkezköy
    Seviye:
    tamam konu güzel
    Moliere yüzyıllar önce yazmış, halen aynen geçerliliğini koruyan bir konu
    diğer taraftan Nazım Hikmet uyarlamış
    bu durumda bize halt yemek düşmesi lazım ama maalesef bence Mask-Kara tiyatrosu hakkını verememiş.
    Yani kötü değil... olmamış diyemem. Haddim olmaz zaten. Ama daha iyi olabilirdi diyebilirim sanırım :)

    konu tartışmalı olduğu için, oyun taraflı kabul edilebileceği için konunun detayına girmeyeyim. Ama biçimden biraz bahsedeyim, ki sorun burada zaten.
    Ne anlattığında sorun yok yani, nasıl anlattığında problem var.

    Zengin aristokratımıza ait köşkümüzde türlü kişilikler:
    misafir edilen iki adet din adamı.
    onların yönlendirmesi ile evi yöneten reis.
    bir adet liberal aydın :)
    hizmetçi (yani emekçi, işçi sınıfı)
    ve evdeki sair halk kesimi. evin hanımı. kızı, sevgilisi vesaire birkaç kişi.

    halk yönetilirken zaaflarından yararlanılıyor. alışveriş tutkuları, yaşamlarına getirilen kolylıklar, güzellik tutkuları ve hatta ele geçmiş sırları... burası tamam, gerçekten de öyle olmuyor mu zaten.

    ama liberal aydınımızın söylemleri sadece şu ikisinden ibaret:
    "burası demokratik bir ortam, bırakın herkes istediğini yapsın" diyerek halkın uyutulmasına çanak tutmak.
    ve çok rahatsız olduğunda hemen "aman burada yaşanmaz" diyerek evi terk etmek.
    liberal aydının söylemleri bu kadar basit kalmamalı idi. Yanlış değil doğru, ama bunları ben de söyletebilirim liberal aydına. Mümkünse tiyatrocu öyle bir söyletsin ki, ağzım açık kalayım. Olmadı, olamadı.

    Diğer taraftan aydınlanmayı ve kurtuluşu işçi sınıfı sağlıyor haliyle, yani hizmetçi. Liberal aydından hayır olmayınca iş cahil hizmetçinin başına kalıyor. Ama aydınlanma yöntenlerin kirli çamaşırlarının ortaya çıkarılması ile, bazı kasetlerin ortaya çıkarılması ile oluyor.
    Peki böyle mi olmalı? Aydınlanma böyle mi olur??
    Olmaz tabi. Olmamış, olamamış.

    Piyes tadında olmuş biraz. Gel oğlum sen liberal aydın ol, al sana iki cümle.
    Gel kızım sen işçi sınıfı ol, yönetenleri baştan çıkar, sonra kasetlerini ortaya çıkar. Sayın yönetenler siz arada "velev ki" deyin, "merkez sağ" deyin... seyirci bu laflara bayılır, şak şak alkışlar (nitekim öyle oldu haliyle)

    Budur yani... Daha bir derin olmalıydı, daha bir zengin, daha bir özenli olmalıydı. Bir sanatçıdan, bir tiyatrocudan beklendiği gibi olmalıydı.
    Yine de ben evimde oturup bu satırları yazmaktan öte birşey yapmıyor iken; birilerinin bu tür uğraşlar içinde olmaları, karın tokluğuna bir otobüs ile Türkiye'yi dolaşıyor olmaları, zor şartlarda ulvi amaçları yolunda çabalıyor olmaları takdir edilmeli. Ama keşke daha bir özenli olsaydı...