Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Lüleburgaz-Vize-Kıyıköy-İğneada-Lüleburgaz bisiklet turu (2. gün)...

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında Süleyman Şatır tarafından paylaşıldı.

  1. Süleyman Şatır

    Süleyman Şatır Bisikletkolik

    Kayıt:
    22 Mart 2005
    Mesajlar:
    1.158
    Beğeniler:
    2.857
    Şehir:
    Fatih / İstanbul
    Seviye:
    [​IMG]

    Lüleburgaz-Vize-Kıyıköy-İğneada-Lüleburgaz bisiklet turumuzun ilk gününün hikayesini anlatmıştım… Şimdi de gezinin ikinci gününün hikayesi... Bugünkü rotamız Kıyıköy’den İğneada - Demirköy - Yenice - Lüleburgaz…

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    23 Eylü Pazar sabahı, saat 08:00'de ekip ayaklanıyor ve çadırları söküp toparlanıyoruz... Fırtınalı ve yağmurlu bir gece geçirdik... Yağmur dakikalarca çadırımızı döverken, neredeyse çadırlarımızla birlikte havalanacaktık... Şimdi hava sakin ve güneşli, ancak hava biraz serin, 14 derece...

    [​IMG]

    [​IMG]

    Toparlanıp yola çıkmamız 09:00'u buluyor. Kıyıköy'den çıkarken, resim çekmeyi de ihmal etmiyoruz... Programa göre Kemal Bey (Kemal Tecimen) sabah İstanbul’dan İğneada otobüsüne binecek, 12:00 gibi İğneada’da bizle buluşacak… Biz de Kıyıköy’den İğneada’ya 64 km pedal basarak 12:00 gibi İğneada’da olmaya çalışacağız… Ama ne mümkün… O kadar çok iniş-çıkış yapıyoruz ki, hızla ilerlemek kesinlikle mümkün değil… Bir süre sonra da yol zemini oldukça bozuk taşlı bir yola dönüyor...

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Bir gün önce geldiğimiz yoldan 10 km geri giderek, Hamidiye - Yaylacık köyü kavşağına ulaşıyoruz... Kavşaktan orman denizine doğru 2 km hızlı bir iniş yaparak Hamidiye köyüne geliyoruz... Şimdi önümüzde Kışlalı köyü var...

    [​IMG]

    Hamidiye köyü... Saat 10:05, 12,45. km'deyiz...

    [​IMG]

    [​IMG]

    Hamidiye köyünden sonra zaman zaman tırmanarak, zaman zaman da inişler yaparak 10:37'de Kışlacık köyüne ulaşıyoruz... Km saatimiz 17,72. km'de olduğumuzu gösteriyor... Hiç oyalanmadan yola devam ediyoruz... Şimdi önümüzde Sivriler köyü var...
     
  2. Süleyman Şatır

    Süleyman Şatır Bisikletkolik

    Kayıt:
    22 Mart 2005
    Mesajlar:
    1.158
    Beğeniler:
    2.857
    Şehir:
    Fatih / İstanbul
    Seviye:
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Yol yine orman içinden, hafif iniş ve çıkışlarla devam ediyor... Bu arada Kemal Bey 11:40’da İğneada’ya ulaşmış… Arada bir telefon ediyor… Neredesiniz?.. Sivriler köyüne doğru ilerlediğimizi söylüyoruz... Ama, kesinlikle istediğimiz hızlarda gidemiyoruz...

    [​IMG]

    Sivriler köyüne geldiğimizde ise, saat 12:45 olmuştu. 2 saat boyunca hiçbir yerleşim yerine rastlamadan orman içinde ilerlemiştik... Şimdi 39,49. km'deyiz... Ortalama hızımız 10 km civarlarında... Köyde 15-20 dakika mola veriyoruz...

    [​IMG]

    [​IMG]

    Sivriler köyünden sonra yol toprak yola dönüşüyor. Zemini çok taşlı berbat bir yol... Zaten bazı haritalarda bu yol görünmüyor... Bu yolda, bir sürü tırmanış ve iniş yapıyoruz… İnişlerde sürekli fren yaparak taşlardan sakınmaya çalışıyorum… Daha önce de yazmıştım, 1,50 asfalt lastiklerime 90 psi hava basmıştım… Bu yolu atlattıktan sonra önümüzde çok uzun bir parkur daha olduğu için, lastiklerin havasını indirmeye kıyamadım… Hoplaya zıplaya, Cahit Hoca’ya ve Rahman’a ayak uydurmaya çalışıyorum…

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Sivriler köyünden yaklaşık 10 km sonra sonra Bulanık Dere'den geçiş... Suyun zemini kumluk olduğu için, biraz ağırlıkta lastikler gömülüyor... Yani bisiklet üzerinden buradan geçmek imkansız... Karşı kıyıda su biraz daha derinleşiyor...

    Aslında bu yoldan iki yıl önce de, Cahit Hoca ve Necati Bey’le geçmiştik. Ama, ters yönden… (İğneada – Kıyıköy) Şimdi düşünüyorum da o zaman, bu parkur için tam bir gün ayırmıştık… Kendimize biraz fazla güvendik galiba… Bugün bu parkuru tamamladıktan sonra İğneada’dan Lüleburgaz’a kadar 100 km daha pedal basacağız… Üstelik güzergah üzerinde bulunan Mahya Dağı'nı geçmek için 0 rakımdan 800’lü rakımlara tırmanacağız…
     
  3. Süleyman Şatır

    Süleyman Şatır Bisikletkolik

    Kayıt:
    22 Mart 2005
    Mesajlar:
    1.158
    Beğeniler:
    2.857
    Şehir:
    Fatih / İstanbul
    Seviye:
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Bulanık Dere'den İğneada'ya giden asfalt yola kadar yine inişli çıkışlı, hız kesen toprak yolda ilerlemeye çalışıyoruz...

    [​IMG]

    İğneada'ya giden asfalt yola ulaştığımızda ise saat 15:00 olmuştu bile... Km saatimiz ise 59. km'yi gösteriyordu... Oysa, Kemal Bey, telefonla aradıkça, 01:00 gibi orada oluruz, bir süre sonra 14:00 gibi orada oluruz diyorduk... Buradan İğneada'ya kadar 5 km kadar bir yolumuz daha var... Ancak saat 15:15’de yorgun argın İğneada’ya ulaşabiliyoruz…

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    İğneada görüntüleri... Kemal Bey bizi beklerken bu fotoğrafları çekmiş...

    [​IMG]

    Kemal Bey, dipdiri pedal basmak için sabırsızlanarak bizi bekliyor... Ertesi gün Pazartesi ve benden başka herkesin işi var… Yani yola kesinlikle devam etmemiz gerekiyor… Ama benim gözüm bu yolu, bugün hiç mi hiç kesmiyor… Neticede 16:10’da hep birlikte Lüleburgaz'a doğru yola çıkıyoruz…

    [​IMG]

    Şimdi önümüzde Demirköy var...

    [​IMG]

    [​IMG]

    Yol çok güzel ama, şimdi bizi 10 km'lik bir tırmanış bekliyor...

    Kemal Bey ve Rahman önden gidiyorlar, Cahit ve ben birlikte onları arkadan takip ediyoruz… Bende biraz yorgunluk alametleri var... Bunda Bir gün öncesinin rüzgara karşı km’lerce pedal basmamızın büyük payı var. Gece de iyi uyuyamadık, ayrıca sabahki parkur da oldukça zorluydu.
     
  4. Süleyman Şatır

    Süleyman Şatır Bisikletkolik

    Kayıt:
    22 Mart 2005
    Mesajlar:
    1.158
    Beğeniler:
    2.857
    Şehir:
    Fatih / İstanbul
    Seviye:
    [​IMG]

    Saat 18:30’da, 90. km’de Demirköy’e ulaşıyoruz…

    Demirköy’den 19:00’da tekrar yola çıkıyoruz… Önce kısa bir çıkış, ardından 2-3 km’lik bir iniş yaptıktan sonra Mahya Dağı’na doğru tırmanmaya başlıyoruz…

    [​IMG]

    [​IMG]

    Tırmanış başlarken, Demirköy Camisi’nden akşam ezanını duyuyoruz… Yani artık güneş battı ve biz karanlıkta orman içinde, tırmanıyoruz… Yine ikişerli oluyoruz… Çünkü uzun süredir kullanmadığım ön farımın çalışmadığını anlıyorum. Arka flaşörümü de Otogar’a gitmek için bindiğim Metro’da, bana yardım etmek isteyen biri tarafından kırıldı… Ben Rahman’la birlikteyim, önümüzde de Cahit’le, Kemal Bey gidiyorlar… Trafik yok denecek kadar az… 10 dakikada bir araç geçiyor… Arka flaşörler karanlıkta o kadar kuvvetli çakıyorlar ki, arkamızdan gelen arabalar, uzaktan ışıkları farkedince iyice yavaşlıyorlar ve olup biteni anlamaya çalışıyorlar…

    Ancak yol o kadar zorlu ki... 6-7 km hızla tırmanabiliyoruz... Kendi kendime keşke, ben İğneada’da kalsaydım diyorum… Rahman, abi istersen biz Yenice’de çadır kuralım diyor… Vallahi iyi fikir… Yenice, Mahya Dağı'nı aştıktan sonraki inişteki köy... Yenice'den sonra yol düz ama, daha 50 km daha yol var...

    [​IMG]

    Rahman, hemen önümüzde Kemal Bey'le giden Cahit’e telefon ediyor… Bizim Yenice Köyü’nde çadır kuracağımızı söylüyor… Lüleburgaz’dan İstanbul’a en son otobüs 22:00 de hareket edecek… Pazartesi sabahı İstanbul’da olması gereken Kemal Bey’in bu otobüse yetişmesi gerek… Biz Rahman’la kendimizi hiç zorlamadan karanlıkta yavaş yavaş tırmanıyoruz. Karanlıkta ağaçların yaptığı gölge oyunlarındaki garip şekillere bakarak, Rahman’a soruyorum… Buradan gece tek başına geçebilir miyiz acaba?..

    [​IMG]

    Bir süre sonra, ayışığı ortalığı aydınlatmaya başlıyor… Ayışığında parlayan asfaltta, karanlığa alışan gözlerimizle rahatlıkla ilerliyoruz… Ağaçlar, ayışığını kapattığında ise, Rahman’ın farlarının aydınlattığı yolda tırmanmaya devam ediyoruz… Aslında bu parkuru da geçen yıl geçmiştik, bu yazı da bu sütunlarda Yıldız Dağları'nda Sonbahar adıyla yayınlanmıştı… 7 Km tırmandıktan sonra Mahya Dağı’nın 640 metre yükseklikteki Kadın Kule kesimine ulaşıyoruz…

    Ardından 4 km iniş yapıyoruz… Hava sıcaklığı 7 derece civarında… Tırmanışlarda terden sırılsıklam olan vücudumuz, iniş srasında buz kesiyor. Parmaklarım soğuktan, uyuşuyor… Üstümü değiştirebileceğim yedek giysilerim var ama, 4. km’nin sonunda 6-7 km daha tırmanarak Jandarma Kule’ye tırmanış yapacağımız için, giysilerimi harcamak istemiyor, bu değişikliği Jandarma Kule’de yapmayı düşünüyorum…

    [​IMG]

    Karanlıkta ilerlerken, ileride yanıp sönen ışıklar gördüğümüzde, şaşırıyoruz… Çünkü ileride Cahit Hoca ve Kemal Bey’in bizi beklediğini görüyoruz… Kemal Bey, İstanbul’a Pazartesi sabahı ilk otobüsle dönmeye karar vermiş… Artık hep birlikte tırmanıyoruz… Gerçekten zorlu bir parkur… Sonunda, Mahya Dağı’nın 810 metre yükseklikteki Jandarma Kule Zirvesi’ne ulaşıyoruz… Saat 22:00 gibi, gibi diyorum çünkü karanlıkta artık not almayı bıraktım… Buradan sonra 10 km kadar iniş yaptıktan sonra Yenice Köyü’ne ulaşacağız… Rahman’la benim planım Yenice’de çadır kurmak…

    Zirvenin hemen sonrasında bulunan Güzellik Çeşmesi’nde mola vermeyi düşünüyoruz… Ancak, benim arka lastiğim, ayaklarımın altında sanki maytap patlamış gibi patlıyor… Tabii bunda lastiklerime aşırı hava basılmasının da büyük payı vardı… Güzellik Çeşmesi’nde duruyoruz… Aynı anda oraya su almak için bir araba daha geliyor… Gelenler, Rahman, Cahit ve Kemal Bey’le anında ahbaplık kuruyorlar… Getirdikleri bir ışıkla ortalığı gündüz gibi aydınlatıyorlar… Benim dış lastik de küçük bir yarık oluşmuş… Ben üstümü değiştirinceye kadar Rahman benim patlak lastiğimi değiştiriveriyor… Rahman’a buradan bir kez daha teşekkür ediyorum…

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Sanıyorum 22:30 gibi tekrar yola çıkıyoruz ve Yenice’ye doğru inişe geçiyoruz… Yolun üstünde gerçekten manyetik alan dediğimiz türden bir yer var… Yol yokuş gibi görünüyor ama, biz yokuşu süratle çıkıyoruz… Gerçekten bu durum eni konu belli oluyor… Ancak geçen yıl buradan geçerken uzaktan bu yolun resmini çektiğimde bir göz aldanmasının olduğunu, aslında yokuş gibi gördüğümüz bu yolun iniş olduğunu tespit etmiştik… Bu arada Rahman, Kemal Bey’in bisikletini arkadan hafifçe çekerek, manyetik alan konusunda ona küçük bir şaka yapmayı da ihmal etmiyor...

    [​IMG]

    Neyse, Yenice’ye ulaşıyoruz… Karanlıkta çadır kurmak için yer arıyoruz. Bu arada Rahman, çadırı Poyralı’da kuralım deyince, yeniden pedallara asılıyoruz… Benim biraz önceki yorgunluğumdan eser yok… Artık orman içinden de çıktık. Ayışığında parlayan asfalt yolda, 25-30’lu hızlarda ilerliyoruz… Saat 23:00’de Poyralı’ya ulaşıyoruz… Burada kısa bir çay molası veriyoruz... Poyralı’dan sonra daha 35 km yolumuz var.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Poyralı'da yetiştirilen bu karpuz 42 kg... Geçen yıl yetiştirilen bir balkabağı da 65 kg ağırlığındaymış...

    Bu arada ben çadır kurmaktan vazgeçtim. Artık hep birlikte Lüleburgaz’a gideceğiz… Cahit, beni, Rahman da Kemal Bey’i evinde misafir etmek istiyor ama, onları rahatsız etmemek için teşekkür ederek, Öğretmenevi’nde kalmayı düşünüyoruz… Ama bizim Lüleburgaz’a varmamız da herhalde 01:00’i geçecek. Umarım, Öğretmevi’nde bizi kabul edecek bir görevli bulabiliriz…

    [​IMG]

    10-15 dakika sonra tekrar yola çıkıyoruz… Şimdiye kadar, birkaç kere 1-2 saat gece karanlıkta bisiklet sürmüştüm ama, bugün benim için tam bir macera oldu… 100 km’yi çoktan aştık, 150. km’lerde seyrediyruz… Kemal Bey’de ilk gece sürüşünü bugün gerçekleştiriyor ve gördüğüm kadarıyla ertesi gün önemli bir toplantıya yetişme telaşında olmasına rağmen oldukça keyifli… Bir gün önce gündüz geçtiğimiz, Ertuğrul, Eskitaşlı, Turgutbey köylerinden köpek havlamaları eşliğinde gece yarısı geçiyoruz…

    [​IMG]

    Ve saat 01:15’de Lüleburgaz'a ulaşıyoruz... Sabah 08:30’dan beri beri bisiklet üstündeyiz… Km saatim tam 164.89 km yol yaptığımızı gösteriyor… Ama, neredeyse yarısından fazlası tırmanış olan, gerçekten çok zor bir parkurdu… Neyse ki Öğretmenevi'nde bir görevli varmış… Bizi içeriye alıyor, Cahit ve Rahman’la vedalaştıktan sonra Öğretmenevi’ndeki odalarımıza yerleşiyoruz. Kemal Bey sabah çok erken kalkacak ve ilk otobüsle İstanbul’a dönecek… Ben ise ertesi gün saat 10:00’a kadar uyuyorum… Onun gittiğini bile duymamışım… Ertesi gün Rahman gelerek beni İstanbul’a yolcu ediyor…

    Gerçekten zor ama çok keyifli bir gezi olmuştu… Tur arkadaşlarım Cahit Turhan’a, Rahman Karataş’a ve ikinci gün bize eşlik eden Kemal Tecimen’e çok teşekkür ediyorum… İnşallah bir başka gezide tekrar beraber oluruz diyorum…

    Lüleburgaz-Vize-Kıyıköy-İğneada-Lüleburgaz bisiklet turu (2. gün)...

    Kıyıköy-İğneada-Demirköy-Lüleburgaz

    Yapılan km: 164,89 km
    Bisiklet üzerinde geçen süre: 11:38 saat
    Ortalama hız: 14,39 km/saat
    En yüksek hız: 50,9 km/saat
     
  5. rahmankarataş

    rahmankarataş Bisikletkolik

    Kayıt:
    12 Eylül 2006
    Mesajlar:
    1.049
    Beğeniler:
    748
    Şehir:
    greek and tr
    Seviye:
    selam
    abi emegine saglık
    evet gece yolculugumuz bir harikaydı
    her şey icin ben teşekkür ederim
    ileriye dogru daha kapsamlı bir gezide
    buluşmak dilegimle...
    süleyman şatır
    kemal tecimen
    cahit turhan
    teşekkürler..
     
  6. Kemal Tecimen

    Kemal Tecimen Kıdemli Üye

    Kayıt:
    3 Aralık 2005
    Mesajlar:
    327
    Beğeniler:
    318
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    süleymancığım merhaba gene döktürmüşsün ellerine sağlık ben yarım tur yaparak bu geziyi tamamladım fakat hayatımda ilk defa geceleyin bisiklet sürdüm korktuk ama çokta zevkliydi yollar güzel benim ince lastiklerle şimdi patladı patlayacak derken patlamadan yolu tamamlayabildim ben gördümkü insanların uzun yollarda arkadaş seçimi çok önemli sağolsunlar süleyman bey cahit kardeşim ve rahman kardeşimlen çok uyumlu bir şekilde yolumuzu bitirdik benim için bir günlük gezi tam bir macera oldu kısa bir günde çok hareketlilik yaşadım geziye katılan süleyman beye cahit kardeşime ve rahman kardeşime çok çok teşekkürler yeni gezilerde görüşmek dileğiyle


    kemal tecimen
     
  7. Necati Bilgen

    Necati Bilgen Kıdemli Üye

    Kayıt:
    28 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    337
    Beğeniler:
    843
    Şehir:
    Bakırköy, İstanbul
    Seviye:
    Sevgili pedalşörler .Siz aklınızı peynir ekmekle mi yediniz. Bisiklet üzerinde gece yarılarına kadar karanlık ıssız yollarda ne arıyorsunuz ? Sizin eşiniz çocuğunuz yokmu? Orman içlerinde ayılar var domuzlar var sizi yerlerse!

    Bu zevkleri yaşayanlar bilir Bu bir BİSİKLET SEVDASIDIR önüne geçilmez bir tutkudur. Yorgunluklara, zorluklara rağmen, yeni geziler düşünülür.

    İki sene evvelki turumuzda Bulanık dere geçişindeki boğa'nın saldırsı aklıma geldi sonra Sivriler köyüne kadar orman içi yolu ve benim düşüşüm.
    Güzel günlerdi sizler tekrar yaşamışınız bir başka türlü..Tebrikler ve

    Sevgiler
     
  8. c.turhan

    c.turhan Aktif Üye

    Kayıt:
    27 Aralık 2005
    Mesajlar:
    157
    Beğeniler:
    268
    Şehir:
    Lüleburgaz
    Seviye:
    Ellerine sağlık Süleyman Abi,

    Yine çok güzel yazmışsın, okurken bütün turu yeniden yaşadım. Hava iyice kışlamadan yeni bir tur yapalım hep birlikte, (29 Ekim bana uygun olabilir.) Ne dersiniz?
     
  9. soneryen

    soneryen Onursal Üye

    Kayıt:
    8 Ekim 2006
    Mesajlar:
    3.505
    Beğeniler:
    2.473
    Şehir:
    Bahçeşehir-Esenkent
    Adı:
    Soner
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Süleyman Abi gerçekten süper bir macera olmuş. Şahsen ben okurken bile çok heyecanlandım. Özellikle bulanık dere geçişini ve toprak yola başlağınız yer çok hoşuma gitti. Oralardan bende geçmeyi çok isterdim. Turunuz bayağı meşakatli olmuş ama herşeye değdiği belli. Hepinizi yürekten tebrik ediyorum. Paylaşım için sağolun. Bacaklarınıza sağlık.
     
  10. coşkun ayaz

    coşkun ayaz Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Nisan 2007
    Mesajlar:
    253
    Beğeniler:
    716
    Şehir:
    kocaeli
    Seviye:
    süleyman bey,
    Siz benim örnek aldığım,gezilerine özendiğim, performansına gıpta ile baktığım, emekli olunca arkasına takılıp gezmek istediğim (izniniz olursa) kişilerdensiniz.
    Yolunuz açık olsun...
     
    Süleyman Şatır bunu beğendi.
  11. oktay tiryakioğlu

    oktay tiryakioğlu Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    11 Haziran 2007
    Mesajlar:
    472
    Beğeniler:
    733
    Şehir:
    ESKİŞEHİR
    Seviye:
    abilerim çok tebrik ediyorum sizleri. bu ne performans maşşallah. valla 12 saat sele üzerinde oturmak zor olmalı. (sele bölgesi açısından :) ) paylaşımlarınız için teşekkürler. gece yolculuğunun tadı bir başka oluyor sanırım. hiç deneyimim olmadı şimdiye kadar. teşekkürler tekrar....
     
  12. Ediz Tevfik Özgan

    Ediz Tevfik Özgan Bisikletkolik

    Kayıt:
    26 Ocak 2006
    Mesajlar:
    1.143
    Beğeniler:
    1.069
    Şehir:
    BURSA
    Seviye:
    Okurken okadar keyif aldımki anlatamam herşey için teşekkürler.
     
  13. Lütfü Çolak

    Lütfü Çolak Bisikletkolik

    Kayıt:
    15 Eylül 2004
    Mesajlar:
    1.256
    Beğeniler:
    1.904
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    süleyman şatır, kemal tecimen, cahit turhan ve rahman karataş.
    macera dolu bir geziyi daha geride bırakmışsınız.
    2. günün böyle maceralı olacağı, 1.gün gece yağan yağmurdan belliymiş sanki. :)

    tebrikler vede teşekkürler.

    sevigili abilerim bayram sonrası, gökova öncesi, görüşmek üzere... ;)
     
  14. Süleyman Şatır

    Süleyman Şatır Bisikletkolik

    Kayıt:
    22 Mart 2005
    Mesajlar:
    1.158
    Beğeniler:
    2.857
    Şehir:
    Fatih / İstanbul
    Seviye:
    Rahman teşekkürler… Gece yolculuğunda, verdiğin destek için de ayrıca teşekkürler… Yeni bir turda görüşmek üzere…

    Evet Kemal Bey, gerçekten benim de en keyif aldığım gezilerden biriydi… Yeni gezilerde buluşmak üzere…

    Necati Abi, iki yıl önce birlikte geçtiğimiz yollarda hep kulaklarını çınlattık… Gökova gezisinde görüşmek üzere…


    Cahit teşekkürler… Birlikte bir turda yeniden birlikte olmayı ben de çok isterim. Ancak, 29 Ekim’de Gökova’da olacağız… Bir başka gezide görüşmek üzere…


    Coşkun Bey, teşekkürler… Emekli olmanızı beklemeye gerek yok… Haftasonu gezilerimizde müsait olduğunuz takdirde bize katılabilirsiniz…

    Teşekkürler Oktay… Neredeyse hiç trafik olmayan yollarda, mükemmel bir gece yolculuğuydu… Tekrar teşekkürler… Gökova'da görüşmek üzere...

    Ediz Bey çok teşekkürler…

    Lütfü çok teşekkürler… Gezilerimizde seni de görmek isteriz… Gökova'da görüşmek üzere...
     
  15. SECO 34

    SECO 34 Aktif Üye

    Kayıt:
    18 Eylül 2006
    Mesajlar:
    137
    Beğeniler:
    91
    Şehir:
    istanbul k.çekmece
    Seviye:
    süleyman abi gene bize super bir geziyle başbaşa bıraktın resimler super
    sağol :)
     
    Süleyman Şatır bunu beğendi.
  16. Süleyman Şatır

    Süleyman Şatır Bisikletkolik

    Kayıt:
    22 Mart 2005
    Mesajlar:
    1.158
    Beğeniler:
    2.857
    Şehir:
    Fatih / İstanbul
    Seviye:
    Sercan çok teşekkürler... Ayrıca maille gönderdiğin Serkan'ı karşılama sırasında çekilmiş fotoğraflar için de teşekkürler...
     
    H.Can DEMİREL bunu beğendi.
  17. Eşref Canbaz

    Eşref Canbaz Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Aralık 2007
    Mesajlar:
    244
    Beğeniler:
    22
    Şehir:
    satışın oldugu yer
    Seviye:
    baya güzel bi geceymiş umarım daha iyileri olur
     
  18. gokhan erdogan

    gokhan erdogan Bisikletkolik

    Kayıt:
    12 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    1.016
    Beğeniler:
    1.297
    Şehir:
    Luleburgaz
    Seviye:
    müthiş bir gezi daha süleyman abının essız anlatımıyla suleyman abı senın yazılaırnı okuyunca gercekten ıcımdem daha cok gezmek gelıyor saygılar hepınızın ayagına saglık
     
    Süleyman Şatır bunu beğendi.
  19. omer yildiz

    omer yildiz Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    16 Aralık 2008
    Mesajlar:
    520
    Beğeniler:
    11
    Şehir:
    antalya
    Seviye:
    Ben sevdim geziyi ve anlatımını.Baskalarınada oneririm.Asla pisman olmazsınız,belkide bu gun yaptıgınız en iyi iş bu olabilir.Deneyiniz.Ellerinize ,yureginize saglık kardeslerim.
     
    Süleyman Şatır bunu beğendi.
  20. Emre Nallar

    Emre Nallar Üye

    Kayıt:
    23 Haziran 2009
    Mesajlar:
    50
    Beğeniler:
    59
    Şehir:
    Türkiye
    Seviye:
    Aynı yollardan motorsikletle geçmiştim. Dereden motosikletle geçmek heyecan vericiydi :) Çok güzel bir tur.
     
    Süleyman Şatır bunu beğendi.