Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Küresel ısınma ve dünyamız.

Konu, 'Tüketim Karşıtı Çevreciler' kısmında H.Can DEMİREL tarafından paylaşıldı.

  1. H.Can DEMİREL

    H.Can DEMİREL Bisikletkolik

    Kayıt:
    25 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.233
    Beğeniler:
    993
    Şehir:
    Muğla
    Seviye:
    Küresel ısınmanın nedeni insan. Yani insanlar tarafından atmosfere salınan gazların sera etkisi yaratması sonucunda dünya yüzeyinde sıcaklığın artmasına küresel ısınma deniyor. Daha ayrıntılı açıklamak gerekirse dünyanın yüzeyi güneş ışınları tarafından ısıtılıyor, dünya bu ışınları tekrar atmosfere yansıtıyor ama bazı ışınlar su buharı, karbondioksit ve metan gazının dünyanın üzerinde oluşturduğu doğal bir örtü tarafından tutuluyor. Bu da yeryüzünün yeterince sıcak kalmasını sağlıyor. Ama son dönemlerde fosil yakıtların yakılması, ormansızlaşma, hızlı nüfus artışı ve toplumlardaki tüketim eğiliminin artması gibi nedenlerle karbondioksit, metan ve diazot monoksit gazların atmosferdeki yığılması artış gösterdi.

    Türkiye, karbondioksit salınımı en hızlı artan ülke
    Bilimadamlarına göre işte bu artış küresel ısınmaya neden oluyor. 1860’tan günümüze kadar tutulan kayıtlar, ortalama küresel sıcaklığın 0.5 ila 0.8 derece kadar artığını gösteriyor. Bilimadamları son 50 yıldaki sıcaklık artışının insan hayatı üzerinde farkedilebilir etkileri olduğu görüşünde.

    Üstelik artık geri dönüşü olmayan bir noktaya yaklaşılıyor.
    Hiçbir önlem alınmazsa bu yüzyıl sonunda küresel sıcaklığın ortalama 2 derece artacağı tahmin ediliyor. 2007’nin de dünya genelinde kayıtların tutulmaya başlandığı son 150 yıllık dönem içinde en sıcak yıl olabileceği öngörüsü var. Peki bu sıcaklık artışı yani küresel ısınma nelere yol açıyor, hayatımızı nasıl etkiliyor? Dünya iklim sisteminde değişikliklere neden olan küresel ısınmanın etkileri en yüksek zirvelerden, okyanus derinliklerine, ekvatordan kutuplara kadar dünyanın her yerinde hissediliyor.

    Kutuplardaki buzullar eriyor, deniz suyu seviyesi yükseliyor ve kıyı kesimlerde toprak kayıpları artıyor.

    Eyfel, küresel ısınmayı protesto etti
    Örneğin 1960’ların sonlarından bu yana Kuzey Yarıküre’de kar örtüsünde yüzde 10’luk bir azalma oldu. 20’inci yüzyıl boyunca deniz seviyelerinde de 10-25 cm arasında bir artış olduğu saptandı.Küresel ısınmaya bağlı olarak dünyanın bazı bölgelerinde kasırgalar, seller ve taşkınların şiddeti ve sıklığı artarken bazı bölgelerde uzun süreli, şiddetli kuraklıklar ve çölleşme etkili oluyor. Kışın sıcaklıklar artıyor, ilk bahar erken geliyor, sonbahar gecikiyor, hayvanların göç dönemleri değişiyor. Yani iklimler değişiyor. İşte bu değişikliklere dayanamayan bitki ve hayvan türleri de ya azalıyor ya da tamamen yok oluyor.

    Küresel ısınma insan sağlını da doğrudan etkiliyor. Bilimadamları, iklim değişikliklerinin kalp, solunum yolu, bulaşıcı, alerjik ve bazı diğer hastalıkları tetikleyebileceği görüşünde.

    Kaynak: Nedir şu küresel ısınma dedikleri...

    Değerli forum dostlarım çevremizi,şehrimizi,ülkemizi ve dünyamızı koruyalım. Zira yaşayabileceğimiz başka dünya yok.
     
  2. H.Can DEMİREL

    H.Can DEMİREL Bisikletkolik

    Kayıt:
    25 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.233
    Beğeniler:
    993
    Şehir:
    Muğla
    Seviye:
    Türkiye su fakiri olacak

    KONYA AA

    Küresel ısınmanın "yüksek oranda görüleceği" Akdeniz Havzası'nda dağlık kesimlerdeki bitkilerin yarısının kaybına yol açacağı, tarımsal üretimde düşüşe neden olacağı bildirildi.
    Doğal Hayatı Koruma Vakfı-Türkiye'nin (WWF-Türkiye) raporuna göre, 45 bin kilometrelik kıyı şeridi, ılık, kuru yaz iklimiyle dünyanın en sevilen tatil yeri olan Akdeniz, dünya turizminde turistlerin yüzde 30'unun tercih ettiği en önemli turizm bölgesi özelliğini taşıyor. İklim değişikliği çerçevesinde 20-50 yıl içinde 2 derecelik sıcaklık artışının ciddi anlamda etkileyeceği Akdeniz ve Türkiye'de Konya Ovası, dünya üzerinde küresel ısınmadan en fazla etkilenecek bölgelerin başında geliyor.

    2 derecelik artışın anlamı
    Sadece 2 derecelik artışın Akdeniz'i adeta cehenneme çevireceği belirtiliyor. 2 derecelik artış sonucunda Akdeniz iklimi daha da ısınacak, kuraklık geniş ölçüde hissedilecek. Bu artış Kuzey İtalya ve Türkiye gibi denizin hafifletici etkisinden uzak kalan iç kesimlerde 5 derecelik artış olarak hissedilecek.
    Akdeniz'de yıllık yağış miktarının düşmesi, yıl boyunca kurak zamanların değişmesi ve uzaması, yangın tehlikesinin altı haftaya kadar uzaması bekleniyor. Bu durum turizmi ciddi anlamda etkileyecek.
    Sıcaklık ve kuraklık yüzünden tarımsal üretimin olumsuz etkileneceği, fasulye, soya fasulyesi ve mercimek gibi ürünlerin veriminin düşeceği belirtiliyor.
    İklim değişikliği Türkiye'de Akdeniz Havzası'nı kuraklıkla vuracak. Mevcut etkisiyle bile tüm Akdeniz Havzası'nda yağışlar son 25 yılda yüzde 20 azaldı ve daha da azalacak.
    2050'de Akdeniz’de deniz seviyesinin 20-40 santimetre oranında artması bekleniyor. Bu durumdan en çok zarar görecek yerler, Türkiye ve Cezayir gibi ülkeler ve deltaları olacak.
    Küresel ısınma, Akdeniz’in dağlık alanlarındaki bitkilerin yarısının kaybına yol açacak. Bu durum özellikle İspanya ve Fransa’da daha vahim sonuçlara bitki türlerinin yüzde 80 oranında kaybolmasına neden olacak.

    Suya hasret kalacağız
    Küresel ısınma Türkiye'yi sıcak dalgalarının süresinin altı haftaya uzamasıyla etkileyecek. Yangın tehlikesi ve kurak günlerin sayısı üç haftayı aşacak. Türkiye, tarım politikasını, sulama tekniklerini değiştirmezse, iklim değişikliğinin de etkisiyle susuzluk tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Türkiye bu gidişle su fakiri ülkeler arasına girecek.
    Giderek azalan yağışlar, kaçak su kullanımı ve yer altı suyuna olan yoğun talep sonucu yer altı su seviyeleri hızla düşüyor. Yer altı kaynaklarında eksilen tatlı suyun yerine tuzlu su girişi olmakta, bunun etkisiyle yer altı suları nicelik ve nitelik olarak sürekli bozuluyor.


    Kaynak:www.milliyet.com.tr
     
    Ogez bunu beğendi.
  3. Ozge Deniz

    Ozge Deniz Bisikletkolik

    Kayıt:
    11 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.002
    Beğeniler:
    342
    Şehir:
    Izmir
    Seviye:
    ben yarınıda düşünüyom ama yeterli deil galiba.tüm insanların duyarlı olması şart.Can Abi bilgi için teşekkürler.umarım aklımız başımıza gelir...
     
  4. Soner Sarihan

    Soner Sarihan Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    3.915
    Beğeniler:
    8.485
    Şehir:
    İznik
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Dünya geri dönülemez noktayı aşmıştır.
    Geçmiş ola.
     
  5. H.Can DEMİREL

    H.Can DEMİREL Bisikletkolik

    Kayıt:
    25 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.233
    Beğeniler:
    993
    Şehir:
    Muğla
    Seviye:
    Sevgili Ataruh teslimiyetçi olmayalım.Senin mesajımı okuman ve bir cevap yazman bile incelik teşekkür ederim.Bireysel olarak her insan çevresini doğa ile ilgili bilinçlendirse bu bile yeterli.
    Lütfen çocuklarımıza güzel bir dünya bırakalım.
     
  6. Murat EVGİN

    Murat EVGİN Bisikletkolik

    Kayıt:
    9 Kasım 2004
    Mesajlar:
    1.015
    Beğeniler:
    1.063
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    1954 yılı ve istanbul
     
  7. Soner Sarihan

    Soner Sarihan Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    3.915
    Beğeniler:
    8.485
    Şehir:
    İznik
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Merhaba. Konuyu açmanız bile yeterli duyarlılıkta olduğunuzu gösteriyor.
    Teşekkür ederiz. Ancak bireysel bilgilendirme vb. bence yeterli değil artık. bu konuda ciddi güç kullanmak ve yaptırım uygulamak gerekiyor ki; kapitalist dünyada insanlara daha az ısının , arabaya daha az binin demek ne mümkün ne de uygulanabilir.
    Mesajıma gelince.
    "kötümserler iyi bilgilenmiş iyimserlerdir" diye yorumlayın lütfen. :)

    Nüfus artış hızı durdurulmazsa, dünya çapında bir küresel bir iklim hükümeti kurulmazsa , bu gidiş artık kesinlikle durdurulamaz.
    Zaten konu magazinleşmeye başladı. Dünya ya verilen zararı anlatabilmek mümkün değil.
    Buzlar eriyormuştan insanların anladığı çok basit şeyler. Eridiyse yine buz tutar sanıyorlar.
    Güney kutup avrupa kıtasından daha büyük bir kıta ve üzeri km lerce buzla kaplı. Ayrıca coğrafi açıdan kutuplar çöldür. Yani yağış çok azdır. Her yıl yağan bir kaç on cm. buz binlerce yılda birikerek o dev buz kıtasını oluştrmuştur.
    Şöyle düşünün lütfen, Erciyes in zirvesinden başlayarak başlayarak Alplere oradan Ural dağlarına kadar tüm alanın buz ile kaplı. Burası dev bir buz ovası aslında. Sadece bir kaç dağın zirvesi görünüyor.
    Ne kadar az yağış olduğu ile bu buzun oluşma süresini karşılaştırın . İşte eriyen buzullar bunlar. Binlerce metre buz eriyor yani. Ve geri konulması imkansız.

    Korkarım , gelişmiş ırklar bilim kurgu filimlerindeki gibi dev fanuslar içinde yaşarken dışarda ölüm ve ortaçağ hüküm sürecek.
    Hatta bahsettiğim küresel iklim hükümeti , "insanlık" için "insanların" büyük bir bölümünden vazgeçemk zorunda kalabilir.


    Selamlar.
     
    Ogez bunu beğendi.
  8. H.Can DEMİREL

    H.Can DEMİREL Bisikletkolik

    Kayıt:
    25 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.233
    Beğeniler:
    993
    Şehir:
    Muğla
    Seviye:
    Buzulların erimesi durdurulamaz!

    Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin raporundan: Buzul erimesinin önüne geçilemez. Dünyada sular 4-6 metre yükselecek. Hollanda, Londra, New York ve Tokyo sular altında kalacak

    DIŞ HABERLER SERVİSİ

    Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli tarafından hazırlanan ve nisanda açıklanacak olan raporda, bilim adamları uyardı: Küresel ısınma sonucu buzullarda erime kaçınılmaz.
    İngiliz The Guardian gazetesi, bilim adamlarının iklim değişikliği konusundaki uyarılarını manşetine taşıdı ve uzmanların, "Buz tabakalarının erimesini önlemekte çok geç kalınmış olabilir" ifadelerine yer verdi.

    Buzullar yarı yarıya eriyecek
    Taslak metinden bölümler yer alan habere göre, Grönland ve Antarktika'da yapılan son araştırmaların sonuçları, buzul tabakalarının en az yarı yarıya erimesinin kaçınılmaz olduğu sonucunu ortaya koydu.
    Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli tarafından hazırlanan raporda, küresel ısınma nedeniyle buzulların erimesi sonucu deniz seviyesinin 4 ila 6 metre yükseleceği kaydedildi.

    Hükümetlerini bu konuda uyarmaya hazırlanan uzmanlar, deniz seviyesinde bu denli bir yükselişin Maldivler'i bir bataklık haline getireceğini, Hollanda ve Bangladeş gibi ülkelerle Londra, New York ve Tokyo gibi okyanus kenarı kentlerde büyük su baskınlarına neden olacağını kaydetti.
    Bu etkiyi yapacak düzeyde bir buzul erimesinin yüzyılları bulabileceğini vurgulayan araştırmacılar, ancak emisyonun azaltılamaması halinde sürecin hızlanabileceği ve ülkelere bu durumla mücadele için daha az zaman bırakacağını vurguladı.

    Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli tarafından bu ay içinde yayımlanan bir başka raporda da iklim değişikliğinde sorumluluğun "çok büyük ihtimalle" insanlarda olduğu vurgulandı. Aynı raporda, emisyon yükselişi sürerse ortalama sıcaklığın bu yüzyıl içinde 4 derece artacağı uyarısı yapıldı.
    "Christian Aid" adlı yardım kuruluşunun araştırmasına göre de İngiltere'nin ilk 100 şirketinden sadece 16'sı, ürettikleri gaz salınımları konusunda, hükümetin koyduğu kurallara uyuyor.
    İngiltere merkezli büyük şirketlerin atmosfere saldıkları milyonlarca ton karbon gazını saklamış olmaları, İngiltere'nin küresel ısınmaya ne kadar katkısı olduğunu ölçmeyi de güçleştirdi. Rapora göre, kayıtlara geçmeyen 200 milyon tonluk karbon gazı, Yunanistan ve Pakistan'ın bir yılda beraber ürettikleri miktarı da geçiyor.

    Kaynak:www.milliyet.com.tr
     
  9. simplonmurat

    simplonmurat Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    7 Ocak 2007
    Mesajlar:
    741
    Beğeniler:
    332
    Şehir:
    Evka-6 / İZMİR
    Adı:
    Murat ALTINCAN
    Bisiklet:
    Simplon
    Seviye:
    İnsanoğlu kendikendinin sonunu hazırlayor.Gerçi bunu yıllardır başarıyla sürdürüyor.Tabiatın dengesi hiçbir zaman umrumuzda olmadı.Ve bunun cezasını belki biz değil ama çocuklarımız çekecek.Gerçi çocuklarımıza kalmadan bizde nasibimizi alacağa benziyoruz.
     
  10. gökhan öztürk

    gökhan öztürk Kıdemli Üye

    Kayıt:
    16 Aralık 2006
    Mesajlar:
    218
    Beğeniler:
    9
    Şehir:
    istanbul bagcılar
    Seviye:
    abi helal olsun bu tip kunular cık guzel millet kaptirmış bisiklete
     
    dawson_46 bunu beğendi.
  11. H.Can DEMİREL

    H.Can DEMİREL Bisikletkolik

    Kayıt:
    25 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.233
    Beğeniler:
    993
    Şehir:
    Muğla
    Seviye:
    Küresel ısınmada payımız artıyor

    BM'nin açıkladığı 'İklim Değişikliği Raporu'na göre, Türkiye, 1990-2004 yılları arasında yüzde 72.6 ile karbondioksit gazı salınımında dünyada en hızlı artış kaydeden ülke oldu

    TEMA Kaynak Geliştirme ve Halkla İlişkiler Bölüm Başkanı Yeşim Beyla, raporun, küresel ısınmanın son 50 yılda yüzde 90 oranında insan eliyle yaratıldığını ve bu durumun daha asırlarca süreceğini bilimsel olarak ortaya koyduğunu söyledi.
    Beyla, Türkiye'nin, yıllık 294 milyon tonluk karbondioksit salınımıyla, ABD (5.5 milyar ton), Rusya (2.8 milyar ton) ve Japonya'nın (1.3 milyar ton) ilk 3 sırayı oluşturduğu dünyada, en fazla karbondioksit gazı salan ülkeler arasında 13'üncü sırada yer aldığını bildirdi.
    ''Hızlı ve çevreyi dikkate almadan sanayileşme''nin, atmosfere salınan gaz miktarındaki artışın en önemli etkenlerinden biri olduğunu anlatan Beyla, enerji ihtiyacının hiç dikkat edilmeden fosil yakıtlarla karşılanmasının da karbondioksit artışında payı olduğunu kaydetti.

    "Enerjide devrim yapma zamanı geldi"
    Türkiye'nin bu duruma gelmesinin son derece düşündürücü olduğunu belirten Beyla, enerji üretimi ve tüketiminde kullanılan fosil yakıtların sera etkisi yaratarak, çevre kirliliğine ve iklim değişikliğine neden olduğuna değindi.
    Beyla, ''Bu da enerji sorununu gün geçtikçe artırıyor. Enerji verimliliği ve başta güneş olmak üzere bir an önce yenilenebilir kaynaklara ağırlık veren, fosil yakıtlara bağımlılığı azaltan enerji stratejisi geliştirmemiz gerekli. Artık enerjide devrim yapmanın, enerji verimliliği ve yenilenebilir kaynaklara yeni yatırımlar yapmanın zamanı geldi, hatta geçiyor. Sorumluluğumuz çok büyük, çünkü alacağımız karar hem bizi hem de bizden sonraki tüm nesilleri etkileyecek'' ifadesini kullandı.

    "Ağaçlandırma şart"
    Yeşim Beyla, küresel ısınmayı önlemek için en önemli çalışmalardan birinin ağaçlandırma olduğunu, bu nedenle ormanların korunması ve daha fazla ağaç dikilmesi gerektiğinin de altını çizdi.
    Beyla, ''Ağaçlar, atmosferdeki sera gazlarınıra emdikleri için, küresel ısınmanın tehditlerini azaltma konusunda en güçlü silahlardan biridir. Küresel ısınma süreci başladı ve bunu geri çevirmek oldukça güç. Ama en azından daha fazla ilerlemesini engelleyebiliriz. Bu nedenle toplumdaki herkes ağaçlandırma kampanyalarına daha fazla destek vermeli'' şeklinde konuştu.



    Kaynak:www.milliyet.com.tr

    İlk cemre bugün düşüyor

    Sıcaklık artışının göstergesi olduğuna inanılan cemre, birer hafta arayla havaya, suya ve toprağa düşecek. Küresel ısınma nedeniyle kurak kışın yaşandığı bu yıl, cemrenin düşmeye başlaması, “kışı görmeden bahar geldi” yorumlarına neden oluyor.

    AA
    Güncelleme: 12:57 TSİ 20 Şubat 2007 Salı

    ADANA - Halk arasında yaygın olarak baharın müjdecisi olarak bilinen, “sıcaklıkta artışın” göstergesi olduğuna inanılan ve 3 tane olduğu kabul edilen cemrenin ilki, bugün havaya düşüyor. Cemre, birer hafta arayla suya ve toprağa da düşecek.

    “Kor halindeki ateş” anlamına da gelen cemre, ayrıca, Müslümanların hac sırasında Mina vadisinde attığı taşlardan meydana gelen yığını anlatmakta da kullanılıyor. Divan şairlerinin, cemre zamanlarında baharın gelmesi dolayısıyla önemli kişilere yazdıkları övgü şiirleri de “Cemreviye” olarak biliniyor.

    Meteorolojik kapsamda ise cemre, takvimlerde ilkbahardan önce birer hafta aralıkla havaya, suya ve toprağa düştüğü inanılan ısıl güç veya sıcaklık yükselmesi olarak tanımlanıyor. Saatli Maarif Takvimi’ne göre, cemre düşüşleri genellikle fırtınalı geçiyor ve yurdun pek çok yerinde kar yağışı görülüyor. Üçüncü cemrenin ardından da baharın geleceği kabul ediliyor.

    Arapça kökenli cemre, “ateş parçası”, “ateş halindeki kömür” anlamına geliyor ve ısınmayı ifade ediyor.

    Eskilerin, kasım (kış) ve hızır (yaz) olmak üzere yılı ikiye ayırdıkları, kasımın 180, hızırın 186 gün sürdüğü belirtiliyor. Kasım günlerinin 8 Kasımda başladığı, Kasımın 46’sında “kırkgün” anlamına gelen “erbain”, 86’sında “50 gün” anlamına gelen “hamsin”in girdiği ve böylece kışın en soğuk zamanları sayılan 90 günün geçmiş olduğu kaydediliyor. Kasımın 105’inde (20 Şubat) birinci cemrenin havaya, 112’sinde (27 Şubat) ikinci cemrenin suya, 119’unda (6 Mart-Şubatın 29 çektiği dört senede bir 5 Martta) üçüncü cemrenin toprağa düştüğü, buna göre de önce havanın, sonra suyun, sonra da yerin ısındığı kabul ediliyor.

    CEMREYE BİLİMSEL BAKIŞ

    Bilimsel olarak değerlendiren meteoroloji uzmanları ise cemre konusunda şu bilgileri veriyorlar:
    “Açık bir günde, atmosferin alt tabakasından geçen güneş enerjisi, yer yüzeyi tarafından yutulur. Dolayısıyla yer yüzeyi ısınır. Yüzeydeki hava ısındıkça, yüksektekinden daha az yoğun hale gelir. Isınan hava yükselir ve daha soğuk olan ise çöker. Yükselen hava genişler ve soğur. Su buharı, bulut damlacıkları şeklinde yoğunlaşarak, hal değişim ısısından dolayı, havanın ısınmasını sağlar.”

    Bu arada, küresel ısınma nedeniyle kurak kışın yaşandığı bu yıl, cemrelerin düşmeye başlaması, “kışı görmeden bahar geldi” yorumlarına neden oluyor.


    kaynak:www.ntvmsnbc.com.tr
     
  12. goxelkurt

    goxelkurt Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    4 Aralık 2006
    Mesajlar:
    423
    Beğeniler:
    121
    Şehir:
    istanbul/bakırköy
    Seviye:
    umarım bu konudaki ciddiyeti tüm dünya anlar aslında söylendiği kadarıyla bunu durdurmak artık imkansız sadece yavaşlamasına katkıda bulunabiliriz (yanılıyorsam düzeltin lütfen)
     
    t-genc bunu beğendi.
  13. H.Can DEMİREL

    H.Can DEMİREL Bisikletkolik

    Kayıt:
    25 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.233
    Beğeniler:
    993
    Şehir:
    Muğla
    Seviye:
    İlginiz için teşekkür ederim.Haklısınız sadece süreci yavaşlatmak için elimizden geleni; birey,toplum,ülke ve dünya olarak bir an evvel yapmalıyız.
     
  14. artofriding

    artofriding Kıdemli Üye

    Kayıt:
    21 Kasım 2006
    Mesajlar:
    315
    Beğeniler:
    272
    Şehir:
    İzmir
    Seviye:
    İzmirde oturuyorum, tipik akdeniz iklimi.Hiç yağmur yağmadı gibi birşey.Kaynağın suları ip gibi kaldı.Durum çok ama çok vahim.Hava zaten yaz gibi.Geçen yaz o kadar orman yandı, bu yazı düşünmek bile istemiyorum.Sanırım hapı yuttuk bile.Sürekli bunlarla ilgili kabuslarla uyanıyorum, yağmur duası ediyorum ama tanrı bizi nasıl kurtarsın. Motorlu taşıt kullanmıyorum, ama neye yarar ne yapsak boş, uzun yaşamak istemiyorum. Düşünüyorum da şu karbondioksidi bacadan püskürtmeden önce bir şekilde karbon ve oksijen elementlerine ayrıştırabilseler.Hem ucuza karbon kadro, hem de bol bol oksijen gazına sahip olurduk.Ama güzel hayaller.
     
    t-genc bunu beğendi.
  15. murattaner

    murattaner Aktif Üye

    Kayıt:
    14 Eylül 2004
    Mesajlar:
    128
    Beğeniler:
    86
    Şehir:
    İçerenköy/Ataşehir
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Dünyanın jandarmalığına soyunan,heryere "demokrasi" götürdüğünü iddia eden ve demokrasi götürmek için her türlü kıyımı yapan ABD iyi niyetli ise bu konuyada el atsın.Nasıl istediği her konuda ülkeleri zora koşuyor,yaptırım uyguluyorsa bu konudada üzerine düşeni yapsın,bu işede burnunu soksun.Ağa olmak kolay değil.
     
    t-genc bunu beğendi.
  16. Hasan Hakan Koç

    Hasan Hakan Koç Bisikletkolik

    Kayıt:
    1 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.304
    Beğeniler:
    1.209
    Seviye:
    Biliyorsunuzdur bende konuyla ilgili olarak http://www.iklimkrizi.net/ linkini vereyim
    gerçektende izmir izmir gibi değil yani hiç yağmur yağmadı desem yeridir. hiç çocukluğumdaki gibi değil mevsimler. yurtdışında arkadaşlarımvar hepsi aynışeyi söylüyorlar artık mevsimler değişiyor . ve ben çocuklarımızın geleceği için korkuyorum . hatta bizim bile gelceğimiz olamaya bilir çok ciddiye alnıması gereken bir konu ..
    güncel tutmaklazım
     
    t-genc bunu beğendi.
  17. H.Can DEMİREL

    H.Can DEMİREL Bisikletkolik

    Kayıt:
    25 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.233
    Beğeniler:
    993
    Şehir:
    Muğla
    Seviye:
    ‘Adalar sular altında kalabilir’

    Avrupa Yenilenebilir Enerjiler Birliği (EUROSOLAR) Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Tanay Sıdkı Uyar: Küresel ısınmanın yavaşlatılamaması durumunda irili ufaklı çok sayıda ada ile ada devleti sular altında kalabilir.
    Haberin devamı aşağıda linkte verilmiştir.

    ‘Adalar sular altında kalabilir’

    Kaynak:www.ntvmsnbc.com.tr

    Buzlar eridi, ‘bakir güzellikler’ keşfedildi!

    Antarktika’da kürsel ısınma sonucu eriyen kilometrelerce kalınlıktaki buz kütlelerinin kırılmasıyla yeni deniz canlıları su yüzüne çıktı. Uzmanlar, bulunan türlerin tehlikede olduğunu bildirdi.
    Milyonlarca senedir altında yaşadıkları buz kitleleri yüzünden deniz yatağında yaşamlarını sürdüren 1000 yeni tür bilim dünyasında şaşkınlık yarattı.
    Son 50 yılda bölgedeki sıcaklığın 2,5 derece artmasıyla buzullar kırılınca altlarında yaşayan ‘bakir güzellikler’ ortaya çıktı. Bölgede keşfedilen yeni türler arasında kırmızı kan hücresi taşımayan buz balıkları ile Antarktika ahtapotu bulunuyor.

    Haberin devamı ve fotoğraflar ilgili lintedir.

    http://www.milliyet.com.tr/2007/02/27/son/sonyas02.asp

    Kaynak:www.milliyet.com.tr
     
    sare bunu beğendi.
  18. Selim Çam

    Selim Çam Onursal Üye

    Kayıt:
    1 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.905
    Beğeniler:
    543
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    istanbuLLuLarın 8 ayLık suyu kaLmışmış.. gelişmiş arıtma sistemleri geliştirilmesi lazım olacak önümüzdeki zamanlarda..
     
  19. H.Can DEMİREL

    H.Can DEMİREL Bisikletkolik

    Kayıt:
    25 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.233
    Beğeniler:
    993
    Şehir:
    Muğla
    Seviye:
    Küresel ısınma Amazonları da vuracak

    NTV-MSNBC VE AJANSLAR
    Güncelleme: 22:48 TSİ 27 Şubat 2007 Salı

    BRASILIA - Brezilya Ulusal Uzay Araştırmaları Enstitüsü tarafından yapılan, Çevre Bakanlığı’nın yayımladığı rapor, Brezilya’da 2100’e dek sıcaklığın ortalama 4 derece artabileceğini ortaya koydu.

    En kötümser tahmine göre Amazon bölgesinde sıcaklık 8 derece artabilir, bu da “savanadaki bakir ormanın değişimine” neden olabilir.

    Araştırmacılardan Jose Marengo, “dünyanın akciğerleri” olarak bilinen Brezilya’daki Amazon yağmur ormanlarına ileride bu benzetmenin yapılamayacağını, küresel ısınmanın sonucu olarak bölgenin karbondioksitin yayıldığı bir bölge durumuna gelebileceğine dikkati çekti.

    Brezilya’daki diğer bölgelerin de küresel ısınmadan nasibini alabileceğini belirten araştırmacılar, 100 yıl içinde yarı kurak olan kuzeydoğunun kurak duruma gelebileceğini, nüfusun yüzde 25’inin, yani 42 milyon kişinin yaşadığı kıyı bölgelerinde deniz düzeyinin yarım metre artabileceğini vurguladılar.

    Araştırmaya göre Rio de Janeiro bölgesi de “en fazla tehdit altında olan” bölgeler arasında bulunuyor.

    Kaynak:www.ntvmsnbc.com.tr

    1 Mart'ta dünya 5 dakikalığına duracak!

    Küresel ısınma konusundaki kampanyalara destek için 1 Mart'ta, tüm dünyada ortak bir eylem gerçekleştirilecek. Dünyanın her yerinde yerel saat farkı gözetilmeksizin 19.55-20.00 arasında tüm enerji kaynakları kapatılacak.

    Eylemin amacı; söz konusu kesintiyle meydana gelecek enerji tasarrufunun önemine değinmek ve yetkilileri harekete geçirmek. Çevre örgütlerinin organizasyonu ile internet üzerinden yayılan eylem planına göre otomobildekiler kenara çekip arabayı durduracak, evde tüm ışık ve musluklar kapatılacak, elektrikli aletler 5 dakika çalıştırılmayacak. Küresel ısınma konusunda Türkiye'yi ilgilendiren bir başka kampanyanın da hazırlıkları sürüyor. Havaya salınan gazların azaltılmasını öngören Uluslararası Kyoto Protokolü'ne Türkiye'nin de dahil olması için kamuoyu baskısı oluşturulacak.

    Türkiye'nin küresel ısınmanın önlenmesi için hazırlanan uluslararası 'Kyoto Protokolü'nü imzalaması için de kamuoyu oluşturuluyor. Japonya'nın Kyoto kentinde 1997 yılında imzalanan protokol, sanayileşmiş ülkelerin 2008-2012 yılları arasında sera gazı üretimlerini 1990 seviyesine çekmelerini şart koşuyor. Ortalama yüzde 5,2 olan bu indirim hedefi ülkelere göre değişirken, Türkiye, ABD ve Avustralya protokole imza atmayan ülkeler arasında yer alıyor. En az 300 bin kişinin yer aldığı kampanyayı destekleyenler arasında; Sezen Aksu, Işıl Özgentürk, M. Ali Alabora, Mikdat Kadıoğlu, Okan Bayülgen, Uğur Yücel, Yıldız Kenter, Zeki Demirkubuz'un yanı sıra hemen her üniversiteden akademisyen, gazeteciler, Bergama köylüleri, sendikacılar ve vatandaşlar bulunuyor.

    Kaynak:www.zaman.com.tr

    Değerli forumdaşlarım bizlerde bisikletsever ve doğa sever olarak bu eyleme katılalım,katılımın fazla olmasını sağlayalım.Hepinize teşekkür ederim...
     
  20. Tuğrul

    Tuğrul Onursal Üye

    Kayıt:
    5 Eylül 2004
    Mesajlar:
    1.753
    Beğeniler:
    1.318
    Şehir:
    Suadiye
    Seviye:
    Çok önemli konu .Sabitlemekte fayda var .