Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Korku ve kan

Konu, 'Genel Bisiklet Konuları' kısmında Aytaç Öztürk tarafından paylaşıldı.

  1. Aytaç Öztürk

    Aytaç Öztürk Aktif Üye

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    28 Haziran 2014
    Mesajlar:
    102
    Beğeniler:
    209
    Şehir:
    İzmir
    Bisiklet:
    b'Twin
    Seviye:
    Harika bir güne başlangıç. Aylardır planını yaptığım, araştırmasını sürdürdüğüm yol arkadaşıma kavuşuyorum bugün. Her şeyi düşündüm. Yapacağım turları hayal ederken yolda yüzümü yalayacak rüzgarı dahi hissedebilecek kadar kendimi kaptırmışım. Son yoklamalarımı yaptım ekstra ne gerekebilir yollarda diye. Kask, tayt, zil, sele altı çanta, ön arka far, pompa, eldiven, yedek iç lastik, kevlarlı yedek dış lastik, yama, alyan takımı, suluk, matara, suluğa takılan alet matarası, ayak bilekleri için fosforlu klipsler, kablosuz km sayacı, spd pedal var rahat edemem diye normal pedal, dış lastiği çıkarmak için şu an adını hatırlamadığım aparat. Liste böyle işte.

    Ve gittim aldım. Hepsini aldım. Aklımda ne varsa aldım. Harika günler, muhteşem turlar, inanılmaz maceralar beni bekliyor. İzmirde yaşıyorum bu arada. Kendimi tanıtmadım size. Kusura bakmayın. Adım Aytaç. Bornova evka-4 te oturuyorum. Dediğim gibi gittim aldım. Hemen pedallayacak halde çıkıp gidebilir miyim dedim arkadaşa, 15 dk içinde hazır olursunuz dedi gülümsedi. Allahım yola çıkıyorum. Gaziemirden bornovaya gelmek sıkıntılı olur. Yollar kalabalık. Ve ilk günüm. Vücut ham. Yolda kalmak istemedim. Atladım metroya (İzban). Bornovaya kadar da gitmek istemedim. kendim ve bisiklet için tekrar kart basmak gereksiz geldi. Artık eve ulaşabilir noktadaydım. Açıkçası bir an önce pedala dokundurmak istiyordum ayakkabımın tabanını. Ve ineceğim istasyon. Heyecan dorukta. İndim, kenarda eldivenler, kask, gerekli materyalleri hazırladım. Geri kalanları sevgili valideme emanet edip pedala yüklendim.

    Harika... Vites yükseltip hızlanmak istiyorum. Hava kararmaya yüz tutmuş. 200 metre kadar ilerde arkamdan gelen otobüsten ürktüğüm için sağda duruyorum. Çok hızlı geliyor yada alışık olmadığımdan ürküyorum. Okuduğum lisenin yakınlarındayım. Neredeyse 20 yıl olmuş. Zaman akıp gidiyor. Bisiklet konusunu daha fazla ertelemediğim için çok mutluyum. Tekrar yükleniyorum pedallara. Vites konusuna alışmam zaman alacak anlıyorum. Hafifçe bayraklı yoluna sapıyorum. Yaklaşık 300 - 500 metre ilerledim ilerlemedim. Rüyalarımdaki gibi... Kötü olanlarından. Herşey sustu. Gölgeler dahada karanlıklaştı. Saniyeler paslı çiviyle duvarları çizer gibi acıyla aktı. Çocukken izlediğim örümcek adam karakterinin tehlike çanları çalardı ve güçlü bir darbeden kendini savunurdu. Nasıl bir his olduğunu anladım. Ama bir süper kahraman değildim ne yazık ki. Korkutucu sessizlik ve kötü gölgelerin birbiriyle seviştiği ara sokakları yavaşça önümden söküp atmaya çalıştım. Öyle yada böyle ilerliyordum.

    Aylar, günler, haftalardır forumu izlerim. Bisikletli nelerle yüzleşir, nelere dikkat etmelidir. Belki elindeki torbasına döktüğü tineri koklarken sallanarak bana uzanan bir delikanlıydı kendimi korumam gereken karanlık, belki de yanımdan geçerken üzerime bir şeyler atan yada düşürmek için beni sıkıştıran sürücüler. Şehrin karanlığı hep insandır gözümde. Ve bu karanlığın daim kalmasına izin veren suskunlara kızarım daha çok.

    Beni kötülerin zulmü değil; iyilerin sessizliği korkutuyor.
    Martin Luther King

    Nerde kalmıştım.

    Rüyalarımdaki gibi evet. En korkutucu olanlarından. Uyandığınızda şükür yatağımdayım dedirten türden. Durmuş zamanın içinden 2 gölge fırladı işte. Çok büyük iki gölge. En korktuğum tür 2 gölge. Biri sağdan diğer soldan direk fırladılar. Dursam dedim, duramadım çünkü solumdan da ve sağımdan da geldiler. Gitsem dedim, o kadar hızlı geldiler ki hızlanıp gidemeyeceğimi anladım. İyice yavaşladım.

    Hani bazı köpekler vardır. Sahil kenarı yürüyüşlerinizde yada yol üstünde kaldırımda karşılaştığınızda sahibinin ipini, bırakın eline, beline dolasa yine yakınından geçmeye ürktüğünüz türden. O karanlık gölgelerin kilolu, kaslı vücutları ve hırıltıları... Etraftaki dükkanlar tarafından bakılıp besleniyorlar sanırım. Eski çalıştığım şirkette de terk edilmiş bir Rottweiler bakıyordu çocuklar. Adı zeytin di. Sempatik bir isim. Korkutucu bir cüsse. Tanıdık olduğu halde yanına yaklaşmıyordum. Oyun oynarken bile kolumun yarısını alıp gidebilecek potansiyeli görürüm hep bu cinste. Paylaşım sitelerinde ise boğazını yakalayıp bırakmadığı küçük cins köpeklerin videolarını görürüm sık sık. Sonuna kadar da izleyemem ve o videoyu neden açtığımı sorgulayıp kendime kızarak şirin kedi videolarına yönelirim şoku atlatabilmek için.

    O karanlık gölgeler. Kaslı, cüsseli gölgeler. Korkutucu, çıldırtıcı gölgeler. Sağdan gelen hafif arkamda kaldı. Sessizdi soldan gelene göre. İnip kendime siper edemem sandım bisikleti. Sağdaki de soldaki de çok yakındı. Yavaşlamak fayda etmedi. Durmalıydım biliyorum. Korkudan duramadım. Sola insem biriyle sağa insem öbürüyle yüzleşmek zorunda kalacaktım. Ne panik ama. Şanssız bir an ki sokakta tek bir araba, insan yok. Gündüzünü ezberlediğim o yollar, gece, makyajını sildikten sonra... Çok korktum.

    Soldaki üzerime atlayacakmış gibi yaklaştı. O an, işte o an. Sağ ayağımın arkasında bir sürtme, içimi kamaştıran bir acı. En sonsuz 1- 2 saniyeydi bu. O acı... O korku.. İkisi aynı anda olamıyordu bünyede sanırım. Bilmiyorum. Kalbim... Güçlü atıyordu. İçerden yumrukluyordu dışarıyı. Adrenalin çaresizliğimden soydu beni o an. Kundaktaki bebek uykumdan uyanır gibi... Küçük bir irkilme. Ve sonra zihnimdeki tüm atomlar parçalanmaya başladı. Bacağımdaki acı... Hatırlamıyorum tam olarak. Karar mekanizması kendini devre dışı bıraktı. Çünkü bu belki abartıyorum ama hayatta kalma dürtüsü işte. Evet o. Bacağımda o acıyı hissedip harekete geçmem saliselerle ölçülür belki ama bendeki tesiri yıllara kendini kilitleyecek biliyorum.

    Acı, korku, panik... Bu benim başıma nasıl gelir şaşkınlığı. Hayatta, ayakta kalma dürtüsü, işte hepsinin üstünü güzelce örttü. düşmeden bisikletin üzerinden nasıl atladım, bisikletle düşmanımı parçalamak için nasıl hamle yaptım bilmiyorum. Canım yanmıştı. Yere ayak bastığımda bisikletimi savurup kemiklerini kırmak, beynini duvarlara saçmak istedim. Kendimi kandırmamalıyım, ne ben o kadar güçlüydüm ne de o o kadar ağır ve durağan.

    Bisikleti 2 üç kez üzerlerine savurdum. Kan ılık ılık akıyordu. Hissediyordum. Canım yanıyordu. Kimse yoktu. Karanlıkta yalnızdım. Düşmanım öfkeliydi.. Ama o an ben kurban olmayı bırakmıştım. Ellerim ölüm kokuyordu. Kararlarım ölüm kokuyordu. Yere düşsem kalkamazdım belki. Kaldırmazlardı. Ama düşmedim. Ve çelik kalkanım elimdeydi. Bisikletim. Savurdum. Kılıcım olsa saplar, silahım olsa ateşlerdim. Son kurşuna kadar. Ama yoktu. Bisikletimle onu parçalamak istedim. Olmadı. Çok çevikti. Kolayca kendini geri atıp hamlelerimden sakındı. Her ikiside. Köpekleri çok severim. Hayvanları çok severim. Canları acırsa benim canım acır. Ama o an öldürebilseydim, gücüm yada imkanım elverseydi... Hırçınlığım onları ürküttü belki, belkide sadece durduğum için kaçıp gittiler. Bir süre öylece kaldım. Tekrar kan kırmızı görüş açım normale dönmeye başladı. Normal korkan adam oldum tekrar. Uzaklaşmaya başladım. Yürüyerek. Elimi bacağıma götürdüm. Elime bulaşan kan... Korktum.

    Bisikletimle ilk 10 dakikam böyleydi işte. Hayalini kurduğum yol arkadaşımla yolda ilk 10 dakika... Bisikletime yeniden oturup bu lanetli karanlıktan kendimi kurtarmak istiyordum. Pedallamaya başladım. Küçük bir virajdan sonra yoğun ışıklar görünüyordu. Hatta bir kaç araba. Yolun sağında bana dur gel yapan yaşlı bir adam gördüm. Alkollü gibiydi. Yüzünde saçma bir gülümseme vardı. Yada 1 dakika önce hissettiklerim yüzünden algılarım saplantılı bir hal almıştı. Durmadım. Duramadım. Cesaret edemedim. Ben geçtikten sonra "dursana be" diye bağırdı ama duramazdım. Kendimi savunduğum o birkaç saniyenin verdiği yenilmezlik hissi çoktan yerini inanılmaz bir korkuya bırakmıştı bile. Işıklara ulaştığımda telefonuma sarıldım. Aileme ve sevdiceğime ulaşıp kabusumun ilk etkilerinden saklanmak istedim. Olmadı.. Şans işte. Kimse açmadı telefonunu. Nöbetçi eczanelere baktım hemen. Yakınlarda ev yolu üzerinde bir tane vardı. Bastım yeniden pedala.

    Sonunda eczaneye ulaştım. Sonunda. Ne yapması gerektiğini bilen biri. Güvende gibi hissettim kendimi. İçeri girdim.
    -Merhaba pansumana ihtiyacım var.
    -Merhaba. Hmm. Kusura bakmayın pansuman yapmıyoruz.
    -Şey yarayı temizleyecek herhangi bir şey yok mu?
    -Malesef biz yardımcı olamıyoruz. Ne oldu düştünüz mü?
    -Yok köpek ısırdı
    -AA kötü gözüküyor bir an önce acile gidip doktora gösterin.
    -peki!? Teşekkürler. İyi akşamlar.
    Ve gittim. Yol üstü bir bakkaldan su alıp yarayı hafifçe yıkadım. Ev hastane den biraz daha yakındı. Gidip temizlenip bisikleti bırakmak makul geldi. Yeni yol arkadaşım. Bisikletimle ilk günüm.

    Sonra, arayanlar, koşa koşa gelenler...

    Bilanço; 1 kuduz 1 tetanoz aşısı...

    Sanırım daha 4 - 5 aşım daha olacak. O sorun değil de bisikletimle nasıl yola bırakacağım kendimi birdaha bilmiyorum. Tüm geceyi gidip o köpekleri nasıl öldürürüm- öldürmeli miyim ikilemi ile geçirdim. Uyandığımda psikozdan sıyrılmıştım. O köpeklerden daha çok eczacıya kızarak geçiyor şimdi günüm. İnsani bir yardım eli istemiştim sadece. Nazikçe kovulmayı değil.

    Köpek ayağımı sağlam ısıramadığı için mutluyum. Çenesine alabilse ne ayakta kalabilirdim ne kendimi savunabilirdim. Allaha çok şükür bir kaç diş izi ile atlattım. Şimdi yola çıkmaya yeniden cesaret edebilirsem yanımda ne taşımalıyım onları araştırmaya başladım. Bu arada küçük çaplı saldırılara uğrayan arkadaşları gördüm forumda, sanırım onlar şanslıymış. Direk üzerlerine saldırı almamışlar. Umarım başıma bir daha böyle bir şey gelmez. Bu hayatımda ilkti.

    [​IMG]

    [​IMG]
     
    denny, SAFAK ZKN ve engin444 bunu beğendi.
  2. Erdal YILMAZ

    Erdal YILMAZ Onursal Üye

    Yaş:
    35
    Kayıt:
    5 Ağustos 2011
    Mesajlar:
    3.120
    Beğeniler:
    3.894
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Canyon
    Seviye:
    Çok geçmiş olsun, köpekler ile bir kaç kez yüzleşmişliğim var. Hiç hoş bir durum değil ve o an ki çaresizlik insanın sinirlerini yıpratıyor.
     
  3. Aytaç Öztürk

    Aytaç Öztürk Aktif Üye

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    28 Haziran 2014
    Mesajlar:
    102
    Beğeniler:
    209
    Şehir:
    İzmir
    Bisiklet:
    b'Twin
    Seviye:
    Sağolun hocam. Benim için acı verici yönü bisikleti alıp binmeye başladığımdan 10 dk sonra böyle bir travma yaşamış olmam. Gerçekten üzücü.
     
  4. sspl

    sspl 8240 Km'de Kısa Bir ara

    Kayıt:
    9 Aralık 2011
    Mesajlar:
    1.358
    Beğeniler:
    964
    Şehir:
    İstanbul
    Adı:
    Emre
    Seviye:
    Geçmiş olsun, en kısa sürede iyileşmeniz dileğiyle umarım bu kaza sizi bisikletten soğutmaz.
     
  5. suleymankahveci

    suleymankahveci Yeni Üye

    Kayıt:
    18 Temmuz 2014
    Mesajlar:
    1
    Beğeniler:
    1
    Şehir:
    Sakarya
    Geçmiş olsun, ilk deneyiminizde böyle bir kazaya uğramanız, üzerinizde etki bırakabilir fakat bunu daha çok bir anı olarak hatırlamaya çalışın. Her insanın başına gelebilecek bir olay fakat dediğiniz gibi ilk 10 dakikada olması büyük talihsizlik.
    Sizinle ilgilenmeyen eczacıya da sinirlenmemek elde değil.:eek:
    Tekrar geçmiş olsun.
     
    Serdar5234 bunu beğendi.
  6. Özgür R

    Özgür R Karanlık Taraf

    Kayıt:
    17 Haziran 2014
    Mesajlar:
    1.112
    Beğeniler:
    3.202
    Şehir:
    Aydın
    Seviye:
    Çok geçmiş olsun..Büyük şanssızlık gerçekten. :(
     
  7. Aytaç Öztürk

    Aytaç Öztürk Aktif Üye

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    28 Haziran 2014
    Mesajlar:
    102
    Beğeniler:
    209
    Şehir:
    İzmir
    Bisiklet:
    b'Twin
    Seviye:
    Geçmiş olsun dilekleriniz için teşekkür ederim. Unutmadan benim gibi ısırılan bir arkadaş olursa o ısırığın hemen sabunla bol köpüklü yıkanması gerekiyormuş. İnşallah bu bilgiye hiç ihtiyaç duymazsınız tabi.
     
  8. meseduzu

    meseduzu Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    14 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    703
    Beğeniler:
    388
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    b'Twin
    Seviye:
    Korkunuzu yenmeniz lagzim.bunun icinde yeniden bisikletin tepesine cikin ve pedallayin. 1000/1 olay bu korkmayin herzaman olacak degil.
     
  9. Aytaç Öztürk

    Aytaç Öztürk Aktif Üye

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    28 Haziran 2014
    Mesajlar:
    102
    Beğeniler:
    209
    Şehir:
    İzmir
    Bisiklet:
    b'Twin
    Seviye:
    Haklısınız hocam ama ilk 10 dakika işte. Sadece 10 dakika ve korku dolu stresli onlarca dakika. Yalnız gezmeyeceğim bundan sonra sanırım o olacak :)
     
  10. muratcolakoglu

    muratcolakoglu Onursal Üye

    Kayıt:
    19 Haziran 2012
    Mesajlar:
    2.869
    Beğeniler:
    517
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Colnago
    Seviye:
    Geçmiş olsun ama 1-2 ay sonra şu yazdıklarınıza güleceksiniz. Çünkü her bisikletle çıkışınızda köpekle karşılaşacaksınız. Alışmalısınız. Yoksa biz sizin uzun yazılarınıza mı alışalım? Okurken baygınlık geçirdim diyebilirim. Bir köpek ısırması bu kadar mı detaylı anlatılır? :)
     
  11. Mustafae

    Mustafae bekleyen seyyah

    Kayıt:
    10 Mart 2014
    Mesajlar:
    648
    Beğeniler:
    277
    Bisiklet:
    Ghost
    Seviye:
    Büyük geçmiş olsun. Hayvanlarında insanlar gibi iyiside var kötüsüde. Kötü hayvanlar için yanımda zıpkınla gezmeyi düşünmedim değil.:D
     
  12. Aytaç Öztürk

    Aytaç Öztürk Aktif Üye

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    28 Haziran 2014
    Mesajlar:
    102
    Beğeniler:
    209
    Şehir:
    İzmir
    Bisiklet:
    b'Twin
    Seviye:
    Ali bey haklısınız abartmış olabilirim bir Odisseas değilim mecaralarım destanlaşsın :) Sadece ne bileyim böyle bir ilk tecrübeyi paylaşmadan edemedim. Çünkü hangi arkadaşımla konuşsam bana nasıl olduğumu kikirdeyerek soruyorlar. Yani haklı olabilirsiniz 1 - 2 aya bende gülücüklerle saldırabilirim köpeciklerle ilgili anılarıma. Ama şimdi hala korkuyorum.
     
  13. Derya Keçeci

    Derya Keçeci Onursal Üye

    Kayıt:
    2 Haziran 2011
    Mesajlar:
    1.748
    Beğeniler:
    4.270
    Şehir:
    Ankara
    Adı:
    Derya
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Yaşanan olayı öyle güzel öyküleştirmişsin ki,neredeyse bir köpek tarafından ısırıldığını unutup,bir Frank Miller film sinopsisi gibi okudum.Olsun.Hayata böyle bakanlar için yaşamın her saniyesi acı ya da tatlı,değerlidir.
    Yollarda ve hiç de beklenmedik anlarda karşılaştığımız dostlarimız,ironik bir şekilde malesef bize çok zarar veriyorlar.Aslında ne yapmanız gerektiğini de biliyormuşsunuz.

    Öte yandan,genellikle ısırmazlar.Eminim ki bunu çok duymuşsunuzdur (ısırılmış biri olarak da hayli sinir bozucu bir saptama)

    Ama öyle.Genellikle bölgesinden cikarincaya kadar kovalar,nadiren hamle yapar;şanssızlık olmuş.
    Uzatmayalim yine de geçmiş olsun
     
    keyifadami bunu beğendi.
  14. mavinehir

    mavinehir Kıdemli Üye

    Kayıt:
    22 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    378
    Beğeniler:
    203
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    Geşmiş olsun.bir arkadaş gidon üzerinde köpek yemi bulunduruyordu.ama bu yemi yemeleri 5 dk. sürüyormuş.başka tavsiyelerde var forumda hatta köpek sürüsünün ortasında bisikletiyle kalan adamın videosunu izle bence.hatta senin gibi ısırılmış kimseler varsa yazış veya konuş bence iyi gelir.senin halini ancak böyle kişiler daha iyi anlar.ve sadece senin başına gelmedi diye rahatlarsın belki.
     
  15. Aytaç Öztürk

    Aytaç Öztürk Aktif Üye

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    28 Haziran 2014
    Mesajlar:
    102
    Beğeniler:
    209
    Şehir:
    İzmir
    Bisiklet:
    b'Twin
    Seviye:
    Geçmiş olsun dileğiniz için teşekkür ederim. Pedalımın ilk 10 dakikada belaya basacağını ummazdım. Dediğiniz gibi o bir kaç dakikalık kaos neredeyse tamamen "Sin City" öğeleri ile bezeliydi benim için. Artık 200 metre ileride de görsem inip yürüyeceğim sanırım. Korku işte.

    Haklısınız hocam "Elle gelen düğün bayram(dır)" Yem, Havalı korna, Biber gazı yada Düdük ... belki iç rahatlatıcı unsur olarak yanımda taşıyabilirim.
     
  16. Ali Ç.

    Ali Ç. Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    25 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    695
    Beğeniler:
    164
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    Vay be başlığı okuyunca ne olabilir ki dedim ama ben burdan bile çok korktum geçmiş olsun size bir moral olsun diye söylüyorum allahtan karşınıza köpek çıkmış insan çıksaydı bi de onlar tek dolaşmaz maazallah yakın bi zamanda sadaka verin 1 sadaka 1000 kazayı def eder
     
  17. arday

    arday Yeni Üye

    Kayıt:
    16 Mayıs 2014
    Mesajlar:
    16
    Beğeniler:
    1
    Şehir:
    zonguldak
    Bisiklet:
    Bianchi
    Seviye:
    Gecmis olsun
     
  18. ERTĞRL

    ERTĞRL Aktif Üye

    Kayıt:
    12 Nisan 2014
    Mesajlar:
    164
    Beğeniler:
    138
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    "Sin City 2" gelecek diyorlardı, gelmiş galiba. Yanlış yere gelmiş gerçi, şaşırdım biraz ama gelmiş.

    Bu kadar takılmayın, olur böyle şeyler. Arkadaşların dediği gibi binde bir olur, o da sizin ilk 10 dakikanıza gelmiş, şans. Köpek de öldürmeyin, hayvanın doğası o.
     
  19. onur güneş

    onur güneş Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    4 Eylül 2012
    Mesajlar:
    743
    Beğeniler:
    180
    Şehir:
    malatya
    Seviye:
    Ya bisikletten inicen yada olumune sprint o korku ile 70-80 garanti :) kopekler cidden kac km basabiliyor 7-8(15-20 ile giderken) sn de 50-55 km ciktima gore acaba yakalarlar mi bilemedim :D

    Edit:48 km ile kosabiliyorlarmis ortalama tabi valla he sprint mantikli acikcasi bende 60-70 kopegin arasinda kaldim polonezde neyse isirmadilarda o bagirmalari bi ara kendimi kaybettim bayilir gibi oldum ama bisikletten indim sonra 5-6 tane kaldi bindik hizlica uzaklastim oradan ondan beri korkarim kopeklerden 1 tane olsun(koy yolu istanbulda filan korkmamda) inerim bisikletten yururum yada yolu degistirir 5-10 dk takilirim sonra tekrar denerim sansimi :)
     
  20. Çelebi

    Çelebi Yeni Üye

    Kayıt:
    1 Ağustos 2005
    Mesajlar:
    2
    Beğeniler:
    0
    Çok geçmiş olsun.