Köpekler bisikleti sevmez..!

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında Admin tarafından paylaşıldı.

  1. Admin

    Admin Yönetim Kurulu

    Kayıt:
    5 Eylül 2004
    Mesajlar:
    2.033
    Beğeniler:
    3.691
    Seviye:
    Bu kez bahsedeceğim konu hayvanseverleri biraz rahatsız edebilir, ancak "köpekler insanın en iyi dostudur" tezinin her ortamda doğruyu yansıtmadığını, bisiklete binenler çok iyi bilirler.
    Köpekler, bisikletçiler için trafikten sonra gelen, nereden ve ne zaman ortaya çıkacağı belirsiz, en büyük tehlikedir. Amerika'da yapılan istatistikler, bisiklet kazalarının %50'sinin sürücülerin kendi kendilerine düşmesinden, %17'sinin motorlu araçlar ile çarpışmalarından, %16'sının diğer bisikletçilerle çarpışmalarından, %8'inin köpekler ile çarpışmalarından ve %9'unun diğer sebeplerden kaynaklandığını göstermektedir. Birleşik Devletlerde sahipsiz ve başıboş köpeklerin az sayıda olduğunu göz önüne aldığımızda, ülkemizdeki durum daha ciddi boyutlardadır.

    Köpeklere karşı etkili mücadele edebilmek için onların davranış biçimleri hakkında bilgi sahibi olmak gerekir. Köpeklerin doğasında, diğer yırtıcı hayvanlarda olduğu gibi, yiyecek için avlanma içgüdüsü saklıdır. Hazır yiyecekler ile beslendiklerinden beri avlanmaya gerek duymayan köpeklerin canları sıkılır ve kendilerine alternatif eğlenceler ararlar.

    Köpekler size ve altınızdaki gösterişli bisiklete, çekici bir oyun aracı veya potansiyel yiyecek gözüyle bakarlar. Yanlarından geçerken kendilerine ait bölgeyi istila ettiğinize ve mutlaka incelenmeniz veya kovalanmanız gerektiğine inanırlar. Bazıları sadece meraklıdır. Tuhaf bir aletin üzerine binmiş, garip giysiler içindeki yabancıyı keşfetmek isterler ve sizinle tanıştıktan sonra bir daha rahatsız etmezler.
    [​IMG]

    En tehlikeli köpekler, kovalamak ve hatta saldırmak üzere eğitilenlerdir. Sahipleri, kimi zaman zevk olsun diye, bir işaret vererek onları bisikletlilerin üzerine salarlar. Bir de intikam peşinde olanlar vardır. Geçmişte bisiklet sürücüleri ile tatsız deneyimleri bulunan bu köpekler, yaşadıkları olayın acısını sizden çıkartmaya çalışırlar.

    İşin kovalama ve saldırı kısmında, köpeklerin değişik tarzları vardır. Kimileri sadece havlar ve hiçbir harekette bulunmaz. Bazıları, kendi dolaşım sınırlarını geçtiğinizde takibi sona erdirirler. Belirli bir mesafe bırakıp, havlayarak izleyenler, etrafınızda dolaşarak koşanlar da vardır. Direkt bisiklete odaklanıp, sürücüyü düşürmeyi hedefleyen, bisikletin önüne geçerek sizi durdurmaya çalışan, çalıların arasına usulca saklanıp, aniden ön tekerleğinize doğru zıplayan ve ne yapacağını kendi de bilmeyen köpek karakterleri ile karşılaşmakta mümkündür.

    Köpek saldırılarında uygulanacak en basit strateji, pedallara yüklenip, kaçmaktır. Tabii formda ve antrenmanlıysanız... Köpekler çoğunlukla sesli komutlara tepki verirler. Abartılı bir "Hoşt!" çığlığı, size kaçmak için zaman kazandırabilir. Yumuşak bir ses tonuyla "Gel Kuçu Kuçu" veya "Cici Köpek" diyerek yaklaşmak, kafalarını karıştır çoğu zaman. Bu tavrınız onlardan ürkmediğinizi, oyuna katılmayacağınızı gösterir ve kovalama işinin zevkini kaçırır. Bir de "Otur!" komutunu denemelisiniz. Köpek eğitimli ise bu komutu mutlaka anlayacaktır.

    Her zaman karşılaştığınız bir köpek varsa, durup onu yakından tanımak ve dost olmak ta iyi bir yöntemdir. Su matarası bazen mucizeler yaratabilir. Mataranızı sıkarak, suratına fışkırtacağınız su, hedefe kilitlenmiş bir köpeğin geri çekilmesini sağlar.

    Köpekler yüksek sesten nefret ederler. Tecrübeli bisikletçiler yanlarında yüksek ses çıkaran aletler veya "ultrasonik köpek caydırıcısı" taşırlar. Yüksek ses çıkaran aletlere bir süre sonra alışabilen köpekler, caydırıcıdan her zaman rahatsız olurlar. Gelişmiş ultrasonik teknolojisini kullanan bu cihaz, sadece köpekler tarafından duyulabilen, rahatsız edici, güçlendirilmiş yüksek ses üretir. 6 metre mesafeye kadar istenmeyen köpeklerin yaklaşmalarına engel olur. Küçük bir cep telefonu boyutlarındaki bu alet, doğada spor yapanlar, yürüyüşe çıkanlar, satış/pazarlamacılar, bisiklet sürücüleri, posta/mektup/kargo taşıyıcıları için çok kullanışlıdır. Köpeklere hiçbir zararı veya yan etkisi yoktur ve köpek eğitimi için de yararlı bir yardımcıdır.

    Saldırıda bulunan köpek başıboş değil ise, durup sahibiyle konuşmak kalıcı bir çözüm yaratabilir. Bu görüşme sırasında sinirli ve saldırgan tavırlardan kaçınmanızı öneririm. Öfkelenmeden, köpeğin yaratacağı tehlikeleri ve size verebileceği zararları anlatın sahibine. Büyük ihtimalle, bu kötü davranışı yüzünden köpeğini cezalandıracak ve olayın bir daha tekrar etmemesini sağlayacaktır. Ne yaparsanız, yapın, ama sakın bisikletinizi köpeğin üzerine sürerek ondan kurtulmayı denemeyin. Mutlaka dengenizi kaybedip düşersiniz ve oyunu rakibiniz kazanır.
    [​IMG]

    Okurken kolay gibi gözüken teknikleri uygularken dikkat etmeniz gereken en önemli nokta, her şeye rağmen hakimiyetinizi korumaktır. Özellikle grup halinde dolaşıyorsanız, bisikletinizin kontrolünü kaybetmemeye çalışın. Köpekle uğraşırken, akan trafiği göz ardı etmeyin.

    Tüm ince stratejilere aldırmayan, sivri metalli boyunluk takan, iri cüsseli bir köpek tarafından kovalanıyorsanız, size önerebileceğim en son çare ise dua etmeye başlamaktır! Her bisikletseverin, fanatik birer hayvansever ve doğasever olduğunu sanıyorum. Bu yüzden köpeklere fiziksel tepki verilmesine de karşıyım. Köpeklerin takibinden tekmeler atarak veya bisiklet pompasını savurarak kurtulmaya çalışmak bana çok zalimce geliyor. İnanın bu yöntemler hiçbir işe yaramayacak ve acemi sürücü ya pompasından ya da ayakkabısından olacaktır. Dahası, köpek sinirlendiği için, geçerli bir ısırma sebebi doğacaktır.

    Daha gaddar bisikletçilerin, köpekler ile kimyasal savaşa girdiklerini de biliyorum. Göz yaşatıcı sprey sıkmak gibi çirkin yöntemlere başvuranlar, köpeklerin kin tuttuğu herhalde bilmiyorlar. Eğer rüzgar ters yönden eserse veya iyi nişan alamazlarsa, sıkılan spreyin kendi suratlarında patlayacağının da farkında değiller bence.
    [​IMG]

    Aslında "Köpek-Bisiklet" ilişkisinin yapıcı örnekleri de yaşanıyor. Bunlardan bana en ilginç geleni, 1930'lu yıllarda Rus ordusunun, soğuk iklimli geniş alanlardaki nöbet görevi için geliştirdiği bisiklet-köpek-asker birliği modelidir. Bu birliğe bağlı bölüklerde, özel eğitimli köpekler, arka tekerleğe bağlanmış veya elde tutulan tasmalar yardımı ile bisikletli askerlerin yanlarında koşuyorlardı. Arazide dolaşan bisikletlilere aynı hızla eşlik eden köpeklerin görevi, etrafı koklayarak olası tehlikeleri haber vermek ve askerler uyurken bölüğü savunmaktı. Günümüzde de, köpekli bisikletçiler için, arka tekerlek göbeğine bağlanan ve köpekle bisiklet arasında belirli emniyet mesafesi bırakan özel tasmalar satılmaktadır.

    Ülkemizdeki büyük yerleşim merkezlerinde bisikletli yaşama geçişi zorlaştıran en büyük etkenlerden biri de, kent sokaklarında cirit atan başıboş hayvanlardır. Avrupa şehirlerinde sahipsiz hayvanlar görmek çok zordur Ayrıca, serbest bırakıldıkları zaman tehlike yaratan veya zarar veren hayvanların sahipleri, korkunç tazminat ve hapis cezalarına çarptırılmaktadır. Yerel yönetimlerin, insaniyet sınırları içerisinde, başıboş hayvanlara yönelik bir denetim mekanizmasını hayata geçirmesini, bisiklet dostu, eğitimli ve sahipli köpeklerin bulunduğu bir çevrede, keyifli sürüşler yapabilmeyi ümit ederek, yazımı sonlandırıyorum

    Sayın Selim ATAZ ın izinleriyle nethaber.com dan alınmıştır..
     
    adem canseven bunu beğendi.
  2. tarrega

    tarrega Yeni Üye

    Kayıt:
    14 Eylül 2004
    Mesajlar:
    1
    Beğeniler:
    0
    Şehir:
    Çengelköy
    Geçen Pazar günü bir köpeğin çok yakında havlaması bile bize yetti, Ormanda köpeği görmedik ama yakında bir yerde olduğu belliydi, hadi kaçalım diye pedallara yüklendik ve hızlandık ama ne olduysa yumuşak bir zemine geldiğimde bisikletten ilk uçuşumu yaptım. Ön teker bir anda altımdan kayıverdi ve ileri fırladım, zeminin yumuşak olması şansdı tabi, sol omuzumun üzerine düşmüşüm küçük bir ezik ile atlattım, ama bir dahaki sefere insanların dağa yoğun olduğu ormanlara gitmeyi düşünüyorum. Bu arada gittiğimiz yer Elmalı bendini de içine alan KentOrman diye bir yerdi.
    Sevgiler.
     
  3. doğuş

    doğuş Üye

    Kayıt:
    13 Eylül 2004
    Mesajlar:
    90
    Beğeniler:
    38
    Şehir:
    Istanbul, Küçükyalı
    Seviye:
    köpek olayı ne kadar uzadı ya :) mail'lerde de baya bi yazı$tık dimi ama :D
     
  4. Ergün Gündoğar

    Ergün Gündoğar Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    13 Eylül 2004
    Mesajlar:
    679
    Beğeniler:
    216
    Şehir:
    Tuzla - İstanbul
    Seviye:
    Yanından yavaşça geçin ve gidin, olmadı kaçın :D
     
  5. Zeynep

    Zeynep Yeni Üye

    Kayıt:
    14 Eylül 2004
    Mesajlar:
    24
    Beğeniler:
    21
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Valla köpeklerde konuşulmayacak gibi deil...Ben en son büyükada yarışında bir ara yolumu kaybetmiş nereye gittiğimi bilemediğim bir halde ormanın içinde dolaşırken kulağıma gelen 3-5 köpek havlaması beni vazgeçirmeye yetti .Hani dedimki Zeynep bırak yarışı falan aç bir telefon gelip alsınlar seni burdan :))) ve daha önce yaşadığım ve dinlediğim köpekli anılarmıdır bilmem ani bir kararla yolumdan geri döndüm :))) anlatmayın daha fazla valla korkuyorum ki; normalde köpeklerden korkmayan hatta hayatının bır donemınde köpek beslemiş biriyim..Ama bisiklet üstündeyken ne yalan söliyim korkuyorum :)
     
  6. doğuş

    doğuş Üye

    Kayıt:
    13 Eylül 2004
    Mesajlar:
    90
    Beğeniler:
    38
    Şehir:
    Istanbul, Küçükyalı
    Seviye:
    bu durumda sende "kaçın" bölümüne uy :):):):)
     
  7. Turhan Evci

    Turhan Evci Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    13 Eylül 2004
    Mesajlar:
    621
    Beğeniler:
    330
    Şehir:
    Fenerbahce/Istanbul
    Seviye:
    Selam, Kopekler ile ilgili kucuk basit ama cok gerekli bir bilgi aktarayim. Kopegin yuzune dikkatlice bakin, HRRR GRRR HAW HAW HAW seslerini cikarirken burnunun sag ve solundaki tuylu ve biyikli olan bolumlerini burusturarak gozlerine dogru olan istikamette yukariya gererek mi hawliyor yoksa yuz ifadesi normalmi? Bu bolum cok onemli. Yuz ifadesi normalse aniden fren yaparak bisikletten inin ve kopekin uzerine yuruyun, bu sirada ona yuksek sesle " -Ne bagiriyorusun, kuyrunumu cigedik vs. vs. o anda uretebildiginiz bir suru kelimeyi cumleyi ona sayin. Kuyrugunu oynatacaktir. Yavasca elinizi burnuna dogru uzatin koklarken basini sewmeye basliyabilirsiniz. Oyun amaciyla size hawlamistir. Yok havlarken burununun kenarlarini burusturacak sekilde yukari kaldiriyorsa cep telefonunuzu dusurmemeye calisin kacarken. Sag kalirsaniz yakinlarinizdan yardim istemeniz gerekecektir. :)
     
  8. Barbaros

    Barbaros Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    16 Eylül 2004
    Mesajlar:
    612
    Beğeniler:
    199
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Bence en guzelı kopek kacıranlardan alın geldıkce basın uzasınlar hehe
     
  9. Mumi

    Mumi Yeni Üye

    Kayıt:
    23 Eylül 2004
    Mesajlar:
    34
    Beğeniler:
    48
    Şehir:
    KNY/TR
    Seviye:
    Çok süper yazı ama uygulama sıfır bende :D

    2 km ilerde göreyim,buz tutmuş bir şekilde kalıyorum kımıldayamadan...
    10 metre arkamda görüncede "Aha keşke bu yarışta olsa" diyorum :D

    Malum,Bol bol kovaladılar ama hiç yakalayamadılar...Bir gün skor tersine dönerse diye döner bıçağı-katana-roketatar-köpeksavar ile çıkıyorum artık antrenmanlara...
     
  10. Koral

    Koral Yeni Üye

    Kayıt:
    13 Eylül 2004
    Mesajlar:
    2
    Beğeniler:
    1
    Şehir:
    Istanbul
    2003 Eylül'ünde grupta yazmış olduğum mektubu buraya bir daha şeyttiriyorum:


    Köpekler ve biz mandalar üzerine...

    Hayvanlarla ilişkisi insanlarla olandan çok daha iyi biri olarak mırıldanıyorum şimdi burda. Kurtla açık alanda 80 cm burun buruna gelip güzel güzel bakışmışlık gibi tecrübeler de buna dahil.

    Mâlum, köpek genetik bazda kurttan farklı bir tür değil. Bisiklet, motorsiklet, araba vb. ebatlarında ve hızında cisimlere saldırmalarının, kurtların yabani sığırlara, geyiklere vb. yönelik toplu saldırı içgüdülerinden kaynaklandığını düşünüyorum.

    [​IMG]

    Sığırların sağlıklı, güçlü kuvvetli dominant üyeleri, kurt vb. yırtıcı hayvanlardan kaçmak yerine çoğunlukla sürüyü korur. Sürünün alanı içinde çoğunlukla aksine yırtıcılara saldırır ve denk getirirse boynuzlarlar. Yırtıcılar da bunlardan sakınıp, hasta, zayıf, sakat ve yavru hayvanları hedeflerler. Deliler gibi kaçmaya çalışanlar da zayıf durumda olduklarını bilen bu gibi hayvanlardır çoğunlukla. Oysa, sığır sürüsünün dominant koruyucu erkekleri, kaçma davranışı göstermez, yavaş davranır, öylece durur ve/veya izlerler. Anafikir bu.

    [​IMG]

    Ayrıca köpek sürü hayvanı. Body language (vücut dili), duruş, hareket tarzı vb. bu hayvanlar için büyük önem taşıyor. Hem birbirleriyle, hem de diğer hayvanlarla ilişkilerini, ne yapıp yapmayacaklarını doğrudan belirliyor.

    Köpek korkusu olanlara yapması belki zor gelecek, ama ben net birşey önereceğim:
    Saldırma ihtimali olan (uzaktan bakınca, yatışından, duruşundan, ilgisinden anlarsınız) köpeğin yanına yaklaşırken, kesinlikle hızlı veya orta hızda gitmeyin. YAVAŞLAYIN! Hemen hemen durma hızına yakın, yavaş insan yürüyüşü hızı ve sükunetinde gayet yakınından geçebilirsiniz. Sorun olmaz. Size melül melül bakar, hatta belki o kadar bile ilgisini çekmezsiniz.

    Buna rağmen üzerinize gelir gibi yaparsa (gelirse demiyorum, çünkü sonuna kadar, değecek kadar gelmez), o zaman, B planı olarak, bisikletten inin... Tercihan, bisikleti köpekle aranızda bırakacak tarafa (köpekler birden çoksa, taraf maraf farketmez tabi). Durun. İlk gerginlik anı geçtikten sonra (bunu da köpeğin tavrından okuyabilirsiniz), ağır ağır, normal yürüme hızında devam edin. Bir süre, köpeğe bakarak yürüyün. Tamamen arkanızı dönmeyin. Yeterli mesafeden sonra, sakince bisiklete binip, yola devam edebilirsiniz.

    Bu durumda köpeğin büyük çoğunlukla yapacağı şey, yerinde durup, muhtemelen de başını suratınıza doğrudan çevirmeyip hafifçe yan yukarıya döndürmüş olarak, sanki başka tarafa söylüyormuş edasıyla üç beş kere havaya havlamaktan ibaret olacaktır. Bu sırada siz de, provokatif derecede agresif olmadan, ama kendinizi ezdirmeden "ne diyon lan senn, düdük!" şeklinde bakarak yolunuza devam ediyor olacaksınız.

    Hızlı hareket ederseniz, vücut diliyle "ben zayıf bir sığırım, beni yakalarsan mahfedeceğini biliyorum, o yüzden aynen tabana kuvvet, kaçıyorum!" mesajı vermiş olursunuz. Yavaşlar veya durursanız, "Ben dominant boğayım, fazla yanaşırsan alimallah oyarım!" dersiniz. Köpek de bunu bilir.

    [​IMG]

    Bu önerim, esas olarak şehir köpekleri için ve köpekle insanın ortak alanları için geçerlidir. Bu davranışlar, köpeğin kendi evi/bahçesi içinde böyle işlemez. Kırsal alan köpeklerinin "kendi alanım" anlayışı da daha farklıdır. Ona göre. Köpeğe ruhsal üstünlük kuracağınızdan çok emin ve tecrübeli değilseniz, evine, bahçesine, alanına girmemekte fayda var.

    Bir not daha: Şehirde, aynı insan-köpek ortak alanları, gece belirli bir saatten sonra, sabaha kadar, köpekler tarafından daha bir kendi hakimiyetlerindeki alanlar olarak kabul ediliyor. Yaygaraları artar, ama fazla birşey değişmez. Gündüz kaçan veya uyuklarken yarım gözüyle sizi süzen köpek, aynı yerde gece bağırıp çağırabilir, üstünüze varabilir.

    Falan filan...

    Özet: KAÇMAYIN !

    [​IMG]

    Son not: Tabiyatta % 100 diye birşey yoktur. Ama emin olun, köpeklerin yaratabileceği potansiyel "tehlike", otomobillerinkinden çok çok çok çok çok çok çok daha düşüktür.



    Koral
     
    adem canseven bunu beğendi.
  11. selena

    selena Misafir

    Koral'a katılıyorum,köpek hareket eden nesnelerin peşinden koşar,bu da kurt atalarından kalma bir avcılık içgüdüsünün ürünü. Ancak benim de 3 tekerlekli bir bisikletim var ve köpeklerin rahatça sokakta gezdiği bir yerde yaşıyorum, hiç köpek saldırısına uğramadım. Ama bisikletli bir hanım görüp, yollarda canımı tehlikeye atan,hemen her ilden sayfiyeye gelmiş arabalardan, kamyonlardan çooooooooooooooooooooooookkkkkkkkkk saldırı aldım.
     
  12. blade

    blade Yeni Üye

    Kayıt:
    19 Eylül 2004
    Mesajlar:
    28
    Beğeniler:
    3
    Şehir:
    ankara
    Seviye:
    kucukler pek tehlikeli degildir sadece gurultu yapar

    http://knuth.ug.bcc.bilkent.edu.tr/~bbakay/p/6kucukkopek.JPG

    buyukler tabi daha sinirli olur, hele salinik bir kangala bu mesafedeyseniz

    http://knuth.ug.bcc.bilkent.edu.tr/~bbakay/p/6buyukkopek.JPG

    bundan daha kotusu ne olabilir demeyin, 2 tane kangal

    http://knuth.ug.bcc.bilkent.edu.tr/~bbakay/p/6ikikangal.JPG

    aslinda en zararsizlari uyuyanlardir

    http://knuth.ug.bcc.bilkent.edu.tr/~bbakay/d/tembelkopek.JPG

    aslnda butun kopeklerin icinde bi cocuk kopek yasar, onlarla oynamayi deneyin

    http://knuth.ug.bcc.bilkent.edu.tr/~bbakay/d/usumuskopek.jpg

    .

    fotograflarin geri kalanina ve bisiklet binerken karsilasabileceginiz diger hayvanat yaratiklarina surdan ulasabilirsiniz : http://knuth.ug.bcc.bilkent.edu.tr/~bbakay/foto1.htm

    .
     
    acumur bunu beğendi.
  13. çağatay_çankaya

    çağatay_çankaya Onursal Üye

    Yaş:
    29
    Kayıt:
    18 Eylül 2004
    Mesajlar:
    2.828
    Beğeniler:
    845
    Şehir:
    İstanbul / Eyüp
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Aynı şeyler benim başıma bir araba yolunda geldi. bir gün gezip eve geri dönerken bir araba mezarlığının aynından orta hızda gidiyordum.kaldırımda yatan bir sivas kangal (at gibiydi) müthiş bir refleks hareketiyleyerinde kalkıp beni kovalamaya başladı.ve o anda km saatin yok ama tahmini 15 km yapıyorum.köpeğin yorulup bırakacağını düşünürken, köpek yanıma gelmiş ve ayığımı ısrmaya hazırlınıyordu.ve onda öyle bir hızlandım ki sanki yarıştaki bisikletçiler gibi gidiyorum.tabi arabalar beni geçeceğine ben arabaları geçmeye bşladım.belki km saatim olsa rekorumu kırmış bile olabilirdim :)
     
  14. ahmetnet

    ahmetnet Misafir

    nedir bu caydırıcıların fiyatı acep? çıktığım arazilerde de böyle zımbırtılar işe yarar sanırım(acaba)...
     
  15. Bibendum

    Bibendum Bisikletkolik

    Kayıt:
    19 Aralık 2004
    Mesajlar:
    1.263
    Beğeniler:
    1.005
    Şehir:
    Zübüşler Diyarı
    Seviye:
    Bisiklete binerken bazen peşimizden kovalamasalar köpekleri daha sevecem ...
     
  16. cihan aksoy

    cihan aksoy Kıdemli Üye

    Kayıt:
    13 Eylül 2004
    Mesajlar:
    263
    Beğeniler:
    454
    Şehir:
    Çanakkale ve İstanbul
    Seviye:
    Av malzemesi satan yerlerde 20 dolar gibi fiyatla satılıyor.(Gürsel'de satıyordu bir ara sanırım).Dazer marka ithal (USA) olanı ,bir de Dogo adlı Ankara yapımı var o da iş görüyor.
    Kuçulardan sağır olan yoksa (bir kez başıma geldi !) kesin işe yarıyor.Yaklaşık 3 senedir kullanıyorum tavsiye ederim.
    Selamlar.
    Cihan Aksoy
     
  17. specialagent

    specialagent Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    6 Eylül 2004
    Mesajlar:
    562
    Beğeniler:
    389
    Şehir:
    İSTANBUL
    Seviye:
    caydırıcılar gerçekten şahane...bende tavsiye ediyorum..
     
  18. kaangun

    kaangun Aktif Üye

    Kayıt:
    17 Nisan 2005
    Mesajlar:
    117
    Beğeniler:
    2
    Şehir:
    ankara
    Seviye:
    aahahahaa
    sağırsa kuçu anlamsız kalıyor tabii caydırı değil mi..
    cidden ters bi durum, hayvan agresifse ve elimizdeki caydırıcıya güveniyorsak o an :)
     
  19. moonspell

    moonspell Üye

    Kayıt:
    5 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    80
    Beğeniler:
    68
    Şehir:
    istanbul :)
    Seviye:
    en gusel yontem matarayla bıraz su fıskırtmak. ben kastamonu da antrneman yaparken aynı kopek hergun benı aynı yere kadar kovalıyodu benım ıcın antrenman oluyodu tek basıma sıkılıodum. bıgun yorgundum ve matara ile su fıskırttım kopek baya bı gerıye kaçtı ertesı gun kopek yıne kovalamaya basladı bu sefer durdum havladı havladı bende suratına bakıorum kopeğin :)
    sonra durdu kafasını yana eğdii iiiiğğğk yaptı dondu gıttı :)
     
    dagci bunu beğendi.
  20. çağatay_çankaya

    çağatay_çankaya Onursal Üye

    Yaş:
    29
    Kayıt:
    18 Eylül 2004
    Mesajlar:
    2.828
    Beğeniler:
    845
    Şehir:
    İstanbul / Eyüp
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    ömer allah bilir köpeğin süratına nasıl baktın da köpek öyle kaçtı merak ediyorum.. :D :D :D
     
    dagci bunu beğendi.