Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Kompakt Kadro - Geleneksel Kadro. Artıları - Eksileri

Konu, 'Yol Bisikleti / Road Bike' kısmında Edip Dinçer tarafından paylaşıldı.

  1. Edip Dinçer

    Edip Dinçer HTFU!

    Yaş:
    32
    Kayıt:
    12 Haziran 2011
    Mesajlar:
    5.926
    Beğeniler:
    5.332
    Şehir:
    Sarıyer, İstanbul
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Merhabalar,

    Bu aralar kendime yeni bir karbon yol bisikleti kadrosu arıyorum.
    Yol kadrolarında iki tip kadro var. Birisi "Kompakt Kadro" olarak tabir edilen üst borusu yere paralel olmayan, sele borusuna doğru eğimli kadrolar;
    [​IMG]

    bir diğeri de "Geleneksel Kadro" olarak tabir edilen üst borusu yere paralel olan kadrolar.
    [​IMG]

    Yabancı sitelerde araştırma yaptığımda iki kadronun sürüş açısından hiçbir farkı olmadığı konusunda görüşler olduğunu gördüm. Fakat bu yorumlar hep 2004-2005 yıllarına ait.
    Genel görüş, eğimli üst borunun sadece üreticiye yararlı olduğu. Eğimli üst boru yaparak sele borusundan 1-2cm'lik bir malzeme kazancı oluyor. Bu tek bisiklet için çok görülmese de büyük miktarlardaki fabrikasyon üretimde bu, 10 bisiklette 1 bisikletin fazladan yapılmasına neden olabilir (rakamı tamamen atıyorum:)) ve böylece üretici açısından gerçekten kârlı olabilir.
    İkinci bir görüş de yine üretici açısından. Üretici eğimli üst boru sayesinde her cm için yeni bir kadro yapmıyor ve bir bisiklet boyunun daha çok insana hitap etmesini sağlıyor.

    Ne yalan söyleyeyim görünüş olarak düz üst boru benim daha çok hoşuma gidiyor. Ama baktığım kadroların büyük bir çoğunluğu eğimli üst boruya sahip.

    Merak ettiğim, gerçekten durum böyle mi? İkisi arasında sürüş/kontrol açısından hiçbir fark yok mu?
    Her ikisini de kullanan birilerinin bu konuda deneyimlerini paylaşması benim için çok yararlı olacaktır.

    Şimdiden teşekkür ederim.
     
  2. Ramazan Gürel

    Ramazan Gürel Kıdemli Üye

    Kayıt:
    30 Nisan 2013
    Mesajlar:
    378
    Beğeniler:
    87
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Bianchi
    Seviye:
    bisiklette durmak zorunda kaldığım
    pedallardan ayaklarımı çekip dik pozisyonda
    karşıma yaya çıkınca acilen inmek zorunda kaldıgımda
    eğimli bölümün çok faydalı oldugunu düşünüyorum.
     
    ihtiyar ve Edip Dinçer bunu beğendi.
  3. Ferhat Köse

    Ferhat Köse Onursal Üye

    Yaş:
    40
    Kayıt:
    13 Şubat 2010
    Mesajlar:
    6.461
    Beğeniler:
    9.086
    Şehir:
    Eskişehir'de yaşıyor
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    Edip görsel olarak yerleştirdiğin resimlerden bir tanesi 46-48 kadro di,ğeri 56-57 kadro o yuzdne resimlerden bakınca tam fark anlaşılamıyor :)

    Yorum yazmayım espri yapayım.Delikanlı adamın yamuk yumuk kadrosu olmaz dümdüz boru her zaman iyidir :) 61 cm addicit R1 (parayı biriktir her an değiştirebilirim :) )
     
  4. Edip Dinçer

    Edip Dinçer HTFU!

    Yaş:
    32
    Kayıt:
    12 Haziran 2011
    Mesajlar:
    5.926
    Beğeniler:
    5.332
    Şehir:
    Sarıyer, İstanbul
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Abi senin bisikletin kadrosu hakikaten güzel ama bütünleşik sele borusu geriyor beni biraz :).
    Onu ayarlamanın bir yolu yok mu? Varsa kimseye kaptırmam :).
     
    Ferhat Köse bunu beğendi.
  5. laciverti

    laciverti Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    7 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    519
    Beğeniler:
    517
    Şehir:
    Antalya
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Bisiklette klasik görünüm tercihim.

    Üst borunun düz olması , yere paralel olması benim deneyimimle bisiklete hakimiyeti artırıyor. Scott Sub 20 klasik kadro yapısında, kullanımı çok konforlu, bacak aranda bisiklet ve onunla bütünleşiksin. Diğer 2 bisikletimde ise (onlar dağ bisikleti) üst boruda belirgin eğim var.Sele ile gidon arasında bir boşluk hissediyorum. ( eskiden bu üst boru alçak ya da yoksa kız bisikleti denirdi :) Scott spark 35 ve Corratec motion XVERT de bu. eğim belirgin. Bence bir üstünlük sağlamıyor. Cyclocross' larda en iyi markalarda inceleme yaptığımda üst boru hep düz( Genesis, Cannondale, Focus, Trek..) olduğuna göre taşık engebeli arazide üzt boru alçak ve eğimli olmalı diyen dağ bisikleti düsturuna uyulmuyor.
    Bir de çok uzun sele borusu kullanmak bana doğru gelmiyor.

    Kadro geometrisinde çok ufak oynamalar bile bisikleti amacından saptırabiliyor.


    Burada bir alıntı var: kadro geometrisi hakkında, tabi herkes çok iyi biliyor, ancak bu dünyaya yeni girmiş arkadaşalara da yararı olabilir diye buraya alıyorum. (Gürsel tarafından yazılmıştı)
    günümüz yol bisikletlerinin temeli 1890 İngiltere’sinde atıldı. Daha o yıllarda bile çift üçgen (diamond) kadronun bisiklet mühendisliğinde en iyi tasarım olduğu kabul edilmişti. Bu şekildeki bir kadro, her türlü statik-dinamik streslere en dayanıklı yapıyı oluşturur.. Geçen yüzyıl boyunca diamond kadro yavaş fakat düzgün değişim gösterdi . Önceden fazla eğilimli olan arka boru dikleşti. Bu ön çatal için de gerçekleşti. Arka üçgenin tabanının boyu kısaldı, sonuç olarak yol bisikletlerinin kadrosundaki bu değişiklikler verimi, sağlamlığı ve dengeyi büyük ölçüde arttırdı. Dağ bisikleti de benzer değişiklikleri sadece 10-15 yıl gibi görece kısa sürelerde yaşadı. Bu değişim, hızını yol bisikletlerinden kazanılan deneyimlere borçludur.

    Kadro Geometrisi:
    Temel kadro geometrisini tanımak ve çeşitli ölçülerini kavramak bisikletin sürüş kalitesi hakkında karar vermeye yardımcı olduğundan çok önemlidir. Boruların uzunlukları ve açıları bisikletin manevra yeteneğini, sürücünün oturma pozisyonunu ve güç aktarım oranını belirler. Kadronun herhangi bir yerindeki bir ya da iki santimetrelik bir fark çok ciddi sonuçlara yol açar.

    A: Arka Boru Uzunluğu
    B: Üst Boru Uzunluğu
    C: Sele Borusu Açısı
    D: Ön Çatal Açısı
    E: Çatal Eğim Farkı
    F: Arka Göbek-Ayna Mil Uzaklığı
    G: Ön Göbek-Ayna Mil Uzaklığı
    H: Kadro Uzunluğu
    I: Ayna Mil Yüksekliği
    J: Gidon Boğazı Açısı
    K: Gidon Boğazı Uzunluğu

    A: ARKA BORU UZUNLUĞU:
    Bu kadro boyunu belirleyen önemli bir ölçüdür. Fakat üst borusu eğimli kadrolarda bu borunun yatay olduğu varsayıldığı zaman sele borusuyla bu hayali çizginin kesiştiği noktada ayna mil merkezinin mesafesi kabul edilir.

    B: ÜST BORU UZUNLUĞU:
    Bu borunun idealde bisikletçinin vücut boyuyla orantılı olması gerekir. Dağ bisikletlerinde bu uzunluğun yol bisikletlerine oranla biraz daha uzun olması istenir. Bu, konforu, dengeyi arttıran bir özelliktir. Çoğu zaman üst boru arkaya doğru eğilimlidir. Tabii bu eğim bisikletler arasında farklılık gösterebilir. Bu özellik, düşme anında bisikletçinin kadroya çarpma riskini azaltır.

    C:SELE BORUSU AÇISI:
    Bu açı bisikletin sürüşünü etkileyen en önemli faktördür. Eski bisikletlerde bu boru oldukça eğimlidir. Günümüzde 72 veya 73 derece standart kabul edilmiştir. 69 -71 derece arası daha konforlu bir sürüş sağlar. Fakat bu bisikletin tırmanışını ve ataklığını olumsuz etkiler. Bacağı kısa bisikletçilerin daha dik açılı (72 - 73 derece), uzun olanların ise biraz eğimli (70 -71 derece) sele borulu bisikletlere binmeleri önerilir.

    D: ÖN ÇATAL AÇISI:
    Ön çatal ve çatal farkı ile birlikte ön çatal açısı bisikletin manevra yeteneğini belirler. Eskiden bu açı 68 derece civarındaydı. Günümüzdeki standart 71 derecedir. Daha dik açılar hafifçe kıvrık bir çatalla birlikte en duyarlı manevra yeteneği sunar. Daha eğimli çatallı bisikletler ise eskiden şehir bisikletlerinde çok yaygındı. Ön çatalın bu kadar eğimli olması bisikletin düz bir çizgide rahatlıkla ilerlemesini sağlar. (Hatta bu bisikletlerde elleri gidondan bırkmak çok kolaydır..Dikkat: Kesinlikle bunu önermiyorum. Bilgi vermek amacıyla yazılmıştır) Bunu yapmak gidon açısı daha dik bisikletlerde çok daha zordur.

    E: ÇATAL EĞİM FARKI
    Bu fark, ön teker milinin izdüşüm noktasıyla (ön tekerin yere değdiği nokta) çatal borusundan geçen hayali çizginin, yerde kesiştiği nokta arasındaki uzaklıktır. Bu uzaklığı, çatalın eğimi ile çatal borusunun açısı belirler. Bu mesafe azaldıkça ön teker, gidondan gelen en küçük hareketi "yanıtlar". Bu özellikle bozuk, taşlı yollarda çok önem kazanır. Eskiden bisiklet çatallarındaki kavis çok fazlaydı. Bu gereken manevra duyarlılığını azaltıyordu. Bundan 10 yıl önce düz (kavissiz) çatallar ortaya çıktı. İstenen duyarlılık sağlandı ancak bu kez de, yoldaki en küçük girinti çıkıntı büyük bir ölçüde bisikletçiyi yordu. Bu sistem çabuk terk edildi ve ne dik ne de çok kıvrımlı çatalların ,en iyi çözüm olduğu ortaya çıktı.

    F: ARKA GÖBEK-AYNA MİL UZUNLUĞU:
    Bu mesafe ne kadar uzun olursa konfor o oranda artar. Fakat bu kez de bisiklet ataklığını kaybeder ve yokuşlarda verimsiz bir sürüş ortaya çıkar. Günümüzde bu ortalama 17 inch (43 cm.)dir. Ancak bu mesafeyi kısaltmaya doğru bir eğilim vardır. Zaten yarış bisikletlerinde burası 39-42 cm. arasında değişir.

    G: ÖN GÖBEK-AYNA MİL UZAKLIĞI:
    Bu mesafenin, pedal kolları (kranklar) yere paralelken gidonu çevirdiğinizde ayak ucu tekere değmeyecek kadar olması gerekir. Bu, pedal çevirirken aynı zamanda güvenli manevra anlamına gelir.

    H: KADRO UZUNLUĞU:
    Her iki teker merkezleri dolayısıyla ön ve arka tekerin yerle temas eden noktaları arasındaki mesafedir. Bunun uzun olması, bisiklete düz yollarda rahat kullanım, kısa olması duyarlılık, ataklık sağlar.

    I: AYNA MİL YÜKSEKLİĞİ:
    Ayna milin yerden yüksekliğidir. Bunun yere yakın olması manevra yeteneğini arttırır. Yüksek bir ayna yatak yuvası daha fazla denge ve düz yolda daha iyi sürüş sağlar. Buranın yüksek olması, engellerden geçerken yine avantajdır. Zaten artık dağ bisikletlerinde son yıllarda en büyük ayna dişlinin çapı (diş sayısı) azaltılarak bu, en aza indirilmiştir.

    .J: GİDON BOĞAZI AÇISI:
    Gidon boğazının ön çatal borusu ile yaptığı açıdır. Bu, şehir bisikletlerinde genellikle 15 ile 25 derece arasındadır. Sportif bisikletlerde ise 15 ile 10 derece dir. Ön kısmı yükselen ön süspansiyonlu bisikletlerde bu açının 0-5 derece , yani alçak olması, amortisörün yarattığı yüksekliği dengeler.

    K: GİDON BOĞAZI UZUNLUĞU:
    Ön çatal ekseniyle gidon merkezi arasındaki uzaklıktır. Gidon boğazının uzunca olması bisikletçinin ağırlığının arka ve ön tarafta daha dengeli dağıtılmasını sağlar. Bu tip boğazlar (13-15 cm.) daha çok yarış tipi, yüksek performanslı bisikletlerde bulunur. Kısa tip (5-10 cm.) boğazlı bisikletlerde, gidon hakimiyeti daha zor olur fakat konforlu bir sürüş sağlar.

    Doğal olarak, tüm bu ölçülerin ayrı değerlendirilmemesi gerekir. Bisikletin tüm ölçüleri-açıları birbirlerini etkileyen faktörlerdir. Bunların tümünün toplamı bir bisikletin sürüş karakterini belirler. Bu özellikleri görebilme, tanıyabilme yetisi, bir performansı hakkında oldukça fazla fikir verir.

    Kadro Geometrisi Kullanım Alanını Belirler

    Bir kadronun boyutları ve geometrisi bisikletin hangi alanda kullanılacağını belirler. Eğer bisikletiniz boş zamanlarınızda gezinti için kullanacağınız bir araç ise ve de kadrosu yarış performansına göre ayarlanmışsa yanlış bisiklet satın almışsınız demektir. Ya da bisikletinizden yüksek yarışma performansı bekliyor ve bunu da uygulamayı düşünüyorsanız ve de bisikletinizin açıları eğimli, arka tekeriniz de ayna yatak yuvasından uzakta ise, yine yanlış bir seçim yaptınız demektir.

    Kadro Yapısının İncelenmesi

    Bir kadroda, mühendislerin neden belirli malzemeler, belirli boru birleştirme teknikleri, belirli tasarımlar ve komponetler kullandıklarını anlamak için önce kadronun ne gibi streslere maruz kaldığını incelemek gerekir. Kadroda iki çeşit gerilim vardır:

    1.Statik Gerilim: Kadronun ağırlığı, bisikletçinin ve varsa yükünün ağırlığıdır.
    2.Dinamik Gerilim: Bisikletin hızına, yolun durumuna ve fren koşullarına göre değişiklik gösterir.
    Bu iki tür gerilim birbirleriyle etkileşerek dağ bisikleti kadrosunda hatırı sayılır yüklenmelere yol açar. Dikkat edilirse önemli faktörlerden birisi, kat edilen yolun durumudur. Eğer bu yol derin çukurlu, büyük taşlı ve de aşağı eğimli bir yol ise, bunun dinamik etkileri kadroda iyice hissedilir ve kadronun yapısının çok sağlam olmasını gerektirir. Son yıllarda dağ bisikleti kadro tasarımlarında ve malzemelerinde bu kadar çeşitlenme olmasının nedeni, yol bisikletlerinde pek rastlanmayan bu problemlere karşı çözümler bulmak için çok çeşitli araştırmaların yapılıyor olmasıdır. Kadroya üst taraftan yükleme yapan vektörler bisikletçinin kendisi ve varsa yükü ayrıca kadronunun ağırlığıdır. Yanlardan gelen stres ise, çoğunlukla ayakta ve yüklenerek pedal çevirme sonucu artar.

    Eğer kadroda, özellikle ayna yatağa bağlanan yatay bacaklarda tasarım ve malzeme iyi değilse, bacak enerjisinin bir kısmı boşa gider. Eğer bu bölge esnek bir yapıda ise, kadronun geri kalan bölümlerinde oldukça büyük streslere yol açar ve bisiklet hızlı arazi inişlerinde dengesiz yol alır. Dinamik gerilimlerin en önemlisi kadroya alttan etki eder ve baş edilmesi en zor strestir. Eğer bisikletçi ve kadro ağırsa, ayrıca bir de arazi koşullarında hızlı yol alınıyorsa özellikle kadronun alt bölümlerine çok yük biner. Dağ bisikletlerinin bozuk yollara dayanabilmesi için şu kriterler saptanmıştır:

    1.Mümkün olduğu kadar küçük kadro yapısı.
    2.Yerden yüksek ayna yatak yuvası (bu, esnemeyen bir yapı ve altta daha fazla bir boşluk kazandırır).
    3.Boru çaplarının artması (borularda “rijidite” sağlar).
    4.Ön çatal borusu yatağının çapının artması (daha iyi şok yutulması ve dağılımı sağlar).
    5.Oval, kare, dikdörtgen bitişli boru kesitleri (kritik noktalarda dayanıklılığı arttırır).
    6.Kuvvetlendirilmiş arka çatal ve bacaklar.
    7.Dövme( forged) ön ve arka mil yuvaları.
    8.Ön veya arka amortisör (özellikle arazi inişlerinde).
    Kadro Tasarımı

    70'li yıllarda ilk MTB kadrosu üreten Joe Breeze’den sonra artan talebi karşılamak üzere hepsi Kaliforniyalı olan Gary Klein, Richard Cunningham, Keith Bontrager gibi ilk tasarımcıların ürünleri, son 30 yıldır büyük değişimlere uğradı.

    Günümüzün en son tasarımı MTB kadrolarının, eğimli üst boru, çok hafif kıvrımlı ön çatal ve özellikle amortisör, çok kaliteli kadro malzemesi ( alüminyum, karbon, titanyum vs.) ve dik açılı bir kadro yapısı gibi özellikleri vardır. Bir dağ bisikleti kadrosu son derece dengeli, fonksiyonel, rijid (sert) fakat aynı zamanda da bazı yönlere esnek olmalıdır. Ön-arka çatallar, geniş lastiklerin üstü çamurla kaplandığı zaman dahi rahatça dönebilecekleri açıklıkta olmalı, kadronun stres noktaları sağlamlaştırılmış fakat bozuk yolda bile sürücüyü çok fazla sarsmayacak şekilde üretilmelidir. Tabii tüm bu özelliklerin toplandığı kadroların (bisikletlerin) fiyatlarının da yüksek olması doğaldır. Bu tür bir bisiklet kullanmanın zevkini ve heyecanını sadece onu tadanlar bilir. Ayrıca her bisikletin yarattığı duygular çok değişiktir. Sanırım sadece kadrolar hakkında bile yüzeysel bu bilgiler, size bisiklet denen şu "basit" aracın aslında günümüz teknolojisinin minik bir aynası olduğunu göstermiyor mu?
     
  6. laciverti

    laciverti Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    7 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    519
    Beğeniler:
    517
    Şehir:
    Antalya
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Üst borunun eğimi ( compact frame) eğer oturma borusu açısını artıracak kadarsa ağırlık arka tekere daha çok binecektir. Açı çok fazla ise inişde güvenli ama tırmanmada güvensiz olacaktır. ( tabii oturma borusu açısını etkileyecek bir değişimi yol kadrosunda beklemeyiz)

    Ferhat' ın dediği gibi( çok sevdim) " delikanlı adamın yamuk yumuk kadrosu olmaz". :)

    Deyip gönlüne göre olanı al diyelim.
     
    Edip Dinçer ve Ferhat Köse bunu beğendi.
  7. Ferhat Köse

    Ferhat Köse Onursal Üye

    Yaş:
    40
    Kayıt:
    13 Şubat 2010
    Mesajlar:
    6.461
    Beğeniler:
    9.086
    Şehir:
    Eskişehir'de yaşıyor
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    sele borusu adaptörü sayesinde 10 cm kadar yukarı şansı var ben en alt durumda kullanıyorum yani sana uyuyor ama daha iyisini bulana kadar bende şansını arama :)

    Laciverti abimizin yaptığı alıntı çok güzel detayları veriyor. içerisinde çok iyi ince nüanslar var iyi okuyup doğru analiz etmek lazım.Kadro işi bütçe büyük değil ise biraz da şans işi.Benim yaşadıklarımı sen biliyorsun aynı ay içerisinde hem addict R1 hem colnago sahibi oldum ve maddiyattan dolayı birinden vaz geçmek durumunda kaldım.Tercihim performanstan yana olunca Addict te karar kıldım. konfor ve görsellik olsaydı emin ol Colnagoyu asla bırakmazdım.Paran çok olacak hepsini alıp deneyeceksin en güzeli o :) son söz yine aynı delikanlı adamın yamuk yumuk kadrosu olmaz :)
     
    CevdetBilge, laciverti ve Edip Dinçer bunu beğendi.
  8. mehmetsarı

    mehmetsarı Aktif Üye

    Kayıt:
    21 Eylül 2012
    Mesajlar:
    153
    Beğeniler:
    197
    Şehir:
    İzmir
    Bisiklet:
    Canyon
    Seviye:
    Üretici açısından bakıldığında geleneksel kadro üretim, tasarım, ısıl işlem vs. çoğu konuda avantajlıdır. Kompakt kadrolarda üreticinin dezavantajına olan bu konular, ürüne hafiflik, rijitlik gibi konularda avantaj olarak dönecektir. Ayrıca unutulmaması gereken bir de estetik yanı da vardır işin. Hepsi bir tarafa eğer bütün bisiklet firmaları aynı yönelime sahip değilse bu mu daha iyi o mu daha iyi diye tartışmaya çok da gerek olmadığını düşünüyorum. Sonuçta piyasada başı çeken firmaların her birinin dev ar-ge bölümleri var ve o bölümlere mühendis alırken aradıkları tek şart genel mühendislik kabiliyetleri değil, ayrıca aktif olarak bisiklet binen mühendisleri işe alıyorlar. Kadro geometrisi, malzeme teknolojisi gibi bir çok bileşenden, deneyimden, teknik bilgi/birikimden oluşan konular hakkında amatör kullanıcıların ve hatta testleri görmeyen çoğu profesyonel kullanıcının genel geçer yorumlar yapabileceğini düşünmüyorum. Ancak bazı değişkenleri sabit tutup diğerinin değiştirilmesiyle oluşturulan farklı bisikletleri deneyen profesyoneller (ki bunlar bisiklet firmalarının test mühendisleri ve takım sürücüleri olmalılar) bu konularda en sağlıklı yorumları yapabilirler. Onun harici yapılan yorumların çoğu kişilerin sahip oldukları bisiklete duydukları sempatiye veya görsel zevklerine dayanan yorumlar olacaktır.

    Bu anlamda kafanızı çok da karıştırmayın bence bu tip teknik konularla (hele hele profesyonel de değilseniz). Güvenilir markaların bütçenize uygun modellerini belirleyin. Ondan sonra her birine alıcı gözle bakın. Hangisinin geometrisi, rengi, markası vs. hoşunuza gidiyorsa onu alın...

    Selamlar...
     
    ihtiyar ve Edip Dinçer bunu beğendi.
  9. CevdetBilge

    CevdetBilge Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    28 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    752
    Beğeniler:
    571
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Colnago
    Seviye:
    Edip Kardeşim senin gönlün zaten düz boruda gerisi hikaye:)bence de düz daha iyi duruyor
     
    Edip Dinçer bunu beğendi.
  10. Edip Dinçer

    Edip Dinçer HTFU!

    Yaş:
    32
    Kayıt:
    12 Haziran 2011
    Mesajlar:
    5.926
    Beğeniler:
    5.332
    Şehir:
    Sarıyer, İstanbul
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Açıkçası söylediklerinizin bir kısmına katılamıyorum Mehmet Bey.
    Alacağım bir şeyi sorgulamamak, "Öyle yapılmışsa bir bildikleri vardır" deyip tartışmamak yanlış olur kanımca.

    Atıyorum, örneğin bir km saati. Polar da Garmin de dünya devi. İkisi de çok büyük firmalar ve Ar-Ge birimleri çok gelişmiş.
    İkisini de kullandım. Profesyonel değilim ama, kişisel deneyimlerim sonucu, kesinlikle Polar kullanmam. Kimseye de önermem (ki CS500'ün tasarımına da bayılmıştım).

    Bu yüzden eminim kullanan insanların deneyimleri vardır bu tip kadrolar üzerine (laciverti abinin yaptığı yorum gibi).
    Önemli olan bu deneyimleri dinleyip kendime bu deneyimlerden artılar eksiler çıkarabilmek :).
     
  11. yucel gulesenoglu

    yucel gulesenoglu Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    15 Ağustos 2011
    Mesajlar:
    520
    Beğeniler:
    370
    Şehir:
    karşıyaka
    Bisiklet:
    Pinarello
    Seviye:
    bende daha önce specialized'ın aluminyum kadrolu allez'i vardı daha sonra pınarello dogmam oldu araslarında dağlar kadar farklar var bence ama belkide ikiside karbon kadro olsaydı bi kıyaslama yapabilirdim. ha bu arada dogma ile ellerimi daha rahat bırakabiliyorum :D
     
    Edip Dinçer bunu beğendi.
  12. ToffieBoi

    ToffieBoi Onursal Üye

    Kayıt:
    29 Haziran 2010
    Mesajlar:
    4.484
    Beğeniler:
    7.048
    Şehir:
    İstanbul
    Adı:
    Gökhan
    Bisiklet:
    Orbea
    Seviye:
    Üst borunun eğimli olmasının bir kaç özelliği var.

    İlk olarak daha küçük bir üçgen ile daha güçlü bir yapı elde edilebiliyor. İkinci olarak daha küçük görünen bir kadro ile daha hafif kadrolar üretilebiliyor. Senin dediğin gibi kadrolardan malzeme tasarrufu gibi bir konu var.

    Fakat kadro nasıl olursa olsun, herhangi boy ölçüsünde bir değişiklik olmuyor. Markalar ölçülerini ona göre veriyorlar.
    Mesela kullandığım Specailized Tarmac'da 56cm ölçü olmasına rağmen aynakol göbeği - sele borusu arası mesafe 53cm. Bu kadronun 53cm'miş gibi kullanılabileceği anlamına kesinlikle gelmiyor ama.

    Ek olarak; öyle salcano falan filan bakmıyorsanız, üst seviye kadroların hemen hemen hepsi size aynı gelecektir kullanım olarak.
    Bunun nedeni ise, artık kadroların olabilecek en rijit seviyeye ulaşmaları. Hatta üreticilerin bahsettikleri, şu an rijitlikte aşil tendonunun tekerlek mandalları olduğu yönünde. Onun dışında kadrolarda daha iyileşmeye gidemeyecekleri, bunun bir fark yaratmayacağı.
    Ha bir de şu var; biz ne kadar iyiyiz de en iyi kadroyu istiyoruz.
    Tamam belki en iyiler için, kadronun en iyi olması gerekiyor. Kadronun adamın performansını sınırlandırmaması gerek. Ama ben o kadar iyi miyim de kullandığım kadro beni sınırlayacak?

    Slope mu Classic kadro mu derseniz de, bence görüntüsü hoşunuza giden bisiklet derim ben.

    [​IMG] [​IMG]

    İkisi de Specialized Tarmac.
    Beyaz olan klasik Tarmac geometrisine sahip. Siyah olan ise 61cm kadro boyunda 58cm kadronun head-tube'ünü kullanıyor. Tom Boonen için özel üretilen geometri. Bu geometri sayesinde üst boru slope değil, klasikmiş gibi yere paralel duruyor. Çünkü ön kısmı daha aşağıda.
    Hangisi daha güzel duruyor siz karar verin :)
     
    ihtiyar, laciverti ve Edip Dinçer bunu beğendi.
  13. mehmetsarı

    mehmetsarı Aktif Üye

    Kayıt:
    21 Eylül 2012
    Mesajlar:
    153
    Beğeniler:
    197
    Şehir:
    İzmir
    Bisiklet:
    Canyon
    Seviye:
    Edip, Benim bahsettiğim de bu aslında. Yani tabi ki bir şeyi alırken araştırmak lazım ancak eğer çok üst seviye bir bisikletçi değilse, diğer özellikleri (kadro malzemesi, tekerlek grubu, vites vs.) çok yakın, örneğin klasik kadro bir cannondale ile slope kadro bir pinarello'nun kişinin performansında ciddi bir fark yaratmayacağını, etkilemeyeceğini düşünüyorum. Eğer öyle olsaydı en üst seviye yarışlarda bütün markalar ya klasik, ya da slope kadro kullanırdı.

    Km saati örneğiyse kadro geometrisi konusuyla apayrı bir şey şüphesiz. Muhtemelen aynı fiyat bandında iki ürün bile olsa yazılım, donanım vs. bir çok farklılık barındırabilirler aralarında...

    Yine de kadrolardaki bu iki farlılığı tecrübe veya bilgiyle yorumlayabilecek olan varsa tabi ki zevkle okuruz, bilgileniriz...
     
    ToffieBoi, ihtiyar ve Edip Dinçer bunu beğendi.
  14. Yusuf Z. Şipal

    Yusuf Z. Şipal Onursal Üye

    Kayıt:
    14 Nisan 2010
    Mesajlar:
    1.791
    Beğeniler:
    1.344
    Şehir:
    Aydın, İzmir
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Çok güzel bir konu, hep muallakta kalmıştır bence, doyurucu bir açıklama okuyamamıştım daha önce. O yüzden teşekkürler Edip.
    Ben bu tartışmaya şu soruyu ekleyerek katılmak istiyorum, "Kadro açısının performansa (tırmanışta- inişte- sprintte ya da düz yolda) etkisi yoksa zamana karşı yarışlarında neden daha çok yere paralel olan yapı kullanılıyor?" tabii sebebinin biliyorum, paralel boru biniciyi daha aerodinamik yapıyor ama bu aero duruşun uzun süre devamına imkan tanıyan bir modelse bu düz yol için paralel boru tercih edilir diyebiliriz, ayrıca velodrom yarış kadroları bu konuda daha kompleks, hem eğimli olanları var, hem düz olanları var hem de tersine eğimli yani sele üst borunun ön kısma doğru eğimli olduğu modeller var, bu da ilginç bir durum.
     
    mehmetsarı, ihtiyar ve Edip Dinçer bunu beğendi.
  15. Edip Dinçer

    Edip Dinçer HTFU!

    Yaş:
    32
    Kayıt:
    12 Haziran 2011
    Mesajlar:
    5.926
    Beğeniler:
    5.332
    Şehir:
    Sarıyer, İstanbul
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Bu konuya ne kadar katılsam azdır :). TdF'a bakayım dedim ne kullanıyor bu adamlar diye. Hepsi farklı bir şey kullanıyor :).
    Sonuçta tabii beğendiğim kadroyu alacağım ama dedim belki "Eğimli üst boru çok daha konforludur. Düz boru çok daha seridir" gibi yorumlar gelirse ona göre yönelimimi değiştirebilirim.
    Sonuç olarak "çok bir farkı yok iki kadro tipinin" sonucu bile benim için önemli :).
     
    ihtiyar bunu beğendi.
  16. Edip Dinçer

    Edip Dinçer HTFU!

    Yaş:
    32
    Kayıt:
    12 Haziran 2011
    Mesajlar:
    5.926
    Beğeniler:
    5.332
    Şehir:
    Sarıyer, İstanbul
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Bir de mesela eğimli üst boru da şöyle bir şey var. Gökhan'ın dediği gibi daha az malzeme bu yüzden daha hafif kadro.
    Ama ben şu anda 61'lik bir yol bisikleti kullanıyorum ve sele borusu en uç noktada. Üst boru eğimli gelirse yine 61'lik kadro olsa da orta göbek-sele borusu arası kısalacağından daha uzun bir sele borusu kullanmam gerekecek ve aradaki ağırlık farkı ya kapanacak ya da minimuma inecek.

    Bunun yanında bir de geometrilere bakıyorum. En son Scott'ın sitesinden baktım o yüzden onu örnek vereyim;
    61'lik (XXL) kadro var SCOTT Frame set Foil Team Issue modelinde ama ölçülerin hiçbiri 61 değil.
    Üst Boru 595mm, orta göbek - sele borusu arası 550mm. E hani 61 ? :) Aradaki farkı illa uzun gidon boynu ve uzun sele borusu ile mi karşılayacağım ?
     
    mehmetsarı ve ihtiyar bunu beğendi.
  17. ihtiyar

    ihtiyar Onursal Üye

    Kayıt:
    10 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    1.600
    Beğeniler:
    3.684
    Şehir:
    Federal Almanya
    Adı:
    Bülent B.
    Bisiklet:
    Diğer
    Seviye:
    Evet, Scott' larda üst boru 59 da bitiyor. Daha büyük boyu olanlar bisikleti birakip basketbola gececekler! :)

    Tabii ki degil, ama belirli ölcülerin altinda ve üzerinde seri imalati olan bisiklet bulmak zaten mümkün degil. Ya özel kadro ismarlanacak. ya da olanla yetinilecek, uzun gidon bogazi filan! Zaten 28 jant otomatik olarak bir alt sinir koyuyor. Yildizlarda ve miniklerde pek cok sayida 26-24" jant kullanan var.

    Kadro geometrisi konusunda söylenecek her sey söylenmis zaten. Benim sahsi algilamam, aralarinda belirgin bir fark yoktur seklinde olacak. Daha dogrusu ayni geometride iki farkli marka bisiklet arasindaki farktan ayri bir durum degildir. Yamuk yumuk kadromda var, delikanli kadromda var :). Yamuk yumuk kadromu kullanirken daha cok zevk aliyorum, ama sebebi üzerindeki teknolojiyle alakali, kadroyla degil.
     
  18. KuzuBoyz

    KuzuBoyz Kıdemli Üye

    Kayıt:
    4 Ocak 2015
    Mesajlar:
    392
    Beğeniler:
    799
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Rüzgar tünelinde yapılan testlerde kompakt kadro %10 daha aerodinamik fakat sürücü olursa hiç bir fark yok. Geleneksel kadrolarda sürücüye göre doğru boyutları seçmek lazım. Kompakt kadrolarda eğim nedeniyle geniş bir ölçü aralığı var.
     
  19. İsmail ATALI

    İsmail ATALI Forum Demirbaşı

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    7 Ağustos 2014
    Mesajlar:
    487
    Beğeniler:
    202
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Dun 2015 andlucia yarislarini seyrrttim netten..dikkatimi cekti bisikletlerin hepsi yere paralel ust borulu idi..bunun bir hikmeti vardir elbet...konpamt kadro goruntu acisindan bana daha hos geliyor ..( alin borusu uzun olan bisikletten nefret ediyorum her iki cesit kadroda da ) ama klasik kadrolar sanirim daha rijit...sele borusunu uzatmak zorunda kalinca normalden uzun bir sele borusunun rijitligi dusurecegini dusunuyorum..
     
  20. MehmetAliB.

    MehmetAliB. VivaVelo

    Kayıt:
    20 Ekim 2013
    Mesajlar:
    1.802
    Beğeniler:
    3.785
    Şehir:
    Antalya
    Seviye:
    @Atalı Kompakt ya da traditional herhangi birine daha rijit diyemeyiz. Bu durum karbon kalitesine göre markadan markaya değişir. Örneğin Giant kompakt kadro üretiminde ısrarlıyken Colnago traditional kadro üretiminde ısrarlı bir şekilde devam ediyor.
    post-1-0-33413200-1305145911.png
    Çoğu marka ise aero kadrosunu traditional, klasik ve endurance kadrosunu ise kompakt yapıyor. Örneğin Canyon Aeoroad traditional, Canyon Ultimate ise kompakt yapıda. Dolayisiyle seçim yaparken ''şu yapı daha iyidir'' demek yerine kişisel beklentilere bakmak gerekiyor derim.