Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Kisirkaya yedilisi-4

Konu, 'Şehiriçi Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında el turco tarafından paylaşıldı.

  1. el turco

    el turco Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Eylül 2007
    Mesajlar:
    292
    Beğeniler:
    479
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Hemen inmemek icin kiyiya, once saga, Polis okuluna saptik. Buyuk bayragin yanina kadar gidip sonra denize karsi tepenin uzerinde fotomuzu cekip, sahile inis yoluna donduk.

    [​IMG]


    [​IMG]

    [​IMG]

    Burada bir cayhaneyi cok begenip yerlestik. Tam denizin ustunde, kartal yuvasi gibi bir konumda manzarasiyla bizi buyuleyen yerde kahve ve cay (2-,1-TL) gibi siparislerimizi (Hakki’ya cift kahve geldi, Yanlislikla sekersiz yapilmis ilki. Bu cifte kahveyle daha sonra tutamaz olduk kendisini. Surekli grubun onunde pedalladi) verdik. Firuzan kopekleri sevmekten kendini alikoyamadi ve kedi ile kopegin pek ala dost olabileceginin kanitini tekrar gorduk (daha once Beyazit’ta gormustuk).

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Gunesten korunmak icin semsiyeyi bile acmak zorunda kaldik ve artik donus zamaninin gelmesiyle hesabimizi odeyip kalktik (15:45). Simdi bizi rampalar bekliyordu artik. Buraya kadar rahat gelmistik.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Sirasiyla Gumusdere, Uskumrukoy, Arikoy ve Zekeriyakoy rampalarini teker teker ciktik-indik (yolda 23 Nisan bayraminin coskulu bayraklarina selamla, cobanlar ve koyunsurulerinin yanindan gecerek). Ama grubu burada kutlamam lazim, firesiz tamamladik (bu arada Firuzan’in nasil oluyor da rampalarda one firladiginin sirrini da cozmus olduk. Ayakakabilarinin tabanindaki yaylarla oyle bir pedal basiyor ki, yay gibi ucuyor :)).

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Zekeriyakoy’de (eskisi) bir cay molasi verdigimiz yerde demleme ihlamur icerek (1-TL) tazelenip Jandarma’nin onunden dik bir rampadan Kilyos (Kumkoy) anayoluna baglandik (15:50, 53.km).

    [​IMG]

    Sonrasi malum, Maden yokusundan Sariyer’e geldik (18:00, 69.km). Of anam of, burada bir trafik ki, sormayin.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Slalomla arabalarin arasindan Bebek’te Hasan’dan ayrilarak, Besiktas’a Firuzan, Hakki ve Esin’i gemiye yetistirerek, Sirkeci garina Bulent’e eskort ederek (Sirkeci’den taze meyvasuyu takviyesiyle, portakal / greyfrut 1,5 TL) Sarkis’le geri donup Dolmabahce stadi yanindan Macka uzerinden gelip Nisantasi’nda vedalasarak eve donmus oldum.

    [​IMG]

    Saat 20:30 olmustu. 12 saattir disardaydim. 104 km yol ve 6 saat 40 dakika bisikletin uzerinde. 2260 kalkori ve 197 gram yagdan kurtulmustum. Ortalama hiz 15,6 kilometreydi. Istah fazlasiyla vardi. Malum seyleri yapip (kas gevsetme ve dus) karnimi doyurduktan sonra soyle bir dusundum ve gercekten her gezi kendine gore bir renk tasiyor. Sanki gokkusaginin altinda gibiyiz. Simdiden bir sonraki gezinin hayali icine giriverdim bile.

    Esen kalin arkadaslar, hepinize tesekkurler.

    >md, 26.04.2009
     
  2. el turco

    el turco Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Eylül 2007
    Mesajlar:
    292
    Beğeniler:
    479
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    Kapidaki gise memuruna adam basi 175 kurus vermemek icin durumumuzu aciklayip, sadece gececegimizi, Gumusdere kapisindan cikacagimizi inandirici bir ses tonuyla anlatinca, bariyerin kalktigini gormek hepimizin yuzunde bir tebessume neden oldu (cay parasini kazanmistik :))

    [​IMG]

    Yolun en guzel kismindaydik. Ormanin icinde, bizden baska kimse yoktu. Hava nefis, gunes tepede, keyifle pedallarimizi, ormanin kokusunu da kuvvetle icimize cekerek, hafif rampalasan yolda cevirmeye basladik.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Yerinde duramayanlar onden gittiler (Firuzan ve Hasan), sohbeti secenler arkada kaldi (Esin ve Sarkis), hayal kuranlar arada durdu (ben), kesif yapanlar ileriye atildilar (Hakki ve Bulent). Yolun tepe noktasinda Ceylan uretme istasyonu tabelasi onunde resimlerimizi cekip (Esin’lenip), biraz kuruyemis, elma gibi meyvalari paylasip, enerji takviyesi alarak tekrar yolumuza devam ettik.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Bundan sonrasi yokus asagiydi ve yolda buyuk de delikler vardi. Bunlara dikkat edilmediginde ve sert icine girilirse bayagi sarsici oluyorlardi. Nitekim Hakki da bu deliklerden nasibini almis ve surratle yokustan inerken sarsinti sonucu torbasi yirtilinca icindeki borekler yollara sacilmis. Yanlarina vardigimda, hayrola niye durdunuz dedigimde bana yerleri isaret ettiklerinde, kuslari guzel bir ziyafetin bekledigini gordum. Kemerburgaz’in meshur boregi Hakki’ya nasip olamamisti (yolda bunun cok espirisini yaptik). Ustelik su sisesi de ucmustu (Firuzan’in aramalarina ragmen bulunamadi), yani olacak is degil (Neyse, Gumusdere’de herseyi tamamladi).

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Komurcubent yonune sapip az sayida piknikcilerin yanindan gecerek orman cikisina vardik. Buradan toprak yolla Gumusdere’ye ulasiliyor.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Herkes kendi temposuna gore onde ve arkada yer alarak, birazdan yokus asagi kivrilarak inen toprak yoldan ilerlerken garip bir olayin yanindan, pek de hoslanmayarak gectik. Yol kenarinda nallari dikmis bir at yatiyordu (kimimiz bunun baska bir buyukbas hayvan oldugunu soylese de, atti). Tuhafti, neden orada birakmislardi?

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Gumusdere’ye girdigimizde (13:00, 49,5.km) kendimize cay icebbilecegimiz, karnimizi doyurabilecegimiz bir yer aradik ve guzel bir bahcesi olan cayevini sectik.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Bisikletler ozenle park edildi, caylar ismarlandi ve nerede karin doyurulur arastirmasiyla Hasan, Sarkis, Hakki ve Bulent, koydeki sulu yemek lokantasinda karar kildilar (bol sarmisakli iskence corbasiyla). Ben, Firuzan ve Esin getirdiklerimizi yedik. Tekrar masa basinda toplanip caylar (40-Krs) esliginde kuruyemisler paylasildi, girgirla karisik sohbetler edildi ve hadi artik Kisirkaya’ya pedallayalim diye koy halkina veda edip yola ciktik (14:30).

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Köyün icinden gecip (sagda solda atlar ve at arabalariyla koyluler) hafiften diklesen yoldan tepeye vardigimizda Karadeniz onumuzdeydi. Muhtesem bir goruntu. Denizin ve gokyuzunun mavisi ufukta birbiriyle kaynasiyordu. Acikta bekleyen gemiler, esen ruzgar hepimize derin bir off ve ohh cektirdi (15:00, 52.km).

    [​IMG]
     
  3. el turco

    el turco Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Eylül 2007
    Mesajlar:
    292
    Beğeniler:
    479
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Cendere’de kurulu bulunan sanayi tesislerini gecerken etraf pek de hos degildir. Bilinen cirkin yapilar ve yolun trafigi rahatsiz edebilir. Ama sonrasinda etraf yesillenir ve trafik hafiflediginde keyifle pedal basilir bu yolda.

    [​IMG]

    Kemerburgaz’a istenildiginde Hasdal Kislasi onunden gecen otoyoldan da ulasmak mumkun. Ancak orada agir araclar hizla yaninizdan gecmekte ve cikardiklari ses kafanizi oyle sisirir ki, bu yol cok daha rahat kalir. Hem de yesilligin onunden seyretmek gozunuzu (sanayi tesislerini gormezden gelirseniz) mutlu edebilir. Sag tarafinizda sanayi solunuzda inekler. Celiskilerle dolu bir kent su Sehr-i Istanbul.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Kemerburgaz’da hep oturdugumuz kahveye yerlestik (10:15, 34,5.km). Burasi her gelisimizde mola vermek icin tercih ettigimiz, sahibinin de yardim sever yaklasimi ile (bazen yanimizdaki yemekleri cikartip yerken bize bicak, tepsi, tuz gibi eksiklerimizi tamamlayarak) pek cok bisikletcinin ugrak yeridir. Bisikletlerinize park yeri, temiz tuvaleti ve nefis cayiyla siddetle tavsiye olunur.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Caylar geldi (50-Krs), Hasan yaninda getirdigi simitleri bolusturdu ve sohbet bisiklet uzerinden baslayip Titanik filmiyle devam etti. Bir matematik sorusu uzerinde cok durduk. Durun size de sorayim, bakalim ne diyeceksiniz? 3 kisi dusunun. Para birlestirip bir radyo almaya gidiyorlar. Radyo 30 lira. Hepsi 10’ar lira koyup radyoyu alip gidiyorlar. Fakat sonra magaza sahibi radyonun indirime girdigini ve 25 liraya dustugunu hatirliyor ve ciragina 5 lira verip gidip para ustunu iade etmesini istiyor. Cirak 5 lirayi 3 kisiye bolusturemiyecegini dusunup 2 lirayi cebine atiyor ve 3 lirayi 3 kisi arasinda bolusturuyor. Boylecene radyoyu 9 liraya almis oluyorlar. Simdi 9x3=27. Cirak cebine 2 lira atti, 27+2=29. Peki geri kalan 1 liraya ne oldu?

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    45 dakikalik dinlenmemizin yettigine karar verdigimizde, eskiden burada seyyar arabada borek satan adamin artik bir dukkan sahibi oldugunu ogrendigimiz yerden (Hakki daha sonra acikacagini dusunerek) 4 liralik borek alarak (bu boregin akibetinin ne oldugunu ileride okuyacaksiniz) yola ciktik (11:00). Gokturk yonune giderken ilk kavsaktan saga, Ciftalan yonune saparak yolumuza buyuk bir neseyle devam ettik. Az sonra gelen Orman idaresine ait cesmede su takviyesi yaparken etraftaki kus evlerindeki kuslari ve sesleri dinleyip, biraz daha otursak mi yoksa gitsek mi dusunceleri arasinda devam etmekten yana olanlar agir basinca, Belgrad ormani’na girdik (11:30, 39,5.km).

    [​IMG]
     
    cedrick41 bunu beğendi.
  4. el turco

    el turco Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Eylül 2007
    Mesajlar:
    292
    Beğeniler:
    479
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    Her gezi oncesi muthis keyif veren bir heyecan olusur bende. Nereden gideriz, nasil gideriz, kacta uyansam, ne alsam, gec kalmasam gibi pek cok seyi dusunurken icim kipir kipir olur. En guzel gezilerimden birisini Bulent‘le yapmistim. Gecen sene 5 gun Fikret albayla birlikte Trakya’da gezmis, sonunda Edirne’ye ulasmistik. Dostlugumuz bu gezide derinlesmisti, ancak bu kis pek pedallayamadik. Artik havalar isindigina gore bir acilis yapalim istedik ve kararimiz Kisirkaya’dan yana oldu. Kilyos’un ilerisinde Karadeniz’in ucunda guzel bir köydür. Yazin denize girmeye gideriz. Yolu keyiflidir, inisleri ve cikislari rahattir. Bu dusuncemizi hemen arkadaslarla paylastik ve Firuzan, Hakki, Esin, Hasan ve Sarkis’ten olumlu yanit alinca yediledik ve boylecene bu gezinin adi “Kisirkaya Yedilisi” oldu. Bulent, Merter’den gelecekti, bense Nisantasi’ndan. Bulusma noktasi olarak Eyup’te Feshane’den Sutluce’ye gecen yaya koprusunun (eski yanan Galata koprusu) basini sectik. Cumartesi sabahi 9’da orada olacaktik. Bunun icin karsidan (Kadikoy) gelecek Firuzan, Hakki, Esin ve bu taraftan (Bebek, Kurtulus) gelen Hasan, Sarkis ile 8:30’da Karakoy vapur iskelsinde bulusmak uzere sozlestik. Yarim saatte Eyup’e rahatlikla ulasirdik.

    [​IMG]

    Sabah serinligi vardi ama hava gunesliydi. Bu havayi cok severim, soguk onemli degil, yeter ki kapali olmasin. Gunesin pozitif enerjisi sabah yola ciktigimda cok keyifli bir gunun baslamasina yetiyor. Bankta arkadaslarimi beklerken soyle Topkapi sarayina dogru baktim. Etraf sakin oldugunda Istanbul’un keyfine diyecek yok. Ama gunun karmasasi ve telasi basladiginda bazen cekilmez oluyor. Bunlari dusunurken sirasiyla herkes iskeleye geldi.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Selamlasma ve kucaklasmanin ardindan cektirdigimiz ilk resmimizle (bunu ceken arkadas Serkan da bisikletci cikti ve bundan sonraki turlarda bize katilacagini soylemesi bizi cok mutlu etti-gun gectikce kalabaliklasiyoruz) birlikte hareket ettik. Galata koprusu uzerinden Eminonu, Fener ve Eyup derken tam zamaninda vardik (12.km).

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Bulent de zaten bizi bekliyordu. Tanisma-selamlasma faslindan sonra hadi dedik yola cikalim. Once yedilinin ilk resmini cekelim istedik, tek aciyla yetinmeyip iki farkli yonden cektik.

    [​IMG]

    Daha 10 metre gitmedik ki Hakki, lastiginin havasindan memnun olmadigini soyleyince durup biraz lastige hava bastik. Elimizi cabuk tutup Sutluce Kongre Merkezi’nin yanindan inen alt gecitten gecip, gelen yol ayirimindan saga Kagithane yonune dogru devam ederek, dere boyunca ilerleyip Cendere uzerinden (Hasan’in icine sigmayan sabah enerjisiyle onden kosturarak), sanayi tesislerinin yanindan, bekci kopeklerinin selamlamalariyla, oldukca dumduz bir yoldan Kemerburgaz’a dogru pedallarimizi hizla, zaman zaman ikili sohbetler icinde, cevirerek yol almaya basladik.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Bir ara Sarkis’i gozden kayboldu. Acaba ne oldu, beklemek icin durduk (9:45, 23.km). Sonra anlasildi ki yoldaki bir aracin itilmesinde yardimci olmus. (Cok yardimsever ve her alanda dusunceli ve kibardir arkadasimiz. Bu gezi boyunca da arka takim kaptanligi ve Esin’e eslik ederek bunu gosterdi)

    [​IMG]
     
  5. cedrick41

    cedrick41 Bisikletkolik

    Kayıt:
    30 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    1.168
    Beğeniler:
    1.565
    Şehir:
    izmit-merkez
    Seviye:
    gezinin gerçekten çok güzel olmuş yeşile bayıldım inanın ki yeşili çok severim..bu güzel gezi için hepinize teşekkür ederim!:)
     
    el turco bunu beğendi.
  6. marule

    marule Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    18 Mart 2007
    Mesajlar:
    403
    Beğeniler:
    513
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    çok güzel yerlere gitmişsiniz, devamını bekleriz...
     
    el turco bunu beğendi.
  7. Mhmt_EMR

    Mhmt_EMR Kıdemli Üye

    Kayıt:
    1 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    384
    Beğeniler:
    243
    Şehir:
    istanbul - Pendik
    Bisiklet:
    Tern
    Seviye:
    Manzara, fotoğraflar, anlatımınız hepsi çok güzel...
    Paylaştığınız için teşekkürler...
     
    el turco bunu beğendi.
  8. Arif Nalbant

    Arif Nalbant Üye

    Kayıt:
    25 Nisan 2009
    Mesajlar:
    71
    Beğeniler:
    51
    Şehir:
    Bursa
    Seviye:
    Müthiş bir gezi olmuş.Enerjinize pedalınıza sağlık.
     
    el turco bunu beğendi.