Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Kırmızı et ...!

Konu, 'Sağlık - Antrenman - Beslenme' kısmında gokhancan tarafından paylaşıldı.

  1. gokhancan

    gokhancan Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    9 Haziran 2008
    Mesajlar:
    801
    Beğeniler:
    664
    Şehir:
    istanbul/bayrampaşa
    Seviye:
    Öncelikle diğer bahsetttiğim konulara paralel olarak anlatımlarıma devam ediyorum. Kas gücü ve tonusunu arttırma konusunda son derece başarılı olan kırmızı etin haftada bir veya 2 defa 500gram şeklinde tüketilmesi ön görülür.

    Hatta bazı kas dokusu zayıflamış, testosteron hormonlarının yapımı azalmış er kişiler için, 6-8 haftalık testosteron arttırma programı verilir ve bu program içerisinde gunluk 500 gramlara varan kırmızı et tüketimi önerilmektedir. Foruma açtığım testosteron ve östrojen isimli konuya paralel bir şekilde kırmızı et neden tüketmeliyiz onu anlatalım.

    Doktor.Goksel B nin kaleminden :

    KIRMIZI ET VE SAĞLIĞIMIZ

    Beslenme; büyüme, gelişme, vücut işlevlerinin sağlıklı yerine getirilebilmesi ve sinir ve ruh sağlığı açısından hayati önem taşıyan bir konudur. Kişinin yaşı, boyu, kilosu, yaşam şekli, cinsiyeti ve sağlık problemlerinin varlığı beslenme alışkanlığının düzenlenmesinde önemli kriterlerdir. Çocuklarda ve ergenlik dönemindeki gençlerde et ihtiyacı daha çok olurken, orta yaş ve yaşlılık dönemlerinde bu ihtiyaç azalabilir. Et, süt/ süt ürünleri, meyve/ sebzeler, karbonhidrat ve yağlar vücudun kesin ihtiyaç duyduğu besin gruplarıdır. Bu grupların hepsinden yeterli miktarda düzenli tüketmek sağlıklı yaşamın temel şartıdır. Ortalama üç öğün beslenme alışkanlığı kazanmak idealdir. Ancak sağlığımız için yada yaşam standartlarımıza göre bu öğünlerin sayısını artırmak mümkündür. Öğünlerin sıklığı dengeli beslenme için önemli değildir. Önemli olan bu öğünlerde azar azar da olsa vücudun tüm ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamaktır. Dengeli beslenme kavramı, vücudu iyi tanıyarak, ihtiyaçlarını belirlemek ve bu ihtiyaçların karşılanması için yeterli miktarda ve düzenli aralıklarla besin alınmasına olanak sağlamak olarak da açıklanabilir.

    İnsanoğlunun evrimleşme süresince beyin/ sinirsel organlarının gelişimi konusunda oldukça önemli olan et, iyi beslenen beyin fonksiyonları sayesinde bizi diğer canlılardan ayırmıştır. Avlanma ihtiyacı hisseden insanlar, hayvansal gıdalarla tanıştıklarından itibaren bunları en uygun şekliyle tüketerek beyinsel gelişimlerini artırmışlardır. İlerleyen günler hayvansal gıdaların besleyici özelliklerini kullanabilen insanoğlu ile daha uygar toplulukların kurulmasını sağlamış, yaşamı kolaylaştırıcı birçok gereç bu dönemlerde yapılmıştır. Yine bu dönemler kişileri topluluk halinde yaşamaya itmiştir. Etin zihinsel gelişime sağladığı faydalar zor doğa koşullarına karşı insanoğlunu güçlü kılmış, doğan ihtiyaçlara daha kolay çözümler üretebilmelerini sağlamıştır.

    Et içerdiği protein ve zengin mineralleri sayesinde geçmişte olduğu gibi günümüzde de kişilerin metabolik ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli bir besin öğesidir. Hangi beslenme alışkanlığına sahip olursak olalım hayvansal gıdaların içerisinde bulunan ve kalite yönünden en zengin protein ve vitaminlerin barındırdığı eti, beslenme programımıza dahil etmemiz gerekmektedir. Etin kullanımı sağlığımız için oldukça önemlidir. Ancak ülkemizde olduğu gibi dini bayramlarda ya da özel günlerde etin kullanımının artması bu önemli besin maddesinin kullanımında daha dikkatli olmamız gerektiği gerçeğini ortaya çıkarır. Bilinçli tüketimi sağlanan et ve et ürünlerinin bize sağlayacağı faydaları artırmak, zararlarını ise en aza indirmek önemlidir. Et, sindirimi zor olan bir besindir. Özel günlerde aşırı tüketilen bu besin maddesi özellikle gastrointestinal sistem rahatsızlıklarının artmasına neden olabilir. Etin yemeğe hazır hale getirilmesindeki işlem basamakları da bu rahatsızlıkların ortaya çıkmasının yada varolan rahatsızlıkların artmasının önlenmesinde önemlidir. Pişirme yöntemlerinde tercih edilen kızartma, kavurma gibi teknikler etin sindirilmesini daha da zorlaştıracak ve mide asidinin normalden fazla salgılanmasına neden olacaktır.

    Et, içerisinde zengin demir minarelleri barındırır. Bu mineraller şüphesiz vücudumuz için oldukça gereklidir. Ancak demirin emilimi için gerekli olan C vitamini etin içerisinde bulunmaz. Et ile birlikte alınan C vitamini, etin en yüksek kalitede ve bozulmadan vücuda emilimini sağlamış olur. C vitamini en çok sebze ve meyvelerde bulunur. Uygun pişirme tekniği ile hazırlanan et ile birlikte yenilen yeşil salata hem midemizin sağlığı için hem de alınan demirin sağlıklı emiliminin sağlanması için oldukça önem taşır.

    İnsanoğlu günlük enerji ihtiyacının yüzde15ini proteinlerden sağlar. İhtiyaç olan bu proteinler en kaliteli şekli ile hayvansal gıdalarda yani daha çok ette bulunur.

    Bunların yanında bu özel günlerde tüketilen et miktarının artması bağırsaklarımızda da sorunlara neden olabilir. Et posalı olmayan bir besin maddesidir. Sindirimi oldukça zordur. Bir parça biftek sindirimi ortalama 8 saat sürer. Et ile birlikte tüketilen posalı besinler ( en uygun olan yeşil salata) bu tür problemlerin çıkmasını önler.

    Kronik hastalığı olan kişilerin, et tüketiminde, sağlıklı insanlara nazaran biraz daha dikkatli olmaları gerekmektedir. Özellikle Diyabet, Tansiyon, Kalp Damar hastalıkları et tüketiminde en çok dikkat edilmesi gereken hastalıklardır. Aşırı miktarda ve uygun koşullarda pişirilmemiş etlerin tüketimi, tansiyonun aşırı yükselmesine neden olabilir. Etin içerisinde yeralan doymuş yağ oranının fazla olması kalp damar hastalıkları için sakınca yaratır, kullanımının dikkatle düzenlenmesi gerekir.

    Kurban bayramı nedeniyle evlerimizde miktarı artan etler, kesiminden sonra hemen tüketilmemeli bir süre bekletilmelidir. Ölüm sertliği adı verilen durum nedeniyle kaslar içerisinde artan asitler, etin tadını ve sindirimini zorlaştırır. Kurban etinin, en uygun koşullarda 0 derecede 10 gün saklanması tavsiye edilir.

    Aşırı miktarda tüketilen et ve et ürünleri vücutta doymuş yağ oranının artışına neden olur. Bu yağ oranının artması, kalp damar sisteminden kaynaklanan hastalıklarda artışa neden olur. Etin içerisinde yeralan demir vücuda olduça faydalıdır ancak fazla alımı sonucu vücuttaki kalsiyum, idrar ile daha fazla atılmaya başlar. Aşırı et tüketimi ayrıca tansiyonun yükselmesine, şişmanlık ve insülin metabolizmasını etkileyeceği için de diyabet hastalığına neden olabilir.

    Et Nasıl Saklanmalıdır?

    Kurban Bayramı nedeniyle evlerde daha fazla et saklamamız gerekebilir. Etin en sağlıklı saklama yeri buzdolaplarının buzluk kısmıdır. Eğer bir derin dondurucumuz yoksa yağlı kağıda sarılmış et –2 derece de buzdolabında iki hafta saklanabilir. Ancak –18 ‘lere varan derin dondurucularımız var ise yine yağlı kağıt içerisinde daha uzun süre saklamak mümkündür. Donan etler kullanılmak istenildiğinde, ısısı daha düşük ancak yine soğuk biryerde çözülmesi sağlanmalıdır. Eğer derin dondurucuda eti sakladık ise etimizin buzdolabının sebzelik bölümünün bir üstünde çözülmesini sağlayabiliriz. Dondurulan ve sonrasında çözdürülen et bir kere daha dondurulmamalıdır. Bu oldukça sakıncalıdır.

    Son yıllarda hızla artan vejeteryan beslenme alışkanlığı nedeniyle bu ürünlerden sağlanan yüksek kaliteli proteinler kullanılamaz. Ancak vücudun bu tür proteinlere ihtiyacı vardır. Etten alınamayan proteinler kurubaklagillerden, peynir ve yumurtadan karşılanabilir. Ancak ette bol miktarda bulunan demir, vejeteryan beslenme alışkanlığına sahip kişilerde kullanılmadığı için eksikliğine bağlı anemi görülebilir. Vejeteryan beslenme alışkanlığına sahip kişiler et yerine kuru incir, kuru üzüm, pekmez gibi meyveler tüketebilirler. Ancak alınan demir vücut için hala yeterli değil ise dışardan ilaç takviyesi gerekebilir.

    Dengeli beslenme hayatımızı sağlıklı devam ettirebilmemiz için oldukça önemlidir. Hayvansal ürünlerin kullanılması özellikle çocukluk, büyüme, gelişme ve gebelik dönemlerinde hayati önem taşır. Eti hiç tüketmemek yada gereğinden fazla yemek sağlığımızı olumsuz etkiler. Bu nedenle beslenmemizdeki et miktarı çok iyi ayarlanmalıdır.

    Görüldüğü uzere kırmızı et uygun tüketimler sonucunda insan ve sporcu sağlığı açısından son derece önem arz ediyor.

    Tüketim oranının ayarlanması kolesterol durumunuza göre ve vücudunuzun testosteron üretme kabiliyetine göre ayarlanır.

    Özellikle sigara içen ve hareketsiz - az hareketli kişilerde kırmızı et oranı cok iyi ayarlanmalı.

    saygılar.
     
  2. HarryBlade

    HarryBlade Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    228
    Beğeniler:
    47
    Şehir:
    Muğla / Fethiye
    Seviye:
    Bir an yemeyin diyeceksin diye korkmuştum..


    Genelde buldukça yiyorum..
     
  3. gokhancan

    gokhancan Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    9 Haziran 2008
    Mesajlar:
    801
    Beğeniler:
    664
    Şehir:
    istanbul/bayrampaşa
    Seviye:
    Hareketli insanlarda haftada 500-1000 gram tüketmek iyidir.
     
  4. outoftune

    outoftune Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    2 Nisan 2008
    Mesajlar:
    447
    Beğeniler:
    84
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    16 senedir agzıma koymadım pişman değilim:)
     
  5. gokhancan

    gokhancan Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    9 Haziran 2008
    Mesajlar:
    801
    Beğeniler:
    664
    Şehir:
    istanbul/bayrampaşa
    Seviye:
    Yani saygı duyalım size ne diyelim başka :)

    Ama kas yapısını güclendirecek ve sağlıklı bir biçimde yağ yakmaya çalışan arkadaşlar için et gereklidir yani.
     
    Ali Hekimoğlu bunu beğendi.
  6. twisted-disco

    twisted-disco Yeni Üye

    Kayıt:
    16 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    16
    Beğeniler:
    5
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    Olsa da yesek.
    Balık olsa da olurdu hatta daha iyi olurdu:)