Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Kendi GPA'mız (Marmaris-Selimiye-Datça-Bodrum-Ören-Marmaris) (2-7 Ekim 2010) - SON

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında five tarafından paylaşıldı.

  1. five

    five Bütün yıl hayal kurup birkaç hafta pedallayan...

    Yaş:
    45
    Kayıt:
    29 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    1.008
    Beğeniler:
    1.635
    Şehir:
    İstanbul-Bostancı
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    5. gün : Ören-Marmaris

    Sabah kalktığımızda hava kapalıydı ve hafiften yağmur atıştırıyordu sanki. Otelde afili bir kahvaltı yaptıktan sonra malzemeleri çantayı bisiklete bağlayıp kıyıya yürüdüm. Gri olan hava bize bugün zorlanacaksınız der gibiydi. Ama ben aslında yağmuru düşünüyordum. "Yarım Marmara" turumun yarım olmasını sebebi olan muazzam yağmur aklıma geldikçe hava durumunu tekrar tekrar kontrol ediyorduk Internet'ten.
    Artık pedallara basma zamanıydı. Ören'nin dönüşünde yol düz bir şekilde devam ediyordu ama biz her nasılsa geldiğimiz yoldan farklı bir yol sapmıştık. Ama biliyordum ki buralarda yolun bu kadar düz devam etmesi pek hayra alamet değildi. Çok güzel bir vadinin içinde ilerliyorduk ve yolun devamını da göremiyorduk. Sürekli tahmin etmeye çalışıyorduk yolu, şuradan çıkacağız, hala düz o zaman buradan çıkacağız. Bir akarsuyun yanından devam eden yol kıvrıla kıvrıla ve çok güzel manzaralar sunarak (ve hava bizi henüz ıslatmadan) devam ediyordu. Sonra yolun yükselmeye başladığını gördük. Zaten denizden de Ören'de ayrılmıştık ve tekrar ne zaman görebileceğimizi merak ediyorduk. Bu sırada yağmur küçük damlalarını bize hissettirmeye başlamıştı. Yol da yokuştu ve biz sağlam yokuşta ilerlemeye çalışıyorduk. Fatih biraz arkada kalmıştı ve yağmur da şiddetini iyice arttırıp artık ıslanın diyordu bize. Ben de yol kenarındaki taş ocağında ait bir tesisin sundurmasına sığınarak Fatih'i beklemeye başladım. Yağmur ip gibi yağıyordu. Etraf hem çok güzel hem de çok sessizdi. Fatih de ulaşınca tesise yağmur bitimine kadar biraz da kaldık. Burada siyah yavru bir köpek gördük. Çok da sevimli bir şeydi ve bizimle de ilgilenmeye başladı. Elimizde yiyecek bir şey olmadığı için ona veremedik. Fakat bu durum biz yola çıkınca onun bizi takip etmesine engel olmadı. Biz ilerledikçe o da bizimle beraber geliyordu. Az sonra bırakır bizi derken o hep yola devam ediyordu. Biz inişlerde farkı açıyorduk. O yokuşlarda bizi yakalıyordu. Ama yılmadan geliyordu bizimle. Ama tam da önümde gidiyordu. Onu ezmemek için çok dikkat ediyor ve bağırıp çağırıyordum önümden çekilsin hatta bizi bıraksın diye. Hatta o kadar yakındı ki ön tekerleğim sırtına dokundu, ben de ezmek için ani bir fren yaptım. Tabi ayağımda kilitli pedal olduğunu düşeceğimi hissettiğimde hatırladım. :) Neyse ki can havliyle kurtardım ayağımı ve düşmedim. Ama köpeğe de çok kızmıştım. Onu bizden uzaklaştırmaya çalıştım ama pek başarılı olamadım. Yok boyunca hep yanımızdaydı ve muhitinden epeyce uzaklaşmıştı. Artık kendimizden çok onun nasıl geri döneceğini düşünür ve konuşur olmuştuk Fatih'le.
    Köpeğin derdine düştüğümüz için de muhteşem Akbük inişine geldiğimizi manzaradan fark etmiştik. Aşağısı Akbük koyuydu ve önümüzde de muhteşem bir Gökova manzarası vardı. Bu açıdan Gökova'yı hiç görmemiştim. Daha önce Gökova'nın bu yakasında en fazla Akyaka'nın Çınar Plajı'na kadar (o da araçla) gelmiştim ve gerisini de çok merak ediyordum. Dağlar tam bir duvar görüntüsünde yükseliyordu Gökova'nın yanından. Küçük siyah köpeği inişin başında bırakarak hızlanmaya başladık. Ama iniş çok dikkat gerektiriyordu çünkü hem çok dik hem de virajlıydı. Bolca frenleyerek Akbük ayrımına geldik. Artık yemek yiyelim diyerek daldık Akbük'e. Aynı yolu geri gelecektik ama olsun. Ucunda yemek vardı. Issız yolun sonunda, her yerinde karavanlar olan bir koya geldik. Sanki karavanlar için kurtarılmış bölgeydi. Bazı arsaların içinde kapatılmış karavanlar, karavan kampingi olduğu belli olan yerler ve deniz kıyısında restoranlar. Ama koyun girişinde gişe olması ve girişten para alınması ilginç geldi. Açık olan bir restoranın önünde GPA4 için bir hoş geldiniz levhası görünce yemek ve dinlenme duraklarından birinin de burası olduğunu fark ettik. Siparişleri verdik, ben yine bir gazete buldum ve yemeğe koyulduk. Karnımızı doyurup başımız yemekten kaldırınca da ne kadar muhteşem bir yerde olduğumuz daha iyi anladık.
    Yemek sonrası fazla vakit kaybetmeden devam ettik yola. Çünkü daha yolumuz vardı Akyaka'ya ve aslında hedefimiz de Marmaris'e varmaktı geç de olsa. Yol solda duvar sağda deniz şeklinde, çok yorucu olmayan küçük çıkış ve dolayısıyla da inişlerle devam ediyordu. Yolun bu kısmı da ayrıca keyif veriyordu bize. Bu arada küçük siyah köpek de görünürlerde yoktu. Karşı kıyı tarafında Sedir Adası ve daha yine araçla gittiğim Boncuk Koyu'nu görmeye çalışıyordum. Çınar Plajı'nı gördüğümde Akyaka'ya geldik dedim. Fatih'e de Çınar Plajı'ndaki kaynağın buz gibi suyunu ve denizden çıktıktan sonra bu suya girerek duş aldığımızı anlattım kızımla beraber.
    Akyaka'da fazla oyalanmadan yola devam ettik çünkü artık vakit geç olmuştu. Ana yola çıkarak 1-2 Km'lik güzel bir inişten sonra Marmaris ayrımından girdik içeriye. Artık o ıssız yollar geride kalmış ve yoğun bir trafiğin içinde ilerlemeye çalışıyorduk. Ön ve arka farlarımızı bir kez daha kontrol ettik çünkü bu yolda iyi çalışmaları gerekiyordu. Ayrıca yolun bu kısmında Marmaris'e kadar bölünmüş yol çalışması vardı ve bu trafiği iyice yoğun bir hale getiriyordu. Bizim de daha dikkatli yol almamız gerekiyordu. Jandarma kontrol noktasında verdiğimiz kısa molayı çorba ve çay ikilisiyle süsleyip (ki yolda çorba çok iyi bir fikirdir) tekrar bisikletlere bindiğimizde hava artık tamamen kararmıştı ve iyice de serinlemişti. Yolun bizim için en heyecanlı anlarını da buralarda yaşadık çünkü hem yoğun trafik hem karanlık bizde adrenalini iyice yükseltmişti. Pedallara çok daha güçlü basıyor ve yolun en azında bu dar kısmının çabucak bitmesini istiyorduk. Bir benzinlikte durduğumuzda yolun kısa süre sonra düzeldiği bilgisini aldık. Çalışma yapılan kısım bittiğinde bizde rahatladık ve Marmaris'e yapacağımız inişi düşünmeye başladık. Yokuşu tamamlayıp inişe başladığımızda da zaten soğuk olan havanın hızdan dolayı bizi iyice üşüttüğünü fark ettik. Yolun sonunda hem inişin keyfi hem soğuk bize farklı duygular yaşatıyordu. Gece karanlığında yaptığımız bu iniş turumuzun bitiş için çok güzel bir anı olmuştu. Tayfun'un bize ayarladığı otele girmeden önce bisikletleri arabaya yerleştirdik ve otele gittik.
    Sabah kahvaltı sonrası yola çıktık. Bir gün önce hızla indiğimiz yokuşu çıkarken ve turun tümünü hatırlayıp tüm GPA'cılara selam gönderdik.


    Bu maceranın sonu.


    5. Gün :Ören-Marmaris
    Çıkış : 10:30
    Varış : 20:30
    Mesafe : 88.59 km
    Yolda geçen süre : 6.23 saat
    Ortalama Hız : 13.86 km/s
    En yüksek hız : 51.93 km/s


    Ören sabahından gri manzaralar
    [​IMG]

    [​IMG]

    Ören'den içerilere doğru
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Yağmurda sığındığımız şantiye klübesi
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Bizi kilometrelerce takip eden siyah yavru köpek
    [​IMG]

    Akbük'e yukarıdan bakış
    [​IMG]

    Karşı kıyılar Marmaris-Datça arası
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Akbük girişi
    [​IMG]

    Yemek sonrası Akbük sahili manzaraları
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Akyaka yolunun güzel kıyı manzaraları
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]


    Gökova' nın heybetli duvarları
    [​IMG]

    Marmaris yolunda yapım çalışmaları
    [​IMG]


    [​IMG]

    Akyaka v e Gökova'ya son bakış
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Gecenin içinde Marmari'e doğru son kontroller
    [​IMG]

    Son gün, son etap
    [​IMG]
     
  2. five

    five Bütün yıl hayal kurup birkaç hafta pedallayan...

    Yaş:
    45
    Kayıt:
    29 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    1.008
    Beğeniler:
    1.635
    Şehir:
    İstanbul-Bostancı
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Turdan diğer fotoğraflar
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
     
  3. five

    five Bütün yıl hayal kurup birkaç hafta pedallayan...

    Yaş:
    45
    Kayıt:
    29 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    1.008
    Beğeniler:
    1.635
    Şehir:
    İstanbul-Bostancı
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Turun tamamı
    [​IMG]
     
    ERTAN27 ve Ercan Saygılı bunu beğendi.
  4. five

    five Bütün yıl hayal kurup birkaç hafta pedallayan...

    Yaş:
    45
    Kayıt:
    29 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    1.008
    Beğeniler:
    1.635
    Şehir:
    İstanbul-Bostancı
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    GPA grubu geçerken
    [​IMG]
     
  5. barhan

    barhan Kıdemli Üye

    Kayıt:
    10 Ekim 2007
    Mesajlar:
    381
    Beğeniler:
    659
    Şehir:
    port gentil
    Bisiklet:
    Diğer
    Seviye:
    Harika manzaralar için teşekkürler. Bizi alıp ege ye götürdünüz.
     
    five bunu beğendi.
  6. coşkun ayaz

    coşkun ayaz Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Nisan 2007
    Mesajlar:
    253
    Beğeniler:
    716
    Şehir:
    kocaeli
    Seviye:
    Selamlar,
    Tur sırasında sizinle karşılaştığımda elimle selam vermiş ve durup bir hatırınızı sormadığım için üzülmüştüm. Bir yerlerde karşılaşıp sohbet ederiz belki, kim bilir.
    Yolunuz açık olsun...
     
    five bunu beğendi.
  7. five

    five Bütün yıl hayal kurup birkaç hafta pedallayan...

    Yaş:
    45
    Kayıt:
    29 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    1.008
    Beğeniler:
    1.635
    Şehir:
    İstanbul-Bostancı
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Merhaba Coşkun Bey,
    Ana grup geçtikten sonra geride kalan iki arkadaşla biraz sohbet ettik. Herkes belirli bir tempoda az da olsa yokuş çıktığı için (ve grup disiplininde hareket ettikleri için) ana grupla sadece selamlaşmış olduk. Ama emin olun bir yarımız da sizinle birlikte geri göndü o yoldan. Karşılaşmayı umuyorduk grupla ama bu kadar heyecenlanacağımızı düşünmememiştik.

    Bir gün, bir yerde görüşmek ve beraber turlamak üzere.

    Kazasız ve keyifli turlar.

    five
     
    coşkun ayaz bunu beğendi.
  8. emre ersoy

    emre ersoy Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    25 Haziran 2010
    Mesajlar:
    650
    Beğeniler:
    543
    Şehir:
    Mersin
    Adı:
    Emre
    Seviye:
    Çok güzel gezi olmuş ayaklarınıza sağlık.
     
    five bunu beğendi.
  9. Yunus YILMAZ

    Yunus YILMAZ Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    30 Ekim 2010
    Mesajlar:
    643
    Beğeniler:
    658
    Seviye:
    resimlerde biraz sorun yaşadım ama .
    anlaşılan turunuz çok güzel geçmiş
    elinize ayağınıza sağlık....
     
    five bunu beğendi.
  10. Sercan Öz

    Sercan Öz Üye

    Kayıt:
    19 Aralık 2010
    Mesajlar:
    74
    Beğeniler:
    24
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    çok süper tur olmuş bizde izmirden bodruma kadar geldik sizin oraları gezdiğiniz tarihte. bodrumdan antalya faln yapabilirmiyiz onu düşünüyorduk bu yaz ?
     
    five bunu beğendi.
  11. five

    five Bütün yıl hayal kurup birkaç hafta pedallayan...

    Yaş:
    45
    Kayıt:
    29 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    1.008
    Beğeniler:
    1.635
    Şehir:
    İstanbul-Bostancı
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Merhaba,
    İzmir-Bodrum'u hangi rotadan yaptınız ? Biz 2 sene önce İzmir'den Bodrum'a kıyı rotasından (Dilek Yarımadası Milli parkı içinden -dağı aşarak-, Didim-Akbük-Kazıklı Köyü-Güllük (Havaalanı) ) gitmiştik. Çok da güzel ve keyifli bir tur olmuştu.
    Marmaris-Kaş rotasını da ilk turumuzda geçmiştik. Orada da ana yoldan sapıp sessiz ve sakin Dalyan-Dalaman-Göcek Tüneli rotasını kat etmiştik.

    Size önerim Bodrum'dan Datça'ya feribotla geçip Datça-Marmaris-Dalyan-Fethiye-Kaş-Kemer-Antalya yapmanız. Bisikletle ve devamını da araçla geçtiğim bu rota tur açısından son derece keyifli. Yol ve çevresi hakkında sorunuz olursa bilgi dahilinde yardımcı olmaya çalışırım.

    Size şimdiden kazasız ve keyifli turlar dilerim.

    five
     
  12. Sercan Öz

    Sercan Öz Üye

    Kayıt:
    19 Aralık 2010
    Mesajlar:
    74
    Beğeniler:
    24
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:

    izmir e gittik biraz izmirde dolaştıkdan sonra selçuğa trenle geçtik
    şirince tepesine çıkıp meywe şaraplarını yuudumladık ordan kuşadasına geçtik
    dawutlardan geçip güzelbahçe yada güllü bahçeye gittik milli parkın oraya kadar gittik.şans eseri bisikletçilerle karşılaştık 200 tane biikletçi faln wardı. ama ordan sonra dağ içinden faln gidemedik milli parkdan da geçemedik geri döndük.milet kalesinin ordan didim e altınkuma gittik. akbük bozbük sonra iasos kalesine. ordan karşıya karadan güllük e geçtk sonra bodrum.

    bizde hep sahilden gittik sadece bi yerde sahilden gidiş yoktu orda içerden gittik. yorulduk ama süper eğlendik bu yazda işte dediğim gibi dewamını getirmek istiyuz.
    feribotla marmarise geçip ordan dewam etmek mantiklı yada direk marmaristen başlıcaz
     
    five bunu beğendi.
  13. Göksun Özkirişçi

    Göksun Özkirişçi Bisikletkolik

    Kayıt:
    4 Mart 2010
    Mesajlar:
    1.162
    Beğeniler:
    1.075
    Şehir:
    Gaziantep
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    bize yazın son günlerinin sıcaklığını yaşattınız.çok keyifli bir gezi olmuş.
    ayaklarınıza sağlık...
     
    five bunu beğendi.
  14. Cem Şentin

    Cem Şentin Bisikletkolik

    Kayıt:
    28 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    1.399
    Beğeniler:
    1.333
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Güzel bir olmuş. Keşke yağmur ihtimaline karşı yanınızda bir yağmurluk ve buff olsaymış son gün üşümezdiniz.
     
    five bunu beğendi.
  15. five

    five Bütün yıl hayal kurup birkaç hafta pedallayan...

    Yaş:
    45
    Kayıt:
    29 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    1.008
    Beğeniler:
    1.635
    Şehir:
    İstanbul-Bostancı
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Sayın @Cem Şentin teşekkür ederim. Tecrübe böyle bir şey işte. Önce üşüyüp, ıslanıp... Şu an daha uygun bir yağmurluğum var. :)