Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

kayseri / ali dağı ve diğer yakın turlar

Konu, 'Şehiriçi Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında Erkan Mersin tarafından paylaşıldı.

  1. Erkan Mersin

    Erkan Mersin Yeni Üye

    Kayıt:
    7 Mart 2011
    Mesajlar:
    13
    Beğeniler:
    21
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Corratec
    Seviye:
    yeniden merhaba,
    tüm bisiklet tutkunlarına ve doğaseverlere saygılar sevgiler,

    bundan sonraki turlarımı da derli toplu olması için bu başlık altına eklemeyi düşünüyorum.
    bu başlığın ilk turu olan ali dağı tırmanış turu ile başlamak istiyorum.

    saat 10.30 itibariyle demir atım ve ben turumuza başladık.
    google erath dan yaptığım ön araştırmaya göre öncelikle seyyid burhanettin den talasa dönülecek kavşağa ulaşmam gerekiyordu, bu kavşaktaki yamaç paraşütü kullanan sporcu heykeli ve arkasındaki ali dağı aslında turun başlangıç noktası da sayılabilir.

    [​IMG]
    bu kavşağı bildiğim için buraya ulaşmam kolay oldu. yamaç paraşütü ve arkada karla kaplı ali dağı.
    buradan talas istikametine dönüp devam ettim.
    talas istikametine doğru ilerlerken endürlük köyüne (artık mahalle olmuş) döneceğim yol ayrımını bulmam gerektiğini düşünüyorum sürekli.

    [​IMG]
    erciyes tıp fakültesi önündeki ışıklar ve oradaki sağ tarafa dönen yol ayrımının benim dönmem gereken yol ayrımı olduğunu düşünüyorum ama daha önce belirttiğim gibi kayseride yön tabelaları bazı yerlerde yok, bazı yerlerde eksik, bazı yerlerde de yanış yönlendiriyor. burada yön tabelası yok, ama siz ali dağına tırmanmak istiyorsanız, endürlük e gitmek istiyorsanız buradan sağa dönmeniz gerekiyor.

    [​IMG]
    biraz ilerledikten sonra gidiş-geliş yolunun arasındaki yeşil alanda, bu caddenin komando caddesi olduğunu anlamamızı sağlayacak koca bir taşın üzerine yazılmış yazıyı gördüm.( internette bu caddenin tomarza yolu ve atatürk bulvarı olduğu yazıyor.)
    bu taşa cadde ismini yazmak yerine yol ayrımına ali dağı, endürlük, akçakaya yazan bir işaret tabelası koymak daha ucuza gelirdi işe de yaramış olurdu diye düşündüm.

    [​IMG]
    endürlük yazan bir tabela görebilmeyi umarak yola devam ettim.

    [​IMG]

    ali dağı ile erciyes aynı kareye girmeye başladı.
    karlarla kaplı ali dağına yaklaşınca tırmanışın zor olacağını düşünmeye başladım.

    [​IMG]
    bir miktar tırmanınca şehir manzarası oluşmaya başladı.

    [​IMG]
    tırmanacağım yamaç, dik ve karlı haliyle ürkütücü görünüyordu..

    [​IMG]
    biraz daha tırmandıktan sonra yolun sağında ali dağı mesire alanı, solunda ise yer altı şehri yazan tabelayı gördüm. birkaç fotoğraf çekmek için yolun soluna geçtim.

    [​IMG]
    yer altı şehri ile ilgili bilgi tabelası.

    [​IMG]
    merdivenlerlerden girişe ulaşılıyor, ben zaman kaybetmemek için birkaç fotoğraf çekip tekrar yola çıkmayı daha uygun görüyorum.

    [​IMG]
    pencereler.

    [​IMG]
    çıkış kapısı

    [​IMG]
    yola koyulup, bir miktar daha tırmandıktan sonra endürlük yazan ilk tabelayı görünce doğru yolda olduğumu görmenin bana verdiği sevinci tarif edemem.

    biraz daha tırmanınca ali dağına dönen bozuk bir toprak sapak gördüm ama google earth dan hatırladığım kadarı ile birkaç toprak yolun birleştiği daha düzgün olduğunu hayal ettiğim çıkış başlangıç yerinin burası olmadığını düşündüm. hem ali dağı yazan bir işaret tabelası da yoktu.

    [​IMG]
    ali dağının güney tarafına geçip bu tarafta karların erimiş olduğunu ve toprak yolun dağın tepesine doğru yükseldiğini görünce başka toprak yol olmayacağı, yani dönmem gereken sapağı geçtiğime dair kanaatim güçlendi.

    ama yol aşağı doğru hafif meyilli olduğu için saldım kendimi aşağıya doğru bir süre gittim.

    [​IMG]
    at binicilik merkezinin kapısı dikkatimi çekti ve bir fotoğraf çekip bir miktar daha ilerledim.

    [​IMG]
    erciyese o kadar yaklaşmıştım ki, yanlış yolda olduğumdan kesinlikle emin olup ilk gördüğüm bozuk toprak sapağa ulaşmak için geri döndüm :)

    bu arada ali dağının arkasında iki tane at binicilik merkezi birkaç tane de tavuk üretim çiftliğinin olduğunu öğrenmiş oldum :) bu da züğürt tesellisi :)

    gittiğim yoldan geri dönüp toprak yol sapağından içeri doğru bir miktar ilerledim.
    [​IMG]
    toprak sapaktan çamurlu yola girip biraz ilerledikten sonra bir tabela ile karşılaştım.

    ali dağına çıkan tek yol burası o kadar para harcanmış ağaç fidesi dikimiş, damla sulama sistemleri kurulmuş, yol kenarına bir işaret tabelası koymayı bir allahın kulu akıl edememiş mi diye kendi kendime söyleniyorum. zaten bu tabelayı da bir dernek koymuş, belediye değil.
    kayseride bir yere ulaşmak için ya yanında bir rehber olacak, ya da benim yaptığım gibi deneme yanılma yöntemi ile yanıla yanıla sonunda doğruyu buluyorsun. (bu değil, bu değil, bu bizim köyden değil gibi bir durum var.)

    [​IMG]
    çamurlu yoldan demir atımla en düşük viteste dağa tırmanırken, yamaç paraşütü yapan birisini görüntülemek için ilk kez durakladık.


    [​IMG]
    bizim tırmanmaya devam ettiğimiz yolu tırmanmayı göze alamayan kırmızı bir taksi vaz geçti ve geri dönüyor, yukarıda ise yamaç paraşütü süzülmekte..

    [​IMG]
    tekrar tırmanmaya başlamadan önce yol kenarlarındaki erimekte olan karların oluşturduğu su sızıntısı ile iyice kaygan çamur haline gelmiş toprak yola bakıp, sadece 4x4 araçların yola devam ettiğini görüp, nereye kadar tırmanabileceğimi düşünüyorum..

    [​IMG]
    bir tabela görüp yanına yaklaşıyorum. rakım 1.540 yani yaklaşık 500 metre tırmanmışım toplam.

    1540 üzerindeki 2 + 500 km ise beni epeyce güldürüyor. iki ile beş yüzü toplayınca 502 km yapar neticede. yurdum insanı oldum olası matematik dersini sevmez. kafası çalışan ticaretle uğraşır kafası çalışmayanı okula göndeririz diye okuyan ile alay ederler, 2.5 km, 2.500 mt yazmayı beceremezler. basit ama önemli olduğunu düşündüğüm detaylara takılıyorum, yağlı boya ile 2+500 ün yanına = 502 km ? yazmayı hayal ediyorum , gülümseyerak tırmanışa devam ediyorum. başka türlü bu yol bitmez :)

    [​IMG]
    yolun bu kısımlarında, çamurun biraz sertleşmiş olduğu yerlerde tırmanış daha kolay oluyor..

    [​IMG]
    bu tabelada 3+500 yazıyor. şaşırtıcı ama doğru da bir tarafı var. daha önce toplam 502 km idi, şimdi 503 km olmuş 1 km fark var. en azından burası doğru :)
    rakım 1610, topu topu 70 mt daha tırmanmışım %7 lik bir meyil var, toplamda da 570 mt ye yakın bir tırmanış olmuş, ama epeyce yorulduğumu hissediyorum. buna da yokuştan çok, çamur sebep oluyor. erkilete 400 mt asfalt yolda tırmanırken hiç zorlanmamıştım çünkü.

    [​IMG]
    demir atımın hemen arkasında erciyesin göründüğüne bakmayın ikisi arasında uçurumu andıran çok dik, 45 derece gibi görünen oldukça dik eğimli bir yamaç ve uzun bir mesafe var.

    [​IMG]
    ve sonunda ali dağının zirvesine yakın yerdeki düzlük alana ulaşıyorum.
    bir ev kalıntısı ve kemerler dikkatimi çekiyor..

    ali dağının zirvesinde üç tepe var, en yüksek olanına yöneliyorum ama erimeye başlamış 20-30 cm yüksekliğinde kar ve 5 cm civarı balçık çamur birbirine girmiş, jeeplerin hallaç pamuğuna çevirdiği yolda değil tırmanmak zemindeki çamur kar karışımı içinde, bisikletten düşmemek imkansız. sürekli teker sağa sola kayıyor. geri dönüyor ve biraz daha ilerideki kayseri tarafındaki daha küçük olan yamaç paraşütçülerinin pist olarak kullandığı tepeciğe çıkabilir miyim diye ona yöneliyorum.

    [​IMG]
    ciddi derecede kaygan ve riskli bir durum var. aynı durum o tepecik için de geçerli. oysaki zirveye ulaşmak için bu küçük tepe için yaklaşık 75, diğer en büyük tepe için 150 mt civarı bir tırmanış kalmıştı. deniz bitti diyorum..

    [​IMG]
    yanımda getirdiğim çörekleri çantamdan çıkartıp afiyetle yiyorum :)
    üçte ikisi boşalmış olan pet şişedeki suyumu da içip beş-on dakika dinleniyorum.

    [​IMG]
    sonra şehrin birkaç fotoğrafını daha çekiyorum.
    [​IMG]
    [​IMG]


    [​IMG]
    erciyesin de buradan görünüşünü kareliyorum. eriyen karın buharlaşması ile bisiklet civarında bir gökkuşağı oluştuğunu sonradan farkettim.

    [​IMG]
    kanatlarını açmış bir kartala benzeyen, erciyesin zirvesine de bisiklet ile tırmanabilir miyim diye aklımdan geçirmedim desem yalan olur.. :) bisikletin tekerine zincir takılırsa neden olmasın diye düşünüyorum. henüz oraya zirveye çıkmadım. çıktığımda bunun olabilirliğini de gözlemleyeceğim. şimdilik bir fantezi olarak bekleyedursun.

    [​IMG]
    dönüş başlıyor, inişin çıkıştan daha riskli olduğunu dönüşün hemen başlarında anladım.
    zemin kaygan ve bazı yerleri çok engebeli idi.
    bisikletin kontrolden çıkması ve yamaçtan uçması riski beni epeyce tedirgin etti.
    frene basmak için bile engebesiz ve su akmayan bölümler bulmam gerekiyordu.
    engebeli çamurlarda frene basınca bir miktar kayma oluyordu.
    on, on beş, bazen yirmi metrede bir frene basarak, demir atımın bu zor şartlar altındaki performansını ve uyumumuzu test ettim.

    tırmanma yorucu, iniş stresli idi.

    [​IMG]
    yolda “insan” marifetiyle zorlanarak sökülmüş bir meşe ağacı kütüğü gördüm.
    kökleri ile sımsıkı tuttuğu kaya parçası ile birlikte yerinden sökmeyi başarmak için epeyce uğraş verilmiş olmalı.

    [​IMG]
    gelirken yanımda getirdiğim ve uygun bir yer bulup dikmeyi düşündüğüm, yüz tane civarındaki meşe palamutlarını dikmek için en uygun yerin burası olduğunu düşündüm.
    bir dal parçası ile toprakta açtığım yerlere birer birer tohumları yerleştirip üzerlerini kapadım.

    [​IMG]
    son üç taneyi de yan yana dikip, işe yaradığı için çok mutlu olduğunu düşündüğüm o meşe dalını da oraya bıraktım.

    palamutları dikerken yoldan geçen arabalardan bana garip garip bakıyorlardı.
    ağaç diktiğimi anladıklarını düşünmüyorum. çünkü burada ağaç dikme kültürünün olmadığını biliyorum. umarım zamanla o da oluşur. son yıllarda az da olsa gelişmeler olduğunu belirtmekte fayda var.

    açıkçası ben de insanların ağaçları neden söktüklerini anlamıyorum. neden takside içtikleri bira şişelerini taksinin camını açıp yola fırlattıklarını anlamıyorum. asfalt yol üzerinde, taksi veya bisiklet tekerini çok kolaylıkla parçalayacak şekilde görünen , ortadan ikiye bölünmüş, sivri tarafı yukarıda bira şişelerinin boğum kısımlarını gördüm dört beş yerde. birilerinin tekeri mutlaka patlayacak. belki şişeyi atan kişinin tekeri patlayacak kim bilir. yasakları hiç sevmem ama daha sağlıklı olmasına rağmen cam şişelerin kullanılmasının yasaklanmasını bile düşündüm. yasak koyarak bu sorunu çözmek, insanları eğitmekten daha kolay gibi görünüyor.

    bu sıkıcı konuyu bir kenara bırakıp, son olarak gezinin en keyifli kısma gelelim.
    şehrin manzarasının ilk görüldüğü yere geldiğimde, taksilerin park etmiş olduğunu, insanların sürekli birbirlerinin fotoğrafını çektiğini gördüm. işte oradan sonra parmaklarımı frenden çektim :)

    yokuş eğimi epeyce azalmıştı ve çok hafif bir meyil ile yol tıp fakültesinin olduğu yere kadar uzuyordu.
    başımı öne eğdiğim zaman hiç pedal çevirmememe rağmen hızımın arttığını dik durduğum zaman hızımın yavaş yavaş azaldığını farkettim.
    demir atımın da bu geziden çok keyif aldığını hissettim, ikimizin de görünüşü çamurlu idi ama ikimizin de keyfi gıcır idi :)

    başka bir turda görüşmek üzere,
    güvenli ve keyifli maceralar, sağlıklı ve mutlu günler dileriz.
     
  2. adem canseven

    adem canseven Aktif Üye

    Kayıt:
    18 Haziran 2010
    Mesajlar:
    148
    Beğeniler:
    122
    Şehir:
    manisa/Salihli
    Adı:
    adem canseven
    Bisiklet:
    Merida
    Seviye:
    tebrik ederim.tohum dikme düsüncenizi çok tuttum aslında dağlarda tur yaparken herkesin tohum dikmesi gerekir.bende en kısa zamanda bunu gerçekleştireceğim.verdiğiniz fikir ve doğa sevginizden dolayı size teşekkür etmek istiyorum.tebrikler....
     
    Erkan Mersin bunu beğendi.
  3. MehmetCan TUĞAN

    MehmetCan TUĞAN Aktif Üye

    Kayıt:
    10 Aralık 2010
    Mesajlar:
    121
    Beğeniler:
    94
    Şehir:
    TARSUS
    Seviye:
    Çok güzel yerler,karlı yollarda bisiklet sürmenin tadıda bir başka olmalı.
     
  4. Hakan Eşme

    Hakan Eşme Bu muydu Yaşam? Hadi Öyleyse Bir Kez Daha!!!

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    27 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.771
    Beğeniler:
    6.162
    Şehir:
    Keşan
    Adı:
    Hakan EŞME
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    Güzel bir anlatım ve güzel bir tur.
    Sizinle beraber dolaşmış olduk o bölgeyi.
    Paylaşım için çok teşekkürler.
    Elinize, emeğinize sağlık...
     
    Erkan Mersin bunu beğendi.
  5. Hakan Saç

    Hakan Saç Aktif Üye

    Kayıt:
    30 Haziran 2009
    Mesajlar:
    171
    Beğeniler:
    47
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Doğaya olan sevginizi takdir ettim
     
    Erkan Mersin bunu beğendi.
  6. M.Nuri TEKE

    M.Nuri TEKE Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    24 Aralık 2010
    Mesajlar:
    440
    Beğeniler:
    721
    Şehir:
    ANTALYA
    Bisiklet:
    Specialized
    Seviye:
    Çok beğendim .geziniz güzel ve anlamlı olmuş.
    hele meşe palamudu dikmeniz.
    tebrik ediyorum sizi..:in:
    sizin gibi doğasever insanlara çok ihtiyacımız var....
     
    Erkan Mersin bunu beğendi.
  7. a.rezak inal

    a.rezak inal Üye

    Kayıt:
    27 Ocak 2011
    Mesajlar:
    99
    Beğeniler:
    43
    Şehir:
    balıkesir-ankara
    Seviye:
    aynen.mükemmel ve saygı duylacak bir davranış.ben de bu fikri hayata geçireceğim.
     
  8. emre ersoy

    emre ersoy Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    25 Haziran 2010
    Mesajlar:
    650
    Beğeniler:
    543
    Şehir:
    Mersin
    Adı:
    Emre
    Seviye:
    Güzel paylaşım, ağaç dikmeniz çok güzel olmuş tebrik ederim.
    Bu güzel kareler içinde teşekkür ederim ellerine ayaklarına sağlık..
     
    Erkan Mersin bunu beğendi.
  9. emre evgin

    emre evgin Aktif Üye

    Kayıt:
    10 Şubat 2011
    Mesajlar:
    151
    Beğeniler:
    90
    Şehir:
    adana
    Seviye:
    Karlar erimeye başlamış.Yaz geliyo.Çok güzel bir tur olmuş.Ayağınıza sağlık.Bol pedallar.
     
    Erkan Mersin bunu beğendi.
  10. Kadir AYINTAP

    Kadir AYINTAP Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    27 Kasım 2009
    Mesajlar:
    910
    Beğeniler:
    2.781
    Şehir:
    İstanbul Maltepe
    Adı:
    Kadir
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Harika bir gezi. beni 13 sene öncesine getirdi bende Ali dağına yaya olarak yoldan değilde dümdüz zirveye tırmanmıştık o tarihte talasta judo milli takım kampındaydım...
    2 ay evvel yine kayseriye musabakaya gelmiştik bende senin gibi Erciyes dağına bakıp bisikletle cıkmayı hayel ettim zaten yanımda bisikletim olsa kesin cıkardım daha evvel uludağ ve kartepe zirve tırmanışı yapmıştım umarım bir gün erciyesede bisikletle tırmanış nasip olur. ayrıca hacer yaylası sanırım doğru aklımda kaldıysa orasıda kayseride bisikletle gezilecek güzel parkurlardan biri..
    bende kayseriye ilk geldiğimde ne kadarcıplak bir arazi demiştim hiç ağaç yok çok garibime gitmişti.
    senin meşe palamutunu tohum olarak ekmen örnek bir davranış bu çok hoşuma gitti tebrik ediyorum umarım o fidanlar yeşerdiğinde kendini bilmez birinin kurbanı olmazlar..
    ve bir gün erciyes ve ali dağında orman denilebilecek kadar ağaç nufusu artar..
    Osmanlı döneminde istanbuldan yola cıkan bir sincap hiç ağaçlardan aşağıya inmeden kayseriye varıyormuş diye duymuştum bu şimdi belki bir hayel ama bu davranışınız buna zemin hazırlar...
    paylaşım için teşekkürler erciyese tırmandığınız gezi resimlerinizide görmek umudu ile sağlıcakla kalın...
     
  11. Ahmet Salih Özenir

    Ahmet Salih Özenir Onursal Üye

    Kayıt:
    8 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.102
    Beğeniler:
    3.756
    Şehir:
    Mersin
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Erkan bey, o bahsettiğiniz 2+500, 3+500 olayı eğer yanılmıyorsam, odometre kontrolüdür. Yani belli bir yerden başlar ve otonuzun km göstergesini kontol edebilmeniz için... Ağaç tohumu dikme çabanız çok güzel, ellerinize sağlık. Umarım bir süre sonra gerliştiklerini de görürsünüz. Turunuzu paylaştığınız için de ayrıca teşekkür ederim. :in:
     
  12. Erkan Mersin

    Erkan Mersin Yeni Üye

    Kayıt:
    7 Mart 2011
    Mesajlar:
    13
    Beğeniler:
    21
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Corratec
    Seviye:
    hacer yaylası diye aklınızda kalan hacılar olabilir biraz daha yüksekte tekir yaylası var. sincap olayını duymadım da, timurun fil ordusuyla kızılırmak vadisinden sivasa girene kadar, dev ağaçlar sebebiyle farkedilmediğini duymuştum.
    kolay kolay bir daha çamurlu parkura tırmanmam diye düşünüyorum şu anda. ilerde ne olur bilinmez.
    aklımda ilk sarımsaklı barajı sonra da yamula barajı turu var. sonra da günübirlik gidip dönebileceğim yakın yerler. yahyalı şelalesini de çok merak ediyorum ama mesafe biraz uzak geldi. konaklamalı olabilir ama.

    kartepe ve o civardaki pek çok trekking parkuruna gittim ama bisikletle değildi, doğa yürüyüşü yaptım arkadaş grubu ile.
    kartepe eteklerindeki izmit yalova civarındaki parkurlarda yürüdükten sonra, yanıklar deresinde ağaçlar altında güneşi görmeden bir-iki saati yürüdükten sonra yeşil ve mavi dışındaki renklerin kolay kolay görülmediği yerlerden sonra,
    ağaçsız çırılçıplak dağlar, şaşkınlık yaratıyor. bu konuda haklısınız.

    buranın yapısına uygun ağaçlar, sedir ve meşe öncelikle.
    bu ağaçlardan oluşan ormanda yangın kolay çıkmaz.

    ama kızılçam ormanlarında ise bunun tam tersi, yangının çıkmasını engellemek nerdeyse imkansızdır. cam parçaları aşırı sıcakta tam oval olmasa bile mercek etkisiyle yangın çıkartabiliyor. sigara izmariti veya mangal ateşi ile bu iş daha kolay oluyor. yere dökülmüş kibrit gibi bekleyen iğne yaprakları tutuşturduktan sonra, kozalaklar tutuşunca 15-20 metreye kadar fırlayarak yangını kontrolden çıkartıyor. buraya ilk dikilen fidanlar da maalesef kızılçam. daha sonra bu yanlış anlaşılmış ki daha sonra sedir tohumu ekmeye başladılar. umarım en kısa süre içinde, ağaç kültürü, birlikte yaşama kültürü ve çevre bilinci gelişir.
     
    Kadir AYINTAP bunu beğendi.
  13. Erkan Mersin

    Erkan Mersin Yeni Üye

    Kayıt:
    7 Mart 2011
    Mesajlar:
    13
    Beğeniler:
    21
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Corratec
    Seviye:
    ben o tabelaları parkurun ilk başladığı yerden yukarıya yürüyüş yapanlar için konulmuş olduğunu düşünmüştüm. hem metre hem de yükseklik bilgisini verdiği için. aracın km göstergesinin doğru ölçüp ölçmediğini kontrol etmek için 1 km çok kısa gibi geliyor bana.

    ağaç konusunda iyi bir zamanlama yaptığımı düşünüyorum, toprak yeterince nemli. çıkıp çıkmadıklarını mutlaka kontrol edeceğim. umarım çıkarlar ve gelişirler. ben de sizlerle paylaşırım. ilginize teşekkürler..
     
    Ahmet Salih Özenir bunu beğendi.
  14. Ahmet Salih Özenir

    Ahmet Salih Özenir Onursal Üye

    Kayıt:
    8 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.102
    Beğeniler:
    3.756
    Şehir:
    Mersin
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Aynı tabelalardan şehirlerin çıkış yollarının başlangıçlarında da olur. Ve genellikle 5+000'dır. Hiç şaşmaz, bisikletinizin odometresini kontrol edebilirsiniz... Öte yandan haklısınız da 1 km kısa gibi...