Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Katlanır bisiklet tecrübelerim

Konu, 'Katlanır Bisikletler' kısmında Ozan k. tarafından paylaşıldı.

  1. Ozan k.

    Ozan k. Onursal Üye

    Kayıt:
    13 Haziran 2014
    Mesajlar:
    1.780
    Beğeniler:
    2.170
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Katlanır bisiklet almadan önce bisiklet dünyasına çok uzaktım, bilgilerim orta okul yıllarımdan kalmaydı.
    her yerde birşeyler taradım okudum, aylarca araştırdım. ama gene de bazı yanlış tercihler yaptığım ortaya çıktı.

    O yüzden buraya, katlanır bisiklet almayı düşünenler için benim yaşadığım sorunlar ile ilgili bir bilgilendirme yazısı yazayım dedim. Eleştirilere, düzeltmelere açığım.


    Piyasada Ümit(500-700 TL), Bianchi( 500-700 TL), Carraro 550750 TL), Kron700-900 TL), K-Rock 2013 modlei 750TL) gibi markalar bulunuyor. Bir de kalitesine güvendiğimiz Dahon (800-2500 TL), Tern gibi markalar var. (İngiliz abimize değinmiyorum bile). Bundan başka Decathlon'da satılan B-twin ve Dahon'un alt markası gibi satılan Giant da mevcut. Ancak Giant üzerindeki ekipmandan dolayı, B-twin de o paraya yeterince vites seçeneği sunmadığından değerlendirmeye pek katmadım. Yokuşsuz bir yerde bunlar da düşünülebilir. Özellikle B-twin katlanma mekanizmasıyla dikkat çekici...

    Peki bir bu bilinmedik dünyaya girerken nelere dikkat etmeliyiz?
    Ağırlık, lastikler, jantlar, vites sistemi, sele borusu, direksiyon borusu, kilit sistemi ve eklemler vs vs...
    Peki piyasadaki seçenekler arasında hangisi bize daha uygun? Ucuza alıp kendi isteklerimize göre mi geliştirmeliyiz yoksa gereksiz birkaç donanımı da almaktan kaçmayıp donanımlı ve pahalı bisikletler imi tercih etmek gerekli?
    Bu sorulara tek bir cevap elbette yok. Öncelikle biz bu bisikletten neler bekliyoruz önce ona bakalım.
    Ağırlık: ağırlık elbette çok önemli. Ağır bisiklet ile hem sürüş esnasında fazladan yükü hareket haline getirmek zorunda kalacaksınız hem de aracınızın bagajına koyarken eve taşırken zorluk çekeceksiniz. Kadınların ise bu konu da extra dikkatli olması lazım.
    Piyasada bisikletlerin ağırlıklarının bazı kataloglarda yayınlandığı görülmekle beraber bunların güvenilir olmadığını söyleyebilirim. Ümit, bianchi, Carraro, Kron, K-Rock, Dahon, Tern gibi markaların tamamına baktım. Katalogtaki veriler pek gerçekçi değil. Çünkü çamurluk, zil, bagaj vs gibi aksesuarların hesaba katılıp katılmadığı belli değil. Ancak ağırlık olarak kabaca bakacak olursak yukarıdaki marka sıralamasının ağırdan hafife doğru gittiğini söyleyebiliriz. Elbette dahon ve Tern markaları çok eşitli modellere sahipler ve kendi aralarında da hafiflikleri değişiyor. Yine de en ağırının Ümit, en hafifinin Dahon-Tern olduğu bir gerçek. Kron ve K-Rock da fiyat etiketlerine oranla hafiflikleri ile iyi puan alan markalar.
    Lastikler: 20 inç lastiklere sahip bisikletler ile Türkiye yollarında gezinmek çok basit bir olay değil. Üstelik bol inişli çıkışlı yollarda sürtünme direnci yüksek lastikler fazladan yük olarak karşımıza çıkabilir. O yüzden alacağımız bisikletin lastiğinin ebatları ve deseni önemli. Piyasada Ümit, Bianchi ve Carraro gibi markalarda dağ bisikletlerindeki gibi bol ve derin tırtıklı desenlere sahip cst lastikler var. Bu lastikler sürtünme direnci görece yüksek ve ucuz lastikler. Ancak arada sırada girilecek çim- toprak yollarda da rahat edeceğiniz lastikler. Bu yüzden eğer çok yüksek oranda asfalt-beton yollarda kullanacaksanız bisikletinizin lastiklerinin kenda-schwalbe-rubena markalarının bazı modellerinde olduğu gibi asfalta uygun modellerden seçilmiş olması gerekli. Eğer ümit-Bianchi-Carraro alacaksanız 50-200 TL arasında lastik masrafınızın olacağını unutmayın.
    Jantlar: Jant konusu basit, katlanır bisikletlerde telli ve alüminyum jantlar kulllanılıyor. Tek fark tek katlı veya çift katlı olmaları. Çift katlı olanları daha sağlam ve Türkiye’de uygun. Hemen hemen tüm markalarda çift katlı jant var. Yine de almadan kontrol etmekte fayda var.
    Sele borusu: Sele ve sele borusunun neden önemli olduğunu belki anlamayabilirsiniz ancak bu durum bana kalırsa gözden kaçan fakat çok önemli bir konu. Katlanır bisikletlerde sele borusunun çok uzun ve sağlam olması gerekiyor. Ancak bazı markalarda sele borusu yeteri kadar uzun olmayabiliyor. Siz satıcıya sorduğunuzda her katlanır bisikletin 193cm boyuncaki birine uygun olduğu bilgisini alırsınız. Ancak bir bisikletin selesinin ayarlanırken pedal alttayken dizinizin kırık olmaması esastır. Yani seleye otururken ve pedalda en alt konumdayken diziniz halen kırık haldeyse bisikleti verimli kullanmıyor yeni gücünüzü pedala verimli iletemiyorsunuz demektir. Yani selenizin o kadar uzun olması lazım ki pedala bastığınızda diziniz düz olabilsin. Maalesef piyasadaki her katlanır bisikletin sele borusu yeterince uzun değil. Benim gibi 183cm olan biri bile mesela Carraro Flexi adlı modelde bu problemi yaşayıp fellik fellik daha uzun sele borusu aramak zorunda kalabiliyor. Piyasada ben içinde dahili pompa barındıran 580mm uzunluğunda sele borusunu 39 euro’ya bulabildim. Bu da yaklaşık 110 TL masraf demek. 600 TL’ye aldığım bisikleti nasıl ucuza kapattığıma sevinirken hem lastik hem sele borusundan gol yemek hoş olmadı. Ama yediğim goller bitti mi? Hayır. Buyrun gollere devam edelim...
    Direksiyon borusu: Direksiyon borusu, eklemler, kilit sistemi hemen hemen her markada alüminyumdan üretiliyor ve yeterince sağlamlar. Kimisi biras esniyor kimisi esnemiyor ama hepsi de mecburen gayet sağlamlar. Ancak piyasada bazı katlanır bisikletlerde hem uzatılabilir hem katlanabilir direksiyon borusu varken bazılarında sabit ( uzatılamayan) ve katlanabilir gidon borusu var. Bu uzatılamayan gidon borusu da aslında çoğu kullanıcı için oldukça alçak kalıyor. 2-3 km’yi geçen sürüşlerde bilekler ve kollar rahatsız oluyor. Konfor bozuluyor. Uzatılabilir gidon borusuna geçiş ise 80 TL civarında. Buyrun bir başka gol.
    Kilit sistemi ve eklemler: Katlanır bisikletlerde sele borusunun boyu kelepçe ile sabitleniyor. Gidon borusu da ayarlanabilir ise o da kelepçe ile sabitleniyor, bunun dışında bisikletin şasisinin tam ortasında ve direksiyon borusunda katlanma mekanizmaları var. Katlanır bisikletlerde marka ve modele göre parçaların tamamı alüminyumdan veya hi-ten adı verilen aslında çeliğin birazcık daha hafif versiyonundan üretiliyor. Bazı küçük parçalar ise halen demirden üretilebiliyor.
    Bisikletin kalitesine göre şasi, maşa, borular, eklemler, jantlar, gibi parçalardaki alüminyum oranı artıyor, hi-ten oranı azalıyor. Elbette hafiflik ve pas koruması için alüminyum alaşım her zaman daha iyi bir seçim. Günümüzde piyasadaki katlanır bisikletlerdeki hayati parçalar yeni jantlar, eklemler ve kilit mekanizmaları genelde alüminyum alaşımdan üretiliyor. Yani bu parçalarda fazlaca sorun yaşamıyorsunuz. Ancak şasinin kendisi, borular, maşa gibi parçalarda hi-ten çelik (yüksek tansiyonlu çelil diye çevrilse de güçlendirilmiş çelik diyebiliriz, çelik güçlenince daha az miktarda çelik kullanıldığından ağırlık tasarrufu sağlanıyor) O yüzden bisiklet satın almadan evvel forumlarda-üretici web sayfalarında hangi parçanın hangi malzemeden üretildiğini kontrol edebilirsiniz. En iyisi ise tam ekipmanlı bisikleti elinizle kaldırıp bakmak.
    Vites konusu: Gelelim en karışık konuya. Katlanır bisikletlerin çok büyük kısmında ayna kol’da tek dişli tercih ediliyor. Bunun sebebi ağırlık tasarrufu ve katlanır bisikletler ile tura pek çıkılmaması. Dolayısıyla vites seçeneklerinin çok çeşitli olması hayati değil. Katlanırlarda arka göbekte genelde 6-7 ve 8’li sistemler kullanılıyor. Sizin dikkat edeceğiniz konular ise vites sisteminde kullanılan parçaların kalitesi, geliştirilmeye olan uygunluğu ve vites oran aralığınız
    Piyasada iki farklı ana marka var. Shimano ve Sram. Her iki markanın da çok kaliteli ürünleri olmakla beraber Shimano’nun modellerinin daha geniş bir yelpazede olduğunu söylemek lazım. Shimano’nun katlanır bisiklerlere uygun serileri kalite sırasında göre Tourney, Acera, Alivio gibi sıralanıyor. Daha sonra deore, deore xt, ultegra vs vs de var ancak çok çok büyük oranda göreceğiniz seriler Tourney-Acera-Alivio üçgeninde olacaktır. Bu serilerin de 6-7- ve 8’li rubleye uygun versiyonları var.
    Çoğunuzun bildiği gibi orta göbekte dişlimiz ne kadar büyürse o kadar az ve zor çevirerek daha yüksek süratte gidebiliriz yeni vites oranı uzar.
    Arkada ise dişli ne kadar büyükse o kadar kolay çeviririz ama yavaş gideriz.
    Dolayısıyla orta dişlimiz 52-53 gibi görece büyük bir ayna kol sistemine sahipse ve arka dişlimizin en küçüğü de 11 diş gibi piyasadaki en küçük dişliye sahipse son süratimiz düzlükte 45 km gibi katlanır bisiklet için gayet iyi bir sürati bulacaktır. Orta dişlimiz büyük ise akradaki en küçük dişlimizin ise mümkün olduğunca büyük olması gerekiyor ki yokuşlarda rahat edelim. Bu durumda piyasadaki en büyük arka dişlinin 34 dişli mega range olarak da bilinen dişli olması gerekiyor. Ancak maalesef 6-7 vitesli görece ekonomik sistemlerde arkada en büyük dişli 28 en küçüğü ise 14 dişli sistem kullanılıyor. Ayna kol da ortalama birşey ise hem dik yokuşlarda bisikletten inip yürümek zorunda kalırsınız hem de son süratiniz 25-28km civarında kalır. Daha yüksek süratlerde artık boşa çeviriyor gibi hissedersiniz.
    Vites sistemine bakarken öncelikle bu bisikleti ne kadar sıklıkla hangi yollarda ne kadar mesafede kullanacağınızı bilmeniz gerekiyor.
    6-7 vitesli 28-14 aralıklı bir sistem ile dik yokuşların olmadığı ve çok uzun düzlüklerde kullanmayacaksanız 1-5 km mesafeli yollarda sıkıntı yaşamayabilirsiniz. Ancak daha sık, daha dik yokuşlu veya daha uzun mesafelerde kullanacaksanız arka dişlinizin 11-34, ayna kolnuzuun ise 52-53 diş olmasını tavsiye ederim. Piyasada bu tip dişli ile satılan modeller az. Ama Ayna kolu büyük olan bir model alıp sonradan 11-34 dişli arka ruble taktırmanız mümkün.
    Dikkat edilmesi gereken şey ise 11-34 rublelerin 6-7’li sistemlerde pek bulunmaması. 6-7’li sistemlerden 8-9-10’lu sisteme geçmek isterseniz, duruma göre, göbek-jant-ruble-arka attırıc-vites teli- vites kolu değişimi gerekebilir ve bu da size en az 300-400 tl’lik bir masraf demek. Çünkü 6-7’li sistemlerin kapladığı yer ve uygun olduğu göbek tipi ile 8-9-10’lu sistemlerin uygun olduğu göbek ve şasi aralığı başka.

    Vites konusunda işin kısası, güzergahınızda dik yokuş varsa, en azından 8’li bir sisteme sahip bir bisiklet alın( Vitesse d8- mu p8 gibi)
    6’lı veya 7’li bir sistem tercih ederseniz en azından son süratten vazgeçip 32-33 veya en iyisi 34 dişli ruble değişimi ile( bu dişliler 20-40tl civarında) en azından yokuşta rahat edebilirsiniz.
    Almayı düşündüğünüz bisikletin dişlileri hakkında satıcı bilgi sahibi değişse basitçe dişleri saymak da çözüm olabilir. Lastik ebatlarını, rublenin dişli aralığını ve ayna kol ebatlarını not edip (http://www.bikecalc.com/speed_at_cadence) bu sitede son süratinizi ve yokuşta ne kadar zorlanacağınıza bakabilirsiniz. (not: ideal kadans sayısı 70-90 arasıdır)
    Son olarak toparlayacak olursak. Bisiklet alırken,
    Sene borusu: 100 TL
    Katlanır gidon: 80 TL
    Vites sistemi değişimi: 40-600 TL
    Lastik: 50-200 TL gibi masraflar yapmak zorunda kalacağınızı, bu iyileştirmeyi doğru düzgün şekilde uygulayacak ve kazıklamayacak usta bulmanız gerektiğini, doğru iyileştirmeyi nasıl yaptıracağınızı bulmak için internette günlerce gezeceğinizi unutmayın. İ
    Ucuz alıp sonradan 1000 TL’ye yakın iyileştirme masrafı yapmak zorunda kalabileceğinizi unutmayın. Yukarıda bahsettiğim konuların dışında kelepçelerin kalitesi, selenun konforu, boyanın kalitesi, arka ve ön jantın kelepçeli ( dolayısıyla kolay sökülebilir) olup olmadığı, Elciklerin ergonomisi ve konforu, pedalların katlanır olup olmadığı, çamurluk ve frenlerin kalitesinin de fiyat ile doğru orantılı olduğunu unutmayın.
    Öncelikle bisikletten beklentilerinizi belirleyin daha sonra bisikletinizi alın. Mümkünse 8 vitesli bir bisiklet tercih edin ki en pahalı kısım olan vites konusunda rahat edin. İstediğiniz bisiklete paranız yetmiyorsa biraz bekleyip paranız yettiğinde alın. Çünkü bisikletin bazı parçalarını normalden daha pahalıya değiştirmek mümkün olsa da şasi gibi yerleri değiştirmek mümkün, rasyonel ve mantıklı değil.
    Bana kalırsa K-Rock, Kron gibi bir model alınır son süratten biraz fedakarlık yapılıp kullanılabilir. Ancak düz yollarda belli mesalefer yapacaksanız o zaman 8’li sisteme sahip vitestte- mu-p8 gibi modellerden başlamak lazım. Pişman olan bir Carraro Flexi sahibinin önerilerini okudunuz. Ben 600TL’ye Carraro’mu aldığımda kendimi iyi bir iş yapmış olarak gördüm. En fazla 200 TL daha harcayıp istediğim bisiklete kavuşurum diyordum. Lastikleri 50TL’ye buldum, rubleyi de 30TL’ye değiştirip işi bitiririm diyordum. Ancak 6’lı sistemde 11-34 aralıklı ruble olmadığını öğrenince pişman oldum. 8’li sisteme geçiş için ise göbek, zincir, arka attırıcı ve vites kolu değişimi gerekiyordu. Üstelik sele borusu ile gidon borusu da beni tatmin etmedi. Dolayısıyla bu değişiklikler bana pahalıya mal olacak. Şu anda sadece arka dişliyi 34-14 olarak alıp( şu anda 14-28 rublem var son süratim aynı kalacak yokuşta rahatım) sele ve gidonu değiştirip 300-350 tl masrafla bu şekilde kullanmayı planlıyorum. Bulabilseydim K-Rock’u düşünmeden alırdım. Aynı fiyata 7’li sistem, daha hafif, lastikleri daha iyi. Ama onlarında 2014 modelini bulmak benim için mümkün olmadı. Gördüğünüz gibi işiniz zor. Sizlere iyi alışverişler...
     
    condition, nonsteril, Erhan1 ve 20 kişi daha bunu beğendi.
  2. Homer

    Homer Kıdemli Üye

    Kayıt:
    17 Eylül 2004
    Mesajlar:
    250
    Beğeniler:
    182
    Şehir:
    Akatlar / İstanbul
    Adı:
    A.Murat Günal
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Katlanır alma arefesindeki bisiklet severler ve halihazırda sahip olanlar için oldukça detalı bir yazı, teşekkürler.

    Sele boyunun yetmediğini alışverişten sonra anlamanızdan satıcının test etmenize müsaade etmediğini anlıyorum. Nasıl bir satıcıya denk gelmişsiniz öyle?
    Tabi ki uzun uzadıya binmenize müsaade etmeyebilirler, ancak üstüne de mi oturtmadılar?

    Müsaadenizle konuyu zenginleştirmek adına ben de bir yıl boyunca edindiğim tecrübeleri aktarayım.

    Mart ayı başından Kasım sonuna kadar her gün işe gitmek için katlanır bisiklet kullanıyorum.
    Ev-Servis noktası arasını en hızlı şekilde alabilmek, ailemle daha fazla vakit geçirebilmek için tercih ettim.
    Katlayarak önce servise, sonrasında ofisime rahatlıkla koyabiliyorum.
    Zaman zaman uzak yakın farketmeksizin işlerimi halletmek, arkadaş buluşmalarına katılmak için de katlanır-toplu taşıma entegrasyonundan faydalanıyorum.

    Katlanır bisiklet ile 40 üstü süratlerde gitmek istemek eşyanın doğasına aykırı bence. (böyle yazıyorum çünkü Bolu'da yokuş aşağı 67 yapmışlığım var, bütün eklemleri ayrı oynuyor)
    Bu tip bisikletin çıkış noktası evde az yer kaplamasından, hızlı gitmesinden ziyade yüksek manevra kabiliyetleri ve toplu taşıma ile entegrasyonudur.
    Hızlı geziler planlayan arkadaşlar bunu göz önünde bulundursunlar.

    Yokuşlar konusunda söylediklerinize katılıyorum ancak İstanbul'da bizi arka rubledeki değişikliktense öne ikili aynakol kurtarır diye düşünüyorum.
    Tabi bisikletin buna uygunluğu da önemli, her model buna izin vermiyor bildiğim kadarıyla. Alırken incelemekte fayda var.
    Benim bisikletimde 52 diş aynakol var, arkada megarange bile olsa İstabul'un çoğu yokuşu zorlayacaktır.
    Çünkü bisikletin açıları da yokuş çıkmaktansa ilk toplu taşıma durağına varmak, güzelce katlanmak için sanki.
    En güzeli de bu, yokuşları ille de bisikletle çıkmak zorunda değiliz :)

    Herkesin gönlüne göre bir katlanır sahibi olması dileğiyle..
     
    nonsteril, Eagle, Burcuu ve 1 kişi daha bunu beğendi.
  3. Ozan k.

    Ozan k. Onursal Üye

    Kayıt:
    13 Haziran 2014
    Mesajlar:
    1.780
    Beğeniler:
    2.170
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    14-34 megarange dişlim masamda, onu takınca değişimler ide yazacağım. Ama kısa ve dik yokuşlar için beni kurtaracağını düşünüyorum. Evim acıbadem'de ve hasanpaşanın kısa ama dik yokuşu bile bana sıkıntı oluyordu. En azından böyle yerlerde beni kurtarır diye umuyorum. Sonra da sahibinden.com'da tanesi 25tl'ye kenda marka 20 inç lastik buldum onları almayı düşünüyorum. böylece sürüş biraz daha düzelecek inşallah.

    Bisiklet ise 2013 modeldi ve satıcının elinde kalmıştı. Sele yüksekliğinin bu kadar yüksek olması gerektiğini cahillikten bilmiyordum. En son 20 sene evvel bisiklet kullanmıştım.
     
  4. Sinan H.

    Sinan H. Üye

    Kayıt:
    19 Şubat 2013
    Mesajlar:
    53
    Beğeniler:
    95
    Şehir:
    Antalya
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    tecrübe ve bilgi paylaşımınız için teşekkürler, kafamdaki bir kaç soruya da cevap buldum ve katlanır almaktan vazgeçtim =)
     
  5. Caner Aydın

    Caner Aydın Üye

    Kayıt:
    22 Ekim 2014
    Mesajlar:
    59
    Beğeniler:
    3
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
  6. Ozan k.

    Ozan k. Onursal Üye

    Kayıt:
    13 Haziran 2014
    Mesajlar:
    1.780
    Beğeniler:
    2.170
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Carraro Flexi VS Dahon Mu P8

    Selamlar,
    Bu sene Dahon Mu p8 aldım. Carraro da duruyor. Eşim ile birlikte gezinti yaparken kullanacağız.

    Katlanır bisiklet almak isteyen, ama tecrübesi olmayan veya hangi bisikleti alacağına karar veremeyen, ucuz ile pahalı arasındaki farkın ne kadar olduğunu kestiremeyenler için bir yazı yazayım istedim. Çünkü ben de geçen sene katlanır bisiklet araştırırken bu tür bir bilgiye ulaşamamış ve yanlış bir seçim yapmıştım.
    Katlanır bisikletlerin çoğunluğu 20 inç tekere sahip ve bunları Türkiye’den almak isteyenler için seçenekler; Ümit, Salcano, Carraro, Kron, Giant, Btwin, Tern, Dahon gibi markalardan ibaret. Bir de 6-7 vitesli fason üretim yapan ve iki sene üst üste aynı marka ile satışa çıkmayan no-name olarak tabir edebileceğim katlanır bisikletler de mevcut. Elbette 16 inç tekerlere sahip olan Brompton veya Strida gibi “niş” seçenekler de mevcut.
    Katlanır alırken dikkat edilecekler:
    Boyunuz, kilonuz, ne sıklıkla kullanacağınız, günde en çok kaç km gideceğiniz, haftada ortalama kaç km yapacağınızı bir kağıda yazın. Bir bütçe belirlemeyin...
    Mesela Boyunuz 1.80, kilonuz 90, günde en fazla 40km yapacaksınız, haftada 100 km civarında yol yapacaksınız diyelim. Yani haftasonları atıyorum moda-maltepe gidip geleceksiniz, hafta içi işe veya spora gidip geleceğiniz bir bisiklet arıyorsunuz. O zaman Tern veya Dahon gibi markalardan şaşmayın. Neden mi? Açıklayayım:
    Sele-Pedal mesafesi:
    Maalesef en çok atlanılan konu bu, kaç vites olduğu müthiş önemli ama sele pedal mesafesinden kimse bahsetmiyor.
    Ümit , Salcano, Carraro gibi markaların modellerinde her ne kadar “ 145 ila 1.85-1.90 boyundakiler kullanabilir” ifadesi yer alsa da selenin uzunluğu maalesef yeterli olmuyor ve diziniz kırık halde pedal çevirmek zorunda kalıyorsunuz. Bu basit bir gezinti için pek bir engel olmasa da düzenli olarak bisiklet kullacak birinin her yokuşta dizinin ağrıması demek. Dahon veya Tern (hatta Giant’ın kaliteli modelleri) ise sele ile pedal arasında en az 185-1.90 uzunluğunda biri için bile gerçekten gereken mesafeyi sunabiliyor. Sonuç olarak boyunuz 1.70’ten uzunsa ve düzenli olarak bisiklet kullanacaksanız seçenekleriniz kısıtlı. Tern veya Dahon’a bakın. Almayı planladığınız şasiyi ( model olması şart değil mu p24 alacaksanız mutlaka mu p24 değil aynı şasili mu p8’e de bakabilirsiniz şasi ölçüleri tamamen aynı nasılsa) mutlaka gidip görün, üzerine oturun sonra karar verin. Pedal en alttayken diziniz halen kırık duruyorsa o bisiklet sizin dizinize düşman demektir.
    Vites:
    Maalesef iş yalnızca sele-pedal arasındaki mesafe ile bitmiyor. Vites sistemi de çok önemli. Kaç vites olduğundan çok viteslerin aralığı yani vites oranları, ve vites sisteminin kalitesi daha belirleyici oluyor.
    Uzun modellerin çoğunda 6-7 vites mevcut. Shimano’nun en ucuz ilk iki serisi genellikle, kron, ümit, salcano ve carraro gibi markalarda kullanılıyor. Sonuç: hem yokuşta hem düzlükte yetersiz performans. Ne için yetersiz? Sahilde gezmek için değil ama düzenli kullanan, yokuş çıkan, bir yerden bir yere ulaşmak isteyen veya en azından bir binişte 5-6 km’den fazla yol yapanlar için yetersiz. Ucuz markaların 6-7 viteslileri ayar tutmamaları, en kısa ve en uzun viteslerinin yeterince geniş bir yelpazede olmaması sebebiyle, haftasonu sahilde dinlene dinlene 3-5 km yapmak için yeterli ancak fazlası için can sıkıcı oluyor. Sürekli kullanılacak bir modelin en azından 8 vites olması, 30-90 küsur inç vites aralığına sahip olması( vites aralığı, vites oranları vs diye google’da aratın) ve ayar tutacak kadar kaliteli olması lazım.
    Bu da maalesef Tern veya Dahon’un 8 vitesli sistemlerinden itibaren mümkün. Bu modeller de 1500tl civarından başlıyor.
    Kadro ve ağırlık:
    Elbette farklar yalnızca sele uzunluğu veya vites ile bitmiyor. Kadro müthiş fark ediyor. Alüminyum’un bile çeşitli kaliteli seviyeleri var, 6000 serisi, 7000 serisi, hydra alüminyum vs vs... Kaynak teknolojileri de farklı, butted, double butted, tripple butted gibi.
    Dahon veya Tern’lerin çok gariban olmayan şasileri ise ya komple alüminyum, ya kaliteli alüminyum( 6000 serisi veya üzeri veya hydra alüminyum) maşaları ise yine kaliteli alüminyumdan üretiliyor.
    Ucuzların kadroları sıradan alüminyum, maşaları ise çelik. Sonuçta hem ağır hem esnekler. Dolayısı ile pedala bastığınızda kadro esneyince verdiğniz gücün bir kısmı boşa gidiyor.
    Bir başka fark da gidon boyu. Yine ucuz tayfanın bazı modellerinde ( dahon’un eco modelinde de ) gidon boyu ayarlanamıyor, ayarlansa bile ucuz tayfanın gidonları çok esnek. En ufak güç uygulamasında esnediklerinden güven vermiyorlar.
    Göbek-rulman:
    Yine fazla konuşulmayan konu göbek konusu. Tekerlek dönerken ne kadar az dirençle karşılaşırsa pedal çevirirken o kadar az yorulursunuz. Pahalı markaların direnci düşük, kaliteli, ve her zaman yağlı kalması gereken yataktalarını keçe ile korumaya alınmış göbekleri ciddi fark yaratıyor. Ucuz tayfanın direnci yüksek göbekleri yokuşta zorluyor. İlk yağmurda yağları da akıp gidince iş iyice kötüleşiyor. Farkı kaliteli bir markaya binice anlıyorsunuz, bisiklet akıp gidiyor, ilk yağmurda yataklar su ile dolmuyor...
    Frenler güvenlik anlamında çok ciddi bir konu.
    Görünürde çoğu markada aynı fren sistemi var. V fren tabir edilen sistem aynı görünse de arada dağlar kadar fark olabiliyor.
    Bisikletin katlanır olduğunu düşünürseniz her katladığınızda kabloların gerildiği, v fren sisteminin itilip kakıldığını unutmayın, çelik fren kollarına sahip ucuz modellerde her seferinde fren ayarı yapmak zorunda kalmak, kancasından kurtulduğu için bir anda frensiz kalmak bile mümkün. Fren ayarı yapmak istemiyorsanız fren papuçlarını da uzak ayarlıyorsunuz ve performanstan ödün veriyorsunuz. Sonuçta yine gezinti için uygun olan ucuz frenler düzenli kullanım veya uzun km’ler için uygun değil.
    Fren ve vites kablolarının kalitesi de önemli. Zaman geçtikçe esnekliğini yitiren, paslanan kablolar hem fren güvenliğini hem de vites ayarlarını bozuyor. Kaliteli markalarda jigwire marka kaliteli ve yağlanmış kablolar kulanılıyor.
    Eklemler:
    Katlanır bisikletlerin en önemli kısımları da katlanan eklemleri. Sele yüksekliğini sabitleyen kelepçe, gidon kelepçesi, pedallar vs gibi katlanan parçalarda kullanılan kelepçelerin hepsi patentli ve hepsi iş görse de şasinin rijitliği ve kelepçelerin açılıp kapanmasının kolaylığı açısından kaliteli markalar ile ucuzların arasında hissedilir fark var. Mesela eşim carraro’nun sele kelepçesini açıp kaparken zorluk yaşasa da Dahon’da çok rahat etti. Bu kelepçe ve eklemler ne kadar sağlam kapanırsa bisiklet de o kadar rijit olabiliyor.
    Katlıyken taşıma kolaylığı:
    Katlanır bisiklerlerin katlanma prensipleri küçük farklar haricinde neredeyse aynı. Katlıyken kapladıkları alanlar arasındaki farklar 3-5 cm’i geçmiyor. Ancak katlıyken taşıma kolaylığı olarak yine pahalı markaların ekstra kolaylıkları mevcut.
    Mesela Dahon’da “landing gear” aksesuarı var. Bisiklet katlı haldeyken şasiye takılan üçüncü bir minik teker sayesinde bisiklet el arabası gibi ittirilebiliyor. Böylece bisikleti metro vapur gibi yerlerde taşımak zorunda kalmayıp bavul gibi itip çekebiliyorsunuz. Bunun dışında kaliteli markaların mıknatıslı veya bantlı sistemleri, bisikletin katlı halde kalmasını kolaylaştırıyor, diğer markalarda bisikletin katlı halde kalmasını sağlayan sistemlere ben rastlamadım. Dolayısıyla otobüs-metro- vapur kullanacakların bunlara da dikkat etmesi gerekli. 13kiloyu metroda taşımak pek de hoş bir deneyim olmadı benim için. Ama Dahon’umu metroda bavul gibi sürmek gayet kolaydı...
    Lastikler de bir başka ciddi fark yaratan ayrıntı.
    Yüksek basınçla doldurabilen, uygun profilli bir lastik düşük yuvarlanma direnci ile hissedilir fark yaratıyor. Ucuz tayfanın dişli ve kalın lastiklerinin yuvarlanma direnci yüksek , tutunma kabiliyeti kısıtlı.
    Çoğunda patlama koruması da olan schwalbe marka, gece parlayan, ince profilli ve yüksek basınçla doldurulabilen lastikler ise adeta yolda akıyor. Yine de küçük teker çapı nedeniyle çukurlarda hassas olmak gerekiyor.
    Tüm bu farkları üst üste koyunca 600-700 tl’ye satılan bir carraro ile 1500 -2000TL’lik Dahon arasındaki farkın çok ciddi olduğunu hayal etmek güç değil.
    Ben de 182cm 90 kg biri olarak haftasonu 20-40 km haftada toplam 120km yapan biri olarak Carraro flexi ile başlama hatasına düşmüştüm. Mega range ruble de taksam yokuşlarda verimsiz göbek, vites sistemi, lastik ve esnek kadro sebebiyle çok zorlanıyormuşum onu anladım.
    Bu sene dahon mu p8 aldım, aynı yokuş aynı koşullarda farklı bisikletle ne kadar az efor sarf ettiğimi görünce mu p8 aldığıma sevindim, 1 sene boyunca carraro’ya tahammül ettiğim için üzüldüm. Halbuki aracımın bagajına atıp sahile götürsem ve bütün gün ancak 3-5 km sürmüş olsam Carraro’yu çok sevebilirdim. Düzlüklerde ise Carraro ile 29km’de takılıp kalıyordum, Dahon ile çok net olarak daha yüksek süratte sabit gidebiliyorum. Her gün gittiğim güzergahı 19 dakika’da Carraro ile giderken Dahon ile 15 dakika sürüyor. Hoş zaman önemli değil ancak diz ağrılarından kurtarması, güven vermesi, viteslerinin uğraştırmaması, katlıyken daha rahat taşınması beni çok rahatlattı.
    Haftasonu gezinti için bir bisiklet arıyorsanız çekinmeden carraro kron ümit salcano tercih edebilrsiniz, şasisi frenleri vites sistemi bir iki ay sonra sizi ortada bırakacak modeller değiller. Ancak düzenli ve uzun mesafeli kullanıma uygun olmadıkları da kesin.
    O yüzden düzenli kullanacaksanız, yokuş çıkacaksanız, 1500 tl’yi gözden çıkarın ya da bu yaz bisiklet almayıverin.
    · Önemli not: ucuz tayfa olarak nitelediğim ümit salcano vs vs gibi markaların tamamında bahsettiğim bu eksiklikler yok, ancak bu eksikliklerden yalnızca bir tanesi bile sürekli kullanan, uzun mesafe yapan biri için çok önemli ve bisikletten soğuma sebebi. O yüzden bu yazıyı okuyup da bende Kron var göbeği şöyle böyle demeyelim lütfen. Göbek düzgünse vites olmuyor, vites düzgünse şasi olmuyor. Sonuçta bu işler maliyet meselesi. Bir yerlerden kısmak şart oluyor...
     
  7. mekmaster

    mekmaster Üye

    Yaş:
    27
    Kayıt:
    26 Mart 2015
    Mesajlar:
    53
    Beğeniler:
    14
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Mosso
    Seviye:
    Çok güzel bir değerlendirme olmuş. Ben de bir kaç haftadır katlanır bisiklet bakınıyorum. Bisiklet sürmekten eskiden beri çok keyif alan biriyimdir. Ama benim şu aralar ciddi şekilde bakmamın asıl sebebi, bisikleti bir spor aracı olarak kullanmak istiyorum. Fitness'a gitmek istedim ama çabuk sıkıldım. Ev-İş yapmaktan spora vakit ayıramıyorum. Gün boyu bilgisayar başında hareketsiz kalmam da sıkıntı. Katlanır bisiklete bakma sebebim, 9.katta oturmam. Asanasör olsa da hemen her gün sürmek istediğimden indirip çıkarmaktan üşeneceğimi biliyorum. Ayrıca, arada sırada bagaja koyup Belgrad ormanında ya da küçükçekmece sahilinde sürmek istiyorum. (Ev başakşehirde genelde sular vadisinde sürmeyi düşünüyorum).
    Geçen gün eşimle decathlona gittik.TILT 700 modelini sürdüm. İlk defa 20 jantlık bisiklet sürmeme rağmen çok keyif aldım. Ama sıkıntı olan, boyum 190 ve 20 inçlerin sürekli bana ufak geldiğini düşünmem. Komik göründüğünü düşünüyorum. O yüzden 26 inçleri araştırıyorum. Mosso marine 26 inç modeli çok güzel görünüyor. Dediğiniz kalite standartlarında mıdır bilemiyorum açıkçası. Bütçe olarak 1500 lere kadar çıkabilirim. Sizin tavsiyeniz ne olur bu konuda?@Ozan k.
     
  8. Ozan k.

    Ozan k. Onursal Üye

    Kayıt:
    13 Haziran 2014
    Mesajlar:
    1.780
    Beğeniler:
    2.170
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Selamlar,

    Mosso, çelik ön maşası, gariban vites sistemi ile sanırım daha çok carraro-salcano-ümit gibi markalara daha yakın.

    O yüzden 1500tl limit varsa 2014 sezonundan kalma 0km veya ikinci el temiz bir dahon veya tern tavasiye ederim. Bakmışken 8 vites tercih edin.
     
  9. mekmaster

    mekmaster Üye

    Yaş:
    27
    Kayıt:
    26 Mart 2015
    Mesajlar:
    53
    Beğeniler:
    14
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Mosso
    Seviye:
    26 jant tavsiye etmez misiniz? Mesela Dahon espresso D21 gibi.
    Espresso D21 | DAHON
     
  10. Murat Inan

    Murat Inan Üye

    Kayıt:
    24 Nisan 2014
    Mesajlar:
    66
    Beğeniler:
    54
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    b'Twin
    Seviye:
    Ozan Bey
    Katlanır bisikletlere ilgili duyanlar için yazınız bir klavuz niteliğinde olmuş
    Üşenmeden uzun uzadıya bu kadar yazıyı yazabilmeniz den dolayı sizi tebrik ederim.
    Bence bu konu sabitlenmeli

    Bende bu aralar PİNİNFARİNA 26 katlanır bisiklet alma arefesindeyim.
    Dikkat ettim de bu marka hiç yazınızda yeralmıyor.
    26'' olduğu için midir ?
     
  11. Ozan k.

    Ozan k. Onursal Üye

    Kayıt:
    13 Haziran 2014
    Mesajlar:
    1.780
    Beğeniler:
    2.170
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    26 inç olanlarda çok fazla sofistike vites sistemleri veya şasiler göremiyoruz. Çünkü 26 inç katlanırın mantığına biraz ters.
    Katlandığında ancak geniş bagajlı otomobillere sığabiliyorlar, 12kg değil 15 kg civarındalar. Dolayısıyla müşteri kitlesi pek geniş değil.

    bahsettiğiniz PİNİNFARİNA 26 , bir marka değil pininfarine tasarım şirketinin muhemelen bir dahon şasisi alıp koltuğunu elciklerini kırmızıya boyamasından ibaret bir üretim. Sonuçta baktığınızda 16 kg ağırlık, çelik ön maşa, gariban bir shimano sistemi ile gezintilere uygun ama uzun mesafelere pek değil gibi.

    aynı şekilde espresso d21 de 7 vitesli bir arka rubleye sahip, en alttan ikinci seviye bir shimano sistemi var. 14 kg denmiş ama çamurluk ve sele hariç olunca o da 20 inç katlanır dahonlardan 3 kg daha ağır.

    Kötü mü ? hayır kesinlikle değil. Ama uzun mesafeye uygun sofistike bisikletler de değil. omzuma alıp taşımak isteyeceğim bir bisiklet de değil kesinlikle...

    1500tl'ye dahon mu p8 almak varken ben olsam 26 inç almazdım. zaten almadım ve gidip mu p8 aldım :) pedalla.com'da havale indirimi ile 1524 tl'ye geliyor. Kargoyla ücretsiz yolluyorlar. Aklınızda olsun...

    bu arada mutlaka 26 jant istiyorsanız NODE D8 24 tavsiye ederim. Görece daha hafif, 8'li rublesi var. vites sistemi net olarak daha iyi. 1600tl civarında alınması mümkün...
     
  12. mekmaster

    mekmaster Üye

    Yaş:
    27
    Kayıt:
    26 Mart 2015
    Mesajlar:
    53
    Beğeniler:
    14
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Mosso
    Seviye:
    @Ozan k. Ozan bey, Sanırım Mosso Marine 26 alıcam. Şehir içinde çok uzun mesafeli olmayan sürüşler yapacağım. Lastiklerini pek beğenmedim. O yüzden mümkünse değiştiririm. Fiyat olarak 740 tl çok iyi.
     
  13. kubilay.m

    kubilay.m Yeni Üye

    Kayıt:
    28 Ağustos 2014
    Mesajlar:
    38
    Beğeniler:
    23
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Dahon
    Seviye:
    Emeğinize sağlık yazıyı okudum. Yeterince dolu bir yazı olmuş. Buradaki bilgilerin aşağıda bulunan soruyu da cevaplayabileceği ümidiyle yazıyorum.

    Tilt 5 katlanır bisiklette bulunan SRAM I-Motion göbekten 3 vitesli sistemi, SHIMANO Nexus göbekten 7 vitese çevirmem mümkün müdür?
    Eğer mümkünse ne kadara bu değişikliği sağlayabilirim.
    3 vitesli sistemde : Pedal kolu çevresi: 3,53m, 4,84m ve 6,63m.
    7 vitesli sistemde : Pedal kolu çevresi: 2,58m, 2,98m, 3,48m, 4,0m, 4,76m, 5,40m ve 6,35m.

    Bunun yanında önerilerinize açığım.
    Teşekkürler.
     
  14. Ayhan Şimşek Pargan

    Ayhan Şimşek Pargan Yeni Üye

    Kayıt:
    23 Ekim 2013
    Mesajlar:
    4
    Beğeniler:
    1
    Şehir:
    Söke
    ben de 2. el bir dahon vitesse d8 (8 vites) ile sıfır carraro flexi 121 modeli (21 vites) arasında kaldım. Dahonun jantları sanırım tek katlı. carraroda 2 katlı. fakat karar veremedim. carraroda çamurluk ve bagaj yok. carraro ön 28x38x48 arka 14-28 dişli. dahon ise ön 52 arka 11-32 dişli. siz ne önerirsiniz.
     
  15. Ozan k.

    Ozan k. Onursal Üye

    Kayıt:
    13 Haziran 2014
    Mesajlar:
    1.780
    Beğeniler:
    2.170
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Carraro 21-78 gibi vır vites aralığına sahip.

    Dahon 31-98 .
    Burada küçük rakam nur kadar küçükse yokuşta o kadar rahat pedal çevrilir. Büyük rakam ne kadar büyükse düz ve yokuş aşağı o kadar hızlı gidebilirsiniz.
    Yani düz yolda dahonla çok daha hızlı gidersiniz. Carraroda 30 km'ye gelince artık boşa çevirmeye başlarsınız dahonlarda hızlanmaya devam edersiniz. Ama çok dik yokuşlarda carraro ile daha rahat edersiniz. Yalnız carraronun göbek kalitesi lastiği, sele yüksekliği gibi konulara dikkat edin. Sele yeterince yüksek değilse zaten yokuşta sıkıntı yaşarsınız.
    Üstelik carraro daha ağır.
    Bu arada ben dahonlarda henüz 1. Viteste yokuş çıkmadım genelde 2-3 tercih ediyorum. Carraronun birinci vitesine nerede ihtiyacım olur bilemiyorum. Ama olsaydı elbet güzel olurdu.

    Kubilay bey göbekten viteslileri çok iyi bilmem. Ama değişim yaparken sram'dan sjimanoya geçmek genelde daha pahalı oluyor. Vites kolu, kablosu, arka göbek mutlaka değişevek, onun dışında arka jantı değişme ihtimali de var. Jantı değişmese bile gene de bisikletin fiyatı kadar maliyeti olur diye tahmin ediyorum. Bu arada btwin'in 7'li göbekten viteslileri var, bir tanesi sahibinden. Com'da satılık. Bence satıp almak daha mantıklı.
     
  16. Kazuya

    Kazuya Omnia Causa Fiunt

    Yaş:
    32
    Kayıt:
    21 Ocak 2015
    Mesajlar:
    1.065
    Beğeniler:
    1.835
    Şehir:
    Ankara
    Adı:
    Emrah
    Bisiklet:
    Specialized
    Seviye:
    @Ayhan Şimşek PARGAN eğer fiyatlar birbirine yakınsa, mümkünse görerek almak koşulu ile kesinlikle dahon. Carraro özellikle 21 vites olmasıyla f/p olarak iyi bir ürün ancak aynı fiyatlarda dahonla karşılaştırılacak kadar da değil. Bisiklet sorunsuzsa dahonu alın derim.
     
  17. Tolstoy

    Tolstoy Aktif Üye

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    10 Nisan 2015
    Mesajlar:
    140
    Beğeniler:
    91
    Şehir:
    İstanbul
    Adı:
    Muhammet A.
    Bisiklet:
    Kron
    Seviye:
    Bende katlanır almayı düşünüyorum, işe giderken metro ile veya tramvay, dönüşte sürmek için. Çünkü giderken ter olayı falan oluyor, yokuş var bir iki tane. İşe git duş al falan uzun iş. Hemde günde iki defa duş almak hasta eder diyede çekindim açıkçası. Zamanla sürekli bisikletle gidip gelsem işe ter olayı azalır belki ama ilk etapta sadece akşamları eve dönerken sürmek daha mantıklı geldi. Yazınız baya bilgilendirici olmuş, bütçe biraz kısıtlı, gidip decathlondan vitessiz bir modeli var onu alacaktım iyiki almamışım. Şimdi kron xc 250 var onla idare ediyorum ama dediğim gibi bir tanede katlanır alacağım. Kronu alırken baya araştırmıştım ve üç yıldır nerdeyse hiç sorun yaşamadım. Katlanır için yazınızı okudum ve dahon mu p8 almaya karar verdim. Boy 1.90 kilo 85. İyisini almak gerek. Yoksa çok sıkıntı. Çok iyi bi analiz yazısı olmuş. Elinize sağlık.
     
  18. massaget

    massaget Bisikletkolik

    Kayıt:
    22 Kasım 2013
    Mesajlar:
    1.143
    Beğeniler:
    513
    Şehir:
    Ankara
    Bisiklet:
    Dahon
    Seviye:
    Kullananlara bir şeyler sormak istiyorum bu 20 jant olanlar için, hiç kullanmadım bilmiyorum ama merak ediyorum, bir gün denk gelse de deneme imkanımız olsa...:)

    Sorularım:

    1- Kullanımı nasıl, rahat mı? Çok yoruyor mu? Normal bir bisikletten kullanım olarak farkı nedir?

    2- Gezi amaçlı bir günde kaç km yol yapılabilir?

    3- Sele borusunun yerinden çıkma durumu oluyor mu? Çünkü genel de sonuna kadar çekmek gerekiyor içte de girecek fazla yer yok?

    4- Biraz bozuk yollarda gidişi nasıl?

    5- Size sağladığı en büyük kolaylık sizce nedir?

    6- Yokuş yukarı çıkabiliyor musunuz? Sadece 6 ya da 7 vites olması bir dezavantaj yaratıyor mu?

    Not: Aynı soruyu fotoğraf bölümünde sormuştum ama burda sormam daha doğru olacak, diğer mesajı silme seçeneği olmadığı için silemedim...
     
  19. Yusufclp

    Yusufclp Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    5 Temmuz 2014
    Mesajlar:
    737
    Beğeniler:
    948
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Dahon
    Seviye:
    @mehmet aşkın
    1- Kullanımı rahat. Normal bisikletle farkı manevra kabiliyetiniz çok yüksek oluyor. Çok dar alanlardan dönebiliyorsunuz. Trafikte çok dar yerlerden geçebiliyorsunuz. Yanınızda yürüyen biriyle dengeniz bozulmadan aynı hızda gidebiliyorsunuz. Bir turda dag bisikletiyle değiştirerek bindik bir arkadaşla. O da rahat olduğunu söyledi. Birazcık yoruyor uzun sürüşlerde.

    2- Geçtiğimiz Pazar günü 43 km yaptım. O gün 2 defa % 6-7 eğim olan 3 km uzunluğunda rampa tırmandım.

    3- Böyle bişey ilk defa duyuyorum. Şahit olmadım. Çıkmaz yerinden bana göre.

    4- Bozuk yollarda biraz rahatsız edici ama inme ihtiyacı da duyulmuyor. Düz yollarda da en küçük çukur tümsek hissediliyor teker çapından dolayı.

    5- Her yere taşıyabiliyor olmak. Yorulunca lastik patlayınca bin otobüse taksiye....

    6- Biraz zorlasa da alışınca zor değil yokuşlar. Örneğin 2 nolu maddedeki yokuşlarda otobüse biner çıkarım diyorum her seferinde vazgeçip basıyorum pedala.

    Umarım yardımcı olur cevaplarım.
     
    Kazuya, TÜRKER ÜNAL ve Adem Kaya bunu beğendi.
  20. Adem Kaya

    Adem Kaya Forum Bağımlısı

    Yaş:
    26
    Kayıt:
    3 Temmuz 2012
    Mesajlar:
    689
    Beğeniler:
    686
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Raleigh-USA
    Seviye: