Kas kütlesi ve güç birbiri ile orantılı mıdır?

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında suzunkopru tarafından paylaşıldı.

  1. suzunkopru

    suzunkopru Onursal Üye

    Kayıt:
    19 Haziran 2008
    Mesajlar:
    2.234
    Beğeniler:
    1.593
    Şehir:
    İstanbul-Fatih
    Seviye:
    Yıllardan beri kafamı kurcalayan bir soru var? Kütlesi ve hacmi büyük olan kas gruplarına sahip biri ile diğerine oranla daha küçük kas kütlesine ve hacmine sahip ancak definisyonlu bir vücuda sahip olan iki kişiden hangisi daha güçlüdür? Buna bulk vücuda sahip birini de dahil edebiliriz.
    Şimdi bu gücü neye göre değerlendireceğimiz belirsiz, ağır bir şeyi yerden keserek mi yarışacaklar, birbirleri ile güreşerek mi, dövüşerek mi? Güçlerini neye göre karşılaştıracağız bunu da bilemiyorum.
    Bilek güreşi yapsınlar desek, bileği kısa olan avantajlı olacak, güreşsinler desek vücudu geniş ve ağır olan avantajlı olacak, dövüşsünler desek atletik olan avantajlı olacak.
    Yalnız soruya cevap verirken lütfen felsefi yaklaşmayalım, pek faydası olmuyor.
     
  2. Hakim Arslan

    Hakim Arslan Onursal Üye

    Yaş:
    30
    Kayıt:
    17 Kasım 2008
    Mesajlar:
    2.495
    Beğeniler:
    736
    Şehir:
    Adıyaman
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    ben de uzun süredir vücut geliştirme ve fitness sporu ile uğraşıyorum;
    kas kütlesi fazla olan kişiler hantaldır yani devamlı ağırlık çalışır fakat atik değillerdir bu onlar için en büyük dez avantaj, kütleleri ne kadar artarsa hantallık da o aynı derecede ilerliyor. diğer bahsettiğiniz kişi ise atik, pratik, uzun süre güçlü kalabilir dayanıklıdır ama kütleli olan kişi ani güç uygalayabilir; 40 kg lık bir ağırlığı kütleli kişi 10 defa basar ve yorulur set arası vermek zorundadır, ama 100 kg ı tek seferde basa da bilir, diğer kişi işe 100kg ı basamaz ama 40 gk ı 20 tekrar yapabilir. bu onun gücünün sürekliliği atikliğiyle ilgilidir.

    bilek güreşi yapsalar muhtemelen kaslı kişi galip gelecektir, fakat dünya şampiyonu olan bilek güreşçileri de bazen pek kaslı kişiler değildir bu teknik ve atiklikle ilgili birşeydir,
    güreşte ise yine kütlesi az olan atik olan kişi gücünü uzun süre muhafaza edebilir kütleli kişinin yorulma süreci erkendir,
    kavgada ise yine atik kişinin gücünün sürekliliği ve vücudunun sertliği öne çıkar kıvrak hareketlerle onu yenebilir,
    yani kaslı kişi ani ve yüksek güç uygular, kütlesi olmayan atik kişi hafif ama sürekli güç uygular..

    vücut yaparken güreştim atiklerdi ben daha kütleliydim yenemedim,
    bilek güreşi yaptım kimi kişiler teknikli ve atikti yenemedim,
    kavga hayatımda hiç etmedim allaha şükür..
    ama güreşte de bilekte de baya iyiyim çok yendim :D çünkü fitness e dönüş yaptım o daha faydalı..

    umarım felsefi olmadı süleyman abi ...
     
    mziyaeddin, irfancan, 42FY ve 2 kişi daha bunu beğendi.
  3. suzunkopru

    suzunkopru Onursal Üye

    Kayıt:
    19 Haziran 2008
    Mesajlar:
    2.234
    Beğeniler:
    1.593
    Şehir:
    İstanbul-Fatih
    Seviye:
    Cevabın için teşekkür ederim. Fitness tercih etmekle en iyisini yapmışsın. Hem atik, hem dayanıklı bir vücut için fitness güzel bir tercih. Ama ben aletli jimanstiği tüm ağırlık sporlarına tercih ederim. Bu sporla ilgilenenler vücutlarını her şekilde hareket ettirebiliyorlar, sanırım kuvvetleri ve vücut dayanıklılıkları Bady ve Fitness yapanlardan daha fazla. Ama tam olarak bilemiyorum.
     
  4. Hakim Arslan

    Hakim Arslan Onursal Üye

    Yaş:
    30
    Kayıt:
    17 Kasım 2008
    Mesajlar:
    2.495
    Beğeniler:
    736
    Şehir:
    Adıyaman
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    kardio egzersizleri en faydalısı gibi geliyo sağlık açısından ama..
    fitness daha çok vücuda şekil, estetik, hacim ve sağlık kazandırıyor..
     
    suzunkopru bunu beğendi.
  5. SPEEDY CYCLER

    SPEEDY CYCLER Kıdemli Üye

    Kayıt:
    15 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    355
    Beğeniler:
    299
    Şehir:
    Bisiklete binilebilen her yer
    Seviye:
    Başka konu başlığı altındaki birkaç mesajımda erkeklik hormonundan bahsettim. Yani testesteron denilen ve erkek testislerinde üretilen düzenleyici hormondan. Şimdi az önce sorduğun soruyla bağlantılı olarak cevap yazıyorum. Annesinden erkek olarak doğan her sağlıklı çocukta bu hormondan doğuştan itibaren az miktarda salgılanır. Bu hormon çocuk ergenlik çağına girdiği yaş olan 13-15 yaşlarına kadar az miktarda ve seneden seneye çok az miktarda artacak şekilde salgılanır. Çocuk ergenlik yaşına girmeye başlayınca bu hormon hızla artmaya başlar. Bunun sonucunda kişi cinsiyetine ait özellikleri yavaş yavaş kazanmaya başlar. Yani vücutta kıllanma, kas ve kemik sisteminde gelişme, yüzde sivilcelenme, cildin yağlanması, ağırlık artışı, seste kalınlaşma. Aynı babadan olma aynı anneden doğma bir kız ile bir erkek çocuğu düşün. Bu iki çocuk aynı besinleri alsa, aynı ortamda yaşasa bile neden erkek çocuk kız kardeşinden daha kuvvetli oluyor, vücudu kıllı, sesi daha kalın oluyor, neden kavgaya daha meyilli oluyor? Tüm bu soruların cevabı testesteron hormonudur. Bu hormon yetişkin insanlarda ruh sağlığını da çok fazla etkiliyor. Testesteron hormonu azalan erkeklerde cesarette azalma, çağımızın en önemli hastalıklarından olan depresyona meyilli olma, kendine güvensizlik, sinirlilik vs gibi psikolojik sorunlara yol açıyor. Spor yapmak ise bu hormonda artışa yada azalmaya sebep oluyor. Eğer çok ağır bir şekilde bilinçsizce spor yaparsak bu hormonda azalma oluyor. Bilinçli ve düzenli spor ise bu hormonu %30 a kadar artırabiliyor. Vücudumuzda 6 ng/ml miktarında testesteron varsa bu hormon %30 arttığı zaman hormon 7,8 ng/ml ye çıkıyor. Bu da fiziksel performansımızı belirgin şekilde artırıyor. Bu hormonun vücutta yükselmesi bizlerin tansiyonunu düzeltiyor, kalbimizi güçlendiriyor, kötü kolesterolümüzü azaltıyor, kandaki oksijen taşıyan alyuvarların artmasına, kas hücrelerinde enerji üretmekle görevli olan mitokondri organellerinin artmasına, kan şekerimizin normale dönmesine, yağların yakılmasına ve daha aklıma gelmeyen pek çok iyi şeylere sebep oluyor. Yani düzenli ve bilinçli spor yaptığımız zaman vücuttaki kaslar hem antrenman dolayısıyla gelişiyor, yağlar yakılıyor hem de yaptığımız spordan dolayı erkeklik hormonumuz artıyor. Bu hormonun vücutta artışı ise yukarıdaki saydığım etkilere sebep oluyor. Sağlıklı yaşam açısında ise fitness gibi sporlar halter, vücut geliştirme gibi sporlardan vücut sağlığı açısından daha faydalıdır. Spor yapan vücut spor yapmayan vücuda göre daha geç yaşlanır, hastalıklara karşı daha dirençli olur ve çok önemlisi çağımızda insanları mahveden stres ve insanı intihara kadar götürebilen depresyona karşı vücudun korunmasını sağlar. Bizlerin tutkunu olduğu bisiklet sporu da düzenli ve bilinçli yapıldığı takdirde vücut için çok faydalıdır. Testesteron hormonunu da artırır.
    Mayıs ın başında kan testesteron düzeyim 5 ng/ml idi. 2.5 ay boyunca düzenli bisiklet antrenmanı yaptım. Geçtiğimiz hafta yine aynı testten yaptırdım. Hormon düzeyi 5.76 ng/mı idi. Bu artışta sadece bisikletin etkisi yoktur. Beslenme, mevsim deiğşikliği, psikolojik durum gibi şeylerin de etkisi olmuştur. Ancak bana göre en büyük etki düzenli bisiklet sporudur.
    İYİ PEDALLER
     
    Alper Temircan ve suzunkopru bunu beğendi.
  6. DoğanKaya

    DoğanKaya Üye

    Kayıt:
    16 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    71
    Beğeniler:
    39
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    Bu konuda fazla bilgi sahibi değilim.Ancak kendi bildiklerimi yazmak istiyorum.

    Bir yerde okumuştum.Kas kütlesi artmadan bir insan kendi kapasitesinin 3 katı daha fazla güç uygulayabilirmiş.Artık ne kadar doğru bilemem.

    Bence kas kütlesi ile güç kesinlikle orantılıdır.Ancak bu hangi kas ve hangi güç olduğuna bağlı olarak değişebilir.Kas bir noktadan sonra gücünün sınırına ulaşır.Ondan sonra kütlesi artmadan daha fazla güç uygulaması bence mümkün değildir.Bunu yapılan sporlardanda anlayabiliriz.Siklet yükseldikçe güçte artar.Halterciler daha ağır kaldırabilir,Boksörler daha güçlü vurabilir,Güreşçiler daha iri rakiplerini tutup atabilirler.

    Güreş,Boks veya Bilek Güreşi teknik ve güce dayanır.Antremanlarda hem tekniği öğrenirsiniz hemde o tekniği uygulayabilecek gücü kazanırsınız.Bilek güreşinde ağırlık çalışması vardır.Hatta Türkiye'de derecesi olan bir abimiz gençken bilek güreşi antremanlarından sonra ağrıdan ağladığını bile söylemişti.Bence bilek güreşinde (diğerleri içinde geçerlidir mutlaka) ayrıca doğuştan gelen artık kemik gücümü dersiniz bilemiyorum başka bir güç daha olduğunu düşünüyorum.Heralde bunada yetenek diyorlar :)
     
  7. Kron user

    Kron user Aktif Üye

    Kayıt:
    4 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    117
    Beğeniler:
    152
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Boks , body building ve futbol sporlarıyla yakından ilgili biri olarak konuyla ilgili kendi amatör gözlemlerimi aktarıcam.

    Üstte bir arkadaş söylemişti : kas kütlesi büyümeden güç arttırmak mümkün.Evet , doğru ama bir yere kadar. 10x kadar kas kütlesine sahip olan ,göğüste 100 kilo basabilen biri yılar içinde 16x kadar kas kütlesine sahip olup 160 kilo basabilir (attım) , kütle çalışması yaparak.16x e sahipken kas kütlesini daha fazla büyütmeden 200 kilo da basabilir , değişik çalış tarzda çalışmalarla.

    Sorun biraz genetikle de ilgili.
    Mesela Avrupa ülkelerinde vücut geliştirme sporu ile ilgilenenler bazı videolar çekip internete ekliyorlar.Görünüşte fazla kütleli olmayan gençlerin bastıkları ağırlıkları bizim kütleli , işin ehli adamlar görüp profesyonel çalışmalarına , tüm çabalarına rağmen o adamlar kadar olamadıklarını dillendiriyorlar ve bunu genetiğe bağlıyorlar.Bunu , bazı spor dallarında da görebilirsiniz.
    Mesela olimpiyatlarda başarılı olan sporcular bunu anne babalarından kendilerine kalan genetiğe borçlular.

    Vücudumuzda iki çeşit kas yapısı var arkdaşlar.Kırmızı kas ve beyaz kas.
    Kırmızı kas , güç iretiminde pek etkili olmayan ama yorulmak bilmeyen kas liflerimizdir.
    Beyaz kas ise güç üreten fakat çok çok çabuk yorulan kaslarımızdır.

    Olimpiyatlardan gidelim yine : örneğin uzun mesafe koşuları , dayanıklılık gerektiren spor dallarında kırmızı kas lifleri fazla olan ( genetik) sporcular daha başarılı olur ama güç gerektiren 100 metre koşusu , gülle atma gibi sporlarda beyaz kas lifleri fazla olan sporcular başarılı olur.

    Gücün genetiğe bağlı olduğu , ırklar arası bile genetiğin farklı olduğu tezimi kuvvetlendiren örneklerden biri de 100 metre ve uzun mesafe koşularının birincilerine bakarsanız , görürsünüz.100 metre koşucuları genelde ağaç gövdesi gibi bacaklara sahip olan Afro-Amerikan zencilerdir.Uzun mesafe koşucuları da genelde boyundan 20 kilo eksiği olan (1.80 e 60 kilo gibi ) Etiyopya , Kenya gibi ülkelerden çıkar.
    Bazı sporlarla özdeşleşmiş isimler örneğin Mike Tyson gibi bir fenomen.. Maçlarında rakiplerini ilk roundlarda yumruklarının muazzam gücü ve hızı ile nakavt ederdi ama roundlar uzadıkça Tyson'ın yenilme ihtimali artardı.
    Buradan bir anafikir çıkartmak mümkün tabi.


    Ha bir de aklıma gelmişken söyleyeyim.Avrupa ülkelerinin birinde 2-3 yaşlarında bir çocuk barfiks , şinav falan anasını ağlatıyormuş.Doktorlar incelemiş ve sonuç olarak çocuğun kas lifleri normal bir insana göre çok daha fazlaymış.Haberlerde görmüştüm.

    ABD'li bilim adamları da 6 saat durmadan koşabilen fare yaratmışlardı ve ben spor dallarının akıbetini düşünmeye başladım :eek:


    Çok yaydım konuyu sanrım , toparlayayim :)

    1-Kas gücünde genetik en önemli noktadır.
    2-Kas gruplarını iyi tanımak lazım.
    3-Düşük ağırlık çalışarak , kaslarınızı büyütmeden dayanıklılığınızı artırıp bir miktar da güç artışı sağlayabilirsiniz.
    4-Kas kütlesi ile güç doğru orantılıdır ama her zaman değil (!)
     
  8. planet58

    planet58 Spor Aşığı

    Yaş:
    58
    Kayıt:
    11 Aralık 2008
    Mesajlar:
    421
    Beğeniler:
    1.010
    Şehir:
    Trabzon
    Bisiklet:
    Bianchi
    Seviye:
    Bu konu aslında çok detay içeriyor ancak ben özetleyerek anlatmaya çalışayım ;

    Kuvvet ; Kasın enine kesitinin cm2'si başına ortaya koyabildiği maksimum direnç olup yaklaşık olarak cm2 başına 3-4 kg kadardır. Kas kuvveti, kişi maksimal bir efor gösterirken o eforda kullanılan kasların dirence karşı uygulayabildiği maksimal gerimdir. Ağırlık kaldırma her ne kadar kuvvetin bir ölçüsü olabilirse de, belli bir grup kasın kuvvetini doğru olarak ölçmemize yardım etmez. Eklemlerin egzersiz sırasında birim zamandaki açısal hızları çok yükseldiği için kuvveti ancak egzersiz veya yarışma sırasındaki açısal hareketleri simüle ederek ölçebiliriz. Bu nedenle son zamanlarda kas kuvvetini ölçmek için izokinetik sistemler kullanılmaktadır.

    Güç ; Kasın birim zaman içinde ortaya koyabildiği kuvvet miktarı olarak tanımlanan güç, sadece kas kuvveti ile değil kasılma süresi ve kasılma sayısıyla da ilgilidir. Halter gibi ağırlığı kaldırma süresi çok kısa olan sporlarda asıl önemli olanın güç olduğu açıkça görülmektedir.Buradan hareketle dayanıklılık, kabaca bir kasın yaptığı kasılmayı tekrar edebilme kabiliyeti olarak adlandırılır. Başka bir deyişle kas yaptığı işte ne kadar geç yoruluyorsa o kadar dayanıklılığı fazla demektir. İyi çalışmalar...
     
  9. Mehmet Akif MALKOC

    Mehmet Akif MALKOC Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    7 Haziran 2008
    Mesajlar:
    800
    Beğeniler:
    399
    Şehir:
    Lagos
    Seviye:
    Hakim kardeş güzel açıklamış..iscrotix beyaz ve kırmızı kasları açıklayarak özetlemiş zaten konuyu :) Yıllardır kick boks yaptığım için kas kütlelerini ve insan gücü ile alakasını iyi bilenlerden biriyim..Bizim kick boks hocamız daima derdi..Önce teknik sonra hız sonra güç..Bütün antrenmanları yaptırır en son ağırlık çalıştırırdı..Fazla kaldırmayın hantallaştırır derdi..Dediği de çok doğru..Bu vücut geliştirmiş insanlar çok hantaldır ve güçleri çok kısa sürelidir..Birçoğu 10 dk bile koşamaz..Uzakdoğu sporu yapanlar,fitness,koşu,bisiklet gibi gücü uzun zamana dayalı kullanan sporlar insanın direncini artırır ve asıl spor budur..Ve size önerebileceğim,neredeyse vücuttaki bütün kasları çalıştıran ve bana göre dünyanın en iyi sporu koşmaktır..Yüzmede ikinci sırada yerini alıyor tabi.. :)