Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Kas gücüyle 1 günde irtifa rekoru?

Konu, 'Genel Bisiklet Konuları' kısmında bisikletcanavari tarafından paylaşıldı.

  1. bisikletcanavari

    bisikletcanavari Onursal Üye

    Kayıt:
    31 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    1.779
    Beğeniler:
    1.377
    Seviye:
    Kas gücüyle bir günde çıkılabilecek irtifa rekoru veya buna benzer daha önceden ölçülmüş bir deneme varmı acaba?

    Bahsettiğim reokun iniş versiyonu mevcut. http://www.mtbtr.com/haber/haber.asp?kayitno=1202

    Bilgisi olan arkadaşlar paylaşırsa sevinirim ;)
     
  2. gurol

    gurol Onursal Üye

    Kayıt:
    15 Eylül 2004
    Mesajlar:
    1.744
    Beğeniler:
    3.119
    Şehir:
    Kapadokya
    Seviye:
    Benim kendi denemem, deniz seviyesinden 1965mt. Zirveye varınca bitti.

    Enes, eğer yazdıklarını yanlış anlamadıysam, sanıyorum bu yolun fiziksel olasılığı ile sınırlı. Eğer yol olsa 24 saatte 4-5bin metreye kadar -ben bile- tırmanabilirim.
     
    bisikletcanavari bunu beğendi.
  3. neuro

    neuro Üye

    Kayıt:
    6 Nisan 2008
    Mesajlar:
    98
    Beğeniler:
    61
    Şehir:
    giresun
    Seviye:
    Olur şey değil 4-5 bin demek ağrı dağı demek. 3 bin de bile 20 m çıkmak için 2 kere mola veriyosun. Ordu da bu rekor 3 binle sınırlı kalır. o da zor
     
    bisikletcanavari ve placan bunu beğendi.
  4. funq

    funq Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    18 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    506
    Beğeniler:
    344
    Şehir:
    Bursa
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    yola bağlı
     
    bisikletcanavari bunu beğendi.
  5. Soner Sarihan

    Soner Sarihan Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    3.915
    Beğeniler:
    8.486
    Şehir:
    İznik
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Bir günde değil elbette ancak kas gücü ile dünyanın zirvesine çıkmak mükün .

    bu anlamda Erden Eruç un sitesini takip etmekte fayda var.


    İlk kez yapan kişi de Erden Eruç un arkadaşı ;


    Göran Kropp
    (12 Kasım 1966 - 30 Eylül 2002)

    Göran, 1996'da İsveç-Nepal arasında bisikletiyle kendi dağcılık malzemesini bir römorkta çekerek katetmesiyle tanınırdı. Göran'ın bu yolculuğuyla modern taşıtlar, hamallar ve oksijen tüpleri kullanarak aslında Everest'i dize getirdiğimizi, zirveyi kendi seviyemize indirdiğimizi ve işe hile kattığımızı vurgulamıştı. Everest'e giden kalabalık ekiplerin getirdiği erzak konvoyları, bu dağın eski el değmemiş görüntüsünü bozmuş, gelenlerin hayallerini süsleyen o doğal ortamı yok etmişti. Bütün bunlara bir alternatif sunmak istiyordu.

    Everest'e tek başına, oksijen tüpü kullanmadan çıkacaktı. Gereken bütün malzemesini bisikletinin arkasında bir römorkta çekerek getirecek, Stokholm'den yola çıkıp, Avrupa'nın doğusundan, Türkiye üzerinden İran, Pakistan, Hindistan yoluyla binlerce kilometre yol aldiktan sonra dağa ulaşacaktı. 100 kiloya yakın malzemesini yüklenip Nepal'e vardıktan sonra bunları Everest'in ana kampına kendi sırtında taşıdı.

    1996 sezonu Everest'te Jon Krakauer'ın Into Thin Air kitabında yazdığı gibi ölümlü geçti. Tecrübeli rehberler de dahil olmak üzere bir çok dağcı zirveye yakınken fırtınaya yakalanmış, aşağıya inememişti. Bütün bu karmaşa sırasında hırsına hakim olup aşağıda kalmayı yeğleyen Göran'a diğerlerine yardıma koşmak nasip olacaktı. Fırtınadan önceki denemesinde başarılı olamayan Göran, ancak daha sonraki ikinci çıkışında başarılı olabilmişti.
     
  6. bisikletcanavari

    bisikletcanavari Onursal Üye

    Kayıt:
    31 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    1.779
    Beğeniler:
    1.377
    Seviye:
    Doğru anladın Gürol abi ve hevesimi kırdın :) Şaka bi yana asıl amacım bisikletin, kas gücüyle çalışan bütün alet ve yöntemlerin ulaşım açısından en verimlisi olduğunu öne çıkarmak ve toplumumuzun genelinde yaygınca inanılan ''Bisikletle yokuş çıkılmaz'' ön yargısının yanlış olduğunu bir nebze olsun kanıtlamaya çalışmaktı. Sonradan daha farklı düşüncelere dalıyor insan :)

    Geçen sene 1800 metreye performanslı bir şekilde tırmanış gerçekleştirmiştik. Yarım saatlik dinlenmenin ardından tüm gün yaylada bisikletle gezip minibüsle tekrardan Ordu'ya inmiştik.Şimdiki hedefim Karagöl dağı.(3107m) Bu irtifanın ancak 2300 m kadar bisikletle tırmanabilecek kadar yolu var. Gerisi tabana kuvvet :)

    Napalım en azından Karagöl'e çıkılmanın imkansız olmadığını kanıtlayayım bari :) Çevremde (ki işin garibi bisiklet çevremde bile) oraya ''çıkılırmı?, sen kafayımı yedin?'' gibi karşılık alınca artık buraya tırmanmak farz oldu :)

    Zaman buldukça sitesini ziyaret edip, yazılarını okuyorum ;)

    Linkteki yazının bizim konuyla uzaktan-yakından bir alakası varmı acaba?
     
  7. murty

    murty Bisikletkolik

    Kayıt:
    10 Haziran 2008
    Mesajlar:
    1.373
    Beğeniler:
    1.227
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    2004 yazinda Izmir -Karaburun AKDAG (Karaburun Yarımadası’nın orta kesiminde kuzey-güney doğrultusunda uzanan Akdağ (1.218 m)) Henuz 18 yasimda yanima 2 adet matara su alip cikmayi denedim ,ama mevsimden yaz mevsimi bu tirmanis konusunda hic bir sey bilmiyorum,hava sicak diye ustume bir sey de almamistim,bisikletim suspansiyonsuz bir bisiklet ,300 metrede su buldum cesmeden ve 1100 metreye kadar tirmandim 4 saat 40 dakikada 1100 metrede "bayildim" hava hem soguk hemde hizli cikistan sonra terden dolayi yigildim kaldim tepe 100 metre onumde degil adim atmak ayaga kalkamadim ,yanima "saf" gibi cep telefonumuda almamistim (Babam arayipta bana bir suru kizar diye:)), 1 saat kadar bulutlar hatirliyorum o kadar .Sonra artik dedim olum bu kadar yakin ,sonra bir yol bulup ayaga kalktim bisiklete bindim geri donus yolunda fuze rampalarina giden yolda kuma saplanip dustum ,cok sukur bir kac siyrik ,500 metre inisten sonra sag tarafimdan ruzgar aldi beni firlatti atti , o da kucuk siyrik ,ilce merkezime vardim ilk denize karsi Adem in kafesinde elinde yedigi Akdeniz tostunu ve ustune 1 lt ayran ictikten sonra ancak hastaneye gidebildim ...
    Kissadan hisse olan bu hikayemi niye anlattim ,hocam burdan bir kac sonuc cikarirsin umarim insallah anlatip SIKMAMISIMDIR :)
     
  8. funq

    funq Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    18 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    506
    Beğeniler:
    344
    Şehir:
    Bursa
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    iyi güldüm :) geçmiş olsun
     
    murty bunu beğendi.
  9. Özgür Nevres

    Özgür Nevres Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    18 Haziran 2007
    Mesajlar:
    694
    Beğeniler:
    1.372
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Burada sanırım tırmanışın tarzı da önemli. Yani dağcılık literatürüyle vurgulayacak olursak, alpin stil mi, yoksa ekspedisyon şeklinde mi olacak?
    Alpin stil tırmanış günübirlik ya da günübirlik olmasa bile tek bir hamlede yapılan tırmanışlara verilen genel addır. Bir dağ rotasını hızlıca, beklemeden çıkmaya denir. Ekspedisyon ise çok daha uzun sürer. Önce tonları bulan kamp malzemeleri kampa taşınır, ekip çalışması yapılır, sabit hatlar döşenir, günlerce hatta aylarca kampta kalınabilir, vs vs.
    Sanırım rekordan kastedilen alpin stil oluyor. Yani tek seferde.
     
  10. bisikletcanavari

    bisikletcanavari Onursal Üye

    Kayıt:
    31 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    1.779
    Beğeniler:
    1.377
    Seviye:
    Evet tek seferde ve 24 saat içerisinde gerçekleşecek. Ve bisikletle yapılacak. Fakat şuanki çevremdeki coğrafyanın el verdiği max yükseklik 3090 m. Bununla idare edicez artık :)
     
  11. Hüseyin Çelebi

    Hüseyin Çelebi Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    24 Eylül 2004
    Mesajlar:
    512
    Beğeniler:
    2.068
    Şehir:
    Münih-Trabzon
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    24 saat içinde çok yüksek irtifalara çıkılabileceğini düşünüyorum. İrtifa derken irtifa farkı demek istiyorum tabii, 2000 metreden yola çıkıp 2300 metrede rekordan bahsedecek uyanıklara papuç bırakmamak lazım :p
    Trabzon sahilden çıkıp 2800 veya 3080 metreye ulaşıp geri dönüyorum; hatta her yaylaya gidişimde 2600 metre garanti yapıyorum. Yol devam etse ne kadar yükselebilirim bilmiyorum zira hayatımda 3100 metreden yüksek bir rakımda bulunmadım. 2000 metre civarında mekik dokudum hatta uzun yıllar senede 3 ay geçirdim ama daha yukarısı pek yok bizim oralarda. Rizede var 4000 metreler ama bisikletle 3000 üstüne çıkılabilecek yol pek yok orada da. Araziden ilerleyerek çıkış da öyle rekor getirecek bir hızda olmaz.

    Türkiyede en yüksek rakıma çıkan yollar nerelerdedir acaba?