Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Karya Sahilleri Bisiklet Turu (19,20,21 Ekim 2012)

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında Fikret Öztürk tarafından paylaşıldı.

  1. Fikret Öztürk

    Fikret Öztürk Kıdemli Üye

    Yaş:
    49
    Kayıt:
    8 Mart 2010
    Mesajlar:
    350
    Beğeniler:
    545
    Şehir:
    BİLECİK
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Marmaris Bisiklet Topluluğu tarafından her yıl düzenlenen Karya Sahilleri Bisiklet Turu” nun bu yıl üçüncüsü yapıldı. 19-20 ve 21 Ekim 2012 tarihleri arasında yapılan Tura bu yıl benimde katılmam nasip oldu. Türkiye’nin her yanından tura katılan bisiklet sever doğa tutkunları bu etkinliğe oldukça yoğun ilgi göstermişler. Yaklaşık olarak 200’e yakın katılımcı vardı. Hatta Hollanda, Belçika, Singapur’dan bile katılımcılar vardı.18 yaşından 60 yaşına kadar her yaştan bay ve bayanın katıldığı turda çok hoş ve keyifli zamanlar geçirdim.

    Gezi makalesine başlamadan önce Marmaris ile ilgili birkaç bilgi verelim:

    Akdeniz ve Ege Denizinin kavuştuğu yerde, önemli bir liman ve sahil kenti olan Marmaris ülkemizdeki en çekici tatil yörelerimizden biridir. Marmaris ve çevresinin kıyı yapısının çok girintili çıkıntılı olması, iyi korunmuş koyları ve limanları bulunması bu bölgenin Asya, Avrupa ve Afrika arasında önemli bir bağlantı noktası olmasını sağlamış.

    [​IMG]

    Yüzyıllar süren Karya tarihi içinde yer alan Marmaris ve çevresi, Rodos ve Mısır arasındaki ticari yol nedeniyle bir deniz üssü haline gelmiş, hatta bu konumu yüzünden istilalarla da karşı karşıya kalmıştır. Marmaris kent merkezindeki en önemli tarihi yapı kale dir. Osmanlı İmparatorluğu'nun Akdeniz'de egemen olması için Rodos Adası'nın alınmasının gerekli olduğuna inanan Kanuni Sultan Süleyman 16 Haziran 1522 yılında yüz bin kişilik bir orduyla Üsküdar'dan hareket ederek kırk gün sonra 26 Temmuz Cumartesi günü Marmaris'e ulaşmıştır. Önce kaleyi dolaşan Kanuni,kaleyi küçük bulmuş ve daha büyük bir kale yapılmasını emretmiş.Marmaris yaz aylarında 100.00’i bulan şehir içi nüfusuyla artık devasa bir tatil şehri durumundadır. Otellerin yatak kapasitesi 60,000’i aşmıştır. Her bütçeye uygun otel bulmak mümkündür. Yüzlerce lokanta, cafe, eğlence yeri açılmıştır.

    [​IMG]

    Marmaris ve çevresini denizden görmenin ayrı bir zevki vardır. Sabahları saat 10'da başlayan deniz motoru turları akşam saat 19.00'da sona erer. Motorlar gezide genellikle şu rotayı takip ederler: Günnücek Ormanı, Aktaş, Adaağzı, Yalancı Boğaz, Bedir Adası, Cennet Adası, Akvaryum Koyu, Fosforlu Mağara, Kadırga Koyu, Kadırga Koyu'ndan dönülür ve sırasıyla Çiftlik, Kumlubük, Turunç'a uğranarak körfeze girilir. İçmeler ve yat limanı arasındaki sahil şeridi ve güneşin batışı seyredilerek limana gelinir.

    18 Ekim akşamı "Pineta Park Deluxe Hotel" de bir toplantı yapılarak katılımcılara tur ile ilgili bilgiler verildi.Bu toplantıda ayrıca her katılımcıya tur için özel yaptırılmış ikişer tane tişört ve tur rotalarını gösteren dökümanlar verildi.

    Üç gün süren Tur boyunca 1.gün 52 km.2.gün 56 km ve üçüncü gün 59 km olmak üzere toplam 167 km yol kat edildi. Turdan bir gün önce Perşembe günü Marmaris’e gelip Polisevine yerleştim. Bisikletime atlayıp bir saat kadar Marmaris’i dolaştıktan sonra Marmaris’in doğu tarafında Yat limanının yanında bulunan Milli Parkı bir ziyaret edeyim dedim. Kızılçam ,Günlük (Sığla),ve Selvi ağaçlarının yoğun olarak bulunduğu Milli park 33.350 hektarlık bir alana sahip. Milli Park statüsünü 1996 yılında kazanmış. Milli Park içerisinde bulunan ağaçlardan Sığla (Günlük) ağacının endomik bir tür olduğunu özellikle belirtmek isterim.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Milli parkın girişine geldiğimde girişteki görevli kulübesinin kırık dökük olduğunu görünce hayal kırıklığı yaşadım. İçeri girip parkı dolaşmaya başladım. Park çok güzel ancak bir okadar da bakımsız. Park içinde bulunan ahşap bir kır gazinosu da yine aynı şekilde bakımsızlıktan viraneye dönmüş. Çevrede hiç bir görevli göremedim. Adeta gözden çıkarılmış atıl olarak bırakılmış bir yer izlenimi verdi bende. Böyle Türkiye’nin en önemli Turistik yerlerinden biri olan Marmaris’e bu durumu hiç ama hiç yakıştıramadım. İnşallah yetkililer bu eksikliğin farkına bir an önce varırlar da Marmaris’i bu ayıptan kurtarırlar.

    [​IMG]

    1.Gün (52 km):

    [​IMG]

    Sabah 7.30 da toplanma yerine geldim. Katılımcılar daha gelmemişti.Ancak bir müddet sonra yavaş yavaş gelmeye başladılar. Katılımcıların bir kısmı "Pineta Park Deluxe Hotel" de kalmışlar ve eşyalarını orada bulunan kamyonete yüklemişlerdi. Bu araç daha sonra toplanma yerine gelip oradaki katılımcılarında eşyalarını aldıp 1.gün sonu kamp yapacağımız yer olan "Çiflik Koyu" na götürdü.

    [​IMG]

    Saat 09.30 sıralarında Polis eskortluğu eşliğinde turumuz başladı. Bu gün İçmeler,Turunç,Kumlubük,Osmaniye ve son olarak kamp yapacağımız yer olan Çiftlik Koyuna ulaşacağız.

    İçmeler:

    Marmaris'e 8 kilometre uzaklıktadır. Son yıllarda büyük gelişme gösteren, modern bir tatil beldesidir. Sahili oldukça sığ, kumu incedir. Su sporlarının her çeşidi yapılmaktadır. Meraklılarına hizmet veren dalış kursları vardır. Turistlerin her türlü gereksinimlerini karşılayabilecekleri otelleri, motelleri, çarşısı, pazarı, eğlence yerleri gelişmiş ve kalitelidir. Kent merkezinden çok sık hareket eden motorlarla İçmeler'e denizden ulaşmanın ayrı bir zevki vardır.Yerli nüfusu 10 bin civarındadır.

    İçmeleri geçtikten sonra ilk 350 rakımlı ilk rampamıza tırmanmaya başladık.Güzel bir manzara görünce fotoğraf çekmeyi ihmal etmedik tabii. İçmeler den Turunç'a giderken orman yolunu tercih ettik.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Zirveyi aşıp diğer tarafa geçtiğimizde ilk molamızı yol kıyısında bulunan bir cafe de verdik. Burada Turuç manzarası eşliğinde çaylarımızı yudumladık.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Turunç:

    [​IMG]

    Marmaris'e karadan 21 kilometre, denizden 5 mil uzaklıktadır. Nüfusu 3.500 civarındadır. Karayolu üzerinde İçmeler'in virajlarla çıkılan tepelerinden Marmaris koyunun görünüşü olağanüstü güzelliktedir.Yine tepelerden Turunç'a inen virajlı yol seyrine doyum olmaz güzellikte manzaralar sergiler. Turunç'a denizden gidildiğinde denizin ve sahillerin bir başka güzel olduğu görülür.Turunç çevrede ilk mavi bayrak ödülünü alan beldedir. Her türlü konaklamaya uygun otel,motel ve pansiyon turistlerin hizmetindedir. Sosyal hizmetleri güçlüdür, çarşısı, pazarı, esnafı her zaman her konuda yardımcı olmaya çalışır. Pek çok yabancı, huzur ve sükunetinden dolayı yerleşmek için Turunç'u seçmektedir.

    Turunç'ta hiç durmadan devam ettik. İkinci molamız ı Turunç yakınlarında bulunan Amos antik kenti nde verdik.Burada katılımcılara birer sandviç verilince bazıları bunun öğlen yemeği olduğunu zannedip homurdanmaya başladılar.Meğerse az sonra çıkacağımız 650 rakımlı rampa öncesi birer gıda takviye-siymiş. Öğlen yemeğinin Osmaniye köyünde bulunan Balevi'nde verileceğini duyduklarında bir oh çektiler.

    Amos Kenti:

    Amos kenti Amos harabeleri olarak biliniyor. Çünkü ortada gerçekten harabelerden başka bir şey yok. Antik Amos harabelerine Kumlubük koyunun kuzeybatısından, dik sahilin güneyindeki Asarcık denilen tepeden ulaşmak mümkün. Wikipedia'da Amos kenti için "Amos, bir tepe üstünde yer alan tiyatro, tapınak ve bazı heykel kaidelerden oluşur." deniliyor. Ancak ben sadece küçük bir tiyatro ve taşlardan başka birşey göremedim. Ama Amos kenti denizden 88 metre yükseklikte harika bir manzaranın olduğu çok güzel bir tepede kurulmuş.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Yemek molasından sonra önce aşağı "Kumlubük"e doğru indik.

    Kumlubük
    Turunç üzerinden Marmaris'e uzaklığı 26 kilometre olup denizin temizliği, kumunun güzelliği, çevresinin doğal zenginliği ile tanınmıştır. Dağ yürüyüşleri için uygundur. Özellikle güneydoğu istikametindeki mağara 5.000 yıl önce ilk yerleşime sahne olmuş olduğu sanılmaktadır. Girişi 4 metre kadardır. İçerde galeriler, sarkıtlar ve dikitler bulunur.Yeni keşfedildiğinden henüz bilimsel bir araştırma yapılmamıştır ve tescil edilmediğinden hiçbir yayında yer almamaktadır. Kumlubük'ün konuklarını memnun eden lokanta ve otelleri vardır. Denizden ve karadan yapılan günlük turların uğrak yerlerindendir.

    Kumlubük' ün içine girmeden yoldan devam edip ileride sağ tarafa ayrılan orman yoluna dönüp turun İkinci ve en yüksek rampası olan 650 rakımlı dağa tırmanmaya başladık. Yer Yer %20 lere varan bu güzergahta zorlanmayan hiç bir katılımcı yoktu. Zirveyi aşıp Osmaniye köyü'nde bu sene yeni yapılan "Marmaris Bal Evi" denilen tesise geldik. Burada öğlen yemeklerimizi yedik.

    [​IMG]

    Balevi'nin mimari projesi Mimar Ahmet Çağlar Erakalın tarafından bal peteği formunda hazırlanmış.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Burada bizlere Balevi ve Arılarla ilgili bilgilerde verdiler. Balevi içersinde Arıcılık ile ilgili bir müze bulunuyor. Aynı zamanda burada arıcılık eğitimi de verilecekmiş.

    Arılar hakkında verilen çok ilginç bilgileri de paylaşmak isterim:

    Bir balarısı ;
    450 gr. bal üretmek için 2 milyon çiçeğe konması gerekiyor.
    Saatte 24 km hızla uçabiliyor.
    Sadece 2 yemek kaşığı baldan elde ettiği enerji ile dünyanın etrafını dolaşabilecek kadar mesafe kat edebiliyor.
    Bir peteği doldurabilmek için 100 milyon çiçeğin nektarını emmesi ve 100bin km kanat çırpması gerekiyor.
    Uçarken dakikada 11400 kez kanat çırpması nedeniyle vızıltı sesi çıkarıyor.
    Birbirleriyle olan iletişimleri dans ederek oluyor.

    Ana arı, yaşamı süresince sadece çiftleşme amacıyla ya da koloninin oğul vermesi durumunda kovan dışına çıkar. Kendi kendine beslenemez. Beslenmesi, bakıcı işçi arıların ağzına arı sütü vermeleri şeklinde olur.

    Erkek arılar çok kısa bir dile sahiptir. Bu nedenle çiçeklerden nektar alamazlar ve iğneleri olmadığı için kendilerini de koruyamazlar. Uçmadıkları zamanlarda kovanda ballı çerçeveler üzerinde dururlar ve beslenirler. Yaz sonu veya sonbahar dönemlerinde işçi arılarca zorla kovandan dışarı atılarak ölüme terk edilirler.İşçi arılar, ergin erkek arıları koloniden atmak veya erkek arı yumurta ve larvalarını tahrip etmek suretiyle kovandaki erkek arı sayısını düzenlerler

    Ayrıca;
    Türkiye, bal üretiminde dünyada ilk beş sıralaması içinde yer alırken, çam balı üretiminde ise birinci sırada bulunmaktaymış.

    Dünyadaki çam balı üretiminin %92 si Ege bölgesinde %8 i ise Yunanistan’da gerçekleştirilmekteymiş. Çam balı üretimine Muğla’nın katkısı % 75, Marmaris’in ise %30 civarındaymış.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Yemekler yenilip çaylar içildikten sonra rampa aşağı orman yolundan kamp yapacağımız yer olan Çiftlik Koyu'na doğru yola çıktık.

    [​IMG]

    Çiftlik Koyu:

    Çiftlik koyunun iri kumlu plajı denizinin her zaman pırıl pırıl olduğunu Marmaris'in en güzel ve sakin plajlarından biridir.Birkaç konaklama tesisi ile sahilde çardak lokantaları var. Bir de küçük adası var. Ada özel mülkiyette. Hemen yakındaki Gebekilise Koyu, mavi yolculuk teknelerinin gecelemek için seçtikleri yerler arasında.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Çiftlik koyunda birde "Green Platan Hotel" isimli turistik tesis bulunuyor.

    [​IMG]

    Tesisin girişi
    [​IMG]

    Bu da bahçesi. Bahçede hem büyükler hemde çocuklar için iki havuz bulunuyor.
    [​IMG]

    Akşam yemeklerimizi gece geç saatlerde gelen gemide yedikten sonra bisikletleri gemiye yüklüyoruz. Ertesi gün bu gemiyle 2 saatlik bir yolculuk yapıp "Serçe Limanı" na gideceğiz.

    [​IMG]

    [​IMG]

    DEVAM EDECEK...
     
  2. Ozan Duran

    Ozan Duran Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    16 Eylül 2012
    Mesajlar:
    677
    Beğeniler:
    696
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Yarı Marmarisli olarak bu turu ileride günün birinde yapmayı hayal ediyorum.
    Çok güzel olacağından eminim.
     
    Fikret Öztürk bunu beğendi.
  3. Fikret Öztürk

    Fikret Öztürk Kıdemli Üye

    Yaş:
    49
    Kayıt:
    8 Mart 2010
    Mesajlar:
    350
    Beğeniler:
    545
    Şehir:
    BİLECİK
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    2 Gün :

    İkinci gün iki saatlik bir gemi yolculuğu yapıp Serçe limanından pedallamaya başlayıp sırasıyla Taşlıca,Söğüt,Bozburun,Selimiye,Turgut, Orhaniyeve son olarak Hisarönü'ne gelip burada konaklayacağız.

    [​IMG]

    Ertesi gün erkenden kalkıp çadırı toplayıp gemiye gittim. Geminin en üstünde taras kısmına çıktığımda bazı katılımcıların çadır kurmamak için burada yattıklarını farkettim.

    [​IMG]

    Sonunda herkez tekneye bindi ve saat 08.15 te gemi Çiftlik koyundan ayrıldı. Kahvaltıyı gemide yaptık. Bu kahvaltı faslında da bir eleştiride bulunmak istiyorum. Kahvaltıda çay ayrı ücrete tabiydi. O da sallama çay. 4 TL ye sallama çay satılması bir çok arkadaşın tepkisine sebep oldu. Ben dahil birçok arkadaş çaysız kahvaltı yapmak zorunda kaldık.Turu organize eden arkadaşlar bir sonraki turları planlarken bu durumları dikkate alırlar sanırım. Burada bir eksi puan aldılar.

    [​IMG]

    Gece geç yatan bazı arkadaşlar taras kısmında uykularına devam etmeyi tercih etmişler.Ben ise çevreyi izleyip fotoğraf çekmeyi tercih ettim.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    İki saatlik bir mavi yolculuk sonunda Serçe Limanı karşıdan görüldü.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Gemi Limana yanaşınca herkez bir bisiklet alıp karaya çıkardı.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Tura katılan ilginç bisiklete tam donanımlı müzik sistemi monte edilmiş.

    [​IMG]

    Bütün bisikletler karaya çıkarılınca saat:12.00 gibi Taşlıca köyüne doğru pedallamaya başladık. Serçe Limanı uzaklarda kalırken yavaş yavaş yolun rampaları da artmaya başladı.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Taşlıca köyüne gelince burada çay molası veriyoruz.

    [​IMG]

    Organizatörler Taşlıca da tam not alıyorlar. Çünkü burada önceden iki köy kahvesi ile anlaşılmış. Ne içerseniz için, ne kadar içerseniz için için hepsi beleş.

    Taşlıca :

    Dağ yamacından yükselerek gidilen yolda Sömbeki Körfezi, yarımadalar ve adalar son derece güzel manzaralar sergiler. Köy yeni yapılan beş on bina dışında kuyularının bulunduğu yer bir tablo güzelliğindedir. Yakının da antik Foniks kentinin kalıntıları görülmektedir.


    Taşlıca dan Söğüt'e doğru yol alırken dağ yamacından yükselerek gidilen 5 km lik yolda Sömbeki Körfezi, yarımadalar ve adalar son derece güzel manzaralar sergiliyor.

    [​IMG]

    Söğüt manzarası

    [​IMG]

    Söğüt

    Söğüt'e Marmaris'ten İçmeler ve Bayır üzerinden 45 kilometrelik bir yolla ya da Marmaris, Hisarönü ve Selimiye üzerinden gidilebilir. Bayır üzerinden giden yol ormanlar arasından, Selimiye üzerinden giden kısa yolsa sahil ve koylardan geçer. Söğüt Bozburun Yarımadası'nın Sömbeki Körfezi'nde tenha bir köydür. Çok güzel manzaralı iki mahallesinden biri Şirinyer diğeri Cumhuriyet'tir(Saranda). Her iki mahallede de birkaç mütevazı pansiyonla birkaç lokanta turistlere hizmet verir. Lokantada her zaman balık bulunur. Çevrede badem, harup ve zeytin ağaçları yer almaktadır. Tarifeli minibüs seferi vardır. Nüfusu 2 bin 500'dür.

    Söğüt köyü Saranda mahallesinden Sömbeki körfezini ve Simi Adası’na kadar uzanan geniş alanı gün batımında izlemek çok keyifli oluyormuş.

    Ancak yol Söğüt'ün üst tarafından geçtiği için vakit kaybetmemek için merkeze uğrayamıyoruz.

    Söğüt-Bozburun güzergahından birkaç görüntü

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Söğüt'ü geçince Öğlen yemek molasının verileceği "Bozburun" a ulaşıyoruz.

    Bozburun

    Turizm bakımından bölgenin en bakir yerlerinden birisi olup sakin bir tatil isteyenlere önerilir.Büyük tesisler yok. Küçük mütevazi tesisler bulabilirsiniz. Sömbeki Körfezi’nin koylarından birinde yer alır. Çevre, Marmaris'in diğer bölgelerine göre alışılmadık ölçüde çıplak. Küçük motelleri, pansiyonları ve iyi balıkçı lokantaları var. Sebzelerini bahçelerinde yetiştiriyorlar,yumurtalar kümesten alınıyor. Balık ve deniz ürünleri de o gün deniz ne vermişse o!

    Her yer yürünebilecek kadar yakın. Köylüler de bisiklet kullanıyor.Gulet yapımında iddialı; çok sayıda küçük tersane ve kızaklardaki yapım aşamasındaki tekneler ilgi çekici görüntü oluşturuyor.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Yemek Kuyruğu

    [​IMG]

    [​IMG]

    Yemekten sonra hemen karşıda bulunan limana gidip birkaç fotoğraf çekiyorum.

    http://sphotos-h.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash3/14183_428430210549710_966455973_n.jpg

    [​IMG]

    [​IMG]

    Buda Bozburun Yelken kulübü

    [​IMG]

    Yemekler yendikten sonra Selimiye'ye doğru giderken yine rampalar bizleri bekliyor. Hele kestirme diye rotaya konulmuş bir-iki km.lik bir yol var ki (aşağıdaki resim) katılımcıların hepsi bisikletlerini elde taşımak zorunda kaldılar.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Zorlu bir yolu geride bıraktıktan sonra "Selimiye" ye varıyoruz.

    [​IMG]

    Selimiye

    Selimiye de Bodrum-Marmaris arasında seyreden mavi yolculuk teknelerinin uğrak yerlerinden biri. Köy yeşillikler içinde. İskele kenarında toplanmış küçük lokantalar genellikle teknelere hizmet veriyor. Balık bol.

    Antik adı Hydas olan Selimiye çevresinde üç kale kalıntısı var. Koyun güneydoğu tepelerindeki Helenistik dönem sur kalıntıları bulunuyor. Kamelya ve Dişlice Adalarına tekne turu, Selimiye'den çevre koylara ve adalara günübirlik tekne turları da yapılıyor. Ayrıca sahilde kolaylıkla tırmanılabilecek yükseklikte bir manastır bulunuyor.

    Bir diğer uğrak yeri ise Dişlice adası. Anıtlaşmış volkanik kaya görüntülerine sahip. Kayalar o kadar girintili çıkıntılı ki gözlerden ırak olmak isteyen aşıklar için çok sayıda uygun köşe bulunduğu için "Aşk Adası" da deniyormuş.

    [​IMG]

    [​IMG][/IMG]

    Selimiye girişinde ilginç bir ev dikkatimi çekiyor.

    [​IMG][/IMG]

    DEVAM EDECEK...
     
  4. Fikret Öztürk

    Fikret Öztürk Kıdemli Üye

    Yaş:
    49
    Kayıt:
    8 Mart 2010
    Mesajlar:
    350
    Beğeniler:
    545
    Şehir:
    BİLECİK
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Selimiyede Öğlen yemeklerimizi yedikten sonra Turgut ve oradan da Orhaniye üzerinden ikinci gün kamp yapacağımız Hisarönüne geldik. Yolda biraz fazla oyalandığım için Turgut ve Orhaniye' den geçerken hava karardığı için maalesef fotoğraf çekemedim. Dolayısıyla Turgut'ta bulunan şelaleyi ve Orhaniye'de ki kızkumunu göremedim. Sadece internetten bulduğum iki resmi eklemekle yetineceğim.

    Turgut ve Şelale
    [​IMG]

    Marmaris-Hisarönü yoluyla Orhaniye'den geçilerek 35. kilometrede Turgut'a gelinir. Antik sit alanı olan köy bu nedenle bakirliğini korumuştur. Turizme açılmadığı için henüz sakin kalan yörelerden biridir. Panoramasıl, sahili, kumsalı ve havası güzeldir. Sahilde hizmet veren lokantası vardır. Köy şelalesiyle ünlüdür. Köy merkezinden şelaleye giden yol üzerinde yaklaşık bir kilometre mesafede sağ yamaçta, kolay fark edilemeyen antik bir yapı yer alır. Kısa bir süre önce arkeologlar bu yapının İÖ 3-4. yüzyıllara ait Diyagoras adında bir savaşçının anıt mezarı olduğunu belirlemişlerdir. Şelale suyla ormanın sarmaş dolaş olduğu bir cennet bahçesidir. 3-4 metre yükseklikten dökülen şelalede, meydana gelen ufak gölcükte yüzülebilmektedir. Ayrıca Turgut girişinde Marmaris çevresindeki en büyük halı satış mağazaları bulunur. Temiz ve iyi yemek yapan çok sayıda lokanta hizmet vermektedir.

    Orhaniye ve Kızkumu
    [​IMG]

    Hisarönü körfezinin kıyısındaki önemli turizm merkezlerinden birisidir. Hisarönü Körfezine gelen yatlar Orhaniye'den geçerler. Rüzgar almayan denizi her zaman çarşaf gibidir. Çevresindeki çam ormanının rengi suya vurmuş, deniz sadece buraya özgü bir renge sahip olmuştur. Bu arada denizin ortasında yürüyen insanlar dikkatinizi çekecek. Kumul hareketleri sonucunda karadan başlayıp koyu ikiye bölen bir sığlık oluşmuş. Yaklaşık 600 metrelik şeride Kızkumu deniyor. Bir de efsanesi var: "Sevgilisine ulaşmak isteyen kız eteğine kum koymuş ve denizi doldurarak ilerlemiş. ama kum yetmemiş ve kızcağız boğulmuş."
    Koyun ortasında bir ada ve adanın tepesinde de kale kalıntıları var. Bybassos antik kentine ait olduğu sanılıyor.

    Hisarönü

    Marmaris-Datça yolu üzerinde 18. kilometrede, ana yolun sol tarafındadır .Hisarönü Körfezi'nin iki küçük koyuna hakim güzel bir panoraması vardır. Doğası ve havası güzel, yazın arana serin bir rüzgarı vardır. Denizi biraz dalgalı olmakla beraber hareketli denizi sevenler için tercih sebebidir. Özellikle rüzgarın denizden karaya esmesi nedeniyle Rüzgar sörfü için Marmaris çevresindeki en iyi yerdir. Sahilde kalınabilecek otel, motel ve pansiyonları vardır. , Marmaris'in kalabalığından uzak sakin bir tatil geçirmek isteyenlerin seçeneklerinden birini oluşturuyor. Hisarönü Binicilik tesisinde atlı turlar düzenleniyor. Köy içinde ve körfez kıyısında pansiyonculuk yaygın. Köyle körfez arasında Kastabos adlı bir kutsal alanın kalıntıları göze çarpıyor. Kalıntılar Hemithea Tapınağı ’na ait. Yerli nüfusu 3 bin 500 civarındadır.

    Hisarönü'ne geldiğimizde gece olmuştu.Birçok katılımcı çadırlarını kurmuşlardı. Ben gelirken Orhaniye köyünde Bal Festivali" düzenlendiğini görünce orada biraz oyalandım. Hisarönü'nde bulunan "Erine Beach Hotel' in bahçesinde boş bir yer bulup oraya çadırımı kurdum.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Bazı arkadaşlar da deniz kıyısındaki kumsalda çadırlarını kurmuşlardı. Yine burada çadır kurmak istemeyen bazıları da kumsaldaki şezlonkların üstlerine serdikleri uyku tulumlarında geceyi geçirmişlerdi.

    [​IMG]

    Kimisi de arka bahçedeki kulübelerde kalmayı yeğlemişlerdi.

    [​IMG]

    Bu tur sayesinde Marmaris ve çevresinde bulunan her biri adeta birer dünya cenneti olan eşsiz güzellikteki koyları daha yakından görme fırsatı bulduğum gibi aynı zamanda yeni birçok insanla da tanıştım. Bunlar arasında en çok dikkatimi çekenlerden biri de "Han ve Brigitta" çiftiydi. Aslen Hollanda vatandaşı olmalarına rağmen Marmaris’te almış oldukları evde ikamet ediyorlarmış. Özellikle Han Hanberg çok sempatik, şakacı ve espirili kişiliği ile insanlar arasında kendisini hemen fark ettirerek sempati topluyor. Eşi Brigitta ile de çok iyi anlaşıyorlar. Turun son günü Beldibi ve Marmaris manzaralı tepeye geldiğimizde çevrede kırık içki şişeleri ile çöplerin olduğunu gördük. Hemen büyük bir çöp poşeti getirilip burada bulunan çöpler toplanmak suretiyle mıntıka temizliği yapıldı. Bu mıntıka temizliğinde en fazla çalışan Han ve Brigitta çiftiydi.

    [​IMG]

    Burada akşam yemeğini yedikten sonra "Erine Beach Hotel" bahçesindeki bardan aldığım bir şişe soda mideme oturdu. Çünkü bir şişe sodaya 3 TL istemişlerdi. Tepkimi gösterdiğimde cevap dahi veremediler. Hem sezon sonu hemde bu kadar kalabalık bir kafile olmamıza rağmen fiyatlar fahiş derecede yüksekti. "Erine Beach Hotel" 2012 sezonunun son vurgununu bizler sayesinde gerçekleştirmiş oldu böylece. Organizatörlerin bunca insanı böyle paragöz zihniyetli insanların insafına bırakmamaları gerekirdi. Önceden buralarla görüşüp extralar için özel bir fiyat uygulanması için pazarlık yapabilirlerdi. Zaten sezon bittiği için tesisler sinek avlıyor. Buna hayır diyemezlerdi.

    Neyse ertesi gün eşyalarımızı son defa kamyonete yükleyip Marmaris'e gönderiyoruz.

    [​IMG]

    3.Gün

    [​IMG]

    Son gün turun en uzun yolunu kat edeceğiz. (59 km) Aynı zamanda tur boyunca en fazla taşlı topraklı yolun olduğu bir rota takip edilecek. Ancak bazı yerlerde Ambulans ve Akut ekibi dahi bizleri takip edemedi.

    Çıkış hazırlığı
    [​IMG]

    Orman yollarından

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Yol üzerinde bulunan "Asparan" isimli bir tesiste oldukça kalabalık insanları görünce dikkatimi çekiyor.

    [​IMG]

    Tesisin büyük bir bahçesi var.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Zengin bir kahvaltı için fiyat uygun gibi.
    [​IMG]

    Öğlen yemeği için orman içinde mola veriyoruz.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Turdan insan manzaraları

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Yemekten sonra yine orman ve deniz manzaralı yollardan yola devam ediyoruz.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Turun sonlarında Beldibi ve Marmaris manzaralı bir yere geliyoruz.

    [​IMG]

    Ben dahil bu güzel manzarayı görenler hemen fotoğraf makinelerine sarılıyorlar.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Buradan aşağıya Beldibi'ne grup halinde iniyoruz. Beldibi'nde bizi karşılayan Polis motorize ekip eşliğinde yine görkemli bir kalabalık eşliğinde Marmaris 19 Mayıs meydanına geliyoruz.

    Tura katılan bayanlar.
    [​IMG]

    Burada Belediye başkanı Ali ACAR kısa bir konuşma yapıp katılımcılara teşekkür edip naçizane hediyeler veriyor.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Son olarak toplu halde bir hatıra fotoğrafı çektirilip bir sonraki turda buluşmak üzere veda ediliyor.

    [​IMG]

    Türkiye'de yapılan bu tür organizasyonlara fırsat buldukça katılıp izlenimlerimi bundan sonrada paylaşmaya devam edeceğim. 2013 yılında nasip olursa memleketim olan Bilecik (Söğüt) ten başlayıp Çanakkale'de biten 500 km lik. "Kuruluştan Kurtuluşa Bisiklet Turu" na katılıp izlenimlerimi sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

    Bir sonraki makalede buluşmak dileğiyle herkese bol pedallı sağlıklı günler dilerim.
     
  5. Mustafa İlişe

    Mustafa İlişe Aktif Üye

    Kayıt:
    17 Ekim 2011
    Mesajlar:
    139
    Beğeniler:
    95
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Whistle
    Seviye:
    turda ben de vardım. harika bir organizasyondu. bundan sonra da kesinlikle katılacağım :) ayrıca fotoğraflar için de teşekkürler
     
  6. Deniz Baran

    Deniz Baran Aktif Üye

    Kayıt:
    6 Ekim 2012
    Mesajlar:
    133
    Beğeniler:
    30
    Şehir:
    Ankara/Batıkent
    Bisiklet:
    Bianchi
    Seviye:
    elinize ayağınıza sağlık..
     
    ufuk anatca ve Fikret Öztürk bunu beğendi.
  7. ahmet bagatur

    ahmet bagatur Yeni Üye

    Kayıt:
    18 Ekim 2012
    Mesajlar:
    49
    Beğeniler:
    27
    Şehir:
    belarus
    Seviye:
    Paylasim icin tesekkurler, cok guzel...
     
    Fikret Öztürk bunu beğendi.
  8. Ali İlker Topçu

    Ali İlker Topçu Yeni Üye

    Kayıt:
    16 Ekim 2012
    Mesajlar:
    15
    Beğeniler:
    2
    Şehir:
    Ankara - Eryaman 3. Etap
    Seviye:
    Nasıl içim gitti içim.. Gerçi ben böyle turlara katılmayı geçtim daha bisikletimi bile seçip alamadım :)

    Fena heveslendirdiniz. Çok güzel fotoğraflar çekmişsiniz. Deneyimlerinizi paylaştığınız için çok teşekkürler.
     
  9. Fikret Öztürk

    Fikret Öztürk Kıdemli Üye

    Yaş:
    49
    Kayıt:
    8 Mart 2010
    Mesajlar:
    350
    Beğeniler:
    545
    Şehir:
    BİLECİK
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Böyle gezi makalelerini yayınlama amacım aynen sizde olduğu gibi insanları heveslendirip özellikle tur bisikletçiliğine bir adım atmalarını sağlamak. Makalenin işe yaradığını görmek güzel.
     
  10. Erkin Karagoz

    Erkin Karagoz Üye

    Kayıt:
    14 Ekim 2012
    Mesajlar:
    81
    Beğeniler:
    27
    Şehir:
    Istanbul
    Seviye:
    Marmarisliyim, iş dolayısıyla İstanbul'da yaşıyorum.

    Bir sonraki TUR'a bende katılmak istiyorum.
     
  11. İbrahim Yurtseven

    İbrahim Yurtseven Köylü

    Yaş:
    58
    Kayıt:
    17 Nisan 2007
    Mesajlar:
    497
    Beğeniler:
    1.452
    Şehir:
    KIRKLARELİ - lÜLEBURGAZ
    Adı:
    İbrahim YURTSEVEN
    Bisiklet:
    Specialized
    Seviye:
    Fikret kareler şahane. Kısmetse önümüzdeki sezon Akdeniz turundayım. Marmaris ve çevresi hakkında bilgi sahibi olmuş oldum. Bu etkinlik her yıl aynı tarihte mi yapılıyor. Nezaman.??? sağlıkla kal.
     
  12. Göksun Özkirişçi

    Göksun Özkirişçi Bisikletkolik

    Kayıt:
    4 Mart 2010
    Mesajlar:
    1.162
    Beğeniler:
    1.075
    Şehir:
    Gaziantep
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    mükemmel bir tur olmuş.
    katılan herkesin ayaklarına sağlık...
     
  13. Fikret Öztürk

    Fikret Öztürk Kıdemli Üye

    Yaş:
    49
    Kayıt:
    8 Mart 2010
    Mesajlar:
    350
    Beğeniler:
    545
    Şehir:
    BİLECİK
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Bu yıl 26-27-28 -29 Ekim tarihleri arasında yapılacak.Dört gün sürecek .Kontenjan 200 kişi ile sınırlı Ayrıntılı bilgi burada
     
    İbrahim Yurtseven bunu beğendi.