Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Karpuzcunun Önünde Buluşalım

Konu, 'Şehiriçi Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında barhay tarafından paylaşıldı.

  1. barhay

    barhay Aktif Üye

    Kayıt:
    28 Mart 2005
    Mesajlar:
    106
    Beğeniler:
    175
    Şehir:
    Eskişehir
    Seviye:
    Merhaba arkadaşlar bu hikayem 2002 kışında yapmış olduğumuz faaliyetten etkilenerek yazdığım bir hikaye.. faaliyet gerçek ama olanlar kurgu beğeniceğinizi umuyorum ..... (yazım ve imla kuralları için kusuruma bakmayın )


    KARPUZCUNUN ÖNÜNDE BULUŞALIM

    Yine, yeni bir Pazar sabahıydı gözlerimi açtığımda. Banyoda aynanın karşısında kendime bakarak bugün yaşayacaklarımı hiç tahmin edemezdim. Kim biliyor ki zaten birkaç saat sonra neler olabileceğini.

    Cep telefonumun pin numaralarını giriyordum clik clik sesi ve artık dünyayla bağlantı kurmaya başlamıştım uzun ve yorucu bir haftanın sonunda üstelik Pazar günü. İlk mesajım gelmiş bile beni uyarıyor.ardından ikincisi. Kimden acaba? merakla tuşlara basıp, kimden geldiğinide tahmin etmeye çalışıyorum. Aslında ondan bekliyorum bayramda yeni tanıştığım ela gözlü ince belli dilber.Çok etkilenmiştim ,o günde formumdaydım kesin odur. son tuşa bastım ve bir yazı” saat 10:00 da karpuzcunun önünde buluşalım”

    Bu mesajın anlamını biliyordum. Gözüm hemen bizim bisan a yöneldi baştan aşağı bir süzdüm evet bugün faaliyet çıkarır dedim içimden.... haftalar öncesinden bakımını yapmıştım. Saate baktım 09:15 45 dakikam var ..o zaman birden beni bisiklet faaliyeti heyecanı sarı verdi. Kaskım nerde? Kaskımı ararken Aaooo oda ne .. gözüm birden pencereden dışarı ilişti dışarısı bembeyazdı evet ya biz kış mevsiminde ve şubat ayındaydık. Beynimde yine birsürü soru işareti nasıl olacak karda bisiklet faaliyeti, üşüyeceğim , donacağım ??????? Ama hiç böyle bir faaliyet yapmamıştım bisikletle, bunu yaşamalıyım diye bir cevap kendi kendime...Cevaplarımı veriyorum habire kendime ....yeni aldığım üst cordurayı denerim bu arada , termosa sıcak cay, balaklavayıda çektimmi malzeme üreticisi arkadaşımın kendi elyapımı solo ped i de giyersem alsana uygun faaliyet aksesuarı canavargibide olur valla.. herşey dakikalar saniyeler içinde olup biti verdi. Kendimi bir anda sokak kapısının önünde bisikletimin sele ayarını yaparken buldum. Birden elim volkmenime gitti ya ben bunu nezaman aldım volkmenimin bir kulaklığınıda taktım radyodan güzel nağmeler gelmeye başladı bile tam faaliyetlik parçalar. Tam gaza basıyordum pardon pedala yan taraftan bir ses,, olum bu soğukta nereye gidiyorsun .. Dönüp baktığımda komşumuz nusret amca ..Gezicem nusret amca.. Nusret amca anlayamadığı beni birkez daha anlayamamış bir soruyla hadi bu bisiklete yazın biniyorsun da şimdi ne diye biniyorsun bu soğuk da be oğlum ....Nasıl anlatacam adama derdimi bende bilmiyorum nusret amaca bende bilmiyorum. Dedim ve pedala yüklendim.


    Yolları buzlayıp açmışlar asvalt vıcık vıcık ama ben genede yavaş yavaş seyrime devam ediyorum bayada çamur sıçrıyor. Masus ara sokaklara giriyorum ki oralarda kar bol karda seyir edeyim. Tekerleklerden çok hoş bir ses geliyor.. Tekerin karla temasında çıkan o ses ve kayma riskinin yarattığı anrenalin muhteşem ustelik arada donüşlerde yavaşlamak için bastığım arka firenin tekeri kilitlemesi ve karda bisikletin arka tarafımın sağa yada sola kayması ..acayip keyif verici . uff düşünsene araziye çıkınca karın bol olduğu yerlerde kim bilir nasıl olur. Hatta 1 ay önce bir faaliyette iniş yaptığımız orta eyimli bir kulvar var oradan aşağı kaya kaya inmek nasıl zevkli olur bu karda. Bu düşüncelerle karpuzcunun önünde buluverdim kendimi.

    Üzerinde mavi mont, güneş gölüklü , kafasındaki kırmızı kaskı, top sakallı ve kısa boyuyla ama herzaman ki bisikletci karizmasıyla mesajın sahibi beni bekliyor. Selam ; selam birkaç cümle ve hareket ediyoruz. Rota tamamiyle doğaçlama sokak aralarından iyice şehirden uzaklaşıp araziye kavuşuyoruz . ben bir ara durdum ve önümde ağır ağır seyreden arkadaşımı gözlemliyorum ve bu arada sıvı tüketiyorum. Bilirim yani,, suyu iyi tüketmessen hele kışın, sen tükeni verirsin alim allah..Bende girdim araziye vitesim baya bir büyük geldi bu araziye baya bir zorlanmaya başladım vites düşürelim düşür düşür derken 1 vitese geldik nihayetinde anca böyle rahat oluyor ama habire patinaj çekiyorum araziye girmiş jipler gibi hakketten öyleydi yani in çık in çık bir sağa bir sola ya bu dengeyide sağlamak nekadar zor. Nihayetinde uyum sağlamaya başlıyorum altımda kalan beyaz zemine. Beni bekleyen arkadaşım hemen ilk tecrübesini paylaşıyor seleni aşağıya indir. Sebep ağırlık merkezinin arka tekere daha yakın olması ve patinaj olayını aza indirgemesi. Aynen tatbik ediyorum .devammı devam ....evetya birazdaha ilerleyince seleyi indirmenin sebeb den sonraki sonunucunu görmüş oluyorum. Sıtabilize bir yola çıkıyoruz burada kar nadir ve hızımızı arttırıyoruz. Ve yolun sonu ama bizim için değil biz gene araziye bu sefer olay çok daha heyecanlı... ilerlediğimiz etabın sağında çok yakınında porsuk çayı akıyor.. burada denge çok önemli evet evet çok önemli kayıpta porsuğun o soğuk bir o kadarda lağım sıcaklığıyla dolu akıntının içinde kendimi görmek istemiyorum. Bir paninaj ve etaptayız ufak bir hata porsukla bütünleşmemize neden olabilir bunun vermiş olduğu tedirginlik olayın heyecanını dahada arttırıyor. Vites gene 1 e düşmüş aralarda 3 ede atıyorum ..arkadaşım önde ben arkada kaya kaya porsuğa nispet edercesine ilerliyoruz. Aramız açılmış arkadaşımla..... ileride durmuş beni bekliyor ama bu sefer elinde bir fotoğraf makinası ve o anı fotoğraflıyor...

    [​IMG]



    Her zamanki uğradığımız sütlüce köyü bakkalından bisküvi vs alıyoruz ve karşımızda duran dikmi dik etaba gireceğiz. Bu sefer karın yarattığı zorluk yetmezmiş gibi eğim de ona destek olmuş bacak kaslarımızı teste tabi tutacaklar besbelli.Denge ve patinaj olayıda cabası. Etapda ilerliyoruz dikleştikce dikleşiyo bas babam bas ha öyle seri seride basamassın ha ağır ağır basacan pedala hızlı basınca patinaj yapıyor. Eğim olayı.... ağır ağır basacam derkende denge sana oradan bir omuz atıyor sağa gidiyon sola gidi veriyon ayarı kaçırıp pedala yükleniyon patinaj filan derken bisikleti omuza almışım yürümeye başlıyorum. Napayım çıldıracam yürümeyi becere biliyorum hiç olmassa . Evet burda eğim biraz azaldı buradan devam edeyim . pedala basıyorum arka teker patinaj yapıyor sağa sola derken gene ayaklarım yerde e olaydan da soğumuşum kıvamı tutturunca iyi gidiyordu. Şimdi ara verip yürüyünce bisiklete binmeyi unutu verdim. Birkaç deneme sonrasında hareket ede bildim ve tatlı bir eğimde artık hiç durmadan üstelik iz aça aça ,,,çünkü ilerlediğimiz etap sıtabilize bir yoldu tabi yazın.. şu anda ne bir teker izi nede bir yol izi var izi ben açıyorum...herhalde buranın bisikletle ilk kış çıkışını yapıyor olmalıydık Bu seyir böyle devam ede durdu ve geri iniş yoluna geldi sıra şimdi. İşte burası çok keyifli olacak tabi ben gene atladım tamgaz aşağı süzülmeyi düşünüyorum. Arkadaşım beni uyarıyor. Abi firene bassana bir... evet ya firene basıyorum ama tutmuyorki tekerleklerin arasından yukarı firen pabuçlarına doğru çıkan kar taneleri pabucun kenarlarında birikmiş soğuda yiyince donmuş... firenden işlevsel bir eser yok ...bunları farketmeden inişe geçtiğimi düşünmek bile istemiyorum. Ama düşünüyorum hızını almışsın dönüşe geldin firene basıyon ama firen tutmuyor gerçi bu karda tutsa ne olacak.. kayacan düşecen. Evet üstdada soralım nasıl oluyor bu iniş .Yavaş yavaş inecekmişiz firenede basa basa tabiki arka firene olayı aynen tatbik etmeye başlıyoruz ve acayip keyifli bir iniş oluyor . Okadar ıkınarak ve geniş bir zaman diliminde çıktığımız yolu çok kısa bir zaman diliminde harcıyoruz .. Ya bu keyifli işler hep kısamı sürer hep ?

    Etabımızın sonunda bir piknik alanına ulaşıyoruz. Ve her tarafta bizim için hazırlanmış masalar var yazın olsa burası insan kaynardı .ama şimdi kimse yok heryer bembeyaz . Çantama uzanıp termosumu çıkarıyorum sıcacık çaylarımızı yudumlamaya başlıyoruz yanındada bisküvilerimiz...Bu arada da soyunmaya başlıyoruz herhalde bizi öyle görseler ki görende oldu neler düşünüyorlardır kim bilir diyecem ama üzerimizdeki terden ıslanmış giysilerimizi değiştiriyorduk. Çok efor sarfetmiştik ve de terlemiştik ıslakları kurularla değiştirirken altıma giydiğim solo ped im dikkatimi çekti gayet başarılı bir faaliyet çıkarmıştı hiçbir soğukluk hissetmemiştim üstelik içnde bir terlemede yoktu.çok sevindirik oldum ve bunlardan birtanede arkadaşıma tavsiyede bulundum. Üst cordroya baktığımda astar kısmının ıslak olduğunu farkettim ilk başta baya bozuldum hani bu nefes alıyordu. Alıyor ama astar almıyorki hem bisiklete bindin baya bir terlemiştim biraz aşırı bir terlemeydi bizimki. Birden yantaraftaki masalarda birkaç insan belirdi arkadaşlarda suçuk ekmek partisi vermeye gelmişler.

    Birden çep telefonum çaldı ve kapandı kim çaldırırki hiçde sevmem şu çaldırıp kapatma muhabbetini kim ki bu??? tuşlara iki dokundum Aaaoo bu arayan oydu Ela gözlü ince belli dilberim aramış beni...... Birden aklıma sabah üstüste gelen mesajlar geldi. Mesajın birtanesini okumuştum. Ve buradaydım ikinci mesajı okumalıyım. Bir den adrenalin katsayım faaliyetteymiş gibi arttı ...evet o bana mesaj atmış bu gün için buluşmak istediğini yazan bir mesaj ...Ama ben buradayım ne yapmalı birden beni muammalı bir telaş sardı saat kaç 15:30 arkadaşım şaşırmaya başladı ne oldu sana ..allahtan faaliyetimizin sonuna gelmiştik durumu anlattım . anlayışla karşıladı ama benim şimdi onu aramam gerek evet bir telefon açmalı aramaya başladım ama kapsama alanı dışında diyor. Hay seningibi teknolojiye neyse bendeki heyecan bir anda durdu ve dinginleştim .Havada soğumaya başladı gitsekmi arkadaşım tamamdır ve şehrin yolunu tuttuk ben evime arkadaşım evime.

    Ve ben hala saat 24:00 olmuş ela gözlü dilberimi arıyorum.. (Aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor)

    Neyseki bu yazıyı yazdım ve beni baştan çıkarmaya yeten bir faaliyetim vardı.


    [​IMG]
     
    guneykaragoz, Özcan, sarrri ve 5 kişi daha bunu beğendi.
  2. no_name

    no_name Kıdemli Üye

    Kayıt:
    25 Mart 2006
    Mesajlar:
    281
    Beğeniler:
    214
    Şehir:
    sivas
    Adı:
    mesut
    Bisiklet:
    Bianchi
    Seviye:
    hocam valllahi sen aşmışsın ne diyeyim ama aşkla bisiklet bir arada yürümüyor en azından benim için öyleydi 2 sene önce ama şimdi desen evliyiz çoluk çocuk mecburen yürüyor :D ama resimler süper ellerine bacaklarına bisikletine sağlık
     
    barhay bunu beğendi.
  3. Murat CER

    Murat CER Onursal Üye

    Kayıt:
    11 Ekim 2004
    Mesajlar:
    2.072
    Beğeniler:
    1.264
    Seviye:
    çok teşekkürler kardeş.

    fotoğraflar için ayrıca teşekkürler.
     
    barhay bunu beğendi.
  4. mazhar

    mazhar Kıdemli Üye

    Kayıt:
    30 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    283
    Beğeniler:
    230
    Şehir:
    İstanbul/Eskişehir
    Seviye:
    Eline sağlık Barbaros... güzel yazı ve fotoğraflar...:in:
     
    barhay bunu beğendi.
  5. eYa

    eYa Bisikletkolik

    Kayıt:
    18 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    1.297
    Beğeniler:
    864
    Şehir:
    Eskişehir & Didim
    Seviye:
    Eline sağlık abim güzel faaliyet olmuş... Karda tekerin çıkardığı sesi beğenmeyen yoktur zaten :D
     
    barhay bunu beğendi.
  6. Özcan

    Özcan Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    4 Aralık 2005
    Mesajlar:
    450
    Beğeniler:
    553
    Seviye:
    Tebrikler.. En çok Nusret amcanın olduğu paragraf beğenimi kazandı.. Keyif alarak okunuyor.. :in:
     
    barhay bunu beğendi.