Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

karıncayı bu kadar yakından gördünüzmü?

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında Derya AKYILDIZ tarafından paylaşıldı.

  1. Derya AKYILDIZ

    Derya AKYILDIZ Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Ocak 2006
    Mesajlar:
    1.551
    Beğeniler:
    1.807
    Şehir:
    Ataşehir
    Seviye:
    [​IMG]
     
  2. Cevat_Genc

    Cevat_Genc Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    24 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    470
    Beğeniler:
    245
    Şehir:
    Fatih / WesTanBuL
    Seviye:
    Bu degişik bi tür karınca sanırım ilginç teşekkürler
     
  3. çağatay_çankaya

    çağatay_çankaya Onursal Üye

    Yaş:
    29
    Kayıt:
    18 Eylül 2004
    Mesajlar:
    2.828
    Beğeniler:
    844
    Şehir:
    İstanbul / Eyüp
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    valla çok şahane bir yaratık ama ben yurdum karıncasını görmek istiyorum... ağzında sigarası çizgili pijama giymiş bir karınca:D
     
  4. Serkan Taşdelen

    Serkan Taşdelen Onursal Üye

    Kayıt:
    27 Şubat 2006
    Mesajlar:
    2.692
    Beğeniler:
    5.216
    Şehir:
    Türkiye
    Seviye:
    Gerçekten çok ilginç. Bende çekmiştim karınca fotoları ama bu kadar yakından değil..:D:D:D

    Paylaşım için teşekkürler...

    Sevgiler...
     
  5. İsmail Ağıllı

    İsmail Ağıllı Onursal Üye

    Kayıt:
    5 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    1.707
    Beğeniler:
    930
    Şehir:
    Ürgüp, Kapadokya
    Seviye:
    valla pes dogrusu cok tüylü hayvan yaaa
     
  6. _bluessy_

    _bluessy_ Aktif Üye

    Kayıt:
    24 Şubat 2006
    Mesajlar:
    160
    Beğeniler:
    81
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    :eek: :eek: :eek: :eek: :eek:
     
  7. simoniuğur

    simoniuğur Kıdemli Üye

    Kayıt:
    5 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    282
    Beğeniler:
    186
    Şehir:
    istanbul-gaziosmanpaşa
    Seviye:
    bizim karıncalar böyle pozlar vermezler racona ters bir durum olur hele karılarını hiç kıçarmazlar
     
  8. assan34

    assan34 Aktif Üye

    Kayıt:
    31 Mayıs 2006
    Mesajlar:
    198
    Beğeniler:
    61
    Şehir:
    Kayseri
    Seviye:
    walla ben de bilmiyodum karıncaların tüylü olduğunu
     
  9. çağatay_çankaya

    çağatay_çankaya Onursal Üye

    Yaş:
    29
    Kayıt:
    18 Eylül 2004
    Mesajlar:
    2.828
    Beğeniler:
    844
    Şehir:
    İstanbul / Eyüp
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Böceklerin dünyası

    KARINCALAR

    Yeryüzünde en kalabalık nüfusa sahip olan canlılar, karıncalardır. Her yeni doğan 40 insana karşılık, 700 milyon karınca dünyaya gelir. Ve bu canlılar hakkında öğrenebileceğimiz çok fazla bilgi vardır.

    Böcek türlerinin en "sosyal"lerinden biri olan karıncalar, son derece iyi "örgütlenmiş" bir düzen içinde, "koloniler" denen topluluklar halinde yaşarlar. Örgütlenmeleri öyle gelişmiş bir düzen içindedir ki, bu açıdan insanlarınkine benzer bir uygarlığa sahip oldukları bile söylenebilir.

    Karıncalar besinlerini üretip depolarken, yavrularını gözetir, kolonilerini korur ve savaşırlar. Hatta "terzilik" yapıp, "tarım"la uğraşan, "hayvan yetiştiren" koloniler bile vardır. Aralarında çok güçlü bir iletişim ağı bulunan bu hayvanlar, toplumsal örgütlenme ve uzmanlaşma açısından bakıldığında, hiçbir canlı ile kıyaslanamayacak üstünlüktedirler.

    Günümüzde toplumsal örgütlenmeleri sağlamak, sosyo-ekonomik sorunlara kalıcı çözümler bulabilmek için kurulan "düşünce grupları"nda (think-tankler), üstün zeka ve eğitim düzeyine sahip araştırmacılar geceli gündüzlü çalışmalar yapmaktadırlar. İdeologlar asırlardır sosyal modeller üretmektedirler. Bunca yoğun çabaya rağmen dünya geneline baktığımızda, henüz ideal bir sosyo-ekonomik toplum düzenine ulaşılabilmiş değildir. İnsan toplulukları içinde daima rekabete ve kişisel çıkarlara dayalı bir düzen anlayışı olduğundan, kurulan düzenlerin kusursuz olması hiçbir zaman mümkün olamamaktadır. Oysa karıncalar kendileri açısından en ideal olan sosyal sistemi milyonlarca sene öncesinden günümüze kadar hiçbir aksaklığa meydan vermeden sürdüregelmişlerdir.

    Peki bu milimetrik canlılar nasıl oluyor da böyle bir düzeni sağlayabiliyorlar? Bu mutlaka cevap aranması gereken bir sorudur.

    Bu soruya cevap vermeye çalışan evrimciler, karıncaların 80 milyon yıl önce arkaik bir yabanarısı türü olan "Tiphiidae"den türediklerini, 65-40 milyon yıl önce aniden "kendi iradeleriyle" sosyalleşmeye başladıklarını ve böceklerin evriminin en üst basamağını oluşturduklarını iddia ederler. Ancak bu sosyalleşmenin sebeplerini ve oluşumunu herhangi bir şekilde açıklamazlar. Çünkü evrimin temel mekanizması, hayatlarının devamı için canlıların birbirleriyle kıyasıya mücadele etmelerini gerektirmektedir. Buna göre her tür ve o türün içindeki her birey yalnızca kendisini ve kendi yavrularını düşünür. (Yavrularını düşünmeye neden ve nasıl başladığı sorusu da Evrim için ayrı bir çıkmazdır, ama şimdilik bu noktayı atlıyoruz.) Bu tür bir "evrim kanunu"nun nasıl olup merkezinde fedakarlığın yer aldığı bir sosyal sistemi oluşturabileceği sorusu elbette cevapsızdır.

    Yanıtlanması gereken sorular bu kadarla sınırlı değildir. Bir milyon tanesinin sinir hücrelerinin toplamı ancak 20 gram olan bu canlılar, "aniden" gruplar halinde sosyalleşme kararı almış olabilirler mi? Veya böyle bir karara vardıktan sonra toplanıp bu gruplaşmanın kurallarını belirleyebilirler mi? Belirlediklerini kabul etsek bile, hepsi bu yeni sisteme itirazsız itaat eder mi? Bütün bu imkansızları gerçekleştirdikten sonra mı milyonlarca üyeli koloniler kurup ileri bir sosyal düzen sağlayabilmişlerdir?

    Peki bu mücadele içinde bir "kast sistemi" nasıl ortaya çıkmıştır? Öncelikle şu sorunun cevaplanması gerekir: Kraliçe ve işçi farkı nasıl ortaya çıkmıştır? Evrimciler bu noktada, işçilerin arasından bir grubun çalışmayı bıraktıklarını ve uzun bir zaman dilimi içinde genetik farklılıklar yaşayarak işçi karıncalardan farklı bir fizyolojiye sahip olduklarını öne süreceklerdir. Ancak bu dönüşüm süreci içinde sözkonusu "kraliçe adayları"nın nasıl beslendiği sorusu karşımıza çıkmaktadır. Çünkü kraliçe karıncalar yiyecek aramazlar, işçilerin getirdikleri besinlerle beslenirler. Eğer bazı işçiler kendilerini "kraliçe" olarak görmeye başlamış olsalar bile, bu hiyerarşi nasıl ve neden diğer işçiler tarafından kabul edilmiştir? Dahası, neden bu kraliçeyi beslemeye razı olmuşlardır? Evrim'e göre içinde bulundukları "yaşam mücadelesi", yalnızca kendilerini düşünmelerini öngörmektedir çünkü.

    Tüm böcekler hayatlarının büyük kısmını yiyecek aramakla geçirirler. Yiyecek bulurlar, yerler, yeniden acıkır, yeniden ararlar. Bir de tehlikelerden kaçarlar. Evrim'i kabul ettiğimizde, karıncaların da bir zamanlar böyle "bireysel" yaşadıklarını fakat milyonlarca yıl önce bir gün sosyalleşmeye karar verdiklerini kabul etmemiz gerekir. Aralarında ortak bir iletişim yokken -çünkü iletişim Evrim'e göre sosyalleşmenin bir sonucudur- bu sosyal düzeni "kurmaya" nasıl "karar verdikleri" sorusunun ise hiçbir cevabı yoktur. Dahası, bu sosyalleşme için gerekli olan genetik farklılaşmayı nasıl elde ettikleri sorusunun da hiçbir bilimsel izahı yoktur.

    Tüm bunlar bizi tek bir noktaya götürmektedir: Karıncaların milyonlarca yıl önce günlerden bir gün "sosyalleşmeye" başladıklarını iddia etmek, aklın ve mantığın tüm temel kurallarını çiğnemek demektir. Konunun tek açıklaması ise şudur: Detaylarını ileriki bölümlerde göreceğimiz sosyal düzen karıncalarla birlikte yaratılmıştır ve yeryüzündeki ilk karınca kolonisinden bugüne dek bu sistem değişmemiştir.
     
  10. Ercan Bayram

    Ercan Bayram Onursal Üye

    Kayıt:
    27 Ocak 2006
    Mesajlar:
    2.092
    Beğeniler:
    1.655
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    işte Allah o kadar büyük ki siz düşünün...
    etrafa dikkatli bakmak yeterli bu büyüklüğü görmek için...
     
    acumur ve yavuz bunu beğendi.
  11. Anıl(shopar)

    Anıl(shopar) Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    23 Mayıs 2006
    Mesajlar:
    574
    Beğeniler:
    239
    Şehir:
    Erenköy, İstanbul
    Seviye:
    süper ötesi bi yaratık işte tek kelime ile muhteşem bişi
     
  12. Serkan Taşdelen

    Serkan Taşdelen Onursal Üye

    Kayıt:
    27 Şubat 2006
    Mesajlar:
    2.692
    Beğeniler:
    5.216
    Şehir:
    Türkiye
    Seviye:
    İlaveten....

    Cansız olan arılar çok güzel bir stantta ve güzel bir macro lens ile çekilmiş. Ama gerçekten çoğu böceğe yaklaştığınız zaman çok değişik görünüyo.

    Buda benim çektiğim bi karınca fotoğrafı. Benim amatör makinem ile bu kadar yakın çekilebiliyor.

    [​IMG]

    Sevgiler...