Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Kapitalizmin “Planlı Hızlı Tüketim” modeline karşı “Kendin-Yap” gönüllüleri

Konu, 'Tüketim Karşıtı Çevreciler' kısmında soner kalaycıoğlu tarafından paylaşıldı.

  1. soner kalaycıoğlu

    soner kalaycıoğlu Kıdemli Üye

    Yaş:
    59
    Kayıt:
    11 Ekim 2011
    Mesajlar:
    227
    Beğeniler:
    449
    Şehir:
    kırşehir
    Bisiklet:
    Diğer
    Seviye:
    bu yazıyı okuduğunuz zaman;bu düzenin insanı tutsak almak,köleleştirmek için nasıl bir sistem yarattığını anlayacaksınız.sistem ürettiklerinin ömrünü azaltıp,tamirini de önleyerek,banka kredilerine mecbur edip,sistemin uslu köleleri olmaktayız.selamlar,saygılar

    Nick Meynen tarafından Ejolt’da yayınlanan haberi Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Filiz İnceoğlu’nun çevirisiyle sunuyoruz.

    Telefonlarımızda ve dizüstü bilgisayarlarımızda kullanılan az bulunur metallerle ilgili şiddetli tartışmalar devam ederken ve elektronik atıklar dağ gibi büyürken, mühendisler ürünlerin daha hızlı tüketilmesi için yeni yollar keşfetmek için kafa patlatıyor. Bir bilgisayarı ve bir monitörü üretmek için 244 kg fosil yakıt, 21,8 kg kimyasal ve 1,5 ton su gerekiyor. Avrupa Çevre Ofisi’nde ürün politikası uzmanı olan Carsten Wachholz şöyle açıklıyor: “Bir dizüstü bilgisayarı üretmek için tüketilen enerjiyi telafi etmek için, ürünün 20 yıldan uzun süre kullanılması ve bu süre zarfında da yüzde 20-30 civarında bir verim iyileştirme oranına sahip olması gerekir.” Ancak bunun tam tersi gerçekleşiyor: 2010’da üretilen bilgisayarların 2000’de üretilenlere oranla ömürleri %10 daha kısa. Aynı şey cep telefonları, iPod’lar vs için de geçerli. Bunun sonucunda, dünya üzerindeki elektronik atığın miktarı katlanarak artıyor ve yılda 50 milyon tonu geçiyor.

    Bu planlı hızlı tüketim fikri ilk olarak ampullerle, naylon çoraplarla ve arabalarla başladı. Zamanla tüm elektronik aletlere, ders kitaplarına, çamaşır makinelerine, mikrodalga fırınlara, yazılımlara, hatta bozulma ve ‘demode’ olma ihtimali olan neredeyse her ürüne yansıdı. Mühendislerden, ürünleri daha hızlı hurdaya çıkacak şekilde çalışmaları isteniyor; böylece insanlar hızlıca yerine yenisini alma ihtiyacı duyacaklar. Bu yolla şirketler yüksek kâr ediyorlar ama bu durumun bazı hoş olmayan sonuçları da var: daralan stoklar ve her geçen gün artan atıklar içinde kalan gezegenin artan materyal ve enerji tüketimi sorunu. Çevresel haksızlıkların ardında çok büyük amaçlar yatıyor, bizler son üç yılımızı alan bir araştırma ile bu konuyu derinlemesine inceledik. Şimdi, bu tehlikeli oyunların kaynağına ve onları nasıl durduracağımıza daha yakından bakalım.

    “Başarısızlığa mahkumiyet”: geçmişin özeti
    Wikipedia’da “Planlı Hızlı Tüketim” (Planned Obsolescence) tanımını aradığımızda, konuya dair yüzeysel bilgiler geliyor: “Bu stratejinin ardında yatan gerekçe… mükerrer satın almalar arasındaki zamanı azaltmak… üretici –ürünün ne kadar dayanacak şekilde tasarlandığını bilen kişi- ile tüketici –bunu bilmeyen kişi- arasında bilgi uyuşmazlığı var.” Uzun lafın kısası; üreticiler, tüketicileri daha sık ve tekrar tekrar görmek için aldatıyor. Daha fazlasını öğrenmek istiyorsanız, The Light Bulb Conspiracy adlı belgeseli izlemek iyi bir başlangıç olabilir. Bu ödüllü belgesel planlı hızlı tüketim hikâyesinin izini sürüyor. 1920’lerde ampuller ortalama 2500 saat dayanırdı, ancak 1940’a gelene kadar bu süre ortalama 1000 saate düştü. Belgeselde gösterilen resmi belgeler o zamanların en büyük üç üreticisi arasında yapılan gizli bir ticari anlaşma olduğunu açığa çıkardı. Bu anlaşmaya göre hiçbir ampulun 1000 saatten daha uzun süre dayanmaması gerektiği yönünde hemfikir oldular. Ürettikleri ampuller bu limitin ne kadar üstünde dayanırsa ticari birliğe o kadar ceza ödemek zorunda olacakları konusunda anlaştılar.

    1932’de Berbard London “Ending the Depression Through Planned Obsolescence” (Planlı Hızlı Tüketim ile Krizi Aşmak) adlı kitabı yazdı. Tüketimi canlandırmak ve sürekli hale getirmek için hükümetin tüketici ürünleri için planlı hızlı tüketimi yasayla zorunlu hale getirmesi istendi. Ama şirketler bunu gizli gizli yaparken halka duyurmak ve yasayla zorlamak neden? Çünkü böylece ürünlerin kalitesini düşürme gereğini halka açıklamak gibi zor bir durumdan sıyrılmış olacaklardı. Dupont, naylon çorapları 1940’da icat ettiğinde, ürünler onları yapan mühendislerin eşleri ve kızları üzerinde denenmişti. Çorap kaçması gibi bir durum yaşanmamıştı. Bu kötü bir iş modeliydi. BöyleceDupont’un mühendislerine çorapları daha dayanıksız yapmaları emredildi.

    [​IMG]

    1960 yılında kültür eleştirmeni Vance Packard, “halkı müsrif, borç batağına saplanmış, sürekli mutsuz bireyler haline getirmek için sistematik bir iş girişimini” açığa çıkaran The Waste Makers (Atık Üretenler) adlı kitabı yayımladı. Bu kitap, ticari menfaatler için sıradan insanların kandırılmasını anlatır. Planlı hızlı tüketimin topluma uygulanması gitgide büyüyen bir atık silsilesine neden oldu. Bu atıkların bazıları yüksek tüketim oranına sahip olan, gelişmiş teknolojinin bozuk cep telefonları yığınından birkaç gram altın kazanmaya olanak sağladığı ülkelerde geri dönüştürülüyor. Ancak, elektronik ürünlerin %80 ilâ %85’i katı atık sahalarına veya çöp yakma fırınlarına gönderiliyor. Elektronik atıklar, Amerika’nın atık sahalarındaki çöplerin %2’sini oluştursa da, tüm toksik atıkların %70’ine eşdeğer. İşte ‘Lawrence Summers’ın İlkesi’ bu noktada devreye giriyor. Eski World Bank baş ekonomistinin yazdığına (sızan bir iç bilgi) göre, “Bahsi geçen sağlığı bozacak derecedeki kirlilik ülkede en düşük maliyetle yapılmalıdır”. ABD’de üretilen yıllık 3 milyon ton e-atığın yaklaşık %80’i milyonlarca insanın bu atık akışı nedeniyle şiddetli, yaygın ve uzun süren hasarlar yaşadığı Asya’ya ihraç ediliyor. Son zamanlarda bu durumu ‘ekokıyım’ diye adlandıran birçok tartışma yaşandı.

    Diğer taraftan: E-atıkların her zaman Avrupa ya da genellikle batıdan gelmediği de eşit derecede doğru. Birleşmiş Milletler Çevre Programı (BMÇP)’nın tahminlerine göre, 2017 yılına kadar Afrika, AB’den daha fazla e-atık üretecek. BMÇP’nin “Geri Dönüşüm –E-Atıktan Kaynaklara”başlıklı raporuna göre ortaya çıkan e-atığın miktarı –cep telefonları ve bilgisayarlar dâhil- Hindistan gibi ülkelerde gelecek on yıl içinde %500’e kadar artış gösterebilir. Ancak ürünlerin nerede üretildiğine, satıldığına, kullanıldığına bakmaksızın planlı hızlı tüketimle üretici tarafında yüzleşmek tüm bu atık akışını dizginleyebilir.

    Hızlandırılmış “Başarısızlığa mahkûmiyet” kursu
    Ürünlerin geçirdiği evrimle birlikte, onları daha dayanıksız hale getirme numaraları da gelişti. Bu noktada, sizlere, başarısızlığa mahkûm ürünler tasarlama sanatının incelikleri hakkında hızlandırılmış bir kurs sunacağız. İhtiyacınız olanlar:

    * Yapıştırıcı: İş modelinizin yapıştığından emin olmanızı sağlar. Apple ürünleri normalde değiştirilebilir olan pillerle donatmak yerine onları ürüne yapıştırır. Pil mi bozuldu? Bu size ortalama 100 dolara mal olur, tamiri bir hafta sürer ve Apple telefonunuzun hafızasını siler. iPod’lar için durum daha da kötüdür: tamir masrafları ürünün yenisini almaktan daha pahalıya patlar. Bazıları internetten kendi kendinize nasıl tamir edeceğinizi anlatan bir rehber paylaştığında, Apple birdenbire ürünü kendi başınıza açıp tamir edemeyesiniz diye kendi vidalarını icat eder.

    *Çipler: Çipleri bir yazıcının en ücra köşesine saklayabilirsiniz. Bu, hiçbir şeyden haberi olmayan ürün kullanıcıları için sıradan bir Salı sabahı yazıcılarının artık çalışmayacağı anlamına gelmektedir. Eski kartuşu boşaltmak ya da temizlemek yerine, yazıcı bize (pahalı) bir tamiratın ya da yeni bir ürünün gerekli olduğunu söyler. Çipler ayrıca kartuşun bittiğini belirtmek için kullanılır –mürekkebin %64ü hala kartuşta olduğunda dahi. Her bir büyük lazer yazıcı kartuşunu üretmek için 3 lt yağ ve 1,5 kg plastik gerektiğinin önemi yoktur.

    *Yumuşaklık: Kırılma ihtimali daha yüksek olan bir şey varken hassas yerler için neden dayanıklı materyal kullanasınız ki? Çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, mikrodalga fırın veya buzdolabını açın ve daha yumuşak malzemelerle değiştirebileceğiniz kısımları bulun. En “akıllı” üreticiler bunu zaten yapmış, değil mi?

    *Uyumsuzluk: Aplikasyonlar ve oyunlar yapma yeteneği olan bir teknoloji tutkunu musunuz? Bir dizi oyun düşünün ve öncekilerle uyumlu olmalarını önlediğinizden emin olun –çoğu rakip şirketin yaptığı gibi. Aynı şey, öncekilerle uyumun bilerek engellendiği yazılımlar için de geçerli.

    Sorun teknolojide değil, sistemde
    [​IMG]

    Planlı hızlı tüketim daha yeni teknolojilerle sınırlı değildir. Çoğu ana ders konuları için yıldan yıla çok fazla önemli değişiklik yapılmasa da, ders kitabı yayıncıları sık sık güncelemeler yaparlar. Sorun şu ki, her yeni baskı, farklı bir sayfa numarasıyla basılmış bilgileri içerir ve bu da önceki baskıyla sınıfta konuyu takip etmeyi zorlaştırır. Eğitim kitapları yayımlayanların böyle taktiklere başvurma sebepleri açıktır: kârlılıklarını korumak için aslında dayanıklı olan ürünlerin miadını bir şekilde doldurmalarını sağlamak zorundadırlar. Buna karşın, birçok öğrenci grubu değiştirilen kullanımlar üzerine basit kılavuzlar hazırlayarak ucuz ikinci el versiyonların kullanılmasını sağlıyorlar. Bir taraftan da her sezonda son moda ürün almak gibi absürd bir inanış da var. İnsanoğlunun ne zaman, nerede ve nasıl bu kadar moda hassasiyeti geliştirdiğine dair bazı öngörüler edinmek için, bu konuda Naomi Klein’ın yazmış olduğu No Logo isimli kitabı okuyabilirsiniz. Özetlemek gerekirse; ister kesimi, etek boyu, ister renkleri yüzünden olsun, reklamı yapılan ve satılan birçok şey kısa sürede demode olacak şekilde tasarlanıyor. Burada çözüm oldukça basit: Aldatıcı reklamlara kanmayın ve bir moda mağduru olmayın. İkinci el giysi kullanımı çok daha çeşit içeriyor ve epey yaygınlaştı –bir kaçış planına da olanak sağlıyor.

    Çözüm her yerde
    [​IMG]

    Tüketiciler kendin-yap gönüllülerinin ücretsiz olarak bozuk cihazlarını tamir ettikleri kafelerde (Repair Cafe.org) organize oluyorlar. Fiyasko yaratıcıları için seçenekler sınırsızdır. Ya onların düşmanları? Tim Hicks gibi tüketiciler mesela. Tim dizüstü bilgisayarları tamir eder. Toshiba’nın avukatları Tim’i 300’ü aşkın Toshiba dizüstü bilgisayar için hazırladığı kılavuzları siteden kaldırması için zorlayana kadar her bir bilgisayarın kılavuzunu pdf formatında kendi sitesinde paylaşıyordu. Kılavuzları siteden kaldırmak her yerden kuşatılmış tüketicilere bozulan cihazlarını şişirilmiş fiyatlar veren, sadece-üretici-onaylı servis merkezlerine göndermekten başka çare bırakmadı. Bozulan elektronik cihazları tamir etmek bu denli pahalı ve elverişsiz bir yol haline getirilince birçok insan mecburen cihazları atmayı tercih ediyor.

    [​IMG]

    Ancak, Tim hala birçok kılavuzu online yayımlıyor ve bu konuda yalnız değil. Tamircilerden oluşan bir iletişim ağı internette baş gösterdi. Hatta Youtube’da, bozulmaya ayarlanmış fiyasko bir çipe sahip yazıcınızı nasıl yeniden çalıştırabileceğinizi anlatan bir video paylaştılar. iFixers’da, amacı insanları daha fazla şeyi tamir edebilmeleri için cesaretlendirmek olan bir tamir manifestosuyayımladılar. Böylece, temelinde “tamir edemiyorsan sahibi değilsindir” anlayışı olan “devrime katıl” sloganıyla çevre aktivisti bir hareket başlattılar. Aynı zamanda, tüketiciler kendin-yap gönüllülerinin ücretsiz olarak bozuk cihazlarını tamir ettikleri kafelerde (Repair Cafe.org) organize oluyorlar.

    Üretici tarafında da aktifler. Seçeneklerden biri, geri alma semalarıyla çalışıyor. Ancak bu yöntem, sadece o maliyeti fiyata yeniden ekleyecek olan büyük üreticiler için elverişli. Yine de bu çok fazla sorun teşkil eden bir durum değil. Son yapılan bir Eurobarometre’de yanıt veren 26.573 kişinin %77’si, ürünün gerçekten çevre dostu olduğuna ikna oldukları takdirde çevre dostu ürünler için daha fazla ödemeye razı olduğunu belirtmiş. Başka bir Eurobarometre’ye göre, %27 oranında katılımcı arabaları, bisikletleri ya da çim biçme makinesi gibi araçları da içeren paylaşım yöntemini kullanıyor. %21 ise çamaşır makinesi gibi ürünleri satın almak yerine kiralıyor ya da bu hizmeti veren bir yerden hizmet alıyor. Kiralama sektörü daha fazla ürünü bünyesine katarak genişliyor. Mesela Phillips artık ampuller için Yaşam Döngüsü Servisleri Performans anlaşması teklif ediyor.

    Planlı başarısızlık pazarlamanın başarısızlığıdır
    Planlı hızlı tüketim bir komplo teorisi değil. Büyüme akımının yerleşik bir özelliği olduğu için birçok endüstride standart haline gelmiş bir iş modeli. Bu akım şu anda dünya üzerinde hayatı insanlar için keyifli hale getiren koşulları yok etmekle meşgul. Ama bu sonumuzun geldiği anlamına gelmez. Aksine, bu iş modelinin sonu gelmekte ve alternatifleri de bulunmakta.

    [​IMG]

    Bir taraftan hükümetlerin bu sorunu çözmesi gerekiyor. Çoğu hükümet birçok farklı ürünle ilgili düzenlemeler yayımlıyor ama planlı hızlı tüketim için özel bir çalışma gerekli. 1 Ekim’de Avusturya hükümeti dayanıklı, tamir edilebilen elektrikli ve elektronik aletler için yeni bir mükemmellik etiketiaçıkladı. Fransa, 17 Mart 2014’de, planlı hızlı tüketimi açıkça önlemeyi amaçlayan bazı kurallar içeren yeni tüketim yasalarını kabul etti. 14 Ekim 2014’de daha da ileri giderek, planlı hızlı tüketimi bir suç olarak kabul ettiler ve 2 yıla kadar hapis ile 300.000 Euro para cezasıöngördüler. The Telegraph gibi bir gazete bile bu yasanın faydalı olduğuna ve uzun ömürlü elektrikli süpürgelere ikna olmuşsa, Avrupa Birliği Ecodesign Directive adı altında iyi şeyler yapıyor olacaktır.

    Buna karşın, bu düzenleme bir taraftan tüketim aktivistleri, diğer tarafta büyük şirket lobileri arasında yok olmayan bir çatışmanın sonucunda doğdu. Biraz kazanç elde eder ama çokça kaybedersiniz. Bu nedenle, gerek internet üzerinden, gerekse tamirci kafeleri yoluyla insanları bir araya getirerek, kurulan kumpasın etrafından dolaşmanın yollarını bulmada tüketicilere yardımcı olan Peer2peer Birliği’nden Tim ve Michel Bauwens gibi insanlara ihtiyacımız var. Bu açıkça belli bir amaca hizmet ediyor ve birçok insan için bu ancak iletişim boşluklarını kapamakla mümkün olabilir: çoğu insan ücretsiz tamir desteği sağlandığından, halk ekonomisi diye bir şeyin varlığından ve bunun düşüncede kalmayıp ulaşılabilir bir uygulama olduğundan habersiz. Yaygın medya, şirketlerin ihtiyaç duyduğu reklamların içeriklerini hazırlamakla fazlasıyla meşgul.

    Kapitalist ekonomide, bir ürünün başarısızlığı bir özellik haline geldi. Ancak pazarın dışında insanlar, sorunları kalıcı çözümlere ulaşırmak için birlikte çalıştılar. İyi haber: moda mağduru olmak zorunda değilsiniz. Anında bozulan her ekmek kızartma makinesi ve her yazıcıda hüsrana uğrayan tüketici köleliğine boyun eğmek zorunda da değilsiniz. Her şeyden öte, bir yerlerde hâlâ sorunları ufak ufak da olsa çözen insanlar var.

    Haberin İngilizce Orjinali
    Haber: Nick Meynen
    Yeşil Gazete için çeviren: Filiz İnceoğlu (Yeşil Gazete, Ejolt)

    Kaynak: Kapitalizmin “Planlı Hızlı Tüketim” modeline karşı “Kendin-Yap” gönüllüleri – Yeşil Gazete
     
  2. devilmycarlos

    devilmycarlos Forum Bağımlısı

    Yaş:
    32
    Kayıt:
    30 Mart 2015
    Mesajlar:
    713
    Beğeniler:
    400
    Şehir:
    istanbul
    Adı:
    yavuz
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    Bu konuya ornek mandra filozofu1 gosterilebilir. En iyisi tasi taragi toplayip koye donmek. Dogayla yasamak ama bunca alisilmisliklarin icinde bunu yapmak hele gencken yurek ister :)
     
  3. zekizeki

    zekizeki Aktif Üye

    Kayıt:
    5 Ekim 2015
    Mesajlar:
    101
    Beğeniler:
    93
    Şehir:
    tokat
    Adı:
    zeki
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    Tek çözümü bana göre onda var bende de olmalı anlayışının bitirilmesi.
     
  4. nature_lover

    nature_lover Aktif Üye

    Kayıt:
    28 Ağustos 2014
    Mesajlar:
    150
    Beğeniler:
    140
    Şehir:
    İstanbul
    Adı:
    Nurullah Ulaşan
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Bu goruse katilmakla birlikte diger insanlarla rekabet halinde olmak onda bu var bende daha iyisi olsun. Birde rekabetin daha ust asamasi var herseyin en iyisine sahip olayim dusuncesi.
     
    zekizeki bunu beğendi.
  5. cihan cambaz

    cihan cambaz İnsan bir Yolcudur...

    Yaş:
    29
    Kayıt:
    3 Haziran 2015
    Mesajlar:
    173
    Beğeniler:
    121
    Şehir:
    nevşehir
    Adı:
    cihan
    Seviye:
    İnsanın özüne geri dönmesi ve kanaatkar olması hemcinslerini sevmesi... hayatin asıl tarzı bu.
     
  6. Kuzey Ege

    Kuzey Ege Single Speed

    Kayıt:
    30 Temmuz 2015
    Mesajlar:
    2.156
    Beğeniler:
    5.179
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Diğer
    Seviye:
    Kapitalizm denen olgu, insandaki "nefs" ve "hirs" denen negatif ozellikleri basariyla kullanan bir somuru sistemidir.
    Bu sistemin kolesi olmaktan sanirim kurtulamayacagiz.
    Kapitalizm once ihtiyac yaratir, sonra da bu ihtiyaca cevap veren urunleri uretir ve bize satar.
    Ve cok akillilar, cok uyaniklar, bizimle kedinin fare ile oynadigi gibi oynuyorlar ve maalesef insanoglu olarak bu insanlik dışı sisteme köle olmaktan kurtulamayacagiz. Cunku oyle bir sistem kurdular ki, biz kole olmaktan kurtulursak hepimiz öleceğiz. Insanlik son bulacak.
    Daga cikarim, koye yerlesirim geyiklerini ise birakin artik, nereye gidersek gidelim kurtulamayacagiz.
     
  7. geziniyo

    geziniyo Üyeliği iptal edildi

    Kayıt:
    9 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    3.598
    Beğeniler:
    6.936
    Seviye:
    @soner kalaycıoğlu Teşekkürler bu yazıyı bizimle paylaştığınız için, her zaman arkadaş ortamında demişimdir bizler akvaryumda yaşayan balıklar gibiyiz, yemi her gün aynı saatte atarak bizi farketmeden bağımlı hale getirirler bizde zannederiz ki oh ne rahat yaşıyoruz herşey bizim için...
     
    Kuzey Ege bunu beğendi.
  8. İltergüvenc

    İltergüvenc Bisiklet sürmek özgürlüktür

    Kayıt:
    25 Ekim 2015
    Mesajlar:
    132
    Beğeniler:
    140
    Şehir:
    Gaziantep
    Adı:
    İlter
    Bisiklet:
    Ghost
    Seviye:
    Ya bu düzenden faydalanacaksın ya da gidip kendi düzenini oluşturacaksın..
     
    Salih Kü ve geziniyo bunu beğendi.
  9. kare2emre

    kare2emre Üye

    Kayıt:
    28 Mart 2015
    Mesajlar:
    99
    Beğeniler:
    164
    Şehir:
    istanbul
    Adı:
    emre
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    %100 DOĞAL ORGANİK HAYATLAR

    Duyguların çokta önemli olmadığı eski çağlarda insanlar güç etrafında toplanırmış(Krallıklar,imparatorluklar gibi) çünkü İHTİYAÇları var. Elindeki gücü kötü kullananlardan korunmaya, güvenli bi yaşama ortamında yönetilmeye. bunun sebebi yine insan, kötü insanların var olması. kötü insanın kötü olmasının sebebi de yine İHTİYAÇLARI yani nefis. (nefs)

    KAPİTALİZMİ İHTİYAÇLAR YARATTI! yani birileri masada oturup kurmadı. bu sistem zengin fakir, bilgin cahil tüm insanlığın eseri!

    Eskiden açlık, barınma, aşk, sevgi, biraz da hormonlar gibi doğal ihtiyaçlarımız vardı. yerleşik hayata geçiş, tarıma geçiş, şehirleşme, makineleşmeyle yaşam standartlarını geliştiren insanoğlu aynı şekilde duygularını düşüncelerini insanlığını geliştiremedi. eskiden de çok gelişmiş değilmiş aslında kralın emrinde insan toplulukları -ülkeler, kabileler, bloklar her neyse- savaşırdı... Şimdi insan ihtiyaçlarının emrinde kendisiyle savaşıyor. aslında savaşta yok, savaşı kapitalizm çoktan kazanmış. çoktan insanları kendi duygularının, isteklerinin, ihtiyaçlarının kölesi etmiş... sonunda isyan ediyoruz dağa köye kaçmak istiyoruz. sonra ihtiyaçlar geliyo aklımıza oturuyoruz oturduğumuz yere derken bisiklet geliyo aklımıza çıkayım bari süreyim diyoruz. bisiklet sürüyoruz özgürlüğü hissetmek için. ama yine "sosyal ihtiyaçlarımız" yüzünden foruma giriyoruz. ve biz uzaklaşmaya çalıştıkça marka, kalite, para, dolar, euro gibi sloganlarıyla nereye kaçıyonuz laaan özgürlük yok! diye haykırıyor sistem yüzümüze....

    ......sonunu getiremedim. sonu yok. yaşıyoruz işte. ölünce sonu gelcek! yani KAPİTALİZM denen bu ORGANİK (evet organik kendi elimizle yetiştirdik) sistemde huzurlu olabilmek için ihtiyaçları en aza indirmek dileğiyle. saygıyla kalın esen kalın.

    evet biliyorum sadece kendimizin ihtiyaçları en aza indirmesi yetmiyor. eşimizin, annemizin, arkadaşlarımızın çevremizdeki herkesin yani tüm insanlığın bunu yapması lazım. oda mümkün gözükmüyor. "Nerden geldik ulan bu dünyaya" dediğinizi duyar gibiyim. insan doğasında huzur yok, Ademle Havva dan beri değişmeyen sorunlar ihtiyaçlar ve nefis, o elmayı yemicekti bizi de yakmicaktı :(

    bunları niye mi yazdım, tabiki paylaşma ihtiyacımdan dolayı. içimde patlayacaktı yoksa.
     
  10. hogutmen

    hogutmen Fosil yakıt tüketimine karşı Commuter/City Fun 70

    Kayıt:
    3 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.059
    Beğeniler:
    1.404
    Şehir:
    Ankara
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Kapitalizm iyi ki var. Mevcut sermaye, bilgi teknoloji vs. hep kapitalizme borçluyuz. Daha iyisi yapılana kadar en iyisi kapitalizm. Yaşasın piyasa ekonomisi. Var olsun "bırakınız yapsınlar. Bırakınız geçsinler." İyi ki varsın. Malların kişilerin serbest dolaşımı. İyi ki doğmuş Adam Smith.

    Bugün sse ue biniyorsanız Kapitalizm sayesinde. Yoksa ulaştırma bakanlığının dağıttığı vitessiz çelik kadrolu bisikletlere biniyorduk belki. Audi yerine moskoviçe

    Esaretin bedeli yerine yuzuncu kez potemkin zırhlısı nı izliyorduk.
     
    Hamit.Ç ve kare2emre bunu beğendi.
  11. Hamit.Ç

    Hamit.Ç Onursal Üye

    Kayıt:
    18 Eylül 2015
    Mesajlar:
    1.502
    Beğeniler:
    1.804
    Şehir:
    istanbul
    Adı:
    :)
    Seviye:
    Değişik :)
    Bende kapitalizme çok kızarım kapital olmadığında. demek asıl sıkıntı Napolyonun demesi gibi Para,para,para.

     
    hogutmen bunu beğendi.
  12. hogutmen

    hogutmen Fosil yakıt tüketimine karşı Commuter/City Fun 70

    Kayıt:
    3 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.059
    Beğeniler:
    1.404
    Şehir:
    Ankara
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    @Asusmune hocam kapitalizmin negatif yonleri mutlaka var. Ben memurum. Orta halliceyim. İstesem daha iyisini tercih edebilirdim mesela City fun 70 kullanıyorum. İş biraz da tuketici de muşteride talep eden de yani adına ne derseniz biraz da onda biter. Biraz dikkat çeksin diye öyle yazdım. Slogan vari. Tuketim ihtiyaçtan değil psikolojiktir ve öyle de kalacaktır.
     
    Cemil Dada ve hakan64 bunu beğendi.
  13. Sadettin Z.

    Sadettin Z. Girişim Savaşçısı

    Kayıt:
    5 Haziran 2014
    Mesajlar:
    1.211
    Beğeniler:
    5.079
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Bu başlık bana uzun zaman evvel dinlediğim Jacque Fresco röportajını hatırlattı. Buyrun bu da hazırlanan videosu :

     
  14. Barış TURAN

    Barış TURAN Onursal Üye

    Yaş:
    36
    Kayıt:
    28 Ağustos 2011
    Mesajlar:
    3.031
    Beğeniler:
    2.506
    Şehir:
    Bursa
    Bisiklet:
    Kron
    Seviye:


    ''...öyle güçlü bir sistemdir ki kendi ajan ve avukatlarını doğurur.''Bu size birşey hatırlattı mı? :)
     
    atasoy, tahaakkus, Bulent A. ve 7 kişi daha bunu beğendi.
    Son düzenleme: 12 Kasım 2015
  15. Övgü Kavas

    Övgü Kavas Yeni Üye

    Yaş:
    36
    Kayıt:
    21 Mart 2014
    Mesajlar:
    35
    Beğeniler:
    75
    Şehir:
    izmir
    Adı:
    Övgü Kavas
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    İşte tam da bu sebepkerden dolayı kendi kanalımda, sürekli bisiklet ile ilgili kendin yap projeleri yayınlıyorum. İlgilenen arkadaşlar için kanalımın linkini vereyim.

    Velespit.net
     
  16. geziniyo

    geziniyo Üyeliği iptal edildi

    Kayıt:
    9 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    3.598
    Beğeniler:
    6.936
    Seviye:
    @Övgü Kavas O top felaket olmuş getirsene onu da hafta içi :)
     
  17. Kudret Kurtcebe

    Kudret Kurtcebe Onursal Üye

    Yaş:
    59
    Kayıt:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    31.527
    Beğeniler:
    40.944
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    rahmetli annem bana sen modern dervişmisin derdi,çünki aza kararı sevdim ,okuduğum kitapları verdim,giyim eşyalarım fazla değil sevmem çok eşyayı,yerde yatarım,ayakkabı 3 adet,tv 37 ekran 25 yıllık,mp3 ,bi adet dvd oynatıcı ,ps2 konsül,bilgisayar 15 yıllık,bi adet philips traş makine,cep buzdolabı,bu kadar teknoloji,ceb telefon 2.el aldım 100 liraya tuşlar çalışmadı attım,cebe mebe para vermem bi daha,benim taşınmam çok kolay olacak ,az eşya ile kafam dingin oluyor,
    insanın içindeki ego duygusu malesef kapitalizm ile harmallanıyor,bu insanlık bu kapitalizm virüsünü kötü yedi,bu virüs aids'ten daha beterdir,sosyalizm insanları tek tipe yönlendirmek ise sadece işçi diktatörlüğü ise ,kominist parti burjuvaşlaşma iseki bunları gördük,sonuçta sosyal demokrasiye geliriz en ideali gerçek demokrasidir halkın tam anlamı ile halk tarafından yönetilmesi.
     
    Son düzenleme: 13 Kasım 2015
  18. Osman Kıtay

    Osman Kıtay Forum Bağımlısı

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    31 Temmuz 2012
    Mesajlar:
    888
    Beğeniler:
    1.153
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Fuji
    Seviye:
    Merak etmeyin arkadaşlar. Yolun sonu insanlık için geliyor. Insanligin bu yüz yılı uygulanan tüketim politikaları ile çıkarması imkansız. Kaynaklar bitiyor. Küresel ısınmada eşik aşıldı. Dünya da ki iç savaşların temel olgusuna bakarsanız, tarım alanlarının azalması veya yok olması ve temiz su kaynaklarının azalması yatıyor. Madeni ülkelere göç insanların karnını doyuramamasindan kaynaklı. Çünkü medeni ülkeler yine somurmeye devam ediyor. 1 cep telefonu verip, 1 konteyner hububat ya da maden alıyor. Bu da dünyada ki dengeleri alasagi ediyor. Altının paranın değer sayilmadigi; elinde gıda ya da zaruri meta bulunan ya da güç bulunan kişinin ya da kişilerin asıl servet sahibi sayıldığı günlere gidiyoruz. Bunun sonu devrimsel bir uzlaşı ile mi biter ya da toplu bir yok oluşami o nu zaman gösterecek.
     
    Yavuz Onat, Cycmode ve Kudret Kurtcebe bunu beğendi.
  19. Kudret Kurtcebe

    Kudret Kurtcebe Onursal Üye

    Yaş:
    59
    Kayıt:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    31.527
    Beğeniler:
    40.944
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:


    sadettin teşekkürler,
    defalarca seyrettim,oyun büyük,vermeyeceğim isimleri,doları kimlerin bastığını,bis'in ne olduğunu.

    BIS (Bank for International Settlement)
     
    Sadettin Z. ve Kazuya bunu beğendi.
  20. Osman Kıtay

    Osman Kıtay Forum Bağımlısı

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    31 Temmuz 2012
    Mesajlar:
    888
    Beğeniler:
    1.153
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Fuji
    Seviye:
    Kendi paramla çelik kadroya biniyorum. Dahamı iyi? :)

    Size felsefi bir sorum olacak Kapitalizm mi doğal? Sosyalizm mi?
     
    hogutmen bunu beğendi.