Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Kanser bir de bu açıdan bakın.

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında Murat cinar tarafından paylaşıldı.

  1. Murat cinar

    Murat cinar Aktif Üye

    Kayıt:
    30 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    106
    Beğeniler:
    70
    Şehir:
    İsvicre
    Bisiklet:
    Atala
    Seviye:
    KANSER HASTALIK DEĞİL
    KANSER O KADAR YAYGINLAŞTI Kİ ARTIK GENÇ YAŞLI DEMEDEN HERKESİ
    YAKALIYOR. BU PAYLAŞIMI LÜTFEN SAYFAMDAKİ HERKES PAYLASSIN. BELKİ BİR YARDIMIMIZ OLUR. SONUÇTA, BİR ZARARI YOK, DENEMEKTE FAYDA VAR…
    Bu yazılar çok müthiş, birçok "gizli dünya yönetenlerini" rahatsız ediyor… O kadar ki, örneğin "World Without Cancer", yani "Kansersiz Dünya" isimli kitap, halen (Türkçe dahil) birçok dile çevrilmedi!..
    * * *
    Yani şunu bilin ki, KANSER diye bir hastalık yok!.. Kanser, sadece vitamin B17 eksikliği!...
    Başka bir şey değil!..
    Kemoterapi, ameliyat veya değişik ağır haplar almanıza gerek yok!..
    Düşünün bir zamanlar denizciler, çok sayıda niçin öldüler?
    İSKORBÜT denilen hastalığa yakalanıyorlardı...
    Çok sayıda insan öldü...
    ve bazıları da bundan çok büyük PARA ve gelir elde etti!..
    Sonra ne buldular?..
    Meğer İskorbüt sadece vitamin C eksikliği imiş!..
    Yani hastalık bile değil!...

    KANSER de öyle!...
    KANSER SANAYİSİ var artık!..
    KANSER den milyar milyar milyar kere milyar PARA kazananlar var!...
    Bu konu çok uzun. Çok derin!..
    KANSER SANAYİSİNIN kökü, ta ikinci dünya savaşına kadar dayanıyor!...
    Ne dolaplar dönüyor...
    SİZ İNANMAYIN!...
    Her gün sadece 15-20 kayısı çekirdeği yemeniz yeterli!..
    Kanser olmuşsanız, önce KANSERIN ne olduğunu ANLAMAYA çalısın!..
    KORKMAYIN!...
    Sakin KEMOTERAPİ filan yaptırmayın!...
    ARAŞTIRIN önce!...
    Biz bu siteyi bazı "sözde doktorların sayfasına gönderdik, facebook’ ta, 5 dakika bile geçmeden "yorumsuz" olarak sildiler!...
    SİZ bu kitabın TÜRKÇEYE ÇEVRİLMESİ için DUA edin!...
    ÇOK ÇOK ÖNEMLİ bir eser bu!..
    Tekrar edelim:
    Günümüzde İskorbüt den ölen var mi artık?...
    YOK!...
    Çaresi biliniyor...
    Peki KANSER?...
    SANAYİ haline gelmiş!...
    Ancak, çaresi çoktan bulundu:
    VİTAMİN B 17 eksikliği!...
    Hepsi bu!...
    Buğday çimi ekin... Buğday şırası için.
    Kanseri engelleyen besinlerin başında atalarımızın Orta Asya`da içtikleri Buğday şırası geliyor. Klasik tedavi yöntemlerini reddeden tüm doktorların ortak iddiası, buğday çimi yenilmesi ve buğday şırası içilmesi. Pakistan`daki Hunzakut Prensliğinde kanserden ölüm yok. Ayrıca Hunzakutlular, acı badem ve kayısı çekirdeğini yiyorlar ve kansere yakalanmıyorlar.
    Türkiye`de acı badem ve kayısı tüketilen bölgelerde kanser vakalarının azlığı dikkat çekiyor.
    Ödemiş`le Salihli arasında, binbir efsaneye konu olmuş Bozdağ`ın eteklerinde cennet gölcük kıyısında kanseri yenen, bu zaferi kazandıktan sonra mücadelesi herkese örnek olsun diyerek bir de kitap yazan Doktor İlhami Güneral ile sohbetimiz sürüyor. Önemli olan bağışıklık sisteminin güçlendirilmesidir.
    Bağışıklık sistemini güçlendirmek çok da zor bir şey değildir.

    Buğday müthiş bir kanser ilacıdır. Buğday şırası kanseri önler ve bu önemli bir bitkisel tedavi aracıdır. Buğday çimi, bol klorofil maddesi dışında 100 kadar vitamin, mineral ve besin maddesi içerir. Taze olarak kullanılan Buğday çiminde, aynı ağırlıktaki portakaldan 60 kez daha fazla C vitamini ve aynı ağırlıktaki ıspanaktan 8 kat fazla demir bulunmaktadır.
    Buğdayın bir başka özelliği ise kandaki toksinleri nötralize eden maddeler içermesidir.
    Sıvı oksijenle dopdolu olan buğday çimi doğanın en güçlü anti kanseri olan `laetril` içermektedir.

    Izgara etler ve füme besinlerin kanserojen maddeler taşıdığı kanıtlanmıştır. (Japon Bilim Adamı Nagivara)

    Japon Bilim Adamı Nagivara, taze buğday çiminde bu maddeyi etkisiz hale
    getiren enzimler ve amino asitler bulmuştur.

    - Buğday çimini evde üretebilir miyiz?
    - Evde de üretilebilir, küçük bir saksıda bile üretilebilir ve olduğu gibi yenebilir, evde üretemeyenlere tavsiyemiz ise buğday şırası üretmeleri...
    - Buğday şırasını herkes üretebilir mi?
    - Evet herkes üretebilir.

    İsterseniz tarif edelim.
    Bir bardak aşurelik buğday, önce tertemiz yıkanarak bir litrelik cam kavanoza konur. Üzerine 3 bardak su -klorlu olmamak şartıyla- ilave edilir.
    Kavanozun ağzı bir tülbentle kapatılarak serin bir yerde 24 saat bekletilir.
    Bu ilk su kullanılmaz, dökülür.
    Kavanoza yeniden 3 bardak su ilave edilir.
    24 saat bekletildikten sonra oluşan yarı gazozlu su içilmek üzere bir kaba aktarılır.
    Böylece bir bardak aşurelik buğdaydan kış aylarında günde 5 kez, yazın
    ise günde 3 kez şıra alınır. Buğday şırasının lezzeti bazılarına itici gelebilir. O takdirde her şıra bardağına bir C vitamini tableti eklenirse, nefis bir içecek ortaya çıkar.
    - Az önce sözünü ettiğimiz `laetril` buğday çiminden başka nelerde bulunur? Çünkü anlaşılıyor ki, `laetril` kanserin tedavisinde en etkin maddelerden biri... Elmanın çekirdeğini de yiyin!
    - Evet, Türkiye`de en kolay laetril`e ulaşabileceğimiz yer acı badem ve kayısı çekirdeğidir.
    Ayrıca laetril elma çekirdeğinde de vardır. Elmanın çekirdeği yenilirse çok da iyi olur. Amerika`daki ilaç sanayinin maşaları bu `laetril` adlı ilacı yasaklatmayı başarmışlardır ama Meksika`da satılan `laetril` bu ülkeden alınıp kaçak olarak ABD`ye sokulmaktadır.
    Laetril, vitamin ve minerallerle verildiğinde çok daha iyi sonuçlar alınmaktadır. `Kanserin Ölümü` adlı kitabında Manner, laetril ile yüzde 90 başarı kazandığını söylemişti.
    - Acı badem ve kayısı çekirdeği de laetril içeriyor öyle mi?
    - Evet öyle. Türkiye`de acı badem ve kayısı çekirdeğinin sıkça tüketildiği yerlerde resmi bir istatistik yok ama kanser vakalarının az olduğuna inanılıyor. Resmi istatistik yapılan bir ülke var...
    Pakistan`a komşu küçük bir prenslik olan Hunzakut`ta şimdiye kadar hiç kanser olayına rastlanmadı.
    Hanzakut`un özelliği temel besinleri kayısı ve kayısı çekirdeği...
    - Dünyada bugün kullanılmakta olan kemoterapi ve radyoterapi bağışıklık
    sistemini bozduğunu iddia ediyorsunuz alternatif tedavilerin bir sıralamasını yapsak en öne hangisini koyarsınız?
    - Önceliği bağışıklık sistemini güçlendiren tedavilere veririm, daha sonra biyolojik tedaviler ve bitkisel tedaviler gelir.
    Bağışıklık sistemi konusunda Alman Doktor Issel`in tüm beden tedavisi bugün bu ülkedeki 60/70 klinikte başarı ile uygulanmaktadır
     
    ihtiyar, observer ve mehmet yıldırım bunu beğendi.
  2. muratcolakoglu

    muratcolakoglu Onursal Üye

    Kayıt:
    19 Haziran 2012
    Mesajlar:
    2.869
    Beğeniler:
    517
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Colnago
    Seviye:
    Son günlerde Facebook'ta bu yazı yaygın olarak paylaşılıyor. Laetril'in kansere iyi geldiğine dair hiçbir çalışma yokmuş.
     
  3. caner keser

    caner keser Üye

    Kayıt:
    28 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    60
    Beğeniler:
    11
    Şehir:
    Osmancık /Çorum
    Bisiklet:
    Merida
    Seviye:
    İlaç firmaları bir ilacı geliştirebilmek için her yıl milyonlarca dolar harcıyorlar. İlacın etkinliğini, tedavi edici dozunu, toksik dozunu yan etkilerini vb belirlemek için önce hayvanlar sonra binlerce insan üzerinde yıllarca süren araştırmalar yapıyorlar. Buna karşılık en hafif tabirle "umut tacirleri" çaresiz insanları bu tür azı doğru çoğu yanlış bilgilerle sömürüyorlar. Bir tıp doktoru olarak vicdani sorumluluğum gereği bu yazıyı yazma gereği duydum. Sağlıklı günler diliyorum.

    (İSKORBÜT diye bir hastalık yok. Uzun süre taze meyve ve sebze tüketemeyen insanlarda C vitamini eksikliğine bağlı gelişen hastalığın adı "skorbüt" dür.)
     
    enzo ve ersen t. bunu beğendi.
  4. Salih Eroğlu

    Salih Eroğlu Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    14 Haziran 2012
    Mesajlar:
    818
    Beğeniler:
    297
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    b'Twin
    Seviye:
    Güzel yazı dikkate almak denemek lazım.. Şimdi sen bisiklet forumda paylaşınca bu yazıyı; B17 vitamin eksikliği dedin ya hani, aklıma Brooks'un B17 selesi geldi :D dervişin fikri neyse zikri de odur :D
     
    ihtiyar bunu beğendi.
  5. Murat cinar

    Murat cinar Aktif Üye

    Kayıt:
    30 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    106
    Beğeniler:
    70
    Şehir:
    İsvicre
    Bisiklet:
    Atala
    Seviye:
    Caner bey şimdi bu yazılanlar masal ve hikaye doğrumu size göre.
     
  6. muratcolakoglu

    muratcolakoglu Onursal Üye

    Kayıt:
    19 Haziran 2012
    Mesajlar:
    2.869
    Beğeniler:
    517
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Colnago
    Seviye:
    Tabi ki masal. Bu yazının dayandığı bilimsel bir çalışma var mı? Nesine inandınız?

    Zaten google'da arasaydınız masal mı diye sormazdınız.
     
    enzo bunu beğendi.
  7. ersen t.

    ersen t. Forum Demirbaşı

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    19 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    506
    Beğeniler:
    449
    Şehir:
    izmir
    Bisiklet:
    Diğer
    Seviye:
    Böyle yazılar dönem dönem dolaşır internette. Tamamı palavradır.

    Modern tıbba güveniniz.

    Ayrıca insan otçul bir canlıdır.Hayvansal gıdalardan uzak durunuz.



    Eklemeden edemedim.
    Bu tür şeylere inananlar lütfen hastaneleri meşgul etmesinler.Kayısı çekirdeği yiyerek kanserle mücadele etsinler.
     
  8. caner keser

    caner keser Üye

    Kayıt:
    28 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    60
    Beğeniler:
    11
    Şehir:
    Osmancık /Çorum
    Bisiklet:
    Merida
    Seviye:
     
  9. Murat cinar

    Murat cinar Aktif Üye

    Kayıt:
    30 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    106
    Beğeniler:
    70
    Şehir:
    İsvicre
    Bisiklet:
    Atala
    Seviye:
    Bu kadar basit yani valla sizin meslektaşlarınız rahmetli ananeme sen 3 yıl yaşamazsın demişlerdi;ama rahmetli yaklaşık 20 yıl daha yaşadı.bunu diyende sözüm ona proflardı.ve 20 yıl içinde çok alternatif tıp yöntemleri denendi bende mide kanseri olmakdan son anda kurtuldum kudret narı denen bitkisel çözüm sayesinde bu kadar korkmayın cebinizdeki paradan olacağım diye bunlar palavra ve hikaye ise o zaman erkan topuz,ahmet maranki ve diğer uzmanlar'da hayalin peşinde koşuyorlar.sizin bilimsel verileriniz ve dayanağınız nedir?ayrıca bu yazıyı yazan ben değilim sadece alıntı yaptım.
     
  10. tuna karahan

    tuna karahan Kıdemli Üye

    Kayıt:
    14 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    393
    Beğeniler:
    264
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
  11. Murat cinar

    Murat cinar Aktif Üye

    Kayıt:
    30 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    106
    Beğeniler:
    70
    Şehir:
    İsvicre
    Bisiklet:
    Atala
    Seviye:
    Arkadaşım yaşınız kaç bilmiyorum ama;ben çok adamı ve kadını gömdüm ve bir o kadarının kurtulmasına vesile oldum hayır duası aldım o bana yeter. ailemden çevremden iş bilgiye araştırmaya gelirse google'veya diğer arama motorlarına felan hiç ihtiyacım yok yılların bilgisi elimde mevcut isteyenle paylaşırım ben ne doktorlara nede 1-2 yazı ya bel bağlamam.
     
  12. tuna karahan

    tuna karahan Kıdemli Üye

    Kayıt:
    14 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    393
    Beğeniler:
    264
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    hmmm. peki madem kanser b17 eksikliğ nükleer sızıntıdan etkilenen insanlarda kanser oranının çok yüksek olmasının nedeni ne ? bir anda vücuttaki tüm b17 çekiliyor mu ?
     
    Raven_35 bunu beğendi.
  13. Murat cinar

    Murat cinar Aktif Üye

    Kayıt:
    30 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    106
    Beğeniler:
    70
    Şehir:
    İsvicre
    Bisiklet:
    Atala
    Seviye:
    Dediğim gibi bunu ben söylemiyorum.bir iddiamda yok.ne zaman iyi bir araştırmasını yaparım ozaman gelir size ispatı veya dayanağı ile bilgi veririm.siz kemoterapi denen zırvalığın zararlarınıda paylaşsanıza yada atom tedavisinin hastayı kandırmakdan öte geçmediğine.
     
  14. kayhan

    kayhan Misafir

    alternatif tıp ve sağlıklı yaşam tarzının kanser tedavisinde ya da engellenmesinde olumlu katkılarda bulunduğunu zaten geleneksel tıp ta kabul ediyor ve destekliyor.. ama bu olumlu katkılar geleneksel tıbbın tamamen çöpe atılması demek değildir. en iyisi aklı başında bir karışım gibi gözüküyor. Yani saksıdakı çiğ buğdayı kemirerek üstüne kırmızı malborayı tüttürüp ohh yağ gibi gitti dersek kanserden pek korunamayız gibi geliyor. Ama sertifikalı organik sebze ve meyvaları haftada bir iki defa tüketip bol bol bisiklete binip sigaradan uzak durursak kansere yakalanma riskimiz azalır diye düşünüyorum. en azından yakalanana kadar zinde ve güçlü kalırız..
     
    ihtiyar, Ali Kerimoğlu ve caner keser bunu beğendi.
  15. caner keser

    caner keser Üye

    Kayıt:
    28 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    60
    Beğeniler:
    11
    Şehir:
    Osmancık /Çorum
    Bisiklet:
    Merida
    Seviye:
    Tartışmak niyetinde değilim ama Ahmet Maranki makina mühendisi, İbrahim Saraçoğlu kimyager ve bir çoğu sağlık camiasından bile değilken bu kadar pirim yapmaları, itibar görmeleri ancak güzel ülkemde olur. Lütfen münferit vakalar üzerinden insanları yönlendirmeyiniz.
     
  16. Mehmet Altuğ

    Mehmet Altuğ surrender.to.music

    Kayıt:
    10 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    749
    Beğeniler:
    1.163
    Şehir:
    Eskişehir
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    İnsan türü toplayıcılıktan avcılığa geçtiğinden beri (bir başka deyişle, ağaç dallarından inip iki ayak üzerine doğrulduğundan beri) aynı zamanda etobur bir canlı haline geldi. Bu, insan evriminde bir aşamadır.

    Şunu belirtmek isterim; sürekli olarak vejeteryan bir diyetle beslenen insanlarda ileri yaşlarda (50+) böbrek yetmezliği riski çok yüksektir. İnsan vücudunun hem hayvansal gıdalardan, hem de bitkisel gıdalardan, aralarındaki dengeyi gözeterek beslenmesi en doğru olanı.

    Şunu eklemeden de geçemeyeceğim. Bugün kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi yönteminin gerekliliği ve yaygın kullanımı gittikçe artan bir şekilde sorgulanmakta. Bazı hekimler, kemoterapi yerine kanser hastalarının bağışıklık sistemlerinin güçlendirilmesine dayanan tedavileri uygulamayı öneriyorlar.

    Saygılar
     
    ihtiyar ve Sefa bunu beğendi.
  17. tolga aygen

    tolga aygen Yeni Üye

    Kayıt:
    7 Ağustos 2013
    Mesajlar:
    5
    Beğeniler:
    0
    Şehir:
    istanbul anadolu
    Seviye:

    Televizyonda hergun pekçok kanalda Dr. Mustafa eraslan diye bırısı bangır bangır bagırarak programında tıkalı damar ameliyatsız açılır ve daha pekçok hastalıgın tedavısı konusunda konusuyor. Hodri meydan dıyor bu adam acaba dogrumu söylüyor yoksa .....!!
     
  18. Salih Eroğlu

    Salih Eroğlu Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    14 Haziran 2012
    Mesajlar:
    818
    Beğeniler:
    297
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    b'Twin
    Seviye:
    annemin beli için almıştık iki kutu üç ay kadar kullandık toplamda bel fıtığı ameliyatı sonrası oluşan bel ağrıları vardı panax diye bir ürünü var onu tavsiye ettiler ürün damarları açıyor onarıyor vs böylelikle vücutta yeteri derecede kan dolaşımı oluyor bütün vücuda kan yoluyla ulaşan vitamin ve mineraller düzenli bir şekilde dağıtılınca vucut kendi kendini tamir ediyor. ancak beline faydalı olmadı yalnız sağ ayağının baş ve yanındaki parmağı yıllardır uyuşukmuş yani hissizlik varmış o geçti faydası o oldu yani beli yine aynı. doktor söyledi nihayetinde oradan doku alındı eskisi gibi olmaz dedi. bel fıtığı ameliyatı bel ağrısına kesin çözüm değil bunu öğrendik ama ilerlemiş vaka olduğu için de ameliyat olmasaydı felç olma durumu vardı. Allah kimseye hastalık verip hastanelerde süründürmesin ve o doktorları da başımızdan eksik etmesin iyi doktorlarla karşılaştırsın. inş.
     
    ihtiyar, Cengiz Dalsal ve Yiğit Dikici bunu beğendi.
  19. Murat cinar

    Murat cinar Aktif Üye

    Kayıt:
    30 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    106
    Beğeniler:
    70
    Şehir:
    İsvicre
    Bisiklet:
    Atala
    Seviye:
    Evet,ben size yönlendireyim en güzeli doktor bey.
     
  20. illgnsyyz

    illgnsyyz Üye

    Kayıt:
    30 Nisan 2013
    Mesajlar:
    74
    Beğeniler:
    32
    Şehir:
    Ankara
    Bisiklet:
    Bianchi
    Seviye:
    Tartışacak ne var ki ortada? İnternette dolaşan uydurma bir yazıyla binlerce yıldır bilinen, yüz yıldır üzerinde yüzbinlerce insanın birbirinden bağımsız araştırmalar yapıp benzer sonuçlar bulduğu bir hastalığa "kanser diye bişey yok" diyerek; gerçeği inkar eden kişiyle ne tartışılabilir. B17 vitamini diye tanıtılan monekül 50 lerde kanser tedavisi diye ortaya atıldı ki aslında vitamin falan değildir. Sağlıklı bir bireyin vucudu bu moneküle ihtiyaç duymaz oysa vitamin diye bilinen diğer moneküller yaşam için hayati öneme sahiptir. Ayrıca B17 nin büyük bir şarlatanlık olduğu zamanında ABD de mahkeme kararıyla sabittir. Kanser tedavisi diye B17 pazarlayanlar mahkum edilmişti. Ayrıca bahsi geçen molekül insan vucudu için toksiktir. Bazı kayısı türlernin çekirdeklerinde de bulunur; çekirdeğin acı olma sebebi bu moneküldür.
     
    ersen t. bunu beğendi.