Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Kaçış! Doğaya, sessizliğe, dinginliğe, güzelliğe...

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında Oktay Erkan tarafından paylaşıldı.

  1. Oktay Erkan

    Oktay Erkan Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    26 Kasım 2013
    Mesajlar:
    453
    Beğeniler:
    1.049
    Şehir:
    Kadıköy İstanbul
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Kısa sayılacak bisiklet maceramda hiç iki günden uzun bisiklet turu yapmamıştım. Hep günübirlik veya tek gecelik :) Artık zamanı gelmişti.

    Çağlayan'la bu yaz daha uzun bir tur için bütün imkanları seferber edip yüksek makamlardan da gerekli izinleri almıştık. Geriye rota belirlemek kalmıştı. İlk düşüncemiz Doğu Karadeniz yaylalar turu idi. Ancak uçakla ulaşım maliyet ve zorlukları nedeniyle bundan vazgeçtik. Nemrut festivali ve civarını düşündük, ancak mevsim sebebiyle bundan da vazgeçtik.

    Kafamda bir süredir Bolu-İznik hattında, genelde köy/yayla yollarından gidilen, yöredeki göllerde konaklamalı bir tur vardı. Bunu olgunlaştırıp Çağlayan'la paylaştım. Olur deyince cycleroute.org ile sayılara döktüm. Orta mesafeli, epey tırmanışlı güzel bir tur çıktı ortaya. Daha sonra tura üç arkadaşımız daha (Bülent, Ertuğrul ve Hasan) dahil oldu. Hasan önemli bir işi sebebiyle son anda katılamadı.

    Acemiliğimizle renklenecek sekiz günlük bir tur, bazen asfalt, ama daha çok taşlı topraklı yollar, inişler, çıkışlar, yaylalar, köyler, göller, dereler, köpekler, ayılar bizi bekliyordu. Gerçekten bir ayıya yem olacak mıydık? Sağ salim turu bitirebilecek miydik?


    1. Gün: Gölcük Tabiat Parkı - Aladağ Göleti - Seben Göleti

    Dördümüz bisikletleri yüklediğimiz minibüsle Bolu'daki Gölcük Tabiat Parkı'na ulaşıyoruz. Tura, Bolu merkez yerine buradan başlamaya karar verdik. Çünkü hiçbirimiz uzun zamandır idman yapmadık. Daha ilk günden bir sakatlıkla karşılaşmak istemiyoruz.

    [​IMG]

    Lojistik desteği Ersin'den
    [​IMG]

    [​IMG]

    Bisikletleri araçtan indirip kurmamız saat üçü buluyor. Fotoğraflarından tanıdığımız ve genelde Abant gölü ile karıştırılan küçük, şirin Gölcük gölü turumuzun başlangıç noktası. Gölün etrafında yürüyüş yolu, piknik için masalar ve restoran var. Cumartesi olduğu için oldukça kalabalık.

    Gölcük göleti
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Fazla oyalanmayıp göl çevresinde hızlıca bir tur attıktan sonra tırmanışa başlıyoruz. Bu yol, Bolu'yu Kıbrısçık ve Seben'e bağlayan yol. Oldukça düzgün ve trafiği az, her iki yanı ormanlık. Gölcük gölü 1200m irtifada. Çıkılan en yüksek nokta ise 1600m. Oradan sonra yine orman içinden Kızık yaylasına doğru inişe geçiyoruz. Düze inince yaylaya gelmeden sola sapıp Aladağ göletine yöneliyoruz. Amacımız çevresinde bir tur atıp akşam olmadan Seben gölüne ulaşmak. Ama yol öyle güzel ki kimsenin acele edesi yok, aheste gidiyoruz. "Kaçış", manasını ilk burada buluyor. Göl kenarında çokça balık tutanlara rastlıyoruz. Hem de her yerde yasak olduğu yazmasına rağmen. Şaşırıyor muyuz? Hayır! Gölün kuzey ucundaki Demirciler yaylasına otlamaktan dönen sığırlarla birlikte giriyoruz. Yaylayı geçip devam ettiğimizde gölün doğu kıyısının, giriş-çıkışı kontrollü bir park olduğunu öğreniyoruz. Kapıdaki Sabahattin adındaki görevli bize gerekli bilgileri veriyor. Yaya giriş 3 TL, çadır kurarsak kişi başı 15 TL. İçeride su, elektrik, tuvalet var. Kendisi de gece orada güvenlikten sorumlu. Kamp için güzel bir yer. Ancak biz plana uyup orada kalmamaya karar veriyoruz. Abimiz park içinden geçmemize izin vermeyince geldiğimiz kıyıdan gerip dönüp Seben gölünün yolunu tutuyoruz. Yaylada bir evden kahvaltı için yumurta almayı da ihmal etmiyoruz.

    Aladağ Göleti
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Bolu'da bir firma bölgeyi turizme kazandırmak amacıyla Kıbrıslı tur acentalarını gezdiriyordu. Bizi görünce arkadaşın kafada bir ışık yanıyor. Fotoğraflarımızı çekiyorlar. Ne olacaksa artık?..
    [​IMG]

    Kızık yaylasından geçip güneye devam ederken malesef yol yapımı nedeniyle bozuk bir toprak yola giriyoruz, araç geçtikçe zor anlar yaşıyoruz. Hava artık kararmak üzere. Biraz yükselip tekrar indiğimizde bir yol ayrımına geliyoruz. Sol taraf yine yol yapımı ve toprak, sağ taraf ise yeni dökülmüş asfalt. Tabi asfaltı seçiyoruz ancak bu, hesapta olmayan bir rampa çıkarıyor karşımıza. Artık ışıklarımızı yaktık, iyice karardı ortalık. Neredeyse hiç araç geçmiyor. Haritaya göre çok az yolumuz kaldı ancak gölü bulduğumuzda uygun bir yer ve su bulabilecek miyiz?

    İlk ulaştığımız yayla yoldan yukarıda ve hiç hayat belirtisi yok. Burayı geçiyoruz. Ufaktan tedirginlik var. Göl etrafındaki ikinci yayla için yoldan çıkmamız gerekiyor. Bir araç durdurup bilgi alıyoruz. Yaylada bir bakkal olduğu bilgisi içimize su serpiyor. Gerçekten de Dedeler yaylasına ulaştığımızda bir evin alt katında bir bakkal buluyoruz. Sahibi bize herhangi bir yerde kamp kurabileceğimizi söylüyor. Eksiklerimizi giderip göl kenarında farlarımız yardımıyla uygun bir yer seçiyoruz ve çadırlarımızı kurup ilk akşam yemeğimizi pişiriyoruz. Kamp ateşimizi yakamadan yatıp ilk günü bitiriyoruz.
    Kamp noktamız: 40°30'53.7"N 31°38'27.5"E Google Maps
    48km yol, 900m yükseliş

    2. Gün: Seben Göleti - Abant Gölü

    Soğuk bir geceden sonra erken vakit kalkıyorum. Karşılaştığım manzara nefis. Termometre 5 derece gösteriyor. Hemen biraz odun toplayıp gece yakamadığımız ateşi yakıp ısınıyorum. Arkadaşlar da kalkınca kahvaltımızı yapıp yola düşüyoruz. Bu kez gölü tam tur yapacak şekilde diğer tarafından dolaşıyoruz. Bu tarafta yükselti fazla değilmiş. Ancak kısa da olsa yol yapımı var.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Kızık yaylasına doğru geri giderken güneşin yükselmesiyle sıcak bir günün bizi beklediğini anlıyoruz. Sularımızı tazeleyip Gölcük yönüne devam ediyoruz. Amacımız şehre girmeden tepeye ulaşıp orman içinden Abant yönüne dönmek.

    Kızık yaylası
    [​IMG]

    [​IMG]

    Tırmanmaya başlamadan yolun sağında mısır ve çay satan amcaya bir süre konuk olup dinleniyoruz.
    [​IMG]

    Ardından 1600m rakıma ulaştığımızda Gölcük yönü yerine sola, toprak yola girip ismini bilmediğimiz birkaç yayladan geçerek Sultan köyüne yöneliyoruz. Bu orman yolu öylesine güzel ki bitmesin istiyoruz.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Topraktan asfalta çıktığımızda uzun bir iniş bizi bekliyor. Trafik de yok denecek kadar az. Burayı hızlıca iniyoruz. Ben kişisel rekorumu kırıp 70'i bulmuşum. Arada çeşmelerde serinliyoruz. Sıcaklık 35 dereceyi buluyor. Sabahla arasında 30 derece fark var. Sultan köyünde biraz dinlenip kanal boyunca toprak yoldan Bolu-Bilecik yoluna ulaşıyoruz. Yola girmeyip karşısına geçerek Bolu-Abant yoluna çıkabilmek için Avdan ve Yenisefa köylerine doğru tırmanıyoruz. Bu tırmanışlar epey yoruyor. Sonunda Abant yoluna çıkıyoruz. Bu yol güzel ancak Pazar günü olduğu için yoğun bir dönüş trafiği var. Hava kararmak üzere. Ciddi de bir tırmanış var. Zor da olsa Abant'a 2km kala bir alabalık tesisine ulaşıyoruz. Sahibi Şenol bey, sağ olsun, bize kapılarını açıyor ve arkalarda bir yere çadırlarımızı kurmamıza izin veriyor. Akşam yemeğinde tabi ki leziz alabalık var. Yemekten sonra yorgun, argın hemen yatıyoruz.

    [​IMG]

    Tesisle birlikte bizi de koruyan minik kurdumuz...
    [​IMG]

    Sabah erkenden kalkıp toparlanıyoruz. Bu kez kahvaltımız tesisten. Zengin kahvaltımızı keyifle yaptıktan sonra Şenol beyle vedalaşıp Abant gölüne doğru yola düşüyoruz. Hedefimiz Sülüklü Göl.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Ev sahibimiz Şenol Bey
    [​IMG]

    Kamp yerimiz: Abant Alabalık Restaurant Abant Alabalık Restaurant
    72km yol, 1355m yükseliş
     
  2. BilalBeki

    BilalBeki Kıdemli Üye

    Yaş:
    30
    Kayıt:
    4 Haziran 2014
    Mesajlar:
    273
    Beğeniler:
    759
    Şehir:
    Bursa
    Bisiklet:
    Lapierre
    Seviye:
    @Oktay Erkan yazıları okumadım ama güzel bir tur olmuş fotoğraflar çok güzel :)
     
    Oktay Erkan bunu beğendi.
  3. serkanoz87

    serkanoz87 Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Haziran 2015
    Mesajlar:
    315
    Beğeniler:
    224
    Şehir:
    izmir
    Adı:
    serkan özdemir
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    valla 10 numara organizasyon olmuş, kazasız belasız eğlenceli gezmeler :)
     
    Oktay Erkan bunu beğendi.
  4. Kazuya

    Kazuya Omnia Causa Fiunt

    Yaş:
    32
    Kayıt:
    21 Ocak 2015
    Mesajlar:
    1.064
    Beğeniler:
    1.832
    Şehir:
    Ankara
    Adı:
    Emrah
    Bisiklet:
    Specialized
    Seviye:
    çok güzel bir gezi olmuş ve fotoğraflar harika, gitmiş kadar olduk teşekkürler, çok güzel paylaşım:)
     
    Oktay Erkan bunu beğendi.
  5. Osman Kıtay

    Osman Kıtay Forum Bağımlısı

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    31 Temmuz 2012
    Mesajlar:
    888
    Beğeniler:
    1.153
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Fuji
    Seviye:
    @Oktay Erkan Üst makamlar candır. Fotoğraflar çok güzel çekilmiş. Kim çekmişse eline sağlık. Devamını bekliyoruz.
     
    Oktay Erkan bunu beğendi.
  6. ekren gökhan

    ekren gökhan Bisikletkolik

    Yaş:
    34
    Kayıt:
    6 Aralık 2012
    Mesajlar:
    1.382
    Beğeniler:
    7.590
    Şehir:
    Antalya
    Bisiklet:
    Fuji
    Seviye:
    fotoğraflar şahene çok güzel bir gezi olmuş :harika:
     
    Oktay Erkan bunu beğendi.
  7. Yusuf Kemal EREN

    Yusuf Kemal EREN Üye

    Kayıt:
    6 Eylül 2014
    Mesajlar:
    77
    Beğeniler:
    29
    Şehir:
    Samsun
    Bisiklet:
    Ghost
    Seviye:
    tur yaptığınız yerler gerçekten çok güzelmiş.. gezdiğiniz yerleri ben de tur yapacağım yerler listesinde üst sıralara koydum hemen :) ancak fotoğraflar az geldi;yetmedi bize :)
     
    Oktay Erkan bunu beğendi.
  8. dkelleci

    dkelleci Aktif Üye

    Yaş:
    38
    Kayıt:
    27 Ağustos 2015
    Mesajlar:
    120
    Beğeniler:
    88
    Şehir:
    Kadirli
    Adı:
    Doğan Kelleci
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    Bayılıyorum bu tur yazılarına. :)
    Daha devamı var değil mi?
    Keyifli ve sağlıklı gezmeler sizlere.
     
    Oktay Erkan bunu beğendi.
  9. Oktay Erkan

    Oktay Erkan Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    26 Kasım 2013
    Mesajlar:
    453
    Beğeniler:
    1.049
    Şehir:
    Kadıköy İstanbul
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Sağolun arkadaşlar. Gerçekten güzel yerler. Umarım size de kısmet olur gezmek.
    Devamı var. Fırsat buldukça yazıp yükleyeceğim.

    @Osman Kıtay, nasıl da biliyorsun halimizden :)
     
    hogutmen ve Osman Kıtay bunu beğendi.
  10. mykuzu

    mykuzu Yeni Üye

    Yaş:
    20
    Kayıt:
    8 Eylül 2015
    Mesajlar:
    13
    Beğeniler:
    6
    Şehir:
    samsun
    Adı:
    mücahit yasir
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    Abi çok kıskandım valla . İnşallah bize de nasip olur . Böyle yazılar okumak insana heyecan katıyor :)
     
    Oktay Erkan bunu beğendi.
  11. baykuş97

    baykuş97 "fekku ragabe"

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    14 Mayıs 2015
    Mesajlar:
    805
    Beğeniler:
    1.471
    Şehir:
    istanbul
    Adı:
    ilhan beyoğlu
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Hayalimdeki turu yapmışsınız... :harika::kötü:
     
    Oktay Erkan bunu beğendi.
  12. 1967chevy

    1967chevy Aktif Üye

    Yaş:
    36
    Kayıt:
    23 Eylül 2015
    Mesajlar:
    106
    Beğeniler:
    83
    Şehir:
    istanbul
    Adı:
    Mustafa.O.YILMAZ
    Bisiklet:
    Bianchi
    Seviye:
    Harika bir tur manzaralar ve resimler müthiş nasıl bir cihaz kullandınız merak ettim.
     
    Oktay Erkan bunu beğendi.
  13. OsmaniyeRehber

    OsmaniyeRehber Forum Bağımlısı

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    3 Mart 2015
    Mesajlar:
    670
    Beğeniler:
    675
    Şehir:
    Osmaniye
    Adı:
    ibrahim
    Bisiklet:
    b'Twin
    Seviye:
    Tebrikler harika bir tur olmuş.Bu arada herkesin kullandığı malzemelerde kaliteden şaşmamış:harika:
     
    Oktay Erkan bunu beğendi.
  14. Oktay Erkan

    Oktay Erkan Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    26 Kasım 2013
    Mesajlar:
    453
    Beğeniler:
    1.049
    Şehir:
    Kadıköy İstanbul
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Kaldığımız yerden devam...

    3. Gün: Abant Gölü - Sülüklü Göl

    Günlerden pazartesi, bir de sabah saatleri olunca gölün çevresi bomboş. Yürüyen, at binen birkaç kişi, bir fayton ve dört bisikletli gölü tavaf ediyoruz birlikte.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Sularımızı doldurup Sülüklü göle gitmek üzere Taşkesti'ye doğru pedallara asılıyoruz. Taşkesti yolu park içinden ayrılıyor. Kısa bir çıkışın ardından çoğunlukla inişle geçen bir yol. Hava bugün de sıcak. Ama çeşmeler imdadımıza yetişiyor. Bu arada Çağlayan'ın arka tekeri 36 telli olmasına rağmen ağırlıktan bir jant teli kırılıyor. Yedek olmadığı için önden arkaya bir tane aktarıp devam ediyoruz.

    Burada hemen belirteyim, kalabalık olmasak da kimsenin tek kalmamasına özen gösterdik. Bölünürsek hep iki-iki olmaya dikkat ettik. Hepimizde telsiz var ve etkin olarak kullandık. Özellikle hız artıp aralar açıldığında. Benzer tur düşünenler için belirtmek istedim.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Taşkesti'de bir çay molası verip dinleniyoruz. Buradan Sülüklü göle giden 2 yol var. Biri Mudurnu çayının kuzeyinden giden Adapazarı-Mudurnu yolu ki geniş ve iyi bir asfalta sahip. Diğeri çayın güneyinden, köylerden giden yol. Biz tabi ki güney yolunu seçtik. Her ikisi de oldukça yükseklere çıkıyor. Ancak kuzey yolu daha uzun ve trafiği daha fazla.

    Tırmanış bitip de inmeye başladığımız noktada solumuzda nefis bir göl peydahlanıyor. Plan aşamasında dikkatimi çekmeyen bu göl Karamurat gölü. Görsel bir ziyafet sunuyor. Birkaç fotoğraf çekip ara hedefimiz olan Sülüklü Göl Alabalık tesisine doğru inişe devam ediyoruz.

    Karamurat Gölü
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Birazdan çetin bir yarış olacak...
    [​IMG]

    [​IMG]

    Akyokuş köyü, Köseler mahallesi ve Tavşansuyu köyünden sonra tesise ulaşıyoruz. Saat dördü geçmiş durumda. Buradan Sülüklü göle 11km yol, 850m.den fazla tırmanış var. Restoranın sahibinden aldığımız bilgiler pek iç açıcı değil. Yolun çok kötü olduğunu, çıkmamamızı, geceye kalacağımızı, tesiste kamp kurabileceğimizi söylüyor. Bir süre kararsız kalıyoruz. Aç ayı oynamaz deyip önce yemek yemeye karar veriyoruz.

    [​IMG]

    Kuymak görünce ben :)
    [​IMG]

    Karnımız doyunca bize bir cesaret geliyor. Çıkmaya karar veriyoruz. Biraz kahvaltılık alıp saat 5 gibi yola düşüyoruz. İlk 5-6 km, orta eğimli olsa da asfalt ve sonları stabilize olduğu için çok zorlanmadan çıkabiliyoruz. Sonra yol toprak oluyor. Son 5 km tabelasını gördükten sonra hem eğim artıyor hem de yol artık taşlı, gevşek bir toprak halini alıyor. Çok zorlanıyoruz. Arka lastik her pedalda bir miktar boşa dönüyor. Durmadığımız sürece ilerliyoruz. Ancak durduğumuzda kalkmamız çok zor oluyor. Yolla meşgul olunca pek fotoğraf çekme şansımız olmamış.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Baştan beri ağaçların arasında çağıldayıp bizi motive eden derenin sesi de uzaklaşıp kesiliyor. Çok yoruluyoruz ama üçüncü saatin sonunda göle ulaşıyoruz. Hava karardığı için çok araştıramadan, bulduğumuz bir çeşmenin yakınında ağaçların altına çadırlarımızı kuruyoruz. Etrafta kimseler yok. Ancak sonradan bir minibüsle üç kişi geliyor, selamlaşıyoruz ama pek hoş tipler değil. Bizden önce ateşlerini yakıyorlar ve mangal eşliğinde alem yapıyorlar. Biraz tedirgin oluyoruz. Biz de ateşimizi yakıp karnımız tok olduğu için sadece Ertuğrul'un marşmelovlarını pişirip indiriyoruz mideye. Ben, nahoş komşularımız sızana kadar uyumuyorum. Aslında sabaha kadar pek uyuduğum da söylenemez. Öyle bir yerdeyiz ki, bu sarhoşları saymazsak en yakın yerleşim yerinden -ki o da küçük bir köy- 11 km uzakta, dağın başındayız. Kurt mu iner, ayı mı gelir? Gel de uyu :)

    [​IMG]

    Kamp noktamız: 40°31'20.1"N 30°52'36.9"E Google Maps
    64km yol, 2010m yükseliş


    4. Gün: Sülüklü Göl - Dokurcun - Kuzuluk - (araçla) Sünnet Gölü

    Sabah erkenden kalktığımda gece göremediğimiz gölü ilk defa sisler altında görüyorum. Hem çektiğimiz yorgunluğa hem de gecenin uykusuzluğuna değiyor. Hiçbir şeye değişilmeyecek bir keyif.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Kendince bize bekçilik yapan minik kuçu. O gün gelmeyen görevlininmiş, sonradan öğrendik.
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Arkadaşlar da kalkınca huzur içinde çayımızı demleyip kahvaltımızı yapıyoruz. Çadırlarımızı toplayıp gölden ayrılırken bizim sarhoşlardan sadece biri uyanık. Başımıza bir iş açmadıkları için şanslıyız.

    Bugünkü rotamız, inişin ardından Taşkesti'ye geri dönüp oradan güneye dönmek ve Bolu-Göynük yolundan Sünnet gölüne ulaşmak şeklinde. Ancak bu hedefe malesef ulaşamayacağız. Çünkü o taşlı topraklı rampadan inişte Bülent düşüyor ve yaralanıyor. Tam yağmur başlarken köye ulaşıyoruz ve bir yere sığınıp Bülent'in yaralarını temizleyip pansuman yapıyoruz. Ancak çenesinde bir açılma var. Köylülerden yakınlardaki Dokurcun'da sağlık ocağı olduğunu öğreniyoruz. Hafifleyen yağmur altında 3 km ötedeki Dokurcun'a ulaşıp sağlık ocağını buluyoruz. Orada çenesine üç dikiş atılıyor. Hepimizin morali sıfıra iniyor, keyfi kaçıyor. Bülent devam edemeyeceğini söylüyor. 20 km ileride Kuzuluk'tan Metro otobüslerinin 2 saatte bir İstanbul'a hareket ettiğini öğreniyoruz. Yemeğimizi yiyip oraya gidiyoruz ve Bülent'i İstanbul'a uğurluyoruz. Artık üç kişiyiz. Kuzuluk bizim gideceğimiz yönün tam tersinde olduğu için artık bugünün planını tamamlama şansımız yok. Saat neredeyse beş oluyor. Ben planı değiştirip Akyazı tarafına gitmeyi düşünürken Çağlayan kasabayı dolaşıp bir kamyonet ayarlayıveriyor. Akşam ve sabah için nevale ayarlayıp araca atlıyoruz, gün sonunda olmak istediğimiz yere başka bir türlü de olsa ulaşıyoruz.

    Sünnet gölü de, Gölcük, Abant, Sülüklü göller gibi bir tabiat parkı ve girişi paralı. Ama hiçbirinde para ödememiz gerekmedi. Burada bir otel de mevcut ancak pek müşterisi yok. Bir görevliyle konuşuyoruz, bize çadırımızı istediğimiz yere kurabileceğimizi söylüyor. Ancak yer ateşi yakmanın yasak olduğunu da ekliyor. Sağ olsun bize bir mangal tedarik ediyor. Etrafta balık tutan birkaç kişi ve piknik yapan aileleri dışında kimse yok. Çadırlarımızı onlardan biraz uzağa, gölün hemen kıyısına kuruyoruz. Çağlayan'la Ertuğrul göl etrafında biraz gezinip iki gün yetecek kadar çam odunuyla geliveriyorlar. Mangalımızı yakıp etlerimizi pişiriyoruz. Etraftaki herkes gidince yıldız yağmuru altında bütün göl bize kalıyor. Çayımızı da sohbet eşliğinde içtikten sonra yatıyoruz. Çevrede birkaç köpek var ve gece bol bol havlayarak biraz gürültü çıkarıyorlar. Burası da dağ başı bir yer olduğu için çevrede vahşi hayvanlar olsa gerek. Sabaha doğru kurt ulumalarını net olarak duydum. Sanırım bundan havladılar.

    [​IMG]

    Kamp noktamız: 40°25'29.7"N 30°57'27.3"E Google Maps
    36km yol, 440m yükseliş
     
  15. Elbrus

    Elbrus «Onursal Üye»

    Yaş:
    20
    Kayıt:
    2 Haziran 2015
    Mesajlar:
    279
    Beğeniler:
    311
    Şehir:
    İzmir
    Adı:
    Atakan
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    Maşallah,imrendim çoğu kişinin hayalini gerçekleştiriyorsunuz umarım bir gün bizede nasip olur.. Kazasız belasız gezin inşallah.. :)
     
    Oktay Erkan bunu beğendi.
  16. mtb_rider

    mtb_rider Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    23 Aralık 2013
    Mesajlar:
    758
    Beğeniler:
    864
    Şehir:
    Kadıköy/İstanbul
    Adı:
    Mustafa Özer
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    '' Kaçış! Doğaya, sessizliğe, dinginliğe, güzelliğe '' Hepimizin ortak derdi.

    Çok keyifli bir tur olmuş. Fotoğraflar için teşekkürler.
     
    Oktay Erkan bunu beğendi.
  17. Oktay Erkan

    Oktay Erkan Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    26 Kasım 2013
    Mesajlar:
    453
    Beğeniler:
    1.049
    Şehir:
    Kadıköy İstanbul
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Ben de uzun zaman forumda bu tür gezileri okuyup planlar kurdum. Nihayet bu tur kısmet oldu. Yoğun trafikli, bol asfaltlı yollar yerine dağ/köy yollarından gitmek işi zorlaştırıp menzili azaltsa da çok daha keyifli oldu.

    Göynük ve Taraklı'da kültürel gezi, Sansarak kanyonunda yüzme... yakında yükleyeceğim.


    @1967chevy çoğu Canon EOS 500D + 15-85mm ile çekildi. Bazı fotoğraflarda polarize filtre var. Bir kısmı da GoPro Hero4 ile Çağlayan tarafından çekildi...
     
    Burçin Çoban ve 1967chevy bunu beğendi.
  18. Burçin Çoban

    Burçin Çoban Kıdemli Üye

    Kayıt:
    13 Kasım 2013
    Mesajlar:
    203
    Beğeniler:
    106
    Şehir:
    Bostancı, İstanbul
    Adı:
    Burçin ç.
    Bisiklet:
    Merida
    Seviye:
    @Oktay Erkan Çok güzel bir tur olmuş.Fotoğraflar çok güzel .Diğer paylaşım ve yazılarıda okudum.Hepsi bizimde hayallerimizi süslüyor.Nezamandır bende uzun tur hayali kuruyorum.Böyle gezi ve tur fotoğrafları oluncada kendimizden geçiyoruz.Elinize ve pedallarınıza sağlık .
     
    Oktay Erkan bunu beğendi.
  19. recep24ank

    recep24ank Bisikletkolik

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    12 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1.002
    Beğeniler:
    1.694
    Şehir:
    Sakarya Adapazarı
    Adı:
    Recep Eşref ÇINAR
    Bisiklet:
    Corratec
    Seviye:
    Bu nedir böyle yaaa, imremmedim dersem yalan olur, bende sizinle oralarda olmalıymışım ama listeme aldım, aynısını yapmayı planlıyorum. herşey ama herşey mükemmel, diğer fotoğraflarıda görmek istiyorum, diğer gezdiğiniz yerleride, ayrıca bir ricam daha olacak müsadeniz olursa fotoğrafları turizm açısından kullanmak istiyorum, kendimde turizm müdürlüğünde çalışıyorum. ayaklarınız dert görmesin, harıkasınız,
     
    Oktay Erkan bunu beğendi.
  20. Oktay Erkan

    Oktay Erkan Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    26 Kasım 2013
    Mesajlar:
    453
    Beğeniler:
    1.049
    Şehir:
    Kadıköy İstanbul
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    @recep24ank teşekkürler, ben de senin gezilerini aynı duygularla izliyorum. bizim olduğumuz fotoğraflar haricinde fotoğrafları kullanmanda bir sakınca yok. bizim olduklarımızı zaten kim ne yapsın :D bu arada turizm müdürlüğünde çalıştığın için özel bir ricam var. bu güzelliklerin yok edilmesine mani ol abi ya, nasıl yaparsın bilmem ama, sana güveniyoruz :) nasıl sorumluluk yükledim bak sana...

    Bu arada bu turun son 4 günü ayrı başlıkta: Kaçış! Doğaya, sessizliğe, dinginliğe, güzelliğe... (5-8. günler) görmediysen eğer.