Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Istırap

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında Karakartal Platton tarafından paylaşıldı.

  1. Karakartal Platton

    Karakartal Platton Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    31 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    763
    Beğeniler:
    180
    Seviye:
    ISTIRAP :in: :in:

    Hintli bir yaşlı usta, çırağının sürekli herşeyden şikayet etmesinden bıkmıştı. Bir gün çırağını tuz almaya gönderdi. Hayatındaki herşeyden mutsuz olan çırak döndüğünde, yaşlı usta ona bir avuç tuzu bir bardak suya atıp içmesini söyledi. Çırak, yaşlı adamın söylediğini yaptı ama içer içmez ağzındakileri tükürmeye başladı.
    "Tadı nasıl?" diye soran yaşlı adama öfkeyle "acı" diye cevap verdi.

    Usta, kıkırdayarak çırağını kolundan tuttu ve dışarı çıkardı. Sessizce az ilerdeki gölün kıyısına götürdü ve çırağına bu kez de bir avuç tuzu göle atıp, gölden su içmesini söyledi. Söyleneni yapan çırak, ağzının kenarlarından akan suyu koluyla silerken aynı soruyu sordu: "Tadı nasıl?" "Ferahlatıcı" diye cevap verdi genç çırak. "Tuzun tadını aldın mı?" diye sordu yaşlı adam. "Hayır" diye cevapladı çırağı.

    Bunun üzerine yaşlı adam, suyun yanına diz çökmüş olan çırağının yanına oturdu ve şöyle dedi: "Yaşamdaki ıstıraplar tuz gibidir, ne azdır, ne de çok. Istırabın miktarı hep aynıdır. Ancak bu ıstırabın acılığı, neyin içine konulduğuna bağlıdır. Istırabın olduğunda yapman gereken tek şey ıstırap veren şeyle ilgili hislerini genişletmektir. Onun için sen de artık bardak olmayı bırak, göl olmaya çalış."
     
    mcyc bunu beğendi.
  2. kata

    kata Kıdemli Üye

    Kayıt:
    3 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    255
    Beğeniler:
    65
    Şehir:
    Maltepe / İstanbul
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Çok güzel bi hikaye.

    Bunu hayatı boyunca uygulayabilen var mı merak ediyorum.Gerçekten zor
     
  3. abdullahabdullah

    abdullahabdullah Forum Bağımlısı

    Yaş:
    34
    Kayıt:
    28 Mart 2007
    Mesajlar:
    645
    Beğeniler:
    699
    Şehir:
    GÖKÇEADA
    Adı:
    Abdullah YEŞİLTAŞ
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Bu hikayenin bir de komik versiyonu vardı. Meğersem göl zehirliymiş felan çırak ölüyor, usta da orda küfür patlatıyor. :)

    Hayat benim için daima saat sarkacı gibidir. Sarkaç hayatımız ise iyi ve kötü ile gidip gelir. Biz de iyi hissederiz, stresli oluruz.

    Hayatta herşeyin dengesi var. Ölüme meydan okuma, yaşlılığa, buruşukluğa çare aramaktalar. Aslında bunların "kötü durum" olması beyinden çıkartılsa bunlara hiç gerek kalmayacaktır. Piyasada satılan çoğu kozmetiğin de zaten para harcatma aracı olduğu biliniyor. Hayat olduğu ile güzel. Olanı bozmak da bizlerin marifeti. Küresel ısınma bizim eserimiz. Zaten bir şekilde kıyamet kopacak.

    Yapacağımız en iyi şey, şükredip iyiye gidebilmek. Yabancı insanlardan en büyük farkımız, "Allah'a şükür, beterin beteri vardır, buna da şükür, canın sağolsun" gibi düşüncelerle Polyanyacılık yaparak kendimizi stresten uzak tutabilmemiz, olayların üstüne o kadar düşmememiz. Yabancılarda görüyorum çünkü, en basitolaya bile sinirleniyor, sinir harbi yaşıyor. Herşey denge işi. Sakin olcaksın. Huzuru isteyeceksin. İstanbul'da ayaklarını sonsuz berrak maviye uzattığını düşüneceksin, ses kirliliğinin olmadığını düşüneceksin.

    İlerde o kadar çok sağlık problemleri yaşayacağız ki kanser vızıltı gelecek belki de. Temel duyu organlarımız git gide köreliyor farkında mısınız? Koku almamız, temiz koku almamız çevrenin kirliliğinden azalıyor; kulaklık takarak çok yüksek müzikler dinlememiz ilerde duyma sağlığımızı ne kadar bozacak farkında mıyız? Cep telefonu, boyalı gıdalar, suni yiyecekler birikim yaparak vücutta zehirlenmeye yol açacak.
    Kurşun, fosfor gibi maddeler ne yazık ki vücuttan atılmıyor ve eskiden cipslerde fosforlu yıldızlar ambalajsız promosyon olarak şirin bir ifadeyle satılırdı. Hayatımız giderek kirleniyor. Torunlarımız yada çocuklarımız bize böyle bir dünya bıraktığımız için ne kadar çok teşekkür edecekler, düşüne miyorum!!!:(

    İlerde o göl, gerçekten de asit yağmurlarıyla, fabrika atıkları ile zehirlenecek ve usta yada çırak, bu güzel deneyimi yaşayacağı bir göl dahi bulamayacak. Belki de yemeklik tuz bile kalmayacak. Tüketim toplumuyuz.

    Matematiksel bir durum işte. Kirlettiğin kadarından fazlasını doğaya geri verimezsen sürekli eksideyiz demektir.
     
    Hasan Hakan Koç bunu beğendi.
  4. kata

    kata Kıdemli Üye

    Kayıt:
    3 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    255
    Beğeniler:
    65
    Şehir:
    Maltepe / İstanbul
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Abdullah çok güzel yazmışsın.Sonunu bilerek yaşamak garip değil mi.Hayat'ın , yokoluş girdabından farkı yok !
     
  5. abdullahabdullah

    abdullahabdullah Forum Bağımlısı

    Yaş:
    34
    Kayıt:
    28 Mart 2007
    Mesajlar:
    645
    Beğeniler:
    699
    Şehir:
    GÖKÇEADA
    Adı:
    Abdullah YEŞİLTAŞ
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Teşekkürler. Gerçekten öyle. Dedemin ölümünden sonra hayat daha bir tuhaf oldu. İnsanın ölmesi meğersem ruhun Azrail tarafından alınması değilmiş. İnsanın ölmesi, hatıralarının silinmesiyle oluyor. Barış Manço nasıl hatırlanıyor, Atatürk, peygamberler.....sevdiklerimiz. İnsanı canlı kılan hayatta yaptığı iyilikler ve kötülükler. Bunu anladım. Bu dünya zaten emaneten var. Gelenin işi gitmek hesabı, biz de öbür tarafa sıramızla gidiyoruz.

    :Skull-175 Hayat madem sınırlı, neden savaşla, kin ve nefretle bir ömür harcanır şaşarım .:Skull-175
     
    kata bunu beğendi.
  6. kata

    kata Kıdemli Üye

    Kayıt:
    3 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    255
    Beğeniler:
    65
    Şehir:
    Maltepe / İstanbul
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Abdullah , başın sağolsun.Allah rahmet etsin.Allah inşallah acıyı zamanla unutturur daha büyük bi acıyla unutmak biraz daha zor oluyor....

    Bellekelerden silinmek bencede yokoluşu simgeliyor.Yokoluşta anlamsızlığı.
    Teşekkürler yazı için.Çok güzel
     
  7. Hasan Hakan Koç

    Hasan Hakan Koç Bisikletkolik

    Kayıt:
    1 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.304
    Beğeniler:
    1.209
    Seviye:
    10 numara olmuş Abdullah eline sağlık ben bu doğru sözlere Ne diyorum
     
    kata bunu beğendi.
  8. abdullahabdullah

    abdullahabdullah Forum Bağımlısı

    Yaş:
    34
    Kayıt:
    28 Mart 2007
    Mesajlar:
    645
    Beğeniler:
    699
    Şehir:
    GÖKÇEADA
    Adı:
    Abdullah YEŞİLTAŞ
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Sağolun dostlar. "İnsanı insan yapan hüzünleridir" diye yazı görmüştüm. Önemli olan sizin gibi doğru kişileri bulmak, sizin gibi yine bu forumdan tanıdığım kişilerle muhabbet edebilmek.

    19 Mayıs Ulusal ve Gençlik Spor Bayramınız kutlu olsun.
     
    kata bunu beğendi.
  9. kata

    kata Kıdemli Üye

    Kayıt:
    3 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    255
    Beğeniler:
    65
    Şehir:
    Maltepe / İstanbul
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Teşekkürler abdullah.Onurlandırdın :eek: :eek: :eek: :eek: :eek: :eek: :eek: :eek: :eek: :eek: :eek: :eek: