Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

İstiklal Marşı'nın Kabul Günü.

Konu, 'Güncel Haberler' kısmında Karakartal Platton tarafından paylaşıldı.

  1. Karakartal Platton

    Karakartal Platton Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    31 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    763
    Beğeniler:
    180
    Seviye:
    Arkadaşlar bu gün İstiklal Marşı'mızın kabul günü.

    İSTİKLAL MARŞI:İstiklal Marşı, Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin milli marşıdır.

    Sözleri Mehmet Akif Ersoy'un bestesi Osman Zeki Üngör'ündür. 12 Mart 1921'de TBMM tarafından Türkiye Cumhuriyeti'nin, Milli Marşı olarak kabul edildi.

    İstiklal Harbi'nin en heyecanlı günlerinde toplumu biraraya getirici ve ortak duygularını canlandırıcı bir milli marş gereksinimini gidermek amacıyla Maarif Vekaleti, 1921'de bir güfte yarışması düzenledi. Bu yarışmaya 724 şiir katıldı. Kazanan güfteye para ödülü konduğu için önce yarışmaya katılmak istemeyen Mehmet Akif, Maarif Vekili Hamdullah Suphi'nin ısrarı üzerine Kahraman Ordumuza adadığı şiirini yarışmaya soktu. TBMM'nin 12 Mart 1921 tarihli oturumunda Mehmet Akif'in şiiri milli marş olarak kabul edildi.

    Şiirin bestelenmesi için açılan ikinci yarışmaya 24 besteci katıldı. 1924 yılında Ankara'da toplanan seçici kurul, Ali Rıfat Çağatay'ın bestesini kabul etti. Bu beste 1930 yılına kadar çalındıysa da 1930'da değiştirilerek Cumhurbaşkanlığı Orkestrası Şefi Zeki Üngör'ün 1922'de hazırladığı bugünkü beste yürürlüğe kondu.

    Marşın armonilemesini Edgar Manas, bando düzenlemesini İhsan Servet Künçer yaptı. Şiir 9 dörtlük ve 1 beşlikten oluşur. İlk iki dörtlük İstiklal Marşı'nın güftesi olarak söylenir.

    PEKİ MEHMET AKİF ERSOY KİMDİİR?
    CEVAP:Mehmet Akif Ersoy, (d. 1873 – ö. 27 Aralık 1936). Türk şair ve düşünce adamı, İstiklal Marşı şairi olması bakımından da Milli Şair ismini almıştır.

    Mehmet Akif Ersoy, günlük konuşma dilinin şiirle kaynaşmasını sağlayarak halkçı bir nazmın doğuşuna ön ayak olmuştur. İstanbul'da doğdu, 27 Aralık 1936'da aynı kentte öldü. Bir medrese hocası olan babası doğumuna ebcet hesabıyla tarih düşerek ona "Rağıyf" adını vermiş, ancak bu yapma kelime anlaşılmadığı için çevresi onu "Âkif" diye çağırmıştır. Babası Arnavutluk'un Şuşise köyündendir, annesi ise aslen Buharalı'dır.

    1889'da girdiği Mülkiye Baytar Mektebi'ni 1893'te birincilikle bitirdi. Ziraat Nezareti (Tarım Bakanlığı) emrinde geçen yirmi yıllık memuriyeti sırasında veteriner olarak dolaştığı Rumeli, Anadolu ve Arabistan'da köylülerle yakın ilişkiler kurma olanağı buldu. İlk şiirlerini Resimli Gazete'de yayımladı. 1906'da Halkalı Ziraat Mektebi ve 1907'de Çiftçilik Makinist Mektebi'nde hocalık etti. 1908'de Dârülfünûn Edebiyat-ı Umûmiye müderrisliğine tayin edildi. İlk şiirlerinin yayımlanmasını izleyen on yıl boyunca hiçbir şey yayımlamadı.

    [​IMG]
     
    nuriaktürk bunu beğendi.
  2. HaliliOzturk

    HaliliOzturk Onursal Üye

    Kayıt:
    3 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    7.283
    Beğeniler:
    9.860
    Seviye:
    Bu güzel hatırlatma için teşekkürler Çarşı.
    Öyle bir gündeyiz ki, gerek Gençliğe Hitabe'yi gerekse İstiklal Marşı'nı satır satır, kelime kelime okuyup hatim etmek gerekiyor. Çıkarılacak çok ders var her ikisinde de...
    Milletvekillerinin bile İstiklal Marşı'nı okurken takılabildiği, şaşırdığı ve hatta (ne yazık ki) uydurduğu bir ülkeyiz... Bir hatırlatma da benden olsun.

     
  3. Ozge Deniz

    Ozge Deniz Bisikletkolik

    Kayıt:
    11 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.002
    Beğeniler:
    342
    Şehir:
    Izmir
    Seviye:
    böyle güzel sözleri yazan Mehmet Akif Ersoy'a teşekkür etmek artık imkansız:( .hiç olmazsa sahip çıkarak borcumuzu ödemeliyiz.gururla söylemekten şaşmamalıyız:in: .teşekkürler arkadaşlar.sevgiler...
     
  4. bedo

    bedo Bisikletkolik

    Kayıt:
    11 Ekim 2006
    Mesajlar:
    1.248
    Beğeniler:
    368
    Şehir:
    istanbul-yeşilköy alan: trial ve street
    Seviye:
    size kesinlikle katılıyorum ayrıca bu güzel hatırlatma için çarşı çok teşekkürler
     
  5. Selim Çam

    Selim Çam Onursal Üye

    Kayıt:
    1 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.905
    Beğeniler:
    543
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Şairin bir de şu şiiri vardır ki benim için çok özeldir.. İşte şu şekilde:

    zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem;
    gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
    biri ecdâdıma saldırdı mı, hattâ boğarım!..
    - boğamazsın ki!
    - hiç olmazsa yanımdan koğarım.
    üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam;
    hele hak nâmına haksızlığa ölsem tapamam.
    doğduğumdan beridir âşıkım istiklâle,
    bana hiç tasmalık etmiş değil altın lâle!
    yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
    kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!
    kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim,
    onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
    adam aldırma da geç git, diyemem aldırırım.
    çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
    zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...
    irticâin şu sizin lehçede ma'nâsı bu mu?

    mehmet akif ersoy
     
    Hasan Hakan Koç bunu beğendi.