Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

İstabul-Bursa 18 ağustos 2009

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında xaphanis tarafından paylaşıldı.

  1. xaphanis

    xaphanis Yeni Üye

    Kayıt:
    15 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    12
    Beğeniler:
    18
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    slm arkadaşlar biraz geç oldu ama kusura bakmayın artık fotoğraf makinasını Bursada unutmuşum daha yeni elime geçti fotoğraflar anca ekleyebildim. Ayrıca geziye biraz geç saatte başladığımdan dolayı fazla vakit kaybetmemek adına az fotoğraf çektim. Neyse fazla uzatmadan geziye geçmek istiyorum; 18 ağustos salı günü geçikmelerle birlikte saat tam 10:00 da ataşehirden çıktım. 10 dakika sonra heyecandan bi su molası verdim :) çünkü bu geziyi 4 senedir hayal ediyodum sonunda gerçek olmuştu. Suyumu içip devam ediyorum içerenköyden bostancı köprüsüne ve e-5 e bağlanıyorum. Yol bu kısımlarda iyi ama ilerledikçe şerit sayısı 2 ye düşüyor ve emniyet şeridi hem dar hemde çok bozuk. Güç bela kendimi bir benzinciye atıyorum bir su molası daha. İstanbul bitmedi ama merakla inceleyen gözler şimdiden başladı :) Hesapladığımdan 6 km daha uzun çıkıyor Eskihisar. Defalarca arabayla şuursuzca indiğim o rampayı bisiklet üzerinde yüzümdeki rüzgarı hissederek inmek oldukca zevk veriyor. Aşağıdaki büfeden meyve suyu alıyorum yanımdaki küçük keklerimi ıslatmak ve sıvı ihtiyacımı karşılamak için. Gişeye geliyorum ve çok cüzzi bir miktarda ücretle(hatırladığım kadarıyla 2,80) akbil basıp gemiye doğru pedal basıyorum bekleyen araba kalabalığının kenarından özgür olmanın keyfiyle gemiye çıkıyorum. Gemide birkaç fotoğraf çekip annemi arıyorum(her durduğum yerde arama şartıyla izin verdi bana :) ) Yalovaya iniyorum daha yol yeni başlıyor diyorum kendi kendime pedallara kuvvet basıyorum tekrar. Yalovayı bilen herkes bilir merkezde ki benzincide mola veriyorum. Şüpheli bakışlar arasında maden suyumu yudumlarken bir pompacı nerden geldiğimi soruyor istanbul diyorum gülüyor ve "Antalyaya mı gidiyorsun?" diyor Bursaya gideceğimi söyleyip fotoğrafımı çekebilrmisin diyorum. Tahminen 6-7km sonra meşhur "Yalova'nın çıkışındaki rampa" ya geliyorum. Bukadar zorlanacağımı hiç tahmin etmemiştim; emniyet şeridi yok, yol kenar çizgisinden itibaren 34-40cm genişliğinde bitaşlık var sonrası v kanal. Özellikle bazı kamyon-tır şoförleri oldukça saygısız çıkıyor kornaya basılı tutan mı istersiniz dokunacak kadar yakınımdan geçen mi? Neyse belki de ben suçluyumdur bisikletimi şehirlerarası yollarda kullandığım için. Rampa üstünde güzel bir işletme var eski benzincinin hemen yanında burda bir mola veriyorum kalan suyumu bitirip bir soda istiyorum ve bir su da sırtıma atıyorum. Anneye rapordan sonra yola koyuluyorum bir çok gitmeden kısa bir su molası vermek zorunda kalıyorum saat 2-3 arası ve terden göz kapaklarımı sağlıklı kullanamıyorum. 5dk.lık su ve ter molasından sonra rampayı nihayet bitirebiliyorum bundan sonrası çok zevki süpürgelik mevkiinden aşağı tabiri caizse "kapatıyorum" turumdaki max. hızıma da burda ulaşıyorum (58km/h) Bursa il sınırı tabelasını gördüğümde ise zafere biraz daha yaklaştığımı hissediyorum. Orhangazide bir benzincide su molası verip devam ediyorum çünkü esas uzun molayı yemek yemek için vermeyi düşünüyorum. Yol üzerindeki bir işkembecide köfte ve pilav yiyorum burda 30dk. kadar dinlendikten sonra devam ediyorum. Gemlikte fazla oyalanmıyorum çünkü gemlik rampası hızımı bayağı kesecek diye düşünüyorum. Gemlikten sonra tam olarak bursa girişinde bir rampayla daha karşılaşıyorum burası da beni epey zorluyor yolda moral bozukluğuyla beraber çok kez mola veriyorum normalde vücudum zorlanmaya alışkındır ama bu kadar zorlanmamıştım herhalde. Ayağa kalkıyorum ve kendimi motive edip kalan kısımı da bitiriyorum tam rampanın bitip yokuşun başladığı yerde küçük bir bakkal ve hediyelik eşya satan bir yere rastlıyorum hemen kendimi bir sandalyeye atıp elime geçeni yeyip içiyorum. Orada konaklayan kamyoncu amcalardan biri yanıma gelip "o kadar yavaşladım tutun diye sen kafanı kaldırmadın bile" diyor. O moral bozukluğuyla çok duygulanıyorum ve teşekkür edip farketmediğimi belirtiyorum. Bütün dinlenme boyunca bana kızmayan köpek enteresan bir huysuzlukla zincirinden kurtulmaya çalışıyor anlam veremeden devam ediyorum. Bu yokuş bitiminde de Bursa tabelasını görüyorum ve başarmanın sevinciyle İzmir otobanına bağlanıyorum. Yol çok düzgün, ıssız, ve uzun hiç bitmeyecek gibi geliyor (bu kısmı detaylandırmıyorum çünkü yaklaşık 25km. boyunca hiçbi değişiklik olmadı) otobanın sonunda beynimi kullanamamamın cezası olarak yoncayı kullanıp yaklaşık 1,5km kadar yolu uzatıyorum ve hemen otobanın bitimindeki benzinciye park ediyorum saat 21:00 oldukça yorgunum selemin yüksekliği yeterli olmadığı için bacaklarım tam açılmadı ve sol diz kapağımda tarifsiz bir acı belirdi. Marketten yiyecek içecek bir şeyler alıyorum marketin önünde düşünceli bir şekilde bunları tüketirken pompacı çocuklarla konuşuyorum klasik "nereden geliyorsun nereye gidiyorsun?" muhabbeti ama ben hala geriye kalan 50km. yi düşünüyorum hava karanlık donanımım yetersiz, önümü görmüyorum tahminimce arkamdakilerde beni görmeyecek ve en önemlisi sakat bir diz! Ben bunları düşünürken ilginç bir adam yanıma yaklaşıyor ve nereye gideceğimi soruyor "M.Kemal Paşa" diyorum "bende oraya gideceğim aslında M.Kemal Paşalıyım ama Bursada çalışıyorum" diyor. Otobüs bekliyormuş M.Kemal Paşaya bende gezimi istemsiz bir şekilde burada noktalandırmaya karar veriyorum. Küçük bir bekleyişin ardından otobüs geliyor bagaja bisikletimi atıp otobüse biniyorum ve gezimi hiç istemediğim bir şekilde sonuçlandırıyorum. Dönüşümü 1 hafta sonra Mudanyadan yaptım. Otobüsle Paşa dan Bursaya gidip biraz şehir merkezinde gezindim daha sonra Mudanyaya geçip hızlı feribotla Yenikapıya geldim ve gezimi bitirdim.
    İstanbul-Bursa 148km. 11 saat (pedal basma süresi 8 saat)
    Bursa-Mudanya 60km. 3 saat (Bursada çok oyalandım o yüzden sadece pedal basma süresini yazdım)
    Gezide tüketilenler; 5 litre su, 1 kare çikolata, 1 magnum dondurma, 1 litre meyve suyu, 6 küçük topkek, 1 büyük topkek, 1 gofret, 3 maden suyu, 6 köfte, 100gr. pilav, 1 ayran

    Yazdığım yazıyı okuyarak ve çektiğim fotoğraflara bakarak zaman harcadığınız için çok teşekkür ederim. Bu benim ilk şehirlerarası gezimdi. Mutlaka ki bir şeyleri aktarırken eksiklerim olmuştur öncelikle bu eksiklikler için kusura bakmayın ve eleştirel görüşlerinizi uygun bir dille bana iletirseniz sevinirim :)


    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
     
  2. Tolga Gürgün

    Tolga Gürgün Onursal Üye

    Kayıt:
    3 Aralık 2005
    Mesajlar:
    1.724
    Beğeniler:
    2.371
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Selam ,

    Güzel anlatımınız için teşekkürler .

    Devamını soğumadan bekliyoruz .:)

    Tolga Gürgün
     
    xaphanis bunu beğendi.
  3. coşkun ayaz

    coşkun ayaz Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Nisan 2007
    Mesajlar:
    253
    Beğeniler:
    716
    Şehir:
    kocaeli
    Seviye:
    Selamlar genç arkadaşım,
    Öncelikle seni böyle bir geziyi yaptığın ve cesaretin için kutluyorum.
    Sonra nacizane tavsiyelerde bulunmak istiyorum;
    1-
    Bizler sehirlerarası yollarda bisiklet kullanma hakkına sahibiz. Trafik kurallarına uymak şartıyla. Bisiklet yolu yoksa yolun en sağını kullanarak dünyayı dolaşabilirsiniz. Bunu yapan güzel insanların çoğalması dileğiyle.
    2-
    Bizlerin amacı bisikletle rampaları çıkmak olmalıdır, bunu yapamadığımız noktada yürürüz. Asla bir araca tutunmamalıyız. Bu suçtur ve doğru değildir.
    3- İlk şehirlerarası turunuz olduğundan siz de bahsediyorsunuz. Diz ağrınızın sebebinide belirtmişsiniz. Tecrübe kazanmışsınız. Daha sonraki turlarınızda aynı hataları yapmazsınız çünkü siz bunu kendi tecrübenizle yaşadınız.
    4- Daha çok yollarda olursak bizi kabullenen ve garip karşılamayan, sürücüler çoğalacaktır. Ben dar yolda beni bekleyen ve selamlayan TIR sürücüleriyle bile karşılaştım. Yola çıkmaktan asla korkmayın.
    5- M.Kemal Paşa'ya bisikletle ulaşamadım diye üzülmeyin bir sonraki denemenizde kesinlikle ulaşırsınız ben buna inanıyorum. Hedefiniz hep daha ilerisi olacak ve gelişeceksiniz. Yeter ki bisiklet sevginiz azalmasın.
    Tüm dostları yollarda olmaya davet ediyorum.
    Yolunuz açık olsun...
     
  4. çirkin

    çirkin Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    2 Haziran 2009
    Mesajlar:
    867
    Beğeniler:
    1.554
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Sevgili dostum güzel bir gezi olmuş ve sonuçta başarmışsınız. Tebrik ederim sizi. Coşkun beyin dediği gibi yola çıkmakla asla suç işlemediniz. Yollar hepimizin ve seyahat özgürlüğü en temel insan haklarından birisidir. Yolun çok daraldığı yerlerde yolu direkt ortalayın. Kenarda olunca büyük araçlar görmüyor yada nasıl olsa geçerim diye çok yakınınızdan geçiyor. Donanım eksikliği sizin için zaten tecrube olmuştur (Fotoğraflarda göremedim umarım kask ve eldiven vardır.) onun için birşey söylemeye gerek yok. Ama sanırım kadro sizin için ufak daha büyük bir kadro alırsanız bacaklarınız daha rahat eder. Bizim için aslolan herzaman yoldur gidilecek mesafe yada zaman değil. Onun için turu yarıda kesmiş olmaya çok takmayın. Yeni turlarınızda başarılar dilerim. Bir daha Bursa yapacaksanız foruma konu açın birlikte pedal basarız.
    selamlar
     
    xaphanis bunu beğendi.
  5. irfancan

    irfancan Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    10 Kasım 2007
    Mesajlar:
    559
    Beğeniler:
    696
    Şehir:
    söke
    Seviye:
    Önemli olan yolda olmaktır,beslenme konusunda biraz bilgilensen daha iyi olur,paylaşımın için teşekkürler.
     
    xaphanis ve İbrahim Yurtseven bunu beğendi.
  6. philykia

    philykia Aktif Üye

    Kayıt:
    29 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    100
    Beğeniler:
    147
    Şehir:
    İstanbul/Pendik
    Seviye:
    Öncelikle sizi tebrik etmek istiyorum,
    Biziklet sevdası işte böyle bir şey,
    Hayalini kurduğunuz bir rota yıllar geçse de ilk günkü heyecanından bir şey yitirmez.

    Yalova'ya Pendik'ten de geçebilirdiniz. Bu size neredeyse 40 km. (Pendik-Eskihisar / Altınova-Yalova) kazandırırdı.

    Paylaşımlarınızın devamını bekliyoruz.
     
    xaphanis bunu beğendi.
  7. İbrahim Yurtseven

    İbrahim Yurtseven Köylü

    Yaş:
    58
    Kayıt:
    17 Nisan 2007
    Mesajlar:
    497
    Beğeniler:
    1.452
    Şehir:
    KIRKLARELİ - lÜLEBURGAZ
    Adı:
    İbrahim YURTSEVEN
    Bisiklet:
    Specialized
    Seviye:
    Genç arkadaşım tebrikler. Bizim bisikletimizin de kamyon, otmobil, TIR vs. kadar karayollarında yasal olarak, seyretme hakkı vardır. Otobanlar hariç. Trafikte isen, onlara karşı =hakkınızı gasp ediyorum, kusuruma bakmayın= tavırlarına girmeyin. Fakat bazı durumlarda, örneğin yokuş çıkıyoruz. Çıkamayabilirsin. Normal. Bunu hissettiğin zaman da sağa çekip dinlenir veya yürüyerek çıkarsın. Benimde hakkım deyip, peşimizdeki 30-40 tonluk yüklü araçlarıda zor durumda bırakmamak gerekir. O yolda seyretmek senin en doğal hakkın.
    Tahmin ediyorum fazla heyecan ve hırs yapmışın. Dizinin ağrısınında yokuşlarda kendini fazla zorlamadan olabileceğini zannediyorum. Sen bazı sallayan arkadaşlarımıza fazla bakma. Bisiklete zevk almak için, özgürlüğü daha çok yaşamak için binmeye devam et. Ama hep kendin için. Desinleri boşver. Yukarıda arkadaşlar bahsetmiş. Bisiklet konusunu biraz araştırsan iyi olur gibi. O bisiklet boyuna ve fiziğine uygun değil gibi. Her şey hoşuma gitti. Zevkle okudum. Seyrettim. Özellikle cesaretini canı gönülden tebrik ediyorum.
     
    xaphanis ve Ediz Tevfik Özgan bunu beğendi.
  8. Menderes Batmaz

    Menderes Batmaz Üye

    Kayıt:
    13 Nisan 2009
    Mesajlar:
    74
    Beğeniler:
    96
    Şehir:
    BURSA
    Seviye:
    çok güzel anlatmışsın arkadaşım tebrik ederim.güzel bir seyahat olmuş.
     
    xaphanis bunu beğendi.
  9. Burak BALKIR

    Burak BALKIR Üye

    Kayıt:
    23 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    50
    Beğeniler:
    45
    Şehir:
    BURSA
    Seviye:
    Arkadaşlarında dediği gibi öncelikle seni hayalini kurduğun bu tura çıktığın için tebrik ederim. hedefine ulaşamama konusunu gerçekten kafana takma o saatte güvenliğin için en doğru kararı vermişsin üstelik o diz ağrısıyla daha fazla devam etmemende çok iyi olmuş. Bir sonraki turunda eminim hedefine rahatlıkla ulaşırsın tabi tüm güvenlik önlemlerini aldıktan sonra (kask-eldiven-far-stop lambası)
     
    xaphanis bunu beğendi.