Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

İş hayatında mutsuzluk, kendine saygı vs...

Konu, 'Eski Arşiv' kısmında BF Okuru tarafından paylaşıldı.

  1. BF Okuru

    BF Okuru Yeni Üye

    Kayıt:
    2 Şubat 2005
    Mesajlar:
    17
    Beğeniler:
    69
    Seviye:
    Merhaba arkadaşlar... direkt konuya girip sizlerle dertleşmek istiyorum. Şu anda bana yeterince para kazandıran bir işe sahibim(devlet memuruyum, bekarım para yetiyor). Ama işimde mutlu değilim. Bu hayatıma da yansıyor. Çoğunlukla yarı mutlu yarı mutsuz bir şekilde sürüp gidiyor hayat. Elbette hiç kimsenin hayatı tamamen mutluluk içinde geçmiyor. Ama ben sanki bu mutsuzluk döngüsünden hiçbir zaman sıyrılamayacakmışım gibi hissediyorum.
    Böyle devam edersem sigaraya başlayıp(şuanda zaten az içiyorum, tamamen sürekli içmeyi kastediyorum) ve yavaş yavaş alkolizme doğru gidecekmişim gibi hissediyorum. Bunun yanında bisiklet de süremiyorum. İşim zor sayılmaz. Ama ben sevmiyorum. İşimi sormayınız...
    İşte kısaca böyle süren bir hayat var şuan elimde.
    İstifa edip, en az 5 yıl işsiz gezip(üniversiteye başlayıp meslek değiştirmek için), yine yarı mutlu yarı mutsuz ama en azından bisiklet sürebileceğiniz, ve sigara-alkole başlamayacağınız bir hayatı seçer miydiniz? yaş 30
    Yani yerimde olsanız ne yapardınız. Bisiklet sürme konusunu kafaya takmış bir manyak değilim bu arada :D

    Bu saatten sonra olmaz işine bak, mutlu olmaya çalış, bir şekilde sürersin bisikletini mi diyorsunuz? Yoksa bırak git mi? Bırakıp gitmek şımarıklık olarak nitelendirilebilir mi? Millet iş bulamıyor, bu adam da iş beğenmiyor, manyak mıdır nedir mi dersiniz? Hayat o kadar da ciddiye alınacak bir şey değil ve mutsuzsan bırak mı?
    Uzatıyorum ve uzattıkça da saçmalıyorum sanırım. Cümlelerim de biraz karmaşık oldu farkındayım. Bir şeyler söyleyin işte bu arkadaşınıza. Umarım bisiklet sürememe kısmındaki yarı ciddiyetim anlaşılmıştır. Bisiklet süremiyor diye memurluğu bırakıyor hahaha demeyiniz. O sadece işin bahanesi belki de... Mutsuzluk, beraberinde gelen kendine saygının yitimi vs. vs...
     
    Cem Tunç, Volkan Aykul ve Ahmet-E bunu beğendi.
  2. mehmet ulaş

    mehmet ulaş Bisikletkolik

    Kayıt:
    9 Temmuz 2014
    Mesajlar:
    1.174
    Beğeniler:
    620
    Şehir:
    İstanbul Çengelköy
    Bisiklet:
    Mosso
    Seviye:
    Bu ülkede böyle :( yürek ister bi almanya amerikaya gitmek özgür olmak.günde 7 saat çalışma :)
     
  3. Özgür A.

    Özgür A. Üye

    Kayıt:
    19 Nisan 2009
    Mesajlar:
    57
    Beğeniler:
    105
    Şehir:
    antalya
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Bak dostum. Devlet memurusun yani işin rahat universiteye gidip okumak için işi bırakmana gerek yok. Aynı anda ikisinide yürütebilirsin.
    Hem bu sayede kimseye yük olmazsın. Emin ol bu ülkede yaşayıp mutlu olan insan azdır. Herkesin farklı dertleri farklı sıkıntıları vardır. Hayatını eğlenceli hala getirmek senin elinde. İlla bisiklet olacak değil farklı hobilere yönelebilirsin. Ne istiyorsan onu yap yani ;)
    Ve en büyük tavsiyem hayatında birisi olsun ama öylesine biri değil seni mutlu eden birisi olsun.
     
  4. TSigalko

    TSigalko Yeni Üye

    Yaş:
    30
    Kayıt:
    24 Mart 2015
    Mesajlar:
    48
    Beğeniler:
    39
    Şehir:
    Ankara
    Bisiklet:
    Carraro
    Seviye:
    Bence bir şekilde mutlu olmaya çalış, işini bırakma derim.
     
  5. BF Okuru

    BF Okuru Yeni Üye

    Kayıt:
    2 Şubat 2005
    Mesajlar:
    17
    Beğeniler:
    69
    Seviye:
    Ohaa! Yalnız değilmişim lan! Vallahi yalnız değilmişim!

    Üç senedir Elazığ'da yaşıyorum. Ben de maaşını devletten alanlardanım. Yani bir nevi, ömrümü devlete kiralıyorum. O da bana -ve sana- hafta sonu müsaade ediyor, senelik izin veriyor. Maaşımı zamanında yatırıyor. Ne kadar çekici, değil mi?

    Değil işte. Üniversiteden mezun olduktan sonra iki yıl birkaç firmada çalıştım. -17 derecede, donmuş suyu çözmeye çalışıp sondaj yapmaya çabaladığımızı, tir tir titrediğimizi de hatırlarım. Sonra devlet bana bir iş kapısı açtı, ben de girdim o kapıdan (aferin bana). İlk aylar, o kapıdan zart diye girmemin şaşkınlığıyla geçti. Sonra bir şeyleri düşünmeye başladım. Bir şeyler eksikti. Bunlardan biri, mesleki tatmin. "O ne la?" mı dediniz? Yaptığınız işten mutlu olmak diyelim. Tamam, maaş var, izin var... İyi güzel. Ama yaptığın işten mutluluk duyman için birçok etken var. Bunlardan biri iş çevren. Çalıştığın ortam, iş arkadaşlarının bakış açıları... Sana emir veren insanların, üstlerinin yani, hayata bakışı... "Eee, sen kendi işine baksana!" diyenler olabilir. "Sana rahat batıyor!" diyenler olabilir. Size de diyeceklerdir, çünkü memuriyet dediğin, milyonlarca insanın hayali. Değil mi?

    Sonra bir de "yaşadığın şehir" faktörü var. Ben, yıllarımı Konya'da geçirdim. Üniversite okudum, çalıştım, yedim, içtim, gezdim. Beni Konya'da mutlu eden bir şey vardı: İnsan kaynağı! İki dil bilen krank milli pazarlamacısı arkadaşlarım da oldu, tek amacı Türkiye'nin en iyi yamaç paraşütçüsü olmaya çabalayan da, en iyi yazılımcısı olmaya çalışan da, kendi yüzük döküm makinesini üreten de, çekyat parçalarından üç boyutlu cnc tezgah üreten de... Mesela, Konya'da grup kurup sahneye çıkardık, kolaydı bu. İki yıldır Elazığ'dayım. Bu saydığım, ve çoğunu hatırlayamadığım, değişik, inovatif, insanın tanımaktan mutluluk duyacağı çok az insana rastladım. Bunlardan biri Sefa'dır mesela. Tur yazılarımda adı geçer, okuyan varsa. Sonra birkaç kişi daha. Eee? Sonrası yok işte. Boşluktayım ben de. Dağ başında bir ev, tek meziyeti televizyon izlemek, futbol oynamak olan arkadaşlar (Sefa hariç de lan! Tamam, Sefa hariç).

    Geçenlerde Gürcistan üzerinden, Shirine ve Kevin adında, bisikletle dünyayı gezen iki Amerikalı geldiler, üç gün beraber gezdik. Sonra Güney Amerika'yı gezdiler.

    Shirine Taylor | Facebook

    10930092_1541700586081974_5082718042134995472_n.jpg

    Şimdi, bakıyorum da, ben hayatımı satıyorum devlete. Ama aklımın bir köşesinde bir-iki yıl içinde gerçekleştirmeyi umduğum, Hacettepe Üniversitesinde Biyoloji okuma hayali var. Ne maaş umurumda, ne senelik izinler. Tek gayem, kenara biraz para atabilmek.

    Yalnız değilsiniz yani. En azından ben varım burada.

    _______________

    Ve tahmin ettiğim şey olmuş. İşin iyi, işin güzel, diyenler. Mutlu olamazsın diyenler, mutlu olmaya çalış diyenler. Ama unutmamak lazım, yaptıklarınızın pişmanlığı unutulur -bir canlıyı öldürmediyseniz, bir garibanın ekmeğini elinden almadıysanız-, ama yapmadıklarınızın pişmanlığı asla yakanızı bırakmaz.
     
  6. mehmet ulaş

    mehmet ulaş Bisikletkolik

    Kayıt:
    9 Temmuz 2014
    Mesajlar:
    1.174
    Beğeniler:
    620
    Şehir:
    İstanbul Çengelköy
    Bisiklet:
    Mosso
    Seviye:
    Kamu pişmanlıktır bence yıllarca aynı maaş aynı saat aynı izin özel candır baba :D
     
  7. Eagle

    Eagle ...flew up into the sky

    Kayıt:
    26 Ocak 2006
    Mesajlar:
    1.957
    Beğeniler:
    4.352
    Şehir:
    İstanbul
    Adı:
    Savaş
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Bu gibi yerlerde çalıştığınız zaman bağlı değil de bağımlı oluyorsunuz maalesef. Artıları kadar eksileri de çoktur. Bu gibi durumları atlatabilmek için sürekli bir şeylerle meşgul olmakta fayda var. Örneğin kitap okumak, balık tutmak ve her akşam üzeri pedallamak. Başka alternatifler de mümkün yani değerlendirirsiniz işte.
     
    Reha Oğuz Altuğ bunu beğendi.
  8. Hamit E.

    Hamit E. Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    21 Eylül 2013
    Mesajlar:
    968
    Beğeniler:
    431
    Şehir:
    İzmir
    Bisiklet:
    Mosso
    Seviye:
    Kardesim memursun bekarsin. Memur maaslari malum iyi duzeyde. Ailenle yasiyorsan dahada guzel. Yesil pasaport vs imkanlar. 5 dedimi ceker gidersin evine, hafta sonun tatil.
    Yillik iznini catir catir kullanirsin

    Kusura bakma ama millet ozelde haftanin 6gunu 12 saat calisiyor, iyi kazaniyorum diyen 2000tl anca aliyor. fazla mesai almadan ve hala patrona yaranamiyor.
    Yasadigin sehirden dolayi bisiklet binemiyorsan yada sosyal ortam yoksa o ayri konu.
    Ama masa basi memurluktan skilmak nedir arkadas.
    Bos vaktin kaldigindan canin skiliyosa kitap oku isyerinde.


    Kim sevdigi isi yapiyor ki???
     
  9. BF Okuru

    BF Okuru Yeni Üye

    Kayıt:
    2 Şubat 2005
    Mesajlar:
    17
    Beğeniler:
    69
    Seviye:
    @Yusuf Yılmazvural

    beni en çok "millet ne der" durumu korkutuyor(korkutma değil de belki strese sokuyor).
    Evet "millet zaten ne zaman doğru demiş ki" diyebiliriz. "Bu hayatı yaşayan millet değil benim" de diyebiliriz. Ama işte o millet yok mu? Gene de insan onların ne diyeceğini düşünmeden edemiyor. Şımarık diyebilirler, salak diyebilirler...


    Demesinler be, şu millet de değişsin artık. Neden hep okul-askerlik-iş-evlilik diye devam etmeli ki? Niye hep ileriye doğru gitsin ki insan?
     
  10. alierkanimrek

    alierkanimrek Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    13 Kasım 2008
    Mesajlar:
    421
    Beğeniler:
    298
    Şehir:
    Antalya
    Bisiklet:
    Mosso
    Seviye:
    Uzun lafların en kısaları şöyle;

    Eğer özel derken özel sektörde işçilik diyorsan memurluğu sakın bırakma, ama kendi işini kurma-yürütme diyorsan fazla geç kalma derim.

    Mutluluk da çevresel şartlardan ziyade insanın içinden gelen bir şey, yani aynı işi yapıp mutlu olan da var olmayan da, çevrenizi değiştirmeye çalışmadan önce kendinizde bir şeyleri değiştirmeniz gerekip gerekmediğine bakın.
     
  11. Ahmet-E

    Ahmet-E Kıdemli Üye

    Yaş:
    47
    Kayıt:
    14 Ekim 2014
    Mesajlar:
    231
    Beğeniler:
    290
    Şehir:
    antalya
    Bisiklet:
    Lapierre
    Seviye:
    @aligülerDeğerli kardeşim,Uzun yıllar memuriyette idareci olarak farklı bakanlıklarda görev yaptım.Resmi görevi de özeli de gördüm.Ayrıntıya girmek istemiyorum.İstifa da ettim geri de döndüm.Seni en iyi ,sanırım,ben anlayabilirim.Başta şunu söyleyeyim;SAKIN,SAKIN,SAKIN memurluktan istifa etme.TURKİYE ŞARTLARINDA memurluk iş tapusu gibidir,savaş bile çıksa maaşını alırsın,sosyal haklarını fazlasıyla kullanırsın,krizden en son etkilenirsin vs.Tabii bunun bir bedeli var.Sağlam bir kişiliğin varsa ve birde yaptığın işten zevk almıyorsan mutlu olamazsın ama geçimini garanti altına alırsın.Ayrıca,özel sektörde de mutluluğun garantisi olmadığı gibi daha da beter olabilirsin.Yüzbinlerce insan mutlu bir hayat için memurluğu seçmiyor.Türkiye şartlarından dolayı ,hayatını garanti altına almak için memur olmak istiyor.
    Tavsiyem;çok mutsuzsan,ya tayin iste ,ya bakanlık değiştir,ya anlaşabileceğin biriyle evlen,ya kendine bir hobi bul,spor yap,ya da doktora git ve antideprasana başla ama ASLA istifa etme bu sorununu çözmez.Çözüm sende ;ya kendini değiştireceksin ya da bulunduğun ortamı.
     
  12. Eagle

    Eagle ...flew up into the sky

    Kayıt:
    26 Ocak 2006
    Mesajlar:
    1.957
    Beğeniler:
    4.352
    Şehir:
    İstanbul
    Adı:
    Savaş
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    @aligüler hiçbir zaman "desinler, derler, diyecekler" telaşesine kapılmayın bence. Onlar zaten hep söylüyordu. Hep de söyleyecekler.
     
    rsomuncu bunu beğendi.
  13. ozgur908

    ozgur908 Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    22 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    646
    Beğeniler:
    904
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    aileden varlıklı değilseniz ve para kazanmaya devam etmeniz gerekiyorsa raydan çıkarmayın bence treni. özel sektör belirli niteliklere sahip insanlara artık doyduğu için sadece bir maliyet kapısı olarak görüyor çalışanları. baskı, haksızlık ve acımasızlık çoğu zaman en üst düzeyde. yasal hakların bile gasp edilmeye çalışılıyor. iş güvencesi belirsizliğe gebe. mesleğinizden ayrılırsanız hayatınızdan özellikle maddiyat konusunda çok şey eksilecek. amacınız özgür bir hayatsa ve parasal olarak da bir garantiniz yoksa atacağınız adımları iki kat fazla tartmanız lazım hayatı çok ıskalamadan. meslek değiştirmeden önce başka şeylerle başlayın değişikliğe.
     
  14. Erdal YILMAZ

    Erdal YILMAZ Onursal Üye

    Yaş:
    35
    Kayıt:
    5 Ağustos 2011
    Mesajlar:
    3.113
    Beğeniler:
    3.880
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Canyon
    Seviye:
    Yaklaşık 14 yıldır özel bir şirkette haftanın 6 günü en az 10-12 saat çalışıyorum. İşe ilk başladığım yıllar da, haftanın 7 günü 16 saat çalıştığım zamanlarımda oluyordu. Boş vaktim olsa da bir şeyler yapsam dediğim çok günler yaşadım.

    Son 3 yıldır aktif olarak hafta içi akşam, hafta sonu sadece pazar günleri her fırsatta bisiklet'e biniyorum. Halen bekarım ve ailemin geçimini sağlıyorum. Gelir düzeyim 5-10 bin tl değil ancak, bana ve aileme yetecek kadar kazanıyorum.

    Mutlu muyum sorusuna verebileceğim cevap, iş yerimde genelde mutsuz, ancak tanıdık tanımadık kim olursa olsun, bisiklet'e beraber bindiğim insanların yanında fazlasıyla mutluyum.

    Benim tavsiyem bisiklet guruplarına katılıp yeni arkadaşlar edinin, yeterince boş vaktiniz var madem bunu değerlendirin. İşinizi (bence) bırakmayın. Daha doğrusu işinizde mutlu değilseniz sadece kazancınızı düşünün, geri kalan kısımlara takılmamaya çalışın. Her şey para değil diye düşünülebilir ama o da olmadan olmuyor ne yazık ki. :)
     
  15. rsomuncu

    rsomuncu Üye

    Kayıt:
    4 Şubat 2015
    Mesajlar:
    77
    Beğeniler:
    41
    Şehir:
    gümüşhane
    Adı:
    remzi
    Bisiklet:
    b'Twin
    Seviye:
    Merhabalar. Konuya bende katilayim. Bende devlet memuruyum sana tavsiyem yasadığın hayattan zevk almaya bak. ve zararli aliskanliklardan uzak dur. Senin yaşındayım bende konusmak istersen de hep buralardayım. Unutma kimse yaptığı işi sevmiyor bu hayatta
     
    Yıldıray55 ve pandelis bunu beğendi.
  16. Enginkale

    Enginkale Kıdemli Üye

    Yaş:
    42
    Kayıt:
    5 Haziran 2012
    Mesajlar:
    286
    Beğeniler:
    712
    Şehir:
    izmir
    Seviye:
    @aligüler Mutlu olmak için bardağın dolu tarafına bakmayı deneyin, nelere sahip olmadığınıza değil neye sahip olduğunuza bakın. Devlet memurusunuz, çalışma şartlarınız özel sektördeki gibi zor değildir. Devlet memuru olmanız sebebiyle kendinize ayırabileceğiniz zamanınız da muhtemelen olur. Halbuki özel sektörde insanlar bırakın kendine özel zaman çoluğuna çocuğuna bile ayıracak zamanı mumla arıyorlar çoğu zaman.Sizin sahip olduğunuz garantilerin de çok azına sahipler veya hiç değiller. Memnun değilim diye sigaraya alkole başlayacağım vs. gibi sözler sarfederek kendinizi daha da psikolojik olarak zayıf düşürmeyin bence.Güçlüyüm deyin güçlü olun. Etrafınıza bir bakın ve diğer insanlardan nelerinizin fazla olduğunu gözlemleyin şükredin...
     
    nonsteril bunu beğendi.
  17. Hamit E.

    Hamit E. Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    21 Eylül 2013
    Mesajlar:
    968
    Beğeniler:
    431
    Şehir:
    İzmir
    Bisiklet:
    Mosso
    Seviye:
    Cok bunaldiysan istifa et
    Patronundan izin icin yalvar.
    Normal is cikisin 6bucuk olmasina ragmen 7de falan cik ancak patronun sana uyuz uyuz baksin.
    Gel hadi aramiza.
    Keske yer degistirme imkanimiz olsa

    Benim memleket icin umudum yok.
    İnovatifmis kreatifmis hikaye.
    Varsa paran "kıralsın" (bilerek boyle yazdim) heryerde. Bisiklet alirkenden kiyafet alana ekmek alana kadar
     
    _constantine_ ve fatih berber bunu beğendi.
  18. Birtan Kolburan

    Birtan Kolburan Kıdemli Üye

    Yaş:
    33
    Kayıt:
    1 Nisan 2014
    Mesajlar:
    386
    Beğeniler:
    240
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Specialized
    Seviye:
    aynı dertten muzdaripim ama yapacak bişey yok.para para para.ihtiyaç ihtiyaç ihtiyaç...
     
    _constantine_ bunu beğendi.
  19. BF Okuru

    BF Okuru Yeni Üye

    Kayıt:
    2 Şubat 2005
    Mesajlar:
    17
    Beğeniler:
    69
    Seviye:
    Geçenlerde konut kredisi için bir bankayı ziyaret ettim. Maaş bordromu beğenmedi keratalar. (Asgari ücret) Ehh dedik bari kiralık bakalım. İnternetten kiralık daire bakıyorum; "sahibinden memura kiralık, 4 yıllık bina, 2+1 vs..." Başka bir ilan açıyorum; "memura kiralık." Bir başkası; "memura dedik ya lan!"

    Ertesi gün iş yerinde bir arkadaşımızın parmağı kırıldı. Hastaneye bizzat ben götürdüm. İş kazası, ifade , tutanak.. Derken arkadaşımızın işten çıkarıldığını öğrendim. "Neden?" diye sorduğumda; "İfadesinde iş kazası yazdırmış oysa parmağı kapıya sıkışmıştı!" dediler. 300 kiloluk çelik kalıbı , kapı yaptı şekerler.

    Oturduğum binanın yan tarafında hummalı bir çalışma var. Malum kentsel dönüşüm... Bir işçi iskeleden düşüp vefat etti. Sokakları süpürüp parlatan yaşlı belediye işçisine yine selam verdim bugün. Yine çok mutlu oldu. Tekstil işçisi Kısmet çeyizini hâlâ tamamlayamadı. Kısmet'in yavuklusu Rüstem ise hâlâ işsiz olduğundan sevdiğine kavuşamadı.

    Her şeye rağmen ne kadar mutlu olduğumu farkettim sayenizde. Teşekkürler Ali bey ve de değerli dostum Yusuf.

    Bu arada yarın Bursa'ya pedallıyorum.
     
  20. ozanozdil

    ozanozdil Yeni Üye

    Yaş:
    33
    Kayıt:
    27 Mart 2015
    Mesajlar:
    9
    Beğeniler:
    18
    Şehir:
    kastamonu
    Adı:
    ozan
    Bisiklet:
    Cannondale
    Gerçekçi olursak işsizliğin %10 ları geçtiği Türkiye'de devlet memurluğunu bırakıp mutlu olacağım iş yapacağım dersen, gelir elde edip huzurlu yaşaman biraz zor. Hatta epey zor. Yapabileceğin başka birşey varsa onun olacağından emin olup öyle bırak. Ama şunu da unutma ki, özel sektörde boş vakit diye birşey yok. Bisikletine bi daha binemeyeceğini garanti ederim. Devlet memuru olmayanlarla konuşmalısın. Gerçekçi olmalısın, burası Türkiye.
     
    Ali Özkan ve pandelis bunu beğendi.