Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

İnan Özdemir; Bisiklette Yaza Damga Vuran Transferler

Konu, 'Sporcu Odası' kısmında Bisikletli Gezgin tarafından paylaşıldı.

  1. Bisikletli Gezgin

    Bisikletli Gezgin Onursal Üye

    Kayıt:
    3 Mart 2011
    Mesajlar:
    3.626
    Beğeniler:
    4.262
    Şehir:
    Altındağ, Ankara
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Bisiklette Yaza Damga Vuran Transferler

    Kim, nereye gitti? Bisiklette yaz aylarının en çok konuşulan transferlerini derledik.

    [​IMG]

    Yaz ayları bisikletin en yoğun zamanlarıdır. Mayıs ayında yapılan İtalya Bisiklet Turu’ndan sonra takvim iyice hızlanır, Temmuz ayındaki Fransa Bisiklet Turu takımların ve bisikletçilerin rüyasını süsler. Ağustosun ise daha farklı bir anlamı vardır. İspanya Bisiklet Turu’na gelmiştir sıra ve manası çok başkadır. Sezonunuz kötü gittiyse son bir şans olarak kullanır, bir şeyler kazanmaya, kendinizi göstermeye çalışırsınız. İyi gittiyse kafanız başka yerdedir zira Ağustos ayı bisiklette transfer mevsimidir. Bir yandan yarışır, bir yandan dedikodulara, söylentilere, tekliflere kulağınızı açar, gelecekte, bir sene sonra, hangi takımda olacağınızı seçmeye çalışırsınız.

    Bu yaz da istisna olmadı; gelenlerle, gidenlerle, söylentilerle, Fernando Alonso’nun kuracağı bisiklet takımının dedikodularıyla enteresan bir yaz dönemini geride bıraktık. Artık yeni yıla ve yeni sezona yaklaşmışken şöyle bir geriye dönelim, yaz aylarındaki transfer gelişmelerini ve bunların yeni sezona yapacağı etkileri görelim istedik. En ünlüsünden başlayalım mı?

    1- Peter Sagan elbette yazın en çok konuşulan ismi olmayı başardı. Slovak süperstar aylar boyunca “Nereye gidecek?” sorularının gündeminde oldu. Bu konuyla kendisi de uzun süre dalga geçti ve en sonunda transferde “Hepsi benim olacak. Herkesi satın alabilirim” stratejisiyle iş yürüten Rus zengin (ama çok zengin) Oleg Tinkov’un takımı Tinkoff-Saxo’ya gitti. 1990 doğumlu Sagan geride bıraktığımız sezonda kendi standartlarına göre beklenmeyen bir düşüş yaşamış, eski patlayıcılığından uzak, zaman zaman dağınık görünmüştü. Bilhassa Bahar Klasikleri’nde Sagan’ın zirveye çıkmasını bekleyenlerde bu büyük bir hayâl kırıklığı yarattı. Şimdi, Alberto Contador’un Büyük Turlar'da liderlik ettiği Tinkoff-Saxo ile farklı sulara yelken açacak, özellikle Mart ayından başlayarak klasiklerde etkili olmaya çalışacak ve Nisan’da takvimin en ünlü tek günlük yarışları olan Paris-Roubaix ve Ronde Van Vlaanderen’de zaferi kovalayacak. Yapar mı? Neden olmasın ki? Daha 1990 doğumlu, yetenek yelpazesi dünyalar kadar. Belki de sorulması gereken soru başka: Bunu yapmak istiyor mu? Kazanma açlığı hâlâ yerinde mi? 2014/2015 sezonu sırf Sagan, yeni takımı ve bambaşka hedefleri için bile izlenir.

    [​IMG]

    2- Yazın yer değiştiren tek yıldız Peter Sagan değildi, kariyer gelişimi açısından bir süperstar adayı olarak yola başlayan, yıllar içinde yeteneği ve kazandığı zaferlerle gelecekte yapacağı daha büyük işlerin müjdesini veren lâkin Team Sky ile geçirdiği son yıllarda beklenen sıçramayı yapamayan bir isim daha takım değiştirdi. Evet, Edvald Boasson Hagen, senden bahsediyoruz. Bu söyleyeceklerim sana, o yüzden ikinci tekil şahıs kullanarak seslenmemi mazur görmeni rica ediyorum. 27 yaşındasın, uzun yıllardır, gençliğinden beri bisiklet konuşan hemen herkesin dilinde sen varsın, daha yolun başında 2009’da Gent-Wevelgem gibi özel bir yarışı kazandın, peşinden sakatlıklar geçirdin, döndün, toparlandın, Fransa Bisiklet Turu’nda muhteşem etap zaferleri elde ettin. Peki ya sonra? Sonra, yavaş yavaş Team Sky’ın yıldızlarla dolu kadrosu içinde kaybolmaya, görev adamı olarak dolaşmaya başladın. Yaz aylarında nereye gideceğini bu yüzden merak ediyordum ve sen de başka büyük, ünlü ekiplere gidip görev adamı olmak yerine MTN-Qhubeka’yı tercih ettin. Güney Afrika merkezli, yeni yeni parlamaya başlayan takımın en ünlü yüzü olacaksın. Bu değişikliğin belki de doğru zaman olduğunu gördün. Ya şimdi, ya hiç. Belki büyük bir krallık olmayacak ama en azından buranın kralı sen olacaksın ve bisikletin gelmiş geçmiş en büyük ismi Eddy Merckx’in bir zamanlar bir dergiye söylediği “Edvald, 60’larda 70’lerde yaşasa Büyük Turlar'ı kasıp kavururdu” iddiasının altını doldurmaya başlayacaksın. Hayır Fransa Bisiklet Turu kazanarak değil, etaplar, haftalık yarışlar, tek günlük yarışlar alarak...

    3- Nacer Bouhanni mi, Arnaud Démare mı? FDJ takımının epey bir zamandır kafasını meşgul eden konu buydu. Fransızların yeni jenerasyondaki en büyük iki sprinteri aynı ekipte, yan yana mücadele ediyordu ve gelecekte ikisinden birine burada yer olmadığı anlaşılıyordu. Zira, ikisi de büyük hedefler peşindeydi ve birbirleriyle mücadele etmekten de çekinmeyeceklerdi. Tecrübeli, beyaz saçlı, sinirli ama özünde tatlı sportif direktörü Marc Madiot liderliğindeki FDJ kararını geçen sezonun sonunda verdi: Arnaud Démare ile yola devam edecekler, 1991 doğumlu ismin hem klasiklerde hem de sprint etaplarında geleceğe damga vuracağına inanıyorlar. Bu durumda 1990 doğumlu Nacer Bouhanni durup Démare’ın başarılarını iki adım geriden izleyecek biri değildi. Bir başka Fransız takıma, Team Cofidis’e transfer oldu. 2000’lerde bir türlü istediği başarıları yakalayamayan, uzun yıllar adı doping skandallarıyla anılan, şimdilerde yaptığı yatırımlarla küllerinden doğmak isteyen takım Bouhanni liderliğiyle Fransa Bisiklet Turu’nda büyük işler başarabilir. Eski bir boksör olan genç yıldız, yumruklarını bu sefer kırmızı mayoda atacak.

    [​IMG]

    4- Hollandalılar için turuncu mayolu Rabobank’ta yarışmak 1980’lerden bu yana en büyük gurur kaynağıydı. Bisiklet takımına uzun süre yatırım yapan, yıllar boyunca sponsorlukta kalan banka iki sezon önce çekildiğini açıkladı ve Avrupa’da bu sporun en özel başkentlerinden birine sahip olan Hollanda’da sıkıntılı bir dönem başladı. Önce Blanco, devamında yeni sponsorla birlikte Belkin ismiyle yarışmaya başladılar. Eski Rabobank karizmaları geri gelmeyecekti fakat en azından bir dönem bisikleti kasıp kavuran yetenekli neslin benzerini bulabilirlerdi. Lars Boom, Bauke Mollema, Wilco Kelderman, Robert Gesink gibi adamlarla bunu başardılar. İnanılmaz başarılar elde etmeseler de “Biz de burada varız” dedirten zaferlere pedal çevirdiler. Fakat Belkin’in sponsorluktan çekilmesiyle ve yeni tekliflerle birlikte yıldızlardan bazıları yuvadan uçtu. Lars Boom son Fransa Bisiklet Turu’nun şampiyonu Vincenzo Nibali’nin takımı Astana’ya gitti, iyi bir klasikçi olarak tek günlük yarışlarda kendini göstermeye çalışacak. Bauke Mollema’nın yeni durağı ise Trek oldu. Son yıllarda katıldığı hemen her Büyük Tur’da genel klasmanda ilk 10’a giren Mollema, Andy Schleck’in emekliliğini açıklamasıyla birlikte Trek’te boşalan koltuğa geçecek. İkisi için de yepyeni dönemler başlıyor, büyük başarılar kapıda bekliyor olabilir. Eski takımları Belkin’e ne oldu? Hollandalı ekip bazı yıldızlarını kaybetse de çekirdeğini korudu, yeni sponsorla birlikte TEAMLottoNL ismiyle yarışacak.

    5- Team Sky ne yaptı? Önce Bradley Wiggins, sonra Chris Froome ile iki sene üst üste Fransa Bisiklet Turu’nu kazanan, Britanya’da bu spora olan ilginin tavan yapmasına neden olan yıldızlar topluluğu ekip, geçen sezon şanssızlığın da etkisiyle beklemediği kadar silik bir performans ortaya koymuştu. Fransa, İtalya ve İspanya’da istedikleri sonuçları alamamaları patron Dave Brailsford’u transfer yapmaya itti. Tinkoff-Saxo’da Alberto Contador’a domestiklik yapan, gerçek bir takım oyuncusu olan Nicolas Roche bu transferlerden ilkiydi. 30 yaşındaki bisikletçi takıma farklı bir derinlik katabilir. Onun dışında kimleri aldılar? Leopold König, Wout Poels, Lars Petter Nordhaug gibi büyük sahneye alışkın, Team Sky’a farklı açılardan, bambaşka yarışlarda katkı sağlayabilecek bisikletçiler transfer ettiler. Yeniden zirveye dönebilecekler mi? Elbette, Chris Froome sağlıklı, kazasız belasız yarıştığı sürece zirve orada bir yerlerde onları bekliyor olacak.

    6- Transfer dosyasını kapatmadan perde arkasındaki önemli hamleleri de eklemek gerekiyor. Orica-GreenEDGE’e giden Adam Blythe, ilk bakışta görev adamı olarak düşünülse de sürpriz zaferler elde etmeye aday. Avustralyalı takımın esas büyük hamlesi ise ergenliğinden beri geleceğin en özel sprinterlerinden biri olacağı konuşulan Caleb Ewan’ı kadroya katmak oldu. Bir başka genç star Davide Formolo’nun Garmin ve Cannondale’in birleşmesiyle kurulacak takımda kalması da bahsedilmeye değer. Aynı şekilde bir zamanlar İtalyan bisikletinin kurtarıcı meleği olarak gösterilen, Büyük Tur zaferlerinin yanına doping skandalları ekleyen Ivan Basso’nun Tinkoff-Saxo’ya gidişi de önemliydi. Contador’un liderliğinde yarışacak olan Basso için de bir büyük sayfa kapanmış oldu, bu transferle. Başka? Yarış kazanmayı iyi bilen Jan Bakelants’ın AG2R-La Mondiale’e katacakları merak konusu. Lotto-Belisol’le sözleşme uzatan 1991 doğumlu Tim Wellens’in neler yapacağı da yine çok takip edilecek. Yeteneği, potansiyeli uçsuz bucaksız görünüyor, gelişimi de aynı oranda olacak mı? Hep birlikte göreceğiz.

    İnan ÖZDEMİR; 7 Aralık 2014
    KAYNAK

     
    hakan64 ve YüzSürKoş bunu beğendi.