Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

İnan Özdemir & Ata Atay; Yol Bisikleti Sezonundan Beklediğimiz 12 Şey

Konu, 'Sporcu Odası' kısmında Bisikletli Gezgin tarafından paylaşıldı.

  1. Bisikletli Gezgin

    Bisikletli Gezgin Onursal Üye

    Kayıt:
    3 Mart 2011
    Mesajlar:
    3.626
    Beğeniler:
    4.262
    Şehir:
    Altındağ, Ankara
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Yol Bisikleti Sezonundan Beklediğimiz 12 Şey

    Yılbaşı gecesi 2015 dileklerinizi yazdınız mı? Yeni bir iş, yeni bir aşk, güzel bir araba, olursa en şahanesinden bir ev bu listelerin favorileri arasındadır. Lâkin Marcel Kittel'in saç stilini değiştirmemesi pek kimsenin listesine girmez. Peki Bradley Wiggins'in Paris-Roubaix zaferi ile kariyerine veda etmesi? O da çok fazla insanın kafasında yoktur. Fakat bugün yılbaşı değil, bu listeyi de normal, aklı başında insanlar yapmıyor. O yüzden 2015 yol bisikleti sezonundan beklentiler diye yazdığımız şey aslında yeni yıldan beklediğimiz şeyler arasında. Peki ne onlar? Bazıları gerçeğe yakın, bazıları hayâl ürünü beklentiler:

    Kazasız Belasız Bir Sezon: Geçen sezona damga vuran olaylardan biri büyük yarışlarda yıldızların peşini bırakmayan kazalardı. Tecrübeli bisikletçiler özellikle son birkaç senedir kazaların ve sakatlıkların peloton içindeki artışından bahsediyordu. Bisikletin değişimi, yeni ekipmanlar, sprint mücadelelerindeki savaşlar derken her sene daha fazla köprücük kemiği kırığı haberleri okumaya başladık.
    2015’ten dileğimiz daha az kaza, daha az bela. Chris Froome ve Alberto Contador’un Fransa Bisiklet Turu’nu ilk haftasında bırakmak zorunda kaldığı, Nairo Quintana’nın iddialı olması beklenen İspanya Bisiklet Turu’nda zamana karşı etabında yol dışına uçtuğu için sakatlanması, Mark Cavendish’in Leeds yakınlarında Le Tour'un açılış etabında yaptığı kaza, kendilerinden çok şeyler beklenen Taylor Phinney, Andrew Talansky gibi isimlerin şanssızlıkları. Bütün bunlar tadımızı kaçırmıştı. Lütfen, bir daha bunları yaşamayalım. Bu adamları sportif direktörlerinin vefalı omuzlarına yakın, ağlamaklı bir hâlde görmek istemiyoruz.

    Daha Az Ayrımcılık: Kadın bisikleti, son dönemde eski ve aktif sporcuların etkisiyle daha fazla öne çıkmaya, hak ettiği değeri görmeye başladı. Tracey Gaudry’nin Ulusları Bisiklet Birliği'ndeki konumu ve geçmişi düşünüldüğünde kendisinden beklentiler büyük. 2015’te de kadın bisikletine daha fazla önem verilmesi en büyük umutlarımızdan. Hak ettiği değeri görene kadar denklerinden daha fazla emek verilmesi, el üstünde tutulması gerektiği şüphesiz. Devrimin başlangıcını görmüştük, devamının gelmesi de önemli.

    Dopingin Uzağında Bir Sezon: Her sezon olduğu gibi doping başlığı açıldığı zaman 2014’te de gündemin değişmesi uzun sürmedi. Ancak çoğu zaman olduğu gibi bir tutarsızlık bizi karşılıyordu. Konu doping olduğunda iki uç noktaya evrilen düşüncelerden kaçmak ne yazık ki pek de kolay değildi. 2015 sezonunda da daha az pozitif test sonucu en büyük beklentilerimizden biri. Bu sezon öncesi UCI’dan WADA’ya, sporculardan bisikletseverlere kadar ulaşan organik yapının daha objektif olduğu ve gerçek anlamda pozitif testlerin ortadan kaldırılmaya çalışıldığı bir sezon umuyoruz. Ve bu sporun yıldızlarından da daha şeffaf bir yaklaşım bekliyoruz. Özellikle Astana adına yarışan son Fransa Bisiklet Turu şampiyonu Vincenzo Nibali'nin takımınının kirli geçmişi ve bugünü yüzünden sık sık sorguya çekileceğini tahmin edebiliriz. Masa başında söyledikleri ve sonra yolda hayata geçirdikleri mühim olacak.

    Sprint Savaşları: Mark Cavendish, bu sene itibariyle pelotonda 30’lar kulubüne dahil olacak isimler arasında. Yaşlandığını görmek bisikleti 2000’li yıllarda sıkı bir şekilde takip eden herkes için hüzün verici bir durum zira Britanyalı ismin gelecek vaat eden bir isim olarak ortaya çıktığı yıllar, gençliğinde kazandığı unutulmaz zaferler herkesin dün gibi aklında. Lâkin zaman acımasız, ayağınız takıldığı an karşınıza yeni bir rakip geliyor. Marcel Kittel o isim. Cavendish’in Paris’teki zaferlerine nokta koyan, yenilmeyeceği düşünülen Britanyalı bisikletçiyi yenen isim.

    Yeni yıldan bu anlamda beklentimiz çok net: İkiliyi beraber, büyük yarışlarda kafa kafaya hız rekorlarını kırarken izlemek istiyoruz. Dileriz ki sprintlerle başladıkları Temmuz ayında Alpler ve Pireneler geçildikten sonra Paris’teki son tangoları 2015’in en büyük heyecanlarından olur. Kimin Parrhasius kimin Zeuxis olduğunu öğrenme ihtimali bile 2015’in en heyecan verici detaylarından biri.

    [​IMG]

    Kült Bisikletçiler: Fransızların “Le Dandy” dediği, tavırları, giyimi kuşamı, inişleri çıkışları, yazdıkları ile efsaneleşen David Millar’ı 2015 itibariyle pelotonda artık izleyemeyeceğiz. Aynı alanlarda onunla rekabet edebilecek tek isim olan, bisiklette ise Miller’ın kariyerinin kat kat üstünde başarıla ulaşan Bradley Wiggins ise Paris-Roubaix ile yollara veda edecek.

    Wiggo, Fransa Bisiklet Turu kazandığı, zamana karşıda Dünya Şampiyonu olduğu unutulmaz yol bisikleti kariyerini noktaladıktan sonra pist bisikletine yoğunlaşacak. En azından kendisini hedefleri arasına aldığı Rio 2016 Olimpiyat Oyunları’nda pistte görmeyi hayâl ediyoruz. Ancak bir gerçek ortada: 1990’ların başında özellikle Belçika, Fransa gibi bisiklet topraklarına giden Anglosakson bisikletçiler gibi bir neslin şu an eksikiği hissediliyor. Hem yaptıkları spora saygıları, hem tarihi bilgileri hem de her an bir Paul Weller dizesi ya da Victor Hugo satırları duyacağınız açıklamaları ile bu isimler farklı bir ekol yaratmıştı. Benzerlerine çok ihtiyacımız var. Team Sky'ın gelişi ile Britanyalılar daha fazla çalışkan, daha az eğlenceli oldu. Belki de hipster saçlı Almanlar yeni ekolün yaratıcısı olacak, kim bilebilir ki?

    Bahar Klasikleri: Daha fazla bir şey söylemeye gerek var mı? Bisiklet sezonun en özel dönemlerinden biri elbette Bahar Klasikleri'dir. Avrupa’nın kuzeyinde Şubat sonunda başlangıcını vereceğimiz klasiklerde Milan-Sanremo’nun daha sevilen parkuruna dönüşü kilit olacak. Peşinden Belçika’ya yaklaşacağız, bira, patates kızartması ve toz toprak içerisinde belki de son kez Fabian Cancellara-Tom Boonen rekabetini göreceğiz, bu yarışların peşinden koşan yeni jenerasyonun sürpriz yapma ihtimalini seveceğiz. Takvimimin en güzel dönemlerinden birinin hikayelerle dolu bir şekilde geçmesi 2015’i daha da özel kılacaktır.

    Klasik Veda: Bradley Wiggins’i tek madde ile geçiştiremezdik. Geçen seneki Paris-Roubaix’yi hatırlıyor musunuz? Niki Terpstra’nın kazandığı yarışta favorilerin hepsinin boy gösterdiği bir final grubu vardı. Yarıştan önce Paris-Roubaix’yi kazanmak istediğini söyleyen, ilk kez katılacağı bu yarışta deneyimi olmadığı için kimileri tarafından alay konusu edilen Team Sky bisikletçisi de o gruba katılmış, “İçimizdeki Britanyalıları” heyecanlandırmıştı. Kafayı taktığı her şeye damgasını vurmasıyla tanınan Wiggo, 2015’te en büyük hedefinin Paris-Roubaix kazanmak olduğunu söylüyor. Kuzey Fransa’nın cehennemi andıran bu mitik yarışını kazanarak yol bisikleti kariyerini noktalaması, küçükken Paris-Roubaix izleyerek bisiklet tutkusunu kaptığını söyleyen Bradley Wiggins ve bizler için muazzam olabilir.

    Ardennes’in Farklı Yüzü: Takvimde Bahar Klasikleri’nden sonra gelen Ardennes Klasikleri de birçok bisiklet tutkunu için kaçırılmayacak yarışlar vaat ediyor. Bisikletin en eski klasiği olan Liege-Bastogne-Liege’i de kapsayan Ardennes cephesinde bu sene farklı gelişmeler olacak. Tarihi ve duayen kimliği ile bütün klasiklerin atası konumunda olan Liege-Bastogne-Liege’in özellikle sondaki tırmanışı ve parkuru nedeniyle çok tahmin edilebilir olduğu ve değiştirilmesi gerektiği son birkaç yıldır konuşuluyordu. Bu sene o sene olacak, bu özel yarışta parkur değişimine şahitlik edeceğiz.

    Sadece o mu? Fleche Wallonne’un da 2015’te yıldızları çekmesi bekleniyor zira her sene yarışın kaderini çizen Mur de Huy bu yıl Fransa Bisiklet Turu’nda geçilecek tepeciklerden biri olacak. Anvers’ten başlayacak olan üçüncü etapta Mur de Huy tırmanışı belirleyici olacak. Bu yüzden de Fleche Wallonne’a sarı mayo iddialarının katılması bekleniyor. Philippe Gilbert, Vincenzo Nibali, Chris Froome, Dan Martin, Michael Kwiatkowski gibi isimlerin bu tırmanıştaki olası rekabeti listemizin en önemli noktalarından biri.
    [​IMG]

    Sergiler, Sergilerimiz: Eddy Merckx ve Jacky Ickx. Jacky Ickx ve Eddy Merckx. Belçika’dan çıkan büyük sporcular. İki yakın arkadaş. İki efsane. 2015’te buluştukları bir köprü olacak, ikisi de 70. yaşlarını kutlayacak. Brüksel’de iki dev ismin 70. doğum yılları şerefine olağanüstü bir sergi tasarlandı. Sadece bisiklet ve motorsporları tutkunlarının değil, sporla bir şekilde ilişkisi olan herkesin ziyaret etmesi gereken bir proje ortaya çıktı.. Merckx-Ickx ziyareti, 2015’in en özel bisiklet anlarından biri olmaya aday. Yolu düşen, oralarda olan ya da ucuz uçak bileti bulan herkese tavsiye ederiz. O kadar hukukumuz var, biz gidemezsek belki aranızdan giden biri anlatır.

    Fransa'nın Yeni Yıldızları: Evet, onları özlemiştik. Fransa Bisiklet Turu’nda iddialı olan, aynı şekilde İtalya ve İspanya’da genel klasman mücadelesi veren Fransız bisikletçileri epeydir görmüyorduk. Uzun yıllardır yeni bir şampiyon adayı çıkaramamaları yüzyıldır yol kenarlarında tutkuyla takip ettikleri bu spordan bazılarının soğumasına neden olmuştu. Lâkin yeni neslin iki büyük yıldızı, Thibaut Pinot ve Romain Bardet, bu gerçeği değiştirmiş gibi görünüyor.
    Temmuz ayı boyunca sürekli L’Equipe gazetesinin manşetlerinde olan, sadece podyum mücadelesine girdikleri için bile peşlerinden milyonları sürükleyen ikili önümüzdeki yıllarda büyük bir baskıyı da göğüslemek zorunda kalacak. Sadece onlar da değil, 37 yaşında olan ve dağ bisikletinden yola yakın zamanda geçen Jean-Christophe Peraud da 2014 Fransa Bisiklet Turu’nu ikinci sırada noktalamıştı. Herkese ilham kaynağı olan bu adamın zirvenin kıyısındaki yolculuğunu 2015’te takip etmek eğlenceli olacak.

    Dolu Tribünler: Saçma bir başlık oldu, farkındayım. Başka türlü açıklayalım. Britanya’nın Fransa Bisiklet Turu’nu konuk ettiği ilk üç gün yol kenarlarında yarışları takip eden seyircileri hatırlıyor musunuz? Milyonlara varan rakamlar konuşulmuş, her etapta akıl almaz boyutlara varan sayıda izleyici parkurda yer bulmaya çalışmıştı. Britanya’nın yol bisikletinde yakın zamanda başarılı olması, çıkan kitaplarla ve filmlerle bisiklet kültürünün artması elbette bunda etkilidir lâkin oradaki seyircinin bisiklet dünyasına farklı mesajlar verdiği de açık. Bu sporun geleceği parlak ve doping skandallarına rağmen gezegenin farklı noktalarında çeşitli şekillerde büyüyerek gelişimini sürdürecek. 2015’ten istediğimiz şeylerden biri de şu: Büyük geleneğe sahip yarışlarda bile zaman zaman rastladığımız, seyircilerin ilgi göstermediği alanların, boş yol kenarlarının hayatlarımızdan çıkması. Bir tane daha var: Fransa Bisiklet Turu’nun son günü Paris’te yapılan kadınlar yarışı Le Course by Tour de France’ın daha fazla ilgi çekmesi, seyircilerin caddeleri doldurması...

    Genç Yeteneklerin Çıkışı: 2014 sezonu öncesi beklentilerimizin yüksek olduğu gençleri, yıldız adaylarını listelemiştik. Umduğumuzdan fazlasını yaptılar. Yetmedi, öteki neo-prolar da harika işler çıkardı. 2015’te de pelotona dahil olan genç isimlerin iyi ve temiz bir şekilde yarışmaları, başarıları ile hepimize “Bak ben demiştim!” keyfini tattırmaları dileklerimiz arasında. Peki yeni sezonun yıldız adayları kimler? Bizi izlemeye devam edin, önümüzdeki haftalarda o isimleri de tek tek konuşacağız.

    24 Ocak 2015
    İnan Özdemir & Ata Atay

    KAYNAK