Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

İkinci Verçenik Seferi

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında lebowski tarafından paylaşıldı.

  1. lebowski

    lebowski Üye

    Kayıt:
    23 Nisan 2007
    Mesajlar:
    68
    Beğeniler:
    122
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    Geçen sene Verçenik'e pedallayıp Kapılı Göllerde yüzmek için İstanbul'dan yola çıkmış, Ardeşen'e geldiğimizde içinde bulunduğumuz araca denizaltı muamelesi yapan yağmurdan kaçarken kendimizi Tatvan'da Nemrut Kalderası'na tırmanırken bulmuştuk. Ne güzel günlerdi :)
    Aradan tam bir yıl geçti. Ağustos geldi çattı. Verçenik damarımız tatlı tatlı kaşınmaya başladı. Derken bir sabah erkenden tekrar yollara düştük. Akşama Çamlıhemşin yakınlarında kalıp ertesi gün Çinçiva(Şenyuva)'dan başlarız dedik.
    Tosya yakınlarında gördüğümüz görkemli kartal gökyüzünde süzülürken işlerin yolunda gideceğini müjdeler gibiydi.
    Vakfıkebir'de ürünleri çok kailteli olan İslamoğlu'na uğradık ve yaylalarda tüketmek üzere bol miktarda beyaz peynir, kaşar peyniri, zeytin ve yaz helvası aldık (dikkat: kasa sisteminden dolayı bir önceki ya da sonraki müşterinin ürünü sizin fişinize yazılabiliyor). Ton balığı, bal ve çayı İstanbul'dan çıkarken yanımıza almıştık. Hemen yan taraftaki fırından da uzun süre bayatlamadığı ve kaliteli olduğu için kocaman bir Vakfıkebir ekmeği aldık. Makarna ve bulguru da Çamlıhemşinden almak üzere tekrar yola koyulduk.
    Çamlıhemşini geçtikten sonra fırtına vadisinde bulunan İdris Baba'nın Doğa Otel'ine vardığımızda saat geceyarısı olmuştu.

    [​IMG]

    1300 km yolculuk sonrası 6 saatlik bir uyku ile sabah çivi gibi kalktığımızda güne yüzümüzü Fırtına Deresinde yıkayarak başladık ve İstanbul'un sıcak ve neminden kaçmakla ne kadar iyi yaptığımızı düşündük. Sabah kahvaltısını yazları Çinçiva'da geçiren dostumuz Savaş ile birlikte yaptık. Otel'den ayrılma vakti geldiğinde İdris Baba biz istemeden sporcu indirimi yaparak uğurladı.

    [​IMG]

    Önce Savaş'ı da alarak aracı eve yakın uygun bir yere park ettik. Ardından kısa bir ev ziyareti ile makarna, bulgur ve minik bir sırt çantası aldık.

    Yazlık ev. Gerçekten özgün.
    [​IMG]

    Adı Gri.
    [​IMG]

    Hemen her evde bulunan teleferik. Size fırtına deresini atlatıp yola kadar çıkartıyor.
    [​IMG]

    Kızlar yüklendi. Yola çıkmaya hazırız. Savaş bu bölgeleri avucunun içi gibi biliyor. Dağcı gruplara rehberlik de yapıyor. Geçtiğimiz yıllarda öğrencilerine Verçenik zirve yaptırmış.
    [​IMG]

    Ve yoldayız. Ne heyecan :)
    [​IMG]

    Az ilerdeki Fırtına Pansiyon'a uğruyoruz. Selçuk'a ve kardeşi İdris'e merhaba diyeceğiz.
    [​IMG]

    Tirmanış başladı. Rampa çok dik. Zemin bozuk. Yükümüz ağır. Pazar günü olduğu için araç trafiği bir hayli yoğun. Neyse ki ileride zemin bir süreliğine düzeliyor.
    [​IMG]

    Bir çırpıda Zilkale'ye çıkıyoruz. "Nerede eski hali, nerede restorasyon sonrası bu hali" diyor konuştuğumuz yerliler.
    [​IMG]

    Zilkale'den inişte yol bir süre düz gidiyor. Yol boyunca gürül gürül akan dere eşlik ediyor. Kulaklarımızı en güzel müzikten daha güzel seste. Gözlerimiz vadide, derede, tepelerde. Temiz havayı soluyor, buz gibi sulardan içiyoruz. Günün ilerleyen vaktinde suya dokunacağız.
    [​IMG]

    Çat'a 3 kilometre kala direncim düşüyor. İnat edersem duvara toslamak işten değil. Hemen gıda takviyesi yapıyorum. Sonrasında Çat'ta yemek molası veriyoruz. Tesiste mıhlama yerken İstanbul'da yediğimiz mıhlamaların aslında mıhlamaymış gibi yaptıklarını anlıyoruz. (Verçenik Yaylasında yediğimiz mıhlamadan sonra bunun da biraz rol yaptığını itiraf ediyoruz )

    Yemek sonrası dinlendikten sonra tekrar yola koyuluyoruz. Gözümüz solumuzda kalan derede. Uygun bir yer bulup suya girme derdindeyiz. Balık tutanları ve piknik yapan aileleri geçtikten sonra uygun bir yer buluyoruz. Hemen soyunup suya giriyoruz. Tüm yorgunluk, ter ve toz bir saniyede akıp gidiyor. Su o kadar coşkulu akıyor ki büyük bir kayanın arkasına saklanıyoruz. Karşıya geçmek mümkün değil. Karşımızdaki manzarayla ve suyun serinliğiyle mest oluyor, epiküryanlık ile hedonizm arasında gidip geliyoruz :)
    [​IMG]

    Araçla, motorla ya da yürüyerek gelseydik bu kadar mutlu olmazdık. Tılsım bisiklette :)
    [​IMG]

    Temizlendik ve tırmanmaya devam ediyoruz. Karşıdan ot yüklü araçlar geliyor.
    [​IMG]

    Zemin Çat'a 500 metre kala bozulmuştu ve artık hep bu şekilde devam ediyor. Manzara da bir o kadar güzelleşiyor. Arada geriye dönüp bakıyorum.
    [​IMG]

    Akşama doğru derenin keyfini de çıkartmak için tepelerden taş düşmeyecek uygun bir kamp yeri kolluyoruz. Yıkılmış eski bir köprünün ayağını gözümüze kestiriyoruz. Bu mevsimde sel gelmeyeceğini, gelse de çadıra dokunacak kadar coşmayacağını düşünüyoruz. Su kaynağı da çok uzak değil buraya. Çaykur çeşmesi 700-800 m kadar geride kaldı. Akşam yemeği için ben, sabah çay için de Nihat yürüyor çeşmeye. Günün özeti 30 km mesafe, 1100 m tırmanma. Vay be komik duruyor rakamlar :)
    [​IMG]

    Sabah sıkı bir kahvaltı yapıp toparlanıyoruz. Yolumuz fazla değil ama bisikletleri Verçenik Yaylasında bırakıp Kapılı Göllere 4.5 km yürüyeceğiz. Kale ayrımında Verçenik 10 km tabelası çıkıyor karşımıza.
    [​IMG]

    Dönüşte Elevit-Trovit-Palovit-Amlakit yapıp masalsı patikadan bisikletler elde Hazindak ve buradan da Pokut Yaylasına çıkabilir miyiz diye düşünüyoruz. (Sonraki gün yükler ve bozuk zemin inişte bizim ve altımızdaki kızların canını çıkartacak ve bu fikirden vazgeçeceğiz)
    [​IMG]

    Zaman zaman durup seyir molası veriyoruz. Aslında amaç nabız düşürmek.
    [​IMG]

    Tırmanışa devam.
    [​IMG]

    1800 metreden sonra ağaç kalmıyor.
    [​IMG]

    Yol boyunca su problemi yaşamıyoruz. Arkadaki kovanlara dikkat. Ayılara karşı yükseltilmiş.
    [​IMG]

    Sohbet, sohbet, sohbet..
    [​IMG]

    Sıraköy'ü geçtik, karşıda Ortayayla. Sonrasında köprüden geçeceğiz.
    [​IMG]

    Mola verip depolarımızı dolduruyoruz. Verçenik 7 km.
    [​IMG]

    Hayvanların geçmemesi için bariyer yapmışlar. Nihat uzaktaki bir köpeğe el sallıyor.
    [​IMG]

    Verçenik ufukta gözükmeye başladı. Az kaldı ama daha çok var :)
    [​IMG]

    Zemin bizimle dalga geçiyor. Taşlar üzerinde rodeo yapar gibiyiz.
    [​IMG]

    [​IMG]

    Tekrar eğlence zamanı. Aynı zamanda temizleniyoruz.
    [​IMG]

    Anlatılanlara göre 3-4 haftadır yağmur yağmamış. Olağanüstü bir durum. Dağda rahat edeceğiz anlaşılan. Bu arada Verçenik'te kamp yapmaya bir grup genç geçiyor. Minibüs'ten selam sabah yok :) Yayla'da ve Kapılıgöller'de de karşılaşacağız, merhaba-merhaba, o kadar.
    [​IMG]

    Ve Verçenik Yaylasındayız. Çoban Hüseyin'in yerinde. Bize mıhlama ve bulgur yapıyorlar. Arkasından keçi yoğurdu ve karpuz geliyor. Ekmekleri çıkarıyoruz. Yaylada daha güzel bir menü olabilir mi?
    [​IMG]

    Bisikletleri kilitliyor, çantaları yükleyip sırtlanıyoruz.
    [​IMG]

    Her an duman gelebilir, yürüyüşte Nihat'tan navigasyon eğitimi alıyorum. Dönüşte inerken sarsıntıdan pusulamın iğnesi sizlere ömür oluyor.
    [​IMG]

    İşte Kapılıgöller. Ve Verçenik etekleri.
    [​IMG]

    Su kaynağına yakın bir yere çadır atmak için devam ediyoruz.
    [​IMG]

    Yıldızlara çok yakınız, hava açık, rüzgar kuzeybatıdan esiyor. Tepemizde Verçenik Dağı. Sessizlik. Biraz gülüyoruz. Acaba ses gidiyor mu gençlere? Rahatsız etmeyelim, kızmasınlar :p Ayın çıkmasını beklemeden yatıyoruz.

    Sabah erken kalkıp toparlanıyoruz. Doğa bizden önce uyanmış.
    [​IMG]

    Sürekli iniş..
    [​IMG]

    Vadi bizi çağırıyor.
    [​IMG]

    Verçenik'ten inerken ön tekerimde bir cant teli kırılıyor. Derken az aşağıda Nihat'ın arka lastiği ses bombası gibi patlıyor. Dış lastikten çok keskin bir şey içeri girmiş. Patlak önleyiciyi de delip geçmiş ve dış lastikte bezelye kadar bir yarık oluşturmuş. Tamir edip yola devam ediyoruz. Çat'a doğru ikinci cant teli kırılıyor. Cesur kızım çift amortisör ancak öyle yüklemişiz ki gören Viyana'ya sefer gidiyoruz sanacak :) Zemin de kötü. Demek ki ön tekere frenleme ile de birlikte aşırı yük biniyor. Yavaş inmek lazım. Üçüncü tel de giderse salavatla ineceğim. Diğer yaylalar yalan oluyor. Durmadan Çinçiva'ya geri iniyoruz.
    Akşama Rize'den bulduğumuz tellerle tura devam edebiliyorum.

    Turun özeti: Toplam 78 km pedal mesafe ve 2200 m tırmanma. Mesafe-Yükseklik Grafiği:
    [​IMG]

    Google Earth üzerinde rota (sol taraf Çinçiva, sağ taraf Verçenik Yaylası):
    [​IMG]
     
  2. Çağrı Ç.

    Çağrı Ç. Aktif Üye

    Kayıt:
    15 Ocak 2008
    Mesajlar:
    199
    Beğeniler:
    81
    Şehir:
    underground
    Seviye:
    Çok etkili bi gezi resimler harika ...
     
    lebowski bunu beğendi.
  3. Hüseyin Çelebi

    Hüseyin Çelebi Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    24 Eylül 2004
    Mesajlar:
    514
    Beğeniler:
    2.074
    Şehir:
    Münih-Trabzon
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    Çok güzel yorulmuşsunuz. Ekip olarak mükemmel gezip eğlenmişsiniz. Geçen seneki türkiye turunuzu çok net hatırlıyorum, hala konusu devam ediyor :)
    Ben o formatta bir macera görmemiştim o zamana kadar.
     
    lebowski bunu beğendi.
  4. samet_özdemir

    samet_özdemir Bisikletkolik

    Kayıt:
    31 Mart 2010
    Mesajlar:
    1.395
    Beğeniler:
    1.386
    Şehir:
    Pendik
    Seviye:
    süper bi turda siz yapmışsınız ayaklarınıza sağlık geçtiğimiz senelerde iş arkadaşım motorbisikletiyle gitmişti sizin gittiğiniz bu yerlere tabi o daha fazla dolanmıştı güç harcamadığı için :) bu senede aynı yerlere birkere daha gitti. inş. bizede nasip olru birgün oralara gitmek.
     
    lebowski bunu beğendi.
  5. lebowski

    lebowski Üye

    Kayıt:
    23 Nisan 2007
    Mesajlar:
    68
    Beğeniler:
    122
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    Üstad, biz yine de 2 ya da 3 kişi olup çıkıyoruz. Senin turlara bakıyorum da, gittiğin yerlerde solo takılmak tecrübe ve kondisyon bir tarafa, ciddi psikolojik altyapı ve mental kapasite istiyor. Umarım birgün birlikte de turlarız :)

    Hocam bisiklet, motorbisiklet, motosiklet, araçla ya da yaya, Pokut Yaylasını görmenizi tavsiye ederim. Tabi bisikletle çıkmak ayrı bir haz :)
     
    Hüseyin Çelebi ve samet_özdemir bunu beğendi.
  6. erdemis

    erdemis Kıdemli Üye

    Kayıt:
    4 Ocak 2010
    Mesajlar:
    232
    Beğeniler:
    255
    Şehir:
    Yalova
    Seviye:
    Paylaşımınız Yazınız fotoğraf hepsi iştah açıcı :)))))
    Tebrikler
     
    lebowski bunu beğendi.
  7. samet_özdemir

    samet_özdemir Bisikletkolik

    Kayıt:
    31 Mart 2010
    Mesajlar:
    1.395
    Beğeniler:
    1.386
    Şehir:
    Pendik
    Seviye:
    trabzonda 5 sene kaldım ama o zamanlar bisikelt hevesim olmasına rağmen bisikletim yoktu eğer olsaydı inanın 5 senede bitirdiğim okulu 10 senede bitirirdim hergün bi turda olurdum haftalık aylık turlara çıkardım kesin :) nede olsa beni bağlayan birşey yok okul hiç mühim değil :)
     
  8. irfancan

    irfancan Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    10 Kasım 2007
    Mesajlar:
    559
    Beğeniler:
    696
    Şehir:
    söke
    Seviye:
    Resimleri gördükten sonra ölmeden oraları görmek şart oldu,çok teşekkürler.
     
    lebowski bunu beğendi.