Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Her damlasına değer; Kaçkarlar'da ter, gözyaşı ve yağmur 3/6: Pokut Hazindak Çat

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında Hüseyin Çelebi tarafından paylaşıldı.

  1. Hüseyin Çelebi

    Hüseyin Çelebi Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    24 Eylül 2004
    Mesajlar:
    512
    Beğeniler:
    2.068
    Şehir:
    Münih-Trabzon
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    Güne enerjik ve keyifli uyanıyorum. Çocukken yaylada uyandığımda doğuya bakan camın pervazına güneş vuruyorsa çok sevinirdim çünkü bu havanın cam gibi olduğunu gösterirdi. Loş bir aydınlık varsa ve pervaz renksiz duruyorsa canım sıkılırdı çünkü bu duman var demekti ki sabah duman olması demek havanın uzun süre açmayacağını gösterirdi. Eğer pervaz ıslaksa hiç yataktan çıkmasam daha iyi olurdu. Bugün de işte o yataktan çıkmamalık günlerden biriydi. Ama ben uzun bir yoldaydım ve hava durumu sadece bir detaydı. Kahvaltıya inip depoyu iyi bir doldurdum bir taraftan da Hazindak'a giden yolla ilgili tüyolar aldım. Ayı karşılaşmaları ve yabani hayatla ilgili konuştuğumuzu hatırlıyorum ama üzerinden çok zaman geçti net hatırlamıyorum. Sonuç olarak yol son derece bozuk ve ıssızdı, bol bol da yabani hayvan vardı.

    Yola çıkmadan buraya nasıl geldik bir hatırlayalım ki mistik manzaraları görünce kendimizi rüyada sanmayalım.
    ilk gün; Ardeşen, Ayder, Avusor, Ayder. 63km, 2400m tırmanma.
    http://www.bisikletforum.com/showthread.php?t=100127

    ikinci gün; Ayder, Yukarı Kavrun, Çamlıhemşin, Pokut. 63km, 2750m tırmanma.
    http://www.bisikletforum.com/showthread.php?t=100174


    [​IMG]

    rota


    [​IMG]

    profil


    [​IMG]

    hac


    [​IMG]

    ve detaylar. 2000m civarı bir tırmanma var bugün. mapmyride ile hac arasında tutarsızlık oluşabiliyor. En büyük sebepleri yolun google earth'ten net görünmemesi veya uydudan bölgenin fotoğrafı çekildikten sonra açılmış olması. Bu durumda mapmyride üzerinde tahminen işaretleme yapıyorum. hac ise hava durumu aniden değişirse irtifayı şaşırıp tutarsızlık yaratabiliyor. Bugün geçtiğim Pokut-Hazindak yolu ben rotayı işaretlerken google earth'de görünmüyordu ama şimdi görünüyor mesela. Bir de rotanın bir kısmını Şenyuvadan aşağıya Haluk beyin evine gidiş dönüşü işaretlemediğimden hem mesafe hem irtifada tutarsızlık arttı. Pek bir önemi yok ama nedenini bilmekte fayda var.

    Yeri gelmişken rota planlaması özellikle böyle birkaç gün süren ve her gün uzun süreler bisiklete binilen turlar için önemli. Hergün küçük bir yanılma payıyla hava kararırken hedefime ulaşabilmeyi bu rotaları çıkarıp ben burayı motoru yakmadan nasıl geçerim diye düşünmeme de borçluyum. Oturup saatlerce yol işaretlemiyorum ama kısıtlı zamanı en iyi şekilde kullanmak için plan yapıyorum, öyle ne çıkarsa diye de yola çıkmıyorum. Ama gideceğim yerleri seçerken fotoğraflara vb bakmam, sadece önce haritadan şu dağlar iyi diye geçeceğim yerleri seçerim sonra yol var mı diye bakma aşamasında google earth devreye girer. Bir tek kalacak yer ararken sitelere vb bakarım. Yoksa heyecanı kaçıyor. Gündüz kendime acımam akşam ayırdığım bütçeye; saçma seviyeler hariç en iyi otelde kalıp yine saçmalamadan bulduğum en iyi yemeği yerim. Yoksa bir de gece sıkıntı çeksem bu tempoda 3 günde olayım biter. Tabii bundan Hilton'da yatıp tavacı Recep'te yediğim anlamı çıkmasın. Sıcak bir duş, rahat ve tek kalabileceğim bir oda, sessizlik ve temiz hava yeterli iyi otel olması için. Balık, patates haşlaması, bölgeye özgü kahvaltılık, taze bahçe ürünleri en iyi yemektir benim için. Sonraki sabah dinlenmiş hissederek uyanayım tamamdır.


    Pokut Hazindak arasındaki yol ancak tam 4x4'lerin geçebileceği kadar bozuk bir yol ve de ıssız, mesafe 9km olması lazım. Çoğunlukla ormanın içinden geçiyor, onun dışında çevresinde ne var, yoldan etraf nasıl görünüyor bilmiyorum. Geçilen yolları daha iyi anlamak için google earth'den incelemenizi öneririm.


    [​IMG]

    odaya girer girmez ilk yaptığım şeylerden biri eşyaları boşaltıp kontrol etmek, ıslakları asmak, kirlileri yıkamak, çöpleri ayırmak. Sabahta toplama zamanı tabii.


    [​IMG]

    yol tam bataklık, kenardan fazla batmadan ilerliyorum. Duman tise oldukça yoğun, görüş mesafesi en fazla 10 metre.


    [​IMG]

    biraz ilerledikten sonra ormana girdim. burada sis apayrı bir ortam yaratıyor. Açık arazideki sıkıcı görüntü yok ormanda.


    [​IMG]

    ne diyeyim ben şimdi.


    [​IMG]

    sadece benden kaynaklanan sesler ve ara ara duyulan çisenin ağaç yapraklarına hızla çarparken çıkardığı incecik ses.


    [​IMG]


    [​IMG]

    yıkılmış arkadaşlarının yanına. parça parça onların hücrelerine taşınıyor.


    [​IMG]


    [​IMG]

    her viraja aha şimdi yolun ortasında kahverengi büyük bir kütle göreceğim ve o aniden kımıldayacak diye yaklaşıyorum.


    [​IMG]

    transa geçtim, ses çıkararak gitme vb gibi tüm kuralları unuttum gitti. sessizce süzülüp oranın bir parçasıymışım gibi yapıyorum.


    [​IMG]

    ne var orada.


    [​IMG]

    iyice kafa kaydı.


    [​IMG]


    [​IMG]

    aklıma village filminden sahneler geliyor. orada bir şeyler var ve beni izliyorlar.


    [​IMG]


    [​IMG]

    yol inişe geçti, orman seyreldi. gerilim filmi reklama girmiş gibi silkinip etrafa baktım.



    [​IMG]

    çeşme, burası yolun en alçak yeri. Pokut Hazindak arası V şeklinde diyebileceğim bir profildeki yolla geçiliyor. Lastiklerin çamurunu yıkadım, kendimi zorlayarak biraz su içtim. Hava böyleyken susuzluk hissedilmiyor genelde ama vücut çok büyük sıcaklık üretiyor o esnada. 10-12 derece ve son derece nemli bir ortamda tek bir forma ve yağmurlukla bisiklet sürerken terleyebiliyor insan.



    [​IMG]

    bu aradaki dik ve çamurlu yokuşlarda epey zorlandım.


    [​IMG]

    ve Hazindak. yol burada bitiyor.


    [​IMG]

    taş kaldırım çok hoşuma gitti, girdim ben de.



    [​IMG]

    patika Hazindak'tan çıkıp ormana daldı, ben de ileride sürülebilir olması umuduyla girdim.


    [​IMG]

    ara ara umut verici ölçüde düzelse de epey dar ve kaygan.


    [​IMG]

    bırak bisiklet sürmeyi ayakta zor duruyorum. Taşlar çok kaygan.


    [​IMG]

    bitki örtüsü sıklaştı, ciddi ıslandım yarıp geçerken.


    [​IMG]

    yine de çok güzel bir tecrübe.


    [​IMG]

    ama buraya kadar. içimdeki kaptanpedal höykürüp geri dön emrini verdi. son bir bakış patikaya.


    [​IMG]

    zılgıtı yesemde keyfim yerinde. Çat'a zamanında dönebileceğimi düşünüyorum. Pokut'tan sonra iniş ve sadece 800m tırmanacağım Çat'a doğru. Üstelik orası anayol, yani geceye de kalabilirim. Bugün dinlenmek amacıyla nisbeten kolay bir gün olarak planlanmıştı zaten.


    [​IMG]

    yolun Hazindak'a ulaştığı son çıkış. Sağ tarafta büyük bir ahşap bina inşaatı var, sanırım otel.


    [​IMG]

    yolda mini heyelanlarla daralan bölümler var. Görünmüyor ama yukarısı fazla ormanlık değil sanıyorum.


    [​IMG]

    ve yine orman.


    [​IMG]

    birşeyler yemek için ayaküstü mola. yoldaki su birikintilerine girerek bisikleti epey yıkadım.


    [​IMG]

    açık havada nasıl bir manzarası var acaba?


    [​IMG]


    [​IMG]

    buradan çok güzel bir manzaranın göründüğüne eminim. Yoldan bir yerden Pokut görünüyormuş.


    [​IMG]

    mistik bölüme giriyorum.


    [​IMG]

    agaç canlı mı ölü mü?


    [​IMG]

    kazara normal arabayla gelenin hali duman.


    [​IMG]

    kahverengi bir şey... kahverengi bir şey... kahvereng..


    [​IMG]

    Pokut yol ayrımından sonra inişe geçmek üzereyim. sis biraz aman verdi de çevreyi gördüm.


    [​IMG]

    iki üç tanesi hızla birbiri etrafında dönüyordu.


    [​IMG]

    yağış yağmura döndüğünden duman dağılıyor. herkes bilirki hem yağmur hem duman aynı anda olmaz.


    [​IMG]

    aşağıda şenlik var. bulutların nerede başlayıp nerede bittiği belli değil.


    [​IMG]

    yukarı çıkarken dikkatimi çeken ama durup bakamadığım her şeyi inceliyorum.


    [​IMG]

    ölüm ve yaşam.


    [​IMG]

    eğim inişte daha iyi anlaşılıyor.


    [​IMG]

    keskin ve dik virajlar birbiri ardına geliyor. büyük zevkle dönüyorum her birini. düz yoldan ve memleketten hep uzak durmak istemişimdir. Başım dönüyor ovada.


    [​IMG]

    yine bizim konaklar bulut denizinin dibinde görünüyorlar. yağmur durdu bu arada, günler süren indirme operasyonu bitti galiba.


    [​IMG]

    bulut denizinde timsah sırtları belirip kayboluyor. av kim olacak?


    [​IMG]

    Pokut'taki evler gibi sırta sırayla dizilmişler.


    [​IMG]

    çok uzakta sahilde hava parlak. sıcaktan yanıyordur orada millet. bulutlar sakinleşmiş görünüyor.


    [​IMG]

    diyordum ki yukarıdaki bulutlar yine eğildiler aşağıya doğru.


    [​IMG]

    aşağıdakiler de. Kısa sürede şarıltılı bir yağış başladı tüm vadide ve beni de içine aldı. hadi bakalım.


    [​IMG]

    virajlara devam. böyle bir virajda az daha Unimogla çarpışıyordum. daha doğrusu beni eziyordu. Sesini duydum ama o kadar hızlı tırmanabileceğini tahmin etmedim. 40-50 km/s hızla geliyordu en az.


    [​IMG]

    inişin bitimine az bir yol varken biraz önce fotoğrafladığım sıralı evlere ayrılan yolun başındaki çeşmede mola verdim. Su içerken disklerin ve frenlerin kupkuru olduğunu farkettim. İnişte ciddi ısınarak kendilerini ve çevrelerini kurutmuşlardı. Üzerlerine düşen damlalar da kısa sürede buharlaşıyordu.


    [​IMG]

    ıslanmadık, çamura bulanmadık yer kalmadı bisiklette ve bende de tabii. Tüm sudan zarar görebilecek eşyaları torbayla çantaya koymuştum. Sadece telefonu yine poşette ama cebimde taşıyorum. Pokut Hazindak arasında ne zaman baksam telefon çekmiyordu.


    [​IMG]

    bu güzel evlerin olduğu mahalle Dovor mahallesi imiş. Su için de teşekkür edip yola koyuldum.



    [​IMG]

    o köşedeki odada neler yapılır neler. şiir yazılır, roman yazılır, uçak tasarlanır, aşık olunur, camdan bakılır, sarhoş olunur, radyo dinlenir, saçmalanır, faturaya küfredilir, çocuğa kızılır...


    [​IMG]

    bugün konaklar ince bir tülün ardında.


    [​IMG]

    ve yaklaşık 24 saat sonra yol ayrımına geri döndüm. ee ne anladık bu işten.
    neler anlamadık ki..


    [​IMG]

    Sabah Haluk bey'e teslim ettiğim bir kısım eşyamı almak için Çamlıhemşin yönüne gidip dönüyorum, dilimin ucunda ama mahallenin adını unuttum. Şenyuva mıydı yoksa farklı bir mahalle miydi.. O arada dünkü köprüleri tekrar görüyorum. dereye kadar uzanan şu sarmaşıklara bakın.


    [​IMG]

    diğerleri kadar şanslı olamamış bir köprünün ayakları. Ölümde ayağın ayrı bir yeri vardır, neden bilmem. Filemler de bile morgda numara takılmış ayakları gösterirler; Der Untergang filmindeki çocukların ayaklarını hatırlayın bir de.


    [​IMG]

    yukarıdan yola kayalar yuvarlanmış. birine bisikleti yaslayıp çantamı tırmanış için daha dengeli düzenledim, bir şeyler yedim.


    [​IMG]

    bölgede sıradan bir olay yola taş vb yuvarlanması. Yıllar önce böyle bir mini taş heyelanının altından son anda kurtulmuştum. Apennin bisikletimle Ziganaya tırmanıyordum. Önümde iki yüklü tanker tırmanıyordu ben de onlardan kopmamak için mücadele veriyordum. hızım 20 km/s, nabzım 180'di. Tam o sırada sağımdan bir hışırtı duydum ve yukarıdan düşen ufak taşları gördüm. Ardından gittikçe daha büyük taşlar düşmeye başladı. Ben çoktan sprinte kalkmıştım, taşlar etrafımda asfalta vurup patlıyordu. Bütün gücümle basıyordum ön büyük aynakoldaydı, ayaktaydım. Bittiğinde 3 şerit olan dağ yolunda en son şeritteydim. hızım 40 km/s'ti, nabzım 198'di. kamyonları sollamıştım.

    bu sefer olay yerine geç kalmanın sakinliğiyle geçip gittim.


    [​IMG]

    başka ayaklar.


    [​IMG]

    o bulutların içinde Çat bizi bekliyor. ulaşmak istediğim yere bir özlem duyduğumu hissettim. uzun inişten sonra uyuşan vücudum yorgunluk çekiyordu. tekrar tırmanmaya başlayınca canım epey acımaya başlamıştı.


    [​IMG]

    hımmm. kestane. şimdi şöyle sıcak bir ateşin başında kavuracaksın bunları. üşümüşüm yahu.


    [​IMG]

    barracuda adını verdiğim bulut formu. yağış sonrası dağılan bulutlardan kopuk hızlı bir hava akımıyla ok gibi ilerleyen ince uzun ilginç bulutsular. Üzerinde ilerledikleri arazinin şeklini alarak ilerlediklerinden çok ilginç görünüyorlar. Nadiren bozulmadan uzun süre kalanını görüyorum. Yıllar önce dağın güney yamacındayken fırtına olan kuzey taraftan böyle bir barracuda gelmiş güneşin altında kaybolana kadar 2-3 tepeyi ine çıka geçmiş ağzımı açık bırakmıştı. Kamera veya fotoğraf makinam olmadığına çok üzülmüştüm görmek yetmiyormuş gibi.


    [​IMG]

    bu konakları nasıl ısıtıyorlar acaba? hala ısınamadım.


    [​IMG]

    sonunda dik bir rampa. ateş gibiyim artık acı, uyuşukluk falan kalmadı. iyi hissetmeye başlıyorum.


    [​IMG]

    he he he.


    [​IMG]

    aşağıda bir yerde kaldı dere.


    [​IMG]

    yükselmemizin nedeni yolun vadiye tepeden bakan bir noktaya çıkması. Ve bu hakim noktada hayalet gibi sisler arasında dikilen Zilkale.


    [​IMG]

    işte karşımızda. onca fotoğrafını gördüğüm ünlü Zilkale. Fotoğraflarındaki haline hiç benzemiyor bugün. Polis olsam ve bu herifi arıyor olsam farketmezdim.


    [​IMG]

    artist poz vermeye çalışalım. oluyor mu? cool mu yeterince?
    don ıslakken moda girmek kolay değil, elimden gelen bu.


    [​IMG]

    çok ama çok sevdim bu görüntüyü. kuş olup böyle vadiye doğru dalasım geldi.


    [​IMG]

    az bir yükseklik yok.



    [​IMG]

    yüksekten pek korkmam ama üşümüş bünyemle hareketlerim sarsaklaştığından ve ayağımda ördeklerinki gibi yürümeye ters ayakkabılar olduğundan dikkatli hareket ediyorum.


    [​IMG]

    sanırım kalenin ahşap çatısı vardı ve zaman dayanamayarak veya kızgın bir düşman ordusu veya sakar bir aşçı tarafından yok edildi. Yoksa onca duvarı yapıp bu iklimde açıkta durmak çok sinir bozucu olurdu.


    [​IMG]

    kalenin her tarafını gezdim, kimseler yok.


    [​IMG]

    mantığını anlamadım ama masanın manzarası harika. işçiler yemekleri için kullanıyor olabilir.


    [​IMG]

    arada bisikleti kontrol ediyorum.


    [​IMG]

    pek zafer sonrası içip oynanacak kale değil. askerin yarısının telef olması işten bile değil.


    [​IMG]

    duvarların üstünde içim ürpererek gezdim epey. ancak iyice üşüyünce indim aşağı.


    [​IMG]

    çayır kamyonu. ufakken yüklü kamyon sırtında böyle yollarda gitmek çok heyecanlı olurdu. her çukurda araba uçuruma veya dereye doğru yalpalar içimiz giderdi.


    [​IMG]

    bulunduğum noktaya kuş uçuşu belki de en yakın yayla Amlakit. Yol çok uzun bir mesafeyi dolaşıp indiğinden en son ona ulaşıyor. Vadiden yeni bir yol yapılıyor ve ulaşmak üzereymiş ama benim planımda onu denemek olmadığından hiç düşünmedim. Rotaya bakarken google earth'te görünmeyen yolları dikkate almıyorum çoğunlukla. Yol şimdiye kadar çoktan kavuşmuştur Amlakit'e.


    [​IMG]

    böyle bir kaleyi almanın tek yolu kuşatıp içerdekileri açlıktan yamultmak. susuzluktan demeye dilim varmıyor.


    [​IMG]

    yeniden yola devam, titriyorum resmen. ileride beyaz birşey dikkatimi çekiyor ormanın içinde.


    [​IMG]

    dev bir ağaç gövdesiymiş.


    [​IMG]

    bir örneğini torul artebel yolunda gördüğüm eski köprü üzerine yeni beton köprü yapma yöntemini burada da görüyoruz. çok güzel olmuş, dev bir fil boku gibi çökmüş oraya.


    [​IMG]

    yolda Palovit şelalesi levhasını görünce durup geri dönüyorum. Aklıma duyduğum methiyeler geliyor, Palovit çok uzakta olduğundan şelalenin buralarda olabileceğine ihtimal vermemiştim. Dediğim gibi fazla detaya girmem tur planlarken.



    [​IMG]

    Levhada mesafe falan yazmıyor ama çok uzakta olmayacağını düşünüyorum ve saat 16:30 gibi görece geç bir saat olmasına rağmen yola giriyorum.


    [​IMG]

    Yol Pokut Hazindak arası gibi ormanın içinden gidiyor ama dere kenarını izliyor. Palovit deresi bembeyaz akıyor yanımda.


    [​IMG]

    her taraf su ve yeşil. tırmanmaya başladım.


    [​IMG]

    sürekli aha geldim, şu virajı dönünce, şu kayanın arkası diye diye 6 km yol geldim. İşte karşınızda Palovit Şelalesi. Aklımda yer eden özelliği ise sesi.


    [​IMG]

    geç çekeyim.



    [​IMG]

    yanılgıya yer yok.



    [​IMG]

    görüşmek üzere canım. burada gece gündüz, yaz kış gürlemeye devam et. ben bu cümleyi yazarken sen orada gürlemeye devam edeceksin. Arkadaşlarım bu cümleyi okurken de gürlemen devam edecek. Ben dünyayı son defa görürken de sesin bu yamaçlarda yankılanıyor olacak. Senin için farketmez ama o zamandan önce seni görüp dinlediğime sevindim.


    [​IMG]

    şimdi mesafeyi bildiğime göre çevreye daha fazla zaman ayırabilir fotoğraf çekebilirim.


    [​IMG]

    köprüden suyun dalgalarının ve ağaçların yapraklarının oynaşması çok güzel görünüyordu.


    [​IMG]

    derin oyuklar göğe yükseliyor.


    [​IMG]

    kayaların arasında derenin bir sağından bir solundan ilerliyor yol.


    [​IMG]

    çok severim böyle yolları.


    [​IMG]

    ses olmadan derenin çoşkusunu anlatmak zor. bir de ara ara yukarı sıçrayan küçük su fıskiyelerini gösteremeden.


    [​IMG]

    derenin içindeki kayalar kimbilir ne zaman düştüler oraya. suyun içinde duranı resmen cilalanmış gibi kaygan ve parlak duruyor.


    [​IMG]

    kıvrımları izliyorum.


    [​IMG]

    dosdoğru karanlık ormana doğru.



    [​IMG]

    köprünün üstündeki bu su birikintisini geçmek epey zevkli oldu. içindeki bir taşı görmeyip bodos girmek olası tabii.


    [​IMG]

    yol yükseliyor ve sola anayola doğru dönüyor.


    [​IMG]

    ve anayoldayım. tomruk kamyonu ağır ağır iniyor. Çat'a yaklaşık 12 km kaldı, 600 metre de tırmanma var. Saat 17:30 ve ufak bir payla zamanım yeterli. Şelale gezisi 1 saat sürdü aşağı yukarı.


    [​IMG]

    dereye yeni bir kurban.


    [​IMG]

    zemin yer yer asfalt değil kaldırım taşı döşeli.


    [​IMG]

    hava durumunda en ufak değişiklik yok. Umarım içini döker de yarın açar. Zira yarın turun en zor etabı, üstüne hava da kötü olmamalı.

    Hava kararırken otele ulaştım. Yanımda havlu taşımayıp oteldekileri kullanmayı planlamıştım ama bu sefer kaldığım yerde havlu yoktu. Sanki herkes arabayla geliyor, çantaya beni kurutacak bir havlu koysam geri yer kalmaz ki. Nasıl kurutacağım hem o havluyu bu şartlarda. Neyse ortak banyoda duşumu aldıktan sonra havlu olmadığını farkedip bir şekilde (!) odama koşup boştaki kıyafetlerimle kurulandım. ısıtma sistemi olmayan odada hava 10 derece falan tabii. Hızla kurulanıp üstümü sıkıca giydim. Saç kurutma makinası da yoktu diye hatırlıyorum. Böylese otel ile pansiyon arasındaki farkı da bir kere daha görmüş oldum. Akşam yemeğimi yedikten sonra keyfim biraz kaçıktı ama harika bir başka insanla daha tanışıp sohbet etme şansı yakalayınca yerine geldi. Hasan abi 30 senedir bu dağlarda geziyor, rehberlik yapıyor. Kendisine takılan Gezgin lakabını hakedecek kadar gezmiş bir insan; hindistan ormanlarından avrupa zirvelerine gitmediği yer yok. Uzun ve verimli bir sohbet oldu, yöredeki ayılarla ilgili çok ilginç hikayeler de dinledim ondan. Ayılar diyince şu belgeseli mutlaka izleyin. Daha önce paylaşılmıştı forumda.

    http://www.dailymotion.com/video/xdd28o_ayy-ve-insan-belgeseli-bitmeyen-cat_animals
    http://www.dailymotion.com/video/xdd5n6_ayy-ve-insan-belgeseli-bitmeyen-cat_animals
    http://www.dailymotion.com/video/xdd3r7_ayy-ve-insan-belgeseli-bitmeyen-cat_animals#rel-page-1

    Gece ağır uykumun arasında bazı tıkırtılar duydum ama tam kendime gelemedim. Sabah farenin yandaki yatağın üzerine bıraktığım çikolatamın kenarını kemirdiğini farkettim. Giden varsın çikolata olsun.
     
  2. Fatih Toraman

    Fatih Toraman YalağuzSeyyah

    Kayıt:
    25 Mayıs 2011
    Mesajlar:
    368
    Beğeniler:
    590
    Şehir:
    Giresun
    Adı:
    Fatih
    Bisiklet:
    Amoeba
    Seviye:
    Yağmur,Çamur,Sis senin için hiç farketmiyor abi :) Yalnız kurt gibisin :) İdolümsün:) Keşke hava biraz daha güzel olsaymış.Yüreğine sağlık abicim...
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  3. emre gülaydın

    emre gülaydın Aktif Üye

    Kayıt:
    20 Mayıs 2011
    Mesajlar:
    183
    Beğeniler:
    107
    Şehir:
    İzmir - Bornova
    Bisiklet:
    Merida
    Seviye:
    Müthiş. Fotoğraf ve paylaşım için teşekkürler. KAPTANPEDAL'ına sağlık.
     
  4. İslam Gölge

    İslam Gölge Bisikletkolik

    Kayıt:
    16 Eylül 2004
    Mesajlar:
    1.305
    Beğeniler:
    832
    Şehir:
    Tekirdağ-Çorlu
    Adı:
    İslam GÖLGE
    Bisiklet:
    Cube
    Seviye:
    Giden varsın çikolata olsun. bu sözü sevdim.Yüreğine sağlık.
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  5. muratt35

    muratt35 Kıdemli Üye

    Kayıt:
    25 Şubat 2012
    Mesajlar:
    390
    Beğeniler:
    145
    Şehir:
    İzmir
    Seviye:
    Benim öyle bisikletim olsa oraya sokmaya kıyamazdım vallaha helal olsun abi :D
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  6. akgulcemal

    akgulcemal Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    19 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    551
    Beğeniler:
    656
    Şehir:
    Ardeşen / RİZE
    Bisiklet:
    Focus
    Seviye:
    Her makalede biraz daha gaza geliyorum , bisikletle gezmek için can atıyorum :) Yine harika fotolar harika bir gün , devamını bekliyorum ...
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  7. Murat.K

    Murat.K Kıdemli Üye

    Kayıt:
    12 Mart 2012
    Mesajlar:
    227
    Beğeniler:
    129
    Şehir:
    İzmir
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Anlatım müthiş resimler müthiş cesaret müthiş...Tekrar tekrar tebrikler
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  8. Frédéric LAPOİNTE

    Frédéric LAPOİNTE Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    12 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    593
    Beğeniler:
    1.518
    Şehir:
    Izmir
    Seviye:
    Yine muhtesem fotolar ve eforlar;Hava kosullari çikmani engelmiyor ve cesaretini hiç azalmiyor;bin kere bravo;
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  9. sercancetin

    sercancetin Üye

    Kayıt:
    11 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    76
    Beğeniler:
    22
    Şehir:
    antalya
    Seviye:
    büyüleyici......
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  10. Göksun Özkirişçi

    Göksun Özkirişçi Bisikletkolik

    Kayıt:
    4 Mart 2010
    Mesajlar:
    1.162
    Beğeniler:
    1.075
    Şehir:
    Gaziantep
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    tek kelime ile mükemmel bir tur.ayaklarınıza,emeğinize sağlık.
    paylaşım için teşekkürler...
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  11. sedat_slave

    sedat_slave Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    28 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    562
    Beğeniler:
    508
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Beldeyama
    Seviye:
    Ah o yaylalar... Elimde sopayla az dolaşmamışımdır.bilirim sisin içinde kaybolmanın ne demek olduğunu.
    -aaa ileride bulutlar var ,hadi oraya gidelim
    2 dk sonra
    -gerek kalmadı zaten bulutların içerisindeyiz.
    Tebrik ediyorum.
    Umarım bir gün,bisikletle böyle keyifli tur yapmak bana da nasip olur.
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  12. ademyener

    ademyener Aktif Üye

    Kayıt:
    15 Aralık 2011
    Mesajlar:
    170
    Beğeniler:
    147
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Whistle
    Seviye:
    Helal olsun diyorum.Güzel ve bir o kadarda zorlu.
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  13. adilekci

    adilekci Üye

    Kayıt:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    74
    Beğeniler:
    127
    Şehir:
    Antalya
    Adı:
    Abdurrahman Dilekçi
    Seviye:
    Sen ne yapmış öyle yahu.. Şahane bir gezi olmuş şuana kadar baktıklarımın en iyisi ve en sağlamı :)
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  14. Ramazan ÇELİMLİ

    Ramazan ÇELİMLİ Aktif Üye

    Kayıt:
    19 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    192
    Beğeniler:
    35
    Şehir:
    Kış İstanbul / Yaz Rize
    Seviye:
    Abi ne diyim helal olsun vallaha böle yerleri çok seviyorum çok hoşuma gidiyor bende dolandım buralarda ayılarlada hikayelerim oldu tabi daha 16 yaşındayım zamanım çok var doyamıyorum gezmeye bende böyle bir bisiklet turu yapmak istiyorum ilerde bu yaz yine 16 haziranda geleceğim bu arada bütün gezilerinize baktım çok etkilendiğimi söyleye biliriz oralara bisiklet ile gitme hevesimde arttı tabi şimdi mümkün değil yeterli donanımım yok başta bisiklet olmak üzere maceracı ruhuma yenilerini eklediğiniz için Teşekkürler tek kelimeyle süpersin abi bende 16 haziranda rize pazar ocak köyüne geliyorum tabi bi ayder turu yapmayı düşünüyorum sadece bakacaz tamda örnek almak istediğim insansın adranelini çok seviyorum özellikle
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  15. can onur

    can onur Forum Demirbaşı

    Yaş:
    41
    Kayıt:
    2 Haziran 2012
    Mesajlar:
    465
    Beğeniler:
    1.077
    Şehir:
    Ankara
    Seviye:
    Fotoğraflar, anlatım ve gezi çok güzel. Tebrikler.
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  16. Erdal YAVUZ

    Erdal YAVUZ Bisikletkolik

    Kayıt:
    8 Kasım 2007
    Mesajlar:
    98
    Beğeniler:
    62
    Şehir:
    Mersin
    Bisiklet:
    Whistle
    Seviye:
    Hatırlarmısın hayatı idame(survivor),you tube da videoları var yabancı bir adam dünyanın değişik yerlerinde çekimleri var,o proğramdan daha iyi olmuş, Anlatım ve resimler çok güzel olmuş, aga bişey diyeyim mi? Sen bu işi biliyorsun,O kadar...Tebrik ederim.
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  17. Hasan 16

    Hasan 16 Bisikletkolik

    Kayıt:
    8 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    1.157
    Beğeniler:
    218
    Şehir:
    Bursa
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Tebrikler .Her zamankinden daha iyi.
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  18. Ertuğrul Mengi

    Ertuğrul Mengi Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    23 Mayıs 2011
    Mesajlar:
    400
    Beğeniler:
    301
    Şehir:
    Îstanbul/Tuzla
    Bisiklet:
    Merida
    Seviye:
    İnanılmaz zor yollar cesaretinizi tebrik ederim. Sormak istediğim birşey var. Yolculuk öncesi rota belirlemekten v.s. bahsetmişsiniz ama resimlerde gösterdiğiniz rotanızı, buna bağlı olarak rakımınızı yolculuk sonrası/öncesi kendiniz çizip mi çıkartıyorsunuz yoksa telefon v.s. ile yolculuk sırasında kayıt mı tutuyorsunuz, bu şekildeyse ne ile yapıyorsunuz ? Bunu yaparken program arka planda çalışabiliyor mu ? Pil sıkıntısı oluyor mu ? HAC ile belirttiğiniz şey nedir ? Çok soru oldu ama kullandığınız yöntem ve bu konu ile ilgili açıklayıcı bir paragraf yazarsanız çok sevinirim.
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  19. H.T

    H.T Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    11 Ağustos 2011
    Mesajlar:
    893
    Beğeniler:
    1.841
    Şehir:
    Samsun
    Adı:
    Hasan
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Tek kelimeyle muhteşem...Mtbnin hakkını en iyi verenlerden birisiniz.Bisiklet ve doğa sentezini böylesine güzel bir şekilde gerçekleştirmek herkese nasip olmaz.Sizi can-ı gönülden tebrik ederim...
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.
  20. yasinduran

    yasinduran Kıdemli Üye

    Kayıt:
    11 Haziran 2012
    Mesajlar:
    233
    Beğeniler:
    57
    Şehir:
    KONYA
    Seviye:
    her zaman gitmek için can atarım bu tarz yerlere ama gel görki konyada :D böyle yerler yok :(
     
    Hüseyin Çelebi bunu beğendi.