Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Hayal kırıklığı ve nedeni

Konu, 'Bahadır Gürel' kısmında Bahadır Gürel tarafından paylaşıldı.

  1. Bahadır Gürel

    Bahadır Gürel Onursal Üye

    Yaş:
    48
    Kayıt:
    7 Haziran 2011
    Mesajlar:
    1.864
    Beğeniler:
    6.452
    Şehir:
    Maltepe/İstanbul
    Adı:
    Bahadır Gürel
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    Merhaba, bu mesajı psikoloji forumlarından birisine mi yazsam diye düşündüm ama bir şekilde bisikletle de alakası vardır sanırım :)

    Her zaman olmasa da bazen beklentimin karşılanmadığını görünce hayal kırıklığına uğradığım oluyor; devamında da kızgınlık ve öfke beliriyor. Kendime hep soruyordum neden hayal kırıklığı yaşıyorum? daha doğrusu öncesinde neden beklentiye giriyorum?

    Charles Duhigg'in Alışkanlıkların Gücü kitabını okuyordum, cevabı burada buldum ve gerçekten de şaşırtıcı geldi bana.

    80'li yıllarda Shultz adında bir nörobiyolog, alışkanlıklar üzerine olan bir araştırmasında maymunları denek olarak kullanıyor. Bu amaçla bir deney odası tasarlıyor. Bu odada bir masa ve sandalye; masanın üzerinde bir ekran ve bir manivela kolu, sandalyenin üst hizasında olmak üzere tavandan sarkan bir boru.

    Bir maymunu sandalyeye oturtuyor (maymunun ilgili beyin kısmına sinyalleri ölçen bir elektrod bağlanıyor) ve sürekli değişmekle birlikte 3 farklı renkte sembol ekrana gelmeye başlıyor. Bu sırada maymunun derdi yerinden kalkmak olduğu için kıpırdanıyor. Ancak tesadüf eseri kolu çektiğinde yukarıdaki borudan en sevdiği böğürtlen suyunun geldiğini görünce iş değişiyor. Ancak kolu her çektiğinde su gelmiyor, sadece kırmızı ve sarı sembolde su geliyor. Maymun bunu öğrenir öğrenmez yerinden kalkmayı bırakıp doğrudan ekrana gelen sembollere ve kola odaklanıyor. Maymun bu dikkati sonunda, hangi renkler ekrana çıktığında böğürtlen suyunun geldiğini keşfediyor. Maymunun beyin sinyal grafiği şu şekilde:

    [​IMG]

    Öğrenme süreci diye tabir edilen bu aşamada, maymunun beyin sinyali böğürtlen suyunu aldığı sırada en üst seviyeye ulaşıyor. Yani bir tür ödül diyebiliriz.

    Bu maymun bu işi tekrar tekrar yaptıkça bir alışkanlık kazanıyor. Çok daha pratik ve hızlı hareket ediyor. Bu alışkanlık sürecinde beyin grafiği şu şekilde:

    [​IMG]

    Bu grafikte ilginç olan, ödül sinyalinin öne gelmesi, yani ekranda doğru sembolü görür görmez ödül sevinci yaşaması. Buna arzu deniyor ve beklenti yaratıyor. Özetle, daha böğürtlen suyunu içmeden bunun hazzını yaşıyor.

    Deneyin en ilginç yanı, Shultz'un düzeneği biraz değiştirmesiyle başlıyor; maymun doğru sembolde doğru hareketi yapsa bile su bazen gelmiyor veya geç geliyor.

    Maymunun tepkisi hayal kırıklığı, öfke ve kızgınlık olmaktadır.

    Yaşamımızdaki her tecrübeyi (bisiklete binmek, sinemaya gitmek, arkadaşlarla vakit geçirmek vb.) alışkanlığa dönüştürmemeye dikkat etmeliyiz ki buna rutini yaşamak denir (an'ı yaşamamak). Çünkü tecrübe ettiğimiz şeyler alışkanlığa dönüşürse, beklenti ve hayal kırıklığı süreci de kaçınılmaz oluyor.
     
    emrah9700 ve tekkir bunu beğendi.
  2. MehmetAliB.

    MehmetAliB. VivaVelo

    Kayıt:
    20 Ekim 2013
    Mesajlar:
    1.802
    Beğeniler:
    3.785
    Şehir:
    Antalya
    Seviye:
    Güzel yazınız için teşekkürler. Meseleye biraz farklı yönlerden bakacağım ben.
    Buna benzer bir şekilde reflekslerimiz de bir tür hareket alışkanlıkları oluyorlar. Örneğin kaya tırmanışı yapan kişiler antremanlarında düşe kalka, deneme yanılma yapa yapa vücuduna doğru hareketi öğretirler ve yalçın kayalara çıkarken en aşılmaz görünenlere dahi kusursuz bir şekilde tek seferde çıkarlar. Önceki alıştırma ve idman hareketleri beyinlerine aynı maymun örneğindeki gibi kodlanmıştır çünkü.
    ...
    Anlattığınız alışkanlık meselesi herkes tarafından bir şekilde gözlemlenmiştir. Ancak her ne kadar alışkanlıklarımızın çoğunun hayatımızı yönettiğini bilsek de; bu yanlışı yapmaya çoğu zaman devam ederiz. Alışkanlıkların spor gibi iyi olanları ne iyi, ne ala. Lakin iş kötü alışkanlıklara geldiğinde bir yerde devamlılığı kırmamız ve kötü alışkanlığı sona erdirmemiz gerekiyor. Kumar gibi, her gün alkol almak gibi, küfür etmek gibi, tırnak yemek gibi...
    Gandi'nin bu konuda güzel bir sözü var
     
  3. Veysel A.

    Veysel A. Tam yol tornistan...

    Yaş:
    34
    Kayıt:
    1 Ağustos 2014
    Mesajlar:
    233
    Beğeniler:
    36
    Şehir:
    Bursa
    Adı:
    Veysel AMCALAR
    Seviye:
    Alışmada problem yok. Hatta alışma sürecindeki her başarılı gelişme alışkanlığı kuvvetlendiriyor, güven veriyor. Alışılmışlığın dışında gelişen olaylar ise bahsettiğiniz gibi öfke ve kızgınlığa sebep oluyor. Alışmış kudurmuştan beterdir diye boşuna söylememiş atalarımız. 30 yıl boyunca sürekli kavga eden bir karı-kocayı düşünün. Hayat bir şekilde devam ediyor. Ancak taraflardan biri ayrılmak istediğinde diğeri ona zarar verebiliyor. Hatta öldürebiliyor. Çok sevdiği için mi? Hayır! Çünkü o hep yanındaydı, her türlü soruna rağmen gene beraber yaşıyorlardı. Terkedilmek ise alışılmışın dışında bir hareket. Bu noktadan sonra öfkeye hakim olmak zorlaşıyor.

    İnsan ne olursa olsun, gerek ailesine, gerek işine, gerek de bir hobisine sıkı sıkıya, haddinden fazla bağlanmamalı. Her zaman birşeylerin istediği gibi gitmeyeceği gerçeğini benimsemeli. Bunu merkeze oturtursa hayalkırıklıkları derin yaralar oluşturmaz, sarsılır ama yıkılmaz. Oysa hayata 'Olmazsa olmazlar' sabitlenmezse, hayatın kendi akışında gelişen olaylar kişiyi olur olmaz yerde mutlu etmeye yetecektir.

    Bu konuda nâcizane bir sözüm var, onu da burada paylaşayım;

    Büyük beklentiler büyük hayalkırıklıklarına, küçük beklentiler ise büyük sürprizlere gebedir...
     
  4. Halil EROĞLU

    Halil EROĞLU Aza

    Kayıt:
    13 Haziran 2012
    Mesajlar:
    1.755
    Beğeniler:
    1.126
    Şehir:
    Ankara
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Nereden gelip nereye gideceğini iyi idrak etmiş bir birey asla hayal kırıklığına uğramaz ve tüm olumsuzluklara karşı gösterilebilecek en büyük sabrı ve erdemi içinde taşır. Demek ki, neden insan olduğumuzu ve yaratıldığımızı iyi anlamamız gerekiyor. Anlamak ve araştırmak istemeyenler bugün insanlığın büyük çoğunluğunu oluşturuyor...
     
  5. Bahadır Gürel

    Bahadır Gürel Onursal Üye

    Yaş:
    48
    Kayıt:
    7 Haziran 2011
    Mesajlar:
    1.864
    Beğeniler:
    6.452
    Şehir:
    Maltepe/İstanbul
    Adı:
    Bahadır Gürel
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    Teşekkürler, alışkanlıklığın en güzel tarafı, düşünerek yapmak zorunda olduğumuz şeyleri (ayakkabı bağlamak, bisiklet sürmek, araba kullanmak) düşünmeden yapabilmemizi sağlamasıdır. Aslında alışkanlık kontrolü ele alınca, beynimiz daha az meşgul olduğundan daha az yoruluyor (alışkanlık devreye girince korteks kısmı işi üstlenmeyi bırakıp beyin sapına görevi devrediyor, korteks daha üst seviye konulara odaklanabiliyor).

    Alışkanlık tetikleyici-rutin-ödül mekanizmasından oluşuyor. Kötü alışkanlıklarda tetikleyici ve ödül aynı kalmak üzere kötü olan rutini iyi olanla nasıl değiştirileceği önem kazanıyor. Aslında alışkanlık duygularda, düşüncelerde, davranışlarda var. Çoğunluğu genetik veya çocuklukta kazanılıyor. Farkında olsak da olmasak da hayatımızın yüzde 90'ını alışkanlık yönetiyor, ama biz düşünerek yaşadığımızı sanıyoruz :)