Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Hangi sebze ve meyve organik?

Konu, 'Sağlık - Antrenman - Beslenme' kısmında el turco tarafından paylaşıldı.

  1. el turco

    el turco Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Eylül 2007
    Mesajlar:
    292
    Beğeniler:
    479
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    Bu hafta yaptigim trakya yolculugunda bazi ciftliklerin kapilarinda "organik sebze satisi" diye yazilar gordum. bu is boyle kendi kendine organik tarim yapmakla olmuyor, tarlanin uzak cevresinin de atiklardan arindirilmis olmasi gerekli. yoksa ruzgarla ve boceklerle gene her turlu olumsuz maddeler urunlere tasiniyor. denetim eksikligi her konuda oldugu gibi burada da onumuze cikmakta. basindan okudugum bu yaziyi da sizlerle paylasmak istedim.

    "Hangi sebze, hangi meyve organik?" bilemiyoruz
    Bu yazının özetini başta vereyim: (1) Organik diye satılan tarım ürünlerinin organik olup olmadığını kontrol eden yok. Bu nedenle ürünü satanın, organik olup olmadığını bilmesi imkânsız. Organik olup olmadığı, üretenin "sütüne kalmış". Ama daha sonra organik tarım ürünü ile organik olmayan karışmış ise onu da kimse bilemez. Çünkü kontrol eden yok. (2) Çarşıda, pazarda satılan tarım ürünlerinde sağlığa zararlı madde kalıntısı içerip içermediğini, üreticisi de bilmiyor, satıcısı da, tüketicisi de... Bu konuda üreticiye yol gösteren yok, üretimi ve ürünleri kontrol eden yok.

    İhracatta ortaya çıkıyor
    Bu sorun, Türkiye'den mal satın alan ülkeler, "tarım ürünü sağlığa zararlı" diyerek malları iade edince gündeme geliyor. Sonra unutuluyor. Önce tarım ürünlerinde "sağlığa zararlı kalıntı" nedir, onu anlatayım. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra, tarım üretimini artırmak için toprağın kimyasal gübreyle güçlendirilmesine ve de tarım ürünlerine zarar veren canlıların ilaçlarla yok edilmesine başlandı. Yakın yıllarda ise, gene üretimi artırmak için hormon adı verilen kimyasalların kullanımı ve de tohumların genetik yapılarının değiştirilmesi yaygınlaştı.

    Kalıntı zehirliyor
    Bizim ülkemizde tarım kesiminde, tarım ürünlerinde "sağlığa zararlı kalıntı"nın iki önemli kaynağı "pestisit" denilen tarım ilaçları ile kimyasal gübrenin kalıntısı "nitrat"tır. "Pestisit", zararlı böceklerin oluşumunu, gelişimini önlemek, böceğin, haşerenin, mantarın, yabanotlarının ve solucanların zararlarını yok etmek amacıyla kullanılan, değişik formüller altında hazırlanan kimyasal ilaçlara verilen isimdir. Kullanımı yasak pestisitler ile kullanımı serbest, fakat yanlış kullanılan pestisitler tarım ürününün içinde kalıyor ve insanın sağlığını olumsuz etkiliyor. Nitrat, nitrojen kaynağı olarak topraktan alınan ve bitkiler için gerekli bir besindir. Tüm meyve ve sebzelerin doğal bileşenidir. Günümüzde verimi artırmak için bitkilerin yetiştikleri topraklara nitrat içeren bol miktarda gübre atılıyor. Ölçüsüz miktarda nitratlı gübre, tarım ürününün nitrat dengesini bozuyor. Tarım ürününün içindeki nitrat miktarı artıyor. Bunun ise kanserojen etkisi var.

    Sorumlu Tarım Bakanlığı
    Bu anlatılanlar pazarda, markette satılan tüm tarım ürünlerini tüketenleri ilgilendiriyor. İyi de... Onların yapabileceği bir şey yok. Bu konuda sorumlu kuruluş Tarım Bakanlığı. Tarım Bakanlığı önce üreticiyi eğitmek, sonra da tarımsal üretimi kontrol etmek zorunda. Gelelim "organik" diye satılan tarım ürünlerinin durumuna... Organik tarım ürünü demek, ilkel tarım şartlarında üretilen tarım ürünü değildir. Zararlı kalıntı içermeyen toprakta, zararlı olmayan gübre ve zararlı olmayan kimyasallar kullanılarak üretilen toprağı, tohumu, üretimi, tüketiciye ulaşıncaya kadar geçirdiği evreler denetlenen tarım ürünleridir.

    Denetim yok
    Organik tarımda kullanılacak her tür pestisitin nasıl, ne ölçüde ve ne zaman kullanılacağı kaideye bağlanmıştır. Kaidelere uyulduğunda pestisit, ürünün içinde kalmıyor. Kalsa da sağlığa zarar vermiyor.
    Her ülkede olduğu gibi bizde de "organik" üretim için önce üreticinin "belge" alması gerekiyor. Daha sonra üretim döneminde "organik" üretim şartlarına uyulup uyulmadığının denetimi gerekiyor. Daha sonra da tüketiciye "organik" diye sunulan tarım ürünlerinin, satış sırasında da denetlenmesi gerekiyor. Bizde "organik" diye satılan tarım ürünleri bu tür denetimden geçmiyor.

    “Hangi sebze, hangi meyve organik?” bilemiyoruz | Güngör Uras | Milliyet.com.tr
     
    Selay Yaman ve gokhancan bunu beğendi.
  2. gokhancan

    gokhancan Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    9 Haziran 2008
    Mesajlar:
    801
    Beğeniler:
    664
    Şehir:
    istanbul/bayrampaşa
    Seviye:
    Rusyanın iade ettiği domatezlere ne oldu acaba? içerisinde yüksek miktarda tarım ilacı bulunmuştu.

    Herhalde afiyetle yedik gibime geliyor :)

    Zehirlide olsa o kadar domates ziyanmı olacaktı canım.
     
  3. el turco

    el turco Kıdemli Üye

    Kayıt:
    27 Eylül 2007
    Mesajlar:
    292
    Beğeniler:
    479
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    durum bu sekilde:

    GIDALARDAKİ KİMYASAL TEHLİKELER
    Gıda kaynaklı kimyasal maddelerin başında mikotoksinler gelmektedir.
    Bunun dışındaki diğer tehlikeli kimyasallar ise,

    " Veteriner ilaçları
    " Tarım ilaçları
    " Katkı maddeleri
    " Toksik metaller
    " Radyoaktif maddeler
    " Plastikler
    " Polisiklik aromatik hidrokarbonlar ( PAH )

    Yukarıda sayılmış olan kimyasal maddeler birçok üretici tarafından ürünün
    verimini, görünüşünü, dayanıklılığını, ağırlığını, hastalıklara karşı
    direncini arttırmak için kullanılmaktadı r. Bu kimyasalların kullanılma
    limitleri standartlar da belirtilmiştir. Tabiî ki üreticilerin daha fazla
    ürün alma ve hastalıklara karşı dirençli ürün elde edebilmek için
    kullandıkları miktarlar bazen standartların üzerine çıkmalarına neden
    oluyor. Bu kimyasallar üretimin hangi aşamalarında kullanılmaktadı r. İnsan
    sağlığı üzerine etkileri nelerdir?

    VETERİNER İLAÇLARI: Antibiyotikler hayvan yetiştiriciliğ inde, hayvan
    hastalıklarının Tedavisi ve önlenmesi amacının yanı sıra, bazen büyümeyi
    gelişmeyi teşvik amacı ile de kullanılmaktadı r. FAO (Gıda ve Tarım Örgütü)
    raporlarına dayanarak hazırlanan Yayınlarda hayvanların %80'inin
    yaşamlarının belli dönemlerinde veya tamamında, Tedavi esnasında, içme
    suları ve yemleri ile bu tür ilaçları aldıkları belirtilmektedir. Alınan
    ilaçlar başta böbrek ve karaciğer olmak üzere çeşitli organ ve dokularda
    Birikmektedir. Böyle ürünleri tüketen insanlarda üründeki antibiyotik çeşit
    ve miktarına Bağlı olarak hafif alerjiden başlayıp anafilaktik şoka kadar
    gidebilen, olumsuz etkiler gözlenmiştir.

    Hayvan yetiştiriciliğ inde daha fazla canlı ağırlık artışı, yemden
    yararlanma, daha iyi karkas özelliği ve et kalitesi sağlamak için
    östrojenler (östradiol) androjenler (testesteron) ve progestojenler
    (Progestron) gibi cinsiyet hormonları; dietilstilbestrol (DES), Hexoestrol,
    Dienestrol ve Zeranol gibi sentetik non-steroidal östrojenler ve trenbolan
    asetat, testesteron propionat, melengestrol asetat, metil testesteron gibi
    sentetik steroidler hormonal etkili anabolikler yaygın olarak
    kullanılmaktadı r. Etlerdeki androjenik hormon kalıntılarının (testesteron,
    trenbolan asetat gibi), kadınlarda virtilizazyona (erkekleşme), menstrual
    siklus bozukluklarına; östrojenik hormon kalıntılarının erkeklerde
    feminizasyon (dişileşme), iktidarsızlık ve infertiliteye neden olabildikleri
    bildirilmiştir.
    Hormon kalıntılarının bu genel hormonal aktivitelerinin yanı sıra
    kanserojen, sinirsel komplikasyonlar ve damar sertliği gibi zararlı etkileri
    de bulunmaktadır.

    TARIM İLAÇLARI: Tarım ilaçları bitki yetiştiriciliğ inde böcek öldürücü
    (insektisit) , ot öldürücü (herbisit), mantar öldürücü (fungusit), kemirgen
    öldürücü (rodendisit) vb. zararlılara karşı kullanılmaktadı r.
    Hangi tarım ilacının hangi tarımsal üründe ne zaman, ne düzeyde ve ne
    sıklıkla kullanılması gerektiğini ruhsat şartlarında ve iyi tarım
    uygulamalarında tanımlamaktadı r. Bu kurallara uyulduğu takdirde,
    Pestisitler gıda zincirinde önemli bir tehlike oluşturmazlar. Uygun olarak
    kullanılmayan Pestisitler tarım ürünlerinde ve gıdalarda kalıntı bırakır.
    Pestisit kalıntılarının kanserojen, mutajen, teratojen ve alerjik etkileri
    olduğu belirlenmiştir. İnsektisitler, tarım ilaçlarının en tehlikeli
    olanlarıdır. Tarımsal ürünlerde ve gıdalarda bulunmasına izin verilen tarım
    ilaçlarının kalıntı limitleri Türk Gıda kodeksinde verilmektedir. Tarım
    ilaçları kullanımı ile ilgili yasal düzenlemeler tarımsal ürün
    yetiştiricileri ve gıda üreticileri tarafından mutlaka dikkate alınmalıdır.

    KATKI MADDELERİ: Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği Gıda Katkı Maddeleri'ni
    "gıdanın üretilmesi, tasnifi, işlenmesi, hazırlanması, ambalajlanması ,
    taşınması, depolanması sırasında gıda maddesinin tat, koku, görünüş, yapı ve
    diğer niteliklerini korumak, düzeltmek veya istenmeyen değişikliklere engel
    olmak ve düzeltmek amacıyla kullanılan maddelerdir" şeklinde tanımlanmaktadı
    r. Gıda katkı maddeleri duyarlı kişilerde alerjik reaksiyonlar, deri
    döküntüleri ve astıma neden olabilir.

    TOKSİK METELLER: Civa, kurşun, arsenik ve kadmiyum, antimon, bakır gibi
    Toksik ağır metaller gıdalarda hiç bulunmamalı, varsa da Türk Gıda
    Kodeksinde belirtilen sınır değerleri aşmamalıdır. Toksik metaller gıdalara
    genellikle çevre kirliliği sonucunda havadan, sudan, topraktan, yada
    üretimde kullanılan ekipmandan bulaşabilmektedir.
    Bunlardan arsenik kanserojen olarak da tanımlanmış olup, epidemiyolojik
    çalışmalar içme sularında yüksek oranlardaki arsenik mevcudiyeti ile
    akciğer, karaciğer, kolon ve mesane kanseri arasında ilişki olduğunu
    göstermektedir.

    RADYOAKTİF MADDELER: Radyoaktif serpintiler vasıtasıyla özelikle yarılanma
    ömrü uzun olan Sr90 (kemiklerde) ve Cs137'dir (kaslarda).radyoakt if
    maddeler üretim alanları üzerlerine yağarak toprağa ve suya, oradan da bitki
    ve hayvanlar vasıtasıyla gıda zincirine bulaşarak tehlikeli olabilmektedir.
    Bizde özelikle 1994 yılında ÇERNOBİL faciası dolayısıyla bazı bölgelerimize
    radyoaktif serpintiler gelmiş ve bazı gıda maddelerinde müsaade edilen
    limitlerin üzerine çıkmıştır. Radyoaktif addeler insanlarda doku
    bozuklukları, kanser, mutajen-teratojen etki göstermektedir.

    PLASTİKLER: Baz_ plastik ambalaj materyallerinin bileşimlerindeki
    maddelerden gıdalara geçiş(migrasyon) olabilmektedir. Migrasyon düzeyi,
    plastiğin ve gıdanın cinsine bağlı olarak değişebilmektedir.
    Özelikle yağlı ve asitli gıdalara geçebilir. Polimerin içinde olan vinil
    klorür ve akrilonitril gibi monomerlerinden gıdalara geçişi olabilmektedir.
    Bu bileşiklerin çoğunun laboratuar hayvanlarında kanserojen ve mutajen
    etkileri gözlenmiştir. Ayrıca insanlarda zafiyet, ellerde titreme,
    solgunluk, denge kaybı, konuşma zorluğu, zayıflama ve kansızlık yaptığı
    belirtilmiştir.

    POLİSİKLİK AROMATİK HİDROKORBONLAR ( PAH ): Bu bileşikler, endüstriyel
    üretim yapılan bölgelerdeki kirli hava bileşenlerin bitkisel ürünler
    üzerindeki birikimleri sonucunda tahıl, meyve ve sebzelerde
    bulunabilmektedir. Öte yandan kavurma, dumanlama ve ızgara uygulamaları gibi
    gıda işleme prosesleri de gıda ürününde PAH oluşumuna neden olabilmektedir.
    Gıdanın direkt alevle teması durumunda PAH miktarı daha da yükselmektedir.
    Ayrıca insanların yaşadıkları alanlardan uzak topraklarda dahi bitkilerin
    çürümeleri sonucunda bazı PAH bileşiklerinin oluştuğu belirlenmiştir.
    Üzerinde en çok çalışılan ve hayvan denemelerinde kanserojen özellik
    gösterdiği saptanmış olan PAH bileşiği "benzo(a)pyrene" (BP) ile bazı amino
    asitlerin pirolitik ürünleri bu sınıfa girmekte, bu bileşikler ızgara et,
    balık, mantar gibi çeşitli gıdalarda ng/g düzeyinde bulunabilmektedirle r.
    Yapılan çok sayıda çalışmada bu maddelerin mutajenik özelliklerinin güçlü,
    ancak kanserojen etkilerinin ise zayıf olduğu bildirilmektedir.

    Kaynak: http://www.e-adalet.org/forum/lofiversion/index.php?t10415.html

    domateslerin icine bakin. durum fecilesti.

    http://www.saglicaklakal.com/
     
    Selay Yaman ve gokhancan bunu beğendi.