Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Hadi Bildiğimiz Osmanlıca Kelimeleri Paylaşalım!

Konu, 'Eski Arşiv' kısmında atta tarafından paylaşıldı.

  1. atta

    atta Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    20 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    775
    Beğeniler:
    407
    Şehir:
    -
    Seviye:
    Merhaba arkadaşlar, ben bir ll. Abdülhamit ve Osmanlı dönemi hayranı olmakla birlikte, o döneme ait dili, yani Osmanlıcayı öğrenmeye başladım, Osmanlıca kursuna yazılacağım İnşallah bu yaz ve dilimde o yönde olacak. Bildiğiniz gibi dilimize yabancı kelimeler şu an akın etmekte, "okey canım, bye bye tatlım, biraz relaks olm tmammı" gibi duydukça kanım donan ve (ne yazık ki) benimde eskiden kullanmış olduğum kelimeler geçmekte... Bende buna karşılık dilime Osmanlıca kelimeleri sokup kullanmak istiyorum. İsteyen de bana katılabilir, istemeyen katılmaz saygı duyarım ama bana da saygı duyulmasını isterim. Konuda siyasi hiçbir amaç yoktur. Ecdadımızın kullandığı dili yaşatmak isterim sadece o kadar. Neyse konumuza dönelim, Sizlerden istediğim Osmanlı döneminde kullanılmış, kelimelerden günde en fazla 7 tane olmak üzere (kişi başına) anlamlarıyla birlikte yazmamız.
    7 tane olmasının nedeni bir anda yüklenilmemesi ve yavaş yavaş, sıkmadan öğrenilmesi...
    Benim Bildiğim kelimeler şunlar:

    Harfiye: Ajan

    Düvel-i Muazzama: Düvel, devlet kelimesinin çoğuludur (bkz. 7 Düvele karşı savaşmak) Günümüz Türkçesiyle, Büyük Güçler, Büyük Devletler anlamına gelir. Büyük devletler için kullanılır.

    Zat-ı Muhterem: Önemli kişi

    Müsamaha: Hoşgörü

    Mektep: Okul

    Talebe: Öğrenci

    Hezimet: Yenilgi
     
    Salih Kü, Çağlayan, M.A.Y. ve 3 kişi daha bunu beğendi.
  2. BF Okuru

    BF Okuru Yeni Üye

    Kayıt:
    2 Şubat 2005
    Mesajlar:
    17
    Beğeniler:
    69
    Seviye:
    VELESPİT :)

    Vahid Bir
    İsnan İki
    Selase Üç
    Erbea Dört
    Hamse Beş
    Sitte Altı
    Seb’a Yedi
    Semaniye Sekiz
    Tis’a Dokuz

    Aşra On
    İşrin Yirmi
    Selasin Otuz
    Erbain Kırk
    Hamsin Elli
    Sittin Altmış
    Seb’in Yetmiş
    Semanin seksen
    Tis’in Doksan
    Mie Yüz
    Elf Bin

    Ebyad Beyaz
    Esved Siyah
    Ahmer Kırmızı
    Ahdar Yeşil
    Ezrak Mavi
    Asfar Sarı
    Bunni Kahverengi
    Kuhli Lacivert
    Hamri Bordo
    Verdi Pembe


     
  3. BF Okuru

    BF Okuru Yeni Üye

    Kayıt:
    2 Şubat 2005
    Mesajlar:
    17
    Beğeniler:
    69
    Seviye:
    Üzülerek söylüyorum ki ok, bye bye gibi sözcükler günümüzde nasıl dilimize karışmış yabancı sözcükler ise hezimet, hafiye gibi sözcükler de o dönem dilimize karışmış yabancı sözcüklerdir. Neticede Türkçe değiller. Bunda o dönem ile bu dönem arasında çok da fark olmadığını gösterir. Konuyu dağıttıysam özür dilerim
     
  4. Barış Onur

    Barış Onur Aktif Üye

    Kayıt:
    30 Ekim 2013
    Mesajlar:
    150
    Beğeniler:
    64
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Evet çünkü ha Osmanlı, ha Türkiye. Osmanlıca sokunca bir şey olmuyor, İngilizce sokunca dilimizin sonu geliyor.

    Onu geçtim, sözlük mü yok. http://www.osmanlicaturkce.com/
     
  5. GLN

    GLN Onursal Üye

    Kayıt:
    22 Mart 2012
    Mesajlar:
    1.555
    Beğeniler:
    763
    Şehir:
    İstanbul-Kütahya
    Seviye:
    Sözlük var elbet ama arkadaş bizlerin bildiği Osmanlıca kelimeleri sormuş. Lütfen dikkatli okuyalım.
     
    M.A.Y. ve atta bunu beğendi.
  6. atta

    atta Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    20 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    775
    Beğeniler:
    407
    Şehir:
    -
    Seviye:
    Birbirine yakın gibi görünse de oldukça uzaklar. Arapça ve farsçadan Türkçeleştirilerek dilimize girmiştir ve yüzyıllarca kullanılmıştır o kelimeler. Arapça Kuran-ı Kerim'in dilidir. Aradaki fark büyüktür. hergangi bir dil, durmadan gelişim içindedir, dilimizde karşılığı olmayan sözcükler yabancı dillerden alınmaktadır. Ama karşılığı olan kelimelerin yerine kelime kullanılması (gerçek yerine real kullanılması mesela) dili yozlaştırır. O zaman harfiye gibi kelimelerin karşılığı yokmuş ki geçmiş. Mesela fren sözcüğü Fransızcadan geçmiştir, yerine "Durduraç" önerilmiştir ama fren kullanılmaktadır. Zaten o kelimelerin Arapça ve Farsçadan dilimize geçtiğini kabul ediyorum, İngilizceden vs. geçen kelimelere karşı bende bu kelimeleri kullanmak istiyorum. Osmanlıca'nın özelliği bu zaten...

    İlk yazdığınız cümleyi anlamadığımı belirterek, sözlük var tabi ki ama burada harfiye kelimesini görmeyen bir kişinin aklına "dur ajanın Osmanlıcası neymiş araştırayım" demek gelmez. Yeterince açık olmuştur umarım.
     
  7. Mert C.

    Mert C. Onursal Üye

    Kayıt:
    14 Ağustos 2013
    Mesajlar:
    1.611
    Beğeniler:
    472
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Öğrenmek isteyebilirsin, kendi bilgi birikimini geliştirirsin, şudur, budur anlarız...
    Ama gidip diline osmanlıca kelimeleri sokup kullanmak istersen, Türkçe'nin içine edersen bu da en az o İngilizce kelimeleri gereksiz yere kullanmak kadar yanlıştır.
    Ayrıca İngilizce yaşayan bir dil, hem de en yaygın ve en önemli(tartışılabilir ama gerçek bana göre bu) dil günümüzde, haliyle dilimize girmesi ve kullanmamız gayet normal bir durum. Diline osmanlıca sokmak ise sadece osmanlı hayranlığından ve bilinçsizlikten kaynaklanacak bir hatadır.

    Karşımdaki adam kalkıp onlarca yıldır yaygın kullanımdan çıkmış, unutulmuş, duyduğunda anlamak için ekstra düşünce gerektiren kelimeler kullandığında bundan rahatsızlık duyar ve o kişiyi ciddiye almakta zorlanırım.

    Ayrıca çok genel bir hatayı sen de yapmışsın... Saygı beklemeden önce saygı duymayı öğrenmelisin.
    Bahsettiğin örneklere karşı saygı duymazken, bu durumu da "duydukça kanım donan" şeklinde ifade ederken kendi düşüncene saygı duyulmasını beklemen kanımı dondurdu...

    Bilinçsizce bilinçlenmeye çalışıyorsun, hatanın farkına varmanı umuyorum. Dilini yabancı kelimelerden arındırmak isteyip osmanlıca kelimeler sokman saçmalık, gerçek Türkçe ile alakası bile yoktur osmanlıcanın... İngilizce'yi arapça ve farsçaya tercih ederim.

    Yanlış anlama ihtimalinin yüksekliğinden dolayı başta yazdığım şeyi tekrarlıyorum...
    osmanlıca öğrenmek istemen, öğrenmen, konuşman sorun değil. Ancak günlük konuşma diline bu kelimeleri sokman yanlıştır. Saygı duymadığım nokta da öğrenmen değil, hatalı kullanmandır.

    Ayrıca son olarak şunu söylüyorum; osmanlıca diye bir dil yoktur bana göre. Kendine ait neredeyse tek bir kelime bile bulunmayan, arapça-farsça-Türkçe karışımı garip, anlaşılması zor, hatta osmanlı zamanında halkın bile anlamakta zorlandığı bir dil karmasıdır. Halk Türkçe konuşurken üst kesim yabancı dil ağırlıklı osmanlıca kullanmaktaydı.
     
  8. Tahir Keskin

    Tahir Keskin Onursal Üye

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    22 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    3.276
    Beğeniler:
    4.031
    Şehir:
    Kocaeli, Gölcük
    Adı:
    Tahir Keskin
    Bisiklet:
    Kron
    Seviye:
    Velesbit hariç hepsi Arapça yazdıklarınızın. :)
     
    BFOkuru ve Berksan bunu beğendi.
  9. atta

    atta Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    20 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    775
    Beğeniler:
    407
    Şehir:
    -
    Seviye:
    Esas cevabı yarın yazacağımı bildirmekle, lütfen konuyu gereksiz yere kirletmeyelim. Saçma nedir yahu? Kendimize gelelim lütfen. Kaş yapayım derken göz çıkarmışsınız. Tamam öğrenmek istemiyor olabilirsiniz ama bu şekilde resmen öğrenenleri aşağılayarak cevap atamazsınız.
     
    Salih Kü ve GLN bunu beğendi.
  10. Tuncay Üner

    Tuncay Üner Bisikletkolik

    Kayıt:
    16 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    1.031
    Beğeniler:
    656
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Okadar çok karışık ki, hangi kelime arapça hangisi farsça veya osmanlıca anlamak çok güç.

    Benim bildiğim tek kelime "Ziyade". %100 Osmanlıca olduğunu biliyorum. :)

    Geçen camide arapça kursuna yazdıldım. Tam bir hüsran oldu, gelenlerin hepsi imam hatip mezunu ve okumayı biliyorlar. Bilmek lazımmış meğersem, hiçbir şeyden anlamadım malesef. Önce okumayı öğrenmek lazım. Ona da zaman olmuyor.
     
  11. Serkan Mıstınoğlu

    Serkan Mıstınoğlu Road Runner

    Kayıt:
    24 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.722
    Beğeniler:
    10.689
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Cervélo
    Seviye:
    valla biz bulgaristan göçmenlerinin kullandığı çoğu kelime eski türkçeymiş, bu osmanlıca mı oluyor bilmiyorum
    peşkir (havlu)
    burkan (kavanoz)
    iskemle (sandalye)
    diren (çatal)
    domati
    tekerlek (bisiklet :D)
    buzlu (dondurma)
    kızan (erkek çocuk)
    manca (yemek)
    akına (eni-konu gibi bir anlamı var)
    maytap (şaka-dalga)
    kôlvermek (bırakmak) (ekol kelimesini okurkenki "kol" gibi söylenir)
    reis (otobüs :D)
    balon (uçak)
     
    atta bunu beğendi.
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 12 Aralık 2013
  12. atta

    atta Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    20 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    775
    Beğeniler:
    407
    Şehir:
    -
    Seviye:
    Peşkir'i bizde kullanıyoruz. Diğerlerini (iskemle ve kızan) hariç diğerlerini pek duymadım :)
     
  13. Serkan Mıstınoğlu

    Serkan Mıstınoğlu Road Runner

    Kayıt:
    24 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.722
    Beğeniler:
    10.689
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Cervélo
    Seviye:
    daha çok var da şuan aklıma gelmiyor :D geldikçe eklicem
     
  14. Sinan Çakır

    Sinan Çakır Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    30 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    457
    Beğeniler:
    484
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    birkaç kelime biliyorum fakat söyle deyince aklıma gelmez işte böyle şeyler
    kendi ismimim arapça ve mızrak,ok anlamına geldiğini biliyorum
     
  15. Mert C.

    Mert C. Onursal Üye

    Kayıt:
    14 Ağustos 2013
    Mesajlar:
    1.611
    Beğeniler:
    472
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Öğrenenleri değil, hatalı kullananları aşağılıyorum.
    Saçmalık dediğim osmanlıca ya da osmanlıca öğrenmek değil. "Dilini yabancı kelimelerden arındırmak isteyip osmanlıca kelimeler sokmak" saçmalık olarak nitelendirdiğim durum...
    Çünkü osmanlıca da yabancı kelimelerden oluşmakta...

    Karşındaki adamın anlayabileceği İngilizce kelimeler yerine anlayamayacağı osmanlıca kelimeler kullanman saçmadır. Dilin amacı iletişimi sağlamaktır, iki tarafın da rahatlıkla anlayacağı bir dil günümüzde İngilizce içeriyorsa o şekilde konuşulur...
    İkinci mesajımda dördüncü kez söylüyorum, anlamana yetmesini umuyorum... osmanlıca öğrenmek istemene saygı duyarım, osmanlıcayı Türkçe'ye sokup anlaşılmaz bir dil konuşmana saygı duymam. Aynen senin İngilizce kelimeleri kullananlara saygı duymayıp "kanını dondurduğunu" belirttiğin gibi ben de bunu belirtiyorum. Senden daha fazla göz çıkarmıyorum.
     
    Ömer KARAN bunu beğendi.
  16. BF Okuru

    BF Okuru Yeni Üye

    Kayıt:
    2 Şubat 2005
    Mesajlar:
    17
    Beğeniler:
    69
    Seviye:
    Dilimizde karşılığı olmayan sözcüklerin, TDK Türkçe karşılığını buluyor ve belirtiyor. Yabancı sözcüklerin konuşma dilimize girmesine ben de karşıyım. Ve Osmanlıca denilen dildeki sözcükler de yabancıdır. Sadece farsça ve Arapça değil ibranlce, Süryanice, Rumca, Fransızca gibi dillerden de sözcükler almıştır. Bu da üst kesimin yabancı hayranlığından kaynaklanmaktadır. Zaman içinde devlet içindeki halklar kendi dillerini kullandıkları için asimile olmadılar ve dillerini yaşattılar. Ben de atalarımızın kullandığı dili yaşatma girişiminde bulundum ve ilk önce Göktürk abecesi ve ön Türkçe öğrendim, öğrenmekteyim. Ne işe yaradı derseniz Türk Cumhuriyetlerindeki diğer kardeşlerimizle iletişimde büyük kolaylıklar sağladı. Üstelik öz ve öz bize ait.
     
    Ömer KARAN, ERTUNGA ve Mert C. bunu beğendi.
  17. ERTUNGA

    ERTUNGA Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    6 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    602
    Beğeniler:
    515
    Şehir:
    Ankara
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Ertuğrul kardeşim dil çok çok nazik bir konu milletleri millet yapan aynı zamanda bölen parçalayan savaşlar çıkaran uğruna nice canlar verilen bir konu aslında sedece dil tek başına değil yanına bayrak ,vatan ve kuran da gelince birbirini tamamlayan şeyler....Bu arada Harfiye değil Hafiye olması lazım yanlış öğrenilmesin ....Türkçemiz bizim herşeyimiz yazılarını ve kitaplarını çok sıklıkla okuduğum İlber ORTAYLI hocamızın dediği şu cümleleri yazamadan geçemeyeceğim '' 50 Kere söyledim odun kafalılara ,kendine has dili olanlara millet denir. Sonu -lı , -li ile bitenler soyu belirsizdir.Amerikalı,Kanadalı,Avustralyalı,İsviçreli diyebilirsiniz çünkü bunların kendine has dilleri yoktur.Almana Almanyalı ,Fransıza Fransalı diyemezsiniz AYNI TÜRK'E TÜRKİYELİ DİYEMEDİĞİNİZ GİBİ ...
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 12 Aralık 2013
  18. BFOkuru

    BFOkuru Onursal Üye

    Kayıt:
    8 Eylül 2013
    Mesajlar:
    2.902
    Beğeniler:
    4.023
    Seviye:
    osmanlıca, anlam zenginliği bakımından şu anki kullandığımız dilden daha geniş idi. bir anlamda da şu anki kullandığımız kelimelerin karşılığının da osmanlıcada olmadığı aşikar.

    örneğin/misalen:
    "pek nadide za't-ı a'liniz ile tesadüf-i müstesna etmek bendeniz fakr-ü acizi ziyadesi ile mes'ud ve baht-iyar eyledi." günümüzde ne diyoruz? "tanıştığıma memnun oldum"

    pek: çok
    nanide: az bulunan, ender,
    za't: şahıs
    a'li: büyük
    tesadüf: denk gelmek
    müstesna: çok az rastlanan, genel dışı olan
    fakr: bedbaht (kötü talihli) kişi, elinde avucunda fazla olmayan
    aciz: elinden bir şey gelmeyen
    ziyade: fazla
    mes'ud: mutlu
    baht-iyar: tahili güzel (ki çoğunlukla mutlu ile eş anlamlı kullanılarak hata yapılır.)

    evet osmanlıca çoğu arapça, bir kısmı farsça ve yine bir kısmı öz türkçeden oluşmakta idi. buna karşın öz-türkçe daha sade bir dil yapısında idi.
    nasıl osmanlıcayı arapça ve farsçasız yapamayacak isek günümüz diliini de fransızca ve ingilizce eklentilere olmadan yapamayacağız.
    pek tabi ki bu bizim eski dilimizin zenginliklerinden bihaber yaşayacağımız anlamına kat'a ve hatta gelmiyor. :D
     
    Salih Kü, tekkir, atta ve 1 kişi daha bunu beğendi.
  19. Ömer KARAN

    Ömer KARAN Onursal Üye

    Kayıt:
    21 Aralık 2012
    Mesajlar:
    1.745
    Beğeniler:
    1.803
    Şehir:
    DENİZLİ
    Adı:
    Ömer KARAN
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    Kullandığınız dilden İngilizce gibi yabancı dillerden giren sözcükleri çıkarmak istediğinizi ve bu kelimelerin adeta kanınızı dondurduğunu söylemişsiniz. Buraya kadar okunmuş olsa dilinizi önemsediğiniz düşünülebilir. Ancak diyorsunuz ki bunların yerine Osmanlıca kelimeleri kullanmak istiyorum. Osmanlıca dilinin Türkçe, Arapça ve Farsça başta olmak üzere birçok dilden harmanlanarak oluştuğunu hepimiz biliyoruz. Hatta büyük kısmının Türkçe değil yabancı kelimeler olduğunu biliyoruz. Başta söylemişsiniz dilimizdeki yabancı kelimelerden hoşnut olmadığınızı. Ama Arapça ve Farsça dan giren kelimeler de yabancı. Bu kelimelere karşı neden İngilizce ve Fransızca dan giren kelimeler gibi tepkili durmuyorsunuz? Bence bu yaptığınız en büyük hata. Eğer dilinizi önemsiyorsanız yapmanız gereken günlük hayattaki konuşma dilinize Osmanlıca kelimeler değil Öztürkçe kelimeler eklemektir. Eğer burda demiş olsaydınız ki. Türkçemize yabancı dillerden giren kelimelerden çok rahatsızım bunların yerine Öztürkçelerini kullanmak istiyorum. O zaman sizi ayakta alkışlayabilirdim. Çok büyük takdirimi alabilirdiniz. Hatta bu konuda size yardımcı olabilmek için çaba sarfedebilirdim ancak söylediğiniz banda pek mantıklı gelmiyor açıkçası. Al birini vur ötekine demiş atalarımız. Yaptığınız şeyi tamda bu söz açıklamıyor mu zaten. İngilizce Fransızca atmışsın Arapça Frasça koymuşsun sonuçta o da yabancı. Ha deseniz ki ben bu dilleri öğrenmek bilmek istiyorum. Demişsiniz de zaten. Ona eyvallah. Çok güzel bir şeydir. Dil eğitimini çok desteklerim. Ki bende Türkçeden başka bir dili bilmeyi isterdim. Ama maalesef Almanca İngilizce Fransızca Arapça da dahil hiçbir yabancı dil bilmiyorum. Osmanlıca dilini öğrenmeyi istemenizi tarihimize bir saygı gösterme çabası olarak görürüm. Çokta iyi edersiniz. Helal olsun size bunu da içtenlikle söylerim ama Osmanlıca kelimeleri Türkçeye sokmak isterim derseniz orada iş değişir. Arap ve Fars dillerinin etkisiyle yaşadığımız kültürel değişimler artık yeter. Yukarıda şu konuya da değinilmiş. Dil sürekli olarak diğer dillerle etkileşim halindedir. Diller arasında kelime geçişleri olmuş diye. Bu gayet doğal bence de. Kültürler etkileşim içerisinde en azından bilimde teknolojide bir çok gelişme var. Yabancı kelimelerin bir çoğuyla Terimsel ve kavramsal boyutta karşılaşıyoruz. Adam yaptığı şeye, Bulduğu şeye yada düşüncesi sonucu oluşturduğu şeye bir isim veriyor bizde bu isimi bu terimi bir şekilde dilimize adapte etmeye çalışıyoruz. Zamanında bu adapteleri Arapça ve Farsçadan gereği kadar yapmışız zaten. Artık geçerliliğini yitirmeye yüz tutmuş neredeyse ihtiyacımız olmayan şeyleri ısıtıp ısıtıp tekrar insanların önüne koymanın anlamı yok düşüncesindeyim. Bu arada benim için dilimizdeki İngilizce Fransızca kelimelerden hoşnut olmamanız bile takdire değer bir durumdur. Bu duruşuda sergilediğiniz için teşekkür ederim. Okudunuz mu bilmem ancak Yavuz Bülent Bakiler in bir zamanlar TRT de sunduğu dil ile ilgili bir programının kitaplaştırılmış hali vardır. Sözün Doğrusu 1 ve Sözün Doğrusu 2 isimli 2 ciltlik bir kitap. Bu kitaplarda Türkçe nin Özellikleri, kelimelerin kökenleri, doğru kullanılış biçimleri vs. bir çok bilgi verilmekte okumanızı tavsiye ederim. Beğeneceğiniz kanaatindeyim. Saygılar.
     
  20. BFOkuru

    BFOkuru Onursal Üye

    Kayıt:
    8 Eylül 2013
    Mesajlar:
    2.902
    Beğeniler:
    4.023
    Seviye:
    ben osmanlıca okurum, eskiden vakit buldukça yazardım da. şimdilerde okumam da çok yavaşladı ama halen bir metin buldukça okumaya çalışıyorum. dediğim gibi osmanlıca günümüzde kullanılan dilden çok daha zengin, latif, naif ve benzeri her anlamda daha geniş bir dil idi. tek eksiği teknolojik kelimelerin karşılığının olmayışıdır.

    bir örnek ekleyeyim:

    [​IMG]

    diyeceksiniz ki ne yazıyor? bilindik bir şey ama buyurun:

    nasreddin hocanın kuzusu osmanlıca (kendim tercüme ettim)

    hocanın bir kuzusu varmış, pek çok beslermiş, bir gün yarenleri gelip hoca yarın kıyamet kopacakmış, gel bu kuzuyu boğazlayalım ve yiyelim derler, hoca inanmaz; biri daha gelip böyle söyler, hoca gerçek sanıp kuzuyu boğazlar, öteden arkasına olup bir seyir yerine giderler, orada ateş yakıp kuzuyu kızartmaya başlar, bu sırada arkadaşları sırtlarını (elbiselerini) soyunup çamaşırlarını hocaya bırakırlar, her biri bir yana oynamaya giderler, hoca bu çamaşırların hepsini ateşe vurup yakar, bir de bunların karınları acıkıp geldiklerinde görürler ki çamaşırların hepsi yanıp kül olmuş. hocaya bunları kim yaktı? (diye sormuşlar) hoca yarın kıyamet kopacak çamaşırı neyleyeceksiniz demiş