Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Güzelyalı-Esenyalı-Aydınlı-Şifa Mahallesi-Tuzla Turu (20/06/2011)

Konu, 'Şehiriçi Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında Cem Şentin tarafından paylaşıldı.

  1. Cem Şentin

    Cem Şentin Bisikletkolik

    Kayıt:
    28 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    1.399
    Beğeniler:
    1.333
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Merhaba arkadaşlar,

    2 gün önce yeni bisikletimle yaptığım Tuzla turunu sizlere sunuyorum. Bu turda Esenyalı'ya kadar eski bisikletimle yaptığım 4 Mart 2011'deki turdan farklı bir rota çizdim. Ondan sonra Esenyalı'dan Aydınlı'ya kadar genel olarak Mart'taki turla benzer bir rota çizdim. Ancak Google Maps'te gördüğüm ve daha önce geçmediğim Aydınlı'dan Şifa Mahallesi'ne olan yolun nasıl ve ne kalitede olduğuyla ilgili bilgim yoktu.

    Hazırlıklarımı tamamlayıp 17.20'de yola çıktım ve Kartal Mezarlığı'nın önündeki köprüden geçerek 2 km boyunca sahile ve demiryoluna paralel caddeden geçip sahil yoluna döndüm ve oradan Pendik yönüne döndüm. 25 dakika içinde Pendik'e geldim. Ama Pendik'e yaklaşırken esen deli rüzgar daha fazla hızlanmama engel oluyordu. Deniz Otobüsü iskelesini geçip bisiklet yolundan devam edeyim derken bisiklet yolunu kapatmış Kocaeli plakalı bir Ford çıkmasın mı ? :boese157: Baktım, araba park yasağı olan bir yere park edilmiş, arabanın sahibini arayıp olası bir tartışmayla vakit kaybedeceğime polisi arayarak arabanın çekilmesi için arabanın plakasını ve modelini verip yoluma devam ettim. 18.00'de Alt Kaynarca'da 10 dakikalık bir mola verdim. Ondan sonra Tuzla yönüne döndüm ve dönüşte geçerim diye düşünerek sahil tarafından Güzelyalı'ya döndüm. Güzelyalı İstasyonu'nun önünden geçerek 18.19'da Esenyalı'ya dönen kavşağa ulaştım:

    [​IMG]

    Ondan sonra Güzelyalı Köprüsünden geçtikten sonra sola doğru dönerek Esenyalı'ya giden yola saptım ve 18.26'da gideceğim yola saptım:

    [​IMG]

    Ondan sonra düz devam ederek 18.32'de döneceğim kavşağa ulaştım:

    [​IMG]

    Buradan dönerek devam ederken suyumun azalmakta olduğunu fark ettim ve Ahmet Yesevi Mahallesi'ndeki bir kantarda durdum. Orada suyumu tazeledim, yüzümü yıkadım ve muzumu yedikten sonra su tedariği yapan Cihan'ın resmini çektim:

    [​IMG]

    Sonra o da resmimi çekti:

    [​IMG]

    Sonunda 18.45'te Cihan'a teşekkür ederek ayrıldım ve 4 Mart'ta eski bisikletimi elime alarak çıktığım yokuşu, bu kez 3 kısa dinlenmeyle bisikletimle çıktım. Ondan sonra genel bir iniş ve az bir çıkışla 19.05'te Aydınlı'ya vardım. Orada tanıştığım Ebubekir'in'den resmimi çekmesini istedim:

    [​IMG]

    Az sonra da onun resmini çektim:

    [​IMG]

    Kendisiyle vedalaştıktan sonra Tuzla'dan Tepeören'e giden anayola doğru gittim ve ışıklardan dosdoğru giderek ilk defa gideceğim Aydınlı TOKİ Evleri yoluna saptım. 2 tatlı tırmanış sonrası 19.15'te oraya vardım. Kısa bir su molası sonrası, mola esnasında etraftaki kişilerden aldığım tarife göre yola çıktım. Bu kareleri size kolaylık olsun diye çektim:

    [​IMG]

    [​IMG]

    Gittiğim yolun sonunda sağa saparak yaklaşık 500 m'lik bir çıkışa başladım. Çıkışa başlamadan evvel bu fotoyu çektim:

    [​IMG]

    Çıkış sırasında yakınlardaki Aydınlı Çöplüğü'ne (Yeni adı Aydınlı Katı Atık Aktarma Merkezi) giden Tuzla, Pendik ve Sultanbeyli Belediyelerine ait çöp arabaları yanımdan geçti ve bu arada yolun evsafı kötüleşmeye başladı. Çıkıştan sonra 400 m'lik hızlı iniş sonrası Tuzla Hayvan Barınağı'nın önüne geldiğimde saat 19.41 olmuştu:

    [​IMG]

    Bu tabela bana doğru yolda olduğumu gösteriyordu. Orhanlı'daki Organize Deri Sanayi'den gelen kokuya dayanarak yukarıdaki tabeladan sonra 600 m daha iniş yapmıştım ki 19.46'da bisiklet yasasının olmazsa olmaz bir kuralı karşıma çıktı:

    "Her inişin bir çıkışı vardır, olmak zorundadır. Aksi düşünülemez !"

    [​IMG]

    Karşıma çıkan bu yasa üzerine 2 kısa dinlenmeyle de olsa bu rampayı da çıktım ve Şifa Mahallesi-Şekerpınar arasındaki anayola doğru yöneldiğimde Hasan Amca'yı gördüm. Kendisiyle tanıştık. Kendisinin işiyle ve bisikletimle ilgili kısa bir sohbet ettikten sonra önce ben onun, sonra da o benim fotoğraflarımızı çektik. Arada suyumu bitirdim. Bu arada saat olmuş 19.57.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Bu arada geride bıraktığım TOKİ Evlerinin resmi (Saat 19.58):

    [​IMG]

    Hasan Amca'yla vedalaştıktan kısa bir süre sonra anayola kavuştum. Saat olmuş 20.00. Gerideki numaralı sokak tabelasına bakınca Kocaeli'nin Çayırova İlçesi sınırlarına girdiğimi anladım. Haliyle bu ilçeye "Hoş bulduk ve güle güle" demem gerekti:

    [​IMG]

    Bu noktadan itibaren yolun kalitesi yeniden düzeldi ve bir camiyi (Sonradan adının Mevlana Cami olduğunu öğrendim) görene kadar Şifa Mahallesi'ne doğru inişe başladım. Ondan sonra camiye yakın caddeye, sonra ona yakın sokağa girdikten sonra caminin sokağına girdim. Ama camiye baktım ki çeşme yok. Ben de mecburen camiye yakın bir evde oturan Öztürk Ailesi'nden yardım istedim. Sağ olsunlar ricamı kırmadılar ve buz gibi soğuk suyla suyumu tazelediler. Ben de onlara teşekkür ettim ve o ailenin bazı bireylerinin fotosunu çektim. Bu arada saat 20.11 olmuş:

    [​IMG]

    Ondan sonra anayola döndüm ve hızla Tuzla'ya giden yan yola geldim. Ondan sonra yorgunluğum nedeniyle yavaş tempoda da olsa Tuzla Köprüsü'ne çıkan tatlı rampayı aldıktan sonra araçlara dikkat ederek Tuzla'ya inişe başladım. Saat 20.29'da Tuzla'ya vardım ve bu fotoyu sağa dönmeden önce çektim:

    [​IMG]

    Sonra boş bir arsaya doğru sürüp orada ihtiyaç molasını verdikten sonra yakındaki bir camiye giden sokağa saptım ve orada hem mola verdim, hem 2 şişe su içtim, hem de suyumu tazeledim. 20 dakikalık bu moladan sonra sahil yoluna giden anayola çıktım. Tuzla Belediyesi'nin az ilerisindeki durakta 5 dakikalık bir mola daha verdim ve yorgunluğum nedeniyle azalan tempoya rağmen benden yana esen rüzgarın yardımıyla Güzelyalı'yı geçtim ve Güzelyalı-Alt Kaynarca arası köprüyü geçmeden önce 5 dakikalık bir mola daha verdim. Ondan sonra yaklaşık 10 dakika Alt Kaynarca'da ayrılana kadar sahil yolunda devam ettim. Alt Kaynarca'da 20 dakika eldivenime rağmen terleyen ellerimi kurutmak için mola verdim. Ellerimi kurutttuktan sonra hızla Alt Kaynarca ve Pendik'i geçip Balkan göçmenlerinin yoğun yaşadığı ve bahçe ve ağaçların çokluğundan dolayı sevdiğim Sapanbağları Mahallesi'ne geldim. Saat 21.38'de son fotoyu çektim. Bu noktanın 100 m ilerisinde benim tarafta, trafik ışıklarının olduğu yerde de karşı tarafta Pendik İlçesi bitmekte ve Kartal İlçesi başlamakta:

    [​IMG]

    Bundan sonra Topselvi'nin aşağısından geçerek yaklaşık 2 km 16Y İETT hattını izledim ve yolumu uzatma pahasına da olsa daha tatlı rampaları aşmak için Çavuşoğlu Mahallesi'ni Karlıktepe Mahallesi'ne bağlayan caddeye saptım. Yakacık'a giden yoldan karşıdan karşıya geçip çok kısa 2 molayla Karlıktepe Mahallesi'ne geldim. Oradan çok hızlı biçimde Esentepe Mahallesi'nden geçerek eve doğru inişe geçtim. Eve vardığımda saat 22.10'du. Bu da 50 km'lik turun rotası:

    http://www.mapmyride.com/routes/view/38497552/?open_ive_done=1
     
  2. Zeki Günaydın

    Zeki Günaydın Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    24 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    950
    Beğeniler:
    643
    Şehir:
    İstanbul-Samsun
    Seviye:
    Cem merhaba.

    Ben Aydınlı TOKİ de oturuyorum. TOKİ den sonraki o çöplük yolundan geçip Şifa tarafına gitmeyi hep istiyorum ama arabayla geçerken arabaya saldıran köpeklerin bisikletimi ve beni parçalayacaklarından tırStığım için gitmiyorum. hiç köpekle karşılaştınmı? yada bi saldırı maldırı oldumu?
     
  3. Recep portal

    Recep portal Üye

    Kayıt:
    2 Nisan 2011
    Mesajlar:
    67
    Beğeniler:
    15
    Şehir:
    istanbul pendik
    Seviye:
    Merhaba bende esenyalıda oturuyorum güzel tur olmus bende böyle bi tur düşünüyorum. Ordaki yokuşlar zorlamadımı sizi ?
     
  4. Zeki Günaydın

    Zeki Günaydın Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    24 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    950
    Beğeniler:
    643
    Şehir:
    İstanbul-Samsun
    Seviye:
    Recep Bey özel mesaj göndermek istedim size ama bi sorun var sanırım. size msj gitmiyor.
     
  5. Samet DEMİR

    Samet DEMİR Yeni Üye

    Kayıt:
    2 Haziran 2011
    Mesajlar:
    6
    Beğeniler:
    8
    Şehir:
    İSTANBUL
    Cem bey öncelikle düzenlemiş olduğunuz turu biz bisiklet ve doğayı sevenlerle paylaştığınız için teşekkür ederim.Ancak benim bir eleştirim olacak.Forumun yeni bir üyesi olarak bu eleştirimi sunmakta kendimi haklı görüyorum.Forum yöneticilerinin ve sizin anlayışla karşılayacağınızı umud ediyorum.
    Cem bey yediğiniz içtiğiniz sizin olsun;ancak şu saatte muzumu yedim şu saatte sütümü içtim şu saatte yüzümü yıkadım gibi yazılar biraz çocukça olmamışmı.buna oldu olacak ihtiyaç molanızıda yazsaydınız demeden edemeyeceğim.Linkinde "Tez aşamasındaki doktora öğrencisi" olarak yazan biri için garip karşıladım.Ayrıca su aldığınız tüm yerler ya hayratlar, ya sebiller yada apartmanların giriş katındaki balkonlarda oturan ahali.Bisikletsporu biraz para harcamayı gerektiriyor.
    Öneri olarakta şunları söylemek istiyorum;Neler gördüğünüzü yazsanız,bölgeyi tanıtan içerikli olursa güzel olur bence.Ayrıca çekildiğiniz karelerde yolda giden biri gibi değilde tabelaların önüne bisikleti koyarak fotoğraf çekseniz.Böylece sizin oralara gittiğinize inanmış oluruz ve bisikletle gezdiğini kanıtlamış olursunuz.Ancak bunun için sizin gibi akşamüstü serinde değilde sabahın 6-7 sinde yola çıkıp öğlen sıcağını başında hissetmek gerekir.Ehhh tabii biraz terliyor insan,erken kalkmak zor geliyor,ağrılar oluyor biraz ama işte zamanla alışıyor vücut.Ancak siz dayanabilirmisiniz bilemem.Tam günlük turlarda acele etmeden çekilen kareler daha verimli olur bence.Bu şekilde anlatım ve terlemeden yapmış olduğunuz tur biraz Klavye bisikletçiliği gibi olmuş.
    Tüm bisikletseverlerin kazasız ve sorunsuz tur yapmalarını dilerim.
     
    samet_özdemir bunu beğendi.
  6. Fatih Calık

    Fatih Calık Kıdemli Üye

    Kayıt:
    15 Kasım 2007
    Mesajlar:
    200
    Beğeniler:
    179
    Şehir:
    ADANA_SEYHAN
    Seviye:
    Çok güzel bir gezi olmuş, paylaşım için teşekkürler
     
  7. Cem Şentin

    Cem Şentin Bisikletkolik

    Kayıt:
    28 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    1.399
    Beğeniler:
    1.333
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Köpeklerle karşılaştım Zeki ama saldırı olmadı. Unutma ki köpekler genelde havanın kararmasıyla birlikte etrafta dolaşırlar ve sabaha kadarki dönemde daha saldırgan olurlar. Ayrıca onları gördüğümde hız kestiğim için saldırı olmadı.
     
  8. Cem Şentin

    Cem Şentin Bisikletkolik

    Kayıt:
    28 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    1.399
    Beğeniler:
    1.333
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Zorlamaz mı ? Ama bisikletle zorlu yokuşları aşınca mutlu oluyorum.
     
  9. Soner Sarihan

    Soner Sarihan Onursal Üye

    Kayıt:
    17 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    3.915
    Beğeniler:
    8.485
    Şehir:
    İznik
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Ayaklarına sağlık Cem.
    Bence anlatımın gerçekten çok güzel.
    Senin gözünden bütün rotayı görmüş olduk.

    İnsanların bize uzaylı gibi davranmasının bir sebebide bazı bisikletçilerin ukala tavırları olabiliyor.
    Sen bunu kırmış ve insanlarla kolayca dialog kurmanın yolunu göstermişsin.

    Selamlar
     
  10. Cem Şentin

    Cem Şentin Bisikletkolik

    Kayıt:
    28 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    1.399
    Beğeniler:
    1.333
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Nedense sizde bir küçümseme gördüm Samet. Ancak, 7 yıl aradan sonra tekrar bisiklete başlayan biri olarak o turu gerçekten yaptım. Hatta Ahmet Yesevi Mahallesi-Aydınlı ve Aydınlı Toki Evleri-Şifa Mahallesi arasındaki zorlu yokuşları da çıktım. Akşam serininde çıkmama karşın yeniden başlamanın verdiği zorluktan ve kilo fazlamdan dolayı bayağı terledim. Tabelanın önüne bisiklet koyun da inanalım diyorsun. Ben yanımda biriyle tur yapsam onu yapabilirim. Ama tek başına tur yaptığınızda bisikleti mümkün olduğunca az çizdirmek ve yanımda taşıdığım bisiklet kilidine karşın çalınma riskinden kaçınmak için yapamıyorum. Neler mi gördüm ? Ahmet Yesevi Mahallesi-Aydınlı arasındaki yolda yeni inşaatlar vardı. Mola verdiğim yerde insanlar "Bisikletin çok güzel", "Yarışçı mısın ?", "Bir tur atayım abi" gibi tepkiler veriyordu. Sadece Ahmet Yesevi Mahallesi'nden Aydınlı'ya giderken bir sokakta 3 çocuk kafamdaki kaskı görünce herhalde komik bulup güldü. Ayrıca daha profesyonel çekim için gereken dijital kameram yok. Bu nedenle cep telefonumdan çekmek zorundayım. Geçtiğim yerleri şöyle tanıtabilirim:

    Kartal-Tuzla arasındaki kıyı kesimi Cumhuriyet dönemine kadar Türklerin azınlıkta ve Rumların çoğunlukta olduğu olduğu bir bölgeydi. Aynı durum eski adı Merkepli olan Şekerpınar'ın bağlı olduğu Çayırova ilçesinin merkezi olan ve eski adları sırasıyla Akkilise ve Akse olan (Gebze arabalarında hala Akse Sapağı durağı vardır) Güzeltepe için de geçerliydi. Ayrıca o dönemde geçtiğim tarafta Tepeviran (Tepeören), Orhanlı, Aydınlı ve Merkepli (Şekerpınar) haricinde yerleşim yoktu.

    Cumhuriyet döneminde bugünkü Tuzla ilçesi 1951'de Kartal İlçesine geçene kadar Gebze İlçesine bağlıydı. Şimdi semt olan Aydınlı ve Orhanlı o dönemde Tuzla gibi Merkez Bucağı'na, Tepeören de Mollafenari Bucağı'na bağlı köylerdi. Tuzla 1936'da belde olmuş ve bu statüsünü belediyenin kapatıldığı 1980'e kadar sürmüştür. O dönemde genelde bahçeler ve bostanlıklarla kaplı bölge 1950'lerden itibaren başta Balkanlardan ve Doğu'dan olmak üzere o dönemki Kartal İlçesi epey göç almış ve zamanla Esenyalı, Bahçelievler, Güzelyalı (1968'e kadar Aydınlı'ya bağlıydı) ve Şifa gibi yeni mahalleler kurulmuştur. Kartal İlçesi aşırı büyüyünce 19 Haziran 1987'de TBMM tarafından kabul edilen ve 4 Temmuz 1987 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 3392 sayılı yasayla Kartal İlçesinin doğusunda Pendik İlçesi kurulmuştu. O dönemde Pendik İlçesi şu köyleri ve şu mahalleleri kapsıyordu:

    Köyler: O dönem Kartal'ın Merkez Bucağı'na bağlı Orhanlı ve Tepeören, Samandıra Bucağı'na bağlı Kurtdoğmuş, Ballıca ve Göçbeyli

    Mahalleler: Pendik Batı, Pendik Doğu, Yeni Mahalle'nin doğu yarısı (Yenimahalle olarak), Bahçelievler, Kaynarca, Şıhlı (Şeyli), Kurtköy, Güzelyalı, Esenyalı, Aydıntepe (Eskiden Kurtkiremit), Aydınlı, Şifa, Yayalar, İçmeler ve Tuzla.

    1987-1992 arasındaki dönemde Pendik ilçesinde Batı Mahallesi ve Yeni Mahallenin bir bölümünden Sapanbağları, Yeni ve Bahçelievler Mahallelerinin bir bölümünden Yeşilbağlar mahalleleri kurulmuş, Kaynarca mahallesi Alt Kaynarca, Fevzi Çakmak, Çamçeşme ve Kavakpınar mahallelerine bölünmüş, Çınarlıdere, Dumlupınar (Eski adı Kurtuluş) ve Orta Mahalleri Kaynarca'dan, Aydos (Ertuğrul Gazi) ve Velibaba Mahalleleri Yayalar'dan kopmuş, Tuzla mahallesi de Yayla, Postane ve Cami mahallelerine bölünmüş, Tepeören'in bir mahallesi Akfırat ayrı bir köy olsa da bu düzenlemeler sorunları çözmeyince 27 Mayıs 1992'de TBMM'de kabul edilen ve 3 Haziran 1992 tarihli 21247 sayılı Mükerrer Resmi Gazete'de yayınlanan 3806 sayılı kanunla Tuzla, Pendik'ten ayrı bir ilçe oldu. Aynı yasayla Kartal İlçesi'nden Maltepe ve Sultanbeyli ilçeleri ayrıldı. Son olarak 1994'te Esenyalı ve Güzelyalı mahalleleri Pendik İlçesi'ne döndü. Bir dönem Tepeören önce 1994'te kurulan Orhanlı Beldesine, daha sonra 1999'da Akfırat Beldesi'ne bağlandı. 2009'da Tuzla'daki beldeler kapatıldı ve Akfırat 2, Orhanlı 4 mahalle olarak Tuzla'nın mahallelerine katıldı.

    Bu arada Pendik ilçesindeki nüfus yapısıyla ilgili bilgi: http://www.pendik.bel.tr/bp.asp?caid=1322

    Tuzla İlçesi'nde daha çok Erzincanlılar, Sivaslılar, Trabzonlular ve Adıyamanlılar çoğunlukta. Şifa Mahallesi tabelasının önünde Aydınlı Çöplüğü (Katı Atık Aktarma Merkezi), İsfalt Fabrikasına giden sağa yol var. Tabelanın gerisinde Tuzla Hayvan Barınağı var. Aydınlı civarında TOKİ, Gizlibahçe ve Çamlıbelde Siteleri gibi yeni inşaat projeleri hayata geçmişse de Aydınlı'ya komşu Fatih, Ahmet Yesevi ve Aydıntepe ve Çayırova ilçesine komşu Şifa ve Mimarsinan (1994'ten sonra Şifa'dan ayrıldı) mahallerinde hem modernleşmenin izleri, hem de gecekondu geçmişini gösteren binalar var. Bu açıdan bakıldığında Esenyalı, Güzelyalı ve Orhangazi (Güzelyalı'dan ayrılan mahalle) mahalleleri Fatih, Ahmet Yesevi ve Aydıntepe mahallelerine göre daha modern görünüyor.

    Son olarak neden sabahleyin bisiklet kullanmıyorsun diyorsan, doktora tezi için bazen sabaha kadar tezimde kullanacağım kavramlara ilişkin geçmişte yazılmış makale ve tezlere de bakmak gerekli. Çünkü o kavramlar hangi kavramlarla ilişkilendirilmiş ve hangi ölçekler kullanılmış ? Ayrıca kullanılan ölçekler güncele yakın ve güvenilir mi ? Onlara bakmak zorundasın. Ayrıca evin alışverişini yaptığım için daha erken yola çıkmam biraz zor. Ayrıca iş arayışında olan bir yüksek endüstri mühendisi olduğumu bilmiyorsun. Şimdi öğrenmiş oldun.
     
    tolga akan ve Bora bunu beğendi.
  11. Tolga Yücel

    Tolga Yücel Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    12 Ekim 2009
    Mesajlar:
    510
    Beğeniler:
    335
    Şehir:
    Bakırköy, İstanbul
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Cem bey başlangıç olarak çok iyi bir gezi olmuş taktir ettim sizi :) bildiğim kadarıylada bisikletiniz yeni(hayırlı olsun).. Daha nice kareler bekleriz
     
    Cem Şentin bunu beğendi.
  12. Cem Şentin

    Cem Şentin Bisikletkolik

    Kayıt:
    28 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    1.399
    Beğeniler:
    1.333
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Bu yeni bisikletimle yaptığım 3. turdu Tolga Abi. İyi dilekleriniz için teşekkür ederim.
     
  13. Zeki Günaydın

    Zeki Günaydın Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    24 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    950
    Beğeniler:
    643
    Şehir:
    İstanbul-Samsun
    Seviye:
    dün akşamda aydınlı civarındamıydın cem? otobüsle yanından geçtim. sonra tokiye yakın bi durakta indim. bekledim ama senin olduğunu düşündüğüm bisikletci gelmedi. biraz beklemesini rica edip bende takılacaktım peşine. ama gelmedi.
     
  14. tolga akan

    tolga akan Aktif Üye

    Kayıt:
    8 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    197
    Beğeniler:
    90
    Şehir:
    istanbul-Küçükyalı
    Bisiklet:
    Merida
    Seviye:
    cem dostum yenı bısıkletın hayırlı olsun cok guzelmıs.ıyı gunlerde kazasız belasız kullanmanı dılerım.bende kucukyalıdan tuzla yapıyorum hafta ıcı 3 4 aksam.bu ara sahılden fındıkıya yokus antremanalrına basladım.
     
  15. Samet DEMİR

    Samet DEMİR Yeni Üye

    Kayıt:
    2 Haziran 2011
    Mesajlar:
    6
    Beğeniler:
    8
    Şehir:
    İSTANBUL
    Sevgili Cem; Sana yazmış olduğum eleştiri içerikli yazıya alınganlık göstermişsin.Ben bu alınganlığına anlam veremedim.
    İlk önce sana şunları söylemek istiyorum.Ben Hukuk mezunuyum,33 yaşındayım ve bir çocuk babasıyım. Ailemin kurduğu bir işletmede iş veren pozisyonunda çalışıyorum. .Plastik enjeksiyon ve kalıp sektöründe hizmet veriyoruz.Yaklaşık 25 kişi Aileleriyle beraber ortalama 100 kişinin ekmek yemesine vesile oluyoruz. Sevgili Cem bunları anlattım! Forum üyelerini bunlar ne kadar ilgilendirir? Benim hukuk mezunu olmam, avukatlık yapmamam ve maddi durumum; Hiç ama hiç ilgilendirmez.
    Bunları söylemem şundan dolayıdır. Senin bisiklet sporu haricinde kendini “Tez aşamasındaki Doktora öğrencisi v.s yada Yüksek endüstri mühendisi oluşun” gibi sosyal alandaki pozisyonlarını sürekli ön planda tutuyor olmandaki rahatsızlığımı dile getirmemdir. Ayrıca forumda benim ve senin pozisyonundan çok ama çok daha iyi durumda belki 5 yada 6 dili anadili gibi konuşan boğazda yalıda oturan, Kalp yada Beyin cerrahı olan özel yetenekleri olan vs. meslek gruplarına, tahsil derecelerine sahip insanlar vardır, hiç onlardan duydun mu ki ben şuyum ben buyum diye.
    “Önemli olan büyüdükçe küçülmektir.”
    Sevgili Cem; senin sosyal alanda hangi aşamada olduğun bizi hiç ilgilendirmez. Sadece yaptığın turlar ve bisikletine ne tür özellikler katmışsın, onunla hangi zorlukları hangi aşamaları hangi heyecanları yaşadığın ilgilendirir. Sürekli “Tez aşamasındaki Doktora öğrencisi v.s yada Yüksek endüstri mühendisi olman” iş arayan biri olmanın turlara çıktığında muzumu ve sütümü şu saatte içtim bildirilerinin bir artısı yok forum üyeleri için.
    Sıkıntın varsa ayrıca farklı topiklerde paylaşılabilir Forum yöneticilerinin izni olacak şekilde. Biz arkadaşları olarak maddi yada manevi cevap verebildiğimiz kadar veririz ihtiyaç sahibi olan kişiye.
    Aziz dostum Cem; Turlarındaki fotoğraf çekme meselesi hakkındaki yazdıklarını okudum ve sadece güldüm. Cem bindiğin makina dağ bisikleti. Bu dağda, bayırda yani her türlü yol şartlarına uygun imal edilmiştir. Kısacası bundan düşeceksin kalkacaksın. Böyle tadını alıyorsun bisiklet sporunun. Ancak görüyorum ki sen çizilmesin diye yol tabelasına dahi dayamaktan korkuyor, Kilidine rağmen gözünün önünden çalarlar diye karşı kaldırıma bırakmaktan sakınıyorsun. O zaman sen yeni aldığın ayakkabıyı tozlanacak diye ayağına giymez baş ucunda bekletirsin demek gelir aklıma. Bence takıntılarından kurtulmalısın. Benim Bianchi alikutu görsen her tarafı çizik içinde. Ön maşa iki kez değişti. Biz forumun kalitesini yükseltmek için çaba sarf etmeliyiz. Ama yok ben kaliteyi yükseltmemek için elimden geleni yapıcam ve forumun “Sevimli Bisikletçisi” olucam diyorsan o başka. Ancak Benim ve benim gibi dostlarının azda olsa eleştirilerine kulak tıkayacaksın. Bu ne Ukalalık demeyeceksin. Aynı şekilde sende benim turlarımı eleştirebilirsin. Ancak” Tez aşamasındaki Doktora öğrencisi v.s yada Yüksek endüstri mühendisi” olarak değil Bisiklet sporcusu Cem olarak eleştirmeni isterim.
    Ben bir çocuk babası olarak Ailemin market alışveriş vs. ihtiyaçlarını karşılayarak sabah 05:30 da kalkıp güne başlıyorsam. Sende bunu yapabilirsin ve faydasını görürsün diye sabah turlara çıkmanı tavsiye etmiştim. Ama bunun için düzenli yaşam şart. Sana şiddetle evlenmeni tavsiye ediyorum. Emin ol evlendikten sonra hayatın daha düzene girer. İnşallah karşına “Tez aşamasında Doktora yapmayan ve Yüksek mühendis olmayan” Orta öğretim mezunu ekmeğini taştan çıkaran hanım hanımcık bir bayan çıkar kardeşim.
    Ayrıca aynı yaşta olmamıza rağmen benim öğrendiğim bir şeyi senle paylaşmadan edemeyeceğim.”Hayat kitaplarda yazdığı kadar toz pembe değildir” Bu dünyada sayfalar dolusu kaynak incelemesinde bulunan sadece sen değilsin, Bence bir an önce hayata başlamalısın. İnşallah iş bulur ve tüm isteklerini karşılar çoluk çocuğa karışır sorumluluk almak ne demekmiş görürsün. İşte o zaman Sende hayatı öğrenmiş olursun.
    Tüm forum severlere selamlarımı sunarım ve yöneticilerin anlayışı için teşekkür ederim.
     
  16. Cem Şentin

    Cem Şentin Bisikletkolik

    Kayıt:
    28 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    1.399
    Beğeniler:
    1.333
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Merhaba Samet. Mesajında belirttiğine göre yaşıtmışız. Bu arada çocukların için "Allah bağışlasın" der, söze gireyim. Çocukluğumdan bugüne kadar birçok bisiklet kullandığım için bisiklet dostu sayılabilirim. Elbette bugüne kadar birçok kere bisikletten düştüm hatta 2 kez bana araba çarptı. Hatta üniversitede okurken arabanın arkamdan çarpması sonucu o dönem kullandığım Toscano marka bisikletimden düşünce dizimin morardığı, çocukken Pinokyo marka bisikletimden düştüğümde kolumun kırıldığı da oldu. Ayrıca 1988'de ayakkabımla nirlikte o dönem sürdüğüm Pinokyo marka kırmızı renkli bisikletim çalındı. Bu nedenle düşmemek için dikkatli sürmem, düşmenin vereceği hasarı azaltmak için kask ve eldiven takmam, bisikletimin çalınmaması için kilit taşımam ve bisikletimin çalınmaması riskine karşı göz önümdeki bir yere kilitlemem çok doğal. Bisikletimin fazla çizilmememesini istememi ileride bakım masraflarını artıracak paslanmaya karşı aldığım bir önlem olarak gör. Bana zarar verecek bir olay olduktan sonra önlem almaktansa, o olayın olma riskini en aza indirmek daha az masraflı ve daha doğrudur. Bu nedenle reaktif olmayı bıraktım ve proaktif olmayı öğrendim. Bunda endüstri mühendisliğimin kazandırdığı bakış açısının yanında, 8 yıl önce geçirdiğim ve sağ elimin yüzük parmağında ize neden olan iş kazası dahil geçmişte yaşadığım kötü deneyimlerin payı var. Son olarak düzenli hayat için evlenmemi istiyorsan öncelikle iş bulmam gerektiğini unutuyorsun. Unutma ki yüksek mühendis olsak ta işsiz birine kız vermiyorlar. O nedenle iş bulma konusunda bana yardımcı olursan daha makbule geçer. Saygılarımla,
     
  17. M.A.Y.

    M.A.Y. Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    22 Kasım 2010
    Mesajlar:
    671
    Beğeniler:
    531
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Diğer
    Seviye:

    Samet Bey merhaba,

    Herkesin kendine göre bir tarzı var. Cem Bey'in üslubunda şahsen rahatsız edici en ufak şey görmedim. Bilakis, yeme içme ihtiyaç v.s. molaları belirtildiğinde yapılan geziyi okuyucuda yaşamış oluyor.

    Ben Bisikletforum'u bisikleti sevdiğim için, her yaştan, her meslekten çeşitli bisiklet seven insanları, bisikletleri ve bisikletle yapılan gezileri görmekten hoşlandığım için tercih ediyorum. Çok faydalı bilgiler ediniyorum, yeri gelince tecrübelerimi paylaşıp acizane faydalı olmaya çalışıyorum.

    Burada güzel bir oluşum, servet değerinde tecrübeler, bilgiler var. Forumun herkese açık olduğunu unutmayalım. Yazılarımızda aşağılayıcı, rahatsız edici, rencide edici sözlere yer olmamalı. İllaki bir arkadaşımızın şahsına özel nasihatta bulunma ihtiyacı hissedersek özel mesaj yoluyla yapılması gerektiğini düşünüyorum.

    Cem Bey, ben Tuzla Mimarsinan Kiptaş'ta oturuyorum. Bizim evin yakınından geçmişsin :) Bir dahaki turu birlikte organize edelim. Zeki kardeşimde Tuzla'da oturuyor. Dahada kalabalık olabiliriz. Bir sonraki turda görüşmek üzere
     
  18. Bahadır Kubaş

    Bahadır Kubaş Aktif Üye

    Kayıt:
    23 Haziran 2011
    Mesajlar:
    189
    Beğeniler:
    101
    Şehir:
    istanbul / Fatih
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    turlarınızın devamını dileriz :D
     
  19. Hasan Özdamar

    Hasan Özdamar Üye

    Kayıt:
    7 Haziran 2011
    Mesajlar:
    79
    Beğeniler:
    15
    Şehir:
    Eskişehir
    Seviye:
    Merhaba.
    Çok güzel bir tur olmuş Ayaklarınıza sağlık.
    Paylaşımınız için teşekkürler