Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Güneyli-Eceabat 16 Mayıs 2010

Konu, 'Şehiriçi Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında Hakan Eşme tarafından paylaşıldı.

  1. Hakan Eşme

    Hakan Eşme Bu muydu Yaşam? Hadi Öyleyse Bir Kez Daha!!!

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    27 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.771
    Beğeniler:
    6.162
    Şehir:
    Keşan
    Adı:
    Hakan EŞME
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    Selamlar,

    Geçen hafta Zirve Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü GYK toplantısına katılım nedeniyle ara verdiğimiz turumuza bu hafta farklı bir coğrafyada devam ediyoruz.

    Uzunca bir süre önce dillendirmeye başladığımız; "dört yapraklı yonca ve yoncanın dalı" projesi için düğmeye basmanın zamanı gelmişti.

    Cengizhan arkadaşımla İzmir'e doğru seyahat ederken Gelibolu Yarımadasına geçeceğimiz noktaları konuşuyorduk.

    Cengizhan bu konuşmalar arasında "karşıya tekneyle de geçebiliriz" deyince, turun şekli de ortaya çıkmaya başlamıştı.

    Bu fikri heyecanla arkadaşlara bildirdiğimde hepsi sevinçle karşılamış ve herkes proje için aklından geçenleri sıralamaya başlamıştı bile.

    Bir solukta tekne ve dönüşte bizi alacak olan minibüs ayarlanmıştı. Sürecin bence en keyifli yanı ilmek ilmek örülüyor, tura katılsın katılmasın herkes varsayılan proje için birikimini ve katkısını ortaya koyuyordu.

    Bizi biraraya getiren ve dayanışma içinde olmamızı sağlayan en önemli unsur da buydu. Herkes olaya katılıyor ve tohum halindeki proje kısa sürede deneyimlerin ışığında meyve veren bir ağaca dönüşüveriyordu.

    Faaliyetimizin şekli ortaya çıkmıştı: Keşan'dan İbrice Limanına pedal basacak, oradan tekne ile Saros Körfezinin karşı kıyısındaki Güneyli Limanına gidilecek ve Güneyli'den Eceabat'a köy yollarından gidilerek tur tamamlanacak, dönüş ise bir minibüs aracılığıyla yapılacaktı.

    Herşey tamamdı fakat ortada sadece bir sorun vardı: Hava Durumu...

    İnternet üzerinden bütün hava durumu siteleri tarandı. Hepsi söz birliği etmişçesine Pazar günü için "rüzgarlı olacak" diyordu.

    Hava durumunu veren internet sitelerinden en sık kullandığımız "Accuweather" ise Pazar günü için azalan bir rüzgar tahmini yapıyordu ki, bizim de istediğimiz buydu. Cumartesi günü yağan yağmur varolan rüzgarı bastırır ve hava sakinleşir, diye umuyorduk.

    Yine de her ihtimale karşı rüzgar nedeniyle faaliyet programındaki Saros Körfezinden tekne geçişi bölümünü iptal ettik. Minibüsle Güneyli kavşağına gidecek, oradan da Eceabat'a pedal basacaktık.

    Her faaliyet öncesinde olduğu gibi bu faaliyete de "gelenler, gelemeyenler, geleceğim deyip son anda iptal edenler" mevcuttu.

    Gece geç saatte Geliboluda yaşayan Hüseyin Şahin arkadaşımız da bu tura katılacağını iletti. Sabah Keşan-Gelibolu karayolundaki Güneyli kavşağında bizi bekleyecekti.

    Sabah gün doğumuyla uyandığımda yaptığım ilk iş pencereden hava durumunu kontrol etmek oldu. Ağaçların rüzgarla sallandığını görünce moralim bozulmadı değil ama yine de gün içerisinde şiddetini azaltacak diye umutlandım.

    "Azaltmak mı?"

    O ne kelime öyle, hiç çekinmeden arttırdı ve hatta "rüzgar" olan kimliği ve kişiliği gittikçe "fırtına"ya dönüştü.

    Bu faaliyet öyküsü biraz da "rüzgara karşı" dansımızdan oluşmaktadır.

    16 Mayıs 2010 Pazar günkü faaliyetimiz sabahın ilk saatlerinde Çorbacızade'de çorba içerek başladı.

    [​IMG]
    Güne çorbayla başladık.

    [​IMG]

    Benim tercihim bol içli "Kelle Beyin"di.

    [​IMG]

    Çobacızade'de bizim dışımızda köpeklerini gezdirmek için güne erken başlayan avcılar da vardı. Birbirimize "kolay gelsin" dileklerimizi ilettik.

    [​IMG]

    Bisikletlerimizi minibüse yükleyiverdik.

    [​IMG]

    Arka bagaj dolmuştu.

    [​IMG]

    Kamil ağbinin bisikletini de yukarıya bağladık.

    [​IMG]

    Güneyli kavşağına güle oynaya ve çocuklar gibi eğlenip giderken çoy molası için bir benzin istasyonunda mola verdik. Sol baştaki minibüs şoförümüz Yılmaz şaşkınlıkla bizi anlamaya çalışıyordu.

    [​IMG]

    Önceden konuştuğumuz gibi Gelibolu'dan tura katılan ve Güneyli kavşağında bizi bekleyen Hüseyin Şahin arkadaşımız da gelmişti.

    [​IMG]

    Bisikletlerimizi minibüsten indirdik ve minibüsü Eceabat'a gönderdik.

    [​IMG]

    İşte günün fırtınaları:

    [​IMG]
    (Soldan Sağa: Recep Pekcan, Faruk Eker, Hakan Eşme, Hüseyin Şahin, Rahman Ketenciler ve Kamil Tabak)

    Keyifli bir şekilde pedal çevirmeye başladık.

    [​IMG]

    Rüzgar varlığını az da olsa bize hissettiriyordu.

    [​IMG]

    Buğday yeşili ve gökyüzü mavisinin naif uyumunu solukladık.

    [​IMG]

    Ocaklı Köyünde sabah çayı için molamızı verdik.

    [​IMG]

    Her canlı kendi yolunu kendi çiziyordu.

    [​IMG]

    Çay molamız.

    [​IMG]

    Baharın yeşil coşkusu içinde çevrildi pedallar.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Buğdayların yeşilliği ve tepeler arasından Saros Körfezi ilk görüntülerini bize vermeye başladı.

    [​IMG]

    Biz sırt yolunda seyrediyorduk ve denize ulaşan yerlerdeki tabelalar ilginç yazlıkçı isimleri taşıyordu.

    [​IMG]

    Her yolun vazgeçilmezi olan bayırlar ilk saatlerde başlamıştı.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Her bayırın bir de inişi vardı.

    [​IMG]

    Keçiler meraya çıkmak için yola düşmüşlerdi.

    [​IMG]

    Köy içinde molamızı da verdik.

    [​IMG]

    Köylülerin ağaç dallarından imal ettikleri "el yapımı" kapıları ilginçti.

    [​IMG]

    Ve tabi köylerin vazgeçilmezleri, en sıkı "hayranlarımız" bizi hiç bir zaman tezahüratsız yolcu etmeyen "sevimli dostlarımız!"

    [​IMG]

    Recep'in fren balatalarından bir ses geliyor ve kısa molalarda kaynağını arıyoruz.

    [​IMG]

    Cube'nin penceresinden gözüken Çanakkale Boğazı.
    Tam ortadayız. Bir yanımızdan Marmara Denizi ve Boğaz, diğer yandan Ege Denizi Saros Körfezi gözüküyor.

    [​IMG]

    Yoldan geçen "ağır vasıta" ile bir fotoğraf çekilmeyi de ihmal etmiyoruz.

    [​IMG]

    Pedal çevirmeye, kah inmeye kah çıkmaya devam ediyorduk.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Gelincik, papatya ve çiğdemlerin coşkusu görülmeye değerdi.

    [​IMG]

    Yemyeşil tarlaların arasındaki kıpkırmızı gelincikler seyrine doyumsuz tablolar sunuyordu bizlere.

    [​IMG]

    Aşılanmış ağaçlar da vardı yol boyunda.

    [​IMG]

    Salıverdim ben de "gelinciğimi" gelincikler arasına.

    [​IMG]

    Vadiler arasından süzüldük.

    [​IMG]

    Devamı aşağıdaki mesajda
    .
    .
    .


     
  2. Hakan Eşme

    Hakan Eşme Bu muydu Yaşam? Hadi Öyleyse Bir Kez Daha!!!

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    27 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.771
    Beğeniler:
    6.162
    Şehir:
    Keşan
    Adı:
    Hakan EŞME
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    Süzüldüğümüz kadar çıkıverecektik ki Hüseyin'in zincir kopuverdi.

    [​IMG]

    Makina teknisyenimiz Faruk hemen olaya elini atıverdi.

    [​IMG]

    Hünerli elleri, pratik zekasıyla birleştiğinde çözemeyeceği iş yok gibiydi.

    [​IMG]

    Tamirat sürerken biz de vakit geçirmek amacıyla pozlanmaya başladık. Recep keyifle pozunu verdi.

    [​IMG]

    Ve bir çırpıda bisiketçilere özel poz için kaldırıverdi bisikletini havaya.

    [​IMG]


    Sıra bendeydi.

    [​IMG]

    Ben de kaldırıverdim havaya, gökyüzüne dokunurcasına...

    [​IMG]

    Akrobatik sürüşler de ayrı bir keyifti.

    [​IMG]

    Rahman da katıldı koroya.

    [​IMG]

    Su sesine kuşların sesi karışıyordu. Durup bu dinginliği dinlemenin zamanıydı.

    [​IMG]

    Kısa süre sonra zincir tamir edilmişti ve ben de katılımcıları "büstiyerleme" işine başladım.

    [​IMG]
    (Kamil Tabak)

    [​IMG]
    (Recep Pekcan)

    [​IMG]
    (Faruk Eker)

    [​IMG]
    (Hüseyin Şahin)

    [​IMG]
    (Hakan Eşme)

    [​IMG]
    (Rahman Ketenciler)

    Fındıklı Göleti yemyeşil görüntüsüyle bizi karşıladı.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Cube de katıldı bu yeşilliğe.

    [​IMG]

    Köye girerken Hüseyin Şahin'in zinciri bir kez daha koptu.

    [​IMG]

    Köy kahvesine varıp çaylarımızı söylediğimizde Kamil ağbi ve Recep tamirat için gerekli aletleri kavramışlardı fakat akıllarından geçen sanki tamirat değil gibi duruyordu.

    [​IMG]

    Faruk yine sık elden tamirata başladı ve kısa sürede zincirin hakkından geliverdi. Bacağındaki yara ise geçen Perşembe günkü yağmurlu tur sırasındaki kaymadan dolayı oluşmuştu.

    [​IMG]

    Kahve önünde yeraltı telefon kablolarının sarıldığı makara üzerinde çayımızı içerken cama yapıştırılan ilanlar dikkatimi çekti. Bir doğum arabasının reklamı yapılıyordu.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Çayımızı yudumladık.

    [​IMG]

    Köy içinden geçerken bir evin duvarında şöyle bir mermer vardı.

    [​IMG]

    Her köye olduğu gibi burada da genç bisikletçiler yetişmişti.

    [​IMG]

    Rüzgar şiddetini her geçen dakika arttırıyordu.

    [​IMG]

    Yolun keyfini çıkarmakta zaman zaman zorlanıyorduk.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Uzaktan Gelibolu çevresine kurulan rüzgar tirbünleri gözüküyordu. Bölge zaten doğal bir rüzgar koridoruydu. Biz de bu koridorun en "janjanlı" zamanını yaşıyorduk!...

    [​IMG]

    Yine bir yeşillik ve içindne çıkan tek bir ağaç, -benim için- dayanılmaz bir görüntü.

    [​IMG]

    Çayırda dolanan iki at.

    [​IMG]

    Değirmendüzü Köyü gözüktü.

    [​IMG]

    İnişi gibi çıkışı da var.

    [​IMG]

    Kıvrım kıvrım yollardan geçiyoruz.

    [​IMG]

    Kamil ağbi bugün arkadaki heybeleriyle sıkı bir performans sergiledi.

    [​IMG]

    Canlı renkleriyle Sığırkuyruğu" bitkisi.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Cube yaban gülleri ve sığır kuyrukları arasında...

    [​IMG]

    Kısa bir mola. Rahman da fotoğraf çekiminde.

    [​IMG]

    Bölgede bağcılık da mevcut.

    [​IMG]

    Yine "el yapımı" bir kapı.

    [​IMG]

    Merada otlayan hayvanlar.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Devamı aşağıdaki mesajda
    .
    .
    .

     
  3. Hakan Eşme

    Hakan Eşme Bu muydu Yaşam? Hadi Öyleyse Bir Kez Daha!!!

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    27 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.771
    Beğeniler:
    6.162
    Şehir:
    Keşan
    Adı:
    Hakan EŞME
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    Yol boylarının olmazsa olmazları. Ulu çınarlar ve bir çeşme.

    [​IMG]

    Önümüzde Tayfur Göleti gözüktü.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Tayfur Köyüne girdiğimizde bizi bir duvar yazısı karşılıyor. Sevgiliye verilen ince bir mesaj olmalı.

    [​IMG]

    Tayfur Köyüne vardık.

    [​IMG]

    Kısa bir süre Hüseyin'i alışveriş için bekliyoruz.

    [​IMG]

    Onu beklerken elektrik direğindeki teller dikkatimi çekiyor.

    [​IMG]

    Tayfur Köyü sonrasında mola sayımızı arttırıyoruz çünkü rüzgar bir süredir fırtınaya döndü. Recep "çiçek toplamaktan" mı geliyor nedir...

    [​IMG]

    Sarı formalarıyla yamaçtaki saro otları fon yapıyor Faruk ve Recep.

    [​IMG]

    Kamil ağbi de onlara bakıyor.

    [​IMG]

    Yeni biçilmiş bir yulaf tarlası.

    [​IMG]

    Sarı formaları var ya, nerede sarı bir çiçek görseler hemen poz vermeye hqzırlanıyorlar.

    [​IMG]

    Onlar sarılar arasında poz verirken ben de kırmızyı seçiyorum kendime...

    [​IMG]

    Cube mi de çekiyorum.

    [​IMG]

    Pencereden böyle gözüküyor.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Faruk "ben de isterim" diyor.

    [​IMG]

    Bakla tarlasından bir kaç tane "göz hakkı" alıyoruz.

    [​IMG]

    Yeşillikler arasında bir soluk molası.

    [​IMG]

    Yeniden yola koyuluyoruz. Bazen yanyana.

    [​IMG]

    Bazen tek sıra.

    [​IMG]

    Karainebeyli Köyü gözüktü.

    [​IMG]

    Köyün tarihi kahvesinde mola veriyoruz ve ben hemen çekime başlıyorum.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Kahvenin tavanı.

    [​IMG]

    Köşeler.

    [​IMG]

    Pencereler.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Kahveyi ısıtan el yapımı, orijinal "traktör jantı sobası"

    [​IMG]

    Eğer vaktinde geçebilseydik bu hayrata biz de katılacak ve "hayır pilavından" yiyecektik, kısmet olmadı.

    [​IMG]

    Öğle yemeğimizi de kahvede yiyverdik.

    [​IMG]

    Sofra içeriği.

    [​IMG]

    Canayakın kahvecimiz Utku'dan bir tane "büyük" çay istiyorum, cevabı şaşırtıcı " ağbi yani duble mi?"
    -Evet Utku, dediğin gibi duble bir çay.

    [​IMG]

    Recep ile çok iyi anlaşan Utku kahveyi tek başına çekip çeviriyor.

    [​IMG]

    Polen alerjisi ve rüzgarın da etkisiyle gözü yaşaran Kamil ağbiye ilk müdahaleyi "Teknik Servis Faruk" yapıyor. Göze damlatılan bir kaç damla çay.

    [​IMG]

    Rahman telefonla "raporları" aktarıyor.

    [​IMG]

    Tarihi kahveyi kendi ritmine bırakıyoruz.

    [​IMG]

    Faruk giderayak küçük bir süsleme de yapmış bisikletine.

    [​IMG]

    Devamı aşağıdaki mesajda
    .
    .
    .

     
  4. Hakan Eşme

    Hakan Eşme Bu muydu Yaşam? Hadi Öyleyse Bir Kez Daha!!!

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    27 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.771
    Beğeniler:
    6.162
    Şehir:
    Keşan
    Adı:
    Hakan EŞME
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    Köy çıkışında ters yolda kalan eski yeldeğirmenlerine gidiyor pedallarım bir solukta.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Köy çıkışında yine diziliyoruz sıraya.

    [​IMG]

    Beşyol köyündeki "Yerli Kıvırcık Koyunlar"

    [​IMG]

    Koyunların heybetli koruyucuları.

    [​IMG]

    Köy çeşmesinde bir su molası.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Uzayan yollar ve dinmeyen rüzgar.

    [​IMG]

    Recep kuytu bir yerde biraz soluklanıyor.

    [​IMG]

    Kamil ağbi ile birlikte pozunu veriyor Recep.

    [​IMG]

    Herkesin tek derdi fırtınaya karşı yol almak.

    [​IMG]

    Büyük Anafarta Köyü yakınlarındaki Jandarma Şehitliği.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Şehitlerin isimlerinin yazılı olduğu duvar.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Çay ve dondurma molası.

    [​IMG]

    Yolumuz Anzak Koyuna doğru devam ediyor.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Anzak kabristanı.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Arıburnu'na yaklaşıyoruz.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Arıburnu...

    [​IMG]

    [​IMG]

    Anzak Koyu ve tören alanı.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Tören alanını terkediyoruz.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Kabatepe altındaki tanıtım merkezine geliyoruz.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Mola sonrası Kabatepe Tanıtım Merkezindeki anıtın önünde bir hatıra pozu çekiliyoruz.

    [​IMG]

    Eceabat'a doğru yola çıktık.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Hüseyin Şahin arkadaşımızla burada yrılıyoruz. O Gelibolu'ya evine doğru pedal basıyor biz de Eceabat'ta bizi bekleyen aracımıza doğru.

    [​IMG]

    Devamı aşağıdaki mesajda
    .
    .
    .



     
  5. Hakan Eşme

    Hakan Eşme Bu muydu Yaşam? Hadi Öyleyse Bir Kez Daha!!!

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    27 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.771
    Beğeniler:
    6.162
    Şehir:
    Keşan
    Adı:
    Hakan EŞME
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    Eceabat'a doğru pedallıyoruz.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Deniz kıyısında eski bir tekne kalıntısı.

    [​IMG]

    Denizde kısmetlerini arayan balıkçılar.

    [​IMG]

    Varıyoruz Eceabat'a.

    [​IMG]

    Herkesde rüzgara karşı turu bitirmenin haklı keyfi ve neşesi var.

    [​IMG]

    Bisikletler tekrar minibüse yükleniyor.

    [​IMG]

    Olimpiyatların bir halkası eksik. Rahman sık elden tekerleğini sağlama alıvermiş!...

    [​IMG]

    Eceabat Liman İçi.

    [​IMG]

    Liman Hatırası.

    [​IMG]

    Faruk güneşe karşı avatarlık pozunu veriyor.

    [​IMG]

    Ekip toplu halde, fotoğrafı da minibüs sahibi Yılmaz çekiyor.

    [​IMG]

    Gelibolu'ya varıyoruz. Rüzgarlı turu çekilebilir hale getiren "balıkların" tadına bir bakmak lazım.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Ve Gelibolu limanındaki İlhan Restaurant'ta akşam yemeği dosyasını açıyoruz.

    [​IMG]

    Önce mezeler geliyor.

    [​IMG]

    Ardından salata.

    [​IMG]

    Ve kalamar.

    [​IMG]

    Biraz mezgit.

    [​IMG]

    Çinekop.

    [​IMG]

    Ardından domates soslu uskumru.

    [​IMG]

    En sonunda da kahvemizi içiyoruz.

    [​IMG]

    Tabi tüm bunlar günün değerlendirmesi, sıcak sohbetler, neşeli kahkahalar ile birlikte oluveriyor.

    Faruk arkadaşımız "ben bu sofrayı en kısa sürede yeniden burada yaşayacağım" diyor. "Hayırlısı olsun" diyoruz.

    Sofrada balığın yanında birşeyler eksik diyenler için, merak etmeyin, hiçbir şey eksik kalmadı o bir kişi için, sadece fotoğrafını buraya koymadık...

    Yemek sonrası Gelibolu'yu kendi ışıklarına bırakıyoruz.

    [​IMG]

    Geç saatte Keşan'a varıyoruz.

    [​IMG]

    Recep, Haluk'un dükkanı önünde, "ohh be, bitirdik sonunda" diyor.

    [​IMG]

    Bisikletler araçtan indirilip, lastikleri monte ediliyor.

    [​IMG]

    Rüzgara karşı verilen zorlu bir mücadelenin sonu kazasız belasız bitiveriyor.

    Elim erdiğince ekleyiverdim gördüklerimi ama ekleyemediğim o kadar çok şey var ki: en başında doğanın o kendine özgü bahar kokusu. Hoş sohbetler, keyifli gülüşler, zorluğa karşı verdiğimiz amansız mücadele, birbirimize destek oluşumuz, ekip ruhu ve dayanışma.

    Gizem ve bahar kokuları arasında bizim için unutulmaz bir tur oldu.

    Bu tura gelemeyen arkadaşlarımız için en kısa sürede fakat bu kez rüzgarsız bir havada bunu bir kez daha tekrarlayacağız.

    Turun tadı damağımızda kaldı, tabi sadece turun değil, tur sonrası yenen balıkların da. Özlem daha şimdiden sarmaya başladı yüreğimizi.

    Tur ile ilgili daha fazla fotoğraf için:

    http://picasaweb.google.com.tr/hakanesme/GuneyliEceabat16Mayis2010#

    Tur sırasında çekmiş olduğum "Gelinciklerin Dansı ve Rüzgarın Sesi" başlıklı video:

    http://picasaweb.google.com.tr/hakanesme/GuneyliEceabat16Mayis2010#5472320347620474050

    Tüm diğer faaliyetler için:

    http://picasaweb.google.com.tr/hakanesme

     
  6. Orhan Kılıç

    Orhan Kılıç Bisikletkolik

    Kayıt:
    30 Ocak 2010
    Mesajlar:
    1.485
    Beğeniler:
    2.420
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Hakan Bey, Hepinize teşekkür ediyorum. Ayaklarınıza sağlık. Çok güzel geziler düzenleyip en ince ayrıntısına kadar zevkle izlenebilir halde anlatıyorsunuz. Şehitliklerin olduğu bölge gitmeyi çok isteyipte bir türlü gidemediğim bir yer. Bu yaz gitmeyi düşünüyordum ve hala araştırma yapıp bir rota belirleyememiştim. Demek ki Güneyliden girmem gerekiyormuş buna şu anda karar verdim. Birde mtb ile gitmenin daha doğru olacağını fark ettim. Güzel ülkemizde bazı şeylerin isimleri yöreye göre değişiklik gösterebiliyor. Örneğin burada katır tırnağı olarak bildiğim bitkiye sizde sığır kuyruğu denildiği gibi. Kahve deseniz muhteşemdi. Mutlaka gidilip bir çay içilmesi gereken tarihi bir mekan. Ama işin en can alıcı noktası akşam yemeğiydi. Ben tam diyecektim ki bu sofra böyle olmaz diye siz açıklamayı yaptınız. Yalnız çinokapları yanılmıyorsam tava yapmışlar yazık olmuş. Bulunduğunuz coğrafyanın yeni güzelliklerini paylaşmanızı merakla bekliyorum.
     
  7. serkkan

    serkkan Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    6 Ocak 2008
    Mesajlar:
    580
    Beğeniler:
    248
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Bu Güzel Resimler ve anlatım için teşekkürler.

    Çok güzel turlar yapıyorsunuz , herkesin pedalına sağlık.
     
  8. haceli yılmaz

    haceli yılmaz Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    3 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    636
    Beğeniler:
    532
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    aman abi bu nakadar güzel bir tur olmuş ayaklarınıza sağlık abi siz tur yapmamışınız adeta belgesel cekmişsiniz :in: malum istanbuldayız nere baksak beton yığını:mad: oraları görünce içimizde bi hoş oluyo gerci saolun okadar cok foto ve resim vardıkı sanki turu bizde sizle yaptık ellerine sağlık gezdiğiniz yerler cok güzeldi yeme içmede 10 numara balık olayınızda bir başka ee bazı fotoğraflarıda göstermemk gerek tabiki abi valla ben turunuzu cok beğendin tekrar teşekkürler emeğinize sağlık turlarınızın takipcisiyiz kendinize iyi bakın
     
  9. semih59

    semih59 Forum Bağımlısı

    Yaş:
    57
    Kayıt:
    26 Mart 2007
    Mesajlar:
    778
    Beğeniler:
    967
    Şehir:
    İstanbul
    Adı:
    Semih Saygın
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    Her zamanki gibi doğa ile güzel tur yapmışsınız.Fotoğraflar çok güzel özellikle anzak koyu ve şehitlikler,köy kahvesi,köyler,Paylaşım için teşekkürler.Ayaklarınıza sağlık kazasız bol turlar dileği ile.
     
  10. Hüseyin Koca

    Hüseyin Koca Üye

    Kayıt:
    24 Mart 2010
    Mesajlar:
    81
    Beğeniler:
    146
    Şehir:
    konya
    Seviye:
    çok güzel bir gezi, harika resimler, ve sıcacık bir anlatım için; teşekkürler. "Keşke sizinle bende olsaydım" dediğim bir gezi olmuş. tabi rüzgarı saymazsak. bu hafta sonuda ben rüzgardan çok çektim desem yalan olmaz, hatta turumu bile yarım bırakmak zorunda kaldım, okadar çok kuvvetli esiyordu ki Konya-Seydişehir istikametinde anlatamam. Ama sizin turunuza bayıldım, ayaklarınıza sağlık.
     
  11. Recep PEKCAN

    Recep PEKCAN Yeni Üye

    Kayıt:
    2 Nisan 2010
    Mesajlar:
    15
    Beğeniler:
    50
    Şehir:
    Keşan
    Seviye:
    Yaşam boyu doğayla çekişmekten hep zevk aldım.Haddimi aşmamayada dikkat ettim doğrusu.Bu turda tam önümüzden esen lodos fırtınası nedeniyle sınır tarafımızdan sonuna kadar zorlandı,ama bu seferde biz kazandık.(doğa ana duymasın)
    Turun yıldızı Kamil babadır.Yoğun polen allerjisi nedeniyle akan burnu,kıpkırmızı gözleri ve kesilmeyen hapşırıklarıyla hiç mızmızlanmadan turu bitiren canım arkadaşımı kutluyorum.Bu arada insan teknisyeni olan benim yerime Kamil'in gözlerine çayla çare bulan makine teknisyeni Faruk arkadaşımıda kutluyorum.Unutmadan Kamil ve Faruk'suz tur düşünülemez.İkiside her tura lazım.
    Rahman hocamın gpsle takip edip kaydettiği görüntüleri tekrar izlemek gerek.Turun tüm istatistikleri orda.
    Hakan.Sen bizim herşeyimizsin.Başka söze gerek yok.
    Turun özetini ise Geliboludan katılan Hüseyin yapmış aslında.
    Hüseyin Şahin gurup turlarına pek alışık değilim ,genellikle yanlız turlardım .bu gurubu tanıdıktan sonra zevkin ne kadar paylaşılırsa katlanarak çoğaldığını gördüm.çokkk çokkk keyf aldım. iyiki sizi tanımışım.tekrar görüşmek üzere .teşekkürler arkadaşlar.
    Aynı turu katılamayan tüm ardaşlarımla tekrar yapabilmek dileğiyle....
     
  12. Mhmt_EMR

    Mhmt_EMR Kıdemli Üye

    Kayıt:
    1 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    384
    Beğeniler:
    243
    Şehir:
    istanbul - Pendik
    Bisiklet:
    Tern
    Seviye:
    Sanırım yazılara ve fotoğraflara söylenecek söz "elinize sağlık"tır:) Aradaki ince ayrıntılar da çok yerinde olmuş.
    Paylaştığımız için çok teşekkürler...
     
  13. Ömer Faruk MUMCUOĞLU

    Ömer Faruk MUMCUOĞLU Onursal Üye

    Kayıt:
    14 Ekim 2009
    Mesajlar:
    1.676
    Beğeniler:
    1.936
    Şehir:
    İSTANBUL
    Adı:
    Ömer Faruk Mumcuoğlu
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    hakan abi çok lezzetti bir gezi olmuş yeni rota tarihi kahve döyumsuz bir göz ziyafeti çektiriyor. Elinize emeğineze sağlık teşekkürler.
     
  14. erhan engin

    erhan engin Yeni Üye

    Kayıt:
    2 Aralık 2009
    Mesajlar:
    9
    Beğeniler:
    30
    Şehir:
    edirne
    Herşey çok güzel başlamış çok güzel bitmiş. Katılmayı çok istemiştim ama belimdeki ağrı nedeniyle bu seferlik vaz geçmek zorunda kaldım. Umarım bidahaki turda hep birlikte pedallarız. Hakan Abi'ye de tekrar tekrar teşekkür ederiz.Bu güzel turu bizimle fotoroman gibi paylaştığı için. Adeta gidip o kahvede çay içmiş gibi oldum. Ama ne diyim geliboludaki balıklardan tadamadım içimde kaldı:)
     
  15. umitbaydar

    umitbaydar Yeni Üye

    Kayıt:
    13 Ocak 2010
    Mesajlar:
    21
    Beğeniler:
    71
    Şehir:
    Edirne/Kesan
    Seviye:
    Harika fotoğraflar harika bir etkinlik.
    Hepinizi canı yürekten kutlarım.
     
  16. Kamil Tabak

    Kamil Tabak Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    6 Mayıs 2005
    Mesajlar:
    556
    Beğeniler:
    1.810
    Şehir:
    Keşan, Edirne
    Seviye:
    Bisiklet sporuna zorla ısındırdığımız ve şimdide koparamadığımız sıkı bir bisiklet dostu oldun bizim için.
    Yaşamım boyunca yaptığım sporlarda takım arkadaşlarıma yük olmamak, alacakları zevke katkıda bulunmak siarım olmuştur. Bu turda fırtına etkisiyle polenler daha etkili oldular, İlgi ve alakalarını esirgemeyen tüm takım arkadaşlarıma teşekkür ederken, ILIK ÇAY damlası ile gözlerimde oluşan yanma ve kızarmayı bertaraf eden Faruk kardeşime bir kez daha sıkı bir teşekkürü borç bilirim.
    Hakan ile tura çıktığınızda rampalar ya bayır yada yükseltidir, rampa ise neredeyse yoktur. Ve o rampalar veya yükselti, bayırlar için söylemi hep ''AZ KALDI'' dır. Bu size hep bir umut verir, bir bakarsınız 5-6 km lik tırmanışı çıkarıvermişssiniz. Buradan şuna geleceğim hedef ve amaç için her yolu denemeli ve katılımcıların yapamam DİRENÇLERİNİ kırmalısınız.
    İşte bizde olan bu mantalite ile FIRTINA ve RAMPA(diğer adıyla yükselti, bayır) bize vız geldi tırıs gitti.
    Turumuzda beraber pedal bastığımız, paylaştığımız herkese söylenecek 2 sözüm var ;
    1-HELAL OLSUN,
    2-HEPİNİZİ SEVİYORUM
     
  17. marule

    marule Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    18 Mart 2007
    Mesajlar:
    403
    Beğeniler:
    513
    Şehir:
    istanbul
    Seviye:
    Hakan Bey sizin forumdan yasaklanmanız lazım :) o kadar güzel turlar yapıyorsunuz ki biz bisikletçiler kıskançlıktan çatlıyoruz. Aman nazar değmesin.
     
  18. MEHMET ŞEKER

    MEHMET ŞEKER Yeni Üye

    Kayıt:
    5 Aralık 2009
    Mesajlar:
    30
    Beğeniler:
    137
    Şehir:
    KEŞAN
    Seviye:
    Süper bir tur olmuş,
    Ayaklarınıza sağlık,
    Gelemediğim için üzüldüm.
    Bir dahaki sefere inşallah...
     
  19. çirkin

    çirkin Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    2 Haziran 2009
    Mesajlar:
    867
    Beğeniler:
    1.554
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    Hakan abi,
    Okuyayım mı, seyredeyim mi, yalanayım mı, kıskanayım mı bir türlü karar veremedim. Ne güzel bir coğrafyada ne güzel insanlarla tur yapmışsınız. Anlatımınız fotoğraflarınız kadar güzel. O çiçeklerin kokusu buraya kadar ulaştı. Balıklarda afiyet şeker olsun. Bu arada köy kahvesinin güzelliğine vuruldum. Baki selamlar...
     
  20. Özcan Avcı

    Özcan Avcı Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    22 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    662
    Beğeniler:
    452
    Şehir:
    florya
    Seviye:
    doğa ile iç içe bir tur gerçekleştirmişsiniz yine :) okuması bile insana ayrı bir keyif veriyor bizimle paylaştığınız için teşekkürler..