Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Güney marmara bisiklet turu (23-25/04/2015)

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında five tarafından paylaşıldı.

  1. five

    five Bütün yıl hayal kurup birkaç hafta pedallayan...

    Yaş:
    45
    Kayıt:
    29 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    1.008
    Beğeniler:
    1.635
    Şehir:
    İstanbul-Bostancı
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Güney Marmara Bisiklet turu (23-25/04/2015)
    Merhaba,
    2015’in ilk turunu, 23 Nisan’ı da dahil ederek ve grup arkadaşımız Fatih’in Pazar sabahı Konya’ya uçuşu olduğunu da dikkate alarak Perşembe-Cumartesi olarak planladık. Daha önce Yalova’dan başlayan rotalarımız Çınarcık-Armutlu-Gemlik yarımada turu, Termal’den yukarıya devam edip Samandere Şelalesi –Kumla-Gemlik , Süpürgelik-Güneyköy-Termal ya da klasik Orhangazi şeklindeydi. Bu yarımadadaki son rotamızı, Uğur’un bir hafta önce gezdiği, ikiz şelaleler-Dipsiz Göller-Erikli Yaylası-Delmece Yaylası-Kumla şeklinde belirledik. 3 günlük rotamızı Gemlik, devamında Mudanya-Tirilye-Karacabey Boğazı-Bandırma olarak belirledik. Daha önce yaptığım Gökçeada’lı Marmara bisiklet turunda son etabım Bandırma-Karacabey Boğazı’ydı ve bu rotanın da 30 Km’lik kısmı topraktı.
    Giant Xsport 0’ımın bu seneki en önemli upgrade’ini ön amortisörü değiştirerek yaptım. Orijinali Suntour Ncx v2 (yaylı) olan amortisörü, bir süre önce Rockshox’un trekking bisikletleri için yeni serisi olan Paragon Gold’la değiştirdim. Rockshox ‘un çıkardığı seriden haberim olunca internette araştırmaya ve Türkiye’ye gelip gelmeyeceğini öğrenmeye çalıştım. Bisiklet Sepeti’nden Serkan bu konuda yardımcı oldu ve Aslı bisikletten stokları araştırdı. Son ana kadar benim istediğim versiyonunun (Gold (solo air) , disk, 65 mm travel) var olup olmadığını öğrenemedim. Hatta Serkan’ın deyimiyle “Hangi versiyonunun olduğunu gelince göreceğiz.” durumunu yaşadım. Sonunda gelen benim istediğim versiyondu ve gidondan kilitleme aparatı da vardı. Gidondan kilitlemenin ne kadar faydalı olduğunu ilk defa bu turda anladım. Daha önce uzun iniş ve çıkışlar için öncesinde amortisörü kilitliyor ve açıyor, hızlı inişin ardından kısa çıkışlar veya tersi durumlarda amortisörün kilidine müdahale edemiyorken bu turda istediğim zaman amortisörü kilitlemek ve açmak bana hem konfor hem de performans sağladı.
    Gün : Bostancı-Pendik-Yalova-Delmece-Gemlik : (23/04/2015)
    Havanın sabah saatlerinde yağışlı olacağını ama kısa süreceğini öğrenmiştik internetten. Bu sebeple, normalde Pendik-Yalova feribotunun ilk seferine yetişmek için erkenden yola çıkmak yerine 09:30 seferini hedefleyip yola çıktık. Ama yine de biraz erken olmuş yola çıkışımız çünkü Kartal civarı o yağmurlara yakalanıp epeyce ıslandık. Asıl sorun yukarıdan inen yağmur damlalarından çok yerdeki suları kaldıran lastiklerin ayaklarımı ve sırtımı ıslatması oldu. Bunda Schwalbe Marathon Mondial lastiklerin deseni de önemli rol oynadı hatta bir ara Uğur bana “Murat fıskiye gibisin.” bile dedi. Gerçekten özellikle ayaklarım çok ıslanmıştı. Sırtımı hiç önemsemiyordum. Ama buz gibi hava ile birleşen ıslaklık beni iyice üşütüyordu. Turun bu gününde çok düşük olan hava sıcaklığı, uzun eldiven ve ayakkabı kılıfının ne için kullanılacağını bana iyice öğretti.
    Feribota binmeden kısa bir tost molası verdik. Buradan aldığım eski gazeteyi feribotta ayakkabılarımın içine koyup ıslaklığını almam ve çorabımı değiştirmem yaptığım en doğru hareket oldu. Yalova’da yağmur kesilmişti ama hava buz gibiydi. Yolumuzu Çınarcık’a çevirdiğimizde arada yine yağmur atıştırsa da fazla ıslatmıyordu bizi.
    Çınarcık’ta çay molası verip ekmek ve yukarıda yiyeceğimiz nevaleleri alarak Teşvikiye istikametine devam ettik. Piknik alanlarını geçip yolumuzu Yeşil-Mavi yol üzerinden şelalelere yönelttik. Yolun en dik kesimi bu ilk çıkış kısımlarıydı. Zaman zaman çamurlu kısımlardan geçsek de yol genelde gayet iyiydi. Baharın tüm renklerini yolun çevresinde görebiliyorduk. MapMyRide’den hesapladığım kadarıyla toplamda 20 km.’lik bir çıkış vardı önümüzde. Bunun ilk 10 Km.’sinin sonunda İkiz şelalelere vardık. Uğur bir hafta önce aynı yerde olduğu için bisikletleri ona emanet edip Fatih’le şelalelerin olduğu yere yürüyüp çevreyi ve kendimizi fotoğrafladık. Dönüşte Çınarcık’tan aldığımız nevaleleri açıp güzel bir sofra oluşturduk. Hem dinlendik hem de karnımızı doyurduk.
    Yolun devamı daha az eğimli bir tırmanışla önce Dipsiz Göller’e ve oradan da Karlık ve Delmece yaylasına kadar devam ediyordu. Karlık yaylası adının hakkını bize, yol kenarında biriken kar yığınını göstererek verdi. Delmece Yaylası’nın düzlüğünden sonra biraz daha ilerleyip inişe geçtik. Bu kısımda yol daha yıpranmıştı. Sert inişlerin ardından kıyı yoluna bağlanacak olan ara yola indik. Daha sonra da Gemlik’i Armutlu’ya bağlayan yola bağlandık. Önümüzde yaklaşık 15 km.’lik bir yol vardı. Hava kararmak üzereydi. Farları yakmasak bile en azından hazır edelim dedik ama Fatih fark etti ki pillerini aldığı farı yanına almamış. Neyse ki Gemlik’e varışımız çok karanlığa kalmadığı için yolda bir sıkıntı yaşanmadı. Zaten arka far çok daha kritik bir rol oynuyor havanın karamaya başladığı zamanlarda.
    Gemlik merkeze girip uygun bir yer aradık kalmak için. Fiyatı düşündüğümüz sınırlarda olan merkezi bir otele bisiklet ve eşyaları bırakıp yemeğe gittik. Çıkarken üstüme polarımı da aldım. Altımda şort üstümde polar oldukça tezattı. Yemek sonrası dışarı çıktığımızda ise titremeye başlamıştım. Aslında dışarıdan üşümüyor dum ama dişlerimin birbirine çarpmasını da engelleyemiyordum. Gelirken gördüğümüz Mado’ya kadar yürüyüp içimizi ısıtsın dite sahlep içtikten sonra kendime geldim. Daha sonra da otele döndük.
    1. Gün : Bostancı-Pendik-Yalova-Gemlik
    Çıkış : 10:20 (Yalova)
    Varış : 20:00
    Mesafe : 95 km
    Yolda geçen süre : 06:10 saat
    Ortalama Hız : 14,13 km/s
    Maksimum Hız : 50,61 km/s
    Ortalama eğim çıkış : %5
    Maksimum eğim çıkış : %18
    Ortalama eğim iniş : % -6
    Maksimum eğim çıkış : % -17
    Yola çıkarken
    [​IMG]
    Çınarcık’ta çay molası. Ayrıca fırından ekmek de almıştık yanımıza.
    [​IMG]
    Çınarcık sahili
    [​IMG]
    Tırmanışlar…
    [​IMG]
    .
    [​IMG]
    Yol boyu kenardan sular akıyor
    [​IMG]
    Çıkışa devam
    [​IMG]
    .
    [​IMG]
    Tırmanışa devam…
    [​IMG]
    Şelalelere doğru…
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    İkiz şelalelerin ilki
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    İkiz şelalelerin ikincisi
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Dipsiz göl
    [​IMG]
    Karlık vadisinde yol kenarında kar birikmiş.
    [​IMG]
    [​IMG]
    Hava 5 derece. Biz -5 hissediyorduk. :)
    [​IMG]

    Artık inişteyiz.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Gemlik uzaklarda…
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    2. gün : Gemlik-Kurşunlu-Mudanya-Tirilye-Karacabey Boğazı (24/04/2015)
    Otelde kahvaltı olmadığı için geceden belirlediğimiz köşedeki börekçi kahvaltı mekanımız oldu. Çay-börek ikilisinden sonra sırada yol için yanımıza alacağımız atıştırmalıkları temin için bir markete yanaşmak vardı. Gemlik’in Bursa çıkışı kısa bir yokuş içerir. Fatih ve Uğur’a bir gün önceden güne yokuşla başlayacağımızı söylemiştim. Aslında yokuş bile denmeyecek J kısa bir tırmanış. Yolumuz kısa bir süre Yalova-Bursa karayolundan devam etti. Serbest bölge ayrımını geçtikten sonra Kurşunlu levhasından sağa girdiğimizde çok farklı bir dünyada pedal çevirmeye başladık. Biraz önce kamyonların, tırların yanında pedal çeviriyorken şimdi sağı solu bahçelerle, zeytinliklerle çevrili sessiz ve sakin bir yolda ilerliyorduk. Uğur bu yolu Yunanistan turunda, Selanik’e doğru pedal çevirdiğimiz yollara benzetti. Zeytinlik deyince tam burada yolda çektiğimiz bir videoda Uğur tarafından yapılan bir espriyi paylaşmak istiyorum. Uğur kameraya dönüp söyle bir açıklama yaptı : “Eskiden buralar hep dutlukmuş. Mübadele sonrasında dutlar Yunanistan’a gitmiş zeytinler gelmiş.” J
    Kıvrıla kıvrıla ilerleyen yol kısa süre sonra deniz kıyısında inişli çıkışlı bir profile büründü. Mudanya’nın doğu girişinde kısa bir mola verip Güzelyalı sahilinden Mudanya’ya doğru yavaş yavaş ilerliyorduk. Deniz kıyısında kısa bir çay molası verdik ve Mudanya’ya devam ettik. Mudanya’nın içinden geçip Tirilye’ye yöneldik. İşte burada iniş çıkışlar biraz daha sert bir hal aldı. Manzara Batı Karadeniz’i hatırlatmaya başlamıştı. Dik bir inişle Tirilye’ye girdik. Deniz kıyısında fotoğraf çektirdikten sonra içeriye yönelip yemek için uygun bir yer aradık. Ev yemekleri yapan küçük bir mekanın sokaktaki masasında oturduk ve karnımızı doyurduk.
    Yemek sonrası yol hafif çıkışlarla denizden uzaklaşmaya, içerilere girmeye başlamıştı. Baharın tüm renkleri ve kuş cıvıltılarını yol manzaralarına katıyorduk. Çok uzaklardan görünen Uludağ’ın karlı zirvesi Uğur’un çok dikkatini çekmişti. Dönüp dönüp bakıyor ve “Buradan da görünüyor.” diyordu. Bundan sora yolumuz köylerden geçecek ve Çapraz Çayı geçeceğimiz köprüye varana kadar güneye yönelecekti. Mesudiye’den kıyıya değil de içeriye doğru (Kayınpederimin köyü) Çamlıca Köyü’ne doğru yöneldiğimizde yolun toprak yol olduğunu gördük. Allah’tan hafif bir iniş vardı da bu yolda sadece frenleyerek ilerliyorduk. Fatih ve Uğur pek memnun olmamıştı bu işten. Onları “Yarına hazırlık olsun.” diyerek motive etmeye çalışıyordum. :) Yarın çok daha uzun mesafe toprakta gidecektik.
    Bugünkü durağımız olan, Bursalıların deyimiyle Karacabey Boğazı, resmi adıyla, Bayramdere ya da Yeniköy (Ben bu yazıda bundan sonra “Boğaz” diyeceğim.) çevresine kısa süre önce tabiat parkı statüsü verilmişti. Çapraz Çay’ın denize döküldüğü yerde, sağda ve solda, deltanın denizden ayrıldığı bölümde iki göl oluşmuştu. (Arapçiftliği Gölü ve Dalyan Gölü) Yol kıyıdan Boğaz’a doğru ilerleyemiyor ve içeri girip köprüyü geçtikten sonra tekrar kuzeye yöneliyor, daha sonra batıya dönerek tepenin ve ormanın kenarından Boğaz’da denizle buluşuyordu. Marmara çevresinin, Uçmakdere taraflarıyla birlikte belki de en bakir yerlerinden biriydi bu bölge hatta Uçmakdere yolu yapıldıktan sonra belki de artık tek yer…
    Akşama dönen günle birlikte renkler daha da güzel bir hale bürünmüş ve biz de Boğaz’a yaklaşmıştık. Normalde bir oteli olmayan Boğaz’ı konaklama yeri olarak seçmemin sebebi kayınpederimin burada kiraladığı evde oturmasıydı. Buraya geldiğinden beri dağ, bayır geziyor (beraber ormana, dağa çıkmışlığımız da var) ve bisiklete biniyordu. Kısacası burada olmaktan mutluydu. Kayınvalidemle Bursa’ya veya başka bir yere gitse bile bir bahane bulur ve Boğaz’a dönerdi. Ya fatura yatırması gerekir ya da kedilerine yem vermesi… Ayrıca bizim geldiğimiz hafta sonu eşim ve kızım da otobüsle gelmişlerdi 23 Nisan tatilini değerlendirmek için ve biz de bu vesileyle bir arada olacaktık.
    Boğaz’ın girişinden itibaren sessiz ve sakin caddeden yol alıp evin olduğu sokağa girdiğimde kayınpederimi bisikletle bize doğru gelirken gördüm. O da beni görünce durduk ve birbirimize sarıldık. Bizi bekleyip bekleyip namaz vakti olunca camiye gitmek için bisiklete binmiş. “Balkonda bekliyordum sizi alkışlamak için.” dedi. Eve ulaştık. Bizimkilerle görüştükten sonra duş alıp yemeğe oturduk. Nefis yemekler nefis bir tur gününü ardından çok iyi gelmişti. Sohbetten sonra geç vakitte yattık ama yarın çok geçmeden yolda devam etmemiz gerekiyordu.
    2. gün : Gemlik-Karacabey Boğazı
    Çıkış : 09:00
    Varış : 19:40
    Mesafe : 105,90 km
    Yolda geçen süre : 06:59 saat
    Ortalama Hız : 15,15 km/s
    Maksimum Hız : 52,11 km/s
    Ortalama eğim çıkış : %3
    Maksimum eğim çıkış : %14
    Ortalama eğim iniş : % -3
    Maksimum eğim çıkış : % -14
    Sabah Gemlik’ten çıkış
    [​IMG]
    [​IMG]
    Kısa süre sonra ana yoldan ayrıldık.
    [​IMG]
    Dün karşı kıyıdaydık
    [​IMG]
    Mudanya’ya geldik.
    [​IMG]
    [​IMG]
    Ama yokuşlara devam…
    [​IMG]
    [​IMG]
    Tirilye’deyiz
    [​IMG]
    [​IMG]
    Uzakta Uludağ’ın karlı zirvesi
    [​IMG]
    Yolumuz Mesudiye’ye
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    İki köy arası toprak yol…
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Çapraz çay üzerindeki köprü
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Karacabey Boğazı Yolunda
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]

    3. gün : Karacabey Boğazı-Kurşunlu-Bandırma
    Bugün turun son günüydü. Pazar sabahı Fatih’in Konya’ya uçması gerekiyordu ve bu sebeple Cumartesi gecesi İstanbul’da olmamız gerekiyordu. Bandırma’dan saat 18:30’da Yenikapı feribotu kalkıyordu ve bizim de mutlaka yetişmemiz gerekiyordu. Sabah güzel bir kahvaltının ardından vedalaşıp yola devam ettik. Önümüzde 50 km.lik bir kıyı yolu vardı Bandırma’ya. Bu yolu Gökçeada’ya da gittiğim Marmara turunun dönüşünde geçmiştim Bandırma’dan itibaren. Boğaz’dan çıktıktan sonra yolumuz önce Malkara sonra da Kurşunlu beldesine kadar yaklaşık 15 km. asfalt devam ediyordu. Sonra tamamen toprak bir yol halinde Bandırma’ya yakın 2 köyden ilkine kadar (Yenice Köyü) ulaşıyor ve daha sonra yeniden asfalt oluyordu. Toprak olan kısım 30 km. kadardı. Benim yalnız başına geçtiğim dönemde yolun çok daha kötü olduğunu hatırlıyorum. İniş ve çıkışları olsa da baharıla birlikte yol çok keyifli bir haldeydi. Arada bir çamurlu bölümlerden geçerken çok dikkatliydik. Hatta bir kısmından su bile akıyordu ama sorunsuz devam ettik.
    Yolun ortalarında, o ana kadar henüz kimseyle karşılaşmamışken, bir dinlenme anımızda, karşıdan tam yüklü iki bisikletlinin geldiğini görünce çok şaşırdım. Açıkçası kimseyi hele bir çift bisikletli görmeyi hiç beklemiyordum. Bandırma’dan yola çıkan iki Bandırmalı arkadaşla tanıştık. Tanju Uluğ ve Faruk Özkaya. Onlar da kamp yapa yapa bizim aksi istikametimizde yol alıyorlarmış. Epeyce bir bisiklet ve tur muhabbeti yaptıktan sonra vedalaştık.
    Hava ve deniz çok güzel görünüyordu. Kapıdağ Yarımadası da her zamanki heybetiyle yükseliyordu karşımızda. Bandırma artık daha yakındı. Zamanı sürekli kontrol ediyor ve sürenin yeterli olduğunu düşünüyorduk.
    Yenice Köyüne geldiğimizde merkezde, benim de daha önce çay molası verdiğim bir kahvede çay içelim dedik. Masaya oturduk. Çevrede çok sayıda insan (nüfus erkek) toplanmış bize bakıyorlardı. Merhabalaştık. Ben çay söylemek için içeri girdim. Ocakçıdan çay istedim. “Çay yok .“ cevabını alınca garipsedim “Niye yok ?” dedim. “Birazdan yemeğe gideceğiz.” dedi ocakçı. Dışarı çıkıp arkadaşlara “Diğer kahveye gidelim.” dedim. Öteki kahveye de girip çay istediğimde aynı cevapla karşılaşınca epeyce şaşırdım ve garipsedim bu durumu. “Acaba bize mi çay vermiyorlar ? ” diye düşünmeye başladım. Bir anda tüm ahali ayaklandı ve aynı istikamete doğru yürümeye başladı. Yanımıza bir adam gelip yemek konusuna açıklık getirdi. Köyden birileri evleniyormuş ve hayır yemeği veriliyormuş. Bizi de davet ettiler. Teşekkür ettik. Adam ısrar etti. “Ben de yabancıyım. Çağırdılar gidiyorum. Siz de gelin.” dedi. “Çay içelim. Yola devam edelim.” dedim. Açık olan kahvede çay içip yola devam ettik. Dutlimanı köyünü geçip Bandırma’nın tepesine ulaşan yokuşu tırmanmaya başladık ki yağmur başladı. Turun başı gibi sonunda da ıslanıyorduk. Merkeze kadar inip daha önceki turlarımızda uğradığımız yerlerde karnımızı doyurup feribotu beklemeye başladık. Feribota yerleştiğimizde içeride bizden başka tur bisikletlerinin de olduğunu fark ettik. Bir de motorsikletli bir grup vardı. Yenikapı’da Uğur’la vedalaştık. Marmaray’a ve ardından metroya binip Bostancı’ya kadar ulaştık. Fatih’le vedalaşıp eve geldim. Kısa da olsa bir turu daha tamamlamıştım.
    Bu maceranın (da) sonu.
    3. Gün : Karacabey Boğazı -Bandırma
    Çıkış : 09:30
    Varış : 16:20
    Mesafe : 50,52 km
    Yolda geçen süre : 04:20
    Ortalama hız. : 11,63 km/2
    Maksimum. Hız: 50,61
    Ortalama eğim çıkış : %6
    Maksimum eğim çıkış : %13
    Ortalama eğim iniş: %-4
    Maksimum eğim iniş: %-12
    Boğaz’dan ayrılıyoruz. Bizimkilere veda.
    [​IMG]

    Kıyı boyu…
    [​IMG]

    Yokuşlar… İnişler…
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Bandırma’dan Tanju Uluğ ve Faruk Özkaya ile karşılaştık.
    [​IMG]
    [​IMG]
    Toprak yol devam ediyor.
    [​IMG]
    [​IMG]
    Gemi enkazı…
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Yenice Köyü
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Rotamız
    [​IMG]
    Viewing Yalova-band��rma | MapMyRide
     
  2. mehmetsunu

    mehmetsunu İKONOKLAST

    Kayıt:
    28 Eylül 2011
    Mesajlar:
    3.391
    Beğeniler:
    6.437
    Şehir:
    kayseri
    Bisiklet:
    Cube
    Seviye:
    Şöyle güzel bir doğa yokki yakınımızda turlayalım. Bizde varsa yoksa avanos, göreme, ürgüp ,uçhisar, zelve.
     
    five bunu beğendi.
  3. eren cerciz

    eren cerciz Aktif Üye

    Kayıt:
    16 Eylül 2014
    Mesajlar:
    188
    Beğeniler:
    347
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    KTM
    Seviye:
    Yine çok güzel bir anlatım, yine çok güzel fotoğraflar :) Valla "Gezilerinizi merakla bekleyenler" listesi olsa, ilk sırada ben olurdum herhalde. Paylaşım için çok teşekkürler @five. Nice gezilere...
     
    five bunu beğendi.
  4. niyazi akarken

    niyazi akarken Kıdemli Üye

    Kayıt:
    14 Haziran 2013
    Mesajlar:
    303
    Beğeniler:
    199
    Şehir:
    sakarya
    Bisiklet:
    b'Twin
    Seviye:
    hocam oraları görmeye japonyadan geliyor millet.
     
    five ve mehmetsunu bunu beğendi.
  5. Mustafa Z. YILDIZ

    Mustafa Z. YILDIZ Üye

    Yaş:
    35
    Kayıt:
    21 Temmuz 2014
    Mesajlar:
    98
    Beğeniler:
    222
    Şehir:
    istanbul - sakarya
    Adı:
    Mustafa Z. YILDIZ
    Bisiklet:
    Specialized
    Seviye:
    @five Ayağınıza sağlık, tebrikler..
     
    five bunu beğendi.
  6. five

    five Bütün yıl hayal kurup birkaç hafta pedallayan...

    Yaş:
    45
    Kayıt:
    29 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    1.008
    Beğeniler:
    1.635
    Şehir:
    İstanbul-Bostancı
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Sayın @eren cerciz
    Çok teşekkür ederim güzel sözleriniz için. Mahcup ettiniz. Elimden geldiğince. Daha güzeli sizlere nasip olsun. :)

    Sayın @Mustafa Z. YILDIZ Çok teşekkür ederim.

    Sayın @mehmetsunu Daha önce keyifle gezdiğim yerler için mi böyle yazıyorsunuz ? Bir ironi var sanırım. :) Sinop-Anamur tur planımda yolumu özellikle oralardan geçmek için değiştireceğim.

    Sayın @niyazi akarken Çok haklısınız. :)

    Kazasız ve keyifli turlar

    five
     
    mehmetsunu ve eren cerciz bunu beğendi.
  7. Cüneyt HOCAOĞLU

    Cüneyt HOCAOĞLU Bisikletkolik

    Kayıt:
    9 Mart 2011
    Mesajlar:
    1.354
    Beğeniler:
    1.498
    Şehir:
    Ankara/Eryaman
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    Paylaştığınız güzel resimler ve emeğiniz için sağolun. Ayaklarınıza sağlık:)
     
    five bunu beğendi.
  8. five

    five Bütün yıl hayal kurup birkaç hafta pedallayan...

    Yaş:
    45
    Kayıt:
    29 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    1.008
    Beğeniler:
    1.635
    Şehir:
    İstanbul-Bostancı
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    Sn. @Cüneyt HOCAOĞLU güzel dilekleriniz için çok teşekkür ederim.

    Kazasız ve keyifli turlar
    five
     
    Cüneyt HOCAOĞLU bunu beğendi.
  9. Emre Karagöl

    Emre Karagöl Üye

    Kayıt:
    15 Ağustos 2014
    Mesajlar:
    50
    Beğeniler:
    23
    Şehir:
    İstanbul-Silivri
    Adı:
    Emre KARAGÖL
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Resimler çok güzel.
     
    five bunu beğendi.