Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Geçmişten Günümüze Bisiklet

Konu, 'Genel Bisiklet Konuları' kısmında Experiment 67 tarafından paylaşıldı.

  1. Experiment 67

    Experiment 67 Aktif Üye

    Kayıt:
    15 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    119
    Beğeniler:
    114
    Şehir:
    aşağı dudullu ümraniye
    Seviye:
    ilk bu tür bisiklet tasarımı 1870 yılında yapıldı
    1885 John Kemp Starley tarafından geliştirildi
    [​IMG]
    ama çok güvenli değildi o zamanlar güvenliğe önem verilmezdi çok kazalar olurdu
    [​IMG]
    hatta bisiklet yarışları bile düzenlendi
    [​IMG]

    vee tandem 18xx yılına ait:)
    [​IMG]
    hatta ik zamanlar yataktan bile bisiklet yapmaya çaışanlar olmuş
    [​IMG]
    1985 yapımı başka bi model
    [​IMG]
    1890 yılına ait
    [​IMG]
    hatta 1890 yıllarının başında savaşta kullanmayı bile denediler
    [​IMG]
    1930 yapımı bisiklet hatta orjinalı Henry Ford müzesinde sergilenmektedir
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    2002 yılı tandem
    [​IMG]


    sager diye kişinin bulup patentini aldığı ilk kilitli pedal 1986
    [​IMG]
    1900 yılında gelişmiş hali
    [​IMG]
    ilk pedallardan ''Facon Bobine 1870 fransa''
    [​IMG]
    Columbia amerikan yapımı 1890-1900
    [​IMG]
    Ramsey Swinging 1898 usa
    [​IMG]
    Look 1910 usa
    [​IMG]
    Bianchi 1920 italya
    [​IMG]
    BSA Rat Trap 1930 ingiltere
    [​IMG]
    Corp - PEDALITE 1950 usa
    [​IMG]
    Titron BMX Pedals 1980
    [​IMG]
    zamanım fazla olmadığından biraz kısa oldu ama
     
    gatila, Ahmet Mumcu, hız ve 6 kişi daha bunu beğendi.
  2. bsr387

    bsr387 Üye

    Kayıt:
    30 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    95
    Beğeniler:
    25
    Şehir:
    izmir
    Seviye:
    paylaşım için teşekkürler. askeriye için tasarlananını ilk defa görüyorum:D:D
     
  3. HaliliOzturk

    HaliliOzturk Onursal Üye

    Kayıt:
    3 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    7.283
    Beğeniler:
    9.860
    Seviye:
    Guzel bir konu olmus, arsiv niteligi tasiyabilir, bu nedenle daha detayli ve biraz daha ozenli olmasini dilerdim. Buna ragmen oldukca guzel, tesekkurler... ;)
     
  4. fatihgüven

    fatihgüven Onursal Üye

    Kayıt:
    28 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    1.888
    Beğeniler:
    856
    Şehir:
    topçular/eyüp/istanbul
    Seviye:
    Günümüze kısmı eksik kalmış sanki :D
    ama teşekkürler güzel olmuş :in:
     
  5. ZekiAlper

    ZekiAlper Antalya Downhill Prof MTB rider

    Kayıt:
    4 Ekim 2007
    Mesajlar:
    2.906
    Beğeniler:
    1.647
    Şehir:
    Antalya
    Adı:
    Antalya Downhill Özel Antrenör
    Bisiklet:
    Specialized
    Seviye:
    Bize geçmişi hatırlattıgın için teşekkürler. Sanırım arabalara eskiden insanlar muhtaç değillerdi işte kanıtı :eek:!
     
  6. Experiment 67

    Experiment 67 Aktif Üye

    Kayıt:
    15 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    119
    Beğeniler:
    114
    Şehir:
    aşağı dudullu ümraniye
    Seviye:
    ingilizcem iyi olmadığı için makaleleri türkçeye pek çeviremedim
    ama boş bi zamanımda daha ayrıntılı yapmayı düşünüyorum:)
     
  7. Experiment 67

    Experiment 67 Aktif Üye

    Kayıt:
    15 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    119
    Beğeniler:
    114
    Şehir:
    aşağı dudullu ümraniye
    Seviye:
    merak aden bu kadar az mı bisikletin tarihini
    ben bayağı bakan olur diye düşünüyordum da sağlık olsun ama daha ayrıntılısı yakın bi zamanda gelecek....:)
     
  8. Experiment 67

    Experiment 67 Aktif Üye

    Kayıt:
    15 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    119
    Beğeniler:
    114
    Şehir:
    aşağı dudullu ümraniye
    Seviye:
    vee daha fazlası.....

    İlk bisiklet patenti 1645 yılında Fransız Jean Theson’a verildi. Patenti alınan alet

    günümüz bisikletine hiç benzemiyordu, daha çok dört tekerlekli garip bir alet

    görünümündeydi. 1690 yılında Fransız asilzade Sivrao Kontu tarafından, iki

    tahta tekerleği olan ve “celenfer” adı verilen pedalsız bir bisiklet yapıldı. Daha

    sonra tahta tekerleklerin yerle temas eden yüzleri demir çemberle kaplandı;

    fakat bu durum süspansiyon sağlamadığı için hızın azalmasına yol açtı. İskoç

    Kirk Patrik McMillan’ın 1839 yılında pedalı bulmasıyla bisiklet bugünkü

    görünümüne biraz daha yaklaştı. 1868′de tekerleklerin sert lastikle kaplanıp

    demirin çıkartılması sayesinde bisikletin sürati arttı. Deneme niteliğindeki ilk

    bisiklet yarışı, 1868′de Saint Cloud’da yapıldı. Günden güne gelişme gösteren

    bisiklete bağlananların sayısı çoğaldı ve 1881′de “Fransız Bisiklet Federasyonu

    “kuruldu. Daha sonra zincirli aktarma sistemi ve havalı lastiğin bulunmasıyla

    bisiklet bugünkü şeklini aldı. Çağdaş koşullara uygun ilk mukavemet yarışı 1890

    yılında Fransa’da yapıldı. 1891′de ise uzun etaplı turların ilk örneğini oluşturan

    Bordeaux Paris yarışı, onu takiben de Paris Brest-Paris yarışı düzenlendi. 1903


    yılında düzenlenen ve yarışmaların en büyüğü olan Fransa Turu’nun Henri

    Desgrange ve L’Auto dergisi tarafından gerçekleştirilmesi bisiklet sporu için

    önemli bir atılım oldu. Yani 19.yy’ın başlarından itibaren bisiklet, önemli bir ulaşım

    aracı olması yanında tüm dünyada spor amacıyla da kullanılmaya ve üretilmeye

    başlandı.



    ABD’de 1878′lerde başlayan bisiklet yarışlarının yaygınlaşması sonucu 1912′de

    Amerikan Amatör Bisiklet Birliği kuruldu ve birlik ABD’deki amatör yarışların

    yönetimini üstlendi. 20.yy’ın ortalarına doğru ABD ve İngiltere’de otomobillerin

    yaygınlaşması ile bisiklet yarışlarında bir gerileme görülmeye başlandı; fakat

    zamanla ilgi tekrar arttı. Amatör yol yarışları 1896′dan, pist yarışları arasında

    yer aldı. Ayrıca her yıl, bisiklet yarışlarının her dalında ulusal ve dünya

    şampiyonlukları yarışmaları yapılmaktadır.Bu şampiyonaların en önemlisi ve

    en zorlusu, 21 etap üzerinden 2474 millik parkurda düzenlenen “Fransa

    Bisiklet Turu “dur. 1900 yılında kurulan FICA’nın (Federation International

    Amateur de Cyclisme yani Uluslararası Amatör Bisiklet Federasyonu), 1993

    yılında yapılan kongrede kendini fesh etmesiyle Uluslararası Bisiklet

    Federasyonu (UCI), bu sporun tek kuruluşu haline geldi. Böylece uluslararası

    yarışları düzenlemek, kategorileri saptamak ve dünya şampiyonalarının yerini

    ve zamanını belirtmekle yetkili tek kurum UCI oldu.

    Günümüzde, bisiklete binmenin sağlığa yararlı olduğu görüşünün gelişmesi ile

    özellikle Avrupa’da uluslararası nitelikte pek çok bisiklet turları

    düzenlenmektedir. Bisiklet sporu ile ilgilenenlerin sayıaının artmasıyla bir çok

    ülkenin kent caddeleri, ulusal parkları ve belediye parklarında bisiklet yolları ayrılmaktadır. (inşallah bi gün ülkemizdede bisiklet yolu alacak)



    Türkiyede bisiklet sporu

    İlk bisiklet yarışı, Osmanlı döneminde, 1896’da Atina’da düzenlenen ilk modern Olimpiyat Oyunları’ndan bir yıl sonra, 1897'de Selanik'te yapıldı. Daha sonra bisiklet satıcılarının girişimiyle İstanbul'da da bisiklet yarışları düzenlendi. Ama asıl gelişme, 1908’de II. Meşrutiyet'in ilanından sonra gerçekleşti. Fenerbahçe Spor Kulübü, 1912’de bir bisiklet şubesi kurarak bu sporun gelişmesine öncülük etti.

    1923'ten Bisiklet Federasyonu kuruldu ve bu tarihten itibaren bölgeleri dolaşmayı amaçlayan bisiklet gezileri düzenlendi. Ne var ki, bir bisiklet ekibi bisiklet bulamadığı için 1924’te Paris’te düzenlenen Olimpiyat Oyunları'na katılamadı. Türkiye ilk uluslararası yarışmalara 1927'de Bulgaristan'da katıldı.

    Türkiye’de ilk kez 1928'de Ege Turu adı altında yarışma düzenlendi. Daha sonra, 1938, 1939, 1941 ve 1942'de İstanbul-Edirne-İstanbul bisiklet yarışları yapıldı. 1963'te de Marmara Turu adı altında bisiklet yarışları yapılmaya başlandı ve Marmara Turu 1966'da uluslararası nitelik kazandı. 1968'de de Cumhurbaşkanlığı Uluslararası Bisiklet Turu adını aldı. 1970'de de ilk kez Esen Bisiklet Kulübü adıyla bir bayan bisiklet takımı kuruldu.

    Türk bisikletçileri 1971'de İzmir'de düzenlenen Akdeniz Oyunları'nda dereceye girdiler. Başarılı sürücülerden biri olan Erol Küçükbakırcı 1973'te Balkan şampiyonu oldu; 1975'te de Libya ve Suudi Arabistan turlarını kazandı. Hasan Can 1977'de Fransa Tour L'avenir Ödülü'nü aldı. Cumhurbaşkanlığı Uluslararası Bisiklet Turu’nda 1989’da ve 1993’te Türk takımı üçüncü oldu. Aynı turun bireysel dalında 1993’te Ayhan Aytekin, 1996’da Nadir Yavuz da üçüncülük elde etti. 1996’daki Cumhurbaşkanlığı Uluslararası Bisiklet Turu’nda Türk bisikletçiler takım halinde ikinci oldular. 1998’de yapılan Balkan Yol Şampiyonası’nda Erdinç Doğan altın madalya kazandı.

    Türk Dağ Bisikleti tarihi 1997'de ilki yapılan Uluslararası Alanya Dağ Bisikleti Kupası ile başlar. 2007 Avrupa Dağ Bisikleti Şampiyonası'na Türkiye 12-15 Temmuz tarihlerinde Ürgüp'de ev sahipliği yapacaktır.

    2007 yılında Türkiye 3 adet uluslararası yol bisikleti turuna ve 12 adet uluslararası dağ bisikleti yarışmasına ev sahipliği yapacaktır. Bunların yanı sıra ulusal düzeyde tüm disiplinlerde yarışlar düzenlendiği gibi, Yol Bisikleti, Yol Bisikleti Zaman Karşı, Pist, Olimpik Dağ Bisikleti ve Dağ Bisikleti Maraton disiplinlerinde Türkiye Şampiyonaları organize edilmektedir.

    ilk bisiklet
    [​IMG]
     
    gatila bunu beğendi.
  9. Experiment 67

    Experiment 67 Aktif Üye

    Kayıt:
    15 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    119
    Beğeniler:
    114
    Şehir:
    aşağı dudullu ümraniye
    Seviye:
    Bisikletin Kısa Tarihi 2

    Tekerleğin pek eski çağlarda meydana getirilmiş olmasına rağmen bisikletin keşfi çok yeni sayılır. Bisiklete benzer makinelerin ilk olarak 18’inci yüzyılın sonlarına doğru ortaya çıktığını görüyoruz. Bisiklet, birçok makinenin uğradığı talihsizliğe uğramamış, icadıyla birlikte başarıya ulaşmıştır. Ufak bir gayretle bu kadar çabuk ve kolay yol almanın sırrına o yıllarda kimse akil erdirememişti.

    (Tekerlegin bulunuşunda, Amerikalı arkeolog Speiser, Gawra’da, M.Ö. 3.000–2.500 yıllara ait tekerlek kalıntılarına rastlamış; İngiliz meslektaşı Woolley ise Ur’da, M.Ö. 2.950 yıllarından kalma bir mezardan tekerlek çıkarmıştır. Ne gibi bir ihtiyacın bu icada yol açtığı kesinlikle bilinmemektedir. General Frugier’nin ilginç bir varsayımına göre, Yontma Taş Çağı’ndan başlayarak insan, avladığı hayvanı, kaya parçaları gibi bazı şeyleri taşıma ihtiyacını duymuştur. Bu soruna çare ararken, kesilmiş bir ağacın yuvarlandığını, böylece taşımayı kolaylaştırdığını fark eden insanlar yüklerini iki ağaç kütüğünün üzerine koymayı akıl etmişleridir.)

    1791

    Bisiklet Fransa’da doğdu. İki tekerlekli bir oyuncak yapmayı düşünen Sivrac Kontu ilk olarak „bisiklet“ fikrini de gerçekleştiriyordu. Pedalı olmayan bu acayip

    [​IMG]

    makinenin (Celerifere) üzerine oturan kimse taşıtı ayaklarıyla yeri teperek yürütmek zorundaydı. İki tekerlekli taşıtın üzerine Badois’li Baron Drais bir gidon ve bir sele oturttu ve buna Draisienne adini verdi. Draisiennelerin yavaş yavaş öbür ülkelere de yayıldığını görüyoruz. Önceleri halkın büyük bir tedirginlikle karşıladığı bu acayip taşıt sonraları moda oldu.

    [​IMG]

    1861

    Pierre ve Ernest Michaux adında baba-oğul iki Fransız Draisiennein ön tekerlek göbeğine pedal taktılar. İşte bu olay, gerçek bisikletin doğuşuydu. Böylece makineyi sürerken insan enerjisinden düzgün biçimde yararlanmak mümkün oluyordu. Bundan sonra bisiklet hastalığı bütün Avrupa’da yayılmaya başladı. Michaux’larin Velo adini verdikleri taşıt Velocipede ismi altında İskoçya’ya girdi. Kirkpatrick Mac Millan adında birinin propagandası bu ülkede de Velosiped salgınına sebep oldu.

    [​IMG]

    1864’te Michaux’lar Fransa’da bir Velo fabrikası kurdular. O yıl 142, ertesi yıl da 400 Velo yapan fabrikada 200 işçi çalışıyordu.

    1865

    İngiltere’de Velocipede yapımı isine ilk olarak Coventry Dikiş Makineleri Şirketi el attı. Demir telli tahta tekerleklerden meydana gelen bu basit taşıta sarsak adi takılmıştı.

    [​IMG]


    1875

    Bu tarihe kadar yapılan Velocipede (velospit)’lerde pedalın bir dönüsü tekerleği de ancak bir defa döndürebiliyordu. Bundan ötürü Velocipedein hızının ön tekerleğin büyüklüğüne bağlı olduğu sanıldı: Tekerlek ne kadar büyürse taşıt da o kadar hızlı gidecekti. Böylece ön tekerleğin çapı 75sm’den 162sm’ye kadar artarken arka tekerlek de 30sm’ye kadar küçüldü. Artık Velocipede bütünüyle oransız bir biçim almıştı. Üstelik bu kadar yüksek bir bisikletin üzerine çıkıp oturmak ancak çok uzun boylu kimselerin başarabileceği bir isti (Kısa boylular üç tekerlekli velocipede’le yetinmek zorundaydılar).


    [​IMG]

    Ayna dişlisinin ve rublenin icada bu acayip duruma son verdi. Ayna dişlisi kadro üzerine takılan pedallara, daha küçük olan ruble de arka tekerlek göbeğine takıldı. Her iki dişli bir zincir aracılığıyla birbirine bağlandı. Öndeki büyük dişliyi pedala bir defa döndürmek arkadaki küçük dişlinin birkaç defa dönüsünü sağlıyordu.


    [​IMG]


    1888

    19’uncu yüzyılın çukur ve hendekli yollarında tahta tekerlekli velocipedele dolaşmak bir zevk olmaktan çok bir eziyetti. İşte bu tarihlerde J.B.Dunlop adında bir İngiliz’in önemli bir bulusu velocipede’i sarsıntılı bir taşıt olmaktan çıkararak rahat ve kullanışlı bir duruma getirdi. Bununla birlikte velocipede’in karsılaştığı zorluklar bitmiş değildi. Arka tekerlekler, ayna dişlisinin yardımıyla dönerken pedallar da beraber dönüyor, yokuş aşağı inerken bile pedal çevirmek gerekiyordu.

    1900 yılında arka göbek’e uygulanan bir düzen, rubleyi arka tekerlekle birlikte sürekli olarak dönüşten kurtardı. Böylece pedalların gerektiğinde kullanılması sağlanmış oldu. Bugünkü görünüş ve yapısını kazanan Velocipede (velospit)’e daha sonraki yıllarda bisiklet adi verildi


    enistein bile biniyordu:D
    [​IMG]
     
    cagan0403 ve gatila bunu beğendi.
  10. Experiment 67

    Experiment 67 Aktif Üye

    Kayıt:
    15 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    119
    Beğeniler:
    114
    Şehir:
    aşağı dudullu ümraniye
    Seviye:
  11. basri

    basri Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    29 Eylül 2006
    Mesajlar:
    493
    Beğeniler:
    855
    Şehir:
    Antalya
    Bisiklet:
    Colnago
    Seviye:
    Merhaba,

    Teknoloji tarihinin mucizelerinden olan ve suyla çalışan tek araç olan bisikletin tarihi herkesin ilgisini çekiyordur ama ben özellikle meraklıyım. Bu güzel paylaşım için çok teşekkürler, çok güzel kareler ve bilgiler toplanmış.

    Kaynakların ingilizceleri elektronik ortamda varsa rica edebilir miyim? Veya adresler...

    Bugün 00:57'de atılan bölümdeki fotoğraflar amaney.com reklamı ile kapalı göründü bende. aman bunu halledelim...

    Tekrar teşekkürler
     
  12. NKORHANK

    NKORHANK Aktif Üye

    Kayıt:
    13 Haziran 2008
    Mesajlar:
    177
    Beğeniler:
    113
    Şehir:
    Kozyatağı
    Seviye:
    Çok güzel bir arşiv. İlkdefa gördüm çoğunu teşekkürler. Güne güzel başlattı.