Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Fuji dropbar hakkında????

Konu, 'Şehir - Tur Bisikleti' kısmında melih3576 tarafından paylaşıldı.

  1. melih3576

    melih3576 Kıdemli Üye

    Kayıt:
    20 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    266
    Beğeniler:
    126
    Şehir:
    KASTAMONU
    Seviye:
    Arkadaşlar merhaba,
    Araştırmalarım sonucunda Türkiye'de satılan en iyi tur bisikletlerinden birisinin Fuji Touring olduğunu öğrendim.Hatta bir arkadaştan ''en''ler diye adlandırılan Koga,Surly,Soma,Trek 520 gibi çelik kadrolu bisikletlere rahatlıkla alternatif olabildiği bilgisine ulaştım!! Fiyat olarak zaten çok daha uygun fiyatlı.Benim aklıma takılan tek konu şu dropbar denilen yol bisikleti gidonuna sahip olması.Evet yıllar önce yol bisikleti kullanırken dropbar kullandım ve antremandan sonra sırt ve boyun ağrılarım oluyordu.Sizlere sormak istediğim konu tam da bununla ilgili.
    1- Peki yaygın olarak bilinen; bu gidonların kullanışsız olması ise,Fuji gibi bir tur bisikleti neden bu tip bir gidonu tercih ediyor?Hem de konfora en fazla ihtiyaç duyulan bir bisiklet için?
    2-Vites değiştirme başlangıçta zor olup sonradan alışılsa bile frenleme esnasında güvenlik açısından bir sıkıntı yaratmaz mı?Yani tam vites değişimi esnasında ani fren yapmamız gerektiğinde?
    3-Bu bisiklet için kelebek gidon dönüşümü yapılabilir mi acaba?Çünkü vites değişimi gidonun alt tarafındaki uçlardan yapılabiliyor:(
    Bu linkte bisikletle ilgili bir video var: http://www.youtube.com/watch?v=dequjm6golo
     
    Mehmet Can K. bunu beğendi.
  2. GoMMeS

    GoMMeS xrs040 2015

    Kayıt:
    7 Mayıs 2011
    Mesajlar:
    335
    Beğeniler:
    147
    Şehir:
    Antakya
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Merak ettiğim bir konu. Takip...

    Sent from my MB860 using Tapatalk 2
     
  3. eyupozturk

    eyupozturk Kıdemli Üye

    Kayıt:
    30 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    307
    Beğeniler:
    100
    Şehir:
    istanbul
    Bisiklet:
    Giant
    Seviye:
    drop bar ağrı yapmaz, yanlış ayar ağrı yapar..
     
    Uğur S. ve Murat B. bunu beğendi.
  4. chtaktag

    chtaktag Aktif Üye

    Kayıt:
    16 Nisan 2013
    Mesajlar:
    119
    Beğeniler:
    6
    Şehir:
    İstanbul
    Seviye:
    aynen öyle gerekli ayarlar yapıldığında çok rahattır
     
  5. -Paşa-

    -Paşa- askssy

    Kayıt:
    11 Aralık 2009
    Mesajlar:
    1.028
    Beğeniler:
    613
    Şehir:
    Malatya
    Bisiklet:
    Specialized
    Seviye:
    Ben de bu konuyu çok araştırdım.
    Yol gidonu Avrupa'dan ziyade Amerika'da daha popüler. Amerikalı turcular genelde asfaltta ve düzgün yollarda bisikletle seyahat yaptıklarından bisikletleri yol bisikletlerine biraz daha yakın. Örn. tekerleri daha ince, 28" jant ebatı, yol gidonu v.b. Avrupalılar ise daha sorunlu yollarda tur yapıyorlar Avrupa'da komşu iki ülkenin bile yol şartları birbirinden çok farklı. O nedenle daha çok kelebek gidon, 26" jant bisikletler (Surly, Santos, Koga'nın 26" ve 28" alternatifleri var) v.b. özellikleri tercih ediyorlar.
    Ben de Fuji Touring modelini ciddi olarak düşünen ve bu nedenle çok araştırma yapan biri olan Fuji'nin sitesindeki geometrileri araştırdım.
    [​IMG]
    Burda B değeri Fuji Touring'de diğer tur bisikletlerine göre daha kısa. Örneğin Ben Giant Escape kullanıyorum. Benim L boy bisikletimde bu değer 60cm. Fuji Touring'de L boyda 57.8cm, M'de 56.5 cm, ben adım uzunluğuma göre uygun kadro değerlerini araştırdığımda 88cm adım ( iç bacak boyu), boyum 180cm, Fuji'nin 54cm(M boy) bisikleti bana uygun oluyor. Ancak piyasada alınan şehir bisikletlerinde bana L kadro boyu oluyor. Dolayısıyla benim Giant bisikletimdeki B değer büyük olduğundan kelebek gidon takarak sürüş pozisyonumu biraz dikleştirmiş oluyorum.
    Fuji Touring'de ise B boyu dar olduğundan drop bar (yol gidonu) kullanınca sürüşümüz çok eğilmiyor ve sırt ağrıları olmuyor. Ayrıca maşa borusunun uzunluğu, gidon boynunun açısı ve tur için özel yapılmış drop barların açısı da tüm bu dezavantaj gibi görünen durumlarımı düzeltiyor.
    Bu yazdıklarımın hepsi araştırmalarım sonucu ulaştığım veriler ve benim görüşlerim. Kelebek gidon kullanıyorum. Ben asfaltta uzun yol yapmayı seven biriyim. Bu nedenle en kısa zamanda bir Fuji Touring, Trek 520, Cannondale Tour modellerinden birini (en ucuzunu) alcağım.
    Umarım faydalı olur. Hoşçakalın
     
  6. melih3576

    melih3576 Kıdemli Üye

    Kayıt:
    20 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    266
    Beğeniler:
    126
    Şehir:
    KASTAMONU
    Seviye:
    Bakın faydalı bilgiler gelmeye başladı,inanın buraya yazılanlar birçok kişinin karar vermesini etkileyecektir.Bisiklet (fuji touring) amacıma uygun diye düşünüyorum.Bugün Melsa bisikleti aradım ama açan olmadı,yarın tekrar arayıp ellerinde var mı soracağım.( 1 haftalık Sinop tatilinden sonra) detayları sizinle paylaşacağım...En kötü ihtimalle Ankara'ya 2 hafta sonra gidip Çankaya bayisinden detaylı bilgi alacağım.
    Sayın Pasa G. , bu bisikletler arasında en ucuz olanı kesin olarak Fuji Touring.Zaten Trek 520 Türkiye'ye gelmiyormuş maalesef.Diğerleri de gerçekten aşırı pahalı.Düşünsenize tur için daha çantalar ve malzemeler alınacak.Yani en az bir bisiklet tutarı kadar daha para olarak yolumuz var.Kolay gelsin turculara:)
     
  7. Ozan Duran

    Ozan Duran Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    16 Eylül 2012
    Mesajlar:
    677
    Beğeniler:
    696
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Drop bar gidonlar kullanışsız olsa yarış bisikletlerinde kullanılmazdı herhalde.
    Ağrıyı yapan gidonun kendisi değildir. Bisikletin kadro geometrisi ve oturuş açısıdır.
    Ayrıca drop bardaki tutma kombinasyonları düz gidona göre bir hayli fazladır, bu da ellerinizi dinlendirmek için daha fazla pozisyon demek.
     
  8. Abdullah.R

    Abdullah.R Forum Demirbaşı

    Yaş:
    54
    Kayıt:
    8 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    552
    Beğeniler:
    846
    Şehir:
    Kamiloba / İstanbul
    Seviye:
    Konuyla direkt alakalı olmasa da, öncelikle tura çıkmaya niyetlenen herkesin gözünü direkt üst uç tur bisikletlerine dikmesini anlamıyorum. Bu biraz da uzun yol tecrübe eksikliğinden kaynaklanan bir korku neticesinde "paranın satın alabileceği en iyi bisiklet" ile tura çıkma isteği olabilir. Üst uç bisikletler birkaç sene sürecek dünya turları için makuldür. Ama yurt içi veya Avrupa turları için bence aşırı bisikletler.

    Kendim için bir araştırma yaptım, şu an hiç bisikletim olmasa ne alırdım diye sordum ve sonuçta iki bisiklete ulaştım. Biri Salcano Sarajevo 700M (619 TL), diğeri Carraro 702 Grande (684 TL).

    http://www.bisikletforum.com/showthread.php?t=136478&p=1686183&viewfull=1#post1686183

    Fuji Touring ile Salcano Sarajevo arasında 2 kg fark var (eşit aksesuarlar ile). Fuji 2050 TL, çamurluk vs ile 2100 TL. Aradaki fark neredeyse 1500 TL. Şu anki bisikletim aksesuarlarıyla yüksüz 13.6 kg, yüklenince 50 kg! Sadece taşıdığım su 2 kg benim. Son tahlilde baktığım zaman, ben kendime bisiklet alıyor olsaydım (tur + işe gidiş + genel kullanım) kesinlikle ya Salcano Sarajevo alırdım, veya (aksesuarlı ağırlığı 15 kg altındaysa) Carraro 702 Grande alırdım. Bunun para yetip yetmemesiyle alakası yok. Parayı akıllıca harcamakla alakası var.

    3. dünya ilkelerini turlamak için kullanılan 26" tanklardan bahsetmiyorum bile. Eğer gerçekten tanka ihtiyacınız yoksa, tank ile turlamak bir eziyettir. Tank ile işe gitmekse mazoşizme teğet geçiyor. :) Hani bir tur tankına ihtiyacım olsa bile, özel imalat 26" tur tankı alacağıma gider sağlam bir 29er dağ bisikleti alıp, ona tur ekipmanları takarım, çok daha verimli olur. Üstelik fayda/maliyeti çok daha iyi olur. Çünkü tur tanklarının sürümü yok (aşırı kazık), sağlam dağ bisikletinin sürümü çok.

    Yukarıda yazdıklarım tamamen tur / commuter bisiklet seçimiyle ilgiliydi. Gidon seçimine gelirsek...

    Her "elmas geometri" (bildiğimiz klasik bisiklet geometrisi) bir olmadığı gibi, her drop-bar da bir değil. Bildiğim kadarıyla, yol ve CX drop-barları agresif sürüşü destekliyor ve efor harcamaya yatkın. Tur bisikletindeki drop-bar ise farklı bir amaçla var: Gereğinde aero pozisyon alabilmeye ek olarak, rahat sürüş ve farklı tutuş imkanları sunması. Yol yipi drop-barlar aşağı eğimli ve uzun boyunlu olurken, tur tipi olanların gövdesi yukarı bombeli ve nispeten kısa boyunlu oluyorlar. Ayrıca sele-gidon yükseklikleri arasındaki fark, yola göre çok az oluyor.

    Drop-bar gidonda 4 farklı tutuş imkanı var: Keyifli sürerken gövde, teyakkuzda sürerken fren kulecikleri (ikişer parmak frenlerde), tehlikesiz yolda havayı yarmak için dropların en altından, ve teyakkuzda veya aşırı hızlı hava yararken dropların en önünden (birer parmak frenlerde). Bunlardan son üçünde avuç içleri birbirine bakıyor ki, ellerin doğal ve sağlıklı duruş biçimi budur.

    Düz gidonlu tur bisikletlerinde de alternatif olarak bar-end (boynuz) veya kelebek gidon ile farklı tutuş imkanları sağlanıyor. Fakat onlar drop bar kadar iyi aero pozisyon veremiyorlar.

    Fuji'nin bar-end vitesleri hakkında yorum yapamayacağım çünkü hiç kullanmadım. Kullananlar, bir müddet sonra bar-end vitesin daha kullanışlı olduğunu söylüyorlar.
     
    S.Paker, Birhan K. ve Murat B. bunu beğendi.
  9. melih3576

    melih3576 Kıdemli Üye

    Kayıt:
    20 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    266
    Beğeniler:
    126
    Şehir:
    KASTAMONU
    Seviye:
    Abdullah Bey,verdiğiniz bilgilerin çoğuna katılmakla birlikte Salcano Sarajevo veya Carraro alırdım örneklerine çok fazla katılmıyorum(bu benim şahsi fikrim tabiki)Yanlışım varsa düzeltin memnun olurum tabiki,ancak bisiklet alırken benim düşüncem uzun yıllar binerek mutlu olmam ve bisikletimin bana sağlamış olduğu mutluluktur.Salcano Sarajevo veya Carraro gibi kendi çapında iyi olduğunu tahmin ettiğim bisikletlerin bir dünya markası olarak öğrendiğim Fuji Touring gibi dünyanın kabul etmiş olduğu bir tur bisikletinin sadece para ve kg olarak karşılaştırılması bana biraz doğru gelmedi.Görüşüm; uzun yolda bisikletin sağladığı (akıcılık,kullanım kolaylığı,kalite algısı,sorunsuzluk ve belki de ego tatmini:)) gibi unsurların bir arada olmasıdır.Verdiğiniz bilgiler bizler gibi turculuğun ucundan tutmaya çalışan bisikletseverler için aydınlatıcı olacaktır,saygılar...
     
    Birhan K. bunu beğendi.
  10. Abdullah.R

    Abdullah.R Forum Demirbaşı

    Yaş:
    54
    Kayıt:
    8 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    552
    Beğeniler:
    846
    Şehir:
    Kamiloba / İstanbul
    Seviye:
    Melih bey, tabi ki Fuji Touring ile Salcano Sarajevo'yu bir tutmuyorum. :) Ayrıca Fuji'nin tek artısı ağırlığı da değil - komponent farkları da var. Ancak fayda/maliyet de göz ardı edilemeyecek kadar mühim seçim kriterlerinden biri. Yukarıda verdiğim linkte seçim kriterlerimden bahsetmiştim zaten.

    İlk tura 26" bir tur tankı ile çıkmayı (Koga, Santos, vb), hele bu bisikletle işe gitmeyi, genel amaçlı kullanmayı hiç tasvip etmiyorum. Bana hiç makul gelmiyor. Ama Fuji Touring hem tur, hem işe gidiş, hem genel kullanım için sexi bir bisiklet. Bunda mutabıkız. :)

    Ne var ki, fayda/maliyet faktörünü de işe katınca, Fuji'nin artıları o fiyat farkını hak etmiyor bence. Benimki şahsi tercihtir ve gerekçeleri de yukarıdaki linkte açıklanmıştır. Sizin Fuji tercihinize de saygı duyarım - belli bir açıdan bakınca makul bir seçim sonuçta.
     
  11. -Paşa-

    -Paşa- askssy

    Kayıt:
    11 Aralık 2009
    Mesajlar:
    1.028
    Beğeniler:
    613
    Şehir:
    Malatya
    Bisiklet:
    Specialized
    Seviye:
    Abdullah abi senin ısrarlı tavsiyelerini okudukça bende merak uyandı. Salcano Sarajevo inceleme fırsatım oldu. Kadro+maşa dediğin gibi Fuji Touring'den pek farkı yok. Açılar da malzeme kalitesi de iyi bir tur bisikleti olur izlenimi veriyor.
    Ancak şurada sana katılmıyorum.
    1- Gidon, gidon boğazı kesinlikle değişmeli. Çünkü onlar da çelik ve çok ağır.
    2- 15 kg'nin altında gibi görünmüyor. Tam tartmadım ama bence daha ağır.
    3- Vites sistemi, fren kolları v.s. teknik parçalar kesinlikle adamı yolda bırakır.
    Dolayısıyla bunlar değişince maliyet artacaktır. Ayrıca tüketici açısından sadece fiyat, performans, kalite gibi faktörler yetmiyor. Psikolojik faktörleri de unutmamak gerekir. Örneğin bir gruba dahil olma arzusu, bir markayı kullanma eğilimi, öz tatmini için markaya ve herkesce kabul görmüş bir ürüne sahip olma psikolojisi. v.b.

    Sonuç olarak tur bisikleti yapacaksak.bisikleti kadro set olarak düşünebiliriz. Diğer türlü sadece çok sağlam ulaşım ve piknik bisikleti olur.
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 29 Haziran 2014
  12. Abdullah.R

    Abdullah.R Forum Demirbaşı

    Yaş:
    54
    Kayıt:
    8 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    552
    Beğeniler:
    846
    Şehir:
    Kamiloba / İstanbul
    Seviye:
    Öncelikle teknik veriler:

    Salcano Sarajevo 700 M
    Carraro 702 Grande
    Fuji Touring

    Salcano Sarajevo çamurluk + aksesuarlarıyla birlikte 14.67 kg. Fuji Touring ağırlığı verilmemiş ama bir kullanıcıdan 12 kg (çamurluksuz, aksesuarsız) olduğunu öğrendim. Carraro 702 Grande ise aluminyum kadro, fakat ağırlığı meçhul - bilen biri söylerse makbule geçecek.

    (1) ve (2)'nin cevapları aynı. Salcano web sitesindeki teknik verilere göre, bisikletin bahsettiğiniz çelik gidon ve boğazla (+ çamurluk, zil, zincir koruma, ön sepet) toplam ağırlığı 14.67 kg. Bunu zaten baştan kabullendikten sonra parçaların ayrıca tek tek ağırlıklarını tartmanın gereği kalmıyor. Zira çelik gidon boğazı ilave bir dezavantaj getirmiyor. Zaten o parçalar ağır olduğu için bisiklet 14.67 kg. :)

    (3) Komponentler konusunda bir miktar haklısınız ama tam aynı düşünmüyorum. Çünkü alt düzey de olsa kaliteli, markalı komponent kullanmışlar. Bunu adi çelikten kadrolu, bilyasız plastik pedallı, preslenmiş sacdan mamul vitesli, no-name market bisikletiyle karıştırmamak lazım. Alt düzey bir Shimano parça, düzgün kullanıldıktan sonra senelerce hizmet görür. Temel kaliteden taviz vermedikçe, alt düzey komponent belki biraz daha ağır olur, biraz daha kısa ömürlü olur, ama dediğiniz gibi adamı yolda bırakmaz. Ayrıca Fuji'nin de bazı parçaları ilk defa duyduğum markalar, bazıları da markasız (mesela "alaşım" hub, pedal, fren kolu).

    Parça değiştirme konusunda da biraz farklı düşünüyorum. Parça değiştirmek, bisikletin fayda/maliyet oranını hemen ve çok kötü bir şekilde bozar, dolayısıyla parça değiştirmekten yana değilim. Parçasını değiştireceğim bisikleti baştan almam, aldığımı da değiştirmem, sadece rötuş yaparım.

    Öte yandan, benim "kesinlikle Salcano Sarajevo alırdım" ifadem de abartılı olmuş. Biraz daha detaylı inceleme gerekiyor aslında. Mesela özellikle şunu merak ediyorum:

    Kadro: Salcano "Hi-Ten" (high tensile steel) kullanmış. Şimdi bu "hi-ten" terimi biraz spekülatif. Uyduruk merdiven altı imalatçılar da adi çelikten kadroya "hi-ten steal" (yazım hatasına dikkat :)) diyorlar. Salcano gerçek hi-ten kullanıyordur ama yine de Fuji'nin kullandığı çelik ("Elios 2" nedir bilen var mı?) daha iyi olsa gerek. Çeliğin kalitesi ve geometrinin uygunluğu, nihai olarak kendini ağırlık ve rijiditede gösteriyor. Dolayısıyla ben neticeye (ağırlık ve rijiditeye) bakarım. Ağırlık farkını zaten biliyoruz, geriye kadronun esnemezliği kalıyor. Esneyen kadro kötüdür, sürücünün gücünü emer. Her iki bisikleti de duvara 45 derece dayayıp, pedal an altta iken pedalın üstünde ayağa kalkacakmış gibi abanmak ve kadronun orta göbek bölgesinin yana doğru ne kadar esnediğine bakmak lazım. Bunu görmeden her iki bisiklet hakkında da bir şey demek erken olur.

    Salcano ile Fuji arasındaki diğer farklar:

    * Fuji maşasında ön yüklük (low-rider) için gerekli bağlantı yerleri mevcut, Salcano'da bu yok. Low-rider yüklük, hem yükün dengeli dağılımı için, hem de stabilite açısından büyük nimet. Tek set çanta taşımam gerektiğinde çoğunlukla ön çantaları takıp arka yüklüğü boş bırakıyorum. O derece yani. Öte yandan bağlantı delikleri istemeyen (kelepçeli) low-rider yüklükler de mevcut. Ne derece sağlıklıdır bilmiyorum gerçi.

    * Gidon. Fuji'nin gidonuna diyecek bir şey bulamıyorum. Salcano Sarajevo'nun gidonuna mutlaka bir bar-end takmak lazım. (Gidonu komple değiştirmekten yana değilim.)

    * Fuji'nin ön+arka toplam vites aralığı %571. Salcano'nun vites aralığı meçhul. En az %400 beklerim.

    * Salcano'nun ön sepeti, bisiklete biraz fazlaca amatör havası veriyor. Sizin "piknik bisikleti" tanımlamanızda bunun da rolü olduğunu sanıyorum. Turlarda o sepeti sökmek lazım ama işe giderken ve şehir içi kullanımlarda -amatörce bir görüntü verse de- sepet işe yarayabilir.

    * Suluk kafesleri için bağlantı yerleri Fuji'de var. Salcano'da göremedim.

    * Salcano ve Carraro jantları 36 telli (sağlam). Fuji jantları 32 telli ve bence yetersiz. Tur bisikletinde arka jant sağlamlığı en mühim konulardan biri oysa.

    Not: Tüm bu karşılaştırmalar Salcano Sarajevo kadar Carraro 702 Grande için de geçerli. Ancak, Carraro'nun ağırlığı meçhul olduğu için kenarda tutuyorum. 15 kg altındaysa Carraro da konuya dahil, yoksa çöp.
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 29 Haziran 2014
  13. Abdullah.R

    Abdullah.R Forum Demirbaşı

    Yaş:
    54
    Kayıt:
    8 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    552
    Beğeniler:
    846
    Şehir:
    Kamiloba / İstanbul
    Seviye:
    Psikolojik tatmin konusunda da biraz farklı düşünüyorum. :)

    Eni konu bu bir bisiklet - yat değil, jet değil. İki tekerlekli dünyanın en basit vasıtasından psikolojik tatmin nasıl alınır ben bilmiyorum. Ben sadece teknik ve optimal denge açılarından değerlendiririm bir bisikleti. Hadi biraz da artistik zevk koyayım üstüne.

    Hani fayda/maliyet gözardı edilerek, salt mükemmellik için bir bisiklet modifiye edilir, bundan teknik, mesleki, veya ne bileyim sanatsal bir haz alınır, onu anlarım. Ama kendimi mesela bir Merida kullanıcı grubuyla veya ne bileyim Adidas markasıyla özdeşleştirerek bundan kendime bir paye çıkarabiliyorsam, bundan tatmin duyuyorsam mutlu oluyorsam, o zaman benim daha başka (ve daha derin) kişisel problemlerim var demektir. :)

    Şahsi düşüncemdir, beni bağlar.
     
  14. Ozan Güneri

    Ozan Güneri City cyclists

    Kayıt:
    17 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    570
    Beğeniler:
    527
    Şehir:
    İstanbul-Çekmeköy
    Bisiklet:
    Merida
    Seviye:
    Abdullah bey biz Türkler biraz garanticiyiz galiba.Aman yolda zincir atmasın getir yaban,aman arka dişli kırılmasın gelsin slx,aman lastik patlamasın maraton tak.Durum aynen budur ve kendim içinde geçerlidir.
     
  15. Abdullah.R

    Abdullah.R Forum Demirbaşı

    Yaş:
    54
    Kayıt:
    8 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    552
    Beğeniler:
    846
    Şehir:
    Kamiloba / İstanbul
    Seviye:
    Ozan bey, komponentler konusunda garantici düşünmemek lazım bence. Çünkü çok nadir arıza çıkarırlar ve bu genellikle eve/işe yakın bir yerlerde olur (çünkü tur bisikleti bile çoğunlukla bu bölgede kullanılır). Tam turda zincir atması veya ruble kırılması çok çok nadir olur. O zaman da bisikleti 5-10 km itmekten hiç gocunmam. Sırf bunu garantiye almak için kılımı kıpırdatmam. En iyi fayda/maliyeti hangi komponent veriyorsa gider onu alırım. (Genellikle orta seviye komponentler öyle oluyorlar - çok ucuzu da, çok pahalısı da düşük fayda/maliyete sahip oluyorlar.)

    Ancak lastik konusu farklı. Sık patlayan lastik turun tadını kaçırır, işe gidişi ise sakatlar. Bir de, lastik kalitesi arttıkça patlak direnci ve aşınma direnci beraber artıyor(*), yani patlamayan lastiğin fiyatı yüksek olsa da, ömrü de uzun oluyor ve fayda/maliyeti yaklaşık aynı - hatta daha iyi oluyor.

    (*) IRC müstesna. Dağ bisikletime IRC marka lastik aldım, patlak koruması yok. Rubena gibi uyduruk çerçöpten patlamıyor ama yine de ciddi dikenlerden patlıyor. Patlıyor ama Marathon gibi uzun ömürlü mübarek. Aşınmak nedir bilmiyor. Marathon yerine, IRC + Slime iyi bir alternatif olabilir.
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 29 Haziran 2014
  16. Abdullah.R

    Abdullah.R Forum Demirbaşı

    Yaş:
    54
    Kayıt:
    8 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    552
    Beğeniler:
    846
    Şehir:
    Kamiloba / İstanbul
    Seviye:
    Arkadaşlar uzun yolu gözünüzde çok büyütmeyin, hazırlıkları abartmayın derim. Bunu sadece bu başlık kapsamında demiyorum, tura ilk defa çıkmaya niyetlenen herkes için söylüyorum. :)

    Bisikletiniz ve ekipmanınız ne olursa olsun, turlarda başınıza tatlı acı şeyler gelecektir, bu işin tadı tuzudur, maceranın gereğidir. Dağ başında suyunuz biter, lastiğiniz patlar, konaklayacak yer bulamazsınız, vs. Çok çok nadiren de teknik bir arıza olabilir. Turdayken ciddi teknik arıza başıma hiç gelmedi. Genellikle ufak tefek arızalar oluyor. Gidon gevşemişti, çamurlukları tutan teller kırıldı bol bol (kaynak yaptırdım hep), stabilizeye yükle girince jant teli kırıldı (arka tekerin çok sağlam olması lazım)... aklıma başka bir şey gelmiyor.

    Öyle zincir kopması, ruble kırılması, aynakol yamulması... bunlar onbinde bir olur (bende hiç olmadı). Ekipman da öyle. Daima ufak tefek sıkıntılar olur ama büyük sıkıntılar olmaz. En iyi bisiklet ve en iyi ekipman, hiç bir zaman motivasyonun, özgüvenin ve macera heyecanının yerini dolduramaz.

    Hazırlık lazım ama abartmamak lazım. Bakın ilk turumu hatırlıyorum, senelik iznimi almıştım, hiç bir planım yok. Bisikletle İstanbul'dan güney sahillerine gitmek bir an aklıma geldi ve ertesi gün alelade bir spor çantaya aklıma gelen eşyaları (genellikle giysi) tıkıştırıp, çantayı arka yüklüğe iplerle bağlayıp yola çıktım. Göbekten 3 vitesli kontra-pedal çelik kadrolu bir şehir bisikletiydi. Çanakkale üzerinden Ege kıyılarını mümkün mertebe denize sıfır takip ederek Bodrum'a kadar gittim. Hiç bir arıza çıkarmadı. Benim acemiliğim ve tecrübesizliğim sebebiyle bir çok aksiliklerle karşılaştım, ama hiç biri aşırı zor değildi. Bir defasında yoğun sağanağa yakalandım, yanımdaki en uygun giysi trençkot yağmurluktu. :) Çadır falan hiç bir şeyim yoktu, pansiyonlarda kaldım. Lastik tamir kitim yoktu, patladığında en yakın benzinciye kadar bisikleti elde götürüp tamir ettirdim. Km saatim bile yoktu ne kadar yol yaptığımı bilmiyorum. Tamam ben sıfır hazırlıkla, sıfıra yakın kondisyonla ve çok uygunsuz bir bisikletle, spontane olarak tura çıktım ve bunun bedelini de ödedim. Fakat gördüm ki, uzun turlamak hiç de öyle zor bir şey değil, yeter ki bisikletle yolda olmanın hazzını yaşıyor olun. Bunu yaşamıyorsanız, en ufak problemler bile moral bozucu zor işler haline gelir.

    Demem o ki, düzgün bir bisiklet seçin, ama üst uç bisikletten boşuna medet ummayın. Düzgün ekipman edinin ama Katmandu'ya gidiyormuş gibi hazırlanmayın. Hem paranıza hem zamanınına yazık. Daha mühimi, hazırlıklara aşırı yoğunlaşınca insan ister istemez bisiklet ve ekipmandan medet umar hale geliyor ve insanın kendi sağlamlığı, öz güveni, motivasyonu gölgede kalıyor. Oysa tura başlatan da, yaptıran da, bitirten de o motivasyon ve özgüven. Bunlar varsa eli yüzü düzgün her bisiklet ve her ekipman turu yaptırır. Bunlar yoksa, demir ve plastikten medet ummayın. :)
     
  17. Turan Babacan

    Turan Babacan Bisikletkolik

    Yaş:
    37
    Kayıt:
    18 Aralık 2013
    Mesajlar:
    1.460
    Beğeniler:
    1.453
    Şehir:
    İzmir
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    Bence bizim insanımız aşırı aç gözlü olmaya başladı. Birine emek harcatıp iş yaptıracak cebinden para çıkmaz ama bir şey mi alacaksan en gösterişlisi olsun en yenisi olsun. Bir sürü insan tanıyorum. Galaxy S serisi çıktı hemen alayım taksitle. Ana iphone çıktı yeni satayım galaxy i alayım iphone. o ba 41 mp kameralı Nokia Lumia. satayım iphone u alayım Lumiayı. Yeni 3.500 TL ye külüstür bir ford aldı. Hemen gidip kredi çekip 4.000 TL lik jant taktı. Araç dökülüyor jantlar yakıyor. :D 7,500 TL ye adam akıllı bir şey al işte. Yok jantlarla yakacak ortalığı. 5-6 Sene önce ben kendi bilgisayarımı yeniledim. 400 TL ye arkadaşın renosu vardı 3000 TL lik bilgisayar yaptı 4.000 TL lik. Film seyrediyor, internette geziyor, mynette king, okey oynuyor sadece. Sana 400 Tl lik bilgisayar bile aşırı işini görür bu parçalara gerek yok dedik ama dinletemedik. Bütün parçalar dışardan geldi aldı bilgisayar dergisini testlerde en iyisi hangisi onu aldı. Sırf ekran kartı 875 TL di. Şimdi 500 TL vermiyorlar bilgisayarına Benim aldığım bilgisayar da 250-300 TL den alıcısı var. Elimde nakitim yok diye bekletiyorum. DDR4 lerin çıkışla değiştirecem üzerine eklerim azcık gene hallederim. Parayı zor kazananlar bas parayı en kralını al mantığıyla ancak boşa eşşek gibi çalışırlar. deli gibi parası olupta artık nereye harcıyacaklarını şaşıranlara lafım yok.
     
    Abdullah.R ve BFOkuru bunu beğendi.
  18. MUSA Ç.

    MUSA Ç. Kıdemli Üye

    Kayıt:
    15 Aralık 2013
    Mesajlar:
    337
    Beğeniler:
    437
    Şehir:
    Şile / İstanbul
    Bisiklet:
    Trek
    Seviye:
    carraro 702 grande 'nin ağırlığı 16.15 kg. jantlar 36 telli ama tek kat. çok sağlam değil.6 aylık kullanımım oldu jantlar pek güven vermedi.
     
    Abdullah.R bunu beğendi.
  19. Abdullah.R

    Abdullah.R Forum Demirbaşı

    Yaş:
    54
    Kayıt:
    8 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    552
    Beğeniler:
    846
    Şehir:
    Kamiloba / İstanbul
    Seviye:
    Bilgiler için teşekkür ederim. Böylece Carraro'yu da eledim, geriye tek Salcano Sarajevo 700 kaldı şimdilik. 700M erkek tipi, 700L bayan tipi, Sarajevo'nun bir de 26L bayan modeli var, çocuklar ve kısa boylu bayanlar için ideal. Hepsi de aynı fiyat. Tam aile seti yani. :)