Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Ferhan Şensoy'dan "Son Ders"

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında gatila tarafından paylaşıldı.

  1. gatila

    gatila Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    9 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    667
    Beğeniler:
    960
    Şehir:
    çerkezköy
    Seviye:
    beyazperde'den alıntı:

    [​IMG]

    Tür : Dram / Komedi
    Gösterim Tarihi : 8 Şubat 2008
    Yönetmen : Mustafa Uğur Yağcıoğlu , Iraz Okumuş
    Yapım : 2007, Türkiye


    Oyuncular

    Ferhan Şensoy , Ece Uslu , Kaan Urgancıoğlu , Durul Bazan

    “Hayatta söylemek istediklerini, duygularını, sevdiğini söylemeyi erteleme. Çünkü hayat planladığın gibi gitmeyebilir, yarın hiç olmayabilir.”

    Yurt dışından gelen bir Türk öğretim görevlisinin üniversiteli gençlere öğretecekleri, okuldaki müfredatla sınırlı kalmayacaktır. Oysa iddiasızdır bu yeni hoca; “İlk dersimiz kimsenin buradan alınacak derse ihtiyacı olmadığı”diye başlar. Ancak öğrencilerin ve özellikle de bir tanesinin onu fark etmesi ile bambaşka bir dünya açılır önlerinde.

    Saffet Hoca’nın, geçmişinin açığa çıkmasıyla birlikte üniversite öğrencisi Ulaş ile hayatı garip bir şekilde kesişir.
     
  2. gatila

    gatila Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    9 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    667
    Beğeniler:
    960
    Şehir:
    çerkezköy
    Seviye:
    Sn.Ali Ercivan'ın eleştirisi:
    http://beyazperde.mynet.com/sinekritikdetay.asp?id=1613

    Ali Ercivan aslında tam olarak noktayı koymuş, bize söz bırakmamış. Ama başlığı açmış bulunduk, kelam etmezsek olmaz :)

    Evet, karşımızda bir başyapıt yok, hatta çok iyi bir film bile değil. Eksikleri var, ben bunların detayına girmeyeyim, zaten dediğim gibi Ali Ercivan çok güzel anlatmış. Ben güzelliklerinden bahsedeyim izninizle. Ve yine izninizle Ferhan Şensoy'a olan hayranlığım ve saygım nedeniyle taraflı olacağım biraz.
    Zaten Ferhan Şensoy filmlerinde mükemmeli hedeflemiyor. Ama çok eğlenceli, çok renkli ve sıcacık oldukları kesin. Bu da öyle olmuş.

    Filmin bir kolunda siyaset var.
    12 eylül döneminde başlıyor film. Sol örgüt üyesi 5 gencimiz polis tarafından yakalanacakken ayrılıp kaçıyorlar. Ama bu arada yıllar sonra tekrar buluşmak için sözleşmeyi ihmal etmiyorlar. Nitekim herkes kendi hikayesini yaşadıktan sonra buluşuyorlar da. Herkesin kendi hikayesi için kendi mazereti de var. Mazeret üretmeyip yolundan şaşmayanı da var. Ama yolundan şaşmayanı kaldırıp bulutların üstüne koymuyor film. "Kitapları arasında özentisiz ve mütevazı hayat yaşayan mı daha faydalı oldu topluma, yoksa hayatın sürüklemesine kapılıp yürüyen ve holding patronu olan mı?" diye sormaktan da çekinmiyor.

    Filmin diğer bir kolunda aşk var.
    Sosyalizmden bahsediyor, çevrecilikten, eşitlikten, özgürlükten, haklardan...
    Ama konu aşk olunca herşey durur diyor:
    "Aşk, bir kişinin dünyanın geri kalanından daha önemli olmasıdır"

    Diğer bir kolda ise üniversite hayatı, gençlik...
    renkli, eğlenceli, hoş, esprili... ve aşkla içiçe tabi

    Filmin üç kolunda bunlar varken, merkezde ise üniversite öğretmenimiz ve onun hayat dersi var:
    "Yaptıklarımızdan değil, sadece yapmadıklarımızdan pişman oluruz. Her günün son gününmüş gibi yaşa"

    Aslında Ferhan Şensoy üniversitedeki ilk derste öyle bir giriş yapıyor ki:
    "Bu derste önce size verilen bilgiye itiraz etmeyi öğreneceksiniz"
    Zannediyorsunuz ki tüm birikimini bombardıman gibi yağdıracak, ders üstüne ders alacağız, notlarımız sayfalar dolusu olacak.
    Öyle olmuyor. Üniversite gençliği arasında fazla dolanıyor, bazı konulara gereksiz takılıp kalıyor, çok tekrar ediyor, zaman kaybediyor film. Bu eksiklerinden biri.
    Sıklıkla aynı konulara vurgu yapıyor: Aşkın yüceliği ve her günü son gün gibi yaşamak, yarına ertelememek.

    Eh, zaten başka şeyler beklemenin gereği var mı?
    Zaten hayatın en önemli dersleri bunlar değil mi?

    İzleyin derim. Beğeneceksiniz.
    Benim gözümde film bir yana, Ferhan Şensoy bir yana. Duruşu, bakışı, gülümsemesi ile bana çok şey anlatıyor.
    "Çok şey gördüm hayatta" diyor, "Çok şey de yaptım. Boşuna geçirmedim bu ömrü. Neye neden inandığımı, neyi neden yaptığımı gayet iyi bilirim. Şu yaşımda aynanın karşısına geçtiğimde gururla ve kaçırmadan gözlerimin içine bakabiliyorum" diyor. İdolüm benim be :)
     
    Serdar TEBER ve serhad bunu beğendi.
  3. Hasan Çağri

    Hasan Çağri Onursal Üye

    Kayıt:
    12 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    4.584
    Beğeniler:
    4.962
    Şehir:
    Bostancı, İstanbul
    Bisiklet:
    Specialized
    Seviye:
    Çok büyük şeyler bekleyerek gittiğim ve karşılığını aldığım bir film... Hayatın gerçekleri ni çok güzel anlatıyor...
     
    gatila bunu beğendi.
  4. Serdar TEBER

    Serdar TEBER Bisikletkolik

    Kayıt:
    29 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.215
    Beğeniler:
    1.366
    Şehir:
    Ankara, Antalya
    Seviye:
    Bilgilendirme için çok teşekkürler. Çocukluğumdan beri çok keyif aldığım bir insan Ferhan Şensoy. Eski bir yılbaşı gecesi televizyonda bölümler halinde gösterilen "Mesela Muzaffer" tiplemesini hala unutamam. Bu filme de mutlaka gideceğim.