Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Etkileyici Bir Hikaye

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında Celasin Telli tarafından paylaşıldı.

  1. Celasin Telli

    Celasin Telli Kıdemli Üye

    Kayıt:
    13 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    255
    Beğeniler:
    274
    Şehir:
    istanbul-anadolu
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Daha önce yayınlandı mı bilmiyorum,arattım bulamadım. Okumanızı öneririm.

    Ne yapardiniz? Karari siz verin. Komik bir cümle beklemeyin, çünkü yok.
    yine de okuyun. Sorum şu: Aynı kararı siz verir miydiniz?

    Okuma ve öğrenme zorluğu çeken çocuklara özel eğitim veren bir okul icin bağıs toplama yemeğinde, çocuklardan birisinin babası katılımcılar tarafından asla unutulmayacak bir konuşma yaptı. Okula kendini adamış öğretmenleri kutladıktan sonra şöyle bir soru sordu: 'Dışardaki etkenler tarafından etkilenmedikçe doğa herşeyi mükemmel bir şekil ve sırada yapıyor. Ama yine de oğlum Shay, diğer çocukların öğrendikleri gibi öğrenemiyor. Diğer çocukların anlayabildikleri gibi anlayamıyor. Oğlumda doğal olması
    gereken şeyler nerede?'

    Bu soru karşısında dinleyiciler sessiz kaldılar.

    Baba devam etti. 'Ben inanıyorum ki, dünyaya fiziksel ve zeka engelli Shay gibi bir çocuk geldiğinde, gerçek insan doğası kendini gösterme fırsatını buluyor ve bu da insanların o çocuğa davranış şekillerinde kendini gösteriyor.'

    Ve sonra aşağıdaki hikayeyi anlatmaya başladı:

    Shay ve babası bir gün parkta Shayin tanıdığı birkaç çocuğun baseball oynadıklarını gördüler.
    Shay sordu, 'Acaba oynamama izin verirler mi?'
    Shay'in babası çoğu çocuğun Shay gibi bir çocuğun takımlarında oynamasını istemeyeceklerini ama aynı zamanda eğer oğluna izin verirlerse oğlunun o çok ihtiyacını duyduğu, engellerine rağmen başkaları tarafından kabul edilmenin özgüveni ve sahiplenme duygusunu vereceğini de biliyordu.
    Shay'in babası çocuklardan birinin yanına yaklaştı ve (fazla birşey
    beklemeyerek) Shay in oynayıp oynayamayacağını sordu. Çocuk şöyle danışabileceği birilerine baktı ve sonra 'Şu anda 6 sayı gerideyiz ve oyun sekizinci turunda. Herhalde takıma girebilir ben de onu dokuzuncu turda vurucu olarak sokmaya çalışırım' dedi.

    Shay büyük bir gayretle takımın yanına gitti ve yüzünde kocaman bir gülümseme ile takım t-shirtini giydi. Babası gözünde yaş, kalbi sıcak duygularla dolu onu izledi. Çocuklar oğlunun kabul edilmesinden dolayı babanın mutluluğunu gördüler. Sekizinci turun sonunda Shay'in takımı birkaç puan kazandı ama hala 3 sayı gerideydi. Dokuzuncu turun başında Shay eldiveni eline geçirdi ve sağ açık sahaya çıktı. Ona doğru hiç top isabet etmemesine rağmen oyunda olmaktan son derece mutluydu ve babasının ona tribünlerden el salladığını gördüğünde yüzünde kocaman bir gülümseme vardı.
    Dokuzuncu turun sonunda Shay'in takımı yine puan kazandı. Şimdi bütün kaleler doluydu, oyunu kazanma şansı ortaya çıkmıştı ve topa vurma sırası Shay'e gelmişti.

    Bu noktada Shay'in vurucu olmasına izin vererek oyunu kaybetme riskini mi almalıydılar? Şaşırtıcı bir hamleyle Shay'e sopayı verdiler. Herkes topa isabet ettirme şansının sıfır olduğunu biliyorlardı çünkü bırakın topa vurmayı Shay sopayı bile elinde tutmasını bilmiyordu.

    Ama Shay sahaya çıktığında top atıcı, diğer takımın kazanma şanslarını bir kenara bırakarak Shay'e bu fırsatı tanıdıklarını görünce birkaç adım öne giderek yumuşak bir şekilde topu Shay'e doğru fırlattı. İlk topa Shay zorlukla sopayı savurdu ama ıskaladı. Atıcı tekrar birkaç adım öne doğru geldi ve topu yine yumuşak bir şekilde Shay'e doğru attı. Shay sopayı savurdu ve hafifçe topa dokunarak yere atıcıya doğru vurdu.

    Oyun şimdi bitecekti. Atıcı topu yerden aldı ve ilk kaledeki adamına
    kolaylıkla atabilecek ve Shay'i sobeleyerek oyunu bitirebilecekti.

    Ama atıcı topu aldı ve ilk kaledeki adamının başının üzerinden diğer takım arkadaşlarının erişemeyeceği yere fırlattı.
    Tribünlerdeki herkes ve iki takımda bağırmaya başladılar, 'Shay, ilk kaleye koş, ilk kaleye koş!' Shay hayatında hiç bu kadar uzağa koşmamıştı ama ilk kaleye gidebildi. Şaskınlıktan büyümüş gözleriyle yere çöktü.

    Herkes bağırmaya devam etti, 'İkinci kaleye koş, ikinci kaleye koş' Nefes nefese Shay zorlukla ikinci kaleye koşabildi. Shay ikinci kaleye geldiği sırada açık sahada diğer takımdan biri topu almıştı ... takımın en küçüğü olan bu çocuk kahraman olma şansını elinde tutuyordu. Topu ikinci kaledeki adamına atabilirdi ama top atıcısının niyetini anladığından o da kasıtlı olarak topu üçüncü kaledeki arkadaşının başının üzerinden attı.

    Herkes bağırıyordu, 'Shay, Shay, Shay, bütün yolu koş Shay'

    Karşı takımdan birinin yardım ederek onu üçüncü kaleye doğru döndürmesiyle Shay üçüncü kaleye koşabildi, 'Üçüncüye koş! Shay, üçüncüye koş!'

    Shay üçüncüye gelirken diğer takımdakı çocuklar ve seyirciler ayağa
    kalkmışlardı ve bağırıyorlardı, 'Shay, hepsini koş! Hepsini koş!' Shay
    hepsini koştu ve oyunu takımı için kazanan bir kahraman olarak herkes tarafından alkışlandı.

    'O gün', dedi babası, gözlerinden yaşlar aşağıya doğru süzülerek,
    'iki takımdaki çocuklar da dünyaya bir parça sevgi ve insanlık getirmeyi başardılar'.

    Shay bir sonraki yaza yetişemedi. O kış öldü. Bir kahraman olduğunu ve babasını mutlu ettiğini ve eve geldiğinde annesinin de gözyaşları içinde onu kucakladığını asla unutmadı.



    Bilgin bir adam bir zamanlar demişki: Her toplum, kendilerinden daha az şanslı olanlara nasıl davrandığıyla değerlendirilir.
     
  2. mathcup

    mathcup Kıdemli Üye

    Kayıt:
    1 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    263
    Beğeniler:
    179
    Şehir:
    İZMİR
    Seviye:
    Çok güzel bir hikaye etkilendim gerçekten paylaşım için sağol.
     
    Celasin Telli bunu beğendi.
  3. Celasin Telli

    Celasin Telli Kıdemli Üye

    Kayıt:
    13 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    255
    Beğeniler:
    274
    Şehir:
    istanbul-anadolu
    Bisiklet:
    Cannondale
    Seviye:
    Rica ederim.
     
    Sercan Sözer bunu beğendi.
  4. Sercan Sözer

    Sercan Sözer Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    14 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    515
    Beğeniler:
    340
    Şehir:
    İstanbul/Tuzla
    Adı:
    Sercan S.
    Bisiklet:
    Salcano
    Seviye:
    Ellerine sağlık.Gözlerim doldu.:eek:
     
    Celasin Telli bunu beğendi.
  5. Berkan Çifçi

    Berkan Çifçi Aktif Üye

    Kayıt:
    18 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    103
    Beğeniler:
    42
    Şehir:
    Ankara/Batıkent
    Seviye:
    inşallah gerçek bir hikayedir de böyle insanların olduğunu düşünüp mutlu olurum. bizim ülkemizde bu olayın olabileceğini sanmıyorum
     
    Celasin Telli bunu beğendi.
  6. ali karagönlü

    ali karagönlü Bisikletkolik

    Kayıt:
    4 Mart 2009
    Mesajlar:
    1.063
    Beğeniler:
    708
    Şehir:
    !Denizli-Horozkent!
    Seviye:
    Böyle arada çıkan güzel hikayelerin olması, beni uzuaklara götürmeye yetiyor...
     
    Celasin Telli bunu beğendi.
  7. Raven_35

    Raven_35 Onursal Üye

    Kayıt:
    23 Kasım 2006
    Mesajlar:
    2.426
    Beğeniler:
    1.886
    Seviye:
    Çok güzel bir hikaye.İnşallah böyle hikayeler,hikaye olmaktan çıkar gerçeğe dönüşürler.Paylaşım için teşekkürler.
     
  8. Kubilay Demirtaş

    Kubilay Demirtaş Üye

    Kayıt:
    19 Eylül 2009
    Mesajlar:
    74
    Beğeniler:
    54
    Şehir:
    İzmir / Bostanlı
    Seviye:
    Güzel bir hikaye. Anlayana ve ders çıkarana.
    Paylaşım için teşekkürler