Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Eskişehir - Şelale Park tek başıma 28 Nisan 2010

Konu, 'Şehiriçi Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında Ahmet Can Yakışır tarafından paylaşıldı.

  1. Ahmet Can Yakışır

    Ahmet Can Yakışır Forum Bağımlısı

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    8 Kasım 2008
    Mesajlar:
    734
    Beğeniler:
    1.016
    Şehir:
    Denizli
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    herkese merhabalar

    biliyorum, uzun süredir ortalarda yoktum ama bir gözüm bunca aydır hep forumdaydı. turlara ve organizasyonlara yeniden katılmaya başlamak için havaların düzelmesini bekliyordum ki, geçtiğimiz haftayı kapsayan sınavların henüz başındayken kafa dağıtmak için bisikletime atlayıp öylesine dolandığım bir gün "ne varmış ki burada" diyerek daldığım ara sokaklarda, bir "Şelale Park" tabelası görmüştüm ve acayip merak etmiştim. o gün sınavlara çalışmam gerektiği için oraya çıkmaya vaktim yoktu, ama katılacağım turlar için sağlam bir antrenman olurdu ve kesin epey de eğlenirdim :) böylece, ilk fırsatta oraya çıkmayı kafaya koymuş oldum.

    26 nisan pazartesiden, 28 nisan çarşambaya kadar birbirinden ağır 5 tane sınava girdikten sonra; geriye sadece cuma günü çerez bir sınav kalmıştı ve perşembe günü kahvaltıdan sonra oraya çıkıp, öğlen sıcağında da aşağı inmeyi planlıyordum. bu arada merak edip biraz araştırmış ve adalar'a bakan evimin balkonundan oranın göründüğünü öğrenmiştim. ben de çarşamba akşamüstü, sınavların zor kısmının bitmiş olmasının verdiği rahatlamayla balkonda keyif yaparken, aşağıdaki fotoğrafta kırmızı yuvarlak içinde duran o tepeyi uzaktan izliyordum :)

    [​IMG]

    bir süre bakıştıktan sonra, saate baktım. saat "şelale park"ı "çok geç değil" geçiyordu :D böylece ani bir kararla yerimden fırlayıp, atladım bisiklete...

    tırmanış odunpazarı'nda başlayacaktı, oraya gidene kadar geçtiğim caddelerden birkaç kare fotoğraf almayı da ihmal etmedim :in:

    [​IMG]

    üstte ikieylül caddesi, altta ise o caddenin sonundaki reşadiye camii görünüyor.

    [​IMG]

    ve sonunda, şehir merkezinden çıkıp ara sokaklarla karışacağım noktaya geliyorum :) birkaç pedal gittikten sonra, durup hem önümdeki hem de arkamdaki yolun fotoğrafını çekiyorum...

    [​IMG]

    [​IMG]

    artık tırmanmaya başlıyorum. henüz çok formda olmamama rağmen, birkaç saniyelik fotoğraf molaları yeterli oluyor. ve o arada ortaya da bu kareler çıkıyor :)

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    ve sonunda sokaklar bitiyor :) artık önümde sadece 2 tane dönüşü bulunan, onun dışında dümdüz yükselen, arnavut kaldırımı kaplanmış bir yokuş var. (tabi ben o an bunu bilmiyorum, sadece az bir yolumun kaldığını hissediyorum :D) oraya tırmanmaya başlamadan önce, bisikletimi yolun başlangıcındaki çeşmenin önüne bırakıp biraz soluklanıyorum.

    [​IMG]

    derken aklıma, arkama bakmak geliyor ve bir de ne göreyim... ilk defa karşılaştığım manzara karşısında nefesim kesiliyor. ama aslında daha yükseği de var, ben o an farkında değilim sadece :)

    [​IMG]

    [​IMG]

    yola devam ediyorum. ilk dönüşün başında, parkın bir girişi var ve oradan merdivenle tırmanılabiliyor. ama ne merdiven... ucu bucağı yok resmen.

    [​IMG]

    o basamakları tırmanacaklara şimdiden kolay gelsin diye içimden geçirirken, bir de bakıyorum benim yaşlarımda adamın teki bisikletini kaldırmış merdivenleri azimle çıkıyor :D

    [​IMG]

    aslında yaptığı şeye anlam veremiyorum, çünkü benim bildiğim bisikletler insanları taşır... ama demek ki merdiven daha kolayına geliyor diyerek, adamın tercihine saygı duyuyorum ve ben bildiğim yoldan devam ediyorum...

    yokuşun sonuna yaklaştıkça, parkın kıyısından köşesinden bir şeyler belirmeye başlıyor ve ben de gittikçe heyecanlanıyorum :) derken bir de bakıyorum, hemen yolun kenarına banklar yapılmış. parka girdiğim zaman o banklara da uğramayı düşünerek, tırmanmaya devam ediyorum...

    [​IMG]

    biraz daha yükselince banklar bitiyor, sebebini ise kafamı sola çevirdiğimde anlıyorum: manzarayı ağaçlar kapatıyor burada. o ağaçların manzara uğruna kesilmemiş olması ise ayrıca hoşuma gidiyor...

    [​IMG]

    bu arada, ağaçların gövdeleriyle yol arasındaki açıya bakarak ne kadar dik olduğunu da anlayabilirsiniz. fotoğrafta kamera ileriye doğru baktığı için olduğundan daha düz görünüyor, ancak yanılmıyorsam 35 dereceden fazla bir eğim vardı ki zaten bir yokuşun tırmanılabilme sınırı 45 derecedir. daha yükseğine, tekerlekli araçlar fizik kanunları gereği tırmanamaz. ben de bisikletin yola tutunma kabiliyetinin limitlerde olduğunu hissediyorum ayakta var gücümle pedallara basarken...

    [​IMG]

    arabalar yanımdan geçiyor, ama onlar da kendilerine göre çok düşük hızlardalar :)

    [​IMG]

    ve sonunda zirveye ulaşıyorum :D burada bir huzurevi varmış, açıkçası çok da güzel yere yapmışlar. bulunduğu yer öyle güzel ki, hakikaten "huzur" evi :) Allah gecinden versin ama, yaşlılığımı burada geçirmek isterdim açıkçası. şimdiden aklımda bulunsun da, kendime bakamayacak kadar yaşlandığımda yanımda bir ailem yoksa oraya giderim ben de nolacak :)

    derken sağıma bakıyorum, ve çok az bir eğim kaldığını görüyorum. artık parkın girişine çok yaklaşmış olmalıyım...

    [​IMG]

    daha ben ara sokaklardayken, yukarıda sürekli bir verici kulesi görünüp duruyordu. bunun tepesindeki 4 büyük antenden bütün şehire televizyon ve radyo yayını yapılıyor. o an aklıma gelip de radyoyu açsaydım, CD kalitesinde dinlerdim herhalde :D ama benim aklımda başka bir hinlik var... duyduğuma göre uyanık esnaflar, Eyfel Kulesi'nin meşhur siyah-beyaz posterini bulup çoğaltıyor ve "Behlül Kulesi" diye satıyorlarmış :D tüketim çılgınlığında son nokta... ben de buna tepki olarak, bastırıp kendi duvarıma asmak üzere Janny Kulesi'ni çekiyorum :D

    [​IMG]

    birkaç pedal daha gittikten sonra bir de bakıyorum, otobüs durağı var önümde. inanır mısınız; havalar ısındığından beri toplu taşıma araçlarına karşı bir garezim var. bisiklet bile olsa, insanın kendisine ait bir aracının olması bambaşka. bu yüzden bir kez daha kendimi şanslı sayıyor ve yola devam ediyorum, artık gözlerim heyecanla parkın giriş kapısını arıyor. e bunca yokuşu çıkarken ara ara gelen kesitler de iyice sabırsızlandırdı beni :) ve sonunda o kapı, ileride sağda görünüyor :D

    [​IMG]

    tam bu fotoyu çektiğim noktada, bir de manzaranın görüntülerini alıyorum üşenmeden. bu, parkın dışında çektiğim son kare:

    [​IMG]
     
  2. Ahmet Can Yakışır

    Ahmet Can Yakışır Forum Bağımlısı

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    8 Kasım 2008
    Mesajlar:
    734
    Beğeniler:
    1.016
    Şehir:
    Denizli
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    parka girdikten sonra dikkatimi ilk çeken şey, hala yapım aşamasında olan bir kısım ve oradaki uzun kaydıraklar oluyor.

    [​IMG]

    [​IMG]

    uzaktan su kaydırağına benzetmiştim, ama anladığım kadarıyla alakaları yok. kaydırakların bittiği yerde bir kum havuzu var. ama keşke su kaydırağı olsaydı; yaz sıcağından bunalmışken oraya çıkıp, şu manzaraya karşı su üzerinde kaymak ve sonunda da kendini bir havuzun içinde bulmak inanılmaz zevkli olurdu açıkçası...

    [​IMG]

    derken gözüm, çoktan kullanıma açılmış olan bir çocuk parkına takılıyor. hafta içi olduğu için kimse yok, ama ben o parkta oynayan çocukları ve kenarda bir yandan çocuğuna göz kulak olurken, bir yandan da kendi arasında muhabbet eden aileleri canlandırabiliyorum...

    [​IMG]

    yeniden çocuk olasım geldi resmen :D bizim zamanımızda nerede böyle manzaralı parklar ah aaahhh... şimdiki çocuklar şanslı abi. neyse o konuyu geçiyor ve parkta gezintime devam ediyorum:

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    fotolardan da anlaşılacağı üzere, bu parkta kafanızı nereye çevirseniz manzara var. o yönden müthiş bir yer... bu arada, ben de artık acıktığımı hissediyorum ve aşağıdaki çay bahçesine nereden ineceğimi bulmaya çalışıyorum...

    [​IMG]

    sonunda uygun bir iniş yolu buluyorum, ama sonu merdivenmiş. normalde merdiven gördüm mü hayatta durmam, basamakları lambır lumbur inip sonra da hiç bir şey olmamış gibi yoluma devam ederim. ama bu sefer öyle bir ortamdayım ki insanların garip bakışlarını üzerime çekmeden, efendi efendi girmek istiyorum o çay bahçesine. ama ne mümkün... inip bisikleti kucaklamaya üşeniyorum, ve fren yapa yapa yavaşça iniyorum merdiven basamaklarını... bu arada tabii ki tüm müşteriler ve çalışanların kafaları bana dönük, bütün gözler üzerimde. o birkaç saniye boyunca çay bahçesinde hayat tamamen duruyor ve herkes bana konsantre oluyor :D

    ne var yani, ilk defa mı merdiven inen bisikletli görüyorsunuz :) inmek ne ki, bisikleti yan yan zıplata zıplata merdiven çıkanı bile var :D tabi oradaki insanlar için şaşkınlık verici bir şov oluyor bu sıradan hareketim, ben de artist yakıştırması üzerime yapışmadan, merdivenler bittiği gibi hemen solumda buluan demir korkuluklara kilitliyorum bisikletimi ve kendime bir masa arıyorum. saç baş dağılmış, boynumda ve yüzümün kenarlarında ter damlaları var, ama güneş gözlüğü hala gözümde o ayrı :cool:

    cam kenarı, tam manzarayı gören bir masaya geçiyorum ve çalışan yanıma geliyor. herhalde öyle artist bir giriş yaptıktan sonra, "bana bi küçük çay!" desem kollarımdan tutup sürüklerlerdi beni dışarı :D ama ben direkt "yiyecek ne vardı" deyince, adamın yüzü bir anda yumuşuyor. çibörek varmış, özlemiştim zaten. siparişimi verdikten sonra beklerken, telefonumu çıkarıp çektiğim fotoğraflara bakıyorum ve bir yandan da GPS'in yerimi bulmasını bekliyorum. bir ara kalkıp, parka adını veren ve çay bahçesinin dibinde yer alan şelaleyi de görüntülüyorum:

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    derken çibörekler geliyor :D utanmadan, onların da fotoğrafını çekiyorum manzaraya karşı. o an nasıl bir yemek deneyimi yaşadığımı, hiç bir söz şu kareden güzel anlatamaz zaten...

    [​IMG]

    bir yandan nefis çibörekleri mideye indirirken, forumda paylaşmak üzere haritalar uygulamasından birkaç ekran görüntüsü alıyorum:

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    derken aklıma, bir ara belki lazım olur diye yüklediğim altimetre uygulaması geliyor. şehir merkezinde rakımın 830 metre dolaylarında olduğunu hatırlayarak, ne kadar yükseğe çıktığımı görmek için o uygulamayı açıyorum ve karşımdaki görüntü şu oluyor:

    [​IMG]

    bu arada çibörekler de bitiyor :D bir de tavşan kanı çay alıyorum kendime, manzarayla bütünleşiyorum artık. bu da çektiğim son kare:

    [​IMG]

    bundan sonrası iniş :) hava iyice soğumuş olmasına ve her tarafım buz kesmesine rağmen, ne kadar eğlenceli olduğu herkes tarafından bilinen bir iniş yaşıyorum ve 10 dakika sonra yine şehir merkezinde oluyorum. kendi çapımda yaptığım bu gezi de böylece son buluyor...
     
  3. Serden Us

    Serden Us Onursal Üye

    Yaş:
    34
    Kayıt:
    2 Şubat 2007
    Mesajlar:
    2.762
    Beğeniler:
    1.540
    Şehir:
    Eskişehir
    Bisiklet:
    Amoeba
    Seviye:
    Şehir manzarası, şehre bakarken güneşin de etkisiyle sisli çıkmış gibi. Oradaki manzarayı biraz daha net gösterebilmesi açısından başka bir mevsim ve saatte kendi çektiğim resmi koymak isterim izninizle.

    Güzel yer seçilmiş aslında park için. Taa Çukurhisar'daki çimento fabrikasının bacası bile gözüküyor parktan. Ve gerçekten, o manzarada yemek yemek başka bir keyifli. :)

    Hala duruyor mu bilmiyorum ama ilk zamanlarda dürbün vardı iki tane. Şehri izleyebiliyordunuz.

    [​IMG]
    4-5 fotoğrafı birleştirdiğim için oldukça büyüktü, genel açıdan görülebilsin diye küçültüp koyuyorum.

    Anlatım keyifliydi, pedalınıza sağlık.:in:
     
  4. Ahmet Can Yakışır

    Ahmet Can Yakışır Forum Bağımlısı

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    8 Kasım 2008
    Mesajlar:
    734
    Beğeniler:
    1.016
    Şehir:
    Denizli
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    sizin koyduğunuz foto şahaneymiş, manzaraların sergilendiği bir siteye yüklense yeri yani :in: manzara batıda kaldığı için, akşam saatlerinde fotoğraf çekince güneş karşıdan geliyor ve gökyüzünün rengi dışında bu durumun görüntü açısından pek bir güzelliği yok tabi. bir dahaki sefere sabahın erken bir saatinde çıkmayı ve güneş doğuda, yani arkamda iken daha da güzel kareler almayı planlıyorum. bakalım o zaman sonuç ne olacak :)
     
    Serden Us bunu beğendi.
  5. Selim Üsel

    Selim Üsel Bisikletkolik

    Kayıt:
    1 Haziran 2007
    Mesajlar:
    1.032
    Beğeniler:
    1.526
    Şehir:
    BURSA
    Seviye:
    Güzel bir gezi olmuş. Anlatımda çok güzel. Teşekkürler...
     
    Ahmet Can Yakışır bunu beğendi.
  6. Ahmet Can Yakışır

    Ahmet Can Yakışır Forum Bağımlısı

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    8 Kasım 2008
    Mesajlar:
    734
    Beğeniler:
    1.016
    Şehir:
    Denizli
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    sizi çibörek konusunda biraz aydınlatayım dedim :) aslında bildiğin börek, yarım daire şeklinde bir şey ve içinde kıymalı bir malzeme var. çıtır çıtır bir şey, çok güzel oluyor yerken :) ama her yerde güzel yapamıyorlar, eskişehirde gerçekten iyi olan çok az yer var bana göre. ama şelale park'taki iyiydi hakikaten, yine çıktığımda kendimi tekrar çibörekle ödüllendirmeyi düşünüyorum :)
     
  7. kizak

    kizak Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    18 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    900
    Beğeniler:
    1.984
    Şehir:
    Balıkesir/Akçay
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Selamlar Ahmet Can Yakışır.her nakadar benim gazilerime bakıpta yorum yapmadıysanda ben senin gezini tebrik ediyorum eskişehirde kaldığım ve gezdiğim yerleri hatırladım fotolar ve paylaşım için teşekkürler.
     
    Ahmet Can Yakışır bunu beğendi.
  8. Hakan Eşme

    Hakan Eşme Bu muydu Yaşam? Hadi Öyleyse Bir Kez Daha!!!

    Yaş:
    50
    Kayıt:
    27 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.771
    Beğeniler:
    6.162
    Şehir:
    Keşan
    Adı:
    Hakan EŞME
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    Çok güzel bir tur olmuş ve anlatım da aynı şıklıkta.
    Paylaştığınız için çok teşekkürler.
     
    Ahmet Can Yakışır bunu beğendi.
  9. umutkahraman

    umutkahraman Onursal Üye

    Kayıt:
    24 Ekim 2009
    Mesajlar:
    2.352
    Beğeniler:
    1.376
    Şehir:
    İNEGÖL-BURSA
    Bisiklet:
    Geotech
    Seviye:
    güzel bir tur olmuş.fotoğraflar için teşekkürler.
     
    Ahmet Can Yakışır bunu beğendi.
  10. Ahmet Salih Özenir

    Ahmet Salih Özenir Onursal Üye

    Kayıt:
    8 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.102
    Beğeniler:
    3.756
    Şehir:
    Mersin
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Paylaşımınız için teşekkürler. :in:
     
    Ahmet Can Yakışır bunu beğendi.
  11. Ahmet Salih Özenir

    Ahmet Salih Özenir Onursal Üye

    Kayıt:
    8 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.102
    Beğeniler:
    3.756
    Şehir:
    Mersin
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Ne güzel gezdiriyordunuz Eskişehir'i... Anlatım ve güzel fotoğraflar için çok teşekkürler. Restore edilmiş olan "tarihi evler" karesini özellikle beğendim. :in: Mümkün olursa o sokaklardan bir daha geçin. :)
     
  12. Ahmet Can Yakışır

    Ahmet Can Yakışır Forum Bağımlısı

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    8 Kasım 2008
    Mesajlar:
    734
    Beğeniler:
    1.016
    Şehir:
    Denizli
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    aşkolsun abi ya gördüğüm sürece muhakkak gerekeni yaparım... bundan sonra takip ederim zaten forumu, yakalarım seninkileri :)
     
  13. Ahmet Can Yakışır

    Ahmet Can Yakışır Forum Bağımlısı

    Yaş:
    31
    Kayıt:
    8 Kasım 2008
    Mesajlar:
    734
    Beğeniler:
    1.016
    Şehir:
    Denizli
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    bir dahaki sefere sırf o sokaklarda gezinip bol bol fotoğraf çekeyim en iyisi :)
     
    Ahmet Salih Özenir bunu beğendi.
  14. Ahmet Salih Özenir

    Ahmet Salih Özenir Onursal Üye

    Kayıt:
    8 Nisan 2010
    Mesajlar:
    2.102
    Beğeniler:
    3.756
    Şehir:
    Mersin
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Anlaştık. :in:
     
    Ahmet Can Yakışır bunu beğendi.
  15. kizak

    kizak Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    18 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    900
    Beğeniler:
    1.984
    Şehir:
    Balıkesir/Akçay
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Ahmet Can Yakışır bunu beğendi.
  16. Hüseyin Koca

    Hüseyin Koca Üye

    Kayıt:
    24 Mart 2010
    Mesajlar:
    81
    Beğeniler:
    146
    Şehir:
    konya
    Seviye:
    harika bir gezi, nefis manzara, ayaklarına sağlık
     
    Ahmet Can Yakışır bunu beğendi.