Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Eskişehir - Osmaneli - İznik - Yenişehir - İnegöl Turu

Konu, 'Şehirlerarası Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında Eser Sevinç tarafından paylaşıldı.

  1. Eser Sevinç

    Eser Sevinç Onursal Üye

    Yaş:
    35
    Kayıt:
    5 Nisan 2011
    Mesajlar:
    1.783
    Beğeniler:
    2.586
    Şehir:
    Eskişehir
    Adı:
    Eser Sevinç
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    Uzun zamandır yapmayı düşündüğüm bisikletle kamplı turu nihayetinde gerçekleştirdim.
    Bu turu yapmayı çok istiyordum ama aklımda bazı soru işaretleri vardı, kamplı tur hoşuma gidecek mi, çadırda kalmaktan memnun olacak mıydım vs... gibi soru işaretlerinden dolayı ilk turumu olabildiğince masrafsız halletmeliyim diye düşündüm. Oldu ki hoşuma gitmedi kamplı tur yapmak, tur için aldığım çadırı, kamp malzemelerini, bisiklet aksesuarlarını vs... kolaylıkla gözden çıkarabilmeliyim diye düşündüm. Milyarlarca lira harcayıp tek sefer kullanıp elden çıkarmaya çalışmak çok sinir bozucu olacaktır.

    Forumda da anlattığım gibi heybeleri elde bulunan çantalardan yaptım.
    Çadır, uyku tulumu ve mata toplamda 50tl harcadım, yaz aylarında gayet iş görüyorlar ama gece soğuk olursa veya yağmur yağarsa vay halime :)
    Kamp ocağı almadım ama uzun turlarda kesinlikle şart her yerde ateş yakacak imkan yok olsa da zaman olmuyor.
    Bisiklet için tamir bakım aletlerinin hepsi mevcuttu.
    Bisiklet bagajı arkadaştan hediye geldi, fenerdir, sağlık malzemeleri vs.. olsun hepsi evde bulunan malzemelerdi.
    Kısaca bu tura çıkarken, malzemelere sadece 50tl harcadım.

    1.gün Eskişehir - Osmaneli - İznik
    Gelelim tura; bir gün önceden bütün hazırlığımı yaptım ve sabaha sadece çantaları bisiklete yükleyip pedal çevirmeye kaldı. Gece 4:30 da uyandım, ufak bir atıştırma ve çantaları bisiklete yükledikten sonra baktım ki epeyce zaman geçmiş, ilk tura çıkıyor oluşum ve acaba şunu unuttum mu diye diye fazla vakit kaybettim, tüm kontrollerime rağmen güneş kremini unutum :) ehh! biraz kollarım yandı doğal olarak.

    [​IMG]

    [​IMG]
    Gün ağarırken uyanıyorum ve hazırlıklara başlıyorum, hava iyice aydınlandığında ancak şey hazır oluyor, yola çıkmaya hazırız demir atımla. İlk turum olması nedeniyle bu hazırlık aşaması beklediğimden uzun sürdü.

    [​IMG]
    Bozüyük`e kadar durmadan yol alıyorum, bizim evden yaklaşık 60km

    [​IMG]
    Bozüyük`te bir çay molası verip yola devam ediyorum, Bozüyük çıkışından sonra Bilecik`e 26 km var

    [​IMG]
    Eskişehir - Bozüyük arası genelde buğday tarlalarıyla dolu olduğu için manzara hep sarı, Bozüyük'ten sonra yeşillikler başlıyor

    [​IMG]
    Sabah yola çıktığımdan beri rüzgar karşıdan esiyor ve çok zorlayıcı oluyor. Normalde pedal basmadan 40-50 ile gittiğimiz yolları pedallayarak 20-25 ortalama il zor gidiyorum, bayraktan da anlaşılacaktır rüzgarın şiddeti

    [​IMG]
    Bilecik`e hiç girmeden transit yoldan devam ediyorum.

    [​IMG]
    2465 metrelik Osmangazi Tüneli, inanılmaz zor oldu buradan geçmek, sanırım bir daha kullanmam, trafik çok tehlikeli, kenarda hiç boşluk yok, kaldırım gibi bir yer var oraya çıktım, orada da 50cm uzunluğunda beton kapaklar var altından kablo geçiyor, logar kapağı gibi, zıplaya zıplaya 2465 metre yol aldım, bir daha bu tarafa geçicek olursam Bilecik rampasına katlanırım buradan geçmem :)

    [​IMG]
    Rüzgar daha da şiddetleniyor

    [​IMG]
    Hep aksilikler devam ediyor, rüzgar işi zorlaştırırken bir de lastik patlıyor

    [​IMG]
    Osmaneli yolu gözüktü sonunda birazdan o tepeye tırmanacağım, çok kısa ve dik bir rampa çıkacağım tek tesellim sola dönünce rüzgar yandan gelir belki dedim ama yine tam karşımdan esmeye devam etti

    [​IMG]
    Karpuzuyla meşhur Osmaneli, eğer yemediyseniz kesinlikle tavsiye ederim, Adana ve Diyarbakır karpuzundan farklı oluyor tadı. Ben ne zaman geçsem buradan karpuz mevsiminde veya pazarda görürsem kesin alırım

    OSMANELİ İstanbul-Bağdat-Mekke yolu üzerinde bulunmaktadır.Avrupa'dan Anadolu'ya, Anadolu'dan Avrupa'ya giden kavimler,ordular ve aşiretler buralardan geçmişlerdir. Etiler, İyonlar, Yunanlılar, Traklar, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılara ait tarihi kalıntılar bulunması; OSMANELİ nin çok eskiden beri yerleşim yeri olduğunu göstermektedir.

    Osmaneli 1308 yılında Osmangazi tarafından Osmanlı topraklarına katılmış, 1805 yılında Ertuğrul Livası kurulmuş, 1926 ya kadar Livanın merkez İlçesine bağlı bir nahiye iken bu tarihte Bilecik İline bağlı bir ilçe olmuştur. Osmaneli'nin yüzölçümü 526 km2, nüfusu ilçe merkezi 12 814 olmak üzere toplam 21.070 tır. 27 köyü vardır. Rakım en düşük 80 m, en yüksek 926 m, ilçe merkezi ise 100 metredir.

    Ayvası, karpuzu, zeytini ve bir çok tarım ürünü meşhurdur.

    [​IMG]
    Öğlen yemeği vakti karnım da epey acıkmıştı ve bulabildiğim tek yer burasıydı. Mantıcı ve köfteci diye geçiyor.

    [​IMG]
    Bu sene yediğim en tatlı eriklerden birisiydi, şeftali eriği diye geçiyor, şeftaliyle aynı dönemde oluyormuş. Bir tane yemek için durdum ama dayanamayıp 4-5 tane yedim :) hakikaten bir çok tarım ürünü meşhur olmaya aday Osmaneli`nin

    [​IMG]
    Osmanelinden çıkıp İznik yoluna döndükten kısa bir süre sonra rampalar başlıyor, rüzgara karşı gidilen 130km üzerine , öğlen sıcağında bir de yük varken epey yorucu oldu bu rampalar. Bu resimdeki geldiğim yön.

    [​IMG]
    Aşağı yukarı 10km yol alıp 300 metre tırmandım. Bu da gideceğim yön.

    [​IMG]
    Karşıdaki tepenin yanından geçeceğiz ve tırmanışımız bitecek.

    [​IMG]
    Osmaneli çok gerilerde kalmaya başladı ufukta gözüken yer Osmaneli

    [​IMG]
    Sonunda bitmek üzere rampalar ama ben de bitmek üzereyim

    [​IMG]

    [​IMG]
    Osmaneli`ye son bir bakış atıp yoluma devam ediyorum.
    [​IMG]
    Gideceğimiz yol karşıdaki tepenin eteklerinden İznik yolu geçiyor.

    [​IMG]
    Hava sıcaklığı 39,5 derece olmuş, karşıdan esen rüzgar, tırmanış, sıcaklık bütün enerjimi tüketti.

    [​IMG]
    Para bulsam bu kadar sevinmezdim bu çeşmeyi gördüğümdeki kadar, suyu çok güzel ve çok soğuktu uzun süre dinlendim burada. Osmanelinden çıktından sonra rampalara başlamadan önce bir çeşme var rampalardan sonra da bu çeşme var İznik`e kadar başka da çeşme yok.

    [​IMG]
    veeee sürpriz :) eriklere dalmıştım yanıma almayı da ihmal etmedim soğuk suda uzun süre bekletip öyle yedim soğuk soğuk çok iyi geldi

    [​IMG]
    Su ve erik molasından sonra kısa bir dik iniş var, orada fotoğraf almadım, daha sonra yol Mekece`den gelen yolla birleşiyor ve İznik`e kadar %2-3 eğimle gidiyorsunuz. Burada 30-40 arası hızlarda yol aldım. Sonun da İznik tabelasını görüyorum, tabeladan sonra da 3km kadar gidiyorum.

    [​IMG]
    Göl manzarasında biraz dinleniyorum

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
    Çadırdan güneşin batışını seyredip mangalımı yakıyorum :)

    İznik hakkında kısaca:
    İznik'te ilk yerleşimin M.Ö. 2500 yıllarına uzandığı sanılmaktadır.
    İznik, Selçuklular'ın ve Osmanlılar'ın da başkenti olmuştur. İznik 1331 yılında Osmanlı orduları tarafından ele geçirilmiştir. Osmanlı idaresinde İznik, sanat, ticaret ve kültür merkezi oldu.
    Ağır sanayi yatırımlarının bulunmadığı İznik ovası, zeytin, üzüm, şeftali, kiraz, erik, armut,elma, ceviz, domates, taze fasulye, brokoli, brüksel lahanası ve toprağının olduğu kadar ikliminin de elverişli olmasından dolayı birçok sebze ve meyve yetişmektedir.

    Ayrıca: Eski futbolcu, İznik sporun sevdalısı, İznik spor`un her şeyi :) yardım sever, iyi kalpli, müthiş abimiz Ali Osman abiye de yardımlarından dolayı teşekkür ederim :) ve asıl Ali Osman abiyle tanışmama vesile olan ama hıyarlık edip adını sormayı unuttuğum arkadaşa da teşekkür ederim. Bir çok konuda yardımcı oldular bana.

    2.gün İznik Gezisi

    En son Gölcük depreminde uyumuştum çadırda. Bu sefer mecburiyetten değil keyfi nedenlerden dolayı uyuduğum çadırda güzel bir uyku çekmiştim. Gece hava biraz serin olmuştu, tedbirli gittiğim için üşüme problemi yaşamadım. Sadece her sabah çimleri suluyorlarmış :) ben de fiskiyenin yanına kurmuşum çadırı, sulama işinden sorumlu bahçivan bana seslendi sabahın 5`inde, eyvah dedim abi yapma etme derken dedim müsade et 15dk ya toplarım, dayanamadı yat gitsin boşver yaaa bugün de sulamayalım madem dedi :) altın bulmuş gibi sevinerek uyku tulumunun içine denize atlar gibi atladım, 1,5 saat daha temiz bir uyku çektim.

    [​IMG]
    1.gün güneşin batışını çadırımdan izlemiştim. Normalde çadırların kapısı batıya değpil doğuya doğru verilir ki sabah güneşiyle uyanıp güne enerjiyle başlanır. Fakat burada batı tarafında yol olduğu için ve festival nedeniyle kalabalık olduğu için çadırın kapısını göle doğru çevirdim.

    Rota olarak ikinci gün İznikten Gölcük`e geçmeyi düşünüyordum ama bizim kanki iş yerinden izin alamadığı için ben de gitmekten vazgeçtim. 2. günü de İznikte geçirmeye karar verdim.
    Sabah telefonumun şarjı bittiği için fotoğraf çekemedim malesef :( kahvaltıdan sonra internet kafeye gidip hem internette işlerimi halledip hem de telefonumu şarj ettim.

    İkinci gün de kalmaya karar verince pansiyonda kalıp hem duşumu alırım hem de eşyalarımı güvenli bir yere bırakıp çevreyi gezerim dedim. İznikte bulabileceğiniz tek pansiyona gittim, İznik Apart Pansiyona gittim malesef boş odaları yoktu, festival nedeniyle bütün odaları dolmuş, bisikleti ve eşyalarımı bahçede bırakıp bırakamayacağımı sordum, istediğin kadar bırakabilirsin dedi oradaki abla :) ben de bisikleti ve eşyalarımı orada bırakıp İznik içini gezmeye çıktım. Bu arada İznik`e gidip pansiyonda kalmayı düşünürseniz önceden arayıp rezervasyon yaptırmanızda fayda var İznik Apart Pansiyonun Telefon numarası 0 224 758 00 50 buradan ulaşabilirsiniz.
    [​IMG]

    Eşyaları ve bisikleti bırakıp şehrideki tarihi yerleri gezmeye başladım ilk durağım Ayasofya Müzesi oldu.
    İznik Ayasofya Müzesi, İznik'in tam ortasında , surlarla çevrili kentin dört kapısından gelen yolların kesiştiği yerde inşa edilmiş olan yapıdır. Hıristiyanlıkla ilgili önemli kararların alındığı 7. konsül 787 yılında bu kilisede toplanmıştır. 1331'den sonra Orhan Gazi camiye dönüştürmüştür. Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) döneminde, Mimar Sinan bir mihrap ilave edip yan neflerde büyük kemer açıklıkları oluşturulmuştur. 2007 yılında yapıda restorasyon çalışmaları başlatılmıştır. Restorasyon öncesi minareye dönüştürülen çan kulesi çok harap ve yıkık durumdaydı.Özellikle yabancı turistlerin oldukça ilgilendiği bir yapıdır.
    Daha detaylı bilgi için; wikipedia, [​IMG], Ayasofya neden önemlidir

    [​IMG]
    Resterasyon çalışmasından önce

    [​IMG]
    Osmanlı İmparatorluğunun 2. padişahı Orhangazi, İznik’i kansız bir şekilde fethettikten hemen sonra İznik Ayasofya’yı Cami’ye çeviriyor ve adı Orhan Camii oluyor.

    [​IMG]
    200 küsur yıl sonra meydana gelen depremde hasar gören yapıya, Mimar Sinan minare ve mihrabı ekliyor.

    [​IMG]
    Kurtuluş savaşı sıralarında da yapı yakılıp yıkılıyor ve uzun yıllar harabe şeklinde kaderine terk ediliyor.

    [​IMG]
    Kısaca İznik Ayasofya ortalama 850 yıl kilise, yine ortalama 600 yılda camii olarak kullanıldı.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
    Çatı ve üst bölüm 2007 yılında yapılan son resterasyon çalışmasında eklenmiştir.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
    Yapının doğu yönünde orta nef, içten yuvarlak dıştan yedi cepheli bir apsisle sonlanır.

    [​IMG]
    Yan neflerde ise postforium (hazırlanma odaları)apsisle tamamlanmaktadır. Odacıklar kare planlı ve altıgen kasnak üzerine kubbelendirilmiştir.

    [​IMG]
    Yan neflerin birisinde bulunan mezar

    [​IMG]

    [​IMG]
    İznik Ayasofyası’nın Bizans kaynaklarında ismi ilk kez 787 yılında İznik’te toplanan 7.Ruhani Konsül ile birlikte geçmiştir. 11 Ekim 787’de patrik Tarasios başkanlığında 350 piskopos ve çok sayıda keşişin katıldığı konsül burada toplanmıştır.

    [​IMG]
    Konuşmacının dikildiği alan

    [​IMG]
    Muhtemelen Ruhani Konsülün üyeleri buradan konuşmacıyı dinliyordu

    [​IMG]
    Ayasofya Müzesinin bahçesinde bulunan anıt taş

    [​IMG]
    Ayasofya Müzesinin bahçesinde bulunan mezar

    Ayasofya Müzesini gezdikten sonra, İstanbul Kapı ve Surları gezmeye karar veriyorum.

    [​IMG]
    Ayasofya Müzesinin bahçesinde bulunan İznik Kültürel haritası, bu haritaya bakarak gideceğiniz yeri çok kolay bulabilirsiniz. Ben istanbul Kapıya gitmeye karar veriyorum

    İstanbul Kapı için en detaylı bilgiyi şu adreste bulabildim.

    [​IMG]
    İstanbul Kapısı İmparator Hadrianus zamanında, MS.70-71 yıllarında yapılmıştır.

    [​IMG]
    Roma ve Bizans dönemlerinde İstanbul’a giden yolun buradan başlamasından ötürü İstanbul Kapı ismi ile anılmıştır.

    [​IMG]
    İlk kapının arka cephesi. Kapı kenarlarında iki yüksek heykel görülmektedir.

    [​IMG]
    123 yılında İmparator Hadrian tarafından onarıldığı anlaşılmaktadır. Dış, orta ve iç olmak üzere üç ayrı kapıdan oluşmaktadır.

    [​IMG]

    [​IMG]
    Dış kapı ön sura ait olup, iki yanında iki silindirik küre bulunmaktadır.

    [​IMG]
    Bir sıra moloz taş, iki sıra tuğla ile yapılmış olan kapının üç yöne bakan birer mazgal penceresi bulunmaktadır.

    [​IMG]
    En dıştaki kapının sağ ve solunda alt tarafta küçük oyma heykeller mevcuttur.

    [​IMG]
    Bu mazgel pencerelerinden üç yönde de mevcut. Gözetleme pencereleri olarak kullanılmıştır.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Bu noktadan sonra telefonumun şarjı yine bitti. Öğlen sıcağı da başlayınca yüzmeye karar verdim. Pansiyona emanet ettiğim bisikletimi ve eşyalarımı almaya gittim, telefonumu şarja bırakıp eşyalarımı aldım ve doğruca sahile inip öğlen sıcağında kendimi serin İznik gölüne bıraktım. Fakat çok yüzmüşüm ki acısı ertesi gün dönüş yolunda çıktı :)

    [​IMG]
    Bir ara eşyaları sahilde olduğu gibi bırakıp pansiyona geri gittim, telefonumu alıp döndüm, bu konuda İznik çok güven verici bir yer.

    [​IMG]

    Eşyalarımı topladıktan sonra sahil kenarında bir tur attım, ikinci gün çadırı aynı yere kurmamaya karar verdim, yoksa bahçivan beni yıkayacak :) ikinci gün de idare edeceğini sanmıyorum, sabah da yola çıkacağım için telaşeye gelmesin istedim, sahilin sonunda büyük söğüt ağaçları var onların altına çadırı kurmaya karar verdim, çadırı kurmadan önce akşam yemeğini ve sabah atıştırmalık bir şeyleri alıp hava kararmaya yakın çadırı kurup erkenden yatar uyurum diye plan yaptım. Tam şehir merkezine dönecektim ki sulama kanalında balık tutan bir amcaya rastladım, merak ettim hangi balıkların olduğunu. Selam verip konuşmaya başladık muhabbet muhabbeti açtı emekli öğretmen olduğunu öğrendiğim Yaşa Amcayla sanırım 1 saatten fazla konuştuğumu fark ettim. Kafalar da uyuşunca bana nerede kalacağımı sordu, ben de kalacağım yeri gösterdim, Pansiyonda yer kalmadığını o yüzden çadırda kalacağımı söyledim. Alternatif olarak öğretmen evini de aramıştım gün içerisinde belediye hoparlörlerinde anons geçiliyordu, öğretmen evinde kalacak yer olduğuyle ilgili, orayı da aradım ( 0 224 757 10 80) orada da duşu olan oda kalmadığını söylediler, duş yoksa ha çadırda kalmışım ha odada fark etmez dedim. Yaşa Amca beni evinde misafir etmek istediğini söyledi. Ben de davetini geri çevirmedim :) ben müsade isteyip yanından ayrıldım, karnımı doyurmakiçin. Bir de yemek için zahmet etmesinler istedim.

    [​IMG]
    Bisikletimle aynı ağaca yaslanıp çekirdek çitleyerek güneşi batışını seyrettim.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
    İznik Festival alanı. Bu alanda A`dan Z`ye bir çok şeyi bulmak mümkün.

    [​IMG]
    Yaşa Amcaya giderken bu iki yavru köpeğe rastladım, birbirlerine o kadar güzel sarılmışlardı ki dayanamayıp fotoğraf çekmek istedim ama ben durunca onlar da hareketlendiler. Ying-Yang gibi birbirlerine sarılmışlardı ama malesef kaçırdım o pozu

    Festival alanında gözleme ayran yiyip biraz çekirdek aldım ve güneşi İznik Gölünün üzerinden batırdım. Akşam Yaşa Amcanın misafiri olarak kaldım, lakin o kadar güzel muhabbet vardı ki saati geç olduğunu fark etmedim, yatağa uzandığımda gece 00:00`ı geçmişti. Bugün gölde harcadığım enerji, geç yatmam ve dinlenememiş olmamın acısı 3.gün dönüş yolunda çıktı.

    3.gün İznik - Yenişehir - İnegöl - Eskişehir

    3. günü sabahı Yaşa Amcanın sesiyle uyandım, ben saati 5`e kurmuştum sağolsun benden önce uyanmış ve beni uyandırdı.
    Üst başı değiştirip hazırlığı tamamlayınca yola çıkmak için hazırdım,
    Yaşa Amca benim için bir kremalı bisküvi, bir çizi bir de soda hazırlamış :) onları çantaya atıp bir bardak su içip yola koyuldum.
    İznik`te son gecemde misafiri olduğum Emekli Öğretmen Yaşa Amcaya teşekkürlerimi iletirim. Eskişehir`e döndüğümde mesaj atmıştım, hemen aradı beni yolculuğumun nasıl geçtiğini sordu. Süper bir insan, ömrümün sonuna kadar unutmayacağım ve her fırsatta anlatacağım yaptığı iyilikleri.

    [​IMG]
    İznik`ten çıkmadan önce sahil kenarından çıkış yaparken durup bir fotoğraf çektim.
    Gece Yaşa Amcada kalmasaydım, şu gördüğünüz söğüt ağaçlarının altına kuracaktım çadırı.

    [​IMG]
    İznik-Yenişehir yolu başlangıcı bakmayın böyle düz olduğuna ilerideki dağlara tırmanacağım birazdan başıma geleceklerden habersizim :)

    [​IMG]

    [​IMG]
    Rampalar başladı artık.

    [​IMG]
    Tepeye kadar hemen hemen bütün yol bu şekilde

    [​IMG]
    Güneş tepeden vurmadan rampayı çıkarım dedim ama başaramadım

    [​IMG]
    Bu da başka bir rampa manzarası, boş bisikletle zevkli olur ama, arkada 40kg`a yakın yükle hiç zevkli olmuyor. Ayrıca iyiki bu yolları sabah erkenden geçiyorum, yoksa ziftin üzerinde yol almak zorunda kalabilirdim. Sıcaklardan yolun zifti üste çıkmış, sabah serininde yırtıyorum bu ziftten.

    [​IMG]
    Yavaş yavaş zirveye yaklaşıyorum, İznik gölü giderek uzaklaşıyor.

    [​IMG]

    [​IMG]
    Yavaş yavaş yol alırken bir su sesi duyuyorum, hemen durup bisikletten ne olduğuna bakıyorum, şöyle bir şey görüyorum ağaçların arasından, o da ne? havuz mu lan o deyip dalıyorum toprak yoldan yayan olarak

    [​IMG]
    Evet bir su toplama havuzu, bahçeye gelen su kesilirse, ağaçları idare etmek için bu şekilde su toplama havuzu oluyor genelde meyve bahçelerinde. Sabahın erken saati olması nedeniyle fazla hararet yapmamıştı vücudumun yoksa kesin girerdim buraya :) sadece elimi yüzümü yıkayp devam ediyorum, ama keşke 1.gün öğlen rastlasaydım böyle bir yere demeden de duramıyorum

    [​IMG]
    Hemen hemen zirvedeyim son kez İznik manzarasının fotoğrafını çekiyorum.

    [​IMG]
    Şurayı da aşınca iniş başlıyor, ama ben bittim rsmen. 10km boyunca yer yer %10 eğimli rampa çıktım 40kg yükle ve sadece bir bardak su içmiştim.

    İniş başladıktan sonra gözlerim çeşme aramaya başladı, hem durup sularımı dolduracağım hem terli olan üzerimi değiştirip, bisküvileri atıştıracağım

    [​IMG]
    Çeşmeyi buldum, bisküvimi yerken bir misafir geliyor, boynunda da kocaman çamaşır ipi, çocuklar bağlamış sanırım, yanıma gelince yediğim bisküviden ona da verip bana alışınca boynundaki ipi çıkarıyorum.

    [​IMG]
    Kereta hemen havaya girdi

    [​IMG]
    Ben terli olan tshirtümü değiştirirken poşet sesleri geliyordu, pek dikkate almamıştım baya uğraştı, arkamı döndüğümde ne göreyim bizim kerata benim çiziyi patlatmış afiyetle yiyiyor. Ben de çizi var diye elimdeki bisküviden bol bol vermiştim ona, benim kahvaltı yalan oldu.

    [​IMG]
    Ayçiçek tarlalarını çok seviyorum ama bir türlü istediğim pozu yakalayamadım, en iyisi buydu

    [​IMG]
    İznik - Yenişehir arasındaki yolda yol çalışmaları yapılıyordu, çift şerite çıkacak yol ve soldaki yerin mıcırlarını yeni dökmüşler, arabalar için iyi de bisikletler için fazla rahatsız edici bir yol

    [​IMG]
    Yenişehire vardım sonunda tek düşüncem sıcak börek ve süt yemek :)

    [​IMG]
    Yenişehir merkezinde bulunan saat kulesi ama yolumun üzerinde börekçi göremedim ben de durmadan devam ettim.

    [​IMG]
    Yenişehir`den çıktıktan sonra Söylemişler köyünün bakkalından helva yoğurt ve ekmek alıp kahvaltımı orada yaptım. Tam bir çiftçi köyü, herkes traktöre atlamış tarlalarının yolunu tutmuştu.

    [​IMG]
    Ayçiçek tarlaları, hastayım size :) Yenişehir İnegöl arasında bol bol ayçiçek tarlası mevcuttu, işin kötü tarafı güneş solumdan vuruyordu ve ayçiçekleri o taraf bakıyordu ama tarlalar da genelde hep sol taraftaydı :( o yüzden tam istediğim manzarayı yakalayamadım.

    [​IMG]
    Boğazköy Barajı

    [​IMG]
    Acayip sinir bozucu bir manzarası vardı bu barajın, sözde baraj ama her yer kup kuru, hiç yeşillik yok ve suyun rengi kahverengi gibiydi.

    [​IMG]
    Bu barajın yanından geçerken ruhum sıkıldı resmen. O kadar yeşilliğin ve güzel manzaranın arasından gelince burası çok kötü gözüküyor insana. Ayrıca burada bagajımın bağlantı somunu düştü, çantalara uydurduğum somunlar aynı boydaymış allahtan çantadan söküp bagaja taktım.

    [​IMG]
    Şükür İnegöle vardım, ama çok yoruldum, saatte öğlene geliyordu hava iyice ısınmaya başladı.

    [​IMG]
    Sola dönünce İnegöl manzarasıyla karşılaştım

    [​IMG]

    [​IMG]
    İnegöl`e 18 yaşındayken gitmiştim, bu cami çok ilgimi çekmişti o yaşta, resmini çekmeden İnegölden çıkmam demiştim kendi kendime :)

    İnegöl`e geldiğimde hava iyice ısınmıştı saat 11:30 civarıydı, bir önceki gün İznik gölünde fazla yüzmüşüm, bunun sonucu bacaklarım çok yorgundu, İznik-Yenişehir arasındaki 10km`lik tırmanış beni fazlasıyla yordu ve çok vakit kaybettirdi. Bu noktada İnegöl`den Eskişehir`e otobüsle dönmeye karar verdim.
    İnegöl otogara gittiğimde Eskişehir otobüsü yoktu henüz, sonra Nilüfer Turizm otobüsü geldi yazıhanesine gidip bisikletim olduğunu söyledim, bagajları müsaitse hemen bilet almak istediğimi belirttim, yazıhanedeki görevliyle beraber otobüsün muavininin yanına gittik, durumu izah etti, muavin de sağolsun yardımcı oldu bagajda biraz düzenleme yapıp yer açtı, hem de öyle böyle yer değil, hiç tekeri, seleyi, çantaları vs.. sökmeden bisikleti yan bir şekilde koydum bagaja, biletimi alıp otobüse bindim, İnegöl`ü çıktıktan sonra uyumuşum Eskişehir girişinde açtım gözlerimi. Nilüfer Turizm`e ve çalışanlarına yardımlarından dolayı teşekkürlerimi iletmek isterim.

    Eskişehir`de otobüsten indikten sonra eve gittim, gün sonunda yaptığım km 79km`di.
    1.gün 16km yol yapmıştım.
    2.gün 6km yapmışım İznik içerisinde
    3.gün de 79km
    Toplamda 250km lik bir tur oldu.
    İlk turum olması nedeniyle bir çok hatam oldu, gereksiz yere kendimi yorduğum durumlar oldu yüzmek gibi mesela, dinlenmeme dikkat etmedim, sabahları çok zayıf yiyeceklerle yola çıktım vs.. zaten bu tarz hatalarımın olacağını bildiğim için yakın bir rota seçmiştim. Bir problem olduğunda otobüsle eve gidebilmeliyim bir kaç saat içerisinde diye düşündüm.
    Hatalarıyla, zorluklarıyla, güzellikleriyle mükemmel bir deneyim oldu benim için, herkesin yaşaması gereken bir deneyim demeyeceğim, çünkü; herkesin çok güzeldi diyeceği deneyimler değil bunlar ama bisiklete sevdalıysanız bu deneyimi kesinlikle yaşamalısınız.
    Şahsen aşıyı aldım artık, bulduğum her fırsatta kamp yapmak için yollara düşerim. İlk işim de daha iyi kamp malzemeleri olacak.

    Bütün zorluklarına, engellerine, rüzgara, rampalarına rağmen, güzellikleriyle, eğlencesiyle ve yeni yerler görüp yeni insanlarla tanışmanın mutluluğuyla benim için süper bir tur oldu.
    Her şeye rağmen mutlumuyum evet mutluyum :)

    Sevgilerle Eser Sevinç

    [​IMG]
     
  2. Ferhat Köse

    Ferhat Köse Onursal Üye

    Yaş:
    40
    Kayıt:
    13 Şubat 2010
    Mesajlar:
    6.461
    Beğeniler:
    9.086
    Şehir:
    Eskişehir'de yaşıyor
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    Eser çok güzel tur yapmışsın bu rotayı 1 günde alacağız bu sene haberin olsun :) bu fotoğrafları gördükten sonra yapmamak ayıp olur yol bilgisi için yarın görüşelim muhakkak.Ben gidişi inegöl-Yenişehir-İznik olarak dönüşü de yenişehir-Bilecik-Bozüyük olarak düşünmüştüm sen artık bu yolları iyi biliyorsun detayları alırım senden....
     
    Eser Sevinç bunu beğendi.
  3. DreamMaker

    DreamMaker Kıdemli Üye

    Kayıt:
    3 Nisan 2011
    Mesajlar:
    333
    Beğeniler:
    188
    Şehir:
    Gaziantep
    Adı:
    Tuğrul TIRPAN
    Bisiklet:
    Bianchi
    Seviye:
    Çok kıskandım. Ben 15KM binince ağrıdan seleye oturamıyorum.
     
    Eser Sevinç bunu beğendi.
  4. Kadir Altuntaş

    Kadir Altuntaş Forum Bağımlısı

    Yaş:
    55
    Kayıt:
    13 Kasım 2011
    Mesajlar:
    756
    Beğeniler:
    710
    Şehir:
    Ankara
    Bisiklet:
    Whistle
    Seviye:
    :) Eser Kardeşim Doğa,Tarih,Bazı kesimler de Asfalt kalitesi bozuk olsa da güzel bir Tur olmuş Tebrikler...
     
    Eser Sevinç bunu beğendi.
  5. Tamer KAMIŞLI

    Tamer KAMIŞLI Bisikletkolik

    Kayıt:
    5 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    1.195
    Beğeniler:
    831
    Şehir:
    Samsun - Eskişehir
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Eser Bey çok güzel bir tur olmuş ayaklarınıza sağlık :) Çadır konusunda bir sıkıntı yaşadınız mı? Bende endişelenmeye başladım açıkçası, siz yağmurda vay halime falan diyince :) Fiyat/performansı iyi, su geçirmeyen bir çadır mı alsam diyorum :/
     
    Eser Sevinç bunu beğendi.
  6. Eser Sevinç

    Eser Sevinç Onursal Üye

    Yaş:
    35
    Kayıt:
    5 Nisan 2011
    Mesajlar:
    1.783
    Beğeniler:
    2.586
    Şehir:
    Eskişehir
    Adı:
    Eser Sevinç
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    Çadırın kumaşı çok ince, hatta dışarıdan ışık vurunca aralarında boşluklar var, alttan da pek sağlam gelmedi bana açıkcası, gece de soğuktu içerisi :) havların güzel olduğu zamanlar ideal hafif taşıması ve kurulumu kolay ama eylülden itibaren pek güvenli değil.
     
  7. Eser Sevinç

    Eser Sevinç Onursal Üye

    Yaş:
    35
    Kayıt:
    5 Nisan 2011
    Mesajlar:
    1.783
    Beğeniler:
    2.586
    Şehir:
    Eskişehir
    Adı:
    Eser Sevinç
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    Yarın turda görüşürüz bol bol konuşuruz ;)
     
    Ferhat Köse bunu beğendi.
  8. DreamMaker

    DreamMaker Kıdemli Üye

    Kayıt:
    3 Nisan 2011
    Mesajlar:
    333
    Beğeniler:
    188
    Şehir:
    Gaziantep
    Adı:
    Tuğrul TIRPAN
    Bisiklet:
    Bianchi
    Seviye:
  9. Özcan Çömez

    Özcan Çömez Aktif Üye

    Kayıt:
    9 Haziran 2012
    Mesajlar:
    116
    Beğeniler:
    20
    Şehir:
    Bursa
    Seviye:
    gemliğede uğrsadaydın misafir ederdim :) bu arada gerçekten güzel tur olmş resimlerler çok hoş. nice pedallara
     
    Eser Sevinç bunu beğendi.
  10. Tamer KAMIŞLI

    Tamer KAMIŞLI Bisikletkolik

    Kayıt:
    5 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    1.195
    Beğeniler:
    831
    Şehir:
    Samsun - Eskişehir
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Karadenizde bana sorun yaratıcaktır sanırım. En kısa zamanda bir çadır edinsem iyi olucak.
     
  11. Ferhat Köse

    Ferhat Köse Onursal Üye

    Yaş:
    40
    Kayıt:
    13 Şubat 2010
    Mesajlar:
    6.461
    Beğeniler:
    9.086
    Şehir:
    Eskişehir'de yaşıyor
    Bisiklet:
    Bisan
    Seviye:
    Ne dersen de o tur yapılacak bir günde :) psikoloji tamdır zaman kollanıyor ilk günlük izinde çıkabilirim :) Ramazanı bile beklemek istemiyorum bir an önce olsun diyorum.....
     
  12. Bisikletli Gezgin

    Bisikletli Gezgin Onursal Üye

    Kayıt:
    3 Mart 2011
    Mesajlar:
    3.626
    Beğeniler:
    4.264
    Şehir:
    Altındağ, Ankara
    Bisiklet:
    Sedona
    Seviye:
    Tebrikler... Rota seçiminiz çok güzel olmuş... Yollarda özellikle uzun tüneller benimde hiç sevmediğim kısımlar... tek turlarda 40-50 cm lik kaldırımdan gitmek zorunda kalıyorsunuz... Kamplı turlar bu arada alışkanlık yapar :) İnşallah bi gün bi yerlerde karşılaşırız... :)
     
    Eser Sevinç bunu beğendi.
  13. ozan erdem

    ozan erdem Forum Bağımlısı

    Yaş:
    27
    Kayıt:
    28 Kasım 2009
    Mesajlar:
    642
    Beğeniler:
    330
    Şehir:
    Gaziantep
    Bisiklet:
    Canyon
    Seviye:
    ayağınıza sağlık çok güzel bir tur olmuş
     
    Eser Sevinç bunu beğendi.
  14. Barış TURAN

    Barış TURAN Onursal Üye

    Yaş:
    36
    Kayıt:
    28 Ağustos 2011
    Mesajlar:
    3.031
    Beğeniler:
    2.506
    Şehir:
    Bursa
    Bisiklet:
    Kron
    Seviye:
    Ayakların dert görmesin,güzel tur olmuş.
     
    Eser Sevinç bunu beğendi.
  15. Eser Sevinç

    Eser Sevinç Onursal Üye

    Yaş:
    35
    Kayıt:
    5 Nisan 2011
    Mesajlar:
    1.783
    Beğeniler:
    2.586
    Şehir:
    Eskişehir
    Adı:
    Eser Sevinç
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    Evet aşıyı yedim valla, hatta bisikletimi satıp yol bisikleti almayı düşünüyordum ama şimdilik bu plan rafa kalktı, yol bisikleti ikinci bisiklet olur ancak :)
    Umarım karşılaşırız belki de beraber yola çıkarız nasip diyelim.
     
  16. Çağatay Çağlar

    Çağatay Çağlar Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    25 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    496
    Beğeniler:
    219
    Şehir:
    Göztepe, İzmir
    Seviye:
    Çok güzel tur olmuş, hani imrenilmeyecek gibi değil. Ayaklarınıza sağlık ve fotoğraflar için de teşekkürler, biz de gezmiş kadar olduk :) Benim kafama tek takılan bisiklet muhafazası. Çadırda uyuduk diyelim, bisikletin çalınma ihtimali yok mudur?
     
  17. Kader Kerem

    Kader Kerem Kıdemli Üye

    Kayıt:
    10 Ekim 2011
    Mesajlar:
    205
    Beğeniler:
    109
    Şehir:
    Eskişehir
    Bisiklet:
    Whistle
    Seviye:
    Eser abi çok güzel bi tur olmuş valla :) Eline ayağına sağlık :)İnş ilerde hep birlikte yaparız bu turları....
     
  18. Eser Sevinç

    Eser Sevinç Onursal Üye

    Yaş:
    35
    Kayıt:
    5 Nisan 2011
    Mesajlar:
    1.783
    Beğeniler:
    2.586
    Şehir:
    Eskişehir
    Adı:
    Eser Sevinç
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    çağatay benim çadır iki kişilikti, ön lastiği ve sele borusunu çıkararak çadırın içine aldım :) tabi bunda kalabalık bir yerde kamp yapmam da etkili oldu, yoksa iki kişi olsak ve ıssız bir yerde kamp yapıyor olsak sanırım sadece ön lastiği söker dışarıda kilitler bırakırım.
     
  19. Eser Sevinç

    Eser Sevinç Onursal Üye

    Yaş:
    35
    Kayıt:
    5 Nisan 2011
    Mesajlar:
    1.783
    Beğeniler:
    2.586
    Şehir:
    Eskişehir
    Adı:
    Eser Sevinç
    Bisiklet:
    Scott
    Seviye:
    İnşallah Kader :) bizim gurup yol bisikleti gurubu ama 1 günlük turlar yapabiliriz
     
  20. Ahsen Okyay

    Ahsen Okyay Forum Bağımlısı

    Kayıt:
    4 Temmuz 2012
    Mesajlar:
    895
    Beğeniler:
    770
    Şehir:
    İstanbul
    Bisiklet:
    Dahon
    Seviye:
    mükemmel bir tur olmuş:)) darısı bizimde başımıza artık;)
     
    Eser Sevinç bunu beğendi.