Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Eskişehir 09/04/2006 pazar neşesi :)

Konu, 'Şehiriçi Gezi ve Tur Makaleleri-Fotoğrafları' kısmında Murat CER tarafından paylaşıldı.

  1. Murat CER

    Murat CER Onursal Üye

    Kayıt:
    11 Ekim 2004
    Mesajlar:
    2.072
    Beğeniler:
    1.264
    Seviye:
    zaten öğlene kadar uyuyup günü rezil etmişim.evde kardeşim eşinip duruyor.
    "abiiii sen bu kazaaa giyyon mu?"
    "hayır"
    "o zaman dolaptan çıkarıyom ben bunu"
    "ne halin varsa gör"

    "pazar gününü yatarak evde geçireceğim galiba" hissi üzerime karabasan gibi çöktü.bilgisayar karşısında oyalanıp duruyorum.saat 14:00 civarına geldi..ne yapmalı..bisiklete binsem desem hava bi alem, rüzgarlı, soğuk, yağmur beklentili..evde otursam sıkıntı sıkıntı sıkıntı..pazar günü boşa gidecek...en iyisi ne yapayım, ben kendimi gaza getireyim :D açtım bilgisayarda New World Disorder videolarından birini..bi 15-20 dakika dayanabildim, hemen telefona sarıldım, barbarosu aradım.
    "abi biz dün bi faaliyet yaptık ki sormai bilkelerim nasıl ağrıyor"
    demek ki dün gidenlerin diğerlerini de aramak nafile.herkes yorgun.aranacak isim Murat (forumda Mazhar)..
    "tabii ki,çarşıdayım 1 saate kadar hazır olurum"
    "tamam abi, murat abinin dükkanda buluşuruz o zaman"
    "ok"

    (bu arada dikkatinizi dağıtmamak için açıklama, ben murat, aradığım murat, buluşulacak dükkan sahibi de murat, muratrilogy)

    aheste hazırlandım, murat abinin dükkana gittim, biraz oyalandım, pedallarımı değiştirdim, wellgo pedal taktım bisiklete.ben hazır olduğumda mazharmurat da gelmişti.

    bindik bisiklete nereye gideceğimiz konusunda kararsızlık var ama benim niyetin Posuk Barajı.Kütahya yoluna bir çıktık, rüzgar hep karşıdan esiyor, yaklaşık 8-10 km sonra durum değerlendirmesi yaptık.bu rüzgarda bedeni harap etmenin anlamı olmadığından her zaman gittiğimiz Kızılinler köyüne yönü çevirdik, ancak rotayı biraz değiştirdik.

    Kütahya yolundan devam edip, solda Kızılinler dönüşünden sonra biraz daha ileride rampaya başlarken sola toprak yol giriyor.o toprak yol da bizi Kızılinler köyünün yukarılarına çıkarırır.döndük toprak yoldan. manzara, havaya rağmen keyifli..

    biz de denedik ama netlik konusunda sıkıntı yaşamışız, bir de makinenin ayarlarını kurcalamıştım düzeltmeyi unutmuşum, sonuç aşağıdaki gibi.
    [​IMG]

    toprak yolun devamında eski kum ocaklarına yaklaşım..mazharmurat ilerliyor
    [​IMG]

    ve eski kum ocakları..ben, pazar gününü evde öldürmemiş olmanın sevinci ile şımarıyorum.
    [​IMG]

    [​IMG]


    kum ocaklarını geçip artık Kızılinlere ulaşmak niyetindeyiz, rüzgar epey çarptı ve kahvenin sıcak çayı gözümüzde tütüyor.bir an önce kum ocaklarını aşalım diye birazcık araziden sürüyoruz ve bir noktada su ve fotoğraf molası.bisikletlerin gidonun sağ elciğine dokunan yolu hedefliyoruz, zaten hemen altımızda, araziden sürmeye devam.edip yola çıkıyoruz ve köye varıp çaylarımızı içip, çikolata atıştırıp, aramızda hoplatan tepe ve tilki vadisi olarak isimlendirdiğimiz rotadan eşenkara köyü yoluna çıkıp şehre dönüyoruz.aşağıdaki fotolar da yukarıda bahsettiğim fotoğraf molasında çekilen fotolar.
    [​IMG]


    arkada bahsettiğim kum ocakları, ve bu arada makine ile nasıl fotoğraf çekilmesi gerektiğini hatırlıyorum :)
    [​IMG]




    [​IMG]



    şehre dönüş yolunda köpekler yolumuzu kesiyor, soğukkanlı ve sakin bisikletten iniyoruz.bu arada mazharmurat'ın aldığı dazer denen aleti deneme şansımız olduğu için çok sevinçliyim.hatta daha köpek göründüğünde "aha, abi dazer dazer" diye bağırıyorum :D

    köpekler yoğun ve şiddetle ama yaklaşmadan havlarken dazeri deniyoruz ve gariptir köpek havlamayı kesiyor.ancak sadece bu kadar, bir de ilginç ilginç bakmaya başlıyor :D

    velhasıl keyifli, yorucu, rüzgardan muzdarip, 40km toplam mesafeli bir gün oldu benim için..

    teşekkürler mazharmurat abi :)
     
  2. Özcan

    Özcan Forum Demirbaşı

    Kayıt:
    4 Aralık 2005
    Mesajlar:
    450
    Beğeniler:
    553
    Seviye:
    Dazer değil, dozer gibi çiğnemişsiniz pazar gününü bisiklet tepelerinde.. Ohooohh, çekemeyenler çatlasın.. Ben çatlamadığıma göre, tebrik ediyorum sadece sizi..:in:

    Çaylar, börekler, çörekler, hobit mutfağının nadide yiyeceklerinden hobit peksimeti.. :D Bunları aradı gözlerim fotoğraflarda.. Neyse artık, havalar daha da düzeldiğinde gezilerinizde gırtlak fotolarınızı da görmek, sizlerle birlikte iştah açmak isteriz.. Bagaj ve tur çantasını ayarlayabilirsem Mayıs ayında oradayım kardeşlerim.. :rolleyes:
     
    Murat CER bunu beğendi.
  3. Mesut Girgiç

    Mesut Girgiç Onursal Üye

    Kayıt:
    28 Mart 2006
    Mesajlar:
    4.526
    Beğeniler:
    12.611
    Şehir:
    Konya
    Seviye:
    Tebrikler, yani pazarınızı bize de ayırıp bizimle paylaşacak bir gezi yaptığınız için ... rehaveti tuş edip, geziye çıkmakla bize gösteriyorsunuz ki, başlamak bitirmenin yarısıymış. (belki de tamamı) ;)

    İlaveten, şu dazer hakkında bir iki söz: marifetin sadece benim köpek kovucuda olmadığına o kadar sevindim ki.. zira bendeki benzer aletin köpekler karşısında her işe yaraşında bunu hep şansa bağlamışımdır.. ve her yeni köpek görüşümde şansın kimden yana olduğunu hep korkuyla merak etmişimdir.. ama görüyorum ki bu masum aletlerin konuştuğu dili tüm köpekler anlıyormuş... tekrar teşekkürler..
     
    Murat CER bunu beğendi.
  4. mazhar

    mazhar Kıdemli Üye

    Kayıt:
    30 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    283
    Beğeniler:
    230
    Şehir:
    İstanbul/Eskişehir
    Seviye:
    Bende kendi hikayemi anlatıyım...

    Pazar günü eşimle market alışverişinden dönüşde adaş beni direksiyonda yakaladı... bir elimde telefon karsıdan gelen adamla yol hakkı için kapışırken bi yandanda Murat'a cevap vermeye çalışıyordum...:D

    Tamam dedim 1 saat izin ver bana,eve vardığımızda eşime bitaraftan yalakalık yaparak :D bi yandan acele hazırlanıyordum..

    Aslında evde yapılacak bi ton iş vardı ve ben butun işleri eşime yıkarak dağlara taşlara kaçıyodum.vicdan azabının verdiği hafif suçluluk duygusuyla evden çıktım...:eek:

    Akın bisiklete geldiğimde ortamda gerçektende murat enflasyonu yaşanıyodu...ben murat,sen murat,o murat...:7:

    Velhasıl yola çıktık adaşla,oda ne!!! amansız sert bir rüzgar bize kötü bir surpriz yapmıştı,bisikletmi sürüyoduk dayakmı yiyoduk anlamamıştım:10:

    Kütahya yolunda adaş önde ben arkada ilerliyorduk ama ben bi türlü gidemiyordum,pedal basmıyodu sanki...adaşla aramızdaki mesafe gittikçe açılıyodu ilk defa böyle bişey başıma geliyodu açıkcası...çok isteksiz ve güçsüzdüm...

    Adaş beni ilerde durup bekleyipde yanına geldiğimde beni bırakmasını ve yola devam etmesini teklif ettim(filimlerde böyle görmüştüm)
    ama benim ortak çok hakkaniyetli çıktı.beni tekrar motive etti ve yola devam ettik...

    kütahya yolundan iç kısma sapıpda rüzgarında dayağından bir nebze olsun kurtulunca keyfimiz yerine geldi.çoçuklar gibi şendik artık,hoplayıp zıplamaya başladık...

    o tepe senin bu tepe benim ilerliyoduk,durup birbirimizin fotoğraflarını çekdik...

    bir önceki gün barbaros,bülent,serkan arkadaşlarımızın yaptığı o muhteşem doğa fotoğraflarının olduğu aktivitenin tam tersi kum ocaklarında, çakılda,çorak yerlerde cirit attık.(biz sert bisikletçilerdik çünkü)

    Bizi kızılinlerin tam ortasına çıkartan o muhteşem eğimli yolu fütürsuzca pedallarımıza abanarak katettikden sonra köyün kahvesinde çaylarımızı ve çikolatamızı yerken kahvedeki ihtiyarlarla belgesel izledik.

    Ben naif bir insan olduğum için aslanların bir hayvanı parçalamısına dayanamayıp t.v.den uzakta pencere yanı bir masaya geçtim...

    Aman allahım...saat 6yı geçiyodu adaşa;hadi dönelim artık dediğimde anladımki onun kafasından hala yeni rotalar geçiyodu...

    benim kafamda ise 7deki çubuklunun yetişilmesi gereken maçı vardı...
    bunu ona ifade ettiğimde bana boş gözlerle baktı...

    alahtan bizim ortak anlayışlı bir insandıda beni kırmadı...dönüş yoluna koyulduk... Eskisehir ritüeli olan akşam serinliği başlamıştı.üşüyerek ve üşenerek pedal bastık.ben çubuklu aşkına pedala abanıyodum,adaşşın hiç öyle bir kaygısı olmamasına rağmen rahat bir tempoda gidiyodu ve lanet olsun evet... benim önümdeydi...

    Nihayet şehirdeydik adaşla ayrıldık o akın bisiklete doğru giderken,ben kendimi hemen eve banyoya atıp 10dakkada duş alıp,giyinip,eşimin sitemkar dolu bakışları altında kendimi dışarı attım..

    maçın başlamasına 30dakka geçmiş bir halde kafeye girdim,tedirginlikle skora baktım...ohh çok şükür çubuklu 1-0 öndeydi...

    Hayat güzel diye düşündüm...bisiklet dahada güzel dedim sonra...dönüşte eşime nasıl bir yalakalık yapsam diye bir düşünce geçti bir ara aklımdan...


    NOT: Biraz gereksiz uzun olduysa özürdilerim...

    Murat Cer arkadaşıma teşekkür ederim...


    Yüksel Murat Mazhar Serçe Ecevit


    :bayrak:
     
    SerkanEriş ve Tuğrul bunu beğendi.
  5. Murat CER

    Murat CER Onursal Üye

    Kayıt:
    11 Ekim 2004
    Mesajlar:
    2.072
    Beğeniler:
    1.264
    Seviye:
    abi çiçekler açsın kırlarda -kaçırdık mı yoksa- , eve dönerken biraz çiçek toplayıp eve dönersin...hanımın ince ruhlu bir insan, çiçeğe dayanamaz bence :)

    hatta sözüm olsun, yardım da ederim buket hazırlamana, yeter ki sen de gel benimle bisiklete ;)
     
    Özcan bunu beğendi.
  6. mazhar

    mazhar Kıdemli Üye

    Kayıt:
    30 Temmuz 2005
    Mesajlar:
    283
    Beğeniler:
    230
    Şehir:
    İstanbul/Eskişehir
    Seviye:

    yaa...bak ne güzel fikirmiş..abi zamanında hatırlatsana...:D

    Yalakalalığı biraz abarttım zaten adaş...:D Dün evde yapmadığım iş kalmadı...

    En son aylanın iki patolonunu ütülerken hatırlıyorum kendimi...

    diğer yaptığım ev işlerini yazmıyım bari...

    :D :D :D

    Off yaa...kendimizi iyice açıkmı ettik... ne!!!
     
    barhay, Özcan ve Murat CER bunu beğendi.
  7. Murat CER

    Murat CER Onursal Üye

    Kayıt:
    11 Ekim 2004
    Mesajlar:
    2.072
    Beğeniler:
    1.264
    Seviye:
    abi kesinlikle eşin için bisiklet almalıyız.başka türlü sitemkar bakışlardan kurtulamayız..yada ütüye yardıma geleyim :)