Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

ErkeklİĞİn Kİtabini Yazan Hormon

Konu, 'Sağlık - Antrenman - Beslenme' kısmında Semih Temiz tarafından paylaşıldı.

  1. Semih Temiz

    Semih Temiz Kıdemli Üye

    Kayıt:
    15 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    352
    Beğeniler:
    297
    Şehir:
    Bisiklete binilebilen her yer
    Seviye:
    Erkekliğin kitabını yazan hormon testosteron hormonudur. Bu hormon steroid grubu hormonlarındandır. Yani düzenleyicidir. Bu hormon erkeklerde de bulunur kadınlarda da. Ancak erkeklerdeki miktarı kadınlardakine nazaran 100 kata kadar fazla olabilmektedir. Bu hormon erkeklerde %90 oranında testislerden, %10 oranında böbrek üstü bezlerinden salgılanmaktadır. Bu hormon erkek sporcular için büyük öneme sahip olduğu için hormon hakkında biraz araştırma yaptım ve öğrendiklerimi sizlerle paylaşıyım dedim.
    Erkeklik hormonu olan testosteron doğuştan itibaren erkeklerde salgılanmaktadır. Ancak çocukluk çağlarında miktarı oldukça az olduğu için vücutta belirgin bir etkisi görülmemektedir. Ergenlik döneminden itibaren testislerin büyümesiyle vücutta salgılanma miktarı yavaş yavaş yükselmektedir.
    Ergenlik dönemi sıcak iklimlerde 9-10 yaşlarıdır. Türkiye gibi ılıman iklimlerde 13-14 dür. Soğuk iklimlerde ise ergenlik dönemi 16-17 yaşlarında olmaktadır. Ergenlik çağının başlamasıyla vücutta salgısı artan bu hormon bir takım bedensel ve ruhsal değişiklikler meydana getirmektedir. Bu gelişmeler: Vücuttaki kıllanmanın artışı, boy uzaması, cinsel olgunluk, vücudun fiziksel gücünde artış, rekabet eğiliminde artış, ciltte yağlanma sonucu sivilcelerde artış,saç dökülmesi,saldırganlık ve sinirlilik vs.
    Bu hormonun ergenlikten sonra salgılanma miktarları birçok etkene göre değişiklik göstermektedir. Zencilerdeki testosteron beyazlara göre %3 ile %19 arasında daha fazladır. Bu yüzden dolayı zenciler beyazlara göre kemik ve kas yoğunluğu yönünden daha üstündür. Özellikle atletizm gibi dayanıklılık isteyen sporlarda zenciler beyazlara göre daha başarılıdır. Testosteron miktarı evli ve bekar erkekler arasında da değişiklik göstermektedir. Evlenen erkeklerde testosteron miktarı daha düşüktür, çocuk sahibi olan erkeklerde daha da düşüktür. Bekar sporcuların performanslarının evlilere oranla daha fazla olması bu hormonun daha fazla olmasındandır. Evli olan erkekler eşlerinden boşandıklarında testosteron miktarı yükselmektedir evlendiklerinde yeniden düşmektedir. Bekar olan ancak kızlarla sürekli flört eden erkeklerde bu hormon evli erkekler göre yüksek, flört etmeyen bekarlara göre ise düşüktür. Uyku düzensizliği yaşayan erkeklerde bu hormon düşüktür. Gereksiz yere yani tembellikten dolayı gündüz uykusuna yatan erkeklerde hormon miktarı azalır. Gece vardiyasında çalışan erkeklerdeki hormon gündüz vardiyasında çalışan erkeklere göre daha düşüktür. Stres altındaki erkeklerde ise bu hormon ciddi şekilde azalır. Sürekli olarak başkalarıyla rekabet eden ve rakiplerini genellikle yenen sporcularda hormon miktarı daha yüksek, rakiplerine karşı genellikle kaybeden sporcularda ise düşüktür. Çalışan erkeklerde işsiz ve kendini işe yaramaz hisseden erkeklere oranla daha yüksektir. Mahalle delikanlısı olan maço erkeklerde yüksektir. Uysal ve çevresi tarafından içine kapanık erkeklerde düşüktür. Yapılan araştırmalara göre suç işleyerek hapishaneye düşmüş erkeklerde yüksektir. Meslek hayatında başarılı olan erkeklerde başarısız olan erkeklere göre yüksektir. Müstehcen konularda arkadaşlarıyla sık sık sohbet eden erkeklerde yüksektir.
    Bu hormonun salgılanma miktarı yaşa göre de büyük ölçüde değişmektedir. Ergenlik çağına girilince hormon kademeli olarak artmaktadır. Özellikle 17-18 yaşlarında oldukça fazladır. Cinsel olgunluğun tamamlandığı 20 li yaşlardan itibaren salgılanması sabitleşir. Bu durum 30 lu yaşların sonuna kadar böyle gider. 40 lı yaşlardan itibaren yavaş yavaş azalmaya başlar. Bu durum adele gücünde belirgin bir azalma, kemik erimesi, sinirlilik, uyku düzeninde bozulma, konsantrasyon kaybı, ateş basması,depresif ruh hali, rekabet eğiliminde azalma gibi sonuçları beraberinde getirir. Bu olaya tıp dilinde andropoz denir. Andropoz bir hastalık değil bir dönemdir. Bu dönemin sağlıklı bir şekilde atlatılması için mutlaka hekim desteği alınmalıdır. Bu dönemdeki erkeklerin beslenmelerine çok dikkat etmeleri gerekmektedir.
    Bu hormon vücutta salgılandığı gibi dışarıdan da alınabilmektedir. Bazı sporcular doping amacıyla yapay testosteronu bol miktarda almaktadır. Bu hormon dışarıdan alındığı zaman vücudun salgıladığı miktar neredeyse sıfıra inmektedir, özellikle yapay hormonun 6 haftadan fazla kullanılması testislerde körelmeye sebep olmaktadır. Bu hormonun dışarıdan alınmamaya başlanması sonucunda ise testisler daha önceden körelmeye başladığı için adele gücünde belirgin bir azalma ve kısırlık meydana gelmektedir. Bu nedenle doping maksadıyla bilinçsiz bir şekilde kullanılmamalıdır. Herhangi bir olay sonucunda testisini kaybeden erkekler ise bu hormonu iğne şeklinde 3 haftada bir almalıdır. Böylece testosteron hormonunun eksikliği telafi edilebilir. Testislerinden yalnızca birini kaybeden erkekler için bir sorun yoktur. Bu durumda diğer testis büyüyerek eksikliği telafi etmektedir. Dünya bisiklet şampiyonu Lance Armstrong kanser hastalığı sonucunda bir testisini kaybetmiş ancak bu olaydan sonra 7 yıl üst üste dünya şampiyonu olmuştur.
    HEPİNİZE İYİ PEDALLER
     
  2. tuninger_haa

    tuninger_haa Bisikletkolik

    Kayıt:
    20 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.376
    Beğeniler:
    543
    Şehir:
    Gaziantep
    Seviye:
    paylasım ıçın tesekkurler
    bu durumda vucudumuz beynımızden daha zekı oluyor sanırım :D:D

    keske bıyolojı derslerınde de boyle gorsek (gulmekten ısleyemezdık herhalde :))
     
  3. Hakan Yazman

    Hakan Yazman Onursal Üye

    Kayıt:
    31 Ekim 2004
    Mesajlar:
    4.039
    Beğeniler:
    5.678
    Şehir:
    Alanya/İstanbul
    Seviye:
    Birde kellerde fazla olur derler (ya da fazla olduğu için mi kel olunur) halk arasında ama biraz hurafe gibi...
     
  4. Semih Temiz

    Semih Temiz Kıdemli Üye

    Kayıt:
    15 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    352
    Beğeniler:
    297
    Şehir:
    Bisiklete binilebilen her yer
    Seviye:
    İnsanlarda kellik geni kuşaktan kuşağa aktarılır. Bir erkeğin kel olması için annesi veya babasının sadece birinden bu geni alması ve vücutta testosteron
    hormonunun yeterince salgılanması gerekir. Bir kadının kel olması için ise kellik genini hem annesinden hem babasından alması gerekir. Ancak bu da yeterli değildir. Bu kadınlarda yeterince testosteron da salgılanması gerekir. Ancak kadınların biyolojik yapıları testosteronun yeterince salgılanmasına imkan vermez. Bu yüzden dolayı da kadınlar ciddi bir hormon bozukluğu taşımadıkları ve kellik genini hem anneden hem de babadan almadıkları müddetçe asla kel
    olmazlar. Erkeklerin kel olmalarını sağlayan gen ancak testosteron hormonunun belirli bir seviyeye ulaşmasıyla etkinlik gösterebilir. Piyasada satılan kellik ilaçları vücuttaki testosteron hormonunu bloke eder. Bu da kas ve kemik kütlesinde ciddi bir azalmaya, ses incelmesine sebep olur. Siz siz olun bir bisiklet tutkunu olarak bu ilaçlardan kullanmayın. Performansınız ciddi bir şekilde düşer. Bugün piyasada yapay testosteron hormonu olarak satılan Sustanon 250 ilacının en belirgin yan etkisi saçlarda dökülmeye sebep olmasıdır. Çünkü vücutta aşırı dozda testosteron bulunması kellik genini aktive etmektedir. 40 lı yaşlardan sonra erkeklerde ciddi bir saç dökülmesinin olmaması testosteron hormonunun yaşlanmaya bağlı azalması ve bu azalma sonucunda hormonun kellik genini aktive edememesinden kaynaklanmaktadır.
    Sustanon 250 ilacı vücudun kendi doğal olarak salgıladığı bir madde olmasına karşın doping maddesi olarak sayılmaktadır. Lance Armstrong un tahtına göz diken bir bisikletçi(yanılmıyorsam Alman Ullrich olacak) Fransa bisiklet turu sırasında bu maddeden kullanmış ancak yarışta ciddi bir performans gösterdiği için yetkililerin dikkatini çekip doping testine tabi tutulmuştur. Test sonuçları pozitif çıkınca 1 yıl müsabakalardan men cezası almıştır. Bu ilaç aşırı doza ulaştığında kasların aşırı zorlanmas sonucunda oluşan kas zedelenmesini önemli ölçüde engellemektedir. Böylece normal kaslar 2 günlük dinlenme sonucunda kendine gelirken doping yapan kişinin kasları daha kısa sürede toparlanıp yarış sırasında yorgunluk belirtileri göstermemektedir. 2002 dünya kupası yarı final maçından önce futbolcularımız tarihi bir hata yapıp eşleriyle beraber olmuşlar bunun sonucunda vücutlarındaki testosteron hormonu ciddi bir şekilde düşmüştür. Sonuç olarak da yarı final maçında Brezilya karşısında hiç etkinlik gösterememişlerdir. Bu olayı o zaman bir futbol uzmanı üstü kapalı bir şekilde açıklamıştır.
    İYİ PEDALLER
     
  5. elifm

    elifm Aktif Üye

    Kayıt:
    23 Eylül 2004
    Mesajlar:
    199
    Beğeniler:
    257
    Şehir:
    türkiye
    Seviye:
    her şeyin bahanesi de olamaz ama :D bu hormon...
     
  6. Semih Temiz

    Semih Temiz Kıdemli Üye

    Kayıt:
    15 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    352
    Beğeniler:
    297
    Şehir:
    Bisiklete binilebilen her yer
    Seviye:
    Herşeyin bahanesi olamaz ama erkeklerdeki etkisi azımsanacak ölçüde değildir.
    Yani olmazsa olmaz bir özelliğe sahiptir.
     
  7. ali_gülcan

    ali_gülcan Kıdemli Üye

    Kayıt:
    29 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    221
    Beğeniler:
    83
    Seviye:
    bu önemli bilgiler için teşekkürler
     
  8. Gurbetçi Şaban

    Gurbetçi Şaban Yeni Üye

    Kayıt:
    26 Aralık 2007
    Mesajlar:
    2
    Beğeniler:
    1
    Şehir:
    Wolfsburg/Almanya
    Benim bir arkadaşım bu yapay hormondan bilinçsizce kullanıp karaciğerini mahvetmişti. Bilinçsizce kullanılan ilaçların ilk etkileyecceği ve en çok etkileyeceği organ karaciğerdir. Çünkü karaciğer vücudun kimya laboratuvarı olarak bilinir. Vücuda alınan zehirli maddeleri etkisiz hale getirmekle ve ilaçların yan etkisini azaltmaya çalışmakla görevli bir organdır. Piyasada satılan ve özellikle Avrupa ülkelerinde yaygın olarak kullanılan obezite(şişmanlık) ilaçlarının en büyük yan etkisi de karaciğer tahribatıdır. Türkiye deki şişmanlıktan şikayet eden arkadaşlar kesinlikle bu zayıflama ilaçlarından bilinçsizce kullanmasınlar.
     
    Semih Temiz bunu beğendi.